HAFIZ SONER YALÇIN - 1
Soner Yalçın’ı tanıyorsunuz.
Yazdığı iki kitapla, Türk halkının neredeyse yarısından fazlasının Yahudi dönmesi, yani Sabetayist olduğunu ortaya çıkarmıştı!
Adınızı soyadınızı ve ana babanızın adlarını Soner Yalçın’a verin, üç dakikada şipşak sizin Sabetayist olduğunuzu kanıtlasın! Hele bir de aileniz Selanik göçmeniyse, Sabetayist damgasını anında anlınıza yapıştırır!
Soner Yalçın’ın üstün yetenekli, eşsiz bir araştırmacı olduğunu çok iyi biliyordunuz. Ama onun, biraz sonra anlatacağım, çok başka bir yeteneğinden eminim bugüne kadar haberiniz yoktu!
Ben de bilmiyordum, yeni öğrendim.
İşte bu yazımda sizlere, eşsiz araştırmacı Soner Yalçın’ın bu olağanüstü yeteneğini anlatacağım, çok şaşıracaksınız, ağzınız açık kalacak!
ODA TV davası kapsamında 14 Şubat 2011 tarihinde tutuklanıp Silivri Cezaevi’ne konulan Soner Yalçın, 27 Aralık 2012 tarihinde salıverildi.
1 yıl 10 ay 13 gün yattığı Silivri’de, ağır işkencelerden geçerken biri 368 sayfa, diğeri 550 sayfa iki kitap yazdı!
Bir kâğıt bir kalem, tek kişilik hücrede, işkenceden inim inim inlerken toplam 918 sayfalık, tamamı belgelere dayalı iki kitabı Soner Yalçın nasıl yazdı, diye sakın sormayınız, çünkü o bir eşi daha bulunmaz, mucizeler yaratan üstün yetenekli bir yazardır!
Eşsiz araştırmacı Soner Yalçın, Silivri’den çıkar çıkmaz bir kitap daha yazdı: “KAYIP SİCİL – ERDOĞAN’NIN ÇALINAN DOSYASI”.
Kitabın adını okur okumaz, eşsiz araştırmacı Soner Yalçın’ın bir kez daha büyük bir deprem etkisi yaratacak bir kitap yazmış olduğuna inandım, hemen kitabı aldım, okudum, büyük şaşkınlığım geçmeden önce okuduklarımı sizlerle paylaşmak istedim.
Silivri’den çıktıktan, evinde güzel bir uyku çektikten hemen sonra Soner Yalçın, iki katlı kütüphanesine girer.
Polisler, tutuklandığı gün evine gelmişler, gün boyu yaptıkları arama sırasında tüm kitapları birbirine karıştırmışlardır. Ne yapsın, başa gelen çekilir, birkaç hafta içinde ancak yeniden bir düzene girecek olan kitaplarını toplamaya başlar.
Soner Yalçın birden paniğe kapılır! Çok önem verdiği, daha önce hiç kimse tarafından bilinmeyen çok gizli belgeleri içeren bir dosyası kayıptır! Üzerinde “Erdoğan’ın Sicili” yazılı el yakacak dosya, kütüphanesinde yoktur! Her yanı arar, her kitabı kaldırır evirir çevirir, dosya ve içindeki defteri toz olmuştur!
“Çok özel bilgiler toplamıştım; yılların emeği vardı” diyerek inleyen Soner Yalçın, iki katlı kütüphanesinin altını üstüne getirir, evin her yerini arar, dosya ve defter kayıptır!
Soner Yalçın için her şey meydandadır: Tutuklandığı gün evini arayan polislerden biri o dosyayı ve defteri çalmış, götürmüştü. Hiç kuşkusuz bunları ileride Tayyip Erdoğan’a karşı kullanacaktı!
Tehlike büyüktü! O dosyayla Recep Tayyip Erdoğan’ı fişleyeceklerdi!
Burada durup biraz duygudaşlık (empati) yapalım. Ünlü bir araştırmacının çok önemli belgeler içeren bir dosyası, defteri ile birlikte çalınmış! Bu durumda oturup ağlamaktan başka elden ne gelir!
İşte burada yanılıyorsunuz!
Ağlayıp sızlamak sizin gibi benim gibi sıradan insanlara özgü bir durum!
Soner Yalçın, ne ağlar ne de sızlar.
Peki, ne yapar?
Kendi dilinden dinleyelim:
“Sonra dedim ki, o dosya ve o defter bana artık geri gelmez. Belki Cemaat/paralel yapı o bilgileri Cumhurbaşkanlığı’na aday olması kesinleşen Erdoğan aleyhinde kullanacak. En iyisi çıkmasını hiç bekleme, otur yaz.”
Ve oturur, 410 sayfalık kitabı ezberden yazar!
Şaşırmakta haklısınız, Soner Yalçın oturur, çok gizli belgeleri kapsayan dosyanın içeriğini ezberden yazar, tam 410 sayfa!
Kuran’da 114 sure, 6.666 ayet ve toplam 77.807 Arapça sözcük vardır.
Kuran’ı baştan sona ezberleyenlere “Hafız” denilir.
Soner Yalçın, yalnız Türkiye’deki değil, tüm İslam dünyasındaki hafızları gölgede bırakacak bir hafıza (bellek) sahibi olarak karşımıza çıkıyor!
Mademki Soner Yalçın kütüphanesindeki bir dosyanın içeriğini ezberlemiş, yani hafızlamış, öyleyse şu varsayımda haklı oluruz: Soner Yalçın, kütüphanesine koyduğu tüm dosyaları önce ezberliyor, yani hafızlıyor, ondan sora arşivliyor.
Şimdi düşünün, Soner Yalçın gibi eşsiz bir araştırmacının arşivinde kaç yüz tane dosya vardır? Ve Soner Yalçın bunların hepsini ezberlemiş, yani hafızlamış!
İşte, yazımın başında Soner Yalçın’ın bugüne kadar bilmediğiniz olağanüstü yeteneğinden söz ederken bunu anlatmak istemiştim.
Olağanüstü araştırmacı, üstün yetenekli Hafız Soner Yalçın’ı gelin hep beraber alkışlayalım!
Sizlerde bu heyecanı yarattıktan sonra, elbette Hafız Soner Yalçın’ın “Kayıp Sicil – Erdoğan’ın Çalınan Dosyası” adlı kitabını alıp bir solukta okuyacaksınız.
Olsun, ben yine de kitaptan bazı alıntılar yaparak, uğrayacağınız şoklara sizleri hazırlamak istiyorum.
İşte, Hafız Soner Yalçın’ın çok şiddetli deprem yaratacak kitabından bir tadımlık:
Kitabın ilk 45 sayfasında; Recep Tayyip Erdoğan, anası, babası, dedesi, eşi Emine Hanım, eşinin babası, annesi ve dedesinin etnik kökenleri bir kez daha anlatılıyor.
(Yazının devamı Facebook’taki sayfamda)
Yılmaz Dikbaş
22 Temmuz 2014
0532 233 31 52
Grup: http://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele/topics
- Ormanlarımız Yurdumuzun Oksijen Depolarıdır.- KORUYALIM. [1 Güncelleme]
- UyusturucuTestinde Saglikcilara Onemli Sorumluluk [1 Güncelleme]
- "ÖNCE VATAN" Şeker Bayramınızı Kutlarım [1 Güncelleme]
- Hatırlatma : Katılabileceğiniz Anket Var [1 Güncelleme]
- SN. E.ERDEMİL SORUYOR: EKMELEDDİN'E MUHTAÇ MIYIZ? [1 Güncelleme]
- TARİH VE KISSALAR - 111 B. PEYGAMBER KISSALARI - 91 11. HZ. MUSA, HARUN VE İSRAİLOĞULLARI- 26 [1 Güncelleme]
- ABD'deki Türklerin Seçim Klavuzu: [1 Güncelleme]
- Bayram Tebriği [1 Güncelleme]
- İsrail, Gazze’den kolay çıkamaz [1 Güncelleme]
- Ramazan Bayram Tebriği - 1435/2014* [1 Güncelleme]
- [TÜRKİYE:35224] Turkiye-i...@googlegroups.com adlı grubun özeti - 12 konu konuda 12 güncelleme ileti [2 Güncelleme]
- Eid Mubarek / Bayramınız Mübarek Olsun [1 Güncelleme]
- Y-Rare+photos+of+Celebrities [1 Güncelleme]
- Haram lokma değil 557 maaş [1 Güncelleme]
- FOTOĞRAF VE KISA FİLM YARIŞMASI VAR VB.DUYURULAR-YAZILAR... [1 Güncelleme]
- "ÖNCE VATAN" Fwd: % 50 [1 Güncelleme]
- FW: TURKIYE VE DUNYA HER ŞEYİN AREFESİNDEYİZ ! [1 Güncelleme]
- BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN ... Prof. Dr. Ata ATUN [1 Güncelleme]
- [TÜRKİYE:35099] Burası propaganda yeri mi? [1 Güncelleme]
- AFFERİM MAHMUD [1 Güncelleme]
- KİBİR-VEFA ve KUR’AN! [1 Güncelleme]
- HER GÜNE BİR AYET [1 Güncelleme]
- BİZLERİ YÖNETENLERİ EHİL İNSANLARDAN SEÇELİM. [1 Güncelleme]
- Güneş ülkesinin karanlık insanları [1 Güncelleme]
"Grup Yönetici " <erzinca...@gmail.com> Jul 27 03:06PM +0300
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
From: "İsmail ÜZMEZ-Genel Müdür" <>
To: "Turkiye-i...@googlegroups.com"
Date: Sat, 5 Jul 2014 19:52:58 +0000
Orman Genel Müdürlüğü Web Sitesi
http://www.ogm.gov.tr/SitePages/OGM/OGMDefault.aspx
--
Türkiye için el ele mail grubumuz
*https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele
<https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele> *
Gruba e-posta gönderme adresi *turkiye-i...@googlegroups.com
<turkiye-i...@googlegroups.com> *
Erzincan Kemaliye Egin Grubum
http://groups.google.com.tr/group/erzincan-kemaliye-egin-grubu
Gruba e-posta gönder : erzincan-kemal...@googlegroups.com
Grub Admin M.İlaldı 0532 7269362 erzinca...@gmail.com
Tüm dost ve arkadaşlarımı twitter sayfama bekliyorum :
https://twitter.com/#!/MiLALDi
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.
http://www.facebook.com/profile.php?id=1561718148
recep akdur <drrece...@gmail.com> Jul 27 02:51PM +0300
Uyuşturucu testinde sağlıkçılara önemli sorumluluk
Artık uyuşturucu testinde sağlıkçılara önemli sorumluluk düşüyor.
27 Temmuz 2014 Pazar 12:40
[image: yazıyı büyüt] <http://www.trthaber.com/#>[image: yazıyı küçült]
<http://www.trthaber.com/#>
-
-
-
-
E-posta gönder <http://www.trthaber.com/> Çıktı al
<http://www.trthaber.com/>
[image: Uyuşturucu testinde sağlıkçılara önemli sorumluluk]
"Bonzai" denilen uyuşturucu maddeden ölümlerin artması, uyuşturucu
testlerini ve Türk Ceza Yasası'ndaki yeni düzenlemeler ışığında
sağlıkçıların sorumluluğunu gündeme getirdi.
Uzmanlara göre, Türk Ceza Yasası'nda kısa süre önce yapılan düzenleme,
bireylerin kendi inisiyatifiyle özel yerlerde yaptırdığı testler için
sağlıkçıların yükümlülüğünü artırdı.
Ankara Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İ. Hamit Hancı
yaptığı açıklamada, son günlerde "Bonzai" denilen uyuşturucu maddenin
gündeme gelmesiyle uyarıcı/uyuşturucu maddelerin saptanmasındaki
sorunların, tükrük, kan ve idrarda analiz yapan özel ya da üniversite
laboratuvarlarının tartışılmaya başlandığını söyledi.
Bu laboratuvarların teknik altyapısıyla ilgili bir veri olmadığı için
analiz standartlarıyla ilgili yorumda bulunulamayacağını ancak beyanlar
doğrultusunda usulüne uygun analizler yaptıklarının kabul edildiğini
belirten Hancı, asıl sorunun, bu analizler ve sonrasındaki hukuki süreç
noktasında ortaya çıktığına işaret etti.
*TÜKRÜK TARAMA TESTİ*
"Okullarda tükrük tarama testleri yapılması" önerisini değerlendiren Prof.
Dr. Hancı, CMK'nın yürürlükteki ilgili maddelerine göre, kişinin rızası
olmadan uyuşturucu tespiti ve muayenesi, daha da önemlisi tarama testi
yapılmasının mümkün olmadığını dile getirdi.
CMK'nın 75/1. maddesi uyarınca, şüpheli veya sanık üzerinde iç beden
muayenesi yapılabilmesi, saç, tükürük, tırnak, kan veya biyolojik örnek
alınabilmesinin, cumhuriyet savcısı veya mağdurun istemi ya da re'sen hakim
veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise cumhuriyet
savcısının kararıyla mümkün olabildiğini anımsatan Hancı, Anayasa'ya göre
de tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut
bütünlüğüne dokunulamayacağını, rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere
tabi tutulamayacağını, hiç kimsenin kendisini ve yakınlarını suçlayan bir
beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamayacağını bildirdi.
Tıp Meslekleri Uygulamalarına Dair Yasa'ya göre de hekimlerin yapacakları
işlemler için hasta veya yakınının rızasının gerekli olduğunu kaydeden
Hancı, bu hükümler çerçevesinde, kişilerin tükrükte uyuşturucu testi için
aktif bir katılımda bulunmaya zorlanamayacağını bildirdi.
Prof. Dr. Hancı, tarama testlerinde, yanlış pozitif ya da yanlış negatif
sonuç oranlarının da söz konusu olabileceğini, pozitiflik halinde doğrulama
testleri yapılması gerektiğini belirtti.
*ENDİŞELİ AİLELER*
Zaman zaman bazı ailelerin çocuklarının kan, idrar ya da saçlarını
uyarıcı/uyuşturucu tetkiki amacıyla laboratuvarlarda analiz ettirdiğini
anlatan Hancı, "Bu tip özel incelemeler Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma
Kriminal Laboratuvarları ya da Adli Tıp Kurumunda zaten yapılmaz. Bu
laboratuvarlar sadece mahkemelerin gönderdiği resmi numuneler üzerinde
inceleme yapar" bilgisini aktardı.
Özel başvuruları üniversitelerle özel laboratuvarların kabul ettiğine
dikkati çeken Hancı, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu durumda da ihbar yükümlülüğüyle ilgili sorunlar ortaya çıkar.
Uyarıcı/uyuşturucu madde tarama testi yapılan hastada aranan madde
bulunduğunda pozitif sonuç halinde kişinin o maddeyi kullandığı kabul
edilir. Bu durumda akla, sonucu öğrenen sağlıkçı ya da laboratuvar
sorumlusunun ne yapması gerektiği sorusu gelir."
*"BİR YILA KADAR HAPİS CEZASI"*
"Bu görevlilerin suç duyurusu yapma zorunluluğu bulunup bulunmadığı"
sorusunu yanıtlayan Hancı, Türk Ceza Yasası'nın 280. maddesinin, sağlık
mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçunu düzenlediğini anımsattı.
Buna göre, görevini yaptığı sırada suçun işlendiği yönünde belirtiyle
karşılaşmasına rağmen durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta
gecikme gösteren sağlık mesleği mensubunun, bir yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırıldığını bildiren Hancı, bu kapsama tabip, diş tabibi, eczacı,
ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişilerin girdiğini vurguladı.
Hancı, suçun oluşabilmesi için sağlık mesleği mensubunun görevini yaptığı
sırada suç belirtisiyle karşılaşmasına rağmen bunu bildirmemesi ya da
gecikme göstermesinin yeterli olduğunu bildirdi.
*UYUŞTURUCU KULLANMAK SUÇ MU?*
"Uyuşturucu kullanmanın suç olup olmadığı" sorulan Hancı, Türk Ceza
Yasası'nın 191. maddesinde, kullanım amaçlı uyuşturucu suçlarının
düzenlendiğini söyledi.
Prof. Dr. Hancı, kısa bir süre öncesine kadar bu maddelerin satışı ve
bulundurulması durumunda ceza öngörüldüğünü, sadece kullanım halinde ise
ceza uygulanmadığını vurgulayarak, şu bilgileri verdi:
"Kullanmak suç olmadığı için laboratuvar tetkiklerinde saptanması halinde
ihbar edilmeyebilirdi. 18 Haziran 2014 tarihli 6545 sayılı torba yasayla
Türk Ceza Yasası'nın 191. maddesi değişti. Yeni düzenlemeyle uyuşturucu
madde kullanmak suç kapsamına alındı. Ceza da 2 yıldan 5 yıla kadar hapis
olarak belirlendi. Buna göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde
satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanan kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Uyuşturucu madde kullanmak da artık suç olduğundan, çeşitli testlerde
ortaya çıkması durumunda, suç belirtisi kabul edileceği için kişinin ihbar
edilmesi gerekir."
Bu düzenlemeye göre analizde uyarıcı/uyuşturucu, yani yasak madde saptayan
sağlık mensubunun, bu durumu adli makamlara bildirmekle yükümlü olduğunu
bildiren Hancı, pratikte bunun bazı sorunlara yol açabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Hancı, kişilerin, pozitif sonuç çıkması durumunda ihbar
edileceklerini bildiği için özel ya da üniversite laboratuvarlarına
bireysel başvurudan kaçınmalarının söz konusu olacağını belirtti.
http://www.trthaber.com/haber/saglik/uyusturucu-testinde-saglikcilara-onemli-sorumluluk-138056.html
http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/saglik/26897154.asp
"yavuz altýndiþ" <elver...@yahoo.com> Jul 27 03:43AM -0700
Şeker Bayramınızı Kutlarım
Ben derim ki... <bireysel...@benderimki.com> Jul 27 10:59AM
Sayın ,Katılabileceğiniz bir anket var.Çocukların Eğitimine Katkınız: Katıldığınız anketler için annesiz veya babasız çocukların eğitimlerine destek veriyoruz. Sizinle birlikte daha güzel bir gelecek yaratıyoruz. Detaylar sitemizde. Ankete katılmak için tıklayınız.Anketin konusu: Kozmetik ve GüzellikSon katılım tarihi 1: 27.07.2014Akçe2: 200,00Önemli Bilgiler: 1- Bu anket için belirlenen katılım sayısına ulaşıldığında, son katılım tarihi gelmeden de anket sona erebilir.2- Ankete başlamadan önce, TC Kimlik Numarası sistemde kayıtlı üyelerimiz için geçerli Akçe miktarıdır. Girmeyen üyelerimizin kazancı dörtte bir oranında olacaktır.Saygılarımızla, Ben derim ki... http://email.mg.benderimki.com/c/aT0yMDE0MDcyNzEwNTkwOS44MzM5MS4xNDM0OSU0MG1nLmJlbmRlcmlta2kuY29tJmg9YzFlODg3ZWJhZjQxYzI0NWZkOGYwZDMxY2I3ZGIxNmUmcj10dXJraXllLWljaW4tZWwtZWxlJTQwZ29vZ2xlZ3JvdXBzLmNvbSZkPWU5MGFjJmw9d3d3LmJlbmRlcmlta2kuY29t
Sami Toprak <stop...@gmail.com> Jul 27 01:50PM +0300
Sayın Engin Demirkollu,
Sayın Lale Gürman,
CB seçimleri ile önümüze konan tablo Ergenekon ve Balyoz ile Türkiye ye
kurulan kumpasın çok daha şiddetlisi, ancak çok daha yumuşak bir versiyonu.
Bu tabloyu çok daha tehlikeli ve yıkıcı hale getiren ise buna teslim olmuş
Cumhuriyetçiler.
Bu tabloya teslim olmanın da ötesinde bu planın uygulayıcıları arasında
Cumhuriyetçi bildiklerimizin yer alması.
Çok yakın bildiklerimiz dahi kendilerini ''Kafamız karışık'' olarak
tanımlıyor.
Bu ifade gerçeği tam anlatmıyor.Aslında irademiz teslim alındı deseler daha
doğru olacak.
Bir milletin kafası kafası elbette karıştırılabilir.İradesi bir süre için
teslim alınabilir.Ancak bundan daha tehlikeli durum ise toplumun
öncülerinin,kanaat sahiplerinin iradelerinin teslim alınmasıdır.
Bu gün yaşadığımız budur ve ülkemize olan maliyeti çok daha büyük olacaktır.
Seçimlerde boykot seçeneğini intihar diye niteliyor bir sanatçı aydınımız.
Oysa asıl intihar sandıkta Ekmel beye oy vermeye koşmaktır.Bunu
farkedemeyecek kadar akıllar durmuştur.
Bu işte her ne şekilde olursa olsun rol alanlar,katkı sağlayanlar çok büyük
bir vebale girmişlerdir.
Ekmel beye oy verilmesi için gösterilen tüm gerekçeler o derece zavallıca
ki !
Bu da öncü diye bildiklerimizin öncülüklerinin bir göstergesi.
Bu konuda hiç sahte nezaket cümleleri kullanmaya sığınmıyorum.Çünkü bu
konuda yazılan ve söylenenler kişisel konular değil.Tüm milletin geleceğini
ilgilendiriyor.
Ancak durum ne olursa olsun her zaman zihni açık,tutarlı,kararlı insanlara
ihtiyaç vardır.Onların pusula görevleri her zaman millette yankısını
bulacaktır.
Sayılarının ne olduğunun bir önemi yoktur.
Kurtuluş savaşımızı sayılarla açıklayabilir miyiz?
Batı,bizim bu savaşımızı daima sayılarla anlamaya çalıştığı için büyük
şaşkınlık yaşadı,yine yaşayacak.
Ancak ah ödediğimiz ağır fatura,ödediğimiz ağır bedeller ! Bu da bizim
kaderimiz herhalde.
Bana gönderdiğiniz aklı başında değerlendirme gibilerine her zaman çok
ihtiyacımız var.
Sağolun.
Yanlış yoldan biran önce dönülmesini diliyorum.
Sevgi ve saygılar sunuyorum.
Sami Toprak
24 Temmuz 2014 01:18 tarihinde Engin Demirkollu <enginde...@gmail.com>
yazdı:
Abdullah Mustafa <abdullah...@gmail.com> Jul 27 01:56PM +0300
TARİH VE KISSALAR - 111
B. PEYGAMBER KISSALARI - 91
11. HZ. MUSA, HARUN VE İSRAİLOĞULLARI- 26
b) Musa - 15
(22) Musa, Firavun'a Gönderildi - 6
*Yemin olsun, Mûsa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve onun üst düzey adamlarına
gönderdik de onlara dedi ki:* "Ben âlemlerin Rabbi'nin resulüyüm." *Mûsa
onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı. Onlara
gösterir olduğumuz her ayet / alâmet, kız kardeşi ayet / alâmetten mutlaka
daha büyüktür. Belki dönerler diye onları azapla da yakalamışızdır. Dediler
ki:* "Ey büyücü! Sana verdiği söz aşkına, Rabbine bizim için bir yakarıver;
biz artık doğru yola gireceğiz." *Fakat kendilerinden azabı kaldırdığımızda
hemen yan çizmeye başladılar. Firavun, toplumu içinde haykırıp şöyle dedi:* "Ey
toplumum! Mısır'ın mülk ve yönetimi benim değil mi? İşte şu nehirler benim
altımdan akıyor. Görmüyor musunuz?" "Yoksa ben şu zavallı, şu meramını
anlatamayacak adamdan hayırlı değil miyim?" "Ona altın bilezikler atılmalı,
yanında / hizmetinde melekler bulunmalı değil miydi?" *İşte toplumunu böyle
küçümsedi, onlar da ona itaat ettiler. Çünkü onlar yoldan sapmış bir toplum
idiler. Onlar bizi bu şekilde öfkelendirince, biz de onlardan öç aldık;
hepsini suya gömüverdik. Onları, sonra gelecekler için eski bir örnek
yaptık*. 43. sure (ZUHRUF) 46-56. ayet (Resmi: 43/İniş:63/Alfabetik:113)
*Kudretimize yemin olsun ki, onlardan önce Firavun'un kavmini de ince bir
imtihana çektik de, asil ve onurlu bir resul geldi onlara. Şöyle
sesleniyordu:* "Ey Allah'ın kulları, bana gelin! Çünkü ben sizin için
güvenilir bir resulüm." "Allah'a karşı ululuk taslamayın! Ben size apaçık
bir kanıt getirmekteyim." "Ben, beni taşlamanızdan Rabbim ve Rabbinize
sığındım." "Bana inanmadınızsa bari benden uzak durun!" *Sonra
Rabbine*, "*Bunlar
suç işleyen bir topluluktur."* *diye yakardı.* *Bunun üzerine, Allah
buyurdu:* "O halde kullarımı geceleyin yola çıkar, çünkü takip edileceksiniz."
"Denizi açık bırak, çünkü onlar, boğulmaya mahkûm edilmiş bir ordudur." *Geriye
nice bahçeler, nice pınarlar bıraktılar. Nice ekinler, nice seçkin
makamlar. İçinde zevk sürdükleri nice nimetler. İşte böyle! Onlara başka
bir toplumu mirasçı kıldık. Gök de ağlamadı onlar için yer de. Yüzlerine
bakılmadı bile! Yemin olsun, İsrailoğullarını, rezil edici bir azaptan
kurtardık. Firavun'dan kurtardık. Firavun, haddi aşanların büyüklük
taslayanlarından biriydi. Yemin olsun, biz onları bir ilim sayesinde
âlemlere üstün kılmıştık. Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan ayetler
vermiştik.* 44. sure (DUHÂN) 17-33. ayet (Resmi: 44/İniş:64/Alfabetik:19)
*Mûsa'da da. Biz onu açık bir kanıtla Firavun'a gönderdik. O tüm gücüyle /
tüm seçkin adamlarıyla birlikte yüz çevirdi ve şöyle dedi*: "Bir büyücü
yahut mecnun." *Bunun üzerine, onu da ordusunu da yakalayıp suyun ortasına
fırlattık. Kendi kendini kınayıp duruyordu.* 51. sure (ZÂRİYÂT) 38-40. ayet
(Resmi: 51/İniş:67/Alfabetik:111)
Sonra, Mûsa ile kardeşi Hârun'u mucizelerimizle, açık bir kanıtla
gönderdik; Firavun'a ve kodamanlarına. *Ancak kibre saptılar, çünkü
kendilerini büyük gören bir topluluktu onlar. Şöyle dediler*: "Kendilerine
bağlı toplum bize kulluk, kölelik ederken, biz kalkıp bizim gibi iki insan
olan şu adamlara mı inanacağız?" İkisini de yalanladılar, böylece helâk
edilenler arasına katıldılar. Yemin olsun, Mûsa'ya o Kitap'ı vermiştik ki,
hidayete erebilsinler. 23. sure (MÜ'MİNÛN) 45-49. ayet (Resmi:
23/İniş:74/Alfabetik:70)
*Ulaştı mı sana Mûsa'nın haberi?* *Hani, Rabbi ona, kutsal vadide, Tuva'da
seslenmişti:* "Firavun'a git! İyice azdı o." "De ki ona: 'Arınıp
temizlenmeye ne dersin?" "Seni Rabbine kılavuzlayayım da gönülden ürperesin!"
*Derken, ona o en büyük mucizeyi gösterdi. Ama o yalanladı, isyan etti*.
Sonra, sırtını döndü; koşuyordu. Derken, bir araya toplayıp bağırdı. *Dedi
ki:* "Ben sizin en yüce rabbinizim." *Bunun üzerine Allah, onu sonraya ve
önceye ibret olmak üzere bir ceza ile çarptı. Kuşkusuz, bunda, içine
ürperti düşen için tam bir ibret vardır*. 79. sure (NÂZİÂT) 15-26. ayet
(Resmi: 79/İniş:81/Alfabetik:78)
*Bitmedi nasipse devam edecek.*
--
Selam ...
Abdullah Mustafa
"Grup Yönetici " <erzinca...@gmail.com> Jul 27 01:49PM +0300
---------- Forwarded message ----------
From: Turkishny Haber Portalı <in...@turkishny.com>
Date: 2014-07-24 8:15 GMT+03:00
Subject: ABD'deki Türklerin Seçim Klavuzu:
To: erzinca...@gmail.com
<http://bit.ly/1rCHCwJ>
--
Türkiye için el ele mail grubumuz
*https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele
<https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele> *
Gruba e-posta gönderme adresi *turkiye-i...@googlegroups.com
<turkiye-i...@googlegroups.com> *
Erzincan Kemaliye Egin Grubum
http://groups.google.com.tr/group/erzincan-kemaliye-egin-grubu
Gruba e-posta gönder : erzincan-kemal...@googlegroups.com
Grub Admin M.İlaldı 0532 7269362 erzinca...@gmail.com
Tüm dost ve arkadaşlarımı twitter sayfama bekliyorum :
https://twitter.com/#!/MiLALDi
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.
http://www.facebook.com/profile.php?id=1561718148
Salih Arikan <slh.a...@gmail.com> Jul 27 01:29PM +0300
Ramazan Bayramınız Mübarek olsun Ailenizle Birlikte Sağlıklı Mutlu Huzurlu
Günler dileriz. Ramazan Bayramının 3. Günü saat 13:00 de Dernek
Merkezimizde Bayramlaşmamız olacaktır Sizleride aramızda Görmekten Mutluluk
duyacağız .
Türkiye Beyazay Derneği İzmir şubesi Yönetim Kurulu:
Adres: Pazaryeri Mah.943 Sk.No:65 Basmane Konak
Tel : 0232 483 10 44 + 0506 514 96 93
F Sayfamız: https://www.facebook.com/turkiyebeyazaydernegiizmirsubesi
B Sayfamız: http://beyazayizmir1995.blogcu.com/
Mynet : http://www.mynet.com/video/kanal/beyazayizmir
Dailymotion: http://www.dailymotion.com/user/beyazayizmir1995/1
youtube : http://www.youtube.com/user/beyazayizmir
http://www.beyazay.org.tr/sube/turkiye-beyazay-dernegi-izmir-subesi
http://www.beyazay.org.tr/engelli-egitimi
TÜRKİYE BEYAZAY DERNEĞİ İZMİR ŞUBESİ İLE İLGİLİ TÜM ETKİNLİK DUYURU VE
HABERLERİMİZE FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ.
https://www.facebook.com/turkiyebeyazaydernegiizmirsubesi
Beyazay tanıtım video linglerimiz
http://www.mynet.com/video/kanal/beyazayizmir
http://www.dailymotion.com/beyazayizmir1995
http://www.youtube.com/user/beyazayizmir
msn yureks...@hotmail.com
skp. saliharikan2
http://www.blogcu.com/kullanici/beyazayizmir1995
facabok. https://register.facebook.com/saliharikan2
twitter. http://twitter.com/beyazayizmir
mail grubuna katılmak icin
beyazayizmirbilgi...@googlegroups.com
<beyazayizmir%2Bsub...@googlegroups.com>
gsm. 0506 514 96 93
sabit.0232 483 10 44
www.beyazay.org.tr
"M.Kemal Adal" <adalk...@gmail.com> Jul 27 01:26PM +0300
İsrail, Gazze’den kolay çıkamaz
*26.07.2014 00:00*
[image: Satır içi resim 1]
*Armağan KULOĞLU*
*oaku...@gmail.com <oaku...@gmail.com>*
*İsrail’in, Gazze’den Hamas’ın füze attığını, bunun da güvenliğini tehdit
ettiğini bahane ederek kendini savunmak amacıyla Gazze’ye başlattığı
saldırıları devam etmektedir.*
*İsrail bu saldırılarda Hamas militanlarını hedef aldığını söylese de,
saldırılarda çok sayıda çocuk, kadın ve militan olmayan sivilin öldüğü
görülmektedir**.*
*Bugüne kadar 1000 kadar Filistinlinin öldüğü ve 5000’den fazlasının da
yaralandığı tespit edilmiştir.*
*Saldırılarda hedef gözetilmediğine, çeşitli bahanelerle hastanelere dahi
ağır silahlarla ateş edildiğine şahit olunmaktadır**. *
*Hastaların, hatta doktorların öldüğü görülmüştür. Kaçacak yerleri dahi
bulunmayan Filistinlilerin evlerine ateş edilmekte, yıkılmakta, insanlar
enkaz altında dahi kalmaktadır.*
*Gazze zaten abluka altına alınmış, dış dünyayla ilişkisi kesilmiş, nüfus
yoğunluğu açısından son derece sıkışık, yaşam şartları insanlık dışı olan
bir yerdir. Böyle bir yerde insanlık dışı bir vahşet yaşanmakta, maalesef
BM başta, uluslararası güçler, bu vahşeti yaşatan İsrail’i haklı
görmektedir. Hal böyle olunca da İsrail fütursuzca bu vahşete devam
etmektedir.*
*****
*İsrail esasen bölgede Filistin Kurtuluş Örgütü(FKÖ) ve Hamas’ın
bulunmasını ve gerçek bir Filistin devletinin kurulmasını kendisi açısından
çok tehlikeli bulmaktadır**.*
*Filistin Devleti’nin oluşumuna güç katacak olan FKÖ ile Hamas’ın
yakınlaşması ve iş birliği içinde hareket etmesini istememekte ve buna
tepki göstermektedir. *
*Filistinlilerin bir kısmının Batı Şeria’da, bir kısmının da Gazze’de
yaşamasını ve aralarında coğrafi bağ olmamasını kendisine avantaj olarak
görmektedir.*
* Başta ABD olmak üzere, İngiltere, Almanya ve Fransa, bu katliamda hâlâ
İsrail’i haklı görebilmektedir. BM dahi barışçıl bir tavır takınıp, bir an
önce akan kanı durdurmak yerine, İsrail’i yüreklendirecek bir tutum içinde
Hamas’ı kınamaktadır.*
* Bu durum bölgede bağımsız bir Filistin Devleti kurulması çalışmalarının
göstermelik olmaktan ileri gitmediği, bölge güvenliğinin ancak İsrail’in
sopasıyla sağlanabileceği zihniyetinin hâkim olduğu anlayışını
çağrıştırmaktadır. *
*Ateşkes çağrıları çok cılız kalmakta, ateşkesi sağlamak için acil ve etkin
bir faaliyet gözlenmemektedir. Adeta katliama göz yumulmaktadır.*
*Ancak bütün bunlar İsrail’in uygun bir gelecekte uluslararası mahkeme
önüne çıkmasını engelleyemeyecektir.*
*****
*Ateşkes görüşmelerinde Mısır, Ürdün, Katar, İsrail ve FKÖ’nün muhatap
olarak alınması ve bölgeyle yakın ilgisi olduğunu her fırsatta gösteren
Türkiye’nin bu tabloda yer almadığının görülmesi üzüntü vericidir. Bu durum
Türkiye’nin bölgede ağırlığının kalmadığının bir göstergesi olarak
algılanmaktadır.*
* Filistin’e bu kadar destek verdiğini meydanlarda haykıran Türkiye’nin,
tek bir Filistin devleti kurulması için çaba sarf etmesinin, bu konuda hem
FKÖ tarafına hem de Hamas tarafına gerekli telkin ve tavsiyelerde
bulunmasının faydalı olacağına inanılmaktadır. *
*Bu arada Gazze’nin dolayısıyla Filistin’in haklı davasına hizmet
açısından, bu davaya destek olabilecek İran, Rusya ve diğer ülkelerle iş
birliği içinde hareket ederek, İsrail’i haklı görenler karşısında bir
mutabakat anlayışı oluşturmasının da doğru bir yaklaşım olacağı
değerlendirilmektedir. *
*Türkiye’nin başta Orta Doğu olmak üzere dış politikasını yeniden gözden
geçirmesi zamanının geldiği, hatta geçtiği düşünülmektedir.*
*****
*Ateşkes girişimlerinin önümüzdeki günlerde hız kazanacağı beklenmektedir.
Ancak Hamas’ın haklı olarak, Gazze’ye olan ambargo kaldırılmadan ve esir
olan Filistinliler serbest bırakılmadan bir ateşkese yanaşmayacağı
anlaşılmaktadır.*
*Diğer taraftan İsrail’in de Hamas’ı askeri anlamda çökertmeden geri
çekilmeye niyetinin de olmadığı görülmektedir. Bu durumda savaşın devam
edeceği, ancak maalesef Gazze’deki masum insanların ölümlerinin de bu
kapsamda artacağı kıymetlendirilmektedir.*
* İsrail’in Gazze saldırısında mümkün olduğu ölçüde askeri birlikleriyle
şehir içine girmekten kaçındığı gözlemlenmektedir. Hava Kuvvetleri,
helikopterler, topçu ve uzaktan tank atışlarıyla sonuca gitmeye
çalışmaktadır. Ancak bu arada çok sayıda masum insanın kanına girmektedir. *
* İsrail’in önümüzdeki dönemde sonuç almak için şehirlerin içine girdikçe,
Hamas’ın pusu, sabotaj, misilleme, hatta intihar saldırısıyla karşılaşması
ve bugüne kadar vermediği zayiatı bu safhada verebileceği
değerlendirilmektedir. Zaten verdiği zayiat gittikçe de artmaktadır. *
*Hamas’ın daha sonra yapılacak müzakerelerden istediği sonucu alabilmesi
için, olası ateşkese kadar direncini artırarak mücadeleye devam edeceği ve
bundan sonuç alacağı beklenmektedir.*
*http://www.yenicaggazetesi.com.tr/israil-gazzeden-kolay-cikamaz-31518yy.htm
<http://www.yenicaggazetesi.com.tr/israil-gazzeden-kolay-cikamaz-31518yy.htm> *
--
Selam...
T.C. / M. Kemal Adal
"Grup Yönetici " <erzinca...@gmail.com> Jul 27 12:26PM +0300
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: Mehmet Harmanci <hmhar...@gmail.com>
Tarih: 26 Temmuz 2014 18:23
Konu: *Ramazan Bayram Tebriği - 1435/2014*
*Mübarek **Ramazan Bayramı*
--
MH
*SelamlarımlaMehmet HARMANCI*
--
Türkiye için el ele mail grubumuz
*https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele
<https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele> *
Gruba e-posta gönderme adresi *turkiye-i...@googlegroups.com
<turkiye-i...@googlegroups.com> *
Erzincan Kemaliye Egin Grubum
http://groups.google.com.tr/group/erzincan-kemaliye-egin-grubu
Gruba e-posta gönder : erzincan-kemal...@googlegroups.com
Grub Admin M.İlaldı 0532 7269362 erzinca...@gmail.com
Tüm dost ve arkadaşlarımı twitter sayfama bekliyorum :
https://twitter.com/#!/MiLALDi
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.
http://www.facebook.com/profile.php?id=1561718148
[TÜRKİYE:35224] Turkiye-i...@googlegroups.com adlı grubun özeti - 12 konu konuda 12 güncelleme iletiYusuf Yaman <yusufya...@gmail.com> Jul 27 11:41AM +0300
Durum gösteriyor ki Hadisler, Kurana Eş koşmak için uydurulmuş. Allah'a eş
koşmak ve Kuran'a eş koşmak niye? Kuran'ı okuyup anlayan insan bunu yapmaz.
Kuran anlaşılmak ve anlatılmak ve öğüt almak için insanlara indirilmiştir.
Ama insanlar hep kötülük işleyerek ilerisini berbat etmek isterler Allah
ıslah etsin. ALLAH AFFETSİN.
ahmet dogan Simsek <ahmetdog...@gmail.com> Jul 27 12:14PM +0300
Bir sonraki aşama ise Batılıların iddiaları gibi Kuranı kendisi yamış.
Ondan dan sonraki aşama ise hepsi uydurulmuş.
İnsan dünyada da sırat köprüsü üzerinde yürür.
Denge bir kere zanlar ile bozulursa sonuç sırattan düşmekle sonuçlanır.
Ama yaşarken üzülmeyiniz. Sırattan söz edende Yine Peygamberin
hadisleridir. Vahiy geldiğinde Cebrail (As)ı gören olmadığına göre Kuranda
hadistir.
Size iyi yolculuklar bakalım bu şekilde nereye vara bileceksiniz. Bence
üzücü bir durum Allah düşmanlarımın dahi başına bu gibi kesin zannı ile
sahteye bakıp gerçeği de inkar etmeyi.
A.D.Şimşek
"Grup Yönetici " <erzinca...@gmail.com> Jul 27 12:12PM +0300
---------- Forwarded message ----------
From: Turkishny Haber Portalı <in...@turkishny.com>
Date: 2014-07-26 18:50 GMT+03:00
Subject: Eid Mubarek / Bayramınız Mübarek Olsun
To: erzinca...@gmail.com
<http://bit.ly/turkshny>
--
Türkiye için el ele mail grubumuz
*https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele
<https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele> *
Gruba e-posta gönderme adresi *turkiye-i...@googlegroups.com
<turkiye-i...@googlegroups.com> *
Erzincan Kemaliye Egin Grubum
http://groups.google.com.tr/group/erzincan-kemaliye-egin-grubu
Gruba e-posta gönder : erzincan-kemal...@googlegroups.com
Grub Admin M.İlaldı 0532 7269362 erzinca...@gmail.com
Tüm dost ve arkadaşlarımı twitter sayfama bekliyorum :
https://twitter.com/#!/MiLALDi
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.
http://www.facebook.com/profile.php?id=1561718148
Alparslan Oguz <alpars...@gmail.com> Jul 26 06:00PM +0300
---------- Forwarded message ----------
From: T.C. TÜRKER BAYKAL
Date: 2014-07-25 17:05 GMT+03:00
Subject: Y-Rare+photos+of+Celebrities
To:
--
<https://groups.google.com/group/letafet>
Gülüşünde ilkbahar bakışında letafet
Seni bende görerek bana seni tarif et
<http://groups.google.com.tr/group/letafet>
https://groups.google.com/group/letafet
let...@googlegroups.com
Birol Akkerman
ahmet dogan Simsek <ahmetdog...@gmail.com> Jul 27 12:06PM +0300
İşte beyler paralel polis
Yorum Yok
A.D.Şimşek
Haram lokma değil 557 maaş
Paralel yapı <http://www.takvim.com.tr/Index/paralel_yapi>nın, emniyette
para ödülü veren taltif sistemini sömürdüğü ortaya çıktı. 'Haram lokma
yemedim' diyerek sov yapan, İstanbul Terörle Mücadele Subesi'nin eski müdür
yardımcısı Hayati Basdag'ın tam 557 maas taltif aldıgı belirlendi
[image: Haram lokma değil 557 maaş]
*Güncel* <http://www.takvim.com.tr/Guncel>27 Temmuz 2014, Pazar
Gönder
<http://www.takvim.com.tr/HaberGonderUp/9a743db7-e861-41c2-9413-03073ba58e5f/haram-lokma-degil-557-maas/2014/07/27>
YazdırYorum
-
-
-
*Etiketler:* paralel yapı
<http://www.takvim.com.tr/index/paralel_yapi> , hayati
başdağ <http://www.takvim.com.tr/index/hayati_basdag>
- önceki haber <http://www.takvim.com.tr/Guncel/2014/07/27/buyuk-satis>
- sonraki haber <http://www.takvim.com.tr/Guncel/2014/07/27/yalan-zamani>
Emniyet içindeki paralel yapı
<http://www.takvim.com.tr/Index/paralel_yapi>lanmanın,
polislere para ödülü verilmesini düzenleyen taltif sistemini sabote ederek,
ödüllerin tamamına yakınını yapıya mensup emniyet müdürlerine aktardıkları
tespit edildi. Maaş taltifiyle ihya olan müdürlerden birisi de, gözaltına
alındıktan sonra sağlık kontrolü için gittiği hastanede 'Haram lokma
yemedim' diyerek şov yapan, İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin eski müdür
yardımcısı Hayati Başdağ <http://www.takvim.com.tr/Index/hayati_basdag> oldu.
Başdağ'ın tam 557 maaş taltif aldığı ortaya çıktı.
*HEPSİ DAİRE ZENGİNİ *
Ali Fuat Yılmazer'in de 490 maaş taltif aldığı belirlendi. 2003 yılına
kadar hiçbir mal varlığı olmayan Yılmazer'in 11 yılda "Çanakkale Sarıtaş ve
Tepecik'te 3 arsa, Ankara Yumrutepe, Karagedikli ve Gölbaşı'nda 3 arsa,
Ankara Mera Besi Çiftliği'nde hisse" elde ettiği görüldü. Terörle Mücadele
Şube eski Müdürü Yurt Atayün'ün de 731 maaş taltif aldığı ve 2012'den sonra
Büyükçekmece'de 2 daire aldığı öğrenildi. Asayiş Şube eski Müdürü Ertan
Erçıktı'nın da 697 maaş taltif sayesinde Atakent'te 1 daire ve birisi
eşinin üzerine olmak üzere Kayabaşı'nda 2 daire aldığı öğrenildi.
İstihbarat Şube eski Müdürü Serdar Güldalı ise 449 maaş taltif ile Ankara
Eryaman ve Yapracık'ta 2 daire ile İstanbul Beşiktaş'ta geçen yıl 400 bin
lira karşılığında alınan bir daireye sahip olduğu öğrenildi. Terörle
Mücadele Şubesi'nin 17 Aralık sürecindeki müdürü Ömer Köse'nin ise 428 maaş
taltif aldığı ve Tekirdağ Çerkezköy'de bir arsaya sahip olduğu öğrenildi.
Yusuf DOĞAN
"KERİM ÖZBEKLER" <kerimoz...@gmail.com> Jul 26 09:45PM +0300
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI FOTOĞRAF YARIŞMASI'NI KAZANAN 3 AYRI KATEGORİDE
Kİ 3 FOTOĞRAF SANATÇISINA 3.000'ER TL. ÖDENECEK...(KATILIM TARİHİ.18-22
AĞUSTOS 2014 GÜNLERİ.)...
KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TARAFINDAN 16.KEZ DÜZENLENEN FOTOĞRAF YARIŞMASI
ŞARTLARI, AŞAĞIDA Kİ ŞEKİLDEDİR.
KONU;
1. Anadolu’da İnsan ve Yaşam,
2. Anadolu’da Doğal Hayat,
3. Anadolu’da Tarihi Yapılar,
4. Deneysel Çalışmalar.
KATILIM ŞARTLARI;
· Yarışma; Seçici Kurul Üyeleri ile birinci derece yakınlıkları olanlar
dışında, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu, yaşayan tüm sanatçılara açıktır.
· Fotoğraflar, sayısal ortama kayıtlı olarak gönderilecektir.
· Yarışmaya her kategoride en fazla üç eser gönderilebilir.
· Katılımcı daha önceden herhangi bir yarışmada ödül almamış ya da
sergilenmemiş eserleriyle katılabilir.
· Yarışmaya gönderilen eserler, bir CD/DVD’de, uzun kenarı en fazla kısa
kenarı . geçmeyecek şekilde 300 dpi çözünürlükte ve JPEG formatında kayıtlı
olarak gönderilecektir.
· Eserlerin kaydedildiği CD/DVD’de her kategori için bir dosya
oluşturulacak ve fotoğraflar şartnamede belirtilen sıra numarası verilerek
ait oldukları dosya içine kaydedilecektir.
· CD/DVD’lerin üzerine en az 2 (iki) harf 4 (dört) rakamdan oluşan bir
rumuz yazılacaktır. Örnek(AS5379) CD/DVD’ ye kayıt edilen fotoğraflara,
katılımcı kesinlikle kendi ismini yazmayacak, yalnız rumuz ve sıra numarası
yazacaktır.
· CD/DVD’ler bir zarfa konmalı, zarf kapatılarak üzerine sadece RUMUZ
yazılmalıdır. Katılım formu eksiksiz doldurularak başka bir zarfa konmalı,
zarf kapatılmalı ve üzerine yine yalnızca rumuz yazılmalıdır. Her iki zarf,
ayrıca hazırlanan gönderim ambalajına konarak gönderilmelidir.
· Her fotoğrafa isim verilerek fotoğrafın nerede ve ne zaman çekildiği
CD/DVD’deki dosyada belirtilmelidir.
· CD/DVD’lerin posta ya da kargo ile gönderimi sırasında zarar görmemesi
için sertleştirilmiş ambalajlarda paketlenerek gönderilmesi gerekmektedir.
Gönderim sırasında doğabilecek zararlardan Kültür ve Turizm Bakanlığı
sorumlu olmayacaktır.
· Katılımcılar formları eksiksiz olarak doldurup imzalayarak
göndereceklerdir.
· Yarışmaya eser verecek olan sanatçılar, kendi anlatım biçimlerine uygun
her türlü yaklaşımı/yorumu kullanmakta serbesttirler.
· Fotoğrafların kayıtlı olduğu CD/DVD ve Katılım Formları, 18-22 Ağustos
2014 tarihleri arasında aşağıda belirtilen adrese kargo ya da posta ile
gönderilmeli veya teslim makbuzu karşılığında elden teslim edilmiş
olmalıdır.
· Posta veya kargo ücretleri yarışmacılar tarafından ödenecektir. Posta ve
kargoda meydana gelebilecek gecikmelerden Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel
Sanatlar Genel Müdürlüğü sorumlu değildir.
· Katılımcı yarışmaya gönderdiği eser/eserlerin kendisine ait olduğunu ve
tüm izinlerini aldığını kabul, beyan ve taahhüt eder. Eseri ödül alan veya
sergilenmeye değer bulunan katılımcılardan bu beyan ve kabulleri dışında
hareket ettiği anlaşılanlardan bu yarışma ile elde ettikleri ödül, unvan ve
her türlü kazanımları geri alınır.
TOPLAMA MERKEZİ;
Kültür ve Turizm Bakanlığı
Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü
Roma Meydanı Hipodrom Cad.
06330 HİPODROM-ANKARA
Tel.0-312-3844200/160
SEÇİCİ KURUL;
-Kültür ve Turizm Bakanlığı Temsilcisi
-İbrahim DEMİREL Serbest Ankara
-Yusuf TUVİ Serbest İzmir
-Yrd.Doç.Dr. Beyhan ÖZDEMİR 9 Eylül Üniversitesi İzmir-
-Kamil FIRAT Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul
· Seçici Kurul toplantısı için en az üç üyenin katılımı gereklidir.
· Değerlendirme toplantısı için yeterli sayıda Seçici Kurul üyesi
bulunmaması halinde yeterli sayıda yedek üye çağırılabilir.
DEĞERLENDİRME;
Seçici Kurul, 2014 yılı Eylül ayı içerisinde Ankara’da toplanarak, her
kategoriden ayrı ayrı 3 Başarı Ödülünü ve 20 sergilenmeyedeğer eseri
belirler.
ÖDÜLLER;
16.Devlet Fotoğraf Yarışması’nda,
Başarı ödülüne değer görülecek her bir kategorideki üç eser için;
3.000.-TL ve Başarı Belgesi verilecektir.
· Seçici Kurul, ödüllerin tümünü ya da bir kısmını dağıtıp dağıtmamakta
serbesttir.
TELİF HAKKI;
· Yarışmada ödüle değer bulunan eserlerin baskı ve sayısal kopyaları, tüm
haklarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı Koleksiyonuna ait olacaktır.
Yarışma sonunda ödül alan eserler, bütün telif haklarıyla Kültür ve Turizm
Bakanlığı tarafından satın alınmış gibi işlem görür. Kültür ve Turizm
Bakanlığı, ödüle değer bulunan eserleri, etkinliklerinde, eğitim
faaliyetlerinde, sergileme, afiş, katalog, broşür vb. her türlü tanıtım
malzemelerinde kullanma ve gösterme, medyada yayınlama hakkı da dahil olmak
üzere eser sahibinin ismi ile birlikte 5846 sayılı yasadan doğan tüm telif
haklarına sahip olacaktır.
SERGİLEME;
16. Devlet Fotoğraf Yarışması Sergisi, 2014 yılı Eylül ayında İzmir’de
açılacaktır.
ESERLERİN İADESİ;
Sergi bitiminden sonra Bakanlığımıza gönderilmiş olan CD/DVD’ler bir ay
içerisinde sanatçılar tarafından elden geri alınabilir. Bu süre içinde geri
alınmayan CD/DVD’ler bir komisyon tarafından imha edilecektir.
DİĞER BİLGİLER;
· Katılım Formları ve Şartnameler, Valiliklerden (İl Kültür ve Turizm
Müdürlükleri), ilgili Fakülte ve Derneklerden alınabilir, Bakanlığımız web
sitesi www.kulturturizm.gov.tr veya guzelsanatlar.gov.tr. adresinden de
indirilebilir. Fotokopi ile çoğaltılabilir.
· Başarı ödülü alan ve sergilenmeye değer bulunan fotoğraflar Kültür ve
Turizm Bakanlığınca sergilenecektir.
· Kültür ve Turizm Bakanlığı, sergilenmeye değer bulunan eserleri afiş,
katalog, broşür v.b. her türlü tanıtım malzemesi olarak kullanma hakkına
sahip olacaktır.
· Kültür ve Turizm Bakanlığı, yarışmaya teslim edilen eserlerin
sergilenmesi sırasında gereken tedbirleri alır. Buna rağmen söz konusu
eserlerle ilgili olarak doğabilecek aksaklıklarda Kültür ve Turizm
Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünce oluşturulacak Komisyon’un
kararı geçerlidir.
· Yarışmaya katılan tüm sanatçılar, bu şartname hükümlerini kabul etmiş
sayılırlar.
*****************************************************************************************
AHMET ALİ BİLGEN
BURDUR ARAŞTIRMACI YAZAR VE ŞAİRLER DERNEĞİ ( BAYŞA-DER )
PK.19
ÖZGÜR MAHALLESİ, ÇELİK SOKAK, NO.20
15100 BURDUR
Başkan;Ahmet Ali BİLGEN-TEL.0-505-4256526
Başkan Yardımcısı;Yusuf ÇAKAR-TEL.0-535-4452688
Genel Sekreter;Zafer AZAKLI-TEL.0-535-5502587 VEYA 0-543-7168425
Muhasip Üye;Kenan DEMİR-TEL.0-533-6507720
Yön.KuruluÜyesi;Ahmet CAN-TEL.0-537-4101121
E POSTA.burd...@hotmail.com
NOT.SİZ DE BULUNDUĞUNUZ ÜLKE-İL-İLÇE-KASABA VE KÖY'DE BÖYLE BİR DERNEK
KURARAK, ÇEŞİTLİ FAALİYETLERDE BULUNABİLİRSİNİZ.
*****************************************************************************************
İSTANBUL MİMARLAR ODASI BÜYÜKKENT ŞUBESİ ''SAĞLIKLI KENTLER'' KONULU
FOTOĞRAF YARIŞMASI DÜZENLEDİ, BİRİNCİYE 3.000 TL.. İKİNCİYE 2.000 TL.,
ÜÇÜNCÜYE 1.000 TL. ÖDENECEK.(SON KATILIM TARİHİ.02 EKİM 2014.PERŞEMBE)
KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA), bu yıl 6 Ekim 2014′te kutlanacak Dünya
Mimarlık Günü ana temasını “Sağlıklı Kentler” olarak belirlemiştir.
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi de bu temaya paralel olarak
Sağlıklı Kentler temasını vurgulayan bir fotoğraf yarışması düzenlemektedir.
Fotoğraflarda; ekoloji, çevresel sürdürülebilirlik, temiz enerji,
kaynakların eşit kullanımı, kent ve demokrasi, toplumsal bellek, eşitlikçi
ve engelsiz yaşam konularındaki duyarlılıkların vurgulanması
hedeflenmektedir.
YARIŞMA KOŞULLARI;
A- Katılım Koşulları:
- Yarışmaya, Türkiye’de çekilmiş en çok 6 adet renkli ya da siyah/beyaz
fotoğrafla, Seçici Kurul, Oda çalışanları ve TFSF temsilcisi dışında herkes
katılabilir.
- Analog fotoğraflar sayısal ortama aktarılarak, CD/DVD’ye kaydedilmiş
olarak gönderilmelidir.
- Dijital (sayısal) fotoğraflar ise uzun kenarı 40 cm olacak şekilde 300
dpi çözünürlükte jpeg formatında CD/DVD’ye kaydedilerek gönderilmelidir.
- Baskılar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
- Katılımcı, yarışmaya gönderdiği yapıtın tümüyle kendisine ait olduğunu ve
tüm izinlerinin alındığını kabul, beyan ve taahhüt eder. Ödül alan
katılımcılardan bu beyan ve kabulleri dışında hareket ettiği
anlaşılanlardan elde ettikleri ödül, unvan ve her türlü kazanımları geri
alınır.
- Daha önce ya da bu yarışma ile eş zamanlı yapılan herhangi bir yarışmada
ödül ve sergileme almış ve yayımlanmış fotoğraflar ile bu fotoğrafların
deklanşör farklılığı içerenleri yarışmaya katılamaz; katılıp ödül almış
olsalar dahi ödülleri geri alınır.
- Fotoğraflar belge niteliği taşıyacağından sayısal müdahaleler bu özellik
dikkate alınarak yapılmalı, görüntünün ana yapısı değiştirilmemelidir.
Fotoğraf kenarlarında boşluk bırakılmamalı, herhangi bir çerçeveleme işlemi
yapılmamalıdır. Fotoğraf üzerinde katılımcı hakkında ipucu oluşturabilecek
isim, imza, tarih, logo vb işaretlemeler yer almamalıdır.
- Yarışmaya gönderdiği fotoğraf üzerinde, yapıt kendisine ait olmadığı
halde kendisininmiş gibi göstermeye ve değerlendirme kurulunu yanıltmaya
yönelik müdahale ve değişiklik yapan; ödül ve sergileme almış fotoğrafların
katılımının kısıtlandığı bu yarışmada böyle bir fotoğrafla ya da bu
fotoğrafın ana unsur olarak kullanıldığı yapıtlarla katılımda bulunan
kişilerin TFSF onaylı yarışmalara katılımı TFSF Yarışma İlkeleri gereğince
bir yıl süreyle kısıtlanır. Kural ihlalinin tekrarı halinde katılımcı TFSF
onaylı yarışmalardan süresiz olarak men edilir.
- Haklarında yukarıda açıklanan gerekçelerle verilmiş kısıtlılık kararı
devam eden katılımcılar bu yarışmaya katılamazlar.
Katılımcılar yarışma koşullarını kabul etmiş sayılırlar.
B- KİMLİK;
Katılımcılar, 6 rakamdan oluşan rumuzlarını ve fotoğraf numaralarını dosya
adına yazmalıdırlar. Fotoğrafların üzerinde başka herhangi bir bilgi yer
almayacaktır. Katılım formunda katılımcının açık kimliği ve iletişim
bilgilerinin yanı sıra mutlaka her fotoğrafın numarası, çekildiği yer ve
tarih bilgisi ile varsa fotoğrafın adı yer almalıdır. CD/DVD kayıtlarındaki
adlandırmalar katılım formu ile aynı olmalıdır. Katılım formu
doldurulduktan sonra bir zarfa konarak zarfın üzerine sadece rumuz
yazılmalıdır.
C- FOTOĞRAFLARIN GÖNDERİLMESİ;
Fotoğrafların ve katılım formunun bulunduğu zarf, postada zarar görmeyecek
şekilde paketlenerek başvuru adresine gönderilebileceği gibi elden de
teslim edilebilir. Postadaki olası gecikme, hasar ve kayıplardan Mimarlar
Odası sorumlu tutulamaz.
YARIŞMA TAKVİMİ;
Son Katılma Tarihi : 02 Ekim 2014 Perşembe, saat 17.00
Seçici Kurul Değerlendirmesi : 16 Ekim 2014 Perşembe
Sonuçların açıklanması : 20 Ekim 2014 Pazartesi
Ödül Töreni ve Sergi Açılışı : 25 Ekim 2014 Cumartesi
ÖDÜL TÖRENİ VE SERGİ ALANI;
TMMOB MİMARLAR ODASI
İstanbul Büyükkent Şubesi
Barbaros Bulvarı, Yıldız Sarayı Dış Karakol Binası,
34349 BEŞİKTAŞ-İSTANBUL
SEÇMELER;
Seçici Kurulun yarışmaya katılan fotoğraflar arasından, temaya uygunluk ve
Türkiye ile sınırlılık açısından yapacağı ön elemenin ardından; 41 adet
fotoğraf 2015 yılı ajandası için seçilecektir.
SEÇİCİ KURUL (soyadına göre alfabetik sırayla);
Behiç Ak (Mimar-Karikatürist),
İsa Çelik (Fotoğraf Sanatçısı),
Hilmi Etikan (Belgesel Film Yönetmeni),
Şeniz Kabadayı (Fotoğraf Sanatçısı),
Aras Neftçi (Mimar-Fotoğraf Sanatçısı),
Yalçın Savuran (Fotoğraf Sanatçısı),
Hüsnü İlham Tibet (Mimar-Fotoğraf Sanatçısı)
(Seçici kurul, en az üç üye ile toplanacaktır.)
TFSF Temsilcisi: Firdevs Sayılan
TELİF;
Ajanda için derece ve özdeş ödüller dahil toplam seçilen 41 adet fotoğraf,
ajanda dışında çeşitli yöntemlerle çoğaltılmış olarak yarışma sergisinde ve
sergi duyurusunda, ayrıca Mimarlar Odası’nın öngöreceği kendisine ait her
türlü yayın ve etkinlikte isim belirtilerek tanıtım amaçlı
kullanılabilecektir. Kullanım hakkı eser sahibi ile birlikte kurumumuza ait
olacaktır. Ödül alan eserler Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu / TFSF’nin
www.tfsf.org.tr web sayfasında yayınlanacak, ayrıca TFSF yayını olan
Almanak 2014′te kurumumuza ayrılan sayfalarda da yer alacaktır.
Şartnamede yer almayan ya da anlaşılamayan konularda TFSF ve düzenleyici
kurum kararları geçerlidir.
ÖDÜLLER;
Birincilik Ödülü: 3.000.-TL
İkincilik Ödülü : 2.000.-TL
Üçüncülük Ödülü : 1.000.-TL
En fazla 38 eşdeğer ödül (her biri) : 100.- TL.
Birincilik Ödülü verilecek fotoğraf, albüm ajandanın kapağı olarak
kullanılacaktır. Ödül alan diğer fotoğraflarla birlikte eşdeğer tüm
fotoğraflar ajanda içinde yer alacaktır. Ödülün yanı sıra tüm katılımcılara
“Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Kültürel Katkı Belgesi”
verilecektir.
FOTOĞRAFLARIN İADESİ;
41 fotoğrafın haricinde kalan tüm sayısal kayıtlar ile CD/DVD’ler TFSF
Temsilcisi gözetiminde bir tutanakla imha edilecektir.
YARIŞMA SEKRETERLİĞİ VE BAŞVURU;
SELMA ERDEM
TMMOB MİMARLAR ODASI İSTANBUL BÜYÜKKENT ŞUBESİ
KEMANKEŞ CADDESİ, NO.31
KARAKÖY-İSTANBUL
TEL.0-212-2514900/(Dahili 204-205)
FAX.0-212-2519414
E POSTA.fo...@mimarist.org
WEB.http://www.mimarist.org
Ajandamız ticari amaç taşımayan, kendi giderlerini karşılayan bir kültür
hizmeti olarak gerçekleştirilmektedir.
Yarışmamız, TFSF 2014/056 patronaj numarasıyla onaylanmıştır. Yarışma
sürecinde TFSF Temsilcisi bulunacaktır.
*****************************************************************************************
HASBİHÂL...
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
mehmet_s...@mynet.com
ESME BÂD-I SABÂ TORUNLAR YOLDA...
Öğrenciliğimde, gençliğimde her bayram annemin babamın, dedemin,
ninemin ellerini öpmek için yanlarına gider miydim?.. Sorusunu sizlere
değil
kendime soruyorum değerli okurlarım.
Büyük bir olasılıkla giderdim.
Zaten gittiğim gideceğim yer şunun şurasında 27 Km.lik bir mesafeydi.
Çünkü bizim köy merkeze 27 kilometreydi.
Gönderdik onları birer birer...
Onlarla birlikte ağabeylerimizi de, yengelerimizi de, yeğenlerimizi de,
amcalarımızı da, amca çocuklarımızı da gönderdik.
Gönderdiğimiz birinci derecedeki yakınlarımızı saymaya kalksak otuzu
bulur, kırkı bulur. Buda bize gösteriyor ki ömür güzergâhımızda en az kırk
yakınımızın yasını tuttuk.
Allah cümlesine rahmet eylesin.
ARİFE GÜNÜ
Oğullar, kızlar torunlar da olmasa yapayalnız kaldık bu bayramlarda.
Eskiden ailenin en küçüğü biz idik şimdi en büyüğü biz olduk. Bir kuşak
kayboldu. Yine eskiden el öpmeye biz giderdik şimdi gençler geliyor. Zira
onlar
büyüdüler anne oldular, baba oldular biz yaşlandık nine olduk,
"Ahmet Ömer KİBAR" <av.k...@gmail.com> Jul 26 10:41PM +0300
* İSTİFA ET BAŞKAN !*
*“ 1 KATRİLYON LİRA ” değerinde YOLSUZLUK mu var ?*
* Yolsuzlukla mücadele ettiğini söyleyen *
* “ BA**Ş**BAKAN ”** BU YOLSUZLUKLARI GÖRMÜYOR ..!*
*Kanunsuz Ödemeleri İhbar etti mi ?*
*Teftiş alerjisi !*
*Sayıştay* ‘dan neden kaçıyor belediye, birileri *yolsuzluk* mu yapmış?
*Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay' ın denetim ve teftişe
alerjisi mi bulunmaktadır, denetimi, teftişi, denetlemeyi sevmemektedir
!*
*Boğazımdan Haram Lokma Geçmedi şeklinde basına yapılan açıklamalarla adeta
Yetimin hakkının korunması edebiyatı yapanlar hak, hukuk tanımaz bir
anlayışla mı kasayı koruyup muhasebeyi iyi tuttuğunu hareket etmektedir.*
*Skandal gelişmelerden haberdar (!) olup-olmadığını merak ediyorum. Haberi
yoksa felaket, haberi var ve “Orada neler oluyor?” demiyorsa daha da büyük
felaket…*
*http://dusunhaber.com/adliyede-bilirkisi-skandali.html
<http://dusunhaber.com/adliyede-bilirkisi-skandali.html>*
http://www.7-24haberci.com/ozel-haber/kiralik-adliyede-esrarengiz-olaylar-h5117.html
http://dusunhaber.com/iki-baskana-tazminat-davasi.html
"Dr.Kayaalp Buyukataman" <k...@turkishforum.com.tr> Jul 27 01:27AM +0300
AYNI FIKIRDEYIM OZCAN BEY
TURK ISLAM ALEMININ BAYRAMI MUBAREK OLSUN
DR. KAYAALP BUYUKATAMAN
From: turkiye...@yahoogroups.com [mailto:turkiye...@yahoogroups.com]
Sent: Sunday, July 27, 2014 1:05 AM
To: undisclosed recipients:
Subject: TURKIYE VE DUNYA HER ŞEYİN AREFESİNDEYİZ !
HER ŞEYİN AREFESİNDEYİZ !
Bazen öyle zamanlar gelirki, bunlar telafisi mümkün olmayan anlardır. Eğer geçmişle bağınız kuvvetli değilse veya tarihle bir ilginiz yoksa, değerli zamanların telafisinin olup olmadığını da anlayamazsınız. Şimdi biz Türkler olarak, bu telafisi mümkün olmayan zamanları yaşıyoruz…
Kaybettiğiniz topraklara gitmemişseniz, oradaki ecdat yadigarı eserlerin boynu bükük duruşunu görmemişseniz ve Türk kalamamış insanları tanımamışsanız; yaşadığınız zamanların telafisinin mümkün olmadığını da kavrayamazsınız.
Bugün vatan toprakları, devletimiz ve Türk Milleti; büyük bir tehdit ve tehlike altındadır. Zaman o zamandır! Ve bu zamanı doğru geçirmezseniz kaybedecek ve kaybettiklerinizi bir daha hiçbir zaman telafi edemeyeceksiniz.
Vatan topraklarının dörtte bire yaklaşan kısmının PKK’ya fiilen teslim edildiğini görmüyormusunuz? Irak Türkleri’nin canının, malının ve namusunun gittiğini bilmiyormusunuz? Şehit kanları ile alınmış Kuzey Kıbrıs’ın feda edildiğinin farkında değilmisiniz? Torunlarınızın sonunun Gazze’de yaşayanların akıbetine benzeyeceğini hissetmiyormusunuz? Balkanlardaki Türklere ve hatta Almanya’dakilere “bulunduğunuz ülkeye entegre olarak yok olun” dendiğini hiç duymadınızmı?
Ülkemizde dün ak denilene bugün kara denildiğini, huzur ve güvenin kalmadığını çok net görüyoruz. Fakirlik, yoksulluk, işsizlik almış başını gitmiş ve insanlarımız başında demokles kılıcı gibi sallanan yardıma yani devlet gücüne muhtaç kalmıştır. Türk zayıf düştüğünde azınlıkların ki; buna Müslüman azınlıklarda dahildir; nasıl baş kaldırdığını üzülerek izliyoruz. Yıllarca zindanda tutulanların sonra “pardon yanlış olmuş...” denilerek salıverildiklerine ve böylece bir korku imparatorluğu yaratıldığına şahit oluyoruz. Bölücü terör örgütü başının, önümüzdeki günlerde serbestçe aramıza katılacağını ve her türlü siyasi hakkının iade edileceğini biliyoruz. Devletimizin dünyada itibarının kalmadığını olayların gidişinden anlıyoruz…
Başkalarının 50 yıl önce yaptıkları, bize gelişme diye satılıyor ve asıl gidişat böyle göz boyamalarla gizleniyor. Bunun en büyük örneği Marmaray ve Yüksek Hızlı Tren’dir Yine “Analar Ağlamasın” ayağı altında çözüm denilerek vatan toprakları peşkeş çekiliyor. Halbuki böyle giderse sadece anaların değil hepimizin ağlayacağı tartışılmaz bir gerçektir. Bir millet, kendi menfaatlerinden böyle kolayca vazgeçemez.
Şimdi önümüzde bütün bu gidişatı ters yüz edecek tarihi bir fırsat var. O da Cumhurbaşkanlığı seçimleridir. Seçin Ekmeleddin İhsanoğlu’nu durduralım bu felakete gidişi… Yoksa biz yanlış yapmaya devam edersek Cenab-ı Allah bile yardımımıza gelmeyecektir. Bakın Allah, bir Ayeti Kerime’de bize nasıl sesleniyor “Ektiğinizi gördünüz mü? Onu siz mi bitiriyorsunuz yoksa bitiren biz miyiz?”
Elbette biz ne ektik ise onu biçiyoruz. Allah’ın bize verdiği nimetleri ve zenginlikleri, yaptığımız yanlışlarla bitiren biziz!
Bugün arefe… Yarın Ramazan Bayramı’nı idrak edeceğiz. Ama bugünler biz Türkler için sadece bayramın değil birçok şeyin arefesi. O sebeple ya düşünüp başımıza gelecek olanlara engel olacağız yada görülen akıbet bizi gelip bulacaktır. Onun için sadece bayramın değil var olup olmamanın arefesindeyiz…
Yüce Allah “Gerçekten onlar, kendilerine Hak geldiğinde onu yalanlamışlardı. Fakat yakında onlara alay ettikleri şeyin haberleri gelecektir” diye buyuruyor. Bunları bilerek ve idrak ederek Ramazan Bayramı’na girelim. Bu duygu ve düşüncelerle Türk-İslam Alemi’nin bayramı mübarek olsun. Hepinizin bayramını tebrik ediyor, Türkmeneli, Doğu Türkistan, Gazze ve bütün dünyadaki mazlum ve mağdur kardeşlerimi kucaklıyorum…
Özcan <mailto:PEHL%C4%B0VANO%C4%9ELU?ozcanpeh...@yahoo.com> PEHLİVANOĞLU
ozcanpeh...@yahoo.com
<https://twitter.com/O_PEHLIVANOGLU> https://twitter.com/O_PEHLIVANOGLU
__._,_.___
_____
Posted by: =?utf-8?B?w5Z6Y2FuIFBFSEzEsFZBTk/EnkxV?= <ozcanpeh...@yahoo.com>
_____
<https://groups.yahoo.com/neo/groups/turkiyevedunya/conversations/messages/56067;_ylc=X3oDMTJyYmMwNzF2BF9TAzk3MzU5NzE0BGdycElkAzEwNjE5MzY4BGdycHNwSWQDMTcwNTA4Mzc2NARtc2dJZAM1NjA2NwRzZWMDZnRyBHNsawNycGx5BHN0aW1lAzE0MDY0MTIzMTg-?act=reply&messageNum=56067> Reply via web post
•
<mailto:ozcanpeh...@yahoo.com?subject=Re%3A%20HER%20%C5%9EEY%C4%B0N%20AREFES%C4%B0NDEY%C4%B0Z%20%21> Reply to sender
•
<mailto:turkiye...@yahoogroups.com?subject=Re%3A%20HER%20%C5%9EEY%C4%B0N%20AREFES%C4%B0NDEY%C4%B0Z%20%21> Reply to group
•
<https://groups.yahoo.com/neo/groups/turkiyevedunya/conversations/newtopic;_ylc=X3oDMTJmMHZxa21mBF9TAzk3MzU5NzE0BGdycElkAzEwNjE5MzY4BGdycHNwSWQDMTcwNTA4Mzc2NARzZWMDZnRyBHNsawNudHBjBHN0aW1lAzE0MDY0MTIzMTg-> Start a New Topic
•
<https://groups.yahoo.com/neo/groups/turkiyevedunya/conversations/topics/56067;_ylc=X3oDMTM3Y2VvbWliBF9TAzk3MzU5NzE0BGdycElkAzEwNjE5MzY4BGdycHNwSWQDMTcwNTA4Mzc2NARtc2dJZAM1NjA2NwRzZWMDZnRyBHNsawN2dHBjBHN0aW1lAzE0MDY0MTIzMTgEdHBjSWQDNTYwNjc-> Messages in this topic (1)
VATAN MEVZUBAHIS ISE GERISI TEFERRUATTIR.GONDERILEN ILETILERDE YER ALAN BILGI,DUSUNCE VEYA YORUMLARIN SORUMLULUGU YALNIZCA GONDEREN SAHSA AITTIR
TURKIYE VEDUNYA E-POSTA GRUBUNA GONDERILEN ILETILERDE YER ALAN BILGI, DUSUNCE VEYA YORUMLARIN SORUMLULUGU YALNIZCA GONDEREN SAHSA AITTIR. E-POSTA GRUBUNUN RESMI BIR NITELIGI BULUNMAMAKTADIR. BU E-POSTA MESAJI GIZLI VE OZEL OLUP SADECE GONDERILMIS OLDUGU KISILERI ILGILENDIRIR. MESAJI ALAN KISI, GONDERICININ ONAYINI ALMADAN HICBIR SEKILDE BU MESAJI BASKASINA YONLENDIREMEZ, FARKLI AMACLARLA KULLANAMAZ VE ICERIGINI ACIKLAYAMAZ. EGER E-POSTA GRUBUNA UYE OLMAMANIZA RAGMEN BU E-POSTA ILETISI ELINIZE GECMISSE BILE YUKARIDAKI KISITLAMALAR GECERLIDIR. E-POSTA ILETISININ GRUP UYELERI DISINDAKI KISILERIN ELINE GECMESI HALINDE DOGACAK SORUMLULUKLAR, ILETIYI GRUP UYELERI DISINDAKI KIMSELERE GONDEREN KISIYE AIT OLACAKTIR.
<https://groups.yahoo.com/neo/groups/turkiyevedunya/info;_ylc=X3oDMTJmNjBzaG1rBF9TAzk3MzU5NzE0BGdycElkAzEwNjE5MzY4BGdycHNwSWQDMTcwNTA4Mzc2NARzZWMDdnRsBHNsawN2Z2hwBHN0aW1lAzE0MDY0MTIzMTg-> Visit Your Group
<https://groups.yahoo.com/neo;_ylc=X3oDMTJlYXRnMnU1BF9TAzk3NDc2NTkwBGdycElkAzEwNjE5MzY4BGdycHNwSWQDMTcwNTA4Mzc2NARzZWMDZnRyBHNsawNnZnAEc3RpbWUDMTQwNjQxMjMxOA--> Yahoo! Groups
• <https://info.yahoo.com/privacy/us/yahoo/groups/details.html> Privacy • <mailto:turkiyeveduny...@yahoogroups.com?subject=Unsubscribe> Unsubscribe • <https://info.yahoo.com/legal/us/yahoo/utos/terms/> Terms of Use
.
<http://geo.yahoo.com/serv?s=97359714/grpId=10619368/grpspId=1705083764/msgId=56067/stime=1406412318>
<http://y.analytics.yahoo.com/fpc.pl?ywarid=515FB27823A7407E&a=10001310322279&js=no&resp=img>
__,_._,___
Ata Atun <ata...@gmail.com> Jul 27 10:48AM +0300
Sevgi ve Saygılarımla
*Prof. Dr. Ata ATUN*
GSM : +90 - 533 881 1111
Direct-E-mail: ata@ <ata@m>kk.tc
Twitter: @ataatun
Web: http://www.ataatun.org
"Grup Yönetici " <erzinca...@gmail.com> Jul 27 11:57AM +0300
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: Abdullah Mustafa <abdullah...@gmail.com>
Tarih: 26 Temmuz 2014 20:59
Konu: Re: [TÜRKİYE:35099] Burası propaganda yeri mi?
*Sayın Muzaffer İlaldı (Grup yöneticisi)*
*Sayın Mehmet Patan’dan yönlendirdiğiniz iletiden, Sayın Patan’ın eleştiri
ve şikâyetinden haberdar oldum.*
*Yaklaşık 65.000 kayıtlı üyesi olan bir toplulukta, tüm üyelerin beğeni,
tercih ve seçimlerinin hepsinin aynı olması elbette ki beklenemez. İsteyen
istediğini okur hatta arşivler, İstemeyen okumaz “bir tık” ile çöpe
yollar. Herkes istediği yazıdan ancak kendi isterse nasiplenir.*
*Sayın Patan, kişisel değerlendirmesi ile: “Bir olay olur. Bunun kuranda
karşılığı olur. Onu belirterek örnek verirsiniz herkes severek okur.”
Diyerek aslında “Türkiye’nin tarihi, kültürel, siyasi ve güncel
sorunlarıyla” Din ve Kuran’ın ilgisini zımnen (**Üstü kapalı olarak,
dolayısıyla) ilgisini kabul ediyor “Ama öyle olmuyor.” Diye , “Burası kuran
öğretme yeri değildir. Kuran veya başka şeyler öğrenmek isteyenler giderler
bu tür konuları öğreten yerler vardır, oralarda öğrenirler.” “Bakış
Yoluyla” meseleye yaklaşıyor**.*
*Oysaki:*
*Aslolan, aydınlanma adına, istismarına engel olmak ve asıl kaynağından
doğru bilgiyi / haberi paylaşmak olduğunda, “bu tür konular”, sadece,
birbiriyle örtüşmeyen ve / fakat belli disiplin ve geleneksel
yorumla “öğreten yerler” den sorgulamamaksızın “öğrenildiği”
için, “Türkiye’nin kültürel, siyasi ve güncel sorunları” zuhur etmekte /
belirmektedir.*
*Bu gurup gibi her düşünce ve fikrin, usul ve adap çerçevesinde, demokratik
olarak ifade edildiği guruplar, bilgi ve haberin serbestçe paylaşıldığı,
gereğinde tartışılıp, sorgulanıp, tahkik edildiği, gerçek bir “halk
okul”ları olarak hizmet sunarlar. Doğruya ulaşmada bir ihtiyacı
karşılarlar.*
*Bu sebeple kişisel olarak beğenmezsek elbette görüşümüzü yazarız, ama
kendimiz gibi düşünmeyen bir başka üyeyi, “**bu grubun belki de iyi
niyetini süistimal etmekle**” ve “**Birileri bu platformu dinsel
amaçlarına ve propagandalarına alet ediyorlar. Bizi de kullanıyorlar.**” Diye
delilsiz ( yazarının niyet ve maksadını anlamadan kendi zannımızca)
suçlayamayız. *
*Sayın Mehmet Patan’nın bu ithamını kendi adıma reddederken, ithama muhatap
diğer yazı sahibi üyeleri de bu konuda tenzih ederim.*
*Sayın Muzaffer İlaldı (Grup yöneticisi)*
*Gurubun yöneticisi olarak, gurup ilkeleri ile ilgili olarak, yöneticisi
olmanız sebebiyle özelinize gönderilen Sayın Mehmet Patan’nın
iletisini, gurubunuzla paylaşıp üyelerinizi bilgilendirmeniz şüphesiz
uygun ve doğru bir uygulamadır.*
*Ancak bir yorum yapmadığınız için sizin konuya ilişkin olarak görüş ve
ilkesel olarak tutum ve isteğinizi, şahsen bilmek ihtiyacındayım. *
*Şayet kişisel özgün derlemem olan,” Konularına göre Kur’an Mesajı” E-
kitabından, yorumsuz (herkes kendi ne anlıyorsa o), Yaşar Nuri Öztürk
Türkçe Çevirisi ile, Konusuna uygun derlenmiş Kur’an Ayet Guruplarını, Ana
kaynağından ve ana diliyle “oku”mak isteyenler için, günlük olarak, Allah
rızasını kazanmak amacıyla paylaşmaya çalıştığım ve Sayın Mehmet Patan’nın
iletisinde atıf (gönderme) yapılan yazı disisinin gurupta yayımlanmasını
uygun görmüyorsanız lütfen bunu guruba açık bildiriniz (bu yönetici olarak
sizin hem hakkınız hem görevinizdir) ki böylece hem ben yazı dizisini
sonlandırayım, hem de ithama muhatap olan diğer yazı sahiplerine bir
işaret verilmiş olsun.*
*Saygılarımla*
*abdullah...@gmail.com <abdullah...@gmail.com>*
26 Temmuz 2014 08:54 tarihinde Grup Yönetici <erzinca...@gmail.com>
yazdı:
> --
> Selam ...
> Abdullah Mustafa
--
Selam ...
Abdullah Mustafa
--
Türkiye için el ele mail grubumuz
*https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele
<https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele> *
Gruba e-posta gönderme adresi *turkiye-i...@googlegroups.com
<turkiye-i...@googlegroups.com> *
Erzincan Kemaliye Egin Grubum
http://groups.google.com.tr/group/erzincan-kemaliye-egin-grubu
Gruba e-posta gönder : erzincan-kemal...@googlegroups.com
Grub Admin M.İlaldı 0532 7269362 erzinca...@gmail.com
Tüm dost ve arkadaşlarımı twitter sayfama bekliyorum :
https://twitter.com/#!/MiLALDi
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.
http://www.facebook.com/profile.php?id=1561718148
"Grup Yönetici " <erzinca...@gmail.com> Jul 27 11:46AM +0300
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
From: Habip Hamza ERDEM <habip...@gmail.com>
Date: Sun, 27 Jul 2014 01:25:37 +0200
*AFFERİM MAHMUD*
Orta Doğu uzmanı Olivier Roy, benim bildiğim en az on yerde,
Humeyni’ye kadar tüm İran Șahlarının Türk kökenli olduğunu yazmıștır.
İranlı bir ekonomist olan Nasser Pakdaman da, Bakü’de Saddam’ın
kardeși tarafından yaptırılan bir türbe mi ne olduğunu, orada kendilerinin
de Türk olduğunu açıklayan bir yazıtın bulunduğunu söylemiști.
Doğru olmayabilir, önemli de değildir.
Ancak biz İran’ı da eski Irak’ı da kardeș bilirdik.
İsterlerse kardeșliğimizi sürdürmemek için bir neden de yoktur.
Bu iki komșudan biri bugün ABD ile sıcak savașa girmek üzere
iken, diğeri ABD ateși altında kimliğini yitirmiș bulunmaktadır.
İkisi de Türkiye’ye inanılmaz boyutlarda gereksinim duymakta,
ancak ikisi de Türkiye’ye inanılmaz boyutlarda düșmanlık yapmaktadırlar.
Irak eski Irak olmadığı için ayrıca değerlendirilmeli.
İran ise Mahmud Ahmedinecad’ın ziyareti ile gündemimizde.
Bu Mahmud bey, İran’da bulunan ‘islam cumhuriyeti’nin bașkanı.
Yani sözde ‘cumhurbașkanı’. Bizim de olmamız için çırpındıkları bir
‘cumhuriyet’ bu, ılımlı mı güdümlü mü bilinmez, ama cumhuriyet olmadığı
kesin.
Yașar Büyükanıt’ın cumhurbașkanı ile görüșmeye geliyor.
Geliyor gelmesine de Ankara’ya değil İstanbul’a geliyor.
Hani șu bașkent yapmayı tasarladığımız padișahlar kentine.
Destek mi istemeye geliyor yoksa kötek atmaya mı belli değil.
Biz acemleri hep dost bilmișizdir, ama düșmanlık Humeyni ile
bașlamıștır.
Suçludurlar. Belgeli kanıtlı olarak suçlu.
Suçlu da olsalar zorda oldukları için eluzatabilirdik.
Ancak Mahmud Ahmedinecad, satranç deyimi ile yanlıș ata oynamaktadır.
Türkiye’nin Mustafa Kemal Türkiyesi olmaktan çıktığını düșünmüș olmalı.
Zavallı Mahmud.
Eğer bu ziyaretinin bașka nedenleri yoksa, eli boș döneceksin.
Büyük Ortadoğu Projesi içinde sana yardımcı olabileceğimizi sanmam.
Yine de afferim sana, en azından ilkeli imișsin.
İlke nedir bilmeyenler bizimkiler.
5 Ağustos 2008’de yazılmıș bu yazı.
Ve șöyle bitirilmiș : « ilke nedir bilmeyenler bizimkiler ».
Bizimkiler, 2008’lerden, hatta daha öncesinden buyana ‘iktidar’da
olanlardır.
Bugūn 2014 Ağustos’una beș kala bir ‘afferim’ de Y-CHP milletvekili Mahmut
Tanal’a..
Bu Mahmut Tanal’ın da her tarafı ‘ilke’ imiș.
Yirmibeș yıllık savunmanlık mesleği yapmasına karșın hala Tūrkçe’yi
doğru-dūrūst konușamayıșı da bir ‘ilke’ olsa gerek..
‘Hukuk’ adına Fetullahçı polisler için ‘saçını sūpūrge etmesi’ de bir bașka
‘ilke’.
Ülkede bașka hukuksuzluk yokmuș gibi, hukuku çiğnediklerini Urfa’nın Hilvan
köylūlerinin bile bildiği șu ‘F-Tipi’ polislerin ‘hukuk’unu aramasına
șașmamak elde değil.
Doğrudur; bu ‘F-Tipi’ polisler için kurulan ‘mahkeme’ mahkeme, ‘yargıç’ da
yargıç olmayabilir.
Ancak o tutuklanan polisler de ‘polis’ değillerdi.
Ahlaksız, onursuz ve așağılık adamlar idiler.
Polis ūniforması altında yapmadıkları alçaklık, atmadıkları iftira,
yakmadıkları can kalmamıș idi.
Cezalarını eninde sonunda çekeceklerdi.
‘Bizim’ Mahmut Tanal onlar için yırtınsa da o polisler cezalarını
çekecekler, yırtınmasa da.
Șu ‘bizim’ Mahmut Tanal’a yine de ‘afferim’ diyesim geliyor.
Hani gūzel Tūrkçemizdeki ‘aferin’ değil ; kime denildiğini Hilvan’lı
köylūlerin bile bildiği ‘afferim’ diyorum.
‘Afferim’ Mahmut !
Hukuku savunmak bir sana bir de Y-CHP’nin gūlū mū gūleni mi belli olmayan
Sezgin Tanrıkulu’na kaldıysa, vay halimize.
Kendi payıma sizin savunduğunuz ‘hukuk’tan benim bir beklentim yok.
Varın o ‘așağılıkta sınır tanımayan’ polisler için çırpının
durun.
Afferim size !
Habip Hamza Erdem
--
Türkiye için el ele mail grubumuz
*https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele
<https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele> *
Gruba e-posta gönderme adresi *turkiye-i...@googlegroups.com
<turkiye-i...@googlegroups.com> *
Erzincan Kemaliye Egin Grubum
http://groups.google.com.tr/group/erzincan-kemaliye-egin-grubu
Gruba e-posta gönder : erzincan-kemal...@googlegroups.com
Grub Admin M.İlaldı 0532 7269362 erzinca...@gmail.com
Tüm dost ve arkadaşlarımı twitter sayfama bekliyorum :
https://twitter.com/#!/MiLALDi
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.
http://www.facebook.com/profile.php?id=1561718148
"Grup Yönetici " <erzinca...@gmail.com> Jul 27 11:40AM +0300
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: yasemin <yasem...@hotmail.com>
Tarih: 27 Temmuz 2014 08:51
Konu: KİBİR-VEFA ve KUR’AN!
Kime: "erzinca...@gmail.com" <erzinca...@gmail.com>
*KİBİR-VEFA ve KUR’AN!*
Allah’ı/Yaratıcı kudreti devre dışı bırakıp, herşeyi kendilerine mâl
eden, elde ettikleri bilgileri kendilerinden zannedenler, büyüklük
kuruntusu içine girip kibirle, gururla vazgeçilmez olduklarını
düşünebilirler. Alt yapısı bilgi ile donanmamış kibirli insan, bir de
çevresinin aşırı övgülerine muhatap kılınıyorsa, aşırı derecede azıp
zalimlik noktasına varabilir. Hiçbir şeyin kendisini durduramayacağı, her
türlü ayrıcalığın üstünde olduğu vehmine kapılanların, tarihteki örnekleri
ve sonları ürperti, ibret vericidir. İnsanı, bilginin kaynağını
reddetmesinin, azdırabileceği uyarısını da yapmıştır Kur’an. Alak
suresi,6,7,8.ayetlerde Yüce Yaratıcı şöyle seslenir: “İnsan, öğrendiklerini
Rabbinden soyutlarsa, aşırı derecede azabilir; çünkü insan, bildikleriyle
kendisini her türlü ayrıcalığın üstünde görür. Oysa ki en sonunda insan,
tekrar Rabbine dönecektir.”
Esas Yaratıcı Kaynağa minnetsizlik, vefa duygusu yokluğu, insanı mutsuz,
umutsuz yapar, boşluğa, kibre, gurura iter. Sevginin, şefkatin kaynağı
olan Yaratıcı Kudret/Allah, yarattığı kulları için her daim iyi, güzel ve
doğru olanı dilemektedir ama seçimler konusunda özgür bırakmaktadır.
O’nunla birlikte doğruluk yolunda yürümek, yaşam denilen bu hayat
macerasını güzel sonlandırmak ve boşuna yaşanmamış bir ömür geçirmek için
en önemli ilkelerden biri de paylaşmaktır. Size verilen herşeyin
ihtiyacınızdan fazla olanını ihtiyaç sahipleri ile paylaşmak. İşte esas
mutluluklardan biri de bu! İsteyerek, gönüllü vermek; maldan, paradan,
bilgiden, candan vermek ama sadece esas kaynak olan Yaratıcı için vermek!
Hiçbir karşılık beklememek! Çok zorlar ama işte gerçek mutluluk budur der
KUR’AN!!!
Yasemin Çin
--
Türkiye için el ele mail grubumuz
*https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele
<https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele> *
Gruba e-posta gönderme adresi *turkiye-i...@googlegroups.com
<turkiye-i...@googlegroups.com> *
Erzincan Kemaliye Egin Grubum
http://groups.google.com.tr/group/erzincan-kemaliye-egin-grubu
Gruba e-posta gönder : erzincan-kemal...@googlegroups.com
Grub Admin M.İlaldı 0532 7269362 erzinca...@gmail.com
Tüm dost ve arkadaşlarımı twitter sayfama bekliyorum :
https://twitter.com/#!/MiLALDi
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.
http://www.facebook.com/profile.php?id=1561718148
hamza selcuk <hamza...@gmail.com> Jul 27 11:32AM +0300
Rahmeti sonsuz, merhameti sınırsız Allah'ın adıyla
Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz
yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine
karışırlar. Fakat bütün bu canlılık sonunda rüzgârın savurduğu kuru bir çer
çöpe döner. Allah, her şey üzerinde kudret sahibidir.
Kehf suresi 45
"Haluk Gümüştabak" <halu...@gmail.com> Jul 27 10:55AM +0300
Bizler İslam toplumları olarak, acaba Kur’an ın önerdiği yoldan gidiyor ve
sosyal hayatımızı doğru yönde etkileyecek, yöneticilerimizi seçebiliyor
muyuz? Bu soruyu lütfen kendimize soralım. Çünkü yakın zamanda, nasip
olursa, ülkemizin yönetiminde söz sahibi olacak, Cumhurbaşkanımızı
seçeceğiz.
Allah Kur’an da bizleri dikkatle uyararak, birçok kez ORTA YOLU İZLEYEN,
BİR TOPLUM OLMAMIZI İSTER. Peki, bu orta yol nedir? Kur’an ın dışına
sapmadan, hurafeden batıldan uzak, aklı ve Kur’an ı harmanlamış bir birey
olmamızı ister, bu sözleriyle Kur’an bizlerden.
Peki, bizler Allah ın bu uyarısını dikkate alıyor muyuz, işte burası çok
önemli. Eğer dikkate alıyor olsaydık, dinde sakın bölünmeyin diye uyaran
Rabbimizi dinler, Kur’an ın sınırlarını aşmayın uyarısını dikkate alır,
orta yolu izleyen bir toplum olurduk. Ne yazık ki Kur’an ın bu gerçeğini
göremedik. Daha doğrusu, görmemizi istemeyenlerin oyununa geldik.
Böyle olunca da, ne huzuru bulabildik, nede adaletli bir yaşamın ortamını
hazırladık. Kur’an devleti yönetecek kişileri, bizzat halkın seçmesini
ister ve bakın kıstas ne olmalı der.
Nisa 58: Allah size, mutlaka EMANETLERİ EHİL OLANLARA VERMENİZİ ve insanlar
arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne
kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah, her şeyi işitendir; her şeyi
görendir
Bu ayette bahsedilen emanet yönetme yetkisidir ki, Rabbimiz bizleri
yönetecek kimselerin, dikkat ediniz EHİL KİŞİLERE VERİLMESİNİ İSTİYOR.
Devamında da seçilen bu kişilerin tarafsız ve adil olmalarının önemine
dikkat çekiyor. Lütfen bizlerde seçeceğimiz kişilerin bu özelliğine dikkat
edelim ve kavgadan, nefretten, bölünmüşlükten uzak yöneticilerimizi seçelim.
Allah bizlerin adaletli ve hakkı savunan insanlar olmamızı ister ve bakın
bu konuda bizleri nasıl uyarır.
Maide 8: Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik
eden kimseler olunuz. BİR TOPLULUĞA DUYDUĞUNUZ KİN, SİZİ ÂDİL DAVRANMAMAYA
İTMESİN. ADALETLİ OLUNUZ; bu takvânın ta kendisidir. Allah'a isyandan
sakınınız. Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
Bu ayeti okuduğunuzda, neler geldi aklınıza? Birbirimize yaptığımız
düşmanlıklar, bölünmüş ve kamplara ayrılmış guruplar, haktan adaletten uzak
birbirimizin aleyhine söylediğimiz sözler, sanırım günümüzün konusu olsa
gerek. Yapılan bu adaletsizliklerin, üzücü olayların gölgesinde, ülkemiz
önemli bir seçime gidiyor. Kararı Türk halkı verecek. Çünkü Yaradan, NEYE
LAYIKSANIZ ONU VERİRİM DER. Yani bizler, neye layıksak onu bulacağız,
bundan kaçış yok.
Allah yöneticilerimizi seçerken, dikkat ederseniz çok önemli bir kıstasa
dikkat çekiyor. İŞİN EHLİ OLMAK. Sizlere sorsam ve desem ki, bugün bizler
Allah ın bu önemli şartını dikkate alarak mı yöneticilerimizi seçiyoruz,
yoksa Allah ın hiç söz etmediği, ama önemle uyardığı bir konuyu, kendi
nefsimizde saptırıp, kendi kriterlerimizi mi yaratıyoruz?
Dikkat ederseniz toplum algısında, çok konuşulan bir kıstas var. DİNDAR
OLMAK. Dindar yönetici seçmeliyiz tabiri acaba doğrumu. Dindarlık yani
TAKVA, Allah dan sakınıp, onun en doğru yolu üzerinde olmak, hepimizin
amacıdır. Bunda hiç şüphe yok. Peki, bunu tespit eden birisi var mı? Ya da
şu insan çok dindar, deme yetkisine sahip miyiz?
Sizce kim, diğerimizden daha dindar olduğunu ölçüp, bu daha dindar
diyebilir? Eğer Kur’an ı rehber almış, onun orta yolunu izlemiş olsaydık,
hiç birimiz bir diğerimize bu kişi çok dindar yakıştırması yapmaya
korkardık. ÇÜNKÜ BUNU SÖYLEMEK, BU DEĞERİ VERMEK, YALNIZ ALLAH IN
TEKELİNDEDİR DE ONDAN. Gelin bu sözlerin kanıtını Kur’an dan alalım. Bakın
bu sözleri söyleyen kişilere Allah ne diyor.
İsra 84: De ki: “Herkes kendi yapısına uygun işler görür. RABBİNİZ, EN
DOĞRU YOLDA OLANI DAHA İYİ BİLİR.”
Allah açıkça hangimizin, en doğru yolda odlunu yalnız ben bilirim diyor,
ama bizler inatla yalnız Allah ın bilebileceği bir konuya bile müdahale
ederek, bu ya da şu kişi ÇOK DİNDAR, takva sahibi ve Allah ın doğru yolunda
bir insan diye, hüküm verebiliyoruz. Onun içinde hep yanılıyoruz.
Şöyle bir düşünün lütfen. Çok dindar yaftasını yakıştırdığımız birçok
insanın, seçtiğimiz kişilerin, nasıl yanlışlarına şahit olduk. İşte böyle
insanlar yalnız kendilerine değil, ön plana çıkardığı güzelim İslam a da,
büyük zararlar vermiyor mu sizce?
Bizler kendimizi daha dindar gösterip, karşımızdaki kişileri hep
küçümsemişizdir. Ama Allah Necm suresinin sonunda bakın bu konuda bizleri
nasıl uyarır.
(Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. ÇÜNKÜ O, ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN
SAKINANLARI EN İYİ BİLENDİR. )
Yine Allah Hucurat 11. ayette dikkatimizi aynı konuya çekerek;
(Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar
kendilerinden daha iyidirler.)
Değerli din kardeşlerim. Ülkemizin yönetiminde çok önemli bir yeri olan,
Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak. Bu seçimde her kime oy verecek isek, bu
bizlerin özgür iradesi ile olmalıdır.
Bu seçimde, bizleri yöneteceklerde arayacağımız kıstas, hakkı ve adaleti
gözeten, toplumu ayrıştırmayıp birleştiren, yumuşak tabiatlı, hoşgörülü,
tarafsız olan, toplumun inançlarını, itikatlarını kullanmayan, her inanca
eşit yaklaşabilecek, her şeyden önemlisi EHİL bir Cumhurbaşkanı, bir lider
seçmeliyiz. Bunu başarabildiğimiz ölçüde, bu toplumda huzurda, adalette
gereken yerini alacaktır.
Dilerim Yüce Rabbimizden, bu seçim ülkemize adalet, eşitlik ve huzurun
geldiği bir seçim olur.
Rabbimiz, bizlerin gönül gözünü aç ki, gerçekleri görebilelim ve ehil,
adaletli bir yönetici seçebilelim. Senin yardımına muhtacız, ne olur yardım
et bizlere.
Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
"M.Kemal Adal" <adalk...@gmail.com> Jul 27 02:24AM +0300
* [image: Satır içi resim 1]*
Güneş ülkesinin karanlık insanları
*26.07.2014 19:04*
*Büyüdüğünü zannederken un-ufak olan bir ülkenin hikâyesidir bu.*
*Küçülmenin, çağdan korkunun, teslim olmanın, diz çökmenin acıklı macerası.*
*Kurtarıcılarının ışığına ihanet eden, Güneş Ülkesinin karanlıkta kalmış
insanları…*
*Bir asır önce, kapanık dünyalarını birdenbire aydınlatan çağın ışığından
korktular.*
*Ve kendi gettolarında, kendilerince, kapalı devre bir hayat kurdular**.*
*İşporta sarayının içinde büyüklenen bir virane babalanmaya dışarısı
olmayan bir hayatın gerçekliği olarak tapınıyorlar şimdilerde...*
*Sonsuz maviliğin ufuklarını aşan güzelliğini göremeyenlerin görüş
menzillerinin ulaştığı zirve burasıdır.*
*Artık hiçbir şeye şaşırmadan, yetinmenin kısa tarihini izliyoruz.*
*Kül olmanın, savrulmanın dayanılmaz hafifliği..*
*Oysa bütün bir İslam alemine de pusula olabilecek, dev bir kurtarıcı
gelmişti küçük asyaya.*
*Siyasetiyle, müziğiyle, sanatıyla, eğitimiyle, üretimiyle, hayatıyla,
uygar dünyaya kendi rengini verebilecek, ışıl ışıl genç cumhuriyetin
tohumları atılmıştı güneşli tarlalara…*
*Ama asırlardır kendi coğrafyalarının ölü toprağında yaşayanlar, o arabik
iklimin yarattığı kulluk batağının parçası olmaktan kurtulamadılar bir
türlü…*
*Bataklığı kurutacak, yeşertecek, yılanlardan, çiyanlardan arındıracak
aydınlıktan hep rahatsız oldular.*
*Artık ülkemizi de pençesine alan yaşam bulantısı, tüm İslam âleminin ve
orta doğunun ortak sorunudur.*
*Kendi dünyalarına yabancı olan bütün medeniyet çağrılarına gözleri ve
kulakları daima kapalı…*
*Hayatın devrimlerine ve devrimcilerine homurdanmaya devam ettiler, hiç
susmadan.*
*Doksan sene önce başlayan,** “Bizi niye kurtardınız, biz burada,
bataklığımızda mutluyduk” mealindeki yobazlık ve çağdan korku sızlanması,
bugün şuurunu yitirmiş bir karşı devrim patlamasıdır**.*
*Devletin tepesine çöreklenmiş öfkeli homurtu, bir asır önceki taassup
fısıltısının, bugün büyük halk desteğiyle taçlandırılıp gök gürültüsüne
dönüştürülmüş zafer şenliğidir.*
*Dünyadan kopuk kendi mahallelerinin yine kendilerince kabul görmesi…*
*Erişemedikleri devleti kendilerine benzeyen bir kral eliyle ele geçirip
kendilerine benzetmeyi marifet sayanların, bitmeyen bir histeri krizi
içinde sürdürdükleri yaşamasızlık sergisi…*
*Ve yok ettiği değerlerle birlikte kendini de tüketen bir öteki dünya
ülkesi.*
*İnsanı yitik duble yollarıyla, hızlı trenleriyle, köprüleriyle,
avm’leriyle, gökdelenleriyle öğünen…*
*İnsanları, ağaçları, doğayı acımasızca katlederken, diktiği cılız soğan
cücükleriyle, en büyük çevreci olduklarını iddia edenlerin harikalar
diyarı(!)*
*On yıllardır, asla büyümeyecek, tohum, filiz vermeyecek, açmayacak plastik
çiçekleri suluyor birileri.*
*Ruhları ve değerleri olmayan o plastik çiçekler, tutarlılık, ardışık zekâ
ve vicdandan da yoksun oldukları için;*
*Bir yandan ortadoğu teröristlerine silah satıp, diğer yandan** “müslüman
müslümana kıyar mı?” nutukları atabiliyor…*
*Bir yandan, İsrail’e jet yakıtı satıp, Kürecik üssü ile istihbarat
uçururken, diğer yandan yalandan İsrail düşmanlığı yapabiliyorlar.*
*Öyle bir garabet oluştu ki, düşünün;*
*Devletin, iktidarın ve sağır sultanın bildiği gibi, onyıllardır yargıya ve
emniyete sızmış cemaat, orduyu ve ulusalcı refleksi paramparça ediyor…** 17
Aralık’ta F tipi silahlar hükümete yönelince, ilk defa duymuş gibi çok
şaşıran iktidar(!) bu kez yargı ve emniyetten cemaati temizleme
operasyonlarına başlıyor.*
*Şimdi sormak gerek;** Cemaat devletin kılcal damarlarında sizin haberiniz
olmadan mı at koşturdu? Eğer öyle ise siz nasıl bir aciz iktidarsınız? Ama
öyle değil! Tilkiler kaynayan beyninizle, saflığa yatıp sıyıramazsınız.*
* Bu ülkeye on küsur yıldır yaşatılan bütün kötülükleri ve hukuksuzlukları
siz cemaatle elele yapmadınız mı? *
*Şimdi nasıl oluyor da, yaşanan felaketlerde hiçbir sorumluluğunuz yokmuş
gibi, yargının arkasından dolanıyor, güle oynaya kendi vesayetinizi ve
statükonuzu kuruyorsunuz?*
*Ve nasıl oluyor da insanlar, yaşanan büyük oyunun kuklalarını böylesine
kutsallaştırabiliyor?*
*Yanıtı esen rüzgârda, yağan yağmurda değil… Çok net ve açıkça görülüyor;*
*Vicdan yoksa sorun ve sorumluluk sıfırdır çünkü.*
*Sevginin olmadığı yerde gerçeğin anlamı yoktur.*
*Artık her şey olabilir! Ve her şey anlamsız bir kâbus gibi, bir mantık
dizini içermeden yaşanacaktır.*
*İncelikler ve aşk çoktan terk edildi…*
*Ama daha da önemlisi;*
*Son hayat belirtisi olarak uzun süredir can çekişen,*
* ‘farkındalık’ bitti.*
*‘Hiç kimse hiçbir şeyin farkında değil’ artık**.*
*Olanın ve olmayanın ayırdına varacak farkındalıklar ölünce, insanlar için
kendi düşünce zindanlarının dışında neler yaşandığının hiçbir önemi kalmadı*
*.*
*Nereden geldim? Nerdeyim? Nereye gidiyorum? Bu dünyadaki amacım ne?
Sonsuzluk içindeki soluğum ne anlama geliyor? Bu soruların bu gezegende
önemi yok artık…*
*İnsandan insana aşılmaz duvarların ardında; Değil başkasını, kendini bile
düşünmeden kendi içinde yaşayanların hissizliklerini yarıştırıp
birbirlerini alkışladıkları narkozlanmış ilişkiler koğuşu!*
*Utanç duygusunu algılayacak farkındalık öldü. Herkes bir bir
omurgalarından soyunuyor… *
*Mürekkep balığında kemiğe rastlayabilirsiniz belki! Ama bu dünyada sevgi,
barış, utanç artık zor.*
*Ormanın dışındaki mavi gökyüzünü yok sayıp, bitkisel hayatı kabulleniş ilk
ne zaman başladı?*
*Şimdi demokrasi şehitliğinde(!) yatan birinin;** “İstersem odunu bile
vekil seçtiririm” cümlesiyle mi ?*
*Yoksa ötekinin:** “Koy şurdan bi kaset, neşemizi bulalım” özdeyişi
miydi(!) son darbenin ilk işaret fişeği.*
*Yalanı ve yalancılığı böylesine canhıraş bir şekilde sahiplenmeyi ne zaman
öğrendi insanlar ?*
*Müziğidir toplumun aynası, değil mi ? Bakın bir; Burun kıvırdığımız sanat
güneşleri, süperstarlar, serçeler, divalar, babalar, meğerse iyi
günlerimizmiş.*
*Hatırlayın, tribünlere oynamak ve riya ilk kez kimin paçalarından döküldü
sahnelere?*
*“Size alo diyorum”** dinleyin, “gözünüz yolda kulağınız bende olsun.”*
*Tarihte bir gün, birileri işin kolayını buldu ve diğer görmemişlerin sonu
gelmeyen geçit töreni başladı.*
*Sanatın doğasının muhalif olmak, karşı durmak, haksızlıklara teslim
olmamak, zalimin, güçlünün soytarısı olmamak olduğu unutuldu çoktan.*
*Gemilerini yürütmekten başka hiçbir amaçları olmayan düzen pervaneleri bu
baştankara gidişin gönüllü yolcuları olarak tam kadro güvertede şimdi.*
*Gezi Direnişine destek veren sanatçılara hakaretler yağdıran,** ‘sanatçı
müsveddeleri’ hatta ‘ulan’ diyebilenler, sanatı ve özgürlüğü ancak
kendilerine destek veren şarkıcılar eleştirilince hatırlıyorlar**.*
*Fareli köyün ahalisi, kendi doğruları olan tarihi yanlışların peşinde
geriye doğru ilerliyor.*
*Yok edilen kıyılar, ormanlar, kurutulan göller, doğal göletler, göz
dikilen zeytinlikler…*
*Vatan ve toprak duygusunu tüketmişlerin acımasızca yok ettiği güzellikler…*
*İçten dıştan çekiştirilen zincirleri özgürlük ve demokrasi diye
yutturanların ardına takılmış insanlar…*
*En çok izlenen film hangisi?*
*Hangisi daha yazlık şarkıcıların? En çok dinlenen hangisi? O mu, öteki mi?*
*Uzaylı türkücü mü filozofumuz? Yoksa nefesine helyum karışmış gibi konuşan
diğeri mi?*
*Atatürk ve İnönü’ye ayyaş diyenlerin samsun’dan yola çıkıp alkışlandığı
bir akıl tutulmasında, Said-i Nursi’de baştacıdır mutlaka.*
*Terörist başının barış elçisi olduğu tepetaklak günlerde, yurtseverler
çapulcu olacak tabii ki.*
*Ve işin tuhafı, yıllarla oluşan bu anlamsızlığın sahte güç anaforu,
aydınlık tarafın zayıf halkalarını da etkileyip içine çekebiliyor.*
*Hâlbuki kendilerinden başka hiçbir şeyi tümden kaldırıp atmaya yetmeyecek
güçleri.*
*Sonunu bildiği boş maceralarının gidişatından en çok firavunlar korkar…*
*Gürültüleri ondandır.*
*Kaç kişi kaldıysa kurtarılmış bölgede;*
*Bırakın, karanlık dünyalılar hevesini alsın…*
*Ne olacaksa olsun da kurtulalım.*
*Kendi kibir dağından daha yükseğe çıkamayacağı bir iniş yokuşunun başında,
sonun başlangıcına varsın yabanıl macerası.*
*Kral mı olacak, sultan mı olacak?*
*Ne olacaksa olsun.*
*Kendi gibilere kendini alkışlatsın.*
*Gerçek duyguların, gerçek hayatların tanımadığı, asla kabullenmeyeceği,
kumda oynayan sahte bir ikbali sürdürsün boşluklar…*
*Doğal yasadır; Hep böyle gitmez.*
*Altın tepsi içinde sunulanlar ellerinden saçılıverir bir anda.*
*Bugün ya da yarın…*
*Ama bir gün.*
*Mutlaka.*
*Işık ve sevgiyle…*
*İlhan İrem*
*Odatv.com*
*http://www.odatv.com/n.php?n=gunes-ulkesinin-karanlik-insanlari-2607141200
<http://www.odatv.com/n.php?n=gunes-ulkesinin-karanlik-insanlari-2607141200>
CÜBBELİ SARIKLI SİRK SOYTARISI
Miraç Kandili’nden üç gün önce, 23 Temmuz 2014 Çarşamba akşamı Habertürk TV canlı yayında Ahmet Mahmut Ünlü, Fatih Altaylı’nın Teke Tek programına konuktu.
Tarihçi Murat Bardakçı da uzman danışman olarak yerini almıştı.
Programda konuşulanlara girmeden önce Ahmet Mahmut Ünlü’yü biraz yakından tanıyalım.
1965 Fatih/İstanbul doğumlu olan Ahmet Mahmut Ünlü, Fatih’in Çarşamba semtinde bulunan İsmail Ağa Cemaatinin önde gelenlerindendir. Halk arasında “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak tanınmaktadır.
Cübbeli Ahmet Hoca, medrese usulü din eğitimi gördü. Resmi öğrenim durumu ilköğretim düzeyinde olup ortaokulu dışarıdan bitirmiştir.
İstanbul Beykoz’da 20 dönüm Hazine arazisine kaçak inşaat yaptığı anlaşılınca inşaata el konulup Hazine’ye devredilmiştir.
Cübbeli Ahmet Hoca 1999 yılında, “halkı din, mezhep ve inanç farklılığı gözeterek birbirine karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek şekilde düşmanlığa alenen tahrik etmek” suçundan yargılandı, suçlu bulundu ve 13 ay hapis yattı.
Cübbeli Ahmet Hoca 2009 yılında, “barbi bebekler erkekleri cinsel yönden tahrik ediyor” diye fetva verince medyada haber oldu. Bu olaydan sonra Fatih Altaylı’nın Teke Tek programlarına sık sık konuk olarak yüksek izlenme oranları (reyting) sağladı.
İşte böyle bir geçmişi olan Cübbeli Ahmet Hoca, 23 Temmuz 2014 Çarşamba akşamı Habertürk TV’de Teke Tek programında Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı ile bir kez daha beraber oldu ve Miraç konusunu anlattı.
Bakın nasıl anlattı.
Miraç gecesi Hz. Muhammed, Mescid-i Aksa’dan Allah’la konuşmak üzere yedi kat göğe çıkarken altıncı katta Yahudilerin peygamberi Musa ile karşılaşır.
Cübbeli Ahmet Hoca’ya göre Musa, Allah’a karşı biraz kırgındır. Allah’a “Sen bu genci benden sonra gönderdin ama onu şimdi makamına davet ettin!” demektedir.
Burada söze giren Fatih Altaylı, argo ağzıyla “Yani Musa, Allah’a bozuk attı!” der.
Cübelli Ahmet Hoca, hayır öyle değil, Musa biraz nazlıydı, diye düzeltir.
Hz. Muhammed, yedinci kata çıkar, Allah’la konuşur, Cübelli Ahmet Hoca’ya göre, dönüşünde altıncı katta Musa ile arasında şöyle konuşma geçer:
Musa- “Rabbin sana ne farz etti?”
Muhammed- “Müslümanlara 50 vakit namaz farz etti.”
Musa- “Aldın mı?”
Muhammed- “Aldım, kabul ettim.”
Musa- “Sen ne yaptın! Günde 50 vakit namazı senin ümmetin nasıl kılar? Sen git, Rabbinle bir daha görüş!”
Musa’nın bu önerisi üzerine Muhammed yeniden Allah’ın huzuruna çıkar, namazın 50 vakitten aşağı indirilmesini ister.”
Yine Cübbeli Ahmet Hoca’nın anlatımıyla, 50 vakit namaz önce 40’a indirilir, Musa bunun da çok olduğunu söyler, Muhammed’i tekrar Allah’a gönderir. Bu gidip gelmeler birkaç kez tekrar eder, en sonunda Allah günde 5 vakit namaz kılınmasını buyurur. Musa, bunu da çok bulur, ancak Muhammed bir daha Allah’ın huzuruna çıkıp yeni bir indirim istemekten çekinir.
Böylece Müslümanlara günde 5 vakit namaz kılmak farz olur…
Sanırım söylememe hiç gerek yok!
Kuran’da, Miraç gecesi ile ilgili, bu uydurma hikâyeyi çağrıştıracak tek bir sözcük yoktur!
Kuran’da İsra Suresi 1. Ayet’te Miraç gecesi şöyle anlatılır:[1]
“Kulunu, bir gece, ayetlerimizden gösterelim diye, Mescid-i Haram’dan bir kenarını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya yürüten Zat, her türlü noksan sıfatlardan arınıktır. Şüphesiz O, en iyi işitenin, en iyi görenin ta kendisidir”
Bu ayette sözü edilen gece, Kadir gecesidir.
Cübelli Ahmet Hoca, tam bir sirk soytarısı gibi, baştan sona uydurma bir hikâye anlatmış, Fatih Altaylı ile tarihçi Murat Bardakçı da bu soytarılığı sessiz sakin izlemişlerdir.
Cübbeli Sarıklı Sirk Soytarısı Ahmet Hoca, anlattığı bu uydurma hikâye ile hem Allah’ı küçültmüş hem de Hz. Muhammed’i aşağılamıştır!
Cübbeli Sirk Soytarısı Ahmet Hoca’ya göre, Allah kullarının günde kaç vakit namaz kılacak güçte olduğunu bilmeyen biridir! Önce 50 vakit diyor, sonra 5 vakide kadar iniyor!
Cübbeli Sirk Soytarısı Ahmet Hoca’ya göre, Hz. Muhammed kendi iradesi olmayan, Musa’nın yönlendirmesi ile hareket eden, Allah’ın yanına birkaç kez çıkıp inmek zorunda kalan bir zavallı!
Ve yine Sirk Soytarısı Ahmet Hoca’ya göre, Musa hem Allah’tan hem de Hz. Muhammed’den çok daha akıllı, çok daha deneyimli bilge bir kişi!
Kuran’ı kendi dilinde okuyup öğrenememiş Müslüman Türk halkı; Allah’a ve Peygamber’e hakaret eden Cübbeli Sarıklı Sirk Soytarısı Ahmet Hoca’ya tepki gösteremiyor…
Yılmaz Dikbaş
26 Temmuz 2014
0532 233 31 52
----- Original Message -----
To: Özet alıcılarıSent: Sunday, August 03, 2014 4:36 PMSubject: [TÜRKİYE:35479] Turkiye-i...@googlegroups.com adlı grubun özeti - 24 konu konuda 25 güncelleme iletiGrup: http://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele/topics
- DESTEĞİNİZE İHTİYAÇ VAR... [1 Güncelleme]
- Gezi Notları - 9 : ALEVİLİK VE ATATÜRK [1 Güncelleme]
- KISA KISA DUYURULAR-YAZILAR... [1 Güncelleme]
- Türk veya Türkmen Demek [1 Güncelleme]
- 10 AĞUSTOS'DAKİ SANDIK DEĞİL SANDUKA- A.N. ÖLÇEN [1 Güncelleme]
- KADIN DEDiĞiN, İFFETLi OLACAK ! [1 Güncelleme]
- Amerikan eyaletlerinden 12 milyon nüfuslu Pensilvanya, Başbakan Erdoğan’a savaş ilan etti. [1 Güncelleme]
- Bülent ESİNOĞLU : Amerika saldırıyor, Rusya şimdilik savunmada! [1 Güncelleme]
- M.Sait ÇAKAR'dan Bayramınızı Kutlamıyorum [1 Güncelleme]
- Korkunç! HIZLA YAYILIYOR... [1 Güncelleme]
- Karikaturler - 2014/08/03 04 [2 Güncelleme]
- ibretle okuyun ve paylaşın lütfen [1 Güncelleme]
- Grup Tanıtımı [1 Güncelleme]
- Prof.Dr.Yalçın Küçük : Devrimci durumun başındayız: Oligarşinin son çaresi Erdoğan [1 Güncelleme]
- YARIN...PROF. TOLGA YARMAN, SU SORUNUNU ANLATACAK... [1 Güncelleme]
- 9 Eylül'deki bugünkü yazım [1 Güncelleme]
- EKMELETTİN BEY BAŞLANGIÇ DEĞİL, SONUÇ...! [1 Güncelleme]
- TÜRK VE MÜSLÜMAN KİMLİĞİ [1 Güncelleme]
- [TÜRKİYE:35451] Turkiye-i...@googlegroups.com adlı grubun özeti - 6 konu konuda 6 güncelleme ileti [1 Güncelleme]
- EKMELETTİN BEY... [1 Güncelleme]
- 10 AGUSTOSDA BENIM KIRMIZI CIZGIM: VE SANDIK [1 Güncelleme]
- DEMİRTAŞ'A OY VERMEYİ DÜŞÜNENLERE UYARI [1 Güncelleme]
- VESAYET! [1 Güncelleme]
- TARİH VE KISSALAR - 116 B. PEYGAMBER KISSALARI - 96 11. HZ. MUSA, HARUN VE İSRAİLOĞULLARI- 31 [1 Güncelleme]
Lale Gurman <lale....@gmail.com> Aug 02 06:56PM +0300
Değerli dostlar,
Her ülkenin Ulusal Marşı, o ülke için çok değerlidir. Hele bizim Ulusal
Marşımız, yedi düvelden kurtuluşumuzu simgeler. Özel bir sevgiyi, saygıyı,
ilgiyi hak eder.
Önceleri (1998'ler) böyleydi:
http://www.izlesene.com/video/istiklal-marsini-ayakta-okutan-avrupali/243962
Sonra geldi 2.000'ler:
http://www.medya365.com/guncel/basbakan-erdogan-promterden-istiklal-marsi-yanlis-okudu-sosyal-medya-sallandi-h227557.html
Ve şimdi, 2014'ler:
http://www.gazetebalikesir.com/guncel/ekmeleddin-ihsanoglunun-istiklal-marsi-gafi-ortaligi-yikip-gecti-h30924.html
Acaba gereğinden çok fazla, aşırı hoş görülüyüz de ondan mı oluyor bu
saygısızlıklar, hatta, patavatsızlıklar?
Çok değerli bir dostum, Doçent Ozan Yarman, haklı olarak tepki göstermiş bu
duruma. "Nereye kadar" diyor, "nerede bitecek bu saygısızlıklar, boş
vermişlikler, adam sendecilikler?". Saygı istiyor. Haksız değil.
Sizler de saygı istiyorsanız, sesinizi yükseltin. Yapmanız gereken, alttaki
kampanyaya katılmak.
Dostlukla,
Lâle Gürman
---------- Forwarded message ----------
From: Change.org <ma...@change.org>
Date: 2014-08-02 17:45 GMT+03:00
Subject: Doç. Dr. Ozan Yarman sana bir mesaj yolladı
To: lale....@gmail.com
[image: Change.org]
Sevgili Lale,
"Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu: Cumhurbaşkanlığı Adaylığı'ndan çekilin!"
başlıklı kampanyama imza verdiğin için teşekkürler.
Bu kampanyanın başarıya ulaşması için arkadaşlarından da imza vermelerini
ister misin? Arkadaşlarınla Facebook'ta paylaşması çok kolay -- kampanyayı
Facebook'ta paylaşmak için buraya tıklaman yeterli.
<http://www.change.org/tr/kampanyalar/prof-dr-ekmeleddin-ihsano%C4%9Flu-cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-adayl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-ndan-%C3%A7ekilin/share/from_email?email_id=LVYSUVPJXSFGCUJDBQCI&share_action=share&utm_medium=email&utm_source=signature_receipt&utm_campaign=new_signature>
Aşağıda arkadaşlarına iletebileceğin bir örnek email bulunuyor.
Tekrar teşekkürler -- değişimi birlikte gerçekleştiriyoruz,
Doç. Dr. Ozan Yarman
---------
Arkadaşlarına iletebileceğin bir not:
Merhaba!
Az önce, Change.org'da bu kampanyayı imzaladım "Prof. Dr. Ekmeleddin
İhsanoğlu: Cumhurbaşkanlığı Adaylığı'ndan çekilin!".
Bu bizim için çok önemli. Sen de imzalar mısın? İşte, linki de burada:
http://www.change.org/tr/kampanyalar/prof-dr-ekmeleddin-ihsanoğlu-cumhurbaşkanlığı-adaylığı-ndan-çekilin?recruiter=35432807&utm_campaign=signature_receipt&utm_medium=email&utm_source=share_petition
Sağol!
Lale
Bu email Change.org tarafından lale....@gmail.com adresine gönderildi.
Bu kampanyayı sen imzalamadın mı? Buraya tıkla
<http://www.change.org/petitions/prof-dr-ekmeleddin-ihsano%C4%9Flu-cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-adayl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-ndan-%C3%A7ekilin/revoke?email=lale.gurman%40gmail.com&token=30ffe9607cb388b7e4e486afef685d1a4dcb9b98&utm_medium=email&utm_source=signature_receipt&utm_campaign=new_signature>.
Bildirim tercihlerini değiştirebilir
<http://www.change.org/tr/hesap-ayarlar%C4%B1/edit_email_preferences?utm_medium=email&utm_source=signature_receipt&utm_campaign=new_signature>
veya Change.org email gönderimlerinden ayrılabilirsin
<http://www.change.org/tr/unsubscribe?token=J9sM%2BdEwGixj3WO1XvPdftw9OQEG5ghqy49wJeLBLDQ%3D&utm_medium=email&utm_source=signature_receipt&utm_campaign=new_signature>.
*Change.org* · 548 Market St #29993 · San Francisco, CA 94104-5401 · ABD
Bize Ulaş <http://help.change.org/anonymous_requests/new> · Gizlilik
Politikası
<http://www.change.org/tr/hakk%C4%B1m%C4%B1zda/gizlilik?utm_medium=email&utm_source=signature_receipt&utm_campaign=new_signature>
· Kampanyanı Başlat
<http://www.change.org/tr/kampanyan%C4%B1-ba%C5%9Flat?source=footer&utm_medium=email&utm_source=signature_receipt&utm_campaign=new_signature>
--
*YARIN SANA GÖZ AÇTIRMAYACAK OLANLAR, DÜN GÖZ YUMDUKLARINDIR!*
*VATAN AŞKI MAYA GİBİDİR; SÜTÜ BOZUK OLANLARDA TUTMAZ!*
*FARKINDA OLMAK DÜŞMANI BERTARAF ETMENİN İLK KOŞULUDUR!*
Sili Ozerdim <silio...@gmail.com> Aug 03 04:29PM +0300
---------- Forwarded message ----------
From: Türker Ertürk
Date: 2014-08-03 12:12 GMT+03:00
Subject: Gezi Notları - 9 : ALEVİLİK VE ATATÜRK
To:
ir
"KERİM ÖZBEKLER" <kerimoz...@gmail.com> Aug 02 09:43PM +0300
3 AĞUSTOS 2014 PAZAR GÜNÜ, SAAT.14.00'DE. AŞAĞIDA Kİ ADRES DE, RAMAZAN
BAYRAMI KUTLAMASI YAPILACAKTIR.
Umida Yusupova Ozdemir
TürKev Boston
Cadde/Sokak: Boston Street Avlu icinde
Şehir/Kasaba:South Boston, MA� 02127-USA (ABD)
TEL.617 269 7300 veya 617 833 1218
E POSTA...@turkkulturevi.org
WEB SİTELERİ;
http://www.turkkulturevi.org/
http://groups.yahoo.com/group/TurkKulturEvi/
https://www.facebook.com/groups/88407986918/
İLGİLENENLERE, ÖNEMLE DUYURULUR.
*****************************************************************************************
MERHABA GÖNÜL DOSTLARIM,
31 TEMMUZ 2014 GECESİ EVİME GİREN HIRSIZ;CEP TELEFONUMU VE ÇOK AZ DA OLSA,
HARÇLIĞIM OLAN PARAMI ALIP GİTMİŞ. LEPTOPUMUN FİŞLERİNİ ÇIKARMIŞ, ANCAK
BANA ACIMIŞ OLMALI Kİ ONU BIRAKMIŞ.
KREDİ KARTLARIMI ALMAMIŞ AMA CEPLERİMİ TERS ÇEVİRMİŞ.
BU NEDENLE 0 536 316 37 62 NUMARALI TELEFONUMU GEÇİCİ BİR SÜRE İÇİN
KULLANAMIYORUM,
ANCAK EŞİME AİT OLAN 0 507 848 33 44 NUMARALI CEP TELEFONUNU KULLANACAĞIM
VEYA 0 224 507
00 80 NUMARALI EV TELEFONUM HİZMETTEDİR.
BENİ GEREK 0 507 848 33 44 VE 0 224 507 00 80 NUMARALI TELEFONLARDAN
ARAMANIZ HALİNDE
GÖRÜŞEBİLECEĞİZ.
GÖNÜL DOSTLARIMA SAYGI İLE DUYURULUR.
HASAN AZKIRAN
TÜRKİYE ŞAİR OZAN VE YAZARLAR KÜLTÜR DERNEĞİ
DR.ZİYA KAYA MAHALLESİ, KANARYA SOKAK, NO.23 D.2
GEMLİK-BURSA
TEL.0-536-3163762 VEYA 0-224-5050080
E POSTA.azk...@hotmail.com
NOT.HASAN AZKIRAN'A FACEBOOK ÜZERİNDEN DE ULAŞABİLİRSİNİZ.
*****************************************************************************************
30 AĞUSTOS 2014 İLE 5 EYLÜL 2014 TARİHLERİ ARASINDA;SİVAS VALİLİĞİ-SİVAS
BELEDİYESİ-İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN ORGANİZE EDİLECEK OLAN
''4 EYLÜL SİVAS KÜLTÜR VE SANAT ŞENLİKLERİ'' PROĞRAMI KAPSAMINDA, ''3.SİVAS
KİTAP GÜNLERİ ETKİNLİĞİ'' YAPILACAKTIR. İL İÇİNDEN VE İL DIŞINDAN BİR ÇOK
YAYINEVİ İLE YAZARIN İŞTİRACAK EDECEĞİ BU ETKİNLİĞE SİVAS YAZARLAR ŞAİRLER
DERNEĞİ (SİYŞAD) ÜYELERİ DE KATILABİLECEKTİR. BU ETKİNLİKTE YER ALMAK
İSTEYEN YAZAR VE ŞAİRLER AŞAĞIDA Kİ ADRESİ KULLANARAK BEKİR ALİM İLE
İRTİBAT KURABİLİRLER;
BEKİR ALİM
SİVAS YAZARLAR VE ŞAİRLER DERNEĞİ (SİYŞAD) BAŞKANI
ATATÜRK CADDESİ, VAKIFLAR İŞ HANI, KAT.1, NO.104
SİVAS
TEL.0-506-2646613
E POSTA.sulta...@hotmail.com
NOT.YILDA 1 KEZ ''SİVAS ŞAİRLER ŞÖLENİ'' DÜZENLİYORLAR, ŞİİR ANTOLOJİSİ
YAYINLIYORLAR. CUMARTESİ GÜNLERİ, SAAT.13.30-16.30 ARASINDA DERNEK
MERKEZİNDE ŞİİR VE MÜZİK DİNLETİSİ İCRA EDİYORLAR. BEKİR ALİM'E, FACEBOOK
ÜZERİNDEN DE ULAŞABİLİRSİNİZ.
3.SİVAS KİTAP GÜNLERİ'NDE KİTAPLARINI İMZALAYACAK OLAN YAZAR VE ŞAİRLER;
1-Bekir ALİM;Bergüzar isimli şiir kitabı, Aşık Seyit Yalçın'ın Hayatı ve
Şiirleri, Gönülden Gözlere Dökülen Işık Berceste ve 6 adet Antoloji Kitabı,
2-Sabiha SERİN;Kartaneleri ve 6 adet Antoloji Kitabı,
3-Nevin KILIÇ;Dil Kaleme Küsmeden,
4-Bilal KARAMAN;Sevgini Ört Üstüme.
*****************************************************************************************
http://kumrudergisi.com/ ŞEKLİNDE Kİ WEB SİTESİNE ÜYE OLARAK, BURAYA İLAVE
EDİLEN YAZI-ŞİİR-ÖYKÜ VB.GİBİ EDEBİ ESERLERDEN BEĞENİLENLER KUMRU
DERGİSİ'NDE YAYINLANMAKTADIR. İLGİLENENLERE, ÖNEMLE DUYURULUR.
*****************************************************************************************
Kerim bey, paylaşımlarınızı izlenimlerinizi anılarınızı bizimle paylaşmanız
çok güzel. Sizi severek takip ediyorum, yalnız büyük harflerle yazılanları
okumak zor geliyor. Küçük harflerin büyük gücü o güzelim paylaşımlarınıza
renk katacaktır diye düşünüyorum, saygılarımla. Yazdıklarınızı hep okumak
istiyorum ve okuyorum ama büyük harfleri görünce gözümde büyüyor metin.(1
Ağustos 2014.Cuma)
Ömriye Karataş (Facebook)
*****************************************************************************************
IŞİD TEHLİKESİ GÖRÜNÜNCE...
NECDET BULUZ
necde...@gmail.com
necd...@mynet.com
Daha düne kadar IŞİD’e destek verenlerin, şimdi bu örgüte karşı direnmiş
başlattığı haberleri geliyor. Çünkü IŞİD, İslam adına Islama yakışmayan ve
İslam dünyasının tepkilerine neden olan ne varsa onu yapıyor. İnsanların
kafalarını gövdelerinden ayırıyor, kendi kurallarını koyuyor, camileri,
türbeleri, ibadethaneleri, mezarları bombalarla yok ediyor. İnsanların
kutsal saydıkları mekânları yerle bir ediyor. En son olarak Yunus
Peygamberin mezarının bulunduğu dini alanların da yıkılması bardağı taşıran
damla olarak değerlendiriliyor.
Irak’ın Musul kentinde şimdi yeni bir örgüt ortaya çıktı. Adını “Musul
Taburları” ile tanıtan yeni grup üyeleri özellikle bıçak ve keskin nişancı
saldırıları ile dikkatleri çekiyor. IŞİD militanlarını da yaptıkları
baskınlarla öldürüyor. Musul’da IŞİD’a destek veren bazı Sünni aşiretlerin
de şimdi “Musul Taburları”nın yanında yer almaya başlaması, IŞİD
tehlikesine karşı önemli bir cephenin oluşmaya başladığını da gösteriyor.
Musul’da şimdi IŞİD’a karşı cephe oluşturanların söyledikleri özetle şu:
”Musul halkı için gerçekten bir şok oldu. Halk İslam Devleti tarafından
aldatıldığını hissetti. İlk geldiklerinde bize ‘Sizi özgür kılacağız”
dediler ama herkese karşı döndüler‘.Başta sadece Şii halkın yerlerini
patlatacaklarını bekledik. Şimdi onlar her şeyi patlatıyor.Türbelere
yapılanlardan dolayı ahali tamamen İslam Devleti’ne karşı döndü.Musul
kentinin insanları silahlı örgüt oluşturma peşinde ve küçük taburlar İslam
Devleti’ne karşı mücadele ediyor.”
IŞİD’ın uygulamalarının tüm İslam dünyasında tepkilerin artmasına neden
oluyordu. Şimdi Musul’da başlayan bu direniş ve mücadelenin başka yerlere
de sıçrayacağını söyleyebiliriz. Çünkü bu satırlar yazılırken Suriye’de de
bazı Kürt gruplar ile Esad’a karşı mücadele eden direnişçilerin IŞİD’a
karşı birleşerek yeni bir cephe oluşturmaya başladıkları haberleri
geliyordu.
IŞİD’ın İslamiyet adına insanları kandırdığı, yalan söylediği, uygulamaları
ile topluma, çevreye ve İslamiyet’e büyük zararlar vermeye başladığının
görülmesi, bu örgütün kısa zamanda çökmesine neden olacaktır. IŞİD’a destek
veren ülkelerin de bunu görerek frene basmak durumunda kalacaklarını
sanıyoruz. Yoksa başta İslam dünyası olmak üzere, birçok ülkenin
insanlarının bu örgütten çok büyük zarar göreceği ortadadır.
Bu örgüte destek veren, sempati duyanların bir gün pişmanlık duyacağı
şimdiden görülmeye başlanmıştır. İş işten geçmeden karşı cephelerin
harekete geçmesini bu açıdan değerlendirdiğimizde olumlu buluyoruz.
İran-Irak savaşının yoğun olduğu bir dönemde Başbakan Turgut Özal, bazı
bakanlar, bürokratlar, iş adamları ve bir grup gazeteci ile özel uçakla
Tahran’a gitmiştik. Grup olarak Hilton Otel’de konakladık. (Devrim sonrası
İran Hilton Otelin adını Estaghlal olarak değiştirmişti.) Devlet Bakanı
Prof. Dr. Ercüment Konukman, rahmetli Mevlüt Işık, Ferhat Koç ile akşam
bizi Konukman Hoca’nın iki öğrencisi Azeri İranlı evlerine götürdüler.
Artistler Sitesi’ne gittik. Sohbet sırasında öğrencilerin eşleri geldi.
Üzerlerindekileri çarşafları ve başörtülerini çıkardılar. Örtünmek
istemediklerin, ancak zorla ve tehdit ile örtünmek durumunda kaldıklarını
söylediler. Topluca yemeğimizi konuk olduğumuz evde yedik. Akşam geç
saatlerde bizi arabaları ile kaldığımız otele bıraktılar.
Azeri öğrencilerin söyledikleri hala kulaklarımızda ve hafızlarımızdan
silinmiş değil. Özetleyelim:
“Rıza Şah Pehlevi’ye karşı hepimiz Humeyni’nin yanında yer aldık. Çünkü
kandırıldık. Bize çok şeyler vaad edildi, çok şeyler söylendi. İran’da her
şeyin Şah döneminden daha iyi olacağını kanaati oluştu. Şah’a karşı öyle
kin tohumları atıldı, öyle karalama kampanyaları başlatıldı ki, Şah’tan
sonra ülkenin yönetiminde bizlerin görev alacağı bile söylendi. Sonra, Şah
dönemini mumla arayacak hale geldik. Ellerimiz kırılsaydı da Devrim için oy
kullanmasaydık. Arkadaşlarımızın çoğu cezaevlerine tıkıldı. Çoğu kırbaçtan
geçirildi, seslerini yükseltenler sorgusuz sualsiz idam edildi. İran’da
düşünmek bile istemediğimiz olaylarla karşılaştık. Özgürlük diye bir şey
kalmadı. Devrim muhafızlarının yanında halk köleden beter hale getirildi.
İran’ın böyle olmaması gerekirdi, bu duruma ne yazık ki bizler getirdik.
Şimdi çok pişmanız ama bunun da faydasız olduğunu görüyoruz.”
İşte, IŞİD’ın ortaya koymaya çalıştığı tablo da İran’da Humeyni döneminde
yaşananlardan farklı görünmüyor. Hatta, bu örgütün daha acımasız, daha kan
dökücü, daha insanlık düşmanı olduğunu da söyleyebiliriz. Dün Humeyni’ye
destek verenlerin pişmanlığını bugün IŞİD’a destek verenlerin önceden
görmesi bir şanstır. Çünkü IŞİD, artık İslamiyete çok büyük zararlar
vermeye başlayan bir örgüt olarak da değerlendiriliyor.
Musul’da IŞİD karşıtı cephenin açılmış olması, bazı Sünni aşiretlerin
pişmanlık duyarak IŞİD’dan desteğini çekmesini bu açıdan
değerlendirdiğimizde çok olumlu bulmaktayız. Temennimiz bu örgüte destek
veren diğer bazı devletlerin de artık uyanmaya başlamasıdır.
*****************************************************************************************
ÇÖPÇÜ YAŞAR BANDIRMA'NIN SEÇİM KARNESİ...
2007 Genel Seçimleri’nde ''Aydın bağımsız milletvekili adayı.'' oldu, 600
geçerli oy aldı.
2009 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde de ''Bağımsız Nazilli Belediye
Başkan adayı.'' oldu, 65 oy aldı.
12 Haziran 2014 seçimleri'nde DSP'den 5.sırada Van Milletvekili adayı
olarak gösterildi.
*****************************************************************************************
SORUN SADEVE AZERBAYCAN'IN SORUNU DEĞİL...
NECDET SİVASLI
necd...@mynet.com
Azerbaycan ile Ermenistan arasında çıkan çatışmalarda 11 Azeri askerinin
hayatını kaybetmesi ve bölgedeki çatışmaların sürmesi kapımıza dayanan yeni
bir kriz olarak değerlendirilmelidir. Çünkü her bir Azeri askere sıkılan
kurşunu, Türk’e sıkılmış bir kurşun olarak değerlendiriyoruz. Dağlık
Karabağ’ın işgalini de Türk topraklarının işgali olarak görüyoruz.
1994 yılında yapılan ateşkesten sonra Ermenistan’ın işgal ettiği
topraklardan çekilmesi konusunda yapılan görüşmelerden bugüne kadar bir
sonuç alınamadı. Konu ile ilgili yazdığımız yazılarda da “Rusya istemediği
sürece Ermenistan bu topraklardan çekilmez. Çünkü bölgede Rusya’nın
hesapları var” demiştik.
Ermenistan’ın nüfusu 2 milyon, Azerbaycan’ın nüfusu 10 milyondur. Ekonomik
ve askeri açıdan Azerbaycan Ermenistan karşısında ezici bir güce de sahip
bulunuyor. Buna rağmen Ermenistan’ın arkasında bir güç ve dayanağı olmadan
böylesine bir hareket içine girmesi mümkün olabilir mi?
Zaten, Dağlık Karabağ’ın işgali Rusya’nın desteği ile sağlanmıştı. Bugün,
sınırda en şiddetli çatışmalar oluyor Azerbaycan 11 askeri yitiriyorsa
bunun da arkasında Rusya’nın olduğunu görmekteyiz. 1994 yılından bu yana en
şiddetli çatışmaların yaşandığı bölgede bugüne kadar olan sessizliğin
bozulmasının da bir nedeni vardır.
Rusya’ya Amerika ve bazı dış güçlerce çok ağır ekonomik ambargo
uygulanıyor. Rusya köşeye sıkıştırılmaya çalışılıyor. İşte bu noktada
Rusya, Ermenistan’ı kışkırtıp, bölgeyi savaş alanına çevirmeyi hedefliyor.
Dikkat edilmesi gereken nokta, bu sıcak alana Türkiye’yi de çekme
planlarının var olduğunu görüyoruz. Bir çıkış yolu arayan Rusya’nın bunun
dışında da bazı planlarının olabileceğini düşünüyoruz.
Ermenistan’ı bu saldırılarda cesaretlendiren bazı nedenler de bulunuyor.
MHP Iğdır Milletvekili Dr. Sinan Oğan, bunu son yaptığı analizde şöyle
değerlendiriyor kendisini dinleyelim:
“Gazze, Suriye, Irak, Ukrayna, Kırım, Doğu Türkistan ve diğer bölgelerde
var olan ve süren çatışmalara yönelik olarak Türkiye’nin etkisiz ve
tarafsız kalması neticesinde bölgede hep Türkler öldürülmekte ve Türk
yurtları işgal edilmektedir. Ermenistan’ın bu son hamlesinde de bundan
cesaret aldığı açıkça görülmektedir. Zira Türkiye’nin diğer bölgelerdeki
çatışmalara ses çıkarmaması, Gazze’de olduğu gibi ses çıkarsa da bölgede
yürüttüğü yanlış dış politika sonucu etkisiz eleman pozisyonuna düşmesi
Ermenistan’ı bu saldırıda cesaretlendirmiştir. Rusya’nın desteğine rağmen
Ermenistan’ın Azerbaycan ile topyekûn savaşa girmesi Ermenistan için
intihar manasına gelecektir. Ermenistan Rusya’nın bütün desteğine rağmen bu
savaşa dayanamaz. Ancak bölgede sıcak çatışma ihtimali ve hatta topyekûn
savaş ihtimali de her geçen gün artmaktadır.”
Ortada bizi de çok yakından ilgilendiren yeni bir kriz vardır. Böyle bir
krizin yaşanabileceği görülmeliydi, buna da hazırlıklı olunmalıydı. Bizi
yönetenlerden ses çıkmıyor. Sorun, sadece Azerbaycan’ın değil, Türk’ün,
Türkiye’nin sorunudur. Özellikle Türk Dünyası’nın bu noktada bir araya
gelip, birlik ve bütünlük sağlamaya yönelik adımların atılması gerekiyor.
Buna da öncülük ve ağabeylik edecek olan Türkiye’dir.
Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran, “Azerbaycan’ın 9 yiğit neferi için” başlıklı
bir şiiri bizimle paylaşmış, biz de sizlerle paylaşarak bugünkü yazımızı
noktalıyoruz:
NÖBETTEYDİLER...
Vatan topraklarını bekliyorlardı.
“Düşman karşısında bir saat nöbet,
Bir sene ibadet hükmünde”ydi.
Biliyorlardı…
Gece sesler duydular.
Kulak verdiler:
Yılanlar geliyordu yurtlarına. Zehirli yılanlar…
Arkalarında da “Ayı”lar…
Vatan toprağını zehirleyeceklerdi.
İzin vermediler.
Kovdular yılanları,
Vurdular… Boğdular…
Lakin yiğit 9 nefer
Karabağ’da
Kara toprağa düştüler.
Düşerken
“Vatanım, ha ekmeğinden yemişim,
Ha uğrunda kurşun” dediler.
Elbette Cennete gittiler.
Giderken de, tıpkı öncekiler gibi,
Kanlarını yerde koymayacak
Kardeşlerini gözlediler…
CEMALETTİN TAŞKIRAN
01 Ağustos 2014–Ankara
*****************************************************************************************
ADALET BAKANLIĞI CEZA VE TEVKİF EVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YETKİLİLERİ;CEZA
EVLERİNDE BULUNAN 151.047 TUTUKLU VE HÜKÜMLÜNÜN SUÇ PROFİLİNİ ORTAYA
ÇIKARDI, SUÇ SIRALAMASI VE SUÇLU SAYISI AŞAĞIDA Kİ ŞEKİLDE;
HIRSIZLIKTAN;TOPLAM 28.325 KİŞİ,
UYUŞTURUCUDAN;TOPLAM 26.906 KİŞİ,
CİNAYETTEN;TOPLAM 26.163 KİŞİ,
YARALAMADAN TOPLAM 18.697 KİŞİ,
YAĞMA-GASP SUÇLARINDAN;TOPLAM 17.356 KİŞİ,
CİNSEL SUÇLARDAN;TOPLAM 11.957 KİŞİ,
SAHTECİLİK SUÇLARINDAN;TOPLAM 6.095 KİŞİ,
DOLANDIRICILIK SUÇLARINDAN;TOPLAM 3.952 KİŞİ,
ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜSTEN;TOPLAM 2.045 KİŞİ
CEZA EVİNDE BULUNUYOR, İLGİLENENLERE ÖNEMLE DUYURULUR.
*****************************************************************************************
İZMİR EMNİYET MÜDÜR YARDIMCISI ŞERAFETTİN ASLAN;YILIN İLK 6 AYINDA ''155
Sili Ozerdim <silio...@gmail.com> Aug 02 10:45PM +0300
Lale Gurman <lale....@gmail.com> Aug 02 10:26PM +0300
10 AĞUSTOS'DAKİ SANDUKA
Ali Nejat Ölçen
Yazmaktan usandık. Kimilerin anlayacağını sandık.
Anlamayanların anlamamaktaki ısrarını anlamakta güçlük çektiğimiz için bir
kez ve de son kez yineleyelim ki, 10 Ağustos'daki sandık, seçim sandığı
değildir. O Sandık, Cum-huriyetimizin sanduka'sı olacaktır. O sanduka'ya
girecek kağıt parçaları R.T.Erdoğan'ın yok etmeyi amaçladığı Cumhuriyetimiz
gömecektir. YSK tarafından seçim sandığını sanduka'ya dönüştüren kararını
hala görmezden gelenlere bir kez daha yineliyorum ki: Bay Ekmeleddin'in adı
R.T.Erdoğan'ın o sanduka'dan çıkmasını sağlamak için bulun-muştur. Bay
Ekmeleddin, adı gibi ekmel (kusursuz) olabilseydi kendisinin araç olarak
kullanıldığını anlar, R.T.Erdoğan'ın YSK mancınığı ile havadan Çankaya'ya
uçurulduğunu görür, figure olmaktan vazgeçer kişiliğini koruduğu gibi
Çankaya'nın işgale uğradığının da canlı kanıtı olabilirdi.
Türkiye'yi tanımayan, yakın tarihini okuyup ya da yaşayıp öğrenmemiş olan
bu saygıdeğer yabancı uzman'ın sokaklarda dolaşarak omuz okşayarak seçimi
kazanacağını sanması ve ona oy veren gafillerin de R.T.Erdoğan'da kurtuluşu
o kişide görmesi, BOP'un nemenem menhus tasarım olduğunu ve ülkemizdeki
hainler aracılığıyla uygulamaya konulduğunu halâ anlamamaları, 10
Ağustos'daki sandığın sanduka'ya dönüşmesine katkı sağlayacak.
Böyle biline çare buluna. 2.8.2014.
Dr.Ölçen.
--
*YARIN SANA GÖZ AÇTIRMAYACAK OLANLAR, DÜN GÖZ YUMDUKLARINDIR!*
*VATAN AŞKI MAYA GİBİDİR; SÜTÜ BOZUK OLANLARDA TUTMAZ!*
*FARKINDA OLMAK DÜŞMANI BERTARAF ETMENİN İLK KOŞULUDUR!*
"T. C. - Nihal Gülbahar " <nihalg...@gmail.com> Aug 03 02:39AM +0300
[?]
KADIN, İFFETLİ OLACAK KAHKAHA atmayacak Her önüne gelen DİREĞE
ÇIKMAYACAAAKK ! *Tamam BÜLO... Öyleyse, Bu "İFFETSİZ"e de söyle !!!*
[?]
[?]
[image: Satır içi resim 1]
--
"*Dünyada her millet, icraatına tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine
ortak sayılır.*"
Mustafa Kemal ATATÜRK
"T.C. Oraj POYRAZ" <cim...@neomailbox.net> Aug 03 02:45PM +0300
------------------------------------------------------------------------
Rahmi Turan : Amerika’da alay konusu olduk!
Başbakan Erdoğan, Fethullah Gülen’e çatarken hep, onun yaşadığı kent
olan *“Pensilvanya”* diyor ya…
Philadelphia İnquirer gazetesi *“Pensilvanya Eyaleti, Türkiye’ye savaş
açtı”* diye ilginç bir yazı yayınladı.
Amerika’da yaşayan meslektaşımız Savaş Süzal *“Gazeteyi bulup okudum”*
diyor ve yazıyı şöyle naklediyor:
* * * *
/“Amerikan eyaletlerinden 12 milyon nüfuslu Pensilvanya, Başbakan
Erdoğan’a savaş ilan etti./
//
/Erdoğan’ın, Gülen cemaatini kastederek *“Pensilvanya, Pensilvanya”*
diye nutuklar atması, Eyalet Valisi Tom Corbet’in 26 Temmuz gecesi
Eyalet Meclisi’nde, Türkiye’ye savaş ilan etmesine neden oldu./
//
/Kürsüye geç saatlerde *“Van minut, vanminut”* diyerek gelen Eyalet
Valisi Corbet, bir bildiri okuyarak:/
//
/*“Ne zaman televizyonlarımızı açsak, karşımızda kaba bir adam, sürekli
*//*“Pensilvanya, Pensilvanya” diye bağırıp çağırıyor.
Pensilvanya ile problemin ne senin kardeşim?
Artık tahammül edemiyoruz!”*////dedi./
//
/Eyalet milletvekilleri de //*“Sustur onu, sustur onu”*//diye bağırdı”/
* * * *
*“Durum ABD Başkanı Obama’ya bildirildi.
Obama da “Vali Corbet’ın kararını anlayışla karşılıyorum.
Türk Başbakanı tarafından hakaret edilen her eyaletin kendini savunma
hakkı vardır!”*diyerek Savunma Bakanlığı’na, eyalet halkına dağıtılmak
üzere birer beyzbol sopası (!) tedarik etme emrini verdi!
Gazeteciler, Pensilvanya Valisi’ne *“Sayın Vali, NATO’nun ikinci büyük
ordusuna sahip olan Türkiye ile nasıl baş edeceksiniz?”* diye sorunca
Vali Corbet gülerek şu cevabı verdi:
*“Türkiye’nin kendi ordusuna yaptığını dikkate alırsak, Ankara’ya
ulaşmamız iki hafta alır!”*
* * * *
Savaş Süzal /*“Yazının tamamını okuyunca bizimle dalga geçtiklerini
farkettim ve üzüldüm.
Başbakan Erdoğan’ın isim vermeden, paralel yapı ve Fethullah Gülen
tarikatına “Pensilvanya Pensilvanya…”*//diye saldırması, Amerika’da alay
konusu oldu!//
//İşte AKP iktidarının dünya gözünde bizi getirdiği nokta!”/ diyor.
Ölüm otobüsleri!
Otobüsler neredeyse canlı bomba gibi oldu!
Bir haftada meydana gelen 6 kazada 7 ölü, 13 yaralı var!
Son on iki yılda Türkiye’de çok sayıda otobüs yangını olmasının sebebi
nedir?
Araçların, lastikleri başta olmak üzere teknik bakımlarının iyi
yapılmadığı biliniyor.
Bunun dışında çok önemli bir neden daha var.
Elektrik mühendisi okurum Semih Kalkanoğlu, bunu şöyle açıklıyor:
* * * *
/*“Otobüs yangınlarının ana nedeni, ağır vasıtalarda Euro Diesel
(kurşunu azaltılmış mazot) yerine, içine (yanıcı madde) solvent ilave
edilen 10 numara makine yağının yakıt olarak kullanılmasıdır.*/
//
/*Bu motor yağının 18 litrelik bir tenekesi, Özel Tüketim Vergisi
nedeniyle 22 lira.
Ancak kaçak yollarla yurda sokulan bu yağ, litresi 2 liradan kapış kapış
gidiyor!*/
//
/*Bayramda İstanbul’da yanan halk otobüsü, yine bayramda Keşan’da yanan
şehirlerarası otobüs 10 numara yağ kullanan iki örnektir.*/
//
/*Yıllardır Esenler Otogarı’nın en alt katında, otobüsler teneke teneke
bu (tehlikeli) karışımdan doldururlar.
Solvent çok yanıcı bir maddedir.
Dolayısıyla karışım, tutuşma sıcaklığı 80-140 derece olan normal
motorinin tutuşma sıcaklığını çok düşürür.
İşte tehlike buradadır!*/
//
/*Vergiler nedeniyle dünyanın en pahalı akaryakıtının Türkiye’de olması,
otobüs yangınlarının baş sebebidir ve bunun sorumlusu ekonomiden
anlamayan AKP iktidarıdır”*/
Rahmi Turan
-------
bidon kafalı” dendiğinde kuduran, *“Bu milletin a.koyacağız”* diyeni
Tayyip'in yanında görüp sırıtana AK PARTİLİ denir !
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-140803131927-04
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>
--
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Oraj POYRAZ
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Iyi ve kotu, insanin dogal duygu ve davranislaridir.
David Hume
- - - - - - - - - - - - -
Zeyd o kadindan ilisigini kesince onu sana nikahladik ki, Zaten Allah in
emri yerine getirilmistir.
Ahzab 33/37
ZEYNEP Muhammedin in oz halasinin, guzelligi ile unlu kizi ve 7.esidir.
Kolesi ve hukuken evlat edindigi Zeyd i, hala kizi Zeynep ile evlendirdi.
Muhammed goruntude boyle bir evlilik yaptirdi diye dedikodularin ardi
arkasi kesilmedi.
Azhab suresinde Muhammed peygamber hanimlari dedikodu yapmayin diye
vahiy geldi dedi.
Muhammedin in istemesiyle Zeyd, evliligi sona erdirdi.
Bir muddet sonra da Peygamber e, Zeynep ile evlenmesi icin vahiy yoluyla
emir geldi.
- - - - - - - - - - - - -
Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
Erkege, hanimini ne sebeple dovdugu sorulmaz.
Ebu Davud, Nikah 43, 2147
- - - - - - - - - - - - -
Sait Nursi ye gore her sey, her zerre Allah a ibadet eder, mesela
pusulanin Kabe deki Hacer i Esvet i isaret ederek titremesi, namaz
kilmasidir.
Tiryak, s.116
- - - - - - - - - - - - -
Yunanla carpismaktan vazgeciniz.
Zira bu tesebbusunuz beyhudedir.
Jandarma Genel Komutani Kemal Pasa - 3.08.1919
- - - - - - - - - - - - -
Osmanli tebaasindan olan Ermeni unsurlari, gordukleri tesvik ve yardimin
neticesiyle de,
milli namusumuzu yaralayacak taskinliklardan baslayarak, nihayet hazin
ve kanli safhalara girinceye kadar kustahane tecavuzlere koyuldular.
Vatanin parcalanmasi soz konusu ve karar olarak, Dogu Vilayetlerimiz- -
- - - - - - - - - - -
Cevaplari diz cokerek, ve gozleri kapali arayanlardan daha cahil ve ise
yaramaz insanlar yoktur.
Din, siradan insanlar tarafindan dogru, zeki insanlar tarafindan sahte,
liderler tarafindan kullanisli kabul edilir.
Seneca
- - - - - - - - - - - - -
Bir ulus kendi icindeki aptal ve hatta muhteris olanlarla bas edebilir
Fakat icersindeki satilmis ve hainlerle yasayabilmesi olanaksizdir.
Sinirlari zorlayan dusman silah ve alemlerini acikta tasidigi icin daha
az tehlikelidir.
Fakat bir hain, hain gibi gorunmez,
kurbanlari ile ayni aksanda konusur,onlarin cehresine burunur ve
onlarin argumanlarini kullanarak ulusun politik yapisina nufuz eder,
butun kapilardan serbestce gecer, sesi en ust duzey hukumet
koridorlarinda duyulur,
ulusun ruhunu curutur
Politik yapiya her turlu hastalik bulastirarak yasam gucunu elinden alir
Bir katil daha az korkuludur.
Marcus Tullius Cicero
(M.O.106-M.O.43)
- - - - - - - - - - - - -
Eger ben siradan bir Israil vatandasi olsaydim ve bir Filistinliyle
karsilassaydim, yemin ederek soyluyorum ki, ben o Filistinliyi yakarak
oldurur ve oldurmeden once ona eziyet ederdim
Ariel Saron, Israil Basbakani
Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER
0532 233 31 52
- - - - - - - - - - - - -
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gunde...@yahoogroups.com
<mailto:Ozgur_Gunde...@yahoogroups.com>
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem...@yahoogroups.com
<mailto:Ozgur_Gundem...@yahoogroups.com>
Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/
"T.C. Oraj POYRAZ" <cim...@neomailbox.net> Aug 03 01:45PM +0300
------------------------------------------------------------------------
Bülent ESİNOĞLU : *Amerika saldırıyor, Rusya şimdilik savunmada!*
Amerikan borçları sürdürülemez hale gelince, ABD saldırıları arttı.
Artacak da.
Amerikan zenginliğinin kaynağının; karşılıksız basılan dolarların, dünya
ülkelerinde bir nevi vergi görevi görmesiydi.
Halen de durum büyük ölçüde budur.
Lakin 2008’deki krizden sonra, karşılıksız basılan ve *“helikopterden
atılan dolarların”* artık eskisi kadar iş görmediği ortaya çıktı.
*Dövizden kaynaklanan enflasyon, gizli ABD vergisidir.*
ABD’nin bizim gibi ülkelere sattığı dolalar, enflasyonun asıl kaynağıdır.
Sizin Türk parası basmanızı uluslararası kurallar adı altında engeller
ama kendisi istediği kadar kâğıt basar ve enflasyon ihraç eder.
Kendinde enflasyon sıfır civarında seyrederken, dolar sattığı ülkelerde
enflasyon daima çok yüksek seyreder.
İşte Çin ve Rusya’nın yıkmaya çalıştığı bu düzen, şimdilerde, ABD’nin
Rusya’ya saldırmasını gerektirdi.
Emperyalizm neye denir diye tanımlamak istersek; emperyalizm dolar, EURO
ve sterlin demektir.
Sömürü artık sadece artı değer üzerinden gerçekleşmiyor.
Onun için Batının, bizim gibi ülkelerdeki finans kuruluşları, dolar ve
Euro üzerinden, bir nevi vergi toplama istasyonlarıdır.
Çözüm kambiyo sistemine yeniden dönmektir.
Arjantin 1,5 milyar dolara %800 faiz ödemesi istenince, Akbaba Fonlarına
karşı isyan etti.
Aslında Arjantin’deki asıl mesele; *Arjantin’in Çin ve Rusya ile doları
dışlayan* ticaret anlaşmaları imzalamasıdır.
Madenciliğin ve hayvancılığı deposu olan Arjantin’in Batı simsarları
tarafından üçüncü kez iflasa sürüklenmesidir.
Batı finans sisteminin sonuçlarıdır.
Buradan Rusya’ya dönelim.
ABD’nin, Çin’e yapabileceği fazla bir şey olmaması sebebiyle, Çin/Rusya
ittifakının Rus kanadına saldırmak, ABD için daha stratejik göründü.
ABD Avrupa’yı kullanıp, Avrupa’yı zarara sokarak Rusya’ya ekonomik
yaptırımlar uygulamaya başladı.
Rusya iki şekilde cevap veriyor.
Birincisi; ABD ile AB’yi karşı karşıya getirmek için şimdilik Avrupa’nın
Rusya’ya uyguladığı yaptırımlara cevap vermiyor. ABD’ni baskılarıyla,
AB’yi karşı karşıya bırakıyor.
İkincisi; Çin, Hindistan Arjantin ve diğer Güney Amerika ülkeleri ile
dolar dışı ekonomik anlaşmalar yapıyor.
Şimdi durum şudur; ABD hiçbir bedel ödemeden, bedelin tamamını Avrupa’ya
yıkarak, Rusya’ya bir yaptırım uygulamak istiyor.
*ABD, Avrupa’ya diyor ki, Rusya ile ticaret yapma.*
Aynı bize, İran ve Suriye ile ticaret yapma dediği gibi…
Bedeli Türkiye ödeyecek, nimetleri ABD, dolar basarak toplayacak!
Avrupa’nın Rusya’ya, Amerika’nın hatırı için uygulayacağı yaptırımlar,
kriz içindeki Avrupa halklarını daha da fakirleştirir.
Gelişmekte olan milliyetçiliği artırır. Yönetimlerle halkların arasını
koparır.
Gelelim ABD’nin gönüllü maşası Ukrayna’ya…
Ukrayna daha şimdiden iflas etti. Ordunun maaşını ödeyemiyor.
Halkın tüm alışverişlerine %1,5 vergi koydu. Artık Rusya’dan bedava
yakıt yok.
Batı Ukrayna’ya 17 milyar dolar vermek için istemediği kalmadı. Başta
ABD Rusların yoğun yaşadığı bölgelere askeri üs istiyor.
Anlayacağımız, ABD’nin yaratığı Ukrayna meselesi, Ortadoğu meselesine
çok benziyor.
Tabi ilk ezilenler de Ukrayna halkı olacaktır.
Şimdi *ABD temsilcilerinden oluşan bir heyet*, ABD’nin müttefiklerini
dolaşıyor. Türkiye’nin de içinde olduğu ülkelerden, “Rusya ile ticaret
yapma” baskısı yapıyorlar.
Yani sıra komşularımızdan Rusya’ya geldi. Bize diyorlar ki
müttefikseniz, Rusya ile ticaret yapmayın.
Çözüm; Bölge ülkelerine karşı ABD’nin bu saldırısına, ancak bölge
ülkelerinin birliği karşı koyabilir. Türkiye, İran, Suriye, Rusya
birliği altın değerindedir.
3.8.2014, bulente...@gmail.com <mailto:bulente...@gmail.com>
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-140803125024-04
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>
--
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Oraj POYRAZ
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Umutsuzluk susar..Kaldi ki susmak bile,eger gozler konusuyorsa bir anlam
tasir...
Albert Camus
- - - - - - - - - - - - -
Biz, yeryuzunu bir dosek, daglari da birer kazik yapmadik mi?
NEBE/6-7
- - - - - - - - - - - - -
Liderler mutlaka Kureys kabilesinden secilmelidir.
Buhari 3/129, 183; 4/121; 86/31
- - - - - - - - - - - - -
Sait Nursi ye gore her sey, her zerre Allah a ibadet eder, mesela
pusulanin Kabe deki Hacer i Esvet i isaret ederek titremesi, namaz
kilmasidir.
Tiryak, s.116
- - - - - - - - - - - - -
Yunanistan kisa zamanda Mustafa Kemal kuvvetleri denen capulculari
tamamen tepeleyecektir.
Yazar Refi Cevat Ulunay - 08.09.1920
- - - - - - - - - - - - -
Osmanli tebaasindan olan Ermeni unsurlari, gordukleri tesvik ve yardimin
neticesiyle de,
milli namusumuzu yaralayacak taskinliklardan baslayarak, nihayet hazin
ve kanli safhalara girinceye kadar kustahane tecavuzlere koyuldular.
Vatanin parcalanmasi soz konusu ve karar olarak, Dogu Vilayetlerimiz- -
- - - - - - - - - - -
Cevaplari diz cokerek, ve gozleri kapali arayanlardan daha cahil ve ise
yaramaz insanlar yoktur.
Din, siradan insanlar tarafindan dogru, zeki insanlar tarafindan sahte,
liderler tarafindan kullanisli kabul edilir.
Seneca
- - - - - - - - - - - - -
"Tanri kotulukten ve acidan korumak istiyor mu?
Fakat bunu yapmaya gucu mu yok?
Eger yoksa, O gucsuz, ya da kesinlikle her seye gucu yeten degildir.
Her seye gucu yeten fakat istemeyen mi?
Eger oyle ise , O kotudur, ya da kesinlikle tum iyilik degildir.
O, ne gucu yetiyor, ne de istemiyor mu?
O zaman. O'nu Tanri diye cagirmak sacma olur.
O, hem gucu yetiyor hem de istiyor mu?
O zaman kotuluk nereden geliyor?"
(Istencin Ozgur Secimi Uzerine. Giris.)
EPICURE
- - - - - - - - - - - - -
Filistinliler, tipki cekirgeler gibi oldurulmelidir...
kafalari kayalara ve duvarlara carpilarak parcalanmalidir
Izhak Samir, Israil Basbakani
Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER
0532 233 31 52
- - - - - - - - - - - - -
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gunde...@yahoogroups.com
<mailto:Ozgur_Gunde...@yahoogroups.com>
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem...@yahoogroups.com
<mailto:Ozgur_Gundem...@yahoogroups.com>
Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/
<ezid...@gmail.com> Aug 03 01:28PM +0300
<http://www.mardiniletisimgazetesi.com.tr/Mehmet-Sait-Cakar-Bayraminizi-Kutl
amiyorum-yazisi-278/> Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama:
Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama:
Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama:
Açıklama: Açıklama: Açıklama:
http://www.mardiniletisimgazetesi.com.tr/resim/logo.jpg
<http://www.mardiniletisimgazetesi.com.tr/Mehmet-Sait-Cakar-Bayraminizi-Kutl
amiyorum-yazisi-278/> Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama:
Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama:
Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama:
Açıklama: Açıklama: Açıklama:
http://www.mardiniletisimgazetesi.com.tr/resim/yazar/saitJPG56834711.jpg
<http://www.mardiniletisimgazetesi.com.tr/Mehmet-Sait-Cakar-Bayraminizi-Kutl
amiyorum-yazisi-278/> M.Sait ÇAKAR'dan Bayramınızı Kutlamıyorum adlı
makalesi okumak lütfen tıklayınız
<http://www.mardiniletisimgazetesi.com.tr/Mehmet-Sait-Cakar-Bayraminizi-Kutl
amiyorum-yazisi-278/> .Bir de 'Küçük Şeytan İsraile' yarıyor diye kola
içmeyip tüm hayatını 'Büyük Şeytan Amerikaya' yarayanların bayramını
kutlamıyorum. Onbir ayın sultanı olan Ramazan ayını 'tıkınma ayı' haline
getirenlerin de bayramını kutlamıyorum.
Sili Ozerdim <silio...@gmail.com> Aug 03 01:04PM +0300
*EBOLA VİRÜSÜ KORKUNÇ BİR HIZLA YAYILIYOR...*
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Başkanı Dr. Margaret Chan, yeterli önlem
alınmadığı için hızla yayıldığını söyledi. Barack Obama, ABD-Afrika
zirvesine katılanların virüs taramasından geçirileceğini söylerken, Avrupa
Birliği, ABD, İngiltere ve Tayland gibi çok sayıda ülke, havaalanlarına
termal kameralar yerleştirdi.
WHO Başkanı Chan, Gine, Liberya ve Sierre Leone'de gerekli önlem alınmış
olduğu takdirde, ölü sayısının bu kadar çok olmayacağını söyledi. WHO'dan
yapılan açıklamada, Dr Chan'ın Ebola ile mücadele için 100 milyon dolar fon
oluşturulması için Gine, Liberya ve Sierre Leone liderleri ile görüştüğü
belirtildi.
LİBERYA, DEVLET OFİSLERİNİ KLORLUYOR
Liberya hükümeti Ebola'ya karşı önlem için Cuma gününü tatil ilan ederek,
bakanlık binalarını ve halkın toplandığı yerleri klorladı. Monrovia
şehrinde bir polis aracının da "Virüsü taşıyorsan herkese söyle" yazılı
afişle devriye gezdiği ve insanları panik yapmamaları için uyardığı
bildirildi.
AFRİKALI SPORCULAR DÖNMEK İSTEMİYOR
Bunun yanı sıra İskoçya'da İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları'na katılan
30'a yakın sporcunun, Ebola tehlikesinden dolayı Glasgow şehrinde kalma
sürelerini uzatmayı düşündükleri belirtildi. Öte yandan Glosgow
hastanelerinde Afrikalı sporculara Ebola testi yapıldığı açıklandı. Sierre
Leoneli bisikletçi geçen hafta Gartnavel Hastanesi'nde Ebola testinden
geçirilmiş, 4 gün karantinadan sonra serbest bırakılmıştı. Bir masa
tenisçisi Afrikalı sporcuda da Ebola belirtisi görülmüştü.
EMİRATES, GİNE UÇUŞLARINI DURDURDU
Dubai merkezli havayolu şirketi Emirates, bugünden itibaren Gine uçuşlarını
durdurduğunu duyurdu. Şirketin internet sitesinde, "Yolcularımızın ve
mürettebatımızın güvenliği için, Gine uçuşlarımız ileri bir tarihe kadar
durdurulmuştur" denildi.
Batı Afrika'da Ebola'nın hızla yayılması üzerine Gana hükümeti Nijerya,
Gine, Liberya ve Sierre Leone'den gelen bütün uçuşlara yasak getirdi. Gana
ayrıca Nijerya'ya seyahat yasağı koyan ilk ülke oldu. Nijerya'da şu ana
kadar sadece bir Liberyalı havaalanında Ebola'dan hayatını kaybetti.
Afrika'nın en büyük ülkesine bazı ülkeler seyahat uyarısı yaptı. Öte yanda
Nijerya'dan Avrupa ülkelerine uçuşlar devam ediyor.
İnsanlar arasında kan ve vücut sıvılarının teması ile yayılan Ebola virüsü,
erken teşhis edildiği takdirde kurtulma şansı biraz yüksek. Kirli ortamları
seven ve kurbanlarının yüzde 90'ını öldüren virüsün belirtileri ateş,
bulantı, kusma, ishal, kas, baş ve boğaz ağrısı, halsizlik, kaşıntı ve
böbrek ile karaciğer yetmezliği. Bazen 3 haftaya kadar anlaşılamayan virüs,
organ yetmezliğine ve iç kanamalara yol açabiliyor.
İlk defa 1976' da rastlanan virüsün şu anda Afrika'nın en fakir
bölgelerinde yayılması ve gerekli sağlık aletlerini kullanacak eğitimli
insanların bulunmamasının virüsün hızla yayılmasına davetiye çıkardığı
söyleniyor. Virüsün hızla yayılması üzerine yüzlerce Amerikalı gönüllü
çalışanın Batı Afrika ülkelerinden tahliye edildiği duyuruldu.
GazeteVatan
"T.C. Oraj POYRAZ" <cim...@neomailbox.net> Aug 03 01:45PM +0300
------------------------------------------------------------------------
Oraj POYRAZ <oraj....@openmail.cc> Aug 03 01:45PM +0300
------------------------------------------------------------------------
"TC.f...@gmail.com" <fal...@gmail.com> Aug 03 01:52PM +0300
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/101157/_Bilal..._ay_ozur_dilerim__Arkadas__.html
Salih Arikan <slh.a...@gmail.com> Aug 03 12:31PM +0300
Merhaba Arkadaşlar gazete köşe yazıları ve güncel olayların paylaşıldığı
grubumuzu tanıtmak istiyoruz sizleride grubumuzda görmek isteriz sizlerde
yazılarınızı paylaşabilirsiniz .
üye olmak için: boş mail atmanız yeterli
engelsizgaze...@googlegroups.com
Ayrıntılı bilgi icin :
mail: bekira...@gmail.com
--
TÜRKİYE BEYAZAY DERNEĞİ İZMİR ŞUBESİ İLE İLGİLİ TÜM ETKİNLİK DUYURU VE
HABERLERİMİZE FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ.
https://www.facebook.com/turkiyebeyazaydernegiizmirsubesi
Beyazay tanıtım video linglerimiz
http://www.mynet.com/video/kanal/beyazayizmir
http://www.dailymotion.com/beyazayizmir1995
http://www.youtube.com/user/beyazayizmir
msn yureks...@hotmail.com
skp. saliharikan2
http://www.blogcu.com/kullanici/beyazayizmir1995
facabok. https://register.facebook.com/saliharikan2
twitter. http://twitter.com/beyazayizmir
mail grubuna katılmak icin
beyazayizmirbilgi...@googlegroups.com
<beyazayizmir%2Bsub...@googlegroups.com>
gsm. 0506 514 96 93
sabit.0232 483 10 44
www.beyazay.org.tr
Oraj POYRAZ <oraj....@openmail.cc> Aug 03 02:45PM +0300
Ben diyorum ki;
Cumhurbaşkanlığı seçiminde ister zar atın, ister boykot edin, ister
kendinizce(?) bilinçli bir tercih yapın.
Sonuca bir tesiri olmayacak.
Boşuna hoplayıp zıpamayın.
Kendinizi üzmeyin.
Kavga etmeyin.
Gerginlik yaşamayın.
Recep Tayyip ERDOĞAN(RTE) cumhurbaşkanı olursa Pandoranın kutusu
açılmayacak, cehenneme açılan kapı aralanmayacak, cumhuriyet
yıkılmayacak, rejim değişmeyecek.
Ya da Ekmelleddin İHSANOĞLU cumhurbaşkanı olursa rejim ve cumhuriyet
kurtulmuş olmayacak.
Basite indirgeyelim.
Başbakan elindeki iktidarı cumhurbaşkanlığının güvencesi karşılığında
bırakacak.
Cumhurbaşkanı RTE, emanetçi başbakan formülü rejimi başkanlık sistemine
dönüştürmeye yetmeyecek.
Açılım vb tavsayacak.
Artısı budur.
RTE The Cemaatle barışacak.
Eksisi budur.
Ekmelleddin İHSANOĞLU cumhurbaşkanı olursa, Abdullah GÜL bunca zaman
nasıl bir rol oynamışsa aynını oynayacak.
Ve hatırlatırım, bu ismi önerenler de zaten RTE'ın ve küresel
oligarşinin yardakçılığını yapmaktadır.
Bin kere yazdım söyledim, CHP ve MHP üst yönetimi küresel oligarşiye
teslim olmuştur.
Kendi seçmenlerini kandırmaktadır.
Bu kuru bir iddia değildir, bin bir türlü karinesi ve delili vardır.
Kritik her olayda bu iki parti liderliğinin aldığı tavırları dönün bir
bakın.
Ve zaten Mr. Ekmelleddin böylesi bir süreç sonucunda ortaya çıkmıştır.
Aslına bakarsanız, bu senaryoda RTE hala daha başbakanlık yetkilerine
sahip olduğu için ulusal birlik ve rejim için daha bile tehlikelidir.
*Başbakan RTE, Cumhurbaşkanı RTE'den yüz misli daha tehlikelidir.*
Buna dikkatinizi çekmek isterim.
Siz sadece küresel yönetmenlerin sahnelediği bir tiyatro oyununda
kendinize düşen rolü oynamış olacaksınız.
Seçeneksizliğe mahkum edilmişsiniz ve siz de buna boyun eğiyorsunuz bu
kadar basit.
Ve ben yine diyorum ki, hiç değilse kişilikli ve onurlu olun, boykotla
mesajınızı iletin.
Figüran olmayı reddedin.
Daha iyisi hem CHP hem de MHP'li seçmenler bir an önce küresel
oligarşiye teslim olmuş parti üst yönetimlerini tasfiye etmeli ve
yeniden partilerini ele geçirmeli.
Saygılar.
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA
* Prof.Dr.Yalçın Küçük : Devrimci durumun başındayız: Oligarşinin son
çaresi Erdoğan <#mozTocId386252>
* ARKA ARKAYA SARA NÖBETLERİ <#mozTocId549694>
* ALDIKLARINI VERECEKLER <#mozTocId595357>
* PRİMİTİF AKÜMÜLASYON VE ZOR <#mozTocId992036>
* İKİ KAHİRELİ <#mozTocId167803>
* ‘AYDIN DOĞAN BEDAVA’ <#mozTocId299544>
* BAŞBAKANLIĞI ÇANKAYA’YA TAŞIMAK <#mozTocId338800>
* ÇARE YOBAZİZM <#mozTocId2177>
* KENDİNİ ALDATAN AYDIN <#mozTocId462326>
* AVRUPA'YA HAYRAN VE DEMOKRASİYE AŞIK <#mozTocId177730>
* BARIŞÇIL KAPİTALİZM VAAZLARI <#mozTocId416571>
* ZINDAN ARKADAŞLARIM <#mozTocId414737>
------------------------------------------------------------------------
*Prof.Dr.Yalçın Küçük : **Devrimci durumun başındayız:Oligarşinin son
çaresi Erdoğan*
**
/Odatv, 01.08.2014 22:49/
*Bir ses duydular, **"**/cafeer/**"**ve herkes koştu.
Hepsi bez getirdi.*
Misal, budur ve *Erdoğan*, kundakta büyütülmüştür ve hepimiz öyleyiz,
yalnız*, Erdoğan'ı herkesler sardılar ve bütün kundakların bebeğidir.*
Amma bir nokta var, *Erdoğan, Türk oligarşisinin son bebeği değil, son
çaresidir.*
http://www.gazetevatanemek.com/images/stories/yalcinkucuk-basinizaisaldiniz.jpg*Bunu
bilmeyenler değil, kabul etmeyenler ahmaktırlar.*
Çaresizliklerinin çaresini böyle birisinde buldular.
Hırsla sarılıyorlar.
Tabii hem yanlış anlaşılmak ve hem de, kendimi yanlış anlatmak
istemiyorum; *"/Çölaşan Eşleri/"*asla kastetmiyorum.
Bizim için derstirler, her rastlantıyı, her tesadüfü, şansı,
*"/çöl/"*ile anlatıyoruz.
/Çöl/'ümüzdürler ve bizi, çölde olmasa bile, *Kahire doğumlu Tekmeleddin
ile kurtarıyorlar; Emin'e değil de Tansel'e şaşırıyorum.*
*Bu Tekmeleddin, bu tatsız sahnede, ben **"**/Türk
Vatandaşıyım/**"***buyurmuşlar, Hürriyet, 20 Temmuz '14, ve ne ahmaklık,
*dünyada **"**/Türk Vatandaşı/**"**yoktur, ya **"**/Türk/**"**ya
**"**/Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı/**"**vardır.*
Ben, *bu ne **"**/cahiliye/**"**ve bu ne korkaklık*demek ile yetiniyorum.
Hem bilgisiz ve hem korkak, *"/Türküm, çalışkanım.."/*diyemiyor, çok
uzağındadır.
*ARKA ARKAYA SARA NÖBETLERİ***
Ve *Erdoğan, Türk oligarşisinin, Türk gericiliğinin, en tamahkar ve en
acımasız, en hedonist,en işçi ve köylü düşmanı oligarşinin, hem çocuğu,
hem diktatörü ve hem de kendisidir.*
Sara'sıdır, çünkü saralı bir oligarşimiz var.
Ve *bu Cumhuriyet, arka arkaya gelen sara nöbetleriyle yıkılmaktadır ve
yıkışın başka yolu yoktur.*
Ah, siz marksist olamayan solcular ve ilericiler, İlhan Selçuk'u
hatırlıyorum, *"/saralı/"*cumhurbaşkanı ister misiniz, son ve önemli
sorularından birisi idi; bilmiyorlar ve tabii isterler, çünkü, *saralı
olan diktatördür.*
Ve *yeter ki servet transferi olsun ve sürsün, bu **"**/dinci/**"**ve
saralı dönemdedir ki, halkın olan, kamunun olan Tüpraş ve Petkim artık
Koç'tadır, **"**/dünya değerlisi/**"**Hilton Oteli'nin yeri Doğan'dadır,
Kara Yolları Genel Müdürlüğü, yeri de diyebiliriz, Zorlu'dadır,
**"**/Zorlu Center/**"**diyorlar; biz ise buna servet transferi diyoruz.*
*Bu, halkın olanı, bir avuç' a vermek anlamındadır.*
*ALDIKLARINI VERECEKLER***
*Diktatör mü, alandır ve çalandır.*
Ben mi,sadece bir kamusal aktörüm; oraları, *Karayolları Genel Müdürlüğü
yerini, **/"Atatürk Kültür Merkezi/**"**yapacaktım*, ilan etmiştim.
*"/Globalizm/"*dediler, el koydular; yuvarladılar.
*Ama hala vaktimiz var, gücümüzü biriktiriyoruz.*
Peki, marksist olmayan solcular mı, eksiktirler ve Türk oligarşisi mi,
artık pek fazladırlar.
*Aldıklarını verecekler; kanunla aldılar ve tabii kanunla verecekler,
zamanımız yaklaşmaktadır.
Güzel, seçimlerin sonunda ve devrimci durum'un başındayız.*
*Zaman, bizim eylemimizdir.*
*PRİMİTİF AKÜMÜLASYON VE ZOR***
*Her devrim bir servet transferi'dir; Ermeniler'den zenginlik transferi
Jön-Türkler zamanında başlamıştı, Ermeni kızlarını ve büyük
zenginlikleri Kürt Şefler aldılar.*
*Erken Cumhuriyet'te mübadele ise, çok acı ve büyük bir servet
transferidir, adaletsizlikler ve feryatlarla doludur.*
İki, *Varlık Vergisi ve 6-7 Eylül, servet transferidirler,
acımasızdırlar; Yunani ve Ermeni mallarına el koydular.*
Üç, *Erdoğan'ın kendisi,uzatılmış on yılı, hem görülmemiş bir servet
transferi ve hem görülmemiş bir primitif akümülasyon olmuştur.*
Ve not ediyorum, *primitif akümülasyon farklıdır; emekçi ve köylü,
vahşetle soyuldular, yerlerine, **"tit"**milyarderleri koydular.*
*Bunun için Erdoğan'ın bütün nöbetlerini sakladılar ve milli bir türban
giydirmeyi ve medinevi bir zor ile korkutmayı denediler.*
Özeti ise şudur, *Erdoğan hem transferlerin ve hem akümülasyonun
vesilesidir ve cürüm oligarşinindir.*
Ve tabii payını, unutmuyoruz.
Ve mutlaka *diktatoryal oligarşiyi* biliyoruz.
***
*Transferleri bozmadan, akümülasyonu dağıtmadan, Erdoğan'dan vazgeçmeyiz.*
*O kadar ucuza veremeyiz, maliyeti büyüktür.*
***
*Cinayetsiz yapmadılar; Trabzon ve Malatya'da Hıristiyan, İstanbul'da
Ermeni katlini ihmal etmediler.*
*Cinayetlerle suçlanan Alperenler'in başına ise, Ankara'da **"**/devlet
töreni/**"**düzenlediler veYazıcıoğlu'nu, Hacettepe'de Tacettin
Dergahı'na gömdüler.*
*Tacettin Dergahı, Kurtuluş Savaşı günlerinde Mehmet Akif'e ikametgah
verilmişti, Muhsin Yazıcıoğlu, eğer öldürülmüşse, bir büyük Hristiyan
Devlet'in eli vardır*, böylece,Yazıcıoğlu'na ilahiyat saçtılar.
*Devlet törenine, Reis-i Evvel İlker Paşa ve Rahşan Ecevit de
katıldılar*; tarihin notlarını eksik bırakmak istemiyorum.
*Yahudi-Hristiyan Savaşları'nı*duyuyorum.
*İKİ KAHİRELİ***
Güzel, devamı var, *Mehmet Akif hızla Kahire'ye kaçmıştı ve yalnız Akif,
Kahire'de bir diğer Cumhuriyet kaçkını İhsan'ı buldu.*
*İkisinin birbirinden gayrı hiç bir arkadaşı olmamıştı*, kayıtlarda
rastlamıyoruz.
*İki şapka kaçkını*birbirlerine sarıldılar.
*İhsan, Ekmeleddin'in babasıdır ve İhsanoğlu, Akif'in Kahire'de Kuran
çevirdiği masallarının taşıyıcısı*durumundadır.
*Masaldır, çünkü, Akif'in Arabi bilgisi yoktur*ve kayıtlar bu yöndedir.
Demek *gericilik bir çemberdir ve Ekmeleddin'in, Cumhuriyet kaçkını
İhsan Efendi'nin oğlu olmasından başka bir niteliğinden haberdar değiliz.*
*"/Türküm/"*demekte güçlükleri vardır.
Ve *özetle, Fethullah Gülen çemberi içindedir, pek yakışmaktadır.*
*‘**AYDIN DOĞAN BEDAVA’***
Hiçbir yere gidemezler ve geldikleri yerlerde olamazlar; hiç okumadan,
erkan-ı harp olmaları imkansızdır.
Bu arada not ediyorum, benim pek çok kitabım var, Erkan-ı Harbiye
Reisi'nin bunlardan birini dahi okuduklarına ihtimal vermiyorum.
Çünkü, kitap okumazlar, öyle sanıyorum, iki sure bir fatiha, bunlar
için, yetmektedir.
*"/Caligula/"*veya *"/Hasta Despot/"*bir yana, *"/Epilepsi ile
Orgazm/"*hassaten okurlar sanıyordum ve hep yanıldığımı anlıyorum.
Bu kitapta, ikinci kitap *"/Doğan Savaş/"*başlığını taşıyor ve
*"/Doğan/"*, Aydın Doğan'ı içine alıyor.
Bilmeyebilirler, *Cumhuriyet Mitingleri'nde **"**/Aydın Doğan
bedava/**"***deniyordu, bir şişe coca-cola yetiyor, ve işte O'dur.
*Bedava satılan, çok büyük zenginlerimizdendir*ve benimle arasında bir
savaş sürüyordu; sebebi, Aydın Doğan'ın, Erdoğan'ın epileptik halini ve
bir de diploma meselesini saklamasıdır.
Saklıyordu ve işi o'dur.
*Doğan mı, oligarşi'dir, TÜSİAD'ı yansıtmaktadır ve
**"**/Hürriyet/**"**bazen **"**/Koç/**"**ve bazen
**"**/Doğan/**"**kisvesindedir*; tümüne göre, *Erdoğan olmadan, akepe'yi
sürdürmek imkansızdır.*
Diplomasızlık ve *"/grand mal/"*, ciddi sara, Erdoğan'ın sonudur, öyle
düşünüyorlar; sonu, akepe'nin de sonu demektir ve istemiyorlar.
Ancak epileptik ataklardan da bıktılar, nöbetlerde çok fevridir, bu
nedenle, *kızağa, Çankaya'ya almak* istiyorlardı ve ben, diplomasızlık
ve grand epilepsi ile bu kapıyı kapatıyordum.
Hayli kızıyorlar.
*BAŞBAKANLIĞI ÇANKAYA’YA TAŞIMAK***
Savaş budur; *"/sara/"*sözcüğünü Abdülhamid'in burnuna çevirdiler,
sansür ettiler.
Diplomasızlığı ise önemsemediler, bir çare bulurlar; nitekim Ergun
Özbudun, Erdoğan için hazırladığı anayasa taslağında, gerekli tahsili
ilkokula indirmişti; Hürriyet bunu hemen gördü, sevinçle, duyurmuştu.
Ben de Hürriyet'i duyurduğumu hatırlıyorum.
Erdoğan ise buna bir tepki olarak, başbakanlığı, fiilen ve mümkünse
hukuken, yanında, Çankaya'ya taşımak istiyordu.
Bütün oyun işte budur.
Devlet işlerinin pek dışındadır, kapak tadındadır ve burada duruyorum.
Artık Genelkurmay'a geliyorum.
En son saklayan O'dur.
*Genelkurmay şimdi Erdoğan'ı, Çankaya'ya yolcu etmeye hazırlanmaktadır.*
*Elindeki bütün bilgileri, açmamak, bu anlamdadır.*
***
*Genelkurmay, işte bu Erdoğan'ı, yukarıya, yolcu etmektedir.*
Elinde men edici bütün bilgiler var.
Bilgileri vermemekte ve büyük sorumluluk almaktadır.
*ÇARE YOBAZİZM***
*Şahane on yılımız var, **"**/1961-1971/**"**, çok korktular;
ilericiler, solcular, sosyalistler, Cumhuriyet'i, ileriye doğru
fırlattılar.*
Bunun içinde, *"/15-16 Haziran 1970/"*ayrı bir tarihtir, *İstanbul'da
işçiler, iki gün için, İstanbul'u ellerine aldılar.
İstanbul'un zenginleri çok korktular ve **"**/bir daha
asla/**"**dediler*; sanki hepsi saralı oldular; korku'dan farkı azdır,
nöbete girdiler.
*Çare aradılar ve buldukları çare, yobazizm oldu*; 12 Mart ve 12 Eylül
sadece kademeleri ve denemeleri idi ve sonunda, *"/sara bizimdir/"*,
dediler.
Kara özet ve karalama işte budur.
*KENDİNİ ALDATAN AYDIN***
Aydın-Saydın, üç yol ya da jüstifikasyon buldular.
*Aydın-saydın, katılmak için bir inanca, bir teori'ye muhtaçtırlar;
zaman zaman kendilerini aldatmak zorundadırlar.*
Demek *aydın olmak, kolay değildir ve bazıları için her teslimiyet bir
ayrı teoridir.*
Başlarda daha aydın'dılar,bu nedenle olabilir,
*"/yobaz/"*görebiliyorlardı, kemalizm'e karşı diyorlardı, amma, bizi,
Avrupa'ya sokacaklar, Avrupa mühimdir, *"/derdimiz kalmaz/"*; bu masala
mahkum oldular.
Ah bir soksunlar ve bizi sokacaklar, ancak bunlar sokarlar; yeter ki
soksunlar, çok neşeli ve umutlu insandırlar.
Sonra unuttular ve umutlarıyla çok bozuldular ve orada kaldılar.
*Belki başında aydındılar ve şimdi ne olduklarını bildiklerini sanmıyorum.*
*Bir kısmı artık tarikatlardadırlar.*
*AVRUPA'YA HAYRAN VE DEMOKRASİYE AŞIK***
Avrupa'ya hayran ve demokrasiye aşıktılar, ikinci aşamada bu gözü
karalar varlar, gözleri kara, sadece demokrasi görüyorlar.
Ve 2010 yılında bu gözü karalar,*"/yetmez ama evet/"*dediler; *evet
dedikleri karanlıktı, seçtiler ve orada kaldılar.*
Kalmasalar ne olur ki, artık pek buruşukturlar.
Artık bunları kimseler almazlar ve bunu biliyorlar.
Çöp sepetlerine atıldılar.
*BARIŞÇIL KAPİTALİZM VAAZLARI***
*Üçüncü ve en son türe gelmiş durumdayız ve bunlar bağ bozumudurlar.*
*Silivri'den çıktılar.*
*İçlerinde aslanlı yolu tavaf edenler de var, ne demektir, anlamamıştım
ve yavaş yavaş anlıyorum.
*Peki, ancak *devrimci durumdayız ve devrim tarihi ve dili kullanmak
istiyorum.*
Çok kısa tutuyorum.
O halde *Karl Kautskiy*'i anlatmak durumundayım ve büyük bir Alman
devrimcisiydi ve ne oldu, Birinci Dünya Savaşı'nın eşiğinde,
*Ultraemperyalizm'i* keşfetti, *yoldan çıkma ve oportunizmi seçme*
anlamındadır.
Balşaya Savyetskaya Ansiklopedi'den, Vol.
11, alıyorum ve şu anlamdadır, artık kapitalizm gelişmiş ve /izjinaniya
evo protivoreçiyiy/, çelişkilerinden kurtulmuştur, bundan böyle
*barışcıl bir kapitalizm* karşımızdadır.
Devrimci yöntemlerle karşı çıkmak geride kalmaktadır, Kautskiy, bunları
vaaz etmektedir.
*Lenin*de aşağı yukarı aynı tarihlerde, *"/Imperialism and The Split in
Socialism/"*incelemesini yazmıştı, Collected Works 23,ve burada*,
kapitalizmi, monopoli kapitalizm, parazitik kapitalizm ve can çekişen
kapitalizm* olarak anlatıyordu.
*Monopol varsa her zaman şiddeti kullanmaktadır, parazitik ise
ahlaksızlık temel karakterdir ve can çekişiyorsa, ben ekliyorum,
yobazizm mutlak vardır.*
Lenin'in bu incelemesine göre, *emperyalist aşama ile sosyal mücadelede
bölünme kaçınılmazdır.*
Ne ilginç şimdi bizde de bölünme esas olmuş haldedir.
Balşaya Savyetskaya Ansiklopedisi, Kautskiy'e yakıştırılan
*"/oportünist/"*sıfatını da hatırlatıyor.
Ancak, menşevikler için de kullanılıyordu, Balşaya Savyetskaya
Ansiklopediya Vol.
16 ve bu, *kapitalizmdeki değişme ve gelişmeleri abartmaktan* kaynaklanıyor.
Şöyle söyleyebilirim, *nerede abartma varsa, orada oportünizm vardır.*
Buraya ve Türkiye'ye gelmiş oluyoruz.
Ancak Lenin'in, Kautsykiy üzerine kalıcı çalışması, *"/Poleterskaya
Revolutsiya İ renegat Kautskiy/"*adını taşıyordu; Rusça *"/Renegat/"*ve
Türkçe, *"/Dönek/"*diyoruz.
*Oportünist veya değil, ama bunlar mutlak dönek'tir *ve renegat'tırlar.
Lale Gurman <lale....@gmail.com> Aug 03 03:03PM +0300
Değerli dostlar,
Prof. Tolga Yarman 04.08.2014 Pazartesi saat 16.00'da Ulusal Kanal'da Can
Karadut'un konuğu olacak ve su sorunu konusunda çözümlerini anlatacak.
Sayın Yarman aynı kanalda on gün kadar önce yine aynı konuyla ilgili olarak
konuşmuş, 25 yıl kadar önce oluşturduğu projesini anlatarak, İstanbul
Belediyesi'nin bu projeyi kabullenip uyguladığından söz etmişti. (Ekte)
Yetkili ve sorumlulardan hâlâ bir çözüm önerisi gelmiyor fakat bizlerin bu
konuyu iyi öğrenmesi gerek.
Dostlukla,
Lâle Gürman
--
"TC.f...@gmail.com" <fal...@gmail.com> Aug 03 02:21PM +0300
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: Atilla Köprülüoğlu <atillako...@gmail.com>
Tarih: 3 Ağustos 2014 14:12
Konu: 9 Eylül'deki bugünkü yazım
Kime: FİKRET KALMUK <fal...@gmail.com>
Değerli Fikret Ustam..
İyi Pazarlar.
http://www.gazetedokuzeylul.com/kose-yazisi/3488/yenifoca-mektubu-2.html
isasecme <isas...@gmail.com> Aug 03 05:14AM -0700
EY ÇAKMA ATATÜRKÇÜLER, CHP'LİLER, SANDIK BOYKOTÇULARI, BİLİMSEL
SOSYALİSTLER, KOMÜNİSTLER, YETMEZ AMA EVETÇİLER...!
AKPKK YANİ ŞER CEPHESİ 1938 DEN BUYANA ÇALIŞIYORLAR..BU NOKTAYA DÜN
GELMEDİLER..GAZETELERİ, BANKALARI, HOLDİNGLERİ, ÖĞRENCİ YURTLARI, VAKIF
ÜNİVERSİTELERİ,DERSANELERİ, CEMAATLERİ, İNŞAAT ŞİRKETLERİ, MARKETLERİ,
AVM'LERİ VS. VS. VAR.....ATATRÜKÇÜLER OLARAK ATATÜRK İÇİN, CUMHURİYET
DEĞERLERİ İÇİN YILLARDIR NE YAPTIK, HANGİ ORTAK EKONOMİK DEĞERİMİZ
VAR..GENÇLERİMİZE NE KADAR SAHİP ÇIKIP CUMHURİYET DEĞERLERİNİ ÖĞRETTİK,
BAYRAK İNDİRİLDİ, YÜZBİNLER, MİLYONLAR SAHAYA İNDİK Mİ? KONSOLOSLUK
GÖREVLİLERİ ESİR, NE YAPTIK, BAYKAL'A YILLARDIR KATLANDIK, KEMAL
KILIÇTAROĞLU'NU KAYBETTİĞİ İLK SEÇİMDE DEVİRDİK Mİ? KOCAMAN BİR
HAYIR..PARTİYE ÜYE OLUP ATATÜRK ÇİZGİİSNDE TUTMAK İÇİN MÜCADELE ETTİK Mİ.?
HAYIR...ARMUTUN SAPI, ÜZÜMÜN ÇÖPÜ, ARMUT PİŞ AĞZIMA DÜŞ DEDİK VE ATA'M
İZİNDEYİZ FETHİYE MARMARİSTEYİZ, ATAMIZDA İÇEREK BU VATANI KURTARDI
MUHABBETİ İLE RAKI MASALARINDAN KALKMADIK..HALKIN CENAZESİ, NİŞANI, DÜĞÜNÜ,
AÇLIĞI, İŞSİZLİĞİ BİZİ İLGİLENDİRMEDİ..BİR KİBİR BİR GURUR ALDI BAŞINI
GİTTİ...ŞİMDİ NE DİYE ELEŞTİRİP SANDIK BOYKOTU DİYORSUNUZ, DÜN NEYDİNİZDE
ŞİMDİ NE OLDUNUZ...EKMEL BEY GELDİĞİMİZ BU NOKTADA BİR SONUÇTUR...UYUMANIN
VE BOŞVERMİŞLİĞİN SONUCU...CHP TEK BAŞINA CUMHURBAŞKANLIĞINI KAZANAMAYACAK;
MECBUREN ÇATI ADAYINA DESTEK VERMEK ZORUNDA ÇÜNKÜ KARŞISINDA AKPKK, KCK,
PKK İŞİT MÜSLÜMAN KARDEŞLER VE ELNUSRA, FETO VAR......SOL SAĞ YOK ARTIK
KUVAİ MİLLEYE GİBİ DÜŞÜNMEK VAR......DİKTATÖRE BAŞKA TÜRLÜ KUVVETLE BAŞ
KOYMAK MÜMKÜN DEĞİL...DÖVÜNMEYİ BIRAK GÖZÜNE FAR TUTULMUŞ TAVŞAN GİBİ
BAKMAYI BIRAK AYAĞA KALK BİRAN ÖNCE ŞU YANAN ATEŞE SU TAŞI, ELİNDEN GELENİ
YAP, YARIN ÇOK GEÇ OLACAK...AYDIN AYDINLIĞINI BİLECEK ZOR KOŞULLARDA GÜÇ
KUVVET TOPLAMASINA YARDIM EDECEK...HER GEÇEN GÜN BİR ÖNCEKİNİ
ARATIYOR..DAHA NE DÜŞÜNÜYOR, NEYE KÖSTEK OLMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ...KIRIN
KİBİR VE GURURUNUZU, ÖNYARGILARINI, KOMLPLOCU DÜŞÜNCELERİ, HATTA BİR KEZ
BİR İŞE YARAYINDA ŞU MEMLEKETTE YAŞADIĞINIZIN BİR ANLAMI OLSUN...ATA'MIZIN
YÜZÜNE BAKACAK BİR EYLEMİNİZ OLSUN...YILLARDIR OLDUĞU GİBİ ATATÜRK VE
CUMHURİYETTEN BAHSEDİP GEYİK MUHABBETİ YAPMAYIN...ELİNİZİ TAŞIN ATLTINA
KOYUN, DESTEK OLMUYORSANIZ BARİ KÖSTEK OLMAYIN....AYDINI AYDIN, SANATÇISI
SANATÇI, VATANDAŞI VATANDAŞ OLARAK GÖREVİNİ YAPACAK, DEĞİLSE SONRA KONUŞMA
ELEŞTİRME ŞİKAYET ETME HAKKINIZ OLMAYACAK...!
İSA SEÇME
"Grup Yönetici " <erzinca...@gmail.com> Aug 03 04:16PM +0300
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
From: Ismail Kara <kar...@gmail.com>
Date: Sun, 3 Aug 2014 15:50:14 +0300
Subject: Karozan İSMAİL KARA:TÜRK VE MÜSLÜMAN KİMLİĞİ
TÜRK VE MÜSLÜMAN KİMLİĞİ
Türk Kimliği :
Türk olmak; sadece nüfus belgesinde T.C. yazan
kişi Türk değildir.
Türk olmak; bunu yüreğinde, beyninde hissetmektir.
Türk olmak; Türk örf ve geleneklerini, Türk kültürünü
yaşamak ve yaşatmaktır.
Türk olmak; mert ve cesur olmaktır.
Türk olmak; vaadinde durmak, sözünden dönmemek,
hiç kimseyi aldatmamak, kandırmamaktır.
Türk olmak; yalandan, dolandan, hırsızlıktan, arsızlıktan
uzak, dürüst ve dosdoğru olmaktır.
Türk olmak; vatanını, milletini, bayrağını, atasını sevmektir.
Türk olmak; küçüklerine sevgide, büyüklerine saygıda
kusur etmemektir.
Türklükle hiç ilgisi olmayanlar (başta pek çok Ermeni
ve Yahudi), Türk adlarını almışlar ve sözde Türk geçinir
olmuşlardır. Türk adı almakla da, asla Türk olunamaz.
Özetle Türk olmak; tam bir Türk olarak yaşamaktır.
*
Müslüman Kimliği :
Müslüman olmak; sevgiyle yola çıkmak, tüm insanlara,
hayvanlara, diğer canlılara, özetle her yaratılana
sevgiyle bakmaktır.
Müslüman olmak; Allah’ın emirlerine ve Hz.Muhammed’in
hadislerine uygun hareket etmektir.
Müslüman olmak; son derece dürüst ve güvenilir olmaktır.
Müslüman olmak; asla yalan söylememek, hiçbir zaman
doğruluktan ayrılmamaktır.
Müslüman olmak; “İnsan, insanın kardeşidir” ilkesine
bağlı olmaktır.
Müslüman olmak; insana ya her hangi yaratılana, eza, cefa
etmemektir.
Müslüman olmak; Allah’ı anarak, bir başka Müslüman’ı ya da
insanı katletmemektir.
Sözde “Ben Müslüman’ım” demekle de Müslüman olunmaz.
Müslümanların çok kullandığı Recep, Şaban, Ramazan,
Ali, Muhammed, Hasan, Hüseyin, Ahmet vb… adlarıyla
anılmakla da kimse Müslüman olamaz.
Özetle Müslüman olmak; insanlığı, insanca yaşamaktır.
*İsmail KARA*
http://karozan.blogspot.com/2014/08/turk-ve-musluman-kimligi.html
*WEB ::: http://karozan.blogspot.com <http://karozan.blogspot.com>*
--
Türkiye için el ele mail grubumuz
*https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele
<https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele> *
Gruba e-posta gönderme adresi *turkiye-i...@googlegroups.com
<turkiye-i...@googlegroups.com> *
Erzincan Kemaliye Egin Grubum
http://groups.google.com.tr/group/erzincan-kemaliye-egin-grubu
Gruba e-posta gönder : erzincan-kemal...@googlegroups.com
Grub Admin M.İlaldı 0532 7269362 erzinca...@gmail.com
Tüm dost ve arkadaşlarımı twitter sayfama bekliyorum :
https://twitter.com/#!/MiLALDi
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.
http://www.facebook.com/profile.php?id=1561718148
"İsa Seçme" <isas...@gmail.com> Aug 03 03:18PM +0300
EY SANDIK BOYKOTÇULARI...!
Cumhurbaşkanlığı seçimleri için muhalefet aday arayışına girdiğinde,
Tayyip’i yıkabilecek adayın nitelikleri tartışıldı. Bunlar şunlardı:
*Adayın, Atatürk’le, Cumhuriyet’le, laiklikle bir sorunu olmamalıydı ki,
CHP tabanından oy alabilsin.
*Adayın Türklükle, Türk milliyetçiliğiyle bir sorunu olmamalıydı ki MHP
tabanından oy alabilsin.
*Adayın Dinle bir çatışması olmamalıydı ki, AKP tabanından da oy alabilsin.
Aslında Cumhurbaşkanlığı seçimi için denklem net; CHP artı MHP oylarının
tamamı alınmalı. Bu oyların toplamı en fazla %45. Ama bu da yeterli değil,
AKP’lilerin de, Saadet, BBP gibi partilerin muhafazakâr tabanının da oy
verebileceği bir isim gerekli.
Sonuç olarak bu isim bulundu: Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu
Aslında hem CHP’nin, hem de MHP’nin tabanı buna memnun olmalı.
Çünkü CHP’nin sol bir adayla seçim kazanma ihtimali sıfır!
MHP’nin milliyetçi bir adayla seçim kazanma ihtimali de sıfır!
CHP ve MHP’nin ortak adayının bile seçim kazanma ihtimali yüzde yüz değil,
artı oya ihtiyaç var. Ve bu oyları atacak taban da muhafazakâr kesim.
Demek ki Ekmel Bey, bu işi başarmak için tespit edilen en ideal aday.
Ama görüyoruz ki, CHP içinde Perinçek tarafından kışkırtılan bir hizip,
“laiklik elden gidiyor, Ekmeleddin’e oy verilmez, ha Tayyip ha Ekmeleddin”
diye kara propagandaya başladı. Şimdi CHP’li seçmenin bir bölümünün seçimi
boykot etmesi, sandığa gitmemesi sağlanmaya çalışılıyor.
Elbette bu kampanyanın başı Tayyip; Gafil taşeronlar da yok değil eşbette.
Hedef, CHP tabanından %5-%10 arasında bir kesimi sandıktan uzak tutmak ve
seçimi Tayyip’in birinci turda kazanmasını sağlamak.
CHP tabanında yükselen bu küçük, ama tiz sesi kesmek için CHP yönetiminde
bir panik oluştu ; Ve bizce çok yanlış bir tavırla, Ekmel Beyin kadar laik
olduğunu ispatlamak gibi bir çabaya girişildi. İşte asıl tuzak da burada
gizli.
Ekmel Bey CHP’lilerin tümünden oy alsa ne yazar? Seçimi kazanmaya yetmez ki!
Asıl hedef, geçtiğimiz seçimlerde AKP’ye oy vermiş, bu seçimler için
Tayyip’e oy vermeye pek niyetli olmayan iki ara bir deredeki, %5’lik bir
kitleyi ikna etmek ve onların oylarını almak olmalıydı. Bu ise “ben laikim”
diyerek olmaz!
CHP’li muhalifler ve “ben laikim” diyen sözde muhalifler kusura bakmasın
ama Ekmel Bey, tam tersine Tayyip’ten daha Dindar ve samimi bir Müslüman
olduğunu ispatlamalı ki AKP tabanından oy alabilsin!
Bu propaganda kimi CHP’lileri rahatsız edebilir ama bundan asıl rahatsız
olacak isim Tayyip’tir!
CHP’liler sakin olsun; bu adamın laiklikle bir meselesi yok, (ailesi zaten
laik anlayışta!)
Bırakınız, Ekmel Bey halka gerçek dini ve dindarlığı anlatsın.
Unutmayın şu anda kurtulmaya çalıştığımız adam din sömürüsü ile başta
duruyor ve bizim de bu kozu ve silahı onun elinden almamız gerek…
Çocukluğun ve şımarıklığın lüzumu yok!
"İsa Seçme" <isas...@gmail.com> Aug 03 03:50PM +0300
ORHAN ÇEKİÇ EKMELETTİN BEY, Değerli dostlar, Mustafa Kemal Paşa'nın
kurtuluşa uzanan yolun taşlarını döşemek üzere harekete geçerken izlediği
strateji, bugün yüz yüze kaldığımız pek çok sorunun çözümü için de gene yol
gösterici mahiyettedir. O'nun, belirlediği hedefe ulaşmak için yararlandığı
kaynaklara bakın, içlerinde Rus Lenin de vardır, Kürt Diyab Ağa da vardır,
Mutki Aşiret Reisi Hacı Musa Ağa da vardır, Hacıbektaş'ta Alevi Dedesi
Cemalettin Efendi, Postnişin Niyazi Efendi de vardır. Hiçbirine ulusal
çıkarlarımıza ters düşecek bir taviz vermemiş ama ulusal kurtuluş için
herkesten yararlanmasını da bilmiştir. Bunun için de, "bunlar geçmişte
Türkiye için falan yerde şunu yazmış, filan yerde yaptığı konuşmanın bir
yerinde de şunu söylemiş..." türünden safsatalara da katiyen itibar etmemiş
ve hedefe yürümüştür. O, böylece emin adımlarla, dimdik hedefe yürüdüğü
için, sonunda işgalciler de ezik, başları eğik olarak geldikleri yerlere
doğru ufak ufak yürüdüler. Hem de Dolmabahçe önünde, sancağımızı
selamlayarak... Ekmeleddin Bey'in babası şuymuş, kendisi aslında buymuş,
ekmeğin bile fiyatını bilmezmiş bahanesini ileri sürenlere hatırlatmak
istedim. Erdoğan'ın ne olduğunu bunca yıl görememiş, algılayamamış olanlara
sözümüz zaten olamaz. Onlar her türlü rezil yönetime "eyvallah", demeye
hazır olduklarını destekleriyle göstermektedirler zaten. Bizim sözümüz,
hâlâ kararını verememiş olan ve "aydın olmayı " da kimselere bırakmayan
kesime... tayyip-ihsanoglu-1ka Bu seçimin bir cumhurbaşkanı seçimi
olmasının çok ötesinde, " Erdoğan BAŞKAN olsun mu, olmasın mı?" seçimi
olduğunun ayırdına varamamışlara...Sözümüz onlara... Son sözümüz gene
Atatürk'ten: " Varılmak istenen hedef yaşamsal ölçüde kutsal ise, ulusal
ise, o yola varmak için izlenen her yol, mübahtır, meşrudur... Bu fikrin
gerçek sahibi Makyavel'dir ve destekleyicilerine de "Makyavelistler" denir.
Atatürk bu fikri savunanlardandır. Gene Mustafa Kemal'den, mealen aktaralım
ki daha kolay anlaşılsın: " Bir yönetim sapıtabilir, her haltı işleyebilir.
Ülkeyi soyup soğana çevirebilir. Üstelik bütün bunları da demokratik
yollardan iktidara geldikten sonra yapabilir. Bu yönetimin içine düşmüş
bulunduğu bu gayrimeşru düzenden, çalınan çırpılandan, bunları seyreden tüm
yönetilenler yani halkın her bir bireyi de, oy vermiş veya vermemiş olsun,
sorumludur..." Kendini Kemalist sanıp da, bu mevcut düzenin devamına yol
açacak olan "Seçimleri boykot ediyoruz...Çünkü Ekmelettin'i yeterince
Kemalist bulmuyoruz..." diyenlere yeniden bu hatırlatmayı yapıyoruz...Bir
bahaneye sığınmamalıdırlar. "Tatilimizi bölmek işimize gelmiyor..." demek
dürüstlüğünü gösteremiyorlarsa, bari sussunlar, olumsuz propagandaya alet
olmasınlar. Onu zaten yapanlar yeterince yapıyorlar, bir de kendileri o
değirmene su taşımasınlar... Fakat, güneş, kum, deniz, eğlence bitip de,
evli evine, köylü köyüne dönünce, Eylül yağmurlarıyla birlikte yağmur gibi
gelen her gün yeni bir gerici uygulamanın karşısında "timsahın göz
yaşlarını" dökmesinler...Artık onlara yakışanı, "Kendim ettim, kendim
buldum..." türküsünü çığırmak olmalıdır. Çünkü tarafların mevcut oy
potansiyeline bakılırsa, Erdoğan'ın kaybedeceği kesindir. O takdirde,
gelecek seçimler dahil, her bir şeyin yıkılıp gideceği kesindir. Her
pisliğin ortaya çıkacağı, yepyeni bir dönemin başlayacağı kesindir. Bundan
sonra hiçbir yobazlığın bu topraklarda hayat bulamayacağı kesindir. Yepyeni
bir beyaz sayfanın açılmış olacağı kesindir. Aksi olursa Erdoğan'ın 10 yıl
Başkan olacağı kesindir. O zaman da sözünde duracağı, Cumhuriyet'in 100.ncü
yıl dönümü olan 29 Ekim 2023'de Türkiye İslam Cumhuriyeti'ni ilan edeceği,
Hilafeti geri getireceği, böylece yıllardır söylediği "büyük hedefi"
gerçekleştireceği kesindir. 10 Ağustos (1920) tarihlerimizde Sevr
Antlaşması'nın yani Osmanlı Devleti'nin çöküşünün simgesidir. Bizde de bu
seçim 10 Ağustos'a getirtildi. O gün ya Erdoğan seçilecek ve yeniden bir
din devletine dönüşün temeli atılacak veya Erdoğan kaybedecek, Ekmeleddin
Bey cumhurbaşkanı olacak ve bundan böyle de hiç kimse Çankaya'ya "...bu
dinimiz gereğidir..." deyip, onlarca İmam-hatip okulu projesi
götüremeyecek. Çünkü Ekmeleddin Bey islamın ne olup ne olmadığını en iyi
bilen bir bilim adamı olarak o koltukta, laikliğin teminatı olacak. Bir
noter gibi davranmayacak. Bunun arkasından da gereken tüm soruşturmalar,
hırsızlıklar, yolsuzluklar ve mahkûmiyetler gelince de ortada ne Ak kalacak
ne de partisi. Ampül patlayacak.O dağılan parçalardan yeniden bir ampül de
hiçbir zaman yapılamayacak Seçiminizi buna göre yapmalısınız sevgili
dostlar... ORHAN ÇEKİÇ
"Dr.Kayaalp Buyukataman" <k...@turkishforum.com.tr> Aug 03 08:42AM -0400
TURK ULUSUNUN DEGERLI MENSUPLARI
KOPRUNUN ALTINDAN VE USTUNDEN COK SULAR AKDI.. COK SEYLER SOYLENDI.. CESITLI
ANALIZLER VE ANKETLER YAPILDI .. HER BIR DEGERLI FIKRI VE TAVSIYEYI GOZ
ONUNE ALARAK BENIM KIRMIZI CIZGIM ASAGIDA BELIRTILDIGI GIBIDIR .
NEDEN 10 AGUSTOSDA OYUMU KULLANACAGIM VE NEDEN TAYYIP EFENDIYE OY
VERMIYECEGIM
1- DIN SOMURUCUSU VE YALANCILARIN YONETTIGI AKP IKTIDARINA KARSI EN
DEMOKRATIK "BAS KALDIRMAYI" GERCEKLESTIREN VE BU EYLEMDE HAYATLARINI FEDA
ETMEKDEN CEKINMEYEN GEZI COCUKLARINA BORCUM VAR .. ARALARINDA FIZIKEN
OLAMADIM , 10 AGUSTOSDA OYUMLA ONLARLA BERABER OLACAGIM
2- TURKIYE BIR KABUS DONEMINDEN GECMEKDE . BU HEPIMIZI ETKILIYOR .. 10
AGUSTOSDA BENDE SAYIN PROF DR. NERMIN ABADAN'IN VECIZ SOZU ILE IFADE ETTIGI
GIBI " HAYALLERIMIN ADAYI KAZANSIN DIYE DEGIL, KABUSLARIMIN ADAYI KAZANMASIN
DIYE 10 AGUSTOSDA SANDIGA GIDIYORUM" ..
3- 10 AGUSTOS SONRASI TURKIYENIN YALANCI VE HIRSIZ BIR DIKTATORUN
BASKAN OLARAK YONELTIGI DEVLET OLMAMASI VE LAIK CUMHURIYETIN DEVAMI SANSININ
ELIMDE OLMASI ICIN OYUMU KULLANACAGIM
4- SECIM SANDIGINA GITMEMEK VEYA GIDIP BOS GECERSIZ OY KULLANMAK, CAHIL
ZUMRENIN DESTEKLEDIGI TAYYIB'E YARACAGI ICIN 10 AGUSTOSDA OYUMU GECERLI
OLARAK KULLANACAGIM
5- KIRMIZI CIZGISI, TURKIYENIN PARCALANMAMASI VE/VEYA VATAN
TOPRAGINDAN BIR KARIS BILE ODUN VERILMEMESI OLAN TEK ADAYI (EKMEL BEYI)
DESTEKLEMEK ICIN OYUMU KULLANACAGIM.
6- TURKIYEYI 10 YILI ASKINJ BIR SUREDIR YONETMEKDE OLAN KISILERIN ,
YENIDEN YONETMEYE DEVAM ETMESI HALINDE, CIKACAK OLAYLARI VE CAN KAYIPLARINI
ONLEMEK YONUNDE OYUMU KULLANACAGIM.
BANA BU KADAR SEBEB FAZLA BILE NE DOGRULTUDA OY KULLANACAGIMI SECMEK ICIN..
OY KULLANMAMAYI TESVIK EDEN VE KENDILERI BU BAGLAMDA ULUSALCI VEYA
MILLIYETCI OLARAK ISIMLIYEN CB ADAYLARINI VE KENDILERI GIBI DUSUNMIYEN HER
BIR KISIYI VE KURULUSU AMERIKAN AJANI, AMERIKANCI, BOP CI VATAN HAINI GIBI
YAFTALARLA DAMGALAMAYA CALISAN HEYACANLI DOSTLARIMI KARARLARINI BIR KERE
DAHA GOZDEN GECIRMEYE DAVET EDIYORUM "SAYET GEZI COCUKLARINDAN
UTANMIYORSANIZ, ONLARIN GAYRETLERINI HICE SAYIYORSANIZ, OY KULLANMAYIN" .
ONLARA OLAN BORCUNUZU VE VATANIN BUTUNLUGUNU ON PLANA ALIYORSANIZ 10
AGUSTOSDA OMUZ OMUZA OY KULLANALIM VE HEB BERABER SECIMDEN ONCE VE SONRA
LAIK TURKIYEYE DONUS YAPMAK ICIN ELELE CALISALIM.. UNUTMAYIN SAKIN.. BOYLE
BIR GAYRETI TAYYIP EFENDI BASDA IKEN DEMOKRATIK OLARAK YAPMAK TATLI BIR
HAYALDEN OTEYE GIDEMEZ .
SAYGILARIMLA
DR. KAYAALP BUYUKATAMAN, BASKAN
TURKISH FORUM - DUNYA TURKLERI BIRLIGI
"Yusuf Tunçer" <yusuf...@gmail.com> Aug 03 04:08PM +0300
BDP-HDP-HDK-KCK-PKK adı her neyse onların yayın organı Özgür Gündem
gazetesi 1 Ağustos 2014 Cuma günü ilk sayfasından verdiği haberde
PKK'nın liderlerinden Cemil Bayık'ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde
Demirtaş'a destek mesajını kamuoyuna duyurdu.
PKK Yürütme Konseyi Üyesi Cemil Bayık şunları söylüyor:
*Özgür Gündem / 1 Ağustos 2014*
*"Demirtaş'a verilen her oy;*
*tek millet, tek devlet, tek vatan ve tek bayrağa ret oyu olacaktır."*
Demirtaş'a oy vermenin ne anlama geldiğini PKK yöneticisi Cemil Bayık çok
özlü anlatmış.
Özellikle Ekmeleddin İhsanoğlu'nun adaylığından sonra arayışa girip
Demirtaş'a oy vermeyi düşünen Alevi kökenli yurttaşlarımıza uyarıdır.
TAYYİP ERDOĞAN'I DESTEKLİYORSAN, AÇILIM ORTAĞI DEMİRTAŞ'A OY VER,
NASILSA SEÇİM SONRASI DAHA DA SARMAŞ DOLAŞ OLACAKLAR,
CUMHURİYETTEN VAZGEÇTİYSEN GİT DEMİRTAŞ'A OY VER,
AYRI VATAN, AYRI DEVLET, AYRI BAYRAK İSTİYORSAN
GİT DEMİRTAŞ'A OY VER CANIM KARDEŞİM...
Türkiye, Başkanlık heveslisi bir diktatörün Cumhurbaşkanlığı seçimlerini
kazanması yanında,
aynı zamanda her fırsatta ayrılığı savunan ve tepki oylarından dolayı
oylarını % 10'un üzerine taşıyabilecek özerklik heveslileri tehlikesiyle
de karşı karşıyadır.
Gerekirse sandığa gitme ama ne olursa olsun Selahattin Demirtaş'a oy verme..
"mustafa acer" <ma...@ttmail.com> Aug 03 03:38PM +0300
VESAYET! Mustafa ACER 03. 08. 2014
Sayın ERDOĞAN; "Vesayet rejimini kaldırdık" diyor. Yani Türkiye; Dahili Güç
odaklarının vesayetinden çıkmış.
Peki, Dahili Güç odakları ne oldu? AKP'nin vesayeti altına girdi.
Peki, AKP Egemen Dış Güçlerin vesayeti altında değil mi? Bu durumda iç
güçler de dolaylı olarak Egemen Dış Güçlerin vesayeti altına girmiş olmuyor
mu?
Egemen Dış Güçlerin istekleri doğrultusunda uygulamalar yapılması ve din
üzerinden toplum baskı altına alınarak, İslamiyet dışı bütün uygulamalar hoş
gösterilmeye çalışılması ile Türk Milleti aldatılmış olmuyor mu?
Ülke içindeki güç odakları baskı altında tutularak; Ordu, Yargı, Medya, İş
dünyası, Üniversiteler, Bilim adamları, Siyaset mensuplarına Egemen Dış
Güçlerle işbirliği yapılarak kumpas kurulmuş ve esir kamplarında tutularak
sindirilmeye çalışılmıştır.
Egemen Dış Güçlerin vesayeti sayesinde, Hiçbir Milli Hükümetin kabul
edemeyeceği uygulamalar yapılmıştır.
Dış Güçlerin direktifleri olmasaydı, Milli bir Hükümet'te;
· Sayın ERDOĞAN, Başbakan olmadan önce Beyaz Saray'da ağırlanarak,
icazet alabilir miydi?
· Sayın ERDOĞAN, BOP Eşbaşkanı olur muydu?
· Sayın ERDOĞAN, Yahudi Cesaret Ödülünü alabilir miydi?
· Sayın Abdullah GÜL, İngiltere Krallığının Şövalyesi olabilir
miydi?
· Arap Baharı safsatası ile Ortadoğu Coğrafyasındaki Müslüman
Ülkelere Müdahale edilmesine destek verebilir miydi?
· Libya'da Kaddafi'nin devrilmesi için savaş gemisi gönderir miydi?
· Müslüman Ülkelerde kan ve gözyaşı yaratan Terör Örgütlerine destek
verir miydi?
· İsrail'i desteklemek için gerekli üsler, patriyotlar ve savaş
cihazları Türkiye'ye yerleştirilebilir miydi?
· Türk Askerlerinin başına çuval geçirilmesine seyirci kalır mıydı?
· Terör konusunda dış güçlerle işbirliği içerisinde olur muydu?
· Siyonizm'in kurucusu Theodor Herzl'i anmak için Türkiye'de
konferans toplanması konusunda destek verilir miydi?
· Irak'a askeri müdahale için ABD Askerlerinin Türkiye topraklarını
kullanması konusundaki Teskere TBMM'ne gelir miydi?
· ABD'nin Irak'a yaptığı Askeri müdahale sırasında, İncirlik üssü
kullanılabilir miydi?
· Sayın ERDOĞAN; "ABD'li Askerler sağ salim Ülkelerine dönebilsin"
diye dua eder miydi?
· Sayın Cüneyt ZAPSU "Sayın ERDOĞAN'ı, kullanın, deliğe süpürmeyin"
der miydi?
· 29 Ekim 2004 Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş gününde; yıkım
anlaşması olarak, AB Anayasası imzalanır mıydı?
· Kürt, Alevi, Roman, etnik gruplarla ilgili açılım adında
ayrımcılık yapılır mıydı?
· PKK Terör örgütü ile "baldıran zehri içerek" Oslo'da ve İmralı'da
pazarlıklar yapılabilir miydi?
· Bülent ARINÇ'a suikast iddiası ile Askeri Kozmik odalara girilip
gizli bilgiler deşifre edilebilir miydi?
· Bakanlıklarda bu kadar yabancı danışman çalıştırılır mıydı?
· Türkiye'nin parçalanmasına neden olacak, özerkliği çağrıştıran
yerel yönetimler yasası hazırlanabilir miydi?
· Yabancılara toprak satışı serbest bırakılır mıydı?
· Yabancılar vergiden muaf tutulur muydu?
· Pırlanta ve kıymetli taş ithali ve satışında vergiler kaldırılır
mıydı?
· Askerler, Bilim adamları, Yazarlar, Düşünürler, siyasiler; kumpas
kurularak, düzmece suçlarla cezaevlerinde tutulabilir miydi?
· Habur sınır kapısında düzmece mahkemelerle Teröristler pişmanlık
yasasından faydalanabilir miydi?
· Yurdun bütün varlıkları; özelleştirme adı altında, haraç mezat
yabancılara ve yandaşlara satılabilir miydi? Satışlardan rüşvet alınabilir
miydi?
· Yerli bankaların çoğunluğu yabancıların eline geçebilir miydi?
· Yapılan bütün ihaleler, satışlar, ruhsatlardan rüşvet alınarak;
aile fertlerine ve yandaşlara menfaat sağlanır mıydı? Yargıya müdahale
edilerek, yolsuzlukların araştırılması engellenebilir miydi?
· Kayıp trilyonlar ve Deniz Feneri davalarında halktan toplanan
paraların sorgulanmadan kapatılması mümkün müydü?
· Domuz ve yaban domuzu kasaplık hayvan statüsüne alınabilir miydi?
· Evlilik dışı ilişkiler suç olmaktan çıkarılabilir miydi?
· ABD Büyükelçisi söyledi diye; Cuma hutbesinde okunan "Allah
katında din İslam'dır" Ayeti okunmaktan vaz geçilir miydi?
· Papa Jean Poul'ün ölümü üzerine yas ilan edilebilir miydi?
· Türkiye'de Ortodoks din devleti kurulması anlamına gelen,
"Ekümenlik konusuna" destek verilir miydi?
· Ermenilerin binlerce Türk'ü vahşice öldürdüğü Akdamar Kilisesi
ibadete açılabilir miydi?
· Rum Pontus Devleti kurma hayallerinin dalgalandırıldığı ayinlerle,
Sümela Manastırı Hıristiyanlara ibadete açılabilir miydi?
· Sayın ERDOĞAN; Barak OBAMA ile telefonda konuşurken beysbol sopası
gösterilerek tehdit edilebilir miydi?
· Ege Denizinde 11 ve Akdeniz'de 5 Türk adasına Yunanistan bayrağı
dikilebilir miydi?
· İsrail Gazze'ye saldırıp, Binlerce Müslüman'ın canına kıyabilir
miydi?
· İsrail; Nil'den Fırat'a topraklarda hak iddia edebilir ve Türkiye
topraklarında İsrail güdümünde Kürt devleti kurma hayaline kapılabilir
miydi?
· IŞİD Musul Türk Konsolosluğunu basıp 49 Türk'ü esir alabilir
miydi?
· T.C. ve Türk Milleti ifadeleri, Andımız kaldırılabilir miydi?
· Milli Bayramların kutlanması konusunda kısıtlamalar getirilir ve
Atatürk anıtlarına çelenk konması yasaklanır mıydı?
· Egemen Dış Güçlerin istekleri doğrultusunda birçok kanun
değişikliği yapılabilir miydi?
Ve daha birçok konuda Egemen Dış Güçlerin istedikleri uygulamalar
yapılabilir miydi?
Bugün AKP Egemen Dış Güçlerin vesayeti altındadır. Türkiye Cumhuriyeti'nin
Egemen Dış Güçlerin vesayetinden kurtulması için AKP'den kurtulması şarttır.
AKP'ye muhalif olanlar da İktidar olmanın yolunun Egemen Dış Güçlerin
vesayetine girmek olarak görüyorlarsa bu en büyük yanılgıdır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kalkınması, gelişmesi, çağdaş uygarlık seviyesine ve
daha ileriye gitmesi için tek yolu Mustafa Kemal ATATÜRK göstermiştir.
ATATÜRK; "Hangi istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin
planlarıyla yükselebilsin. Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir" diyerek,
hiçbir yabancının vesayeti ile ülkenin gelişmesinin mümkün olmayacağını
ifade etmiştir.
Tek çıkar yol; ATATÜRK ilke ve hedeflerine gönülden bağlı kadroların,
Bağımsız Türkiye Cumhuriyetine sahip çıkarak, Türkiye'yi yüceltmesidir.
Bizim için hiçbir yabancı ideoloji ve yönlendiricinin faydası yoktur. Bize
ATATÜRK ilke ve hedeflerinin rehberliği yeter.
Abdullah Mustafa <abdullah...@gmail.com> Aug 03 02:02PM +0300
TARİH VE KISSALAR - 116
B. PEYGAMBER KISSALARI - 96
11. HZ. MUSA, HARUN VE İSRAİLOĞULLARI- 31
d) İsrailoğulları - 2
(3) İsrailoğulları ve Buzağıya tapanlar
Ve Mûsa ile kırk gece için sözleşmiştik de siz bunun ardından buzağıyı
tanrı edinmiştiniz. Zulme sapmıştınız siz. Belki şükredersiniz diye bunun
ardından da sizi affetmiştik. 2. sure (BAKARA) 51-52. ayet (Resmi:
2/İniş:92/Alfabetik:11)
*Hani Mûsa, toplumuna demişti ki*: "Ey toplumum, buzağıyı tanrı edinmenizle
öz benliklerinize zulmettiniz. Hadi, yaratıcınıza, Bâri'nize tövbe edin;
egolarınızı öldürün. Böyle yapmanız yaratıcınız katında sizin için daha
iyidir; O sizin tövbelerinizi kabul eder. Hiç kuşkusuz O, evet O, tövbeleri
çok kabul edendir, rahmeti sonsuz olandır." 2. sure (BAKARA) 54. ayet
(Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Yemin olsun ki, Mûsa size açık-seçik hak beyanlarla gelmişti de onun
arkasından buzağıyı ilâh edinmiştiniz. Zalimlersiniz sizler. Hani kesin söz
almıştık sizden de Tûr'u üzerinize kaldırmıştık. "Size verdiğimizi
kuvvetlice tutun ve dinleyin." demiştik. Şöyle demişlerdi: "Dinledik ve
isyan ettik." İnkârları yüzünden gönüllerine buzağı içirildi. De ki: "Eğer
inanan kişilerseniz, ne kötü şeydir size imanınızın emretmekte olduğu..." 2.
sure (BAKARA) 92-93. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
*İsrailoğullarına denizi geçirttik. Özel putlarına tapan bir topluluğa
rastladılar*. Bunun üzerine: "Ey Musa, dediler, bunların ilahları olduğu
gibi sen de bize bir ilah belirle." *Musa dedi: "Siz cahilliği sürdürmekte
olan bir toplumsunuz."* 7. sure (A'RAF) 138. ayet (Resmi:
7/İniş:39/Alfabetik:9)
Musa'nın kavmi, onun Allah'la konuşmaya gidişinden sonra, süs eşyalarından
oluşmuş, böğürebilen bir buzağı heykelini ilah edinmişti. Görmediler mi ki,
o onlarla ne konuşabiliyor ne de kendilerine yol gösterebiliyor? Onu
benimsediler ve zalimler haline geldiler. Başları avuçları arasına
düşürülüp de sapmış olduklarını fark ettiklerinde şöyle yakardılar:
"Rabbimiz bize merhamet etmez, bizi affetmezse mutlaka hüsrana düşenlerden
olacağız." Musa, kızgın ve üzgün bir halde kavmine döndüğünde şöyle dedi:
"Benden sonra arkamdan ne kötü şeyler yaptınız! Rabbinizin emrini
bekleyemediniz mi? Levhaları yere attı, kardeşinin başını tuttu, kendisine
doğru çekiyordu. Kardeşi dedi ki: "Ey annem oğlu! Bu topluluk beni horlayıp
hırpaladı. Nerdeyse canımı alıyorlardı. Bir de sen düşmanları bana
güldürme. Beni şu zalim toplulukla bir tutma." Musa şöyle yakardı: "Rabbim!
Beni ve kardeşimi bağışla. Rahmetine sok bizi. Sen, rahmet edenlerin en
merhametlisisin." Buzağıyı ilah edinenler var ya, yakında onlara
Rablerinden bir öfke ve dünya hayatında bir zillet ulaşacaktır.
İftiracıları böyle cezalandırırız biz. Günahlar işlendikten sonra tövbe ile
iman edenlere gelince, o tövbe imandan sonra Allah çok affedici, çok
merhametli olacaktır. 7. sure (A'RAF) 148-153. ayet (Resmi:
7/İniş:39/Alfabetik:9)
*Buyurdu:* "Biz senden sonra toplumunu tam bir biçimde imtihan ettik.
Sâmirî onları saptırdı." Bunun üzerine Mûsa, öfkeli ve ümidi kırık bir
halde kavmine döndü. Dedi: "Ey toplumum! Rabbiniz size güzel bir vaatte
bulunmadı mı? Süre mi size uzun geldi yoksa Rabbinizden üzerinize bir
gazabın inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze ters davrandınız?"
Dediler ki: "Biz sana kendi irademizle / malımızla karşı çıkmadık*. Olay
şu: Bize o topluluğun süs eşyalarından bazıları yükletilmişti, onları
kaldırıp attık; aynı şekilde Sâmirî de attı." Sâmirî onlar için, böğürmesi
olan bir buzağı heykeli çıkardı. Dediler ki:* "Bu, hem sizin hem de
Mûsa'nın tanrısıdır. Ama Mûsa unuttu." *Görmüyorlar mı ki; o buzağı onlara
bir sözü geri çeviremiyor; kendilerine bir zarar veremiyor, bir yarar
sağlayamıyor.* *Yemin olsun, Hârun daha önce onlara şunu söylemişti*: "Ey
kavmim, siz bununla imtihan edildiniz. Sizin Rabbiniz o Rahman'dır. Artık
bana uyun, emrime itaat edin!" *Onlar şöyle demişlerdi:* "Mûsa bize
dönünceye kadar ona tapıcılar olmakta devam edeceğiz." Mûsa dedi: "Ey
Hârun, onların saptıklarını gördüğün zaman seni ne engelledi de, Benim
ardım sıra gelmedin. Emrime isyan mı ettin?" Hârun dedi: "Ey annemin oğlu!
Sakalımı, başımı tutma. Ben senin şöyle diyeceğinden korkmuştum:
'Beniisrail arasına ayrılık soktun, sözüme bağlı kalmadın!" *Mûsa dedi:* "Senin
derdin neydi, ey Sâmirî?" *Sâmirî dedi*: "Onların görmediklerini gördüm.
Resulün izinden bir avuç avuçladım da onu attım. *Nefsim bana böylesini hoş
gösterdi*." *Mûsa dedi:* "Defol, çünkü sen, hayatın boyunca "bana
dokunmayın" diyeceksin! Ve senin için asla kaytaramayacağın bir hesap
zamanı da var. O başını bekleyip durduğun tanrına bir bak! Onu kesinlikle
yakacağız, sonra da un ufak edip denize dökeceğiz." 20. sure (TÂHÂ) 85-97.
ayet (Resmi: 20/İniş:45/Alfabetik:96)
Yemin olsun, biz, İsrailoğullarına Kitap'ı, hükmetme gücünü, peygamberliği
verdik, onları temiz yiyeceklerden rızıklandırdık ve kendilerini âlemler
üzerine imtiyazlı kıldık. 45. sure (CÂSİYE) 16. ayet (Resmi:
45/İniş:65/Alfabetik:15)