Bu Kur’an, tüm insanlara bir çağrıdır / öğüttür / uyarıdır / hatırlatmadır.(En’âm,90) Sakın dengeyi bozmayın. Dengeyi titizlikle ve adaletle koruyun, dengeyi bozarak yok oluşunuzu hazırlamayın. (Rahmân,8,9) Ey inananlar! Allah için adaleti yerine getirmede, adalet ve dürüstlüğün tanıkları olarak, adaleti gerçekleştirenlerden olun / adaleti yerine getirmede örnek olun. Bir topluluğun çirkinlik ve kötülüğü / bir topluluğa olan kininiz sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın. Adaletli olun / adil davranın. Allah’ı dinleyin.(Mâide,8,9,10) Yemin olsun! Biz Kur’an’ı öğüt alınması için kolaylaştırdık; o halde yok mu öğüt alıp düşünen?(Kamer,17,22,32) Ya o Kur’an Allah’tan idiyse ve siz de onu yalanlamış iseniz?(Fussilet,52) Kur’an’ı anlayarak okuyun ve düşünün ki bilinciniz ortak koşucu düşüncelerden temizlensin, yolunuz aydınlansın.(A’raf,204) Allah isteseydi tüm insanları tek bir toplum yapardı. Ancak uyarıcı elçiler göndererek, herkesi kendi yolunu seçmede serbest bırakmıştır.(Şurâ,8) Sizi yaratan, size duyma, görme duyuları ve düşünmek için beyinler veren Allah’tır. Ne az teşekkür ediyorsunuz!(Mülk,23) Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Allah’a ortak koşan kimse, kuşkusuz, O’na çok büyük bir iftira etmiş olur.(Nisâ,48) Ortağı olmayan Allah’a yönelin ve hepiniz O’na saygılı olun, salâtı ikame edin / Allah’ın dosdoğru dinine bağlanın ve ortak koşanlardan olmayın. Ortak koşanlar dinlerini parçaladılar ve mezhep mezhep oldular. Mezheplere bölünüp ayrılığa düşenler için büyük bir azap vardır.(Rûm,31,32-Âl-i İmrân,105) Hiç kuşkusuz Allah, sorumluluğu, her işin uzmanına verilmesini diler. Ve sorumluluklarınızı yürütürken, insanlara karşı adil davranmanızı öğütler. Allah size ne güzel öğüt veriyor.(Nisâ,58) Kuşkusuz bu Kur’an insanlara bir hatırlatma / öğüttür; ondan sorumlu tutulacaksınız.(Zuhruf,44) Sevdiğiniz / kazandığınız şeylerden Allah için yoksullara pay ayırmazsanız, dünyada ve ahrette mutlu olamazsınız. İçtenlikle verdiğiniz her şeyi Allah, mutlaka bilir. (Âl-i İmrân,92) Mallarınızı aranızda haksız ve uydurma yollara başvurarak yemeyin. Halkın parasını, haksız yere yemek amacıyla, bile bile memurlara / yöneticilere rüşvet vermeyin.(Bakara,188) Allah kiminize kiminizden daha bol rızık vermiştir. Varlıklı hale gelenler, emirleri altındaki çalışanlara hak ettikleri paylaşımı yapmazlar. Hâlbuki herkesin rızkını Allah verir. Hâl böyleyken, Allah’ın nimetini mi esirgiyorlar? (Nahl,71)