Degerli Ilgili:
Yillar once (1990), hazirlayip, İSKİ'ye sundugum,
i) Terkos Golumuz'e, bunun onundeki, Karadeniz'in berisindeki, sazlikli
derenin suyu ile karisinca, daha da az tuzlu olacak, Karadeniz suyunun,
basilmasina,
ii) keza, Darlik Barajimiz'a, zaten Sile Ovasi'nin neredeyse bir karis,
alti, tatli su olup, sahildeki kumsalin altindan alininca, tuzluluk
derecesi iyice dusecek, ayrica bir nevi aritilmis olacak, yine,
Karadeniz suyunun, basilmasina,
iii) ayni baglamda, Darlik Baraji'ni yalayarak Karadeniz'e kacan
Yesilvadi Deresi gibi, Baraj Gollerimiz'e katilmadan, denize kacan
sularimizin, bu gollerimize kazandirilmasina,
yonelik projem, daha o vakit gerceklestirilmis olup, Istanbul'un, hani
"vurgulamak" uzere, "hafiften abartarak" soyleyecek olursak, Karadeniz
tukenmedikce, Su Sorunu yoktur!..
**
Anlattiklerimi; ceyrek asra yakin bir sure once, projeyi gerceklestirmis
uygulayacilarin, tarafima yazdiklari ekli, vefa dolu, "tesekkur
mektubu", ozetlemektedir. Bu mektup, vakt-i zamaninda SHP Il Yoneticisi,
Cok Degerli Arkadasim, Makina Yuksek Muhendisi, Cavit Savci tarafindan,
SHP, Buyuksehir Belediye Meclis Grubu'nda, okunmustur.
O tarihlerde, hic bir karsilik beklemeden hazirladigim soz konusu
Proje'nin, tarafima ait oldugu; yetkililerce, daha sonra; keske
yanilsam, su ki iste, hele pek cok kisi ve kurum, hatta siyasî partiler, o aralar, "Istanbul'un
Su Sorunu"na
donuk, bunun
bahsettigi buyuk itibara kilitlenip
(Yalova'dan Istanbul'a tankerlerle su tasima, yagmur bombasi
atma, gibi)
çok sayida projeyi yoklamis ya da denemis ve fakat tatminkar
genel bir çozum bulamamis olarak; projenin,
"intihali" degilse, muellifinin inkari suretiyle, olusacak, "siyasi
ranta" tamah edilerek, teslim edilmekten geri durulunca; nihayette, bir yargi
hukmu ile (Yargitay E 2008/10223 ve K 2010/2988 sayili karari
uzantisinda), kesin olarak onanmis,bulunmaktadir.
Anlattigim cercevede, demek ki, "Baraj Gollerimiz kurudu", "Su kadar
gunluk suyumuz" kaldi gibi, hele hepimize endişe pompalayan sozler, hic
inandirici degildir ve akla, bir yandan "Istanbul'a uzaktan su temini"
gibi, getirisi birileri icin cok yuksek olacak, ama cok pahali ve akilci
olmaktan uzak, projeleri, obur yandan ise, Istanbul'daki su
havzalarinin, agizdan yel alsin, iskâna acilmasi suretiyle saglanacak,
"devasa ranti", cagristirmaktadir.
Istanbul'da, cesmelerden akan suyumuz; hemen tumuyle, temizlik, banyo, bu arada, epey yüklü bir hacimde, tuvalet
rezervuarlarinda tutulan su, amaclariyla kullanilmakta, ama, "icme suyu"
olarak, hemen hic kullanilmamaktadir. Kahve / cay suyu ve yemek suyu
olarak ise, bunlar kaynatilarak tuketilme noktasinda bulunuldugu icin,
gayet rahat kullanilmaktadir.
**
Ilgililer, hemen ceyrek asirdir oldugu gibi halen yururlukte bulunan,
soz konusu isler proje varken, Baraj Gollerimiz'in (buralara
Karadeniz'den, dedigim cizgilerde olarak, su basilmasi islemi "sip"
diye yapilabilecek oldugu halde), neden kurumaya birakildigini ve
Istanbul'a, "tasa pompalanmasindan" geri durulmadigini, aciklamalidirlar...
**
Guzel dilekler, sevgi, ve saygilarimla...
Tolga Yarman, Prof. Dr.
YARIN SANA GÖZ AÇTIRMAYACAK OLANLAR, DÜN GÖZ YUMDUKLARINDIR!
VATAN AŞKI MAYA GİBİDİR; SÜTÜ BOZUK OLANLARDA TUTMAZ!