
Değerli arkadaşlar, Bu gün sizlere ABD'yi tanıtmak istiyorum. Her an her dakika, iki sözden biri olarak, her yerde duyduğunuz ABD hakkında açıklayıcı bilgiler vermek istiyorum;
ABD öyle bir şeydir ki hiç bir zaman görünmez, ama O her şeyi görür, her zaman, her yerdedir.
ABD' den daha güçlü hiç bir şey yoktur. ABD den habersiz, izinsiz yaprak bile düşmez; her şey onun planı ve iradesi doğrultusunda tıkır tıkır işler. ABD'nin izni olmadan, hiç bir şekilde görüşmek, anlaşmak, uzlaşmak, oydaşmak, kararlaştırmak, mümkün değildir; Yazı yazılamaz, açıklama yapılamaz, bir adım dahi atılamaz; Affedersiniz, başınıza kuş sıçsa kesinlikle ABD ajanı bir kuşun işidir. Ayağınız bir taşa takılsa, o taşı kesinlikle ABD yerleştirmiştir oraya.
ABD Ülkede sosyal, siyasal, ekonomik anlamda her olan biteni zaten çok önceden planlamıştır, O her şeyi önceden bilir ve günlük olsun, saatlik olsun her olaya anında müdahale eder.. Fay hatlarını tetikleyerek depremlere yol açar. Uçakları düşürür, Trafik kazalarının çoğu ABD kaynaklı elektromagnetik sinyaller nedeniyledir; hatta daha ileri seviyede bu sinyallerle beyinleri hayalleri, rüyaları, düşünceleri kontrol eder.
ABD Muhalefet olsun, iktidar olsun her partiye, her lidere istediğini dayatır, yaptırır. Bütün seçimler (hatta at yarışları bile) ABD'nin önceden belirlediği şekilde sonuçlanır. İstediğini Başkan seçtirir; istediği zaman iktidarı değiştirir. İnsanların bir kısmının kendisine yandaş, bir kısmının muhalif ve aykırı olmasını planlar. Devlet yönetiminde şube başkanından itibaren yukarıya doğru her makam ya doğrudan, ya da taktik(!) icabı gizli ABD ajanıdır.
ABD önce darbe yaptırır, sonra darbeciyi tutuklatır, darbeciyi tekrar iktidar yapar, teröristler de, polis de aslında ABD ye çalışır, yer altı yer üstü tüm faaliyet ABD denetimi altındadır..
ABD Ülkenin kaynaklarını sömürür, insanlarını tutsak eder, Madenlerde patlamalar yapar , salgın hastalıklar çıkarır, Hastanelere virüs taşıyıcıları gönderir, yatak odalarına yerleştirdiği ölçüm cihazlarıyla doğumunu önceden tespit ettiği zeki çocukların doğumunu engeller, camiler ama aynı zamanda genel evler açar, gençleri uyuşturucuya alıştırır, insanların bir kısmını dindar bir kısmını ateist yapar, insanları cepheleştirir; kavga çıkartır, her cephe sonuçta ABD nin dediğini yapar. Uçak gemilerindeki matbaalarında dolar basar, geceleri el altından akıttığı kara paralarla Ülkelerin para piyasasını kontrol eder. kendi kendine suikastler düzenleyerek savaş bahanesi çıkarır.
ABD orduyu, yargıyı, basını istediği gibi yönlendirir... istediği gazetecileri yandaş bazılarını muhalif olarak görevlendirir. Bazı aydınları kendinden yana, bazılarını gizli ajan olarak güya kendine karşı faaliyette bulundurur. ABD Sendikalar kurar, dernekler açar, bunların başına hem kendinden yana Başkanlar seçtirir; hem de kendinden yana muhaliflerle bu başkanları alaşağı eder.....
Kısacası Yurttaşların, seçmenlerin, yöneticilerin, yönetilenlerin, aydınların, kadınların hiç bir suçu günahı, ihmalleri, salaklıkları, satılmışlıkları, tembellikleri yoktur... Çünkü onlar aslında çok zeki, çok akıllı, çok bilgili, çok becerikli, çok çalışkan, çok yurtsever ve çok özverilidir, ama neylesinler ki kör olası ABD şeytanı her şeye kadirdir, her şeye hakimdir; yapacak bir şey yoktur....
ABDABDABDABDABDABDABDABDABDABDABDABDABDABDABDABDABDABDABDABDABDABDABD.....
öff be... yetti artık bu Allahın Belası Dangalaklık !!
Sevgilerimle. æ
Grup: http://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele/topics
- O bombalar bize (Ergün Diler) [1 Güncelleme]
- [Konu Yok] [1 Güncelleme]
- Diyanet'ten Efkan Ala fetvası: Tevbe etmesi gerekir [1 Güncelleme]
- CHP'li Umut Oran: IŞİD'in rehin tuttuğu 2 [1 Güncelleme]
- [OzgurGundem] Fwd: SN.ŞÜKRÜ S.AYA'DAN CB SEÇİMİ HAKKINDA [1 Güncelleme]
- Rumların Tehdidi Artmaya Başladı ... Prof. Dr. At a ATUN [1 Güncelleme]
- ÇiN AHŞAP OYMACILIĞI... MÜTHiŞ! [1 Güncelleme]
- 8 Dakika... [1 Güncelleme]
- SN.YARMAN YILLARDIR DİKKATLERİ ÇEKMEYE ÇALIŞIYOR, FAKAT... [1 Güncelleme]
- FW: Prof. Dr. Mümtaz Soysal'dan kritik çağrı [1 Güncelleme]
- "ÇARESİZLİĞİ KABUL EDENLER"İN ÇÖZÜMÜ?! [1 Güncelleme]
- NADiR GÖRÜLEN ÇiÇEKLER... :) [1 Güncelleme]
- Əfsanə Sevgin: Güney Azərbaycan Kərkük olmayacaq! [1 Güncelleme]
- TARİH : BİZANS DÖNEMİNDE İSTANBUL'DA DEPREMLER : HALK ÜZERİNDE ETKİ [1 Güncelleme]
- TARİH : Osmanlı İmparatorluğu'nda 1730 İsyanına Dair Yeni Bulgular [1 Güncelleme]
- OYUMUZU MUHAKKAK KULLANMALIYIZ !!! | Turkish Forum [1 Güncelleme]
- TARİH : ABDÜLHAMİT DEVRİNDE PROTESTAN OKULLARI İLE İLGİLİ ORJİNAL İKİ BELGE [1 Güncelleme]
- BASIN YAYIN SANAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA DUYURULAR... [1 Güncelleme]
- REJİM TEHLİKESİ [1 Güncelleme]
- RTÜK NERDEDİR, Terör örgütü PKK, inanç alanında yayın yapacak bir televizyon kanalı kurmuştur. Çıra TV ismi verilen kanalda ağırlıklı olarak Yezidilik ve Zerduştluk anlatılmaktadır. [1 Güncelleme]
- Cuma’nızı en kalbi duygularımla tebrik ediyor, muhabbetlerimi sunuyorum. [1 Güncelleme]
- Kur'an'dan muhteşem uyaran, öğüt veren Ayetler! [1 Güncelleme]
- Sıra Türkiye’de! [1 Güncelleme]
- NE ÖRTÜ KALDI NE KAVGA [1 Güncelleme]
- Prof. Dr. M. Es'ad COŞAN - Allah'ın duaları kabul etmesi [1 Güncelleme]
ahmet dogan Simsek <ahmetdog...@gmail.com> Jul 18 10:58AM +0300
Bazıları neden se Ergün Diler'in Sürekli Başbakanı cilaladığını iddia
ediyorlar..
Hayır ben Bu görüşte değilim. Ergün Diler Türkiye'nin İslam alemi ile
birlikte ve tek başına pozisyonunu açıklamaya çalışan ve neler yapılması
gerektiği konusunda yolu anlamak için bu duruma nasıl düştüğümüzü halkımıza
açıklayarak toplumsal farkındalığımızı artırmak için, bazı önemli
konularda bilgilendirip nasıl uyutulduğumuzu anlatmaya çalışarak
uyandırmaya çalışan bir uyarıcı ve erken alarm sistemi olarak kullanılıyor.
Hiç beklemediğimiz dönemlerde gelen iç karışıklıkları da daha önce
istihbarat kaynaklarından alıp aktaran bir yazar olarak görüyorum.
Bu yüzden bu yazarın yazılarını sıkıcı bulanlar silip atabilirler. Ama ben
siyaset tartışmaları dışında değerlendirilmesinin daha yararlı olacağını
düşünüyorum. Kusursuz insan olmaz bazı tavırları ve ya kendine has siyasi
düşüncesi bizi rahatsız edebilir ama öze ulaşmak keçi boynuzunu çiğnemeyi
de göze almak, işe yaramaz kısmını atıp işe yarayan özü almak gerekiyor.
Selam ve Saygılarımla
A.D.Şimşek.
<http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/ergundiler/Arsiv>
ArşivErgün Diler <http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/ergundiler/Arsiv> O
bombalar bize
Petrolün keşfinden sonra hayat hem bizim, hem de bölge için artık
bambaşkaydı! Yeni silahların, yeni oyunların devreye girmesi kaçınılmazdı!
İngilizler *ÜRETİM *kalıplarını değiştirmiş, imparatorluklarını daha da
yüceltmenin formülü olarak *OSMANLI'yı *yıkmaktan başka seçeneklerinin
olmadığını görmüştü!
*Abdülhamit Han'ın da İngilizler'in adımlarını attığı her yerde olan
bitenden haberi vardı! *İran Şahı Nasreddin'in petrollerini kime nasıl
verdiğini anlayacak kadar zekiydi! Baron *Julius de Reuter*,
*ROTHSCHİLD *ailesi
adına yeraltı zenginliklerine konmuştu! Abdülhamit Han zaten elinde tuttuğu
toprakların petrol denizi olduğunu çok iyi biliyor ve sıranın *OSMANLI'*ya
geleceğini net olarak görüyordu! 100 yıllık bir planla karşı karşıya
kaldığını hissediyordu!
Dünya değişecek ve bunun için de *OSMANLI *parçalanacaktı! Kan ve gözyaşı
hakim olacak, İngilizler ve Yahudiler gelip paralarını kazanacaktı!
Hindistan'da büyük prova yapılmıştı!
Müslümanlar ve Hindular sömürgeye karşı çıkınca *İÇLERİNDEKİ BEYAZ
TAŞLARLA *yola devam edildi! Okullar ve eğitim sistemi ele alındı! Onlar
gibi düşünen, onlar gibi yaşayan insanlar yetiştirildi! Kültürel değişim
beraberinde ekonomik birleşmeyi getirdi! Artık Hindistan sömürgeydi! Ama
bunu yazacak medya, dile getirecek siyasetçi kalmamıştı!
*Oradan buraya sıçradılar!*Osmanlı İmparatorluğu'nda açtıkları Alliance
İsraelite, B'nai B'rith ve Notre Dame de Sion gibi onlarca yabancı okulla,
onlar gibi düşünen ve günü geldiğinde *DEVLETİNE BAYRAK AÇMAK İÇİN *meydanlara
çıkacak insanlar yetiştirdiler!
Abdülhamit önlerinde durduğu için inanılmaz bir psikolojik operasyon
başlattılar!
*Demedikleri kalmadı!*Mesela, Kürt çocuklarına sahip çıktığı için tıpkı
bugün gibi o zaman da saldırıyorlardı!
Sultan Abdülhamit bu operasyonlar karşısında durumu anlıyordu! "Kürt
ağalarının bazılarının çocuklarını İstanbul'a getirip memuriyete
yerleştirdiğim için tenkit edildiğimi biliyorum.
Senelerdir Hıristiyan Ermeniler bakanlık mevkilerini işgal etmişlerdir.
Bundan sonra da kendi dinimizden olan Kürtler'i kendimize yaklaştırmakta ne
gibi bir zarar olabilir?" diyerek eleştirilere cevap veriyordu!
*Veriyordu vermesine ama asıl sorun buydu!*Parça parça edilmek için
anlaşılan Osmanlı topraklarında Abdülhamit'in birleştirici modeli kimseyi
heyecanlandırmıyordu!
Osmanlı için geri sayım başlamıştı! İçeride çok *YABANCI *vardı! Zaten
Osmanlı bir devletin nasıl içeriden çürütülüp çökertildiğinin en güzel
örneklerindendi!
Sultan Abdülhamit Han, kara tablo karşısında sessizce mırıldanıyor ve
dudaklarından çıkan şu sözler bugünü anlamamız için rehber oluyordu: "33
sene devletim ve milletim için çalıştım. Elimden geldiği kadar hizmet
ettim. Hâkimim Allah, bunu muhakeme edecek ise Resulullah'tır. Bu memleketi
nasıl bulduysam öyle teslim ediyorum.
Hiç kimseye bir karış toprak vermedim.
Hizmetimi ancak Allah'ın takdirine bırakıyorum. Ne çare ki düşmanlarım
bütün hizmetime kara çarşaf örmek istediler ve muvaffak da oldular..."
"Beni evhamlı sanıyorlardı, hayır!
Ben sadece gafil değildim!" diyecek kadar *AKIL *dolu bir *SULTAN *sonunda
pes ediyordu! Neredeyse tahtta bulunduğu 40 yıl içinde sayısız
operasyonları önleyen *SULTAN *artık yoktu!
*Büyük paylaşım başlamıştı!*Bölgenin içini boşaltıp kimliksiz hale
getireceklerdi! Bunun için işe *İSTANBUL'*dan başlamak gerekiyordu! Öyle de
oldu!
Ortadoğu'nun başına bela olmak için varedilen *İSRAİL'*in temelleri
Beyoğlu'ndaki Mısır Apartmanı'nda atıldı! İlk Cumhurbaşkanları Ben Gurion
Beyoğlu'nda kaldı, okudu! Hem devletin temelleri, hem *MOSSAD'ın *omurgası
burada oluşturuldu! Osmanlı'yı yıkan *AKIL, *yerine koyacağı *CUMHURİYET'in
BAMBAŞKA *bir şey olması ve kendi tarihinden, dilinden, dininden
uzaklaşması için düğmeye basmıştı!
İçeride buna alkış tutan çok kişi vardı! Aileler zaten seçilmişti! Boğaz
parsellenmişti!
Yabancı okullardaki çocuklar mezun oluyor, hem paranın hem Hariciye'nin
başına geçiyordu! 600 yıl *BAYRAĞI*dalgalandıran ne kadar mukaddesat varsa
neredeyse unutulmuştu! Ortadoğu gibi bizim de içimiz boşaltılmıştı!
Okuduğunu anlamayan, ezberlerle giden, Ramazan'da şarap içmeyi maharet
sanan bir *NESİL *sahibi olmuştuk!
*Adamlar başarmıştı! *Bizi bizden koparıp bilmediğimiz coğrafyalarda kabul
göremeyeceğimiz bir kılığa sokmuşlardı!
Müslüman alemini kontrol etmek için kurulan İsrail'in de temellerini bize
attırmışlardı! Artık Müslümanlar hep birlikte *İSRAİL *ile uğraşacak,
arkadaki *İNGİLİZLER'i *kimse görmeyecekti!
Hatta Kraliçe'nin okullarından mezun olanlar oradan diploma almanın
ayrıcalığını yaşayacaktı!
Ama bize Hindistan tarihi okutulmuyordu! Doğru bir örnek önümüze gelmiyor,
bir türlü uyanamıyorduk!
İran Şahı Nasreddin, Rus Çarı II.
Aleksandr, Avusturya İmparatoriçesi Elizabeth, Fransa Veliaht Prensi
Napolyon, Portekiz Kralı Pedro, Bavyera Kralı Ludwig, Avusturya Veliaht
Prensi Rudolf, Meksika İmparatoru Maksimilyan, Bavyera Düşesi Sophie
Charlotte, Belçika Prensi Baudouin gibi önemli isimlerin tıpkı *SULTAN
ABDÜLAZİZ'le *aynı akıbeti yaşadığını bilmiyorduk!
Atlayıp ilerliyor, aslında hiçbir şeyi göremiyorduk!
Aklımız esir alınmıştı çünkü!
Bilmeden yaşayamazdık!
Beyoğlu'nda kurulan İsrail'le Osmanlı'nın elinde tuttuğu topraklar *UÇAK
GEMİSİ HALİNE *dönüştürüldü!
Uyarı sistemi İsrail, kumanda ise İstanbul ve Türkiye oldu!
İsrail'le birlikte aslında Ankara, Tel Aviv'e bağlandı! Arkada da Kraliçe
vardı! Siyaset, ekonomi, ordu hep bu yolda ilerledi!
MİT'in başındaki efsane isme İsrail makam otosu verirken bile gurur duyar
hale geldik!
Devlet olma iddiamızdan çok uzaklaştık! Sadece biz değil cetvelle sınırları
çizilen her yerde durum böyleydi!
Sevseniz de sevmeseniz de bu tablo Erdoğan'la değişti! Ezberlerle gelen ve
aslında size ait olmayan açıdan bakarsanız durumu anlama şansınız hiç yok!
Türkler'in tarihinin 1923'ten önce de olabileceğini düşünüp ilk adımı
atarsanız işiniz çok daha kolay olur!
Aslında ülkemizin nasıl çevrildiğini ve nasıl nefessiz bırakıldığını
görürüz!
*FİLİSTİN'de *patlayan bombaların geri dönen Türkiye'ye atıldığını
anlarsınız!
İsrail askerleri kumda oynayan çocukları katlederken hiçbir *ARAP *ülkesinden
tepki gelmemesinin nedeni olarak belki bir parantez açarsınız! Ve belki de
içine "Bunlarda mı Türkler'den korkuyor! Öyle ya biz gelirsek onların da
saltanatı bitecek!" diye küçük bir not düşersiniz!
Şu an *FİLİSTİNLİ *çocuklara atılan *BOMBALAR *aslında bizim çocuklarımıza
atılıyor! Hedef yine biziz!
Amaç istedikleri şartlara yanaşmayan Ankara'ya ders vermek!
Bunun için de kullandıkları en büyük silah içerideki parçalı halimiz!
Ne diyor Sultan Abdülhamit Han.... "Savaş yalnız sınırlarda olmaz. Savaş
bir milletin topyekün ateşe girmesidir.
Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa
*zafer tesadüfi, yenilgi kaderdir..."*Aklımıza ve kardeşliğimize sahip
çıkalım! Araplar da Kürtler de bizim kardeşimiz! Büyük devlet büyük düşünen
insanlardan oluşur!
*Gösterin bunu!*
Sili Ozerdim <silio...@gmail.com> Jul 17 06:36PM +0300
From: *yaşar okşaroğlu*
* Neden mi BOYKOT?*
* Aday olma hakkın yok. *
* Aday gösterme hakkın yok. *
* Adaya karşı çıkma hakkın yok. *
* Ama seçmensin?! *
* ÇANKAYA NOTERİ MİYİM, ULAN BEN !*
değerli okurlarıma saygılarla sunarım
halûk tarcan
--
*TC Sili*
[image:
http://sphotos-a.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/215290_10200934840280643_385814596_n.jpg]E-Posta
ile gönderdiğim tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve
sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
*MADDE 25:* "*Düşünce ve Kanaat Hürriyeti*";
*MADDE 26:* "*Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti*"
kapsamında tarafımdan yapılmıştır.
Demokratik düşünce ve kanaatlerimin engellenmesi ve/veya şiddet/baskı
altına alınması, bu nedenle
"*hakkımda olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi*",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her
türlü yasal haklarım saklı kalmak üzere, peşinen reddederim.
[image: Resim]
* ek* — Tüm ekleri indir
<https://mail.google.com/mail/u/0/?ui=2&ik=63f172f7c2&view=att&th=13a97a5993d1e823&disp=zip&zfe=cp857>
(sıkıştırma
hedefi:
Türkçe
[image: Dosya adı kodlama menüsü]
) Tüm resimleri görüntüle
<https://mail.google.com/mail/u/0/?ui=2&ik=63f172f7c2&view=att&th=13a97a5993d1e823&disp=imgs>
[image: ata ve bayrak.jpeg]
<https://mail.google.com/mail/u/0/?ui=2&ik=63f172f7c2&view=att&th=13a97a5993d1e823&attid=0.1&disp=inline&realattid=f_h8pql53l0&safe=1&zw>*ata
ve bayrak.jpeg*
31
.
.
SORGULAMAYAN İNSAN CAHİLDİR,
SORGULATMAYAN İNSAN İSE ZALİMDİR
YURTTA SULH CİHANDA SULH
PEACE AT HOME PEACE ON EARTH
K. ATATURK
"Yılmaz ARSLAN" <y.ars...@gmail.com> Jul 17 05:38PM +0300
Diyanet'ten Efkan Ala fetvası: Tevbe etmesi gerekir - ZAMAN
İçişleri Bakanı Efkan Ala, geçtiğimiz günlerde İstanbul Eyüp'te partililere bir konuşma yaptı, Hz. Muhammed'in (sav) Mekke fethedildiğinde şehre girerken nefsine pay çıkardığını, bu yüzden Allah tarafından uyarıldığını iddia etti. muspethareket.com internet sitesi, tepki doğuran bu açıklamayı Diyanet Alo Fetva Hattı'na sordu. Diyanet Alo Fetva Hattı, muspethareket.com'da yayınlanan habere göre, "Peygamber (sav) gurura kapıldı, biz kapılmadık" ifadesi hakkında şu fetvayı verdi:
"Gurur var mı Peygamber'de (sav)? Allah (cc) O'nun (sav) gururunu ta anadan doğma kırmış, temizlemiş. Gurur kelimesinde aldatmak vardır, aldanmak vardır. Cenab-ı Hakk (cc) ayet-i kerimede diyor ki, 'Siz gurura kapılmayın çünkü kendi kendinize aldanırsınız, kendi kendinizi aldatırsınız.' Peygamberde (sav) böyle bir gurur meselesi yoktu. Yanlış, yanlış; kasıtlı söylediyse iftiraya kadar gider. Kasıtlı değil de böyle avamın konuştuğu şekliyle genel bir konuşma yaptı ise bilmeden cahilce yapmıştır, Allah (cc) affetsin deriz. Tevbe etmesi gerekir. Pişman olacak, bir daha yapmayacak onu. Kasıtlı ise daha tehlikeli, peygambere (sav) sen iftira ediyorsun. Bizim peygamberimiz (sav) veya diğer peygamberler vatandaşına dini tebliğ ederken ne diyorlardı? 'Bu iftiracı, yalancı' diyorlardı. Ve onun yüzünden toplumlar ceza yemiştir. Yanıltıcı ve günah bir şeydir. O halka söylenilmez. Peygamberlerin sıfatları var. Birisi nedir? İsmet'tir. Her türlü gururdan, enaniyetten, ucubiyetten, her türlü günahlardan korunmuştur. Kim koruyor O'nu (sav)? Allah (cc) koruyor. Onu söyleyenler kimse, umarım yanlışlıkla söylemiştir, hataen söylemiştir. Allah affetsin diyoruz. "
Diyanet Alo Fetva Hattı görevlisi, 'Bunu kamuya açık yerde söylemek sıkıntıya yol açar mı?' sorusu üzerine şu bilgiye verdi: "Tabi canım. Toplu bir yerde söylediğin zaman da ihtilaf çoğalır. Bugün İslam dünyasındaki bu problemler nereden kaynaklanıyor? Aynen bu sorulara eşdeğer soruları ortaya atmak suretiyle toplumun içine fitne sokuyorlar. Sonra sen-ben onu temizleyeyim diye uğraşıyoruz. Bu arada da birbirimizi yiyoruz, öldürüyoruz, yaralıyoruz. En büyük fitne. Allah (cc) buyuruyor ki, 'Fitne kapısını kapatınız. Fitne çıkaranı da ıslah ediniz. Fitneyi de orada imha ediniz. Yoksa Allah (cc) sadece fitneyi çıkartanı değil, hepinizi cezalandırır' diyor ayet-i kerimede. (Enfâl Sûresi/ 25) Geçmiş milletlerin peygamberlerine bakalım. Onların ceza yemesinin sebebi, fitneyi çıkartıyorlar, onu da kapatmıyorlar, o fitne yayılınca hepsi de ceza yiyor. Bilerek konuşuyorsa, küfre kadar gider."
http://www.zaman.com.tr/gundem_diyanetten-efkan-ala-fetvasi-tevbe-etmesi-gerekir_2231975.html
---------
Tayyip diyor ki "bi taraf olan bertaraf olur" yani benden taraf olmayanı bitiririm İyi de ben çalamamki, adam da öldüremem. Bittik ya la.!
"Yılmaz ARSLAN" <y.ars...@gmail.com> Jul 17 05:04PM +0300
BUGÜN Gazetesi: CHP'li Umut Oran: IŞİD'in rehin tuttuğu 2 bebek hastalandı,
CHP'li Umut Oran'dan çarpıcı açıklama
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran , TBMM'de düzenlediği basın toplantısında
bomba gibi iddialarda bulundu. Oran, Musul'da IŞİD tarafından alıkonanlar
arasında bulunan 2 çocuktan birinin hastalandığı ve tedavisi için Türkiye'den
doktor gönderildiğini ileri sürdü. CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran ,
TBMM'de düzenlediği basın toplantısında bomba gibi iddialarda bulundu. Oran,
Musul'da IŞİD tarafından alıkonanlar arasında bulunan 2 çocuktan birinin
hastalandığı ve tedavisi için Türkiye'den doktor gönderildiğini ileri sürdü.
CHP'li Umut Oran, Musul'da kaçırılan Türk vatandaşlarıyla ilgili yaptığı
açıklamada; "Alıkonanlar arasında bulunan 2 bebekten biri hastalandı. Tedavi
için Türkiye'den doktor gönderildi. Hangi bebeğin hasta olduğu dahi bilinmiyor"
dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Oran,
Irak'ın Musul kentinde IŞİD tarafından kaçırılan 49 konsolosluk görevlisinden
hala haber alınamadığını söyleyerek, Başbakan Erdoğan'ın Musul'da rehin olan
Türk vatandaşların ailelerinin çığlığını duymak zorunda olduğu savundu.
Konsolosluk baskınının üzerinden 37 gün geçtiğini dile getiren Oran; "Bu konuda
hükümet bilgilendirme yapmıyor. yayın yasağı da yanlış bir uygulama. Baskının
hemen öncesinde yapılan tahliye uyarılarına rağmen bu olayın meydana gelmesinde
ihmali olanların tespit edilmesi ve konuyla ilgilenmeleri amacıyla bugün
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurumu ve Başbakanlık Teftiş Kurulu
Başkanlığı'na başvuracağım. Yarın da gizlilik kararanın kaldırılması istemiyle
Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapacağım. Amacımız bir an evvel bu
vatandaşlarımızın yurda gelmesi. Amacımız üzüm yemek, bağcı dövmek değil.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın öncelikli gündemi bu olmalı" diye konuştu.
"BU ORTAMDA CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNİNİN BİLE YAPILMASI ABESLE İŞTİGALDİR"
CHP'li Oran, alıkonanlar arasında bulunan iki bebekten birinin hastalandığını ve
tedavi için Türkiye'den doktor gönderildiğini iddia etti. Bebeklerden hangisinin
hastalandığının bilinmediğini dile getiren Oran şunları söyledi; "Alıkonanlar
arasında bulunan 2 bebekten biri hastalandı. Tedavi için Türkiye'den doktor
gönderildi. Hangi bebeğin hasta olduğu dahi bilinmiyor. Başbakan, 'milli irade
mili güç' diyor ama üç maymunu oynuyor.
Başbakan Erdoğan, Musul'da rehin olan vatandaşlarımızın ailelerinin çığlığını
duymak zorunda. 49 vatandaştan daha önemli gündem ve önceliği ne olabilir?
Dışarıda ona buna ağlıyorsun, Musul'daki rehine bebekler için de ağla. Bu
ortamda Cumhurbaşkanlığı seçimininin bile yapılması abesle iştigaldir. Onlar can
derdinde siz makam mevki derdindesiniz. Bu ortamda seçim olmaz. İşimizi gücümüzü
bırakacağız o insanları buraya getirip ondan sonra devam edeceğiz" dedi.
---------
Tayyip diyor ki "bi taraf olan bertaraf olur" yani benden taraf olmayanı bitiririm İyi de ben çalamamki, adam da öldüremem. Bittik ya la.!
Atilla Ayhan <atilla_...@yahoo.com.tr> Jul 17 12:47PM +0100
"iki tezek arasında bir seçim yapmam, hiç birini yemem".
Olaya bu kadar sig bakan ve Cumhurbaskanligi secimi icin kullanilacak oyu
boyle bir benzetmeye bagliyan,davranis ile "dogacak sonucun" iliskilerini
irdeliyemiyen bir dusunce yapisi,benim icin cevap vermeye degmez....
Atilla
--------------------------------------------
On Thu, 17/7/14, Sili Ozerdim silio...@gmail.com [Ozgur_Gundem] <Ozgur_...@yahoogroups.com> wrote:
Subject: [OzgurGundem] Fwd: SN.ŞÜKRÜ S.AYA'DAN CB SEÇİMİ HAKKINDA
To: "dunyatur...@googlegroups.com" <dunyatur...@googlegroups.com>, "turkiyehaber" <TURKIY...@yahoogroups.com>, "CTO-CiHAN TÜRK OLSUN" <cihan-tu...@googlegroups.com>, turk...@gmail.com, "Turkiye-icin-el-ele" <Turkiye-i...@googlegroups.com>, "Türk Gençlik Kulübü" <turkgenc...@gmail.com>, "ne_mutlu_turkum_dyene" <ne_mutlu_t...@googlegroups.com>, "Ozgur_Gundem" <Ozgur_...@yahoogroups.com>, "turk" <ciddi...@googlegroups.com>, "AYVALIK KUVVAI" <aku...@yahoogroups.com>, "CHP Web Sitesi Gönüllülerine Mesaj" <bilgi...@chp.org.tr>, vata...@halkhaber.tv, "Vatan Sever" <vatanse...@gmail.com>, "program" <pro...@ulusalkanal.com.tr>, halkt...@gmail.com, "Cumhuriyet Halk Partisi" <inte...@chp.org.tr>
Date: Thursday, 17 July, 2014, 14:36
Tarih: 16
Temmuz 2014 22:15
Konu: SN.ŞÜKRÜ
S.AYA'DAN CB SEÇİMİ HAKKINDA
Kime:
Akif Hamzacebi <ahamz...@gmail.com>,
Ali Demirciali <ali.de...@tbmm.gov.tr>,
"turgay...@tbmm.gov.tr"
<turgay...@tbmm.gov.tr>,
"umit.o...@tbmm.gov.tr"
<umit.o...@tbmm.gov.tr>,
"ahmet....@tbmm.gov.tr"
<ahmet....@tbmm.gov.tr>,
"ramis...@tbmm.gov.tr"
<ramis...@tbmm.gov.tr>,
"gulsun....@tbmm.gov.tr"
<gulsun....@tbmm.gov.tr>,
"izzet...@tbmm.gov.tr"
<izzet...@tbmm.gov.tr>,
"bulent....@tbmm.gov.tr"
<bulent....@tbmm.gov.tr>,
"leven...@tbmm.gov.tr"
<leven...@tbmm.gov.tr>,
"gokhan....@tbmm.gov.tr"
<gokhan....@tbmm.gov.tr>,
"aylin.n...@tbmm.gov.tr"
<aylin.n...@tbmm.gov.tr>,
"emineulk...@tbmm.gov.tr"
<emineulk...@tbmm.gov.tr>,
"gurku...@tbmm.gov.tr"
<gurku...@tbmm.gov.tr>,
"osmanfaru...@tbmm.gov.tr"
<osmanfaru...@tbmm.gov.tr>,
"dba...@tbmm.gov.tr"
<dba...@tbmm.gov.tr>,
"osman....@tbmm.gov.tr"
<osman....@tbmm.gov.tr>,
"yildira...@tbmm.gov.tr"
<yildira...@tbmm.gov.tr>,
"ensar...@tbmm.gov.tr"
<ensar...@tbmm.gov.tr>,
"ugur.bay...@tbmm.gov.tr"
<ugur.bay...@tbmm.gov.tr>,
"osman...@tbmm.gov.tr"
<osman...@tbmm.gov.tr>,
"metinlut...@tbmm.gov.tr"
<metinlut...@tbmm.gov.tr>,
"bulent...@tbmm.gov.tr"
<bulent...@tbmm.gov.tr>,
"aysenedr...@tbmm.gov.tr"
<aysenedr...@tbmm.gov.tr>,
"namik....@tbmm.gov.tr"
<namik....@tbmm.gov.tr>,
"halukahm...@tbmm.gov.tr"
<halukahm...@tbmm.gov.tr>,
CHP TABAN HAREKETİ <ad...@chptabanhareketi.com>,
"muhammet.riz...@tbmm.gov.tr"
<muhammet.riz...@tbmm.gov.tr>,
"ilhan....@tbmm.gov.tr"
<ilhan....@tbmm.gov.tr>,
"aykan....@tbmm.gov.tr"
<aykan....@tbmm.gov.tr>,
"sena....@tbmm.gov.tr"
<sena....@tbmm.gov.tr>,
"turhan...@tbmm.gov.tr"
<turhan...@tbmm.gov.tr>,
Ali Sarıbaş <ali.s...@tbmm.gov.tr>,
av.bule...@hotmail.com,
"m.serda...@tbmm.gov.tr"
<m.serda...@tbmm.gov.tr>,
"tufan...@tbmm.gov.tr"
<tufan...@tbmm.gov.tr>,
"ilhan....@tbmm.gov.tr"
<ilhan....@tbmm.gov.tr>,
"adnan....@tbmm.gov.tr"
<adnan....@tbmm.gov.tr>,
"kemal.degi...@tbmm.gov.tr"
<kemal.degi...@tbmm.gov.tr>,
"recep....@tbmm.gov.tr"
<recep....@tbmm.gov.tr>,
"muharr...@tbmm.gov.tr"
<muharr...@tbmm.gov.tr>,
"suheyl...@tbmm.gov.tr"
<suheyl...@tbmm.gov.tr>,
"kazim...@tbmm.gov.tr"
<kazim...@tbmm.gov.tr>,
"ali.se...@tbmm.gov.tr"
<ali.se...@tbmm.gov.tr>,
"selahattin.k...@tbmm.gov.tr"
<selahattin.k...@tbmm.gov.tr>,
"hasan...@tbmm.gov.tr"
<hasan...@tbmm.gov.tr>,
"mevlu...@tbmm.gov.tr"
<mevlu...@tbmm.gov.tr>,
"mehmetali...@tbmm.gov.tr"
<mehmetali...@tbmm.gov.tr>,
"refik.e...@tbmm.gov.tr"
<refik.e...@tbmm.gov.tr>,
"mevlut.a...@tbmm.gov.tr"
<mevlut.a...@tbmm.gov.tr>,
"celal....@tbmm.gov.tr"
<celal....@tbmm.gov.tr>,
"osmanok...@tbmm.gov.tr"
<osmanok...@tbmm.gov.tr>,
"aykut....@tbmm.gov.tr"
<aykut....@tbmm.gov.tr>,
"drmehm...@yahoo.com"
<drmehm...@yahoo.com>,
"haluk.e...@tbmm.gov.tr"
<haluk.e...@tbmm.gov.tr>,
"M. Akif Hamzaçebi" <akif.ha...@tbmm.gov.tr>,
Kemal Kılıçdaroğlu <kemal.kil...@tbmm.gov.tr>,
"sedef...@tbmm.gov.tr"
<sedef...@tbmm.gov.tr>,
"melda...@tbmm.gov.tr"
<melda...@tbmm.gov.tr>,
"umut...@tbmm.gov.tr"
<umut...@tbmm.gov.tr>,
"kadirgok...@tbmm.gov.tr"
<kadirgok...@tbmm.gov.tr>,
"ali.oz...@tbmm.gov.tr"
<ali.oz...@tbmm.gov.tr>,
"ihsan...@tbmm.gov.tr"
<ihsan...@tbmm.gov.tr>,
Ali Murat irat <musli...@muslimsari.com.tr>,
"bihlun.t...@tbmm.gov.tr"
<bihlun.t...@tbmm.gov.tr>,
"mahmut...@tbmm.gov.tr"
<mahmut...@tbmm.gov.tr>,
"mustafasezg...@tbmm.gov.tr"
<mustafasezg...@tbmm.gov.tr>,
gursel...@tbmm.gov.tr,
"Binnaz Toprak İstanbul MV." <binnaz...@tbmm.gov.tr>,
erdogan...@tbmm.gov.tr,
Faik Tunay <faik....@tbmm.gov.tr>,
"erdal.a...@tbmm.gov.tr"
<erdal.a...@tbmm.gov.tr>,
"birgulay...@tbmm.gov.tr"
<birgulay...@tbmm.gov.tr>,
Musa Çam <musa...@tbmm.gov.tr>,
"aytun...@tbmm.gov.tr"
<aytun...@tbmm.gov.tr>,
hulya...@tbmm.gov.tr,
"mustafa...@tbmm.gov.tr"
<mustafa...@tbmm.gov.tr>,
Güldal Mumcu <gulda...@tbmm.gov.tr>,
"oy...@tbmm.gov.tr"
<oy...@tbmm.gov.tr>,
Rahmi Aşkın Türeli <rahmiask...@tbmm.gov.tr>,
"Mv. Rıza TÜRMEN" <rizat...@tbmm.gov.tr>,
"alaatti...@tbmm.gov.tr"
<alaatti...@tbmm.gov.tr>,
"turgut...@tbmm.gov.tr"
<turgut...@tbmm.gov.tr>,
"mehmetsiya...@tbmm.gov.tr"
<mehmetsiya...@tbmm.gov.tr>,
Haydar Akar <hayda...@gmail.com>,
"mehmethil...@tbmm.gov.tr"
<mehmethil...@tbmm.gov.tr>,
Atilla Kart <atill...@tbmm.gov.tr>,
"veli....@tbmm.gov.tr"
<veli....@tbmm.gov.tr>,
"hasan...@tbmm.gov.tr"
<hasan...@tbmm.gov.tr>,
"ozgur...@tbmm.gov.tr"
<ozgur...@tbmm.gov.tr>,
Aytuğ Atıcı <aytug...@gmail.com>,
İsa Gök <isa...@tbmm.gov.tr>,
"aliriza...@tbmm.gov.tr"
<aliriza...@tbmm.gov.tr>,
"vahap...@tbmm.gov.tr"
<vahap...@tbmm.gov.tr>,
"omersuh...@tbmm.gov.tr"
<omersuh...@tbmm.gov.tr>,
"tolga....@tbmm.gov.tr"
<tolga....@tbmm.gov.tr>,
"nuretti...@tbmm.gov.tr"
<nuretti...@tbmm.gov.tr>,
"dogan...@tbmm.gov.tr"
<dogan...@tbmm.gov.tr>,
"idris....@tbmm.gov.tr"
<idris....@tbmm.gov.tr>,
"engin...@tbmm.gov.tr"
<engin...@tbmm.gov.tr>,
"ahmetihsa...@tbmm.gov.tr"
<ahmetihsa...@tbmm.gov.tr>,
hk...@tbmm.gov.tr,
"engin...@tbmm.gov.tr"
<engin...@tbmm.gov.tr>,
"emre.k...@tbmm.gov.tr"
<emre.k...@tbmm.gov.tr>,
faik....@tbmm.gov.tr,
"candan...@tbmm.gov.tr"
<candan...@tbmm.gov.tr>,
"orhan....@tbmm.gov.tr"
<orhan....@tbmm.gov.tr>,
"Hüseyin Aygün Tunceli Mv." <huseyi...@tbmm.gov.tr>,
"kamer...@tbmm.gov.tr"
<kamer...@tbmm.gov.tr>,
"dilek.aka...@tbmm.gov.tr"
<dilek.aka...@tbmm.gov.tr>,
mince <muharr...@tbmm.gov.tr>,
"ali.ihsa...@tbmm.gov.tr"
<ali.ihsa...@tbmm.gov.tr>,
"sinan...@chp.org.tr"
<sinan...@chp.org.tr>,
arif bulut <arifb...@gmail.com>,
"yildir...@gmail.com"
<yildir...@gmail.com>,
Haluk Ahmet GUMUS <hag...@gmail.com>,
"tanju...@tbmm.gov.tr"
<tanju...@tbmm.gov.tr>,
"rker...@gmail.com"
<rker...@gmail.com>,
İlhan Demiröz <ilhand...@gmail.com>,
Aykan Erdemir <aykane...@gmail.com>,
"se...@senakaleli.com"
<se...@senakaleli.com>,
"alisa...@hotmail.com"
<alisa...@hotmail.com>,
ilhan cihaner <icih...@gmail.com>,
"recep...@mynet.com"
<recep...@mynet.com>,
"kazi...@hotmail.com"
<kazi...@hotmail.com>,
"skarame...@hotmail.com"
<skarame...@hotmail.com>,
"edib...@hotmail.com"
<edib...@hotmail.com>,
Oktay Ekşi <o.okt...@gmail.com>,
Ali Ozgunduz <aozg...@gmail.com>,
"mstan...@hotmail.com"
<mstan...@hotmail.com>,
Aytun Çıray <aci...@gmail.com>,
mehmet ali susam <mali...@gmail.com>,
Durdu ÖZBOLAT <durduo...@gmail.com>,
"akar....@gmail.com"
<akar....@gmail.com>,
"mehmetsevki...@tbmm.gov.tr"
<mehmetsevki...@tbmm.gov.tr>,
"aliriza...@hotmail.com"
<aliriza...@hotmail.com>,
Nurettin Demir <drnuret...@gmail.com>,
"engin...@gmail.com"
<engin...@gmail.com>,
"engin...@enginaltay.com"
<engin...@enginaltay.com>,
"candan...@yahoo.com"
<candan...@yahoo.com>,
"volkan...@yahoo.com"
<volkan...@yahoo.com>,
"dilek...@hotmail.com"
<dilek...@hotmail.com>,
"denis...@gmail.com"
<denis...@gmail.com>,
İDRİS Yildiz <idrisyi...@gmail.com>,
"oz...@hotmail.com"
<oz...@hotmail.com>,
Uğur Bayraktutam <ugurbay...@gmail.com>,
"Gülseren Onanç Gen.Bşk.Ydr." <gulsere...@chp.org.tr>,
Zuhal Samli <zuhal...@gmail.com>,
CHP ANKARA GENÇLİK <chpankara...@gmail.com>,
Chp- İzmir <chpi...@mynet.com>,
chp-muhale...@hotmail.com,
CHP İstanbul <in...@chpistanbul.org.tr>,
ba...@chpistanbul.org.tr,
engin...@tbmm.gov.tr,
"muharre...@tbmm.gov.tr"
<muharre...@tbmm.gov.tr>,
"seyfetti...@tbmm.gov.tr"
<seyfetti...@tbmm.gov.tr>,
"kemalett...@tbmm.gov.tr"
<kemalett...@tbmm.gov.tr>,
"mustaf...@tbmm.gov.tr"
<mustaf...@tbmm.gov.tr>,
"zuhal...@tbmm.gov.tr"
<zuhal...@tbmm.gov.tr>,
Tuğrul Türkeş <ytugru...@tbmm.gov.tr>,
"ozcan.y...@tbmm.gov.tr"
<ozcan.y...@tbmm.gov.tr>,
"mehmet...@tbmm.gov.tr"
<mehmet...@tbmm.gov.tr>,
"ir...@tbmm.gov.tr"
<ir...@tbmm.gov.tr>,
"tunca....@tbmm.gov.tr"
<tunca....@tbmm.gov.tr>,
"ali.uz...@tbmm.gov.tr"
<ali.uz...@tbmm.gov.tr>,
"ahmet.du...@tbmm.gov.tr"
<ahmet.du...@tbmm.gov.tr>,
"bahatti...@tbmm.gov.tr"
<bahatti...@tbmm.gov.tr>,
"ismet.bu...@tbmm.gov.tr"
<ismet.bu...@tbmm.gov.tr>,
"necati....@tbmm.gov.tr"
<necati....@tbmm.gov.tr>,
Emin Haluk <emin.hal...@tbmm.gov.tr>,
"enver...@tbmm.gov.tr"
<enver...@tbmm.gov.tr>,
"oktay....@tbmm.gov.tr"
<oktay....@tbmm.gov.tr>,
RUHSAR DEMİREL <ruhsar....@tbmm.gov.tr>,
"edipsemi...@tbmm.gov.tr"
<edipsemi...@tbmm.gov.tr>,
"adnansef...@tbmm.gov.tr"
<adnansef...@tbmm.gov.tr>,
"sinan...@tbmm.gov.tr"
<sinan...@tbmm.gov.tr>,
"celal...@tbmm.gov.tr"
<celal...@tbmm.gov.tr>,
"meral....@tbmm.gov.tr"
<meral....@tbmm.gov.tr>,
"murat.ba...@tbmm.gov.tr"
<murat.ba...@tbmm.gov.tr>,
"atila...@tbmm.gov.tr"
<atila...@tbmm.gov.tr>,
Oktay Vural <oktay...@tbmm.gov.tr>,
"mesut.d...@tbmm.gov.tr"
<mesut.d...@tbmm.gov.tr>,
"Mv. Emin Çınar" <emin....@tbmm.gov.tr>,
"yusuf.h...@tbmm.gov.tr"
<yusuf.h...@tbmm.gov.tr>,
"Mv. Lütfü Türkkan" <lutfut...@tbmm.gov.tr>,
"faru...@tbmm.gov.tr"
<faru...@tbmm.gov.tr>,
"mustafa...@tbmm.gov.tr"
<mustafa...@tbmm.gov.tr>,
"erkan...@tbmm.gov.tr"
<erkan...@tbmm.gov.tr>,
"sumer...@tbmm.gov.tr"
<sumer...@tbmm.gov.tr>,
"hasanhusey...@tbmm.gov.tr"
<hasanhusey...@tbmm.gov.tr>,
"cemalett...@tbmm.gov.tr"
<cemalett...@tbmm.gov.tr>,
"bulent...@tbmm.gov.tr"
<bulent...@tbmm.gov.tr>,
"resat...@tbmm.gov.tr"
<resat...@tbmm.gov.tr>,
"koray...@tbmm.gov.tr"
<koray...@tbmm.gov.tr>,
"sadir....@tbmm.gov.tr"
<sadir....@tbmm.gov.tr>
Konu
hakkındaki kişisel düşüncemi paylaşabilirsiniz...
Siyaset yapanlar "millete sormadan onları
dolandırıyorsa ve saygızlık artı ahlaksızlıkla OY
toplamakta" bizleri "kalleş yöntemlerle"
alet ediyorlarsa, "iki tezek
arasında bir seçim yapmam, hiç birini
yemem".
1- Konu hakkındaki düşüncemi altta
bir cümle ile ifade ediyorum.
Her ne
kadar Sayın Mazıcı, Gürkan ve Tacar'ın bilgi ve
takdirlerine büyük güvenim varsa da, durum hakkındaki
kanaatimi tek
cümle ile aşağıdaki gibi, mukabeleten takdirlere
sunuyorum.
- CNN de Nurşen Hanım ile birlikte
"İhsanoglu" için savunmalarınıza
katılamıyorum... Bir anlamda diyorsunuz
ki,"madem ki bakire" (Atatürkçü)
bulamadık, o vakit "az hamile bir bakire" ile
idare edelim... Dinci-cinci hocalardan olma "bir
gayri sahih evladı" sahiplenmek, bence ne etik ne de
ihtiyatlı bir çözümdür! >
2-
Suay Karaman beyin endişelerini paylaşıyorum. Parti
başkanları 1948 lerden beri kurdukları "guya
disiplin" ile, ülkedeki doğal "demokratik
değişimlere çok ciddi köstek olduklarını" ve
hepimizin canla başla alkışladığı "zorunlu askeri
müdahalelerin" aslında onların eseri oldugunu,
bugün dahi düşünmemektedirler, "açılım"
derken aslında "bataklıga asfalt döktüklerini bile
görememektedirler".
3-
Kılıçdaroğlu'nun TESEV
bağımlılığı narkotik
bağımlıktan çok daha tehlikeli ve "hiçbir yönü
ile kabul edilebilecek" bir vasıf değildir.
"Danny Kruger" semptomlu parti başkanlarının
aslında bu "çürüklerden çatı çatmaları",
psikolojik yeteneklerinin tezahürüdür.
Cümleye
sevgi-saygı-sabır ve akıl sağlıgı
dilerimSSA
--
YARIN
SANA GÖZ AÇTIRMAYACAK OLANLAR, DÜN GÖZ
YUMDUKLARINDIR!
VATAN AŞKI MAYA GİBİDİR;
SÜTÜ BOZUK OLANLARDA TUTMAZ!
FARKINDA OLMAK DÜŞMANI BERTARAF ETMENİN İLK
KOŞULUDUR!
--
TC Sili
E-Posta ile gönderdiğim tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve
sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat
Hürriyeti";
MADDE
26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma
Hürriyeti"
kapsamında tarafımdan
yapılmıştır.
Demokratik düşünce ve
kanaatlerimin engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına
alınması, bu nedenle
"hakkımda olası her türlü
anti-demokratik yasal
girişimi",TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel
Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarım saklı
kalmak üzere, peşinen reddederim.
ek — Tüm
ekleri indir (sıkıştırma hedefi:
Türkçe
) Tüm
resimleri görüntüle
ata ve
bayrak.jpeg
31.
.SORGULAMAYAN
İNSAN CAHİLDİR,
SORGULATMAYAN İNSAN İSE
ZALİMDİR
YURTTA SULH CİHANDA SULH
PEACE AT HOME PEACE ON EARTH
K. ATATURK
__._,_.___
Posted by: Sili Ozerdim
<silio...@gmail.com>
Reply
via web post
•
Ata Atun <ata...@gmail.com> Jul 17 05:05PM
Rumların uluslararası ortamda başları sıkışmaya başladı mı, tehditleri de
artmaya başlar. Bu dönemde bol bol atıp tutarlar ve birisi çıkıp “otur
yerine” dedi mi de, pısıp yerlerine otururlar.
Kendilerini dev aynasında gören ve dünyanın en güçlü ülkesinin de Güney
Kıbrıs Rum Yönetimi olduğunu sanan Rumlara göre, dünyanın merkezi de
Lefkoşa'dır zaten.
Lefkoşa'da normal diplomatik görevlerini ifa eden büyükelçilerin, özellikle
de ABD, Rusya ve Avrupalı bazı Büyükelçilerin, başta KKTC Cumhurbaşkanı Dr.
Derviş Eroğlu olmak üzere Müzakereci, Özel Temsilci, Dışişleri Bakanı ve
diğer siyasi kişilerle yapmış oldukları temaslarla ilgili olarak Rum
Dışişleri Bakanlığı’nın, söz konusu yabancı büyükelçilere göndermiş olduğu
sözlü uyarı notası Rum megalomanisinin en güzel örneklerinden bir tanesidir.
Söz konusu yabancı büyükelçilerin Rumların bu sözlü notasını dikkate
almadıklarına ve de almayacaklarına kuşku yok.
Zaten İngiltere, aralarında İngiliz Yüksek Komiseri’nin de bulunduğu
büyükelçilere Kıbrıs Türk toplumluyla temasları konusunda Rum Dışişleri
Bakanlığı’nın sözlü nota göndermesine karşılık, herhangi bir resmi yazı
veya yanıt vermeyeceğini açıkladı. Açıkçası İngiltere Rumlara "*senin
uyarıların benim bir kulağımdan girer, diğerinden de çıkar*" mesajını verdi
bu açıklaması ile.
Rumlardaki bu megalomani yeni kazanılmış değil… Hatırlarsanız, Makarios da
21 Aralık 1963 gecesi korumasız Türklere, tepeden tırnağa silahlı milis
ordusu ile saldırırken kendisini dev aynasında görmüş ve adanın mutlak
hakimi sanmıştı. 1 Ocak 1964 sabahı, herhalde bir gece evvelsinde kutlanan
yılbaşı masasında içkiyi fazla kaçırmış olmalı ki, altında Türkiye,
İngiltere, Yunanistan, Kıbrıs Türk ve Rum Toplumlarının liderlerinin de
imzaları bulunan 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Anayasası'nı iptal ettiğini
açıklamıştı, Kıbrıslı Türklere söz konusu Anayasa'nın verdiği ortaklık
haklarını iptal edip, adaya tek başına hakim olabilmek için…
İngiltere ve Türkiye Makarios'un bu sözlerine karşı çıkıp öğleye doğru
yaptıkları açıklamada Makarios'un bu sözlerini geri almaması durumunda
Garantörlük haklarını derhal kullanmaya başlayacaklarını belirtince,
Makarios yelkenleri indirmiş ve yanlış anlaşıldığını, böylesi manada bir
söz söylemediğini belirterek, yaptırımlardan kurtulmuştu.
Günümüzde, kırk yıl evvel yaşanmış bu olayın tıpa tıp benzeri olmasa da
yaklaşık benzerlikte olaylar yine yaşanmakta. 15 Temmuz Rum-Yunan
darbesinin yapıldığı günde ve sonrasında üst düzey Kıbrıs Rum yetkilileri
tarafından Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafını hedef alan suçlayıcı
açıklamalarda bir artış gözlemlenmekte yine.
Rum Sözcü Hristodulidis’in, sahip oldukları tek yanlı AB üyeliğini
Türkiye’nin müzakere başlıklarının açılmasında “*veto hakkını bir silah
olarak kullanacakları*” şeklinde tehditkâr açıklamalarda bulunması,
başlarının sıkıda olduğunun habercisi gerçekte.
Rum Dışişleri Bakanı Kasulidis'inde,kendini adanın kralı gibi gördüğü,
yaptığı saçmalıktan net bir şekilde anlaşılıyor. Türkiye’ye karşı bir
propaganda savaşı başlatacakları açıklayan Kasulidis, daha da ileri giderek
Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi Geçici üye üyeliğini önlemek için de elden
geleni yapacaklarını belirtiyor boyuna posuna bakmadan.
İşin doğrusu, BM üyeliği ve de AB Üyeliği'nin sorgulanması gereken bir ülke
varsa, onun Güney Kıbrıs Rum Yönetimin olduğu kesin. Belliki Rumların başı
bu aralar çok sıkışık ve Rum siyasiler, zevahiri kurtarmak için "Hayali bir
düşman yaratmak" peşinde...
Ata ATUN
e-mail: a...@kk.tc
http://www.twitter.com/ataatun
http://www.ataatun.com
18 Temmuz 2014
"T. C. - Nihal Gülbahar " <nihalg...@gmail.com> Jul 17 06:47PM +0300
[?]
*Dantel gibi!*
*Keyifli seyirler...*
*N. G.*
*****
--
"*Dünyada her millet, icraatına tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine
ortak sayılır.*"
Mustafa Kemal ATATÜRK
"T. C. - Nihal Gülbahar " <nihalg...@gmail.com> Jul 17 05:55PM +0300
[?]
*Sekiz dakika veye seksen sene...*
*Yaşadığımız her an kıymetlidir.*
*Yeter ki, pişman olacağımız şeyler yapmadan yaşamayı becerebilelim!*
*İyi seyirler,*
*N. G.*
*****
--
"*Dünyada her millet, icraatına tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine
ortak sayılır.*"
Mustafa Kemal ATATÜRK
Lale Gurman <lale....@gmail.com> Jul 17 07:30PM +0300
*Değerli dostlar,*
*İstanbul'un su sorunu artık kapıda değil, kısıtlamalar başladı bile.
Barajlardaki su seviyesinin %20'ye düştüğü biliniyor. Konu hakkında uyaran
uyarana: *
*http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/tabip-odasi-susuzluk-icin-uyardi-haberi-94875
<http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/tabip-odasi-susuzluk-icin-uyardi-haberi-94875>*
*Oysa çok değerli bilim kişisi Prof. Tolga Yarman yıllar önce (1990) çok
önemli bir projesini yetkili ve sorumlulara sunmuştu (Altta)*
*Bugün ise gelinen nokta:*
*http://haber.sol.org.tr/kent-gundemleri/bakandan-su-kesintisi-aciklamasi-allahin-yardimiyla-haberi-94869
<http://haber.sol.org.tr/kent-gundemleri/bakandan-su-kesintisi-aciklamasi-allahin-yardimiyla-haberi-94869>*
*Acaba birilerine büyük ihaleler verilerek uzaklardan İstanbul'a su mu
getirtilecek?*
*Ya da*
*İstanbul'daki paha biçilmez su havzaları, iskana mı açılacak?*
*Kamuoyu şimdiden konuya ısındırılıyor mu dersiniz?*
*Altta ve ekteki değerli Prof. Yarman'ın bu çok önemli çalışmasını lütfen
olabildiğince fazla sayıda kişi ile paylaşınız.*
*Dostlukla,*
*Lâle Gürman *
___________________________________________________________________________________________________________________________________________
*Degerli Ilgili:*
*Yillar once (1990), hazirlayip, İSKİ'ye sundugum,*
*i) Terkos Golumuz'e, bunun onundeki, Karadeniz'in berisindeki, sazlikli *
*derenin suyu ile karisinca, daha da az tuzlu olacak, Karadeniz suyunun, *
*basilmasina,*
*ii) keza, Darlik Barajimiz'a, zaten Sile Ovasi'nin neredeyse bir karis, *
*alti, tatli su olup, sahildeki kumsalin altindan alininca, tuzluluk *
*derecesi iyice dusecek, ayrica bir nevi aritilmis olacak, yine, *
*Karadeniz suyunun, basilmasina,*
*iii) ayni baglamda, Darlik Baraji'ni yalayarak Karadeniz'e kacan *
*Yesilvadi Deresi gibi, Baraj Gollerimiz'e katilmadan, denize kacan *
*sularimizin, bu gollerimize kazandirilmasina,*
*yonelik projem, daha o vakit gerceklestirilmis olup, Istanbul'un, hani *
*"vurgulamak" uzere, "hafiften abartarak" soyleyecek olursak, Karadeniz *
*tukenmedikce, Su Sorunu yoktur!.. *
* ** *
*Anlattiklerimi; ceyrek asra yakin bir sure once, projeyi gerceklestirmis *
*uygulayacilarin, tarafima yazdiklari ekli, vefa dolu, "tesekkur *
*mektubu", ozetlemektedir. Bu mektup, vakt-i zamaninda SHP Il Yoneticisi, *
*Cok Degerli Arkadasim, Makina Yuksek Muhendisi, Cavit Savci tarafindan, *
*SHP, Buyuksehir Belediye Meclis Grubu'nda, okunmustur.*
*O tarihlerde, hic bir karsilik beklemeden hazirladigim soz konusu *
*Proje'nin, tarafima ait oldugu; yetkililerce, daha sonra; keske *
*yanilsam, su ki iste, hele pek cok kisi ve kurum, hatta siyasî partiler, o
aralar, "Istanbul'un *
*Su Sorunu"na donuk, bunun bahsettigi buyuk itibara kilitlenip (Yalova'dan
Istanbul'a tankerlerle su tasima, yagmur bombasi atma, gibi) çok sayida
projeyi yoklamis ya da denemis ve fakat tatminkar genel bir çozum bulamamis
olarak; projenin, *
*"intihali" degilse, muellifinin inkari suretiyle, olusacak, "siyasi *
*ranta" tamah edilerek, teslim edilmekten geri durulunca; nihayette, bir
yargi *
*hukmu ile (Yargitay E 2008/10223 ve K 2010/2988 sayili karari *
*uzantisinda), kesin olarak onanmis,bulunmaktadir.*
*Anlattigim cercevede, demek ki, "Baraj Gollerimiz kurudu", "Su kadar *
*gunluk suyumuz" kaldi gibi, hele hepimize endişe pompalayan sozler, hic *
*inandirici degildir ve akla, bir yandan "Istanbul'a uzaktan su temini" *
*gibi, getirisi birileri icin cok yuksek olacak, ama cok pahali ve akilci *
*olmaktan uzak, projeleri, obur yandan ise, Istanbul'daki su *
*havzalarinin, agizdan yel alsin, iskâna acilmasi suretiyle saglanacak, *
*"devasa ranti", cagristirmaktadir.*
*Istanbul'da, cesmelerden akan suyumuz; hemen tumuyle, temizlik, banyo, bu
arada, epey yüklü bir hacimde, tuvalet *
*rezervuarlarinda tutulan su, amaclariyla kullanilmakta, ama, "icme suyu" *
*olarak, hemen hic kullanilmamaktadir. Kahve / cay suyu ve yemek suyu *
*olarak ise, bunlar kaynatilarak tuketilme noktasinda bulunuldugu icin, *
*gayet rahat kullanilmaktadir.*
****
*Ilgililer, hemen ceyrek asirdir oldugu gibi halen yururlukte bulunan, *
*soz konusu isler proje varken, Baraj Gollerimiz'in (buralara *
*Karadeniz'den, dedigim cizgilerde olarak, su basilmasi islemi "sip" *
*diye yapilabilecek oldugu halde), neden kurumaya birakildigini ve *
*Istanbul'a, "tasa pompalanmasindan" geri durulmadigini,
aciklamalidirlar...*
****
*Guzel dilekler, sevgi, ve saygilarimla...*
*Tolga Yarman, Prof. Dr.*
--
*YARIN SANA GÖZ AÇTIRMAYACAK OLANLAR, DÜN GÖZ YUMDUKLARINDIR!*
*VATAN AŞKI MAYA GİBİDİR; SÜTÜ BOZUK OLANLARDA TUTMAZ!*
*FARKINDA OLMAK DÜŞMANI BERTARAF ETMENİN İLK KOŞULUDUR!*
--
Sili Ozerdim <silio...@gmail.com> Jul 17 06:47PM +0300
*LÜTFEN OLABİLDİĞİNCE BÜYÜK BİR HIZLA PAYLAŞALIM!!!*
Prof. Dr. Mümtaz Soysal’dan
<http://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=m%C3%BCmtaz%20soysal&source=web&cd=8&cad=rja&sqi=2&ved=0CEkQFjAH&url=http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id%3D1893&ei=qKp7UfqEOo3Msgb_koDgBA&usg=AFQjCNFgMSPCTn8I98gwj2LPagNU5ChX2w&bvm=bv.45645796%2cd.Yms>kritik
çağrı
Türkiye’de AKP’yle birlikte gelişen politikalar üzerine aydınlar “Ulusal
Seferberlik Çağrısı” adıyla bir metin yayınlayarak, bu metne katılanları
imza vermeye çağırdılar.
Türkiye’nin küresel güçler tarafından çok yönlü bir saldırı altında
olduğuna dikkat çekilen metinde, “Siyasal iktidar, bu tehlikeli durumu
halkın gözünden kaçıracak her türlü propaganda ve baskı aracını en etkili
biçimde kullanmaktadır” denildi.
Açıklamanın tam metni şöyle:
Cumhuriyetimiz, kuruluşundan bu yana en kritik günlerini yaşamaktadır.
Çok yönlü sinsi bir işgal ile küresel güçlerin örtülü sömürüsü
sürdürülmekte ve ülke bütünlüğümüzü yıkıp ulusal birliğimizi parçalamak
isteyenlerin çabaları yoğunlaşmaktadır. Siyasal iktidar, bu tehlikeli
durumu halkın gözünden kaçıracak her türlü propaganda ve baskı aracını en
etkili biçimde kullanmaktadır.
“CUMHURİYET VE ATATÜRKÇÜLÜK TASFİYE SÜRECİNE SOKULMUŞTUR”
Meclis’te muhalefet yok sayılmakta, Cumhuriyetin yansız ve koruyucu
kurumları üzerinde sindirme ve yandaşlaştırma amaçlı her türlü tertip
uygulanmaktadır.
Bizler, Prof. Dr. Mümtaz Soysal‘ın çağrısıyla, siyasal parti bağı olsun
olmasın bir araya gelen kişiler olarak, bu saptamalar karşısında her
yurtsever gibi gittikçe daha çok kaygı duymaktayız. Cumhuriyet ve Kemalizm;
bu topraklarda yaşayan insanların bu vatanın sahibi olmasını, ondan eşit
pay almasını ve yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmasını amaçlar. Buna karşın,
Cumhuriyet ve Atatürkçülük tasfiye sürecine sokulmuştur. Sözde “serbest
piyasa” adıyla azgın bir sömürü düzeni dayatılmaktadır. Özelleştirme
talanıyla bağımsızlığın ve Cumhuriyetin temel ekonomik dayanakları ortadan
kaldırılmış, Ülkemiz tarım ve sanayi üretiminden koparılarak her yönden
dışa bağımlı duruma getirilmiştir. En önemli mal ve hizmet üretici kamu
kuruluşlarımız, başta enerji, iletişim, bankacılık, sigortacılık ve
madencilik alanlarında olmak üzere, yabancıların eline geçmiştir.
Yüklü dış borç, tehlikeli rakamlara varan cari açık, kaynağı belirsiz sıcak
para kullanımıyla krizleri erteleme çabası gibi yanlış politikalar yüzünden
ülke ekonomisi hızla tıkanmaya sürüklenmektedir.
“REJİM İSLAMİ FAZİŞME GİDİYOR”
Diktacı bir rejime (İslami faşizme!) gitmek, bu tıkanmanın çözümü olarak
görülmektedir.
Süregelen işsizlik, yoksulluk ve açlık sınırı altındaki toplum kesimlerinin
gitgide çoğalması, halkımızda, özellikle gençlerde gelecek kaygısının
artması, bir karmaşa döneminin açık belirtileridir. Temel hak ve
özgürlüklerin kullanılması, adil yargılanma ve savunma hakları, demokratik
hak arama yolları yasa ve hukuk tanımaz biçimde ortadan kaldırılmıştır.
Sağlık hizmetleri ancak parası olanların yararlanabileceği duruma
getirilmiş, anayasal Öğretim Birliği (md. 174) bozulmuş, üniversitelerde
siyasal kadrolaşma had safhaya gelmiştir.
Çok ciddi derecede zedelenen yargı bağımsızlığı; “yüksek yargının tek çatı
altında toplanması” girişimiyle, tümüyle bağımsızlığını yitirerek
siyasallaşacaktır.
Emperyalist güçlerin araçlarından biri olduğu artık açıkça anlaşılan bölücü
terör örgütü ile ilişkiler, bölünmeyi meşrulaştıracak sözde “Açılım”
girişimleri ile sürmektedir.
“BAŞKANLIK GÖRÜNTÜLÜ BİR DİKTA REJİMİNE GİDİLİYOR”
Dış siyasette ulusal çıkarlar bir yana bırakılarak Türkiye’miz,
uluslararası güçlerin, ekonomik, siyasal ve askeri emellerine taşeronluk
yapar düzeye indirgenmiştir. Tüm bu vahim girişimleri tamamlayıcı ve
kalıcılaştırıcı bir son adım olarak başlatılan “Yeni Anayasa” tuzağının,
Türkiye Cumhuriyeti’ni başkalaştırma, “Başkanlık” görüntülü bir dikta
rejimine dönüştürme girişimi olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Yürürlükte bir
anayasa varken yapılacak işlemin adı ancak “anayasa değişikliği” olabilir.
O da, yürürlükteki anayasaca konmuş yöntemlere uyarak olur ve bunların
başında, “değiştirilemez” oldukları vurgulanan hükümlere uymak zorunluğu
yer alır.
Bu anayasal zorunluk ortadayken iktidar partisine mensup kimi hukukçuların
belirttikleri gibi yürürlükteki anayasayı “ilga edilmiş“ -hukuksal olarak
yok- sayıp “yeni anayasa” yapmaya girişmek düpedüz “sivil darbe” dir ve
açıkça anayasa suçudur. AKP’nin, Meclis’teki 4 partinin katılımıyla kurulan
“Uyum Komisyonu”nu, yeni anayasa yapma yöntemlerini kendisi belirleyerek
bir “asli kurucu iktidar” sayma manevrasını kabul etmek; hukuksal olarak
olanaksızdır.
“YENİ ANAYASA YAPMAK BU MECLİS’İN YETKİSİNDE DEĞİLDİR!”
AKP iktidarının kökü dışarıda bu politikaları pervasızca sürdürmesi
durumunda, bir ulus-devletimizin, yurt bütünlüğümüzün, Cumhuriyetimizin,
demokrasinin, toplumsal barışın kalmayacağı çok tehlikeli bir döneme
girilebilir.
Artık açıkça görülen bu karanlık gidişin engellenmesi için; yurt bütünlüğü,
ulusal birlik, laik-demokratik-sosyal-hukuk devleti ilkelerini benimseyen;
emek, eşitlik ve özgürlük duyarlığı taşıyan siyasal partilerimizi ve
demokratik kitle örgütlerini en kısa sürede güçlü bir birliktelik ve eylem
için direniş ve dayanışmaya, öz olarak VATAN SAVUNMASINA çağırıyoruz.
--
*TC Sili*
[image:
http://sphotos-a.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/215290_10200934840280643_385814596_n.jpg]E-Posta
ile gönderdiğim tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve
sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
*MADDE 25:* "*Düşünce ve Kanaat Hürriyeti*";
*MADDE 26:* "*Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti*"
kapsamında tarafımdan yapılmıştır.
Demokratik düşünce ve kanaatlerimin engellenmesi ve/veya şiddet/baskı
altına alınması, bu nedenle
"*hakkımda olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi*",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her
türlü yasal haklarım saklı kalmak üzere, peşinen reddederim.
[image: Resim]
* ek* — Tüm ekleri indir
<https://mail.google.com/mail/u/0/?ui=2&ik=63f172f7c2&view=att&th=13a97a5993d1e823&disp=zip&zfe=cp857>
(sıkıştırma
hedefi:
Türkçe
[image: Dosya adı kodlama menüsü]
) Tüm resimleri görüntüle
<https://mail.google.com/mail/u/0/?ui=2&ik=63f172f7c2&view=att&th=13a97a5993d1e823&disp=imgs>
[image: ata ve bayrak.jpeg]
<https://mail.google.com/mail/u/0/?ui=2&ik=63f172f7c2&view=att&th=13a97a5993d1e823&attid=0.1&disp=inline&realattid=f_h8pql53l0&safe=1&zw>*ata
ve bayrak.jpeg*
31
.
.
SORGULAMAYAN İNSAN CAHİLDİR,
SORGULATMAYAN İNSAN İSE ZALİMDİR
YURTTA SULH CİHANDA SULH
PEACE AT HOME PEACE ON EARTH
K. ATATURK
Sili Ozerdim <silio...@gmail.com> Jul 17 06:24PM +0300
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: Cüneyt Şaşmaz
Tarih: 17 Temmuz 2014 10:32
Konu: "ÇARESİZLİĞİ KABUL EDENLER"İN ÇÖZÜMÜ?!
Kime:
*"Yaşayan herşey bazı izler bırakır.*
*Biz onlardan bir ders çıkaracak kadar zeki isek, bu izlerin bir anlamı
olur."*
*Mustafa Kemal Atatürk*
*"Açılım" ile ilgili söylenecek söz, görmeden hatta "ama sopası" da
kullanmadan el ve ayak yordamıyla "bilinmeyene doğru yapılan yolculuk"tur.*
*İsrail, sözünü söyledi: "Kürdistan'ın kurulma zamanı geldi?!"*
*Ona birçok cevap geldi bizden de, bir "meclis kararı" gelmemesine ne
demeli?!*
*Çaresizlikten mi?!*
*"Çözüm" denilen süreç'de, PKK ve Türkiye Cumhuriyeti arasında barış
görüşmelerinin resmen başlaması, TBMM tarafından kabul edilmiştir.*
*Bugün, bu tasarıya "evet" diyen 237 milletvekilimiz, "başka çare yok"
diye "ülkemizin bölünmesi için onay" vermişlerdir!?*
*"Savaşı kazanmadan" veya "kazanacağını karşı tarafa hissettirmeden"
yapacağın, "barış anlaşması" değil, "teslimiyet" olacaktır!?*
*"Başka çare yok" demek, çaresizlikten "karşı tarafın kazanacağını kabul"
etmek demektir.*
*Sözün özü, "bükemediğin bileği öpmek"tir!*
*Bu onay; PKK-Türkiye çatışması karşısında "çaresiz kalındığı", mevcut
olmayan "ayrılıkçılığın kabul edildiği"nin açıklanmasıdır.*
*Bu onay; PKK'nın kazanacağını kabul etmek, PKK'nın arkasında
bırakılanların dışındaki diğer vatandaşlarımız için "can teminatı" dışında
bir şey istenmeden, "koşulsuz" görüşmelere başlanması suretiyle "SEVR"
gerçeklerine doğru yolculuğun başlamasıdır!?*
*"Kürt kardeşliği" için umutlu olanlarımız, PKK gibi kanla beslenen
örgütle işbirliği yapanlarla birlikteliği kabullenemeyecektir!*
*Zaten PKK da, kısa bir süre sonra deyim yerinde ise, anasının nikahını
isteyecektir?!*
*Uluslararası komisyonlara, referandumlara, otonomiye, federatif yapıya
nihayetinde Cumhuriyetin yargılanmasına varılacaktır!*
*Sonuç, ayrı telden çalan insanların ayrışması olacaktır; çünkü, gerçek
kaynaşmanın inkarıdır.*
*Gelinecek noktada; her şeyi çift olarak düşünmek ve birliktelik olan
hususları çözüme uydurarak iki parçaya döndürme aşamasını sosyal, ekonomik
ve siyasi boyutlarda düzenlemek zorunda kalacağız.*
*İkilemlerle birlikte hassaslaşacak "uluslar arası haklarımız"ın peşine
düşeceğiz.*
*Yerel yönetimler, yerel ordular, yerel polis, yerel mahkeme derken; yeni
komşular ile "yüz göz" olacağız.*
*Arada, otonomi ve/veya eyalet olgularında yaşayarak geleceğimiz noktada,
ülkemizin batısında Sevr'i aratacak çözümü de tartışmaya başlayacağız?!*
*Unutulmaması gereken; "savaşta en kısa yol, gerçekleşmesi mümkün olan
yoldur.*
*Görünen kısa yol, gerçekte başarıya giden en uzun ve tehlikeli yoldur."*
*Cevabını arayan sorular ortada:*
*- Devlet, PKK'ya neden teslim oldu?!*
*- Devletin bekası için mücadeleden neden vazgeçti?!*
*- Kürt vatandaşlarımızı, PKK'nın idaresine ve insafına niçin bıraktı?!*
*- Ayrışmayı önleyecek tedbirler hala mevcut iken, bu tedbirler niçin
alınmıyor?!*
*- Madem ortada bir savaş var, bu savaşı kazanmak yerine neden "ver kurtul"
gibi kısa yol tercih ediliyor?!*
*Ülkenin her yerinde binlerce Kürt vatandaşı "sorunsuz"ca yaşar'ken,
devletin her organında onbinlercesi "görevli" iken, mal ve can güvenliği
"endişe"si yok'ken, bir terör örgütü karakol ve köy basıp, "savaş başladı"
deyip, "40 bin insanımızın ölümüne neden" olup, "hadi barış yapalım, daha
fazla ölmesin" deyince, "peki" deyip, "senin dediğin olsun" ne demek?!*
*ATATÜRK'ün dediği gibi; "Şeref ve haysiyetin koruyamadığı hatları, hiç
bir kuvvetle koruyamayacağımız"ı unutmamalıyız!?*
*Hiçbir tedbirin ve hiçbir tavizin bizi kurtaramayacağı duruma
düşmemeliyiz!?*
*Yönetenlerin, çareler düşündüğüne, çaresizlik içinde hareket
etmediklerine inanmak, hepimizin hakkıdır.*
*İsmail ÜNSAY*
just now, Cesuryorum
<http://www.blogger.com/profile/04605777830357221954> tarafından
yayınlandı
*-- *
*"Şerefle bitirilmesi gereken en ağır görev 'HAYAT'tır." *
Nusret DEMİRAL
*-- *
*Cesuryorum; Atatürk'e, Türk Toplumu'na, Türk Devleti'ne zarar verenlerin,
hakaret edenlerin, Türkiye'nin kaynaklarını sömürenlerin, Atatürk'ün
kurduğu çağdaş, laik, demokratik ve tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ni
yıkmak isteyenlerin açıkça ifşa edildiği ve gerçek yüzlerinin gösterilmek
istendiği bir sayfadır! *
*https://www <https://www>.cesuryorum.blogspot.com
<http://cesuryorum.blogspot.com> *
--
*TC Sili*
[image:
http://sphotos-a.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/215290_10200934840280643_385814596_n.jpg]E-Posta
ile gönderdiğim tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve
sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
*MADDE 25:* "*Düşünce ve Kanaat Hürriyeti*";
*MADDE 26:* "*Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti*"
kapsamında tarafımdan yapılmıştır.
Demokratik düşünce ve kanaatlerimin engellenmesi ve/veya şiddet/baskı
altına alınması, bu nedenle
"*hakkımda olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi*",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her
türlü yasal haklarım saklı kalmak üzere, peşinen reddederim.
[image: Resim]
* ek* — Tüm ekleri indir
<https://mail.google.com/mail/u/0/?ui=2&ik=63f172f7c2&view=att&th=13a97a5993d1e823&disp=zip&zfe=cp857>
(sıkıştırma
hedefi:
Türkçe
[image: Dosya adı kodlama menüsü]
) Tüm resimleri görüntüle
<https://mail.google.com/mail/u/0/?ui=2&ik=63f172f7c2&view=att&th=13a97a5993d1e823&disp=imgs>
[image: ata ve bayrak.jpeg]
<https://mail.google.com/mail/u/0/?ui=2&ik=63f172f7c2&view=att&th=13a97a5993d1e823&attid=0.1&disp=inline&realattid=f_h8pql53l0&safe=1&zw>*ata
ve bayrak.jpeg*
31
.
.
SORGULAMAYAN İNSAN CAHİLDİR,
SORGULATMAYAN İNSAN İSE ZALİMDİR
YURTTA SULH CİHANDA SULH
PEACE AT HOME PEACE ON EARTH
K. ATATURK
"T. C. - Nihal Gülbahar " <nihalg...@gmail.com> Jul 17 10:46PM +0300
[?][?][?]
*Büyüleyen, iç açıcı güzellikleriyle *
*doğanın bizlere sunduğu sanat eserleridir çiçekler...*
*Çiçekli bir dünya dileğiyle,*
*keyifli seyirler...*
*N. G.*
*****
--
"*Dünyada her millet, icraatına tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine
ortak sayılır.*"
Mustafa Kemal ATATÜRK
Eluca Atali <eluca...@hotmail.com> Jul 17 10:19PM +0200
Əfsanə Sevgin: Güney Azərbaycan Kərkük olmayacaq! http://youtu.be/9lGU-XhknOc
"Engin kültür" <engin...@gmail.com> Jul 18 12:47AM +0300
[image:
http://www.akicihaber.com/images/haberler/yabancilarda_istanbulda_deprem_olmaz_ilgisi_h9137.jpg]
*TARİH, BİZANS DÖNEMİ, İSTANBUL, DEPREM*
__
"Engin kültür" <engin...@gmail.com> Jul 18 12:52AM +0300
[image:
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/3/34/Patrona_khalil_calkoen.jpeg]
*TARİH, Osmanlı İmparatorluğu, *
*1730 İsyanı, Yeni Bulgular*
_
"Dr. Erdal Sener" <er...@turkishnews.com> Jul 17 11:08PM +0300
http://www.turkishnews.com/content/2014/07/17/oyumuzu-muhakkak-kullanmaliyiz
/
OY 0
Dünya <http://www.turkishnews.com/content/category/genel/dunya/> , İç
Siyaset <http://www.turkishnews.com/content/category/genel/ic-siyaset/> ,
Türkiye <http://www.turkishnews.com/content/category/genel/turkiye/>
OYUMUZU MUHAKKAK KULLANMALIYIZ !!!
17 Temmuz 2014
<http://www.turkishnews.com/content/2014/07/17/oyumuzu-muhakkak-kullanmaliyi
z/> Media Watch
<http://www.turkishnews.com/content/author/kbturkishforumcom/> Bir yorum
yapın
<http://www.turkishnews.com/content/2014/07/17/oyumuzu-muhakkak-kullanmaliyi
z/#respond> Düzenle
<http://www.turkishnews.com/content/wp-admin/post.php?post=10176&action=edit
"Engin kültür" <engin...@gmail.com> Jul 18 12:49AM +0300
[image:
http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2009/08/antep-protestan-okulu.jpg]
*TARİH, ABDÜLHAMİT DEVRİ, *
*PROTESTAN OKULLARI, ORJİNAL BELGE*
__._,
"KERİM ÖZBEKLER" <kerimoz...@gmail.com> Jul 18 04:19AM +0300
BASIN YAYIN SANAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA DUYURULAR-YAZILAR...
KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
15 TEMMUZ 2014 SALI GÜNÜ, www.antoloji.com İSİMLİ WEB SİTESİ'NDE AYDIN'IN
NAZİLLİ İLÇESİ'NDE Kİ DSİ MÜDÜRLÜĞÜ'NDE Y.MÜHENDİS OLARAK GÖREV YAPAN ŞAİR
İBRAHİM SOYALAR'IN AŞAĞIDA Kİ ŞİİRİ ''GÜNÜN ŞİİRİ'' OLARAK SEÇİLMİŞTİR,
OKUYALIM;
TERS KÖŞE..
Zaman yok
Koşturmaca hayat,
Zamanın yok
Konuşmaya ve dinlemeye,
Anlamaya ya da anlatmaya derdini.
Zaman yok
Huzur bulmaya, sükunete.
Yok yok ters köşede
Sevmeye ve sevilmeye
Seni seviyorum demeye.
Aşk yüzünden dert çekmeye,
Özlemeye, sabretmeye
Çileden çıkaran bekleyişe,
Sevda türküleri söylemeye
Zaman yok.
Öldürmeye ve yok etmeye
Zamanın çok ama,
Barışa ve anlaşmaya
Yaralara derman olmaya
Zaman yok, yanlış yerdesin.
Saniyeler kaçar, yetişemezsin
Arkasından koşturmaca.
Durma koş, ha gayret
Az daha yetişecektin
Tutacaktın ucundan hayatın.
Yaşamaya zaman yok
Zaman yok ölmeye bile.
Ama merak etme,
Servi altı köşkün
Hazır seni beklemekte.
Gün gelir bir dişli düşer çarktan
Hiçbir şey olmamışçasına
Sürüp gider hayat bilinçsizce.
Aniden zaman duruverir ve
Her şey kalır aynı yerinde.
İBRAHİM SOYALAR (Y.MÜHENDİS)
DSİ
NAZİLLİ-AYDIN
www.antoloji.com/ibrahim-soyalar/siirleri/
*****************************************************************************************
ORDU'NUN ÜNLÜ ÖĞRETMEN VE ŞAİRLERİNDEN CEMİLE DÜZGÜN'ÜN;YILLARCA ''ULUBEY
CAMİİ''NDE HAFIZ OLARAK GÖREV YAPAN AMCASI HACI AHMET DÜZGÜN 15 TEMMUZ 2014
SALI GÜNÜ, SAAT.17.00 SIRALARINDA VEFAT ETMİŞTİR. İLGİLENENLERE, ÖNEMLE
DUYURULUR. NOT.TAZİYE İÇİN CEMİLE DÜZGÜN'E FACEBOOK SAYFASI ÜZERİNDEN
ULAŞABİLİRSİNİZ.
AYDIN'IN NAZİLLİ İLÇESİ'NDE PERŞEMBE GÜNLERİ PAZAR KURULUYOR, KENTE O GÜN
TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR TARAFINDAN ALICI VE SATICILAR GELİYOR. DÜN 17 TEMMUZ
2014 PERŞEMBE GÜNÜ 5.5 SAAT PAZARDA İDİM, SADECE İŞPORTACILARIN ÖNÜ DEĞİL.
DÜKKANLARIN BİR KISMI DA TIKLIM TIKLIM DOLU, SANKİ BEDAVA MAL DAĞITILIYOR.
ÖYLESİNE KALABALIK, HELE SOSYETE PAZARI'NDA DOLAŞMAK MÜMKÜN DEĞİL, 2 KATLI
OLAN BU PAZAR YERİNDE YOK YOK. HERKES CEBİNE VE İHTİYACINA GÖRE SEPETİNİ
DOLDURMA TELAŞI İÇİNDE, SATICILARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ ERKEKSE. ALICILARIN ÇOK
BÜYÜK BİR KISMI BAYAN, ÇOĞU ZAMAN ŞUNU DÜŞÜNMÜŞÜMDÜR. BU DEVASA NAZİLLİ
PAZARINI GÖRMEYEN BİRİSİ VAR MIDIR ACABA ? GÖRMEYENLERE BİR TAVSİYEM
OLACAK, HAYATINIZDA 1 GÜN BU PAZARI SABAHTAN AKŞAMA KADAR GEZMENİZİ TEMENNİ
EDERİM. BAZI KONULAR DA FİKRİNİZİN DEĞİŞECEĞİNİ TAHMİN EDİYORUM, ÇÜNKÜ
MEMLEKETİM DİYE SÖYLEMİYORUM AMA DÜNYA'DA HER TÜRLÜ MALIN BOL OLARAK
BULUNDUĞU İLGİNÇ PAZARLARDAN BİRİSİ BANA GÖRE.
DÜN 17 TEMMUZ 2014 PERŞEMBE GÜNÜ PARK'TA OTURURKEN AĞAÇLARA BAKTIM,
YEŞİLLİĞİ VE GÖLGESİ GÖZ DOLDURAN TEK AĞAÇ BANA GÖRE ÇINAR AĞACI. HER
HALDE, ÇINAR AĞAÇLARI'NIN SÜSLEDİĞİ EN GÜZEL YERLER DE ANKARA'DA KIZILAY
SEMTİNDE YER ALAN CADDE VE SOKAKLARDIR. BURADAN RAHATLIKLA ŞUNU
SÖYLEYEBİLİRİM, TÜRKİYE'NİN HER TARAFINA EN ÇOK ÇINAR AĞACI DİKİLMELİDİR.
TÜRKİYE'DE Kİ BÜTÜN BELEDİYELERİN, ''PARK VE BAHÇELER MÜDÜRLÜĞÜ''
PERSONELİNE ÖNEMLE DUYURULUR. BANA KALIRSA, BOL BOL ÇINAR AĞACI DİKİN...
BU GÜN 18 TEMMUZ 2014 CUMA;CUMANIZ HAYIRLI OLSUN, ALLAH BÜTÜN İYİ
DİLEKLERİNİZİ KABUL ETSİN.
BU GÜN 18 TEMMUZ 2014 CUMA;İŞÇİ EMEKLİLERİ'NİN %'DE 5.75'LİK ZAMLI EMEKLİ
MAAŞLARINI ALMA GÜNÜ, HEPSİNE HAYIRLI UĞURLU OLSUN. ALLAH GÜLE GÜLE
HARCAMALARINI NASİP ETSİN...
19 TEMMUZ 2014 CUMARTESİ GÜNÜ, SAAT.19.00'DA;AYDIN'IN NAZİLLİ İLÇESİ'NDE Kİ
İSTASYON MEYDANI'NDA, İSTANBUL BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ YÖNETİCİLERİ
TARAFINDAN ''KARDEŞLİK SINIR TANIMAZ'' ADI ALTINDA BİR İFTAR YEMEĞİ
VERİLECEKTİR. PROĞRAM AŞAĞIDA Kİ ŞEKİLDE UYGULANACAKTIR,
-İNTERAKTİF ÇOCUK GÖSTERİSİ,
-HACİVAT KARAGÖZ,
-TASAVVUF MÜZİĞİ VE SEMA GÖSTERİSİ,
-KUR'ANI KERİM TİLAVETİ,
-İFTAR YEMEĞİ,
-FASIL,
-TÜRK HALK MÜZİĞİ KONSERİ,
-FOLKLOR.
İLGİLENENLERE, ÖNEMLE DUYURULUR.
MİLAT GAZETESİ
SEYİT NİZAM MAHALLESİ, ŞEHİT ERKAN ALYANAK SOKAK, NO.2 KAT.4
ZEYTİNBURNU-İSTANBUL
TEL.0-212-6652211
FAX.0-212-6650379
E POSTA.i...@milatgazetesi.com
NOT.MİLAT GAZETESİ YÖNETİCİLERİ TARAFINDAN TEMSİLCİLİĞİ OLMAYAN
İL-İLÇE-KASABA VE KÖY'LERE TEMSİLCİLİK VERİLECEKTİR, BU KONUDA İSTEKLİ
OLANLAR AŞAĞIDA Kİ TELEFON NUMARALARINI ARAYABİLİRLER;0-530-5554513 VEYA
0-532-2672772 VEYA 0-212-6652211 GAZETECİLİĞE MERAKLI OLANLARA ÖNEMLE
DUYURULUR...
BAŞARI EDEBİYAT DERGİSİ'NİN TEMMUZ 2014 TARİHLİ 6.SAYISI YAYINLANDI,
EDİNMEK İSTEYENLER VEYA DERGİ'DE YAZI VE ŞİİRLERİ İLE YER ALMAK İSTEYENLER
AŞAĞIDA Kİ E POSTA ADRESİNİ KULLANARAK İRTİBAT KURABİLİRLER;
basar...@gmail.com
İLGİLENENLERE, ÖNEMLE DUYURULUR.
ARTIFARMA YAYINLARI
PHARMA EĞT.DAN.YAYINCILIK VE ORG.TİC.LTD.ŞTİ.
ÇAYYOLU MAHALLESİ, 34.CADDE, 2678 SOKAK, IRMAKKENT SİTESİ YANI, NO.11
ÇAYYOLU-ANKARA
TEL.0-312-2359097 VEYA 0-533-3858946
FAX.0-312-2351710
E POSTALAR;
ki...@artifarmayayinlari.com
arti...@gmail.com
WEB.www.artifarmayayinlari.com
NOT.Kitabınızın yayınlanması için, ki...@artifarmayayinlari.com şeklinde ki
e posta adresini kullanabilirsiniz veya posta yolu ile iletebilirsiniz.
KARİKATÜRİST HİKMET NAZLI;HER AKŞAM, BAHÇELİEVLER MAHALLESİ, MENDERES
BULVARI (TREN İSTASYONUN HEMEN ALTI) MEŞHUR ADIYAMAN ÇİĞ KÖFTECİSİ VE
ELMADAĞ SİGORTA SHOP ÖNÜ HASANOĞLAN-ANKARA ADRESİNDE, 10.00 TL.YE A-4
KAĞIDINA KARİKATÜRÜNÜZÜ ÇİZMEKTEDİR. BUNUN İÇİN 10-15 DAKİKA POZ VERMENİZ
VEYA VESİKALIK 1 FOTOĞRAFINIZI YA DA TELEFON ÇEKİMİ BİR FOTOĞRAFINIZI
İLETMENİZ GEREKMEKTEDİR, FOTOĞRAF BIRAKANLARIN ÇİZİMLERİ RENKLİ OLARAK
YAPILMAKTADIR. İLGİLENENLERE, ÖNEMLE DUYURULUR.
NOT.SİZ DE BULUNDUĞUNUZ ÜLKE-İL-İLÇE-KASABA VE KÖY'DE BU TÜR BİR ÇALIŞMA
YAPARAK PARA KAZANABİLİRSİNİZ.
DAİMA BÜYÜK OYNAYIN, MESLEĞİNİZ NE OLURSA OLSUN DÜNYA'DA 1 NUMARAYA OLMAYA
BAKIN.(KERİM ÖZBEKLER)
*****************************************************************************************
PKK, AKP'YE GÜÇ VERDİKÇE...
Bülent ESİNOĞLU
bulente...@gmail.com
Yeniçağ Gazetesinin yazdığına göre, PKK'nın elinde artık SA-8 füzeleri var.
AKP Açılım dedikçe, PKK daha fazla militan, daha fazla donanım, daha fazla
zaman kazanıyor.
SA-8 füzeleri demek; Türk Ordusu terör bölgelerinde helikopter
bulunduramayacak demektir.
Siz diyeceksiniz ki, kullanmadıktan sonra, ne asker, ne de helikopter
gereklidir.
Evet, Güney doğu PKK'nın keyfine terk edilince, vergi toplama dahil, her
türlü güçlenme hedefini gerçekleştirecektir.
Yukarda yazdığım, Erdoğan'ın yarattığı felaketi siz zaten biliyorsunuz.
Erdoğan iktidardan düştükten sonra, Ülke aleyhine işlediği tüm
olumsuzlukları geri çevirmek mümkündür.
Lakin toprak kaybını telafi etmek asla mümkün değildir.
Siyasi iktidarın gericileşmekte gittiği her yola evet diyebilirsiniz. Ancak
toprak kaybına asla evet diyemezsiniz.
Aldıkları yol, kat ettikleri mesafe ölümcül boyuttadır.
14.7.2014 tarihinde, telsiz aracılığıyla, Kandil'deki elebaşı Karayılan
diyor ki; "Lice halkı yarı ayaklanmayı başlatmıştır. Erdoğan'ın Köşk
Seçimlerini kazanamayacağı biliniyor. Eylül'e kadar ne yapacaklarını
göreceğiz. Madem Apo baş muhatap, o zaman zindanda tutulamaz."
Silah bırakmayan terörle masaya oturursanız, Meclis'ten Yasal Muhatap
olması için yasa çıkarırsanız, terör örgütü de, kazandığı mevzii bir ileri
ki aşamaya taşır.
Karayılan'ın tehdidinin içinde, gizli başka bir tehdit var.
"Köşk seçimini Erdoğan'ın kazanamayacağı bilinmektedir. Eylül'e kadar ne
yapacaklarını göreceğiz."
Bunun manası da şudur; Gizli toplantılarda bize verdiğiniz sözleri,
(yasallaştırma dışında) yapıp, yapmayacağınızı göreceğiz.
Yani "yeni istediklerimizi yapmazsanız, ikinci turda oylarımızı vermeyiz."
Diyor.
Her secimde, bu veya buna benzer pazarlıklar yapılarak, Erdoğan seçimlere
girmektedir.
Her seçimde, PKK'dan aldığı güçle gericileşiyor, gericileştikce
diktatörleşiyor ve PKK'ya daha fazla imkan sağlıyor.
Bu açıklamalardan da anlaşıldığı gibi ikinci turda, PKK'nın oyları
Erdoğan'a gidecektir.
Cumhurbaşkanı adaylarına bakıyoruz.
Erdoğan bölünmeden yana...
Ekmelettin Açılıma destek vereceğini söyledi.
Demirtaş, zaten PKK'nın Meclis temsilcisi...
Bu durumda. Bölünmeye karşı olan birisinin kime oy vermesi gerekir?
Ama biz biliyoruz ki, MHP'li seçmenin, CHP'li seçmenin, hatta AKP'li
seçmenin büyük bir kısmı, bölünmeye karşıdır.
Ama kime oy verirse versin Bölünmeye destek vermiş olacak.
Ancak AKP'nin iktidarda kalması demek; gericilik ve bölücülüğün iktidarda
kalması demektir.
Gericilik ve Amerikan İslam-ı sürekli Bölücülüğü besliyor.
Örgütlü gericiliğin belini kırmak, ya da MHP ve CHP'nin tabanındaki,
bölünmeye karşı olan seçmenlere güvenerek, Ekmelettin'e, kerhen de olsa oy
vermek gerekiyor.
CHP'nin aydın, bölünmeye karşı, yurtsever seçmenlerinin, eninde sonunda,
CHP içinde ki, bölünmeden yana olan yöneticilerini temizleyeceğini umut
etmek istiyoruz.
Bu umutla, kendimle çelişmek pahasına, Ekmelettin İhsanoğlu'na oy
vereceğim.(16 Temmuz 2014.Çarşamba)
*****************************************************************************************
İŞID'IN ARKASINDA Kİ GÜÇ...
NECDET BULUZ
necde...@gmail.com
necd...@mynet.com
Irak'da Musul'u birkaç saat içinde ele geçiren, Bağdat yönetimini zorlayan,
Suriye'de yayılan ve bize komşu haline gelen Irak Şam İslam Devleti
(IŞİD)'ın, dur durak bilmeyen bu eylemlerine bütün dünya seyirci kalıyor.
Kafa kesen, Şii düşmanlığı yanında mezhep fark etmeden önüne geleni vahşice
doğrayan bu örgüt, arkasında bir güç olmasa, bir yerlerden destek görmese
bugünkü hale gelebilir mi? Terör örgütü, bölgedeki Türkmen katliamından
sonra şimdi de Kürtlerle savaşmaya başladı.
IŞİD'ın arkasındaki güç Amerika'dır. Bu örgütü şu an için kullanıyor.
Burada iki önemli hedef var. Birincisi Ortadoğu'da Rusya'nın önünü kesmek,
ikincisi de İsrail yayılmacılığının önünü açmak. IŞİD teröristlerinin
çoğunun Amerikan pasaportu taşıdığı, hepsinin kayıtlarının CIA'da olduğu
biliniyor. Çeçen, Gürcü, Mısır, Libya, Suudi Arabistan, Türk ve Avrupa'nın
birçok ülkesinden kiralık tutulan teröristler Gürcistan'ın Pankisi
bölgesinde ve Ürdün'de bir araya getirilip eğitildiler.
IŞİD'ın Irak topraklarını altını üstüne getirdiğine bakmamak gerekiyor.
Çünkü örgüt işi bitince yok edilecek. Irak'ın da, Suriye'nin de üç bölgeye
ayrılması BOP çerçevesinde işletiliyor. Amerika'nın "Böl, parçala, yönet"
anlayışı ile İngiltere ile başlattığı bu süreç, Rusya'nın da Ortadoğu'daki
etkinliğini kırıp, İsrail'in daha rahat hareket etmesini sağlayacak.
Bölgede bir Kürt Devleti'nin kurulması ve İsrail'in yayılmacılığının önünün
açılması da IŞİD'ın eylemleri sonunda daha belirgin hale gelmiştir.
Bölgedeki zengin petrol kaynaklarına el koyan Barzani'yi yönetenlerin
İsrail olduğunu unutmamak gerekiyor. Aslında IŞİD'ın bu eylemlerine sessiz
kalmakla, İsrail'in yayılmacı politikalarına hizmet ediyoruz. Bugüne kadar
da bizi yönetenler IŞİD için "Terörist grup" diyemediler.
Sayıları 10-15 bin dolayındaki bir grubun bölgede böylesine kan dökmesi,
terör estirmesi arkasında güç veya güçler olmasa yapması mümkün mü?
Ellerinde yüklü paralar, ele geçirdikleri ağır silahlarla özellikle bölgeyi
cehenneme çeviren, mezhep çatışmalarını körükleyen, İran'a da gözdağı veren
IŞİD'ın hiç kimse kuşku duymasın arkasında Amerika, İngiltere ve İsrail
vardır. Elindeki teknolojik zenginliğe rağmen Amerika'nın olaylara kılını
kıpırdatmaması, hiçbir şeye müdahaleden yana olmaması düşündürücü değil mi?
Ortaya çıkan tabloya baktığımızda, PKK'nın da bu süreçten istifa etmeye
başlamış olduğunu görmekteyiz. Ulusal Birliğin kurulması ve bazı hakların
elde edilmesi konusunda bu günleri çok önemli fırsat olarak
değerlendirenlerin hedefinde Bağımsız Kürdistan Devleti vardır. IŞİD,
dikkat edilecek olursa birçok alanda kullanılıyor ve taşlar yerinden
oynatılıyor. Çünkü dış güçler, bölgede böylesine bir oyun oynanmasını
istiyorlar. Bu oyunun bozulmamasında Türkiye'den gördükleri yardım ve
destekle de bugünkü yönetimin devam etmesinde bir sakınca görmüyorlar.
Özetleyecek olursak, bölgede geniş bir coğrafyada IŞİD sayesinde Sünni bir
devletin kurulması gerçekleştirilecek. Hem ırak, hem Suriye Sünni, Şii ve
Kürt bölgelerine ayrılacak. Taşlar yerine oturunca da IŞİD'ın görevi
bitecek. Bu örgütün kalıcı olmayacağını söyleyebiliriz.
Bazı Batılı uzmanlar ve kaynaklar, IŞİD'ın arkasında Suudi Arabistan,
Katar, bazı Körfez ülkeleri ile Türkiye'nin de yer aldığını iddia ediyor.
Nitekim İran'ın IŞİD karşısındaki tutumu üzerine Suudi Arabistan "Bu işe
karışmayın" uyarısı yapmamış mıydı? Özellikle muhalefet ve HDP sözcüleri
Suriye sınırında IŞİD militanlarının rahatça giriş-çıkış yaptıklarını
söylemediler mi? Yaralanan militanların Türkiye'de tedavi edildikleri
yolunda iddialar yok mu? Katar'dan bu işler için TIR'lar dolusu Dolar'ların
geldiği söylentileri yalanlanıyor mu?
IŞİD, şimdi bölgedeki otorite boşluğundan istifade ederek, çizilen harita
çerçevesinde Sünni güç bloğunu oluşturuyor. Yakında ele geçirilen bu
yerlerde Sünni Federal Bölge kurulmuş olacak. Sonunda da hem Irak'ın, hem
Suriye'nin idari yapısı değişecek.
Bizi ilgilendiren bundan sonraki gelişmeler olacak. Bugüne kadar
izlediğimiz bu politikalar sonunda bölgedeki harita değişikliğinden en
fazla etkilenen ülkenin Türkiye olacağını görmemek, en büyük yanılgıdır.
Her geçen gün daha da köşeye sıkıştırılacağımız günlerin ayak seslerini
duyar gibiyiz.
"Grup Yönetici " <erzinca...@gmail.com> Jul 18 09:05AM +0300
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
From: Habip Hamza ERDEM <habip...@gmail.com>
Date: Thu, 17 Jul 2014 15:31:09 +0200
*REJİM TEHLİKESİ*
Politik rejimlerin temelini ‘iktidar’ın ‘niteliği’ belirliyor.
Bu ‘nitelik’, veri ‘kurumsal çerçeve’ içinde ‘seçilmiș’lerin
‘nitelikleri’ olduğu kadar, yönetim sūresince ‘kurumlar’daki nitelik
değișimini de içermektedir.
Bu bağlamda ‘otoriter’, ‘totaliter’ ya da ‘liberal’
niteliklerden birinden diğerine doğru bir ‘yönelim’, bir ‘kayıș’ ya da
‘geçiș’ sözkonusu olabilir.
Ne var ki bu ‘kurumsal çerçeve’nin ‘devlet dūzeyi’nde mi,
‘ekonomi dūzeyi’nde mi yoksa ‘toplum dūzeyi’nde mi olduğuna da ayrıca
bakmak gerekmektedir.
Çūnkū ‘Devlet’ ve ‘Toplum’, henūz Tūrkçede tam karșılığı
olmayan ‘toplumsal formasyon’ kavramının, deyim yerinde ise biri ‘alt’
diğeri ‘ūst’ olmak ūzere iki ‘yapı’sını olușturmaktadırlar.
‘Devlet-ulus’ kavramı da, bu bağlamda, bir ‘būtūn’lūğū dile getirmek için
kullanılmaktadır.
Eğer bir ‘sistem’den sözedilecekse, ‘Devlet-ulus’ sistemi, onun politik
rejimi, ekonomik yapısı ve toplumsal örgūtlenmesini de içermelidir.
Bu kuramsal veriler ıșığında, Tūrkiye’de bir ‘politik rejim’
değișikliğinden sözedilebilir mi?
Altyapısından bașlanacak olursa, Tūrkiye’de ‘ulusal būtūnlūk’te bir
‘değișiklik’ var mıdır yok mudur?
‘Etnik bölūnme’ mi yoktur, yoksa ‘dinsel/mezhepsel ayrıșma mı’?
Toplumda, futbol taraftarlığı gibi ‘taraf tutma’, bir ‘yığınsallașma’ ve
giderek bir ‘kitleselleșme’ var mıdır yok mudur?
Buna paralel olarak, politik dūzeyde bir ‘yanlıș bilinç’lenme..
Bir ‘yozlașma’ ve ‘soysuzlașma’..
Var mıdır yok mudur?
Ekonomik dūzeyde, kentte ‘yoksullașma’ ve köyde ‘mūlksūzleșme’ var mıdır
yok mudur?
Eğitim dūzleminde, bu kez dūzlem denilebilir, bilim ve akıldan uzaklașma..
Genel bir dinselcilik ve sahte bir dincilik var mıdır yok mudur?
Eh bu ‘rejim’in değiștirilmesinden ‘korkulacak’ bir yeri kalmıș
mıdır?
Parlamentarizmden ‘bașkanık rejimi’ne geçilecekmiș..
Parlamento sanki parlamentarizmin kurallarına göre seçilmiș de..
Parlamenterler sanki ‘parlamenter’ imișler de, ‘parlamenter
niteliklerine’ toz konacakmıș.
‘Devlet-Ulus’u yıkmak için geliyoruz diyen ‘parlamenter’ler
‘bașkanlık’ için aday olmamıșlar da, ‘rejim değișiyor’ diye korkmaya
bașlamıșız.
Deveye sormușlar, değil mi ama?
Pekiyi ‘çözūm nedir’ denilebilir.
Çözūm ‘radikalizm’dedir, ‘köktencilik’te..
Ne Dr Recep, ne Dr Ekmelleddin ve ne de bir bașkası..
‘Cumhuriyet’imizin ‘kurucu felsefesi’ ve ‘ilkeleri’ni yeniden
yașama geçirmektedir.
Yirmibirinci yūzyılda, 1920-30’ların ‘Devlet-ulus’unu, çağın
gereklerini de dikkate alarak, çağdaș ‘Ulusal Devlet’e dönūștūrmek..
Kuramsal dūzeyde, hala ‘ulus-devlet’ diyen dūșūnūrlerin,
‘devlet-ulus’ ile ‘ulusal devlet’ arasındaki ayırım ūzerinde yeniden
dūșūnmelerini öneririm.
Herhangi bir kitap ya da ‘ansiklopedi’ önerecek değilim.
Kendi ‘kavramsal dūnya’larına bir baksınlar.
Yeniden ‘kavramsallaștırma’yı bir denesinler derim.
Tūrkiye Cumhuriyeti Devleti, 21 yūzyılda yeniden doğacaksa, bu
önce, onu kuracak gūçlerin, onu ‘kendi kafaları’ içinde yeniden
kurmalarından geçer.
Dr Recep ya da Dr Ekmeleddin bu değișiklikte bir ‘nokta’ bile
değildir.
Ha kel Hasan ha Hasan kel!
Kaldı ki Dr Recep’in seçilmesi, sūreci hızlandıran bir ‘rol’
oynayacaktır.
‘Rejim değișikliği’ falan derken, sistemimiz de değișecek;
Devlet-ulustan ulusal devlete daha bir hızla geçilecektir.
Habip Hamza Erdem
--
Türkiye için el ele mail grubumuz
*https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele
<https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele> *
Gruba e-posta gönderme adresi *turkiye-i...@googlegroups.com
<turkiye-i...@googlegroups.com> *
Erzincan Kemaliye Egin Grubum
http://groups.google.com.tr/group/erzincan-kemaliye-egin-grubu
Gruba e-posta gönder : erzincan-kemal...@googlegroups.com
Grub Admin M.İlaldı 0532 7269362 erzinca...@gmail.com
Tüm dost ve arkadaşlarımı twitter sayfama bekliyorum :
https://twitter.com/#!/MiLALDi
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.
http://www.facebook.com/profile.php?id=1561718148
"Grup Yönetici " <erzinca...@gmail.com> Jul 18 09:01AM +0300
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
From: "Burhan Tarlabaşı" <burhant...@gmail.com>
To: erzincan-kemal...@googlegroups.com
Date: Thu, 17 Jul 2014 17:45:21 +0300
Subject: Fwd: FW: Konu :PKK'nın kurduğu televizyon kanalı
Sayın Bakanım..!..Sanırım müstakbel reis-i cumhurumuzun bundan haberi
vardır. O mutlaka gereğini yapmış ya da yapacaktır..Kaygılanmayalım
derim...Saygılarımla..
B.T.başı
> güvenlik güçlerine sığınan çok sayıda örgüt mensubu da PKK kamplarında
> Zerdüştlük propagandası yapıldığını ve İslam dininin aşağılandığını
> söylemişlerdir.
--
Türkiye için el ele mail grubumuz
*https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele
<https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele> *
Gruba e-posta gönderme adresi *turkiye-i...@googlegroups.com
<turkiye-i...@googlegroups.com> *
Erzincan Kemaliye Egin Grubum
http://groups.google.com.tr/group/erzincan-kemaliye-egin-grubu
Gruba e-posta gönder : erzincan-kemal...@googlegroups.com
Grub Admin M.İlaldı 0532 7269362 erzinca...@gmail.com
Tüm dost ve arkadaşlarımı twitter sayfama bekliyorum :
https://twitter.com/#!/MiLALDi
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.
http://www.facebook.com/profile.php?id=1561718148
"Grup Yönetici " <erzinca...@gmail.com> Jul 18 08:57AM +0300
---------- Forwarded message ----------
From: Hüseyin Bulut <h52...@gmail.com>
Date: 2014-07-17 18:15 GMT+03:00
Subject: Cuma’nızı en kalbi duygularımla tebrik ediyor, muhabbetlerimi
sunuyorum.
--
Türkiye için el ele mail grubumuz
*https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele
<https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele> *
Gruba e-posta gönderme adresi *turkiye-i...@googlegroups.com
<turkiye-i...@googlegroups.com> *
Erzincan Kemaliye Egin Grubum
http://groups.google.com.tr/group/erzincan-kemaliye-egin-grubu
Gruba e-posta gönder : erzincan-kemal...@googlegroups.com
Grub Admin M.İlaldı 0532 7269362 erzinca...@gmail.com
Tüm dost ve arkadaşlarımı twitter sayfama bekliyorum :
https://twitter.com/#!/MiLALDi
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.
http://www.facebook.com/profile.php?id=1561718148
"Grup Yönetici " <erzinca...@gmail.com> Jul 18 08:57AM +0300
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: yasemin <yasem...@hotmail.com>
Tarih: 17 Temmuz 2014 18:18
Konu: Kur'an'dan muhteşem uyaran, öğüt veren Ayetler!
Kime: "erzinca...@gmail.com" <erzinca...@gmail.com>
Din sadece Allah’ındır. Allah’tan başkasına mı saygı
göstereceksiniz?*(Nahl,52)
*Hüküm ancak Allah’ındır. Allah yalnızca kendisine kulluk etmenizi
istemiştir. İşte dosdoğru din budur.*(Yusuf, 40) *Biliniz ki elçinin
görevi, sadece Allah’ın ayetlerini açıkça bildirmektir.*(Ankebut ,18)
*Kesinlikle
bu Kur’an, bir öğüttür. Dileyen herkes ondan öğüt alır.*(Müddessir,54,55) *Ey
insanlar! Bu Kur’an öyle bir Kitap’tır ki, her şeyden haberdar olan ve her
şeyi bilen Allah’ın ayetlerini kolaylaştırdığı, sonra da ayrıntılı olarak
açıkladığı bir Kitap’tır. Ki sizler, onu okuyup da Allah’tan başkasını
ortaklar edinmeyesiniz diye indirmiştir.*(Hûd ,1,2) *Allah adına verilmiş
her söz sorumluluk gerektirir.*(Ahzap,15) *Bu Kur’an, kendisinden önce
gelen Tevrat, Zebur, İncil ve diğerlerini onaylayıp doğrulayan her şeyin
ayrıntılı açıklaması ve inananlar için de bir yol gösterici, sevgi ve
şefkat pınarı olan ilahi bir Kitaptır.*(Yusuf,111) *Yemin olsun! Size,
öğüt veren ve sizi uyaran bir Kitap indirmiş bulunuyoruz. Hâlâ aklınızı
başınıza almayacak mısınız?*(Enbiya,10) *Allah’ın buyruğu üzere adil
olun, dini sadece Allah’a ait kılın ve yaptığınız işlerde Allah’ı hiç
hatırınızdan çıkarmadan davranın. Çünkü sizi ilk yarattığı gibi, tekrar
Allah’a döneceksiniz.*(A’raf,29) *Allah insanlara karşı büyük iyilik
sahibidir, fakat insanların çoğu teşekkür etmez.*(Mü’min,61) *Biz ortak
koşuculara öğüt almaları için, gerçekleri Kur’an’da her fırsatta, detaylı
olarak açıkladık.*(İsrâ,41) *Biz Kur’an’da hiçbir şeyi eksik
bırakmadık.*(En’âm,38)*
Bu Kur’an, tüm insanlara bir çağrıdır / öğüttür / uyarıdır /
hatırlatmadır.*(En’âm,90)
*Sakın dengeyi bozmayın. Dengeyi titizlikle ve adaletle koruyun, dengeyi
bozarak yok oluşunuzu hazırlamayın. *(Rahmân,8,9) *Ey inananlar! Allah
için adaleti yerine getirmede, adalet ve dürüstlüğün tanıkları olarak,
adaleti gerçekleştirenlerden olun / adaleti yerine getirmede örnek olun.
Bir topluluğun çirkinlik ve kötülüğü / bir topluluğa olan kininiz sizi
adaletli davranmaktan alıkoymasın. Adaletli olun / adil davranın. Allah’ı
dinleyin.*(Mâide,8,9,10) *Yemin olsun! Biz Kur’an’ı öğüt alınması
için kolaylaştırdık; o halde yok mu öğüt alıp düşünen?*(Kamer,17,22,32)*
Ya o Kur’an Allah’tan idiyse ve siz de onu yalanlamış
iseniz?*(Fussilet,52)
*Kur’an’ı anlayarak okuyun ve düşünün ki bilinciniz ortak koşucu
düşüncelerden temizlensin, yolunuz aydınlansın.*(A’raf,204) *Allah
isteseydi tüm insanları tek bir toplum yapardı. Ancak uyarıcı elçiler
göndererek, herkesi kendi yolunu seçmede serbest bırakmıştır.*(Şurâ,8)
*Sizi
yaratan, size duyma, görme duyuları ve düşünmek için beyinler veren
Allah’tır. Ne az teşekkür ediyorsunuz!*(Mülk,23) *Allah kendisine ortak
koşulmasını asla bağışlamaz. Allah’a ortak koşan kimse, kuşkusuz, O’na çok
büyük bir iftira etmiş olur.*(Nisâ,48)* Ortağı olmayan Allah’a yönelin
ve hepiniz O’na saygılı olun, salâtı ikame edin / Allah’ın dosdoğru dinine
bağlanın ve ortak koşanlardan olmayın. Ortak koşanlar dinlerini
parçaladılar ve mezhep mezhep oldular. Mezheplere bölünüp ayrılığa düşenler
için büyük bir azap vardır.*(Rûm,31,32-Âl-i İmrân,105) *Hiç kuşkusuz
Allah, sorumluluğu, her işin uzmanına verilmesini diler. Ve
sorumluluklarınızı yürütürken, insanlara karşı adil davranmanızı öğütler.
Allah size ne güzel öğüt veriyor.*(Nisâ,58) *Kuşkusuz bu Kur’an
insanlara bir hatırlatma / öğüttür; ondan sorumlu tutulacaksınız.
*(Zuhruf,44)* Sevdiğiniz / kazandığınız şeylerden Allah için
yoksullara pay ayırmazsanız, dünyada ve ahrette mutlu olamazsınız.
İçtenlikle verdiğiniz her şeyi Allah, mutlaka bilir. *(Âl-i
İmrân,92) *Mallarınızı aranızda haksız ve uydurma yollara başvurarak
yemeyin. Halkın parasını, haksız yere yemek amacıyla, bile bile memurlara /
yöneticilere rüşvet vermeyin.*(Bakara,188) *Allah kiminize kiminizden
daha bol rızık vermiştir. Varlıklı hale gelenler, emirleri altındaki
çalışanlara hak ettikleri paylaşımı yapmazlar. Hâlbuki herkesin rızkını
Allah verir. Hâl böyleyken, Allah’ın nimetini mi esirgiyorlar? *(Nahl,71)*
--
Türkiye için el ele mail grubumuz
*https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele
<https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele> *
Gruba e-posta gönderme adresi *turkiye-i...@googlegroups.com
<turkiye-i...@googlegroups.com> *
Erzincan Kemaliye Egin Grubum
http://groups.google.com.tr/group/erzincan-kemaliye-egin-grubu
Gruba e-posta gönder : erzincan-kemal...@googlegroups.com
Grub Admin M.İlaldı 0532 7269362 erzinca...@gmail.com
Tüm dost ve arkadaşlarımı twitter sayfama bekliyorum :
https://twitter.com/#!/MiLALDi
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.
http://www.facebook.com/profile.php?id=1561718148
"Grup Yönetici " <erzinca...@gmail.com> Jul 18 08:56AM +0300
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
From: Yilmaz Karahan <karahan...@gmail.com>
Date: Thu, 17 Jul 2014 19:58:35 +0300
*Sıra Türkiye’de!*
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), Musul ve Tikrit’in ardından, nüfusunun çoğu
Türkmen olan Telafer şehrini de ele geçirdi. Türkmenler, canlarını
kurtarmak için 50 derece sıcağın altında yollara düştü. 200 bin Türkmen
yerinden yurdundan oldu. Bu arada Türkmenler, çölde mahsur, sıcak, açlık ve
susuzlukla baş etmeye çalışıyorlar. Bir oldu bitti ile Türkmen şehri Kerkük'ün
ve Türkmen Kenti Tuzhurmatu’nun da Peşmerge tarafından işgal edilmesine de
Ankara'dan hiçbir tepki gelmemesi, Türkmenlerin yalnız ve sahipsiz
kaldığının açık bir göstergesidir. Daha sonra *Peşmergeler**,* *Kerkük ve
Bayhasan petrol kuyularını, ayrıca* *Hurmala Boru Hattı**'**nın kontrolünü
ele geçirdi**.*
Kürtler, Kerkük'teki iki petrol sahasının ele geçirilmesinin ardından
çıkarılan petrolün merkezi hükümetten bağımsız olarak Kerkük petrolünün de
Türkiye üzerinden uluslararası piyasaya ihraç etmek istiyorlar. Barzani
yönetimi Sözcüsü Sefin Dizayi'nin, " petrol ihracını yıl sonuna kadar 120
bin varilden 400 bin varile çıkarmayı hedeflediklerini ve Türkiye'nin de
buna göre hazırlık yapmasını istedik" dedi.
Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM) Irak uzmanı Ali
Semin de bu yöndeki hedef beyanlarının başından beri Kerkük petrolünü de
dahil edilerek yapıldığını, Kürtlerin statüsü henüz belirlenmemiş (bölge
hala Irak’ın bir parçasıdır, ayrıca *Kürtler'in egemen bir devleti yok*)
Kerkük'ün petrolünü satmasının Irak anayasasının ihlali olacağını
belirtmişti. Semin, "Bu durumda Türkmenler de Araplar da susmaz ve Türkiye
de zor durumda bırakılmış olur" dedi.
*Türkiye, Irak merkezi Hükümeti’ni devre dışı bırakarak* Barzani yönetimi
ile yaptığı gizli petrol anlaşmalar, bir anlamda Türkiye, *Irak**'**ın
egemenliğini* *ihlal ediyor*.
IŞİD Irak'ta birden bire harekete geçti. İsrail, AKP ve Barzani üçlüsü de
aynı anda "Kürdistan'ın kurulma vaktinin geldiğini" haykırmaya başladılar. Irak
Türkleri için artık çok daha kötü günler başlıyor. Türkmenler, IŞİD ve
Peşmerge’nin insafına terk edildi. Anlaşılan Irak Türklerinin çilesi ne
yazık ki hiç bitmeyecek.
ABD bölgeye demokrasi getirecekti, insan haklarını koruyacaktı, hani
nerede? İdare eski tas eski hamam; Öyle ki, Kürtler *tek başına ve* anayasaya
aykırı olarak Türkiye üzerinden dünyaya (özellikle İsrail’e) Irak’ın
petrolünü satıyor. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti de, bu husus için ikna
edilmiş, karşılığında bir miktar petrolle avutulmuştur. Türkmen ne kimsenin
derdinde ne de umurundadır. Altta kalanın canı çıkıyor. Mağdur ve mazlum
Türkmenlerden başka altta kalan da yok; tapuları yakılmış, toprakları
ellerinden alınmış, insanları göçe zorlanmış ve yerinden yurdundan sürgün
edilmiş, gelen vuruyor, giden vuruyor! Ey petrol sen nelere kadirsin?
Türk çoğunluklu bölgeleri Kürtleştirmeye çalışan ve bağımsız bir Kürt
devleti amacından vazgeçmeyen Kürtlerin egemenlik alanında kalması hâlinde,
Irak Türkleri’nin canı, malı, varlığı, kimliği, kültürü, dili ve
güvenliğinin tehlikeye atıldığını belirtmeye gerek dahi yoktur. Bin yıllık
Türk şehri Kerkük’ü, “Kürt şehri” yapmaya çalışıyorlar ve uyduruk Kürt
devletinin başşehri ilân etmeye hazırlanıyorlar. Ne acı değil mi?
*Hedef Toprak ve Bir Kürt Devleti kurmak*
Mesut Barzani: "Artık, bizim şimdiye kadar bildiğimizden, daha farklı bir
Irak'ta yaşıyoruz. Irak'ta son yaşananlar, Kürt halkının kendi geleceğini
belirleme fırsatını kaçırmaması gerektiğini ortaya koydu. Bağımsızlık
hakkımız geri adım atmayacağız." dedi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’de; Irak'ta bağımsız bir Kürt
devleti kurulması ihtimalinin devlet erkini eskiden olduğu gibi rahatsız
etmediğini ve bazı şeylerin değiştiğini belirterek *"Eskiden bağımsız bir
Kürt devleti mevzuu Türkiye için savaş nedeni sayılıyordu. Hatta Kürdistan
kelimesi bile insanları sinirli ve agresif yapmaya yeterliydi. Ama onların
adı Kürdistan ve bunun kabul edilmesi gerekli. Eğer Irak bölünürse ki bu
kaçınılmaz görünüyor; onlar bizim kardeşimizdir"*demişti. *AKP Genel Başkan
Yardımcısı* ve *Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik**,* İsrail Başbakanı Benjamin
Netanyahu gibi Mesut Barzani'yi teyit ediyor ve açık açık uyduruk Kürt
devletinin kurulmasına ışık yakıyor. Bu sözde devlet kurulursa,
Türkiye'yi bölünme
ve parçalanmanın eşiğine getirmeyecek mi?
*Kısa bir süre önce Suriye'nin kuzeyinde* yer alan *Kürtler* arasında *Rojava
olarak adlandırılan* bölgede ikinci özerk yönetim ilan edildi. *Kürtler**,* üç
kanton (Cizre, Kobani ve Afrin) halinde özerk yönetimler tesis ettiler. Özerk
Yönetim Yasama Meclisi, bölgeyi yönetecek “Toplumsal Sözleşme”si de
(Anayasa’sı) kabul edildi.
Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğü bozuluyor, Türkiye’de toprak bütünlüğü
bozulmayacak diyenler var, öyle mi? *Türkiye’nin* *toprak bütünlüğüne
yönelik tehditleri bertaraf etmeden ve* *önlem almadan Türkiye’nin toprak
bütünlüğün bozulmayacağının garantisini kim verebilir*?
*Irak'taki senaryonun aynısı Türkiye'de sahneye konuluyor*
Kürt grupları, Kürt ırkını yücelten politikaları, Kürtlerin kendi etnik
hedefleri için tehdit oluşturduğunu düşündükleri herkesle kavga etmeye
hazır, fanatik ve ırkçı bir kuşağın ortaya çıkmasını teşvik eden, yanlış,
uydurma ve sahte tarihi ve coğrafi bilgilere dayalı ders programları
hazırladılar. Kürtler, tarihte hiçbir zaman bağımsız bir devlet olamamış,
daima, o çevreye hâkim devletlerin yönetiminde kalmışlar, her dönemde
bağımsız olmak için çeşitli güçlerin tahrik ve teşvikleri ile
başkaldırmışlardır. Kürt grupları sözde toprakları başkaları tarafından
işgal edilip bir mazlumiyet ve mağduriyet duygusu yaratmaya çalışıyorlar,
başta petrol zengini Türkmen şehri Kerkük olmak üzere Kürt bölgesinin
içinde olduğunu. Farklı bir görüş ortaya koyan tarihi ve akademik
kaynaklara rağmen, onlar geniş Irak toprakları üzerinde sözde Kürt
devletini (ikinci İsrail’i) inşa etmelerinin tarihi hakları olduğuna iddia
etmeye başladılar.
Saddam Hüseyin’in devrilmesinden sonra ortaya çıkan otorite boşluğu pek çok
grup tarafından fırsat bilinmiş, özellikle Kürt gruplar bu fırsatı en iyi
şekilde değerlendirmeye çalışan kesimlerden biri olmuştur, otoritenin
sarsılması (Merkezi Hükümetin zayıflığı) ve işgal, Kürtler tarafından
tarihi bir şans olarak algılanmıştır. Bu bağlamda ABD, İngiltere ve
İsrail’in desteği ile Kürtler, bölgelerini genişletmek için de yeni
topraklara göz dikmiştir.
Irak Hükümeti, 11 Mart 1970 yılında Kürtlere istedikleri özerkliği
tanımış.1970′li yıllardan bu yana özerkliğe sahip olan Kürtlerin siyasi
beklentileri gelişerek, 2003’den sonra yerini federasyona bırakmıştır.
Irak’ın işgalinde, işgalcilere öncülük ve savaş süresince ABD, İngiltere ve
İsrail ile işbirliği yapan Kürtler federasyonu da elde etmişlerdi. Dış
güçlerin desteği ile Kürtler, Irak’ın yeniden yapılandırılması sürecinde
belirleyici güçlerden biri haline gelmiş. Bölgesinde merkezden bağımsız
olmuş, fiili egemenliklerini devam ettirmiş, kurulan hükümetlerde önemli
konumlar kazanmış ve Irak’ın iç ve dış politikasında etkili olmuştur. Kürtler,
ABD, İngiltere ve İsrail’in desteği ile kendi büyüklükleriyle orantısız
olarak Irak devletinde çok sayıda önemli görevi ele geçirdiler. Bugün
Iraklı Kürtler, Irak’tan toprak talep ediyor ve petrol zengini Türkmen
şehri Kerkük’ü de sınırları içine katmak ve hayal ettikleri Kürt devletini
(İkinci İsrail’i) kurmak istiyorlar. Sonraki hedef ise Türkiye, İran,
Suriye, Azerbaycan (Nahçivan) ve Ermenistan’dan da toprak talebinde
bulunmak. Kürtlerin senaryosu bu ülkelerde de sahneye konulmuştur; kimlik
tanıma, anadilde eğitim, özerklik veya federasyon ve son hedef ise Kürt
devleti (ikinci İsrail’i) kurmaktır. Irak’ta bu senaryo 50 sene önce
sahneye konulmuştu, Irak’ın durumu ortada! Bugün *Irak**'*ın *toprak
bütünlüğü tehlikede ve Irak parçalanmak üzeredir**.* Şimdi ise aynı senaryo
(kimlik tanıma, anadilde eğitim, özerklik veya federasyon) Türkiye’de
sahneye konuldu, yani cehennemin kapısı Türkiye’ye de açıldı! Sıra
Türkiye’de!
Irak’ta gelişecek ayrılıkçı bir Kürt hareketinin, hele bir Kürt devletinin
bölge ülkelerinin toprak bütünlüğünü (Türkiye, İran, Suriye, Azerbaycan
(Nahçivan) ve Ermenistan’i) etkilemeyeceğini düşünmek mümkün müdür? Zaten
düşünmemek saflık olur!
Kürtlerin hayal ettikleri Irak, Türkiye, İran, Suriye, Azerbaycan (Nahçivan)
ve Ermenistan topraklarında sözde Kürt devletinin (ikinci İsrail’in)
sınırları: İskenderun Körfezi’nin batısından başlayan sınır, Amanos’un doğu
ucu ve Toros Dağı’nın otlakları boyunca kuzeydoğu yönünde, Kahramanmaraş ve
Malatya’nın yanından geçerek Fırat Nehri’nin batı kıyısı boyunca kıvrılır.
Kuzeye doğru ilerler ve Tunceli yaylalarını içine alarak Karasu’nun (Fırat
Nehri’nin batısı) oluşturduğu halka boyunca doğuya döner. Buradan
Karasu’nun yukarı kısımları boyunca, Erzurum’un içinden geçerek genişler.
Bu noktada Kars ilinin bazı bölümlerini içine alarak kuzey-kuzeydoğu yönüne
kayar, Türkiye sınırlarını geçerek Ermenistan’daki Alagöz Dağı boyunca
ilerler. Nahçivan’ı içine alacak biçimde keskin bir dönüşle Erivan’ın
güneyine yönelir, Koy’un doğusundan geçerek Salamas, Urmiye ve Uşnu’yu
içine alacak biçimde Urmiye Gölü’nün batı kıyıları boyunca ilerler. Urmiye
Gölü’nün güneyinden küçük bir açıyla doğuya yönelir; Miyandup ve Bicar’ın
etrafını dolanır. Uzun Kızıl Nehir’in yukarı kısmını keserek Kangavar’a
değin gider. Buradan güneybatıya doğru büyük bir yay çizerek Kirmanşah’ı
içine alır ve Luristan’ın kuzey sınırındaki Maniş Kuh’ta sonlanır.
Bu noktadan sonra, hilalin iç kenarını oluşturacak şekilde kuzeybatı
yönünde ilerler, Hanakin’de İran-Irak sınırının yakınından geçerek Zohab ve
Mahidaş ovalarını içine alır. Kızlarbat yakınlarında Diyala Nehri’ni
geçerek kuzey-kuzeybatıya yönelir. Kifri ve Kerkük yakınlarından geçerek
Altun Köprü’de Küçük Zap’ı keser. Buradan batıya dönerek Karakoç Dağı’nı ve
Erbil Yaylası’nı içine alır. Eski Kelek’te Büyük Zap’ı geçerek Musul ve
Duhok’a değin Maglup Dağı’nın güney ucunu takip eder ve simayl’e ulaşır.
Ardından Dicle’yi kesip önce güneye sonra kuzeye yönelerek Habur
yakınlarından geçer ve Sincar Dağı’nı içine alır. Daha sonra batıya
yönelerek Yukarı Cezire’nin kuzeyinden geçer. Oradan Tur Abdin ve
Karacadağ’ın güney yamacını izler, Türkiye-Suriye sınırı boyunca batıya
doğru ilerleyerek Kamışlı, Mardin, Şanlıurfa ve Kilis yakınlarından geçer
ve İskenderun Körfezi’nin batısında son bulur. Kürtler, Sözde Türkiye’nin
doğusu (Kuzey Kürdistan), Irak’ın kuzeyi (Güney Kürdistan), İran’ın kuzey
batısı (Doğu Kürdistan) ve Suriye’nin kuzeyine (Batı Kürdistan) diye
gönderme yapıyorlar.
Kürt grupları, elden ele ve internet sitelerinde dolaşan sözde Kürdistan
haritasını dünyaya açıkça ilan ediyorlar. Sözde Kürdistan’ın resmi
sınırları olarak gösteriliyor. Türkiye (Türkiye’nin 27 ili ), Suriye, İran,
Azerbaycan (Nahçivan), Ermenistan ve Irak’ın toprakları da bu haritanın
içinde yer alıyor. Bu haritada Türkiye topraklarını da içine alan 27 il
şunlardır; Muş, Van, Adıyaman, Bitlis, Bingöl, Malatya, Hakkari, Mardin,
Erzincan, Kars, Siirt, Şanlıurfa, Tunceli, Mersin, Hatay, Kahramanmaraş,
Ağrı, Elazığ, Şırnak, Batman, Iğdır, Osmaniye, Kilis, Diyarbakır, Erzurum,
Gaziantep ve Sivas.
Irak gibi tarihi olan bir ülke etnik ve dini esaslara göre bölünürse
Türkiye neden bundan muaf olsun. Aynısı İran, Suriye, Suudi Arabistan,
Yemen ve Ürdün’de de bölünme olur. Pandora’nın kutusu sadece Irak’ta değil,
Türkiye dahil bütün bölgede açılacak. Vatansever Türkler durumu doğru
analiz etmelidir! Aksi takdirde Türkiye’de bölünür ve parçalanır. Büyük
Ortadoğu Projesi adım adım uygulanıyor, Türkiye’ye bir şey olmaz demeyin!
*Ali Kerküklü*
(Irak’a Özgürlük Operasyonu ve Kerkük Kitabının Yazarı)
http://www.yenidenergenekon.com/707-sira-turkiyede/
[image: image002]
--
Türkiye için el ele mail grubumuz
*https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele
<https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele> *
Gruba e-posta gönderme adresi *turkiye-i...@googlegroups.com
<turkiye-i...@googlegroups.com> *
Erzincan Kemaliye Egin Grubum
http://groups.google.com.tr/group/erzincan-kemaliye-egin-grubu
Gruba e-posta gönder : erzincan-kemal...@googlegroups.com
Grub Admin M.İlaldı 0532 7269362 erzinca...@gmail.com
Tüm dost ve arkadaşlarımı twitter sayfama bekliyorum :
https://twitter.com/#!/MiLALDi
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.
http://www.facebook.com/profile.php?id=1561718148
"Erdal İZGİ" <erda...@hotmail.com> Jul 18 08:33AM +0300
ÖRTÜ KALMADI! / Erdal İZGİ /
Bunca kavga…
Gerginlik, hakaret, davalar…
Değer miydi?
İşte bitti.
Meşhur “örtü” meclis kararıyla ortadan kalktı.
***
Efendim, hatırlatalım.
İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş’ın kurucu olduğu Ekonomi Üniversite’nin yeri dar gelir.
Büyümek gerekir.
Güzelbahçe’de imar plansız arazi bulunur.
2005 yılında 191 dönümlük alan ehven fiyatla alınır.
Büyükşehir Belediyesi’ne başvurulur. İstek;
“ Üniversite yapılacak. Meclis karar alsın, plana işlensin”
***
Belediye reddeder. Gerekçe;
“ Orası doğal karakteri korunacak alandır.
Tarımsal niteliği vardır.
Ağaçlandırma bölgesidir”
Demirtaş kızar, o dönemin CHP lideri Deniz Baykal’a Kocaoğlu’nu şikayet eder.
Tabii ipler kopar.
***
Zaman geçtikçe sinirler gerilir.
Karşılıklı laflar atılır.
Başkan Aziz Kocaoğlu, “ Üniversite şemsiyedir” çıkışıyla…
“ Örtünün altında rant var.
Benzinlik var.
Alış veriş merkezi var.
Villalar var.
Oğlu var” iddiasında bulunur.
İş âleminin tecrübeli ismi Demirtaş geri kalır mı?
Basar cevabı:
“ Gerçek örtü Kocaoğlu’nun beynindedir”
***
Sözler, mahkemeye taşınır.
Demirtaş, Kocaoğlu’na dava açar.
Tanık dinlenir, gazeteler incelenir.
Kocaoğlu suçlu görülür.
Demirtaş’a 5 bin lira ödemeye mahkûm edilir.
İlişkiler daha da gerilir.
***
Yıllar geçmektedir.
Üniversite adına Demirtaş, yargıya başvurur.
İzmir 2. İdare Mahkemesi arazide keşif, bilirkişi incelemesi yaptırır.
Haziran 2013’de kararını açıklar:
“ Tarım alanı dışındaki yerlerin planlaması imar mevzuatına uygundur”
Arazinin 154 dönümünün “ Korunacak alan” olmadığını ilan eder.
***
Karar, üniversiteye bayram havası yaşatır.
Hemen revizyon planlara başlanır.
Bu arada…
İlişkiler düzelir.
İki kavgalı başkan sık sık bir araya gelir.
Sözler unutulur.
Methiyeler sıralanır.
***
Ve gelelim mutlu sona.
Planlar yenilenmiştir.
Yargı kararı vardır, itiraza gerek yoktur.
Önceki gün belediye meclisine karar getirilir.
O kadar çok madde vardır ki…
Numarasıyla okunur, ismi bile geçmez.
Çoğu meclis üyesi ne olduğunu anlamadan el kaldırır.
Plan geçer, sorun biter.
***
Böylece ne “ örtü “ kalmıştır.
Ne de kavgası.
Yazık olan…
Geçen yıllardır.
Bugün İki başkan kol koladır.
***
Onlar erdi muradına.
Biz yanalım dertlerimize!
**************
"Celal Çelik" <celal...@gmail.com> Jul 18 04:56AM +0300
*Prof. Dr. M. Es'ad COŞAN - Allah'ın duaları kabul etmesi*
<http://2.bp.blogspot.com/-yQdYpfuQw7I/U49D2Awq3OI/AAAAAAAAV7A/61yX5i-KmjA/s1600/mecuntitled.png>
Prof
Dr. Mahmud Esad Coşan (1938-2001)
*HAYIRLI CUMALAR*
*Esselâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtühû!..*
Aziz ve sevgili izleyiciler ve dinleyiciler!
Allah'ın selâmı, rahmeti, bereketi, her türlü ikrâm u ihsânı üzerinize
olsun... Cenâb-ı Hak hem dünyada, hem âhirette cümlenizi sevindirsin, aziz
ve bahtiyâr eylesin...
*Allah'ın Duaları Kabul Etmesi*
Peygamber SAS Efendimiz'den Enes RA'ın rivâyet ettiği ve Hâkim (Rh.A)'in
Müstedrek'inde kaydettiğine göre Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerifin
metninde şöyle buyuruyor:
*RE. 87/13* *(İnnallàhe azze ve celle rahîmün hayyiyün kerîmün, yestahyî
min abdihî en yerfaa ileyhi yedeyhi sümme lâ yedau fîhimâ hayrâ.) Sadaka
rasûlüllàh, fî mâ kàl, ev kemâ kàl.*
Bu hadîs-i şerîf müjdeli... Sevindirici mazmunu olanı, sevindirecek bir
haberi bilgiyi ihtivâ eden bir hadîs-i şerîf. Peygamber Efendimiz buyuruyor
ki:
*(İnnallàhe)* "Hiç şüphe yok ki Allah *(azze ve celle)*, çok izzet sahibi
olan, çok celâl sâhibi olan, sonsuz izzet ve celal sâhibi olan, aziz ve
celil olan Allah-u Teàlâ Hazretleri *(rahîmun)* merhametlidir; acıyan,
merhamet edendir, rahmeti, merhameti çok olandır. O kadar çoktur ki,
merhametlilerin en merhametlisidir. Dünyadaki bütün merhametleri toplasak,
rahmetinin %1'i kadardır. %99'u ahirete saklanmıştır. Kullarını sever,
kullarına acır, merhamet eder.
*(Hayyiyün)* "Hayâ sahibidir; yâni Cenâb-ı Hak hayâ eder, utanır.
*(Kerîmün)* Kerem sâhibidir; yâni cömerttir, güzel bağışlarda,
davranışlarda bulunucudur. Ekremül-ekremîndir hattâ... *(Yestahyî min
abdihî)* Kulundan istihyâ eder, hayâ eder, utanır." Sübhànallah!..
Efendimiz böyle buyuruyor: Allah-u Teàlâ Hazretleri utanır kulundan... *(En
yerfaa ileyhi)* "O kulu, Rabbine, Allah'a iki elini kaldırmış, ellerini
açmış duâ ediyor da; *(sümme lâ yedau fîhimâ hayrâ)* Allah da o duâ eden
kulunun açmış olduğu avuçlarına hiçbir hayır koymuyor. Böyle yapmaktan
utanır Allah..."
Yâni, duâ için açılmış olan iki elini, kolunu, içine hiçbir hayır koymadan,
boş çevirmez, boş çevirmeye hayâ eder. Kereminden, lütfundan, merhametinden
dolayı kulu boş çevirmez. Elini boş döndürmez, avucunu boş bırakmaz Allah-u
Teàlâ Hazretleri. Mutlaka duâ edene lütfeder, bir şeyler ihsân eder.
--Nasıl bir şeyler ihsan eder?..
Ya istediğini ihsân eder... Bugün bir eve misâfir gittik. Kadıncağız, temiz
kalpli saf bir kimse. İşte bir geniş ev istiyormuş. Küçük eski bir evde
oturuyorlarmış. Mahallede yeni bir inşaat başlamış. Onun önünden geçerken:
"--İşte ben böyle bir ev istiyorum!" demiş.
"--İstiyorsun ama bu çok para, büyük bir ev bu, bunu biz nasıl alırız?.."
filan derken, Allah-u Teâlâ Hazretleri evin sâhiplerini evi satma kararına
getirttirmiş. İtalyanmış onlar, karı ile koca arasında geçimsizlik olmuş,
evi satmaya girişmişler. Bunlar da, "Bizim o kadar paramız yok filân
demişler ama, nasıl olduysa, yine de istenen paradan çok az bir para teklif
etmişler, "Şu kadar verebiliriz." diye.
Haber gitmiş ev sahiplerine... Ev sahibi, "Aman vaz geçmesinler, ben hemen
veriyorum!" demiş, hemen vermiş. Böylece ummadıkları eve nail olmuşlar.
Allah-u Teàlâ Hazretleri, kulun istediğini bazen böyle aynen veriyor. "Şu
evi istiyorum!" diyor, o evi veriyor. Bazen daha hayırlısını verir,
istediğinden âlâsını verir. Bâzen de en güzel mükâfat olarak, âhirette ona
çok büyük sevaplar verir. Ama elini boş döndürmez, eline mutlaka bir şeyler
koyar. Avucu boş dönmez.
Çünkü, Cenâb-ı Hakkın burada üç sıfatını söylüyor, Peygamber Efendimiz.
Tabii Aziz ve Celil olduğunu sıfat olarak ayrıca söylüyor:
"--Aziz ve Celil olan Allah-u Teàlâ Hazretleri, hiç şüphe yok ki Rahîm'dir,
Hayiy'dir, Kerîm'dir." diyor.
Yâni üç sıfatını beyan ediyor: Birisi; merhametli olması Cenâb-ı Hakkın
kullarına şefkatli, merhametli olması... İkincisi; utanması, hayâ etmesi
Cenâb-ı Hakkın... Üçüncüsü de; cömertlik, kerem sâhibi olması... Kulu
istediği halde, onu vermemekten utanıyor Allah-u Teàlâ Hazretleri.
Tabii Cenâb-ı Hak alemlerin Rabbidir, her şey onundur. Biz de onun
kullarıyız. Bütün bu sıfatlar bize, Cenâb-ı Hakk'ın lütfunu, keremini
anlatmak için kullanılmış sıfatlardır.
Cenâb-ı Hakkın, zât-ı şerîfini ve esmâ-i hüsnâsını ve onların hakikatini
anlamak, tabii beşer için imkânsızdır. Çünkü, *(leyse kemislihî şey'ün)*
Allah-u Teàlâ Hazretleri gibi, insanların tanıdığı, etrafındaki,
çevresindeki varlıklardan, hiçbir şey yoktur ki, şuna benziyor, denilsin.
Her şeyi rubûbiyyetinin şanına uygun şekilde eşsizdir, emsalsizdir,
yegânedir, tektir. Her sıfatı bizim bildiğimiz sıfatlardan çok daha yüce,
çok daha farklı, bizim idrâkimizin çok çok daha üstündedir ama, Peygamber
Efendimiz'in bu güzel anlatımından biliyoruz ki, Rabbimiz kullarına
merhamet ediyor.
<http://2.bp.blogspot.com/-DA0D0hJhtdk/U8fwsVeb32I/AAAAAAAAWSg/LbJn7B54szk/s1600/10559841_10152618939141189_7932640038288152736_n.png>
Hatta bir defasında esirlerden bir kadın, öbür kâfilede kalmış olan
çocuğunun yanına koştu gitti. Hemen onu yakaladı, bağrına bastı. Harpte
esir alınmış, ganimet esirler bunlar. Peygamber Efendimiz de, o kadının bu
kâfileden koşup, öbür kâfileye gidip, orada çocuğunu bulup, bağrına basıp
kucaklamasını seyretti sahabeyle beraber. Sonra ashabına sordu:
"--Ey Ashabım, ne dersiniz; bu şefkatli anne, şu çocuğunu bağrına sımsıkı
basan kadıncağız bu çocuğunu kendi elleriyle ateşe atar mı?.."
"--Atmaz yâ Resullallah! Bak ne kadar anne şefakati cûşa geldi. Nasıl
çocuğunu kucakladı, nasıl bağrına basıyor. Ne kadar sevgi, ne kadar candan
bir şefkat... Yapmaz, çocuğunu bu ateşe atmaz, kesinlikle atmaz!" dediler.
"--İşte Allah-u Teàlâ Hazretleri, bu kadıncağızın bu evlâdına olan
sevgisinden, şefkatinden, muhabbetinden kat kat daha fazla, çok çok daha
fazla kullarına şefkatlidir, merhametlidir." buyurdu.
Demek ki, Allah-u Teàlâ Hazretleri, kullarına lütf etmiş, rahmetmiş,
peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiş, cennete girmelerine sebeb olacak
yolları ve amelleri ve işleri, faaliyetleri, halleri, huyları bir bir
kullarına öğretmiş cennete girsinler diye..
Kur'ân-ı Kerîm'de de buyruluyor ki, *bismillâhir-rahmânir-rahîm:*
*(Vallàhu yed'ù ilâ dâris-selâm)* "Dârus-selâm olan, selâmet yurdu olan
cennetine kullarını Allah dâvet ediyor, çağırıyor. 'Gelin kullarım,
cennetime gelin!' diye."
Tabii, girmeyen niye girmiyor?.. İnatçılığından, kendi günahkarlığından,
kendi isyânından, kendisinin kusurundan, kabahatinden dolayı girmiyor.
Demek ki, el açtık mı, duâ ettik mi, mutlaka mükâfat var. Allah-u Teàlâ
Hazretleri açılan elleri boş çevirmiyor. O halde duâ edelim, çok duacı
olalım, ağzı dualı kul olalım! Çünkü, dua da ibâdettir, zikir gibidir,
tefekkür gibidir. Nasıl onlar ibâdetse, duâ etmek de ibadettir.
O bakımdan, her vesile ile aklımıza, gönlümüze doğan mânâları düşünerek
çevremize, kendimize, dünyamıza, âhiretimize, dostlarımıza duâ edelim. Bol
bol duâlar edelim! Ümmet-i Muhammed'e duâ edelim. Hep hayırları isteyelim
Cenâb-ı Haktan, çünkü eller boş dönmüyor. İşte, böyle bir müjdesi Peygamber
Efendimiz'in.
Tabii insan inanacak, sâlih amel işleyecek, yâni ihlâsla işleyecek. Bir
şeyler öğrendikten sonra asıl sonuç nedir?.. O öğrendiklerini uygulamaktır.
Onları hayatında uygulayıp, İslâm'a faydalı olup, ömrünü Allah-u Teàlâ
Hazretleri'nin rızasına uygun geçirip, huzuruna sevdiği kullar olarak
varmayı, Allah cümlemize nasib eylesin, aziz ve sevgili izleyiciler ve
dinleyiciler!..
*HAYIRLI CUMALAREsselâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtühû!.. 19. 01.
2001 AVUSTRALYA'DAN Telefonla AKRA Fm CUMA SOHBETİProf. Dr. M. Es'ad COŞAN
*************************