Fwd: "ÇARESİZLİĞİ KABUL EDENLER"İN ÇÖZÜMÜ?!

0 views
Skip to first unread message

Sili Ozerdim

unread,
Jul 18, 2014, 2:11:17 AM7/18/14
to dunyatur...@googlegroups.com, turkiyehaber, CTO-CiHAN TÜRK OLSUN, turk...@gmail.com, ne_mutlu_turkum_dyene, Ozgur_Gundem, turk, Turkiye-icin-el-ele, aydınlık Gazetesi, İlk Kurşun Gazetesi Bilgilendirme, gaz...@turkpolitika.com


---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: Cüneyt Şaşmaz 
Tarih: 17 Temmuz 2014 10:32
Konu: "ÇARESİZLİĞİ KABUL EDENLER"İN ÇÖZÜMÜ?!
Kime:


"Yaşayan herşey bazı izler bırakır.
Biz onlardan bir ders çıkaracak kadar zeki isek, bu izlerin bir anlamı olur."
Mustafa Kemal Atatürk

"Açılım" ile ilgili söylenecek söz, görmeden hatta "ama sopası" da kullanmadan el ve ayak yordamıyla "bilinmeyene doğru yapılan yolculuk"tur.

İsrail, sözünü söyledi: "Kürdistan'ın kurulma zamanı geldi?!"

Ona birçok cevap geldi bizden de, bir "meclis kararı" gelmemesine ne demeli?!

Çaresizlikten mi?!

"Çözüm" denilen süreç'de, PKK ve Türkiye Cumhuriyeti arasında barış görüşmelerinin resmen başlaması, TBMM tarafından kabul edilmiştir.

Bugün, bu tasarıya "evet" diyen 237 milletvekilimiz, "başka çare yok" diye "ülkemizin bölünmesi için onay" vermişlerdir!?

"Savaşı kazanmadan" veya "kazanacağını karşı tarafa hissettirmeden" yapacağın, "barış anlaşması" değil, "teslimiyet" olacaktır!?

"Başka çare yok" demek, çaresizlikten "karşı tarafın kazanacağını kabul" etmek demektir.

Sözün özü, "bükemediğin bileği öpmek"tir!

Bu onay; PKK-Türkiye çatışması karşısında "çaresiz kalındığı", mevcut olmayan "ayrılıkçılığın kabul edildiği"nin açıklanmasıdır.

Bu onay; PKK'nın kazanacağını kabul etmek, PKK'nın arkasında bırakılanların dışındaki diğer vatandaşlarımız için "can teminatı" dışında bir şey istenmeden, "koşulsuz" görüşmelere başlanması suretiyle "SEVR" gerçeklerine doğru yolculuğun başlamasıdır!?

"Kürt kardeşliği" için umutlu olanlarımız, PKK gibi kanla beslenen örgütle işbirliği yapanlarla birlikteliği kabullenemeyecektir!

Zaten PKK da, kısa bir süre sonra deyim yerinde ise, anasının nikahını isteyecektir?!

Uluslararası komisyonlara, referandumlara, otonomiye, federatif yapıya nihayetinde Cumhuriyetin yargılanmasına varılacaktır!

Sonuç, ayrı telden çalan insanların ayrışması olacaktır; çünkü, gerçek kaynaşmanın inkarıdır.

Gelinecek noktada; her şeyi çift olarak düşünmek ve birliktelik olan hususları çözüme uydurarak iki parçaya döndürme aşamasını sosyal, ekonomik ve siyasi boyutlarda düzenlemek zorunda kalacağız.

İkilemlerle birlikte hassaslaşacak "uluslar arası haklarımız"ın peşine düşeceğiz.

Yerel yönetimler, yerel ordular, yerel polis, yerel mahkeme derken; yeni komşular ile "yüz göz" olacağız.

Arada, otonomi ve/veya eyalet olgularında yaşayarak geleceğimiz noktada, ülkemizin batısında Sevr'i aratacak çözümü de tartışmaya başlayacağız?!

Unutulmaması gereken; "savaşta en kısa yol, gerçekleşmesi mümkün olan yoldur.
Görünen kısa yol, gerçekte başarıya giden en uzun ve tehlikeli yoldur."

Cevabını arayan sorular ortada:
- Devlet, PKK'ya neden teslim oldu?!

- Devletin bekası için mücadeleden neden vazgeçti?!

- Kürt vatandaşlarımızı, PKK'nın idaresine ve insafına niçin bıraktı?!

- Ayrışmayı önleyecek tedbirler hala mevcut iken, bu tedbirler niçin alınmıyor?!

- Madem ortada bir savaş var, bu savaşı kazanmak yerine neden "ver kurtul" gibi kısa yol tercih ediliyor?!

Ülkenin her yerinde binlerce Kürt vatandaşı "sorunsuz"ca yaşar'ken, devletin her organında onbinlercesi "görevli" iken, mal ve can güvenliği "endişe"si yok'ken, bir terör örgütü karakol ve köy basıp, "savaş başladı" deyip, "40 bin insanımızın ölümüne neden" olup, "hadi barış yapalım, daha fazla ölmesin" deyince, "peki" deyip, "senin dediğin olsun" ne demek?!

ATATÜRK'ün dediği gibi; "Şeref ve haysiyetin koruyamadığı hatları, hiç bir kuvvetle koruyamayacağımız"ı unutmamalıyız!?

Hiçbir tedbirin ve hiçbir tavizin bizi kurtaramayacağı duruma düşmemeliyiz!?

Yönetenlerin, çareler düşündüğüne, çaresizlik içinde hareket etmediklerine inanmak, hepimizin hakkıdır.
İsmail ÜNSAY
just nowCesuryorum tarafından yayınlandı


-- 
"Şerefle bitirilmesi gereken en ağır görev 'HAYAT'tır." 
Nusret DEMİRAL 
-- 
Cesuryorum; Atatürk'e, Türk Toplumu'na, Türk Devleti'ne zarar verenlerin, hakaret edenlerin, Türkiye'nin kaynaklarını sömürenlerin, Atatürk'ün kurduğu çağdaş, laik, demokratik ve tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmak isteyenlerin açıkça ifşa edildiği ve gerçek yüzlerinin gösterilmek istendiği bir sayfadır! 



--
TC Sili

http://sphotos-a.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/215290_10200934840280643_385814596_n.jpgE-Posta ile gönderdiğim tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti"; 
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında tarafımdan yapılmıştır.
Demokratik düşünce ve kanaatlerimin engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle

"hakkımda olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",

TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarım saklı kalmak üzere, peşinen reddederim.

 


Resim



 ek — Tüm ekleri indir (sıkıştırma hedefi: 
Türkçe
Dosya adı kodlama menüsü
)   Tüm resimleri görüntüle  
ata ve bayrak.jpeg ata ve bayrak.jpeg
31
.
.
SORGULAMAYAN İNSAN CAHİLDİR,

SORGULATMAYAN İNSAN İSE ZALİMDİR 


YURTTA SULH CİHANDA SULH
 
PEACE AT HOME PEACE ON EARTH

K.  ATATURK             


Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages