Asıl bu psikologların çocuklardan uzak durmasını sağlamak lazım
--
http://www.facebook.com/groups/358210690921074/
Matematik geometri bilgi paylaşım platformu.
---
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "TMOZ" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için tmoz+uns...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba kayıt göndermek için tm...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu grubu http://groups.google.com/group/tmoz adresinde ziyaret edebilirsiniz.
Bu tartışmayı web'de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/tmoz/6383c64d-5879-4e53-85c4-183d426d302c%40googlegroups.com adresini ziyaret edin.
Daha fazla seçenek için, https://groups.google.com/d/optout adresiniz ziyaret edin.
Zorluk konusunda hocalarima katilmakla beraber daha emeklemeye başlayan ogrencileri de zorlamamak lazim düzeye gore zorlamak lazim bence asil amca zorlamaktan öte dusunmesini farkli yolları denemesini sağlamaya yönelik sorular olmasi daha cok amaca hizmet eder. Zorlayacam deyip de ezbere yoneltmesini dogru bulmuyorum
Ayhan Hocam çocuğun ağır bir psikolojik sorunu olmadığı sürece Katılıyorum. Muharrem Hocam aynı fikirdeyim naçizane. Çok teşekkürler . Saygılar
--
http://www.facebook.com/groups/358210690921074/
Matematik geometri bilgi paylaşım platformu.
---
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "TMOZ" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için tmoz+uns...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba kayıt göndermek için tm...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu grubu http://groups.google.com/group/tmoz adresinde ziyaret edebilirsiniz.
Bu tartışmayı web'de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/tmoz/0e100e4d-9796-4ac6-b7df-cc1430181b7c%40googlegroups.com adresini ziyaret edin.
Daha fazla seçenek için, https://groups.google.com/d/optout adresiniz ziyaret edin.
Bu tartışmayı web'de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/tmoz/CAHCo00TeHD87ACW20aYW7OpxEWEfi6MxRCLAZtBJ1UHf7BoL8Q%40mail.gmail.com adresini ziyaret edin.
Daha fazla seçenek için, https://groups.google.com/d/optout adresiniz ziyaret edin.
Mevcut şartlar ve imkanlar doğrultusunda, ulaşamayacağı bir hedef koyarsanız insana bu anlamlı değildir.
Kişi zorlansada hedefe ulaşabilme ihtimalinin olduğunu psikolojik anlamda sezmelidir.
Yani duygusal ve zihinsel anlamda buna hazır olmalıdır.
Aksi halde başarısızlık ve ardından da güvensizlik oluşur ki bu en kötüsüdür.
Takdir edersinizki "zor" kişiden kişiye farklılık gösteren bir kavramdır.
Bazı insanlar hedef koyma ve zoru başarma anlamında bir planlamaya sahip değildir.
Bu insanları yönlendirecek kişi veya sistem onun başarı duygusunu tadabileceği ve güvenini kazanabileceği adımları aşamalandirmali ve kişiyi ulaşamayacağı hedeflerle yipratmamalidir.
Bazı kişilerse kendi potansiyellerinin farkındadır ve zordan zevk almak onların kişilik yapılarında mevcuttur.
Bu durum onların donanımları ve yaşam tecrübeleriyle doğrudan ilintilidir.
Bundan dolayı zor olanı yapma anlamında kendilerinde her zaman bir güç bulurlar.
Fakat takdir esersiniz ki böyle insanlar nadirdir.
Benim şahsi fikrim öncelikle sevmeyi öğretmeliyiz.
Zor olanı yapmak bir zorunluluksa bu bir şekilde mutsuzluk yaratır.
Kişi bir durumu seviyor ve bilinç düzeyi onu kamçılıyorsa bulunduğu durumu zorlaştırmak onu daha üst noktalara taşıyacaktır.
Akıllılar hep kuşku içindeyken,aptallar küstahca kendinden emindirler.
BERTNARD RUSSELL
--
http://www.facebook.com/groups/358210690921074/
Matematik geometri bilgi paylaşım platformu.
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "TMOZ" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için tmoz+uns...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba yayın göndermek için, tm...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu grubu http://groups.google.com/group/tmoz adresinde ziyaret edebilirsiniz.
Bu tartışmayı web'de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/tmoz/CAKA3_-FgV5NXRBdcod1KgbrUmmeqri2HCUt%3DOiiKmVY6i8Nk7w%40mail.gmail.com adresini ziyaret edin.
Muharrem Hocam öncelikle benden de sevgiler.
Ben "zor" kavramina daha bütün bakılması gerekli olduğunu düşünenlerdenim.
Şöyle açıklayayım:
Ben Şırnak'ta çalışırken oradaki çocukların mevcut durumları ve imkanları çok çok sınırlıydı.
12 tane 12. sınıf öğrencim vardı.
Ben onlara bir çalışma programı hazırlarken kapasitelerini anlamaya çalışyor ve ulaşabilecekleri hedefleri ona göre belirleme çalışıyorumdum ve çocuklar orada daha başarılıydı. ODTÜ'ye bile bir öğrencimizi yerleştirmiştik. ( Barbaros Hoca'mın da yurt konusunda çok desteği oldu bu öğrencimize, bu vesileyle ona da tekrar teşekkür ederim. )
Ama İstanbul'a geldiğimde ise durumun planlayıcılardan ve kişiden çok daha bağımsız olduğunu gördüm.
Bir kere kişinin iyi bir eğitim alabilmesi için maddi gelirinin iyi olması şart (Kişinini bütün eğitim şürecini değerlendirerek düşünün. ).
Okullara sistemin ticari yönü çok hakim.
Hele son iki yılda bu tavan yapmış durumda.
Müfredatı belirlemekten tutun,dersin nasıl anlatılması gerektiğine dair bir teknolajik dayatma var.
Ayrıca kimi çocuk amacına ulaşması için ilk onbine girmeyi hedeflerken kimisi buna parasıyla çok daha kolay ulaşabiliyor.
Bilimsel çalışmalar yapan insanlar yerine ticari kafalı insanlar tercih ediliyor.
Hedefler belirlenirken çocuklar işe girme ve para kazanma olarak meslekleri değerlendiriyor.
İyi çocuklarla muhattap olma şansınız gün geçtikçe azalıyor.
Çünkü özel okullar bu çocuklara her türlü imkanı sunarak kendi okullarında eğitime alıyorlar.
Yani sistemden bağımsız hareket etme şansınız çok zor.
Daha sonra sistem bu çocukları topyekün aynı koşullarda değerlendiriyor.
Çalıştığım okuldaki çocukların % 90'ı başarısızlığın ne olduğunun farkında bile değil.
Çünkü bilimsel, sanatsal veya sporsal bir kaygıları yok.
Ne de olsa bir yere gireriz gözüyle bakıyorlar.
Bilgi değersiz, para ve statü güçü temsil ediyor ve bireysellik empoze ediliyor.
Bu koşullar altında çocukların bilimsel düşünmesi çok zor.
O halde ortaya şu çıkıyor: "Çocuklara bilimsel ve doğru düşünmeyi bir şekilde kazandırmalıyız."
Bunun en temel dinamiği,sizin de dediğiniz gibi ezberden ve kalıplardan uzak anlamlandırabilecekleri ortamlar hazırlamak.
Hep hayalim "Sınıfta benden daha çok soru sorabilecek (Dilara gibi) bir öğrenciye sahip olmak. "
Düşünmek kadar kutsal bir şey yok bence.
Tekrar sevgiler, selamlar, sizi çok öpüyorum....
Matematik Dünyası 2014 - IV sayısında, genç yaşta ölen (21 yaşında), çok değerli bir matematikçi olan Evariste Galois'in kısacık ve hüzün dolu yaşamını okudum.
Zor bir hayatın adamı olmuş.Kisaca bahsedeyim:
Galois,1811 yılında sol kökenli,kilise ve kraliyet karşıtı bir ailenin çocuğu olarak Fransa'da dünyaya geldi. Galois'te bir çok zeki insanda görüldüğü gibi matematik ve fizik dışında bir çok okul dersinden başarısızdı. Okulda daha çok edebiyat, Yunanca ve Latince derslerine önem verdiklerinden Galois'in zekasının anlaşılması pek mümkün olmadı. Neyseki zamanla matematik öğretmeni durumun farkına varıyor ve dönemin Paris' teki en iyi üniversitesi olan Politeknik Okulu'na başvurması için onu yönlendiriyordu(Galois 17 yaşında). Ayrıca Galois' in bu okula gitmek istemesinin matematik dışında başka nedenleride vardı, felsefe ve politika konularında da bilgi sahibi olmak istiyordu; heyecanlı ve coşkulu bir gençti o.
Sınavda başarılı olamadı. Galois'i yakından tanıyanlar, sınav jürisinin onu anlayabilecek kapasitede olmadıklarını biliyordu. Bu durum Galois için büyük bir yıkıma neden olmuştu. Okuluna devam etti ve matematik öğretmeninin de desteğiyle çalışmalarını çeşitli dergilerde yayınlamaya başladı. 1829 yılında denklemlerin cebirsel çözümüne ilişkin bir çalışmasını Bilimler Akademisi'ne girmek için ünlü matemetikçilerden biri ilan Cauchy'e yolladı. Cauchy eline geçen metnin önemini anlasa da, Akademi'ye raporunu sunacağı gün hastalandı ve toplantıya katılmadı. Galois makalesinin başına gelenleri öğrenmek istediğinde; Cauchy'nin "çıkan yangında yandı" açıklamasıyla karşı karşıya kaldı.
Bir katolik olan Cauchy, dindar ve tutucu bir adamdı. O dönemde Akademi başkanı olan Cauchy'nin Akademi'ye alınan kişilerin dini ve siyasi görüşüne göre davrandığına dair söylentiler vardı.
Bu olaylar genç Galois için yine bir hayal kırıklığına sebep oldu. İyice içine kapandı. Bir de üzerine hayatta kendisini en iyi anlayan insan olduğunu düşündüğü babası kilisenin baskılarına dayanamayıp intihar ederek ölecekti. Babasının oğluna yazdığı mektup "Umarım ölmeden önce özgürlük çanının çaldığını işitirsin." sözleriyle bitiyordu.
Babasının ölümünden iki hafta sonra tekrar Politeknik Okulu'na başvurdu. Yaptıklarını anlamayan jüriye silgi fırlattığı için okula yine kabul edilmedi.
Daha sonra yaptığı çalışmaları Fourier'e yolladı. Fourier 1830 yılında öldü ve Galois'in çalışmaları bulunamadı. Başka yerlerde bir kaç makalesi yayınlandı. Sonra okuldan ayrıldı ve 1830 yılında Fransız Devrimi gerçekleştiği zamanlarda Ulusal Muhafizlar Topçu Birliği'ne katıldı. Bu durum tutuklanmasına ve hapse atılmasına neden oldu. Hapiste intihar etme teşebbüsünde bulundu ama arkadaşları son anda engelledi. 1832 yılında şartlı olarak salıverildi. Serbest kaldığı gün arkadaşlarıyla katıldığı bir politik tartışma sonucunda önerilen bir düelloyu kabullenmek zorunda kalmıştı. Bu olayın daha sonra "polis komplosu" olacağı ileri sürülecekti. Düelloda öleceğini biliyordu belkide ölmekte istiyordu. Arkadaşlarına ve ailesine böyle saçma bir mesele yüzünden öldüğü için kendisine kizmamalarini istediği bir mektup birakti. Kardeşinden yaptığı çalışmaları bir kaç yere göndermesi konusunda istekte bulundu. 1832'de daha 21 yaşında düelloda hayatını kaybetti. Yoksulların ve kimsesizlerin gömüldüğü bir mezarlığa gömüldü.
Yaptığı çalışmalar 1843'te Lioville ve 1879'te de Camike Jorgan tarafindan Galois Teoris' i olarak yayımlandı ve değeri sonradanda olsa anlaşılmış oldu.
Yaratıcı kişiliği ve üstün zekası ile örnek biri olan Galois, hayatı sıradan insanlar gibi yaşamadığı için genç yaşta mutsuz bir şekilde öldü.
Yaşasaydı daha neler yapabileceğini tahmin bile edemiyorum.
Tarihin derinliklerinde saklı bu büyük insanı saygıyla selamlıyorum...
Akıllılar hep kuşku içindeyken,aptallar küstahca kendinden emindirler.
BERTNARD RUSSELL
Ben de açıkçası öğrenciyi zorlayarak ya da zor sorularla muhatap ederek gelişeceğine inanıyoeum. Seviyesini anlayıp hep bi tık üstte sorularla yorum gücünü arttırmam gerekiyor diye düşünüyorum. Tabi benim zordan kastım çözünce mutlu eden, yapılması için ezberden ziyade öğrenilmiş bilgileri yeniden sentezleyen seviyedir. Bazen ipin ucunu kaçırdığım olmuyor drğil ama öğrencilerin de değiştiğini ve bu değişime ayak uydurmam gerektiğini hissediyprum. Mesela benim öğrencilerim gelir düzeyi çok yüksek olanlardan oluşuyor ve motive kaynakları çoğu zaman sadece para. İsteyip de elde edemedikleri genelde hiçbişey olmamış ygs lys sürecine kadar ve aynı şekilde vasat bir puan alsa da parayla okuyacğını biliyor. Haliyle öğretmenlik değil de şovmenlik yapar eğlendirirseniz mutlu oluyorlar. Dolayısıyla benim anlayışım uymuyor bu öğrenci modeline. Sürekli başını okaşayarak sen aslansın sen kaplansın demek de bana göre doğru gelm2diğinden zorlanabliyorum. Zoru yapan değil belki ama isteyenin biraz zekasını ve potansyelini kullanma kabiliyeti varsa yapamayacağı şey yok gibi. Uzadı biraz:)
--
http://www.facebook.com/groups/358210690921074/
Matematik geometri bilgi paylaşım platformu.
---
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "TMOZ" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için tmoz+uns...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba kayıt göndermek için tm...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu grubu http://groups.google.com/group/tmoz adresinde ziyaret edebilirsiniz.
Bu tartışmayı web'de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/tmoz/5f93b9a1-6865-4746-a7f9-4c0958880015%40googlegroups.com adresini ziyaret edin.