Zoru başaran herşeyi başarır mı

106 views
Skip to first unread message

akta...@hotmail.com

unread,
Aug 9, 2015, 1:34:50 PM8/9/15
to TMOZ
Değerli hocalarım,

Belki matematikle birebir alakalı olmayacak ama yine de tecrübelerinizden faydalanmak adına yazmak istedim, şimdiden sürçü lisan edersem affola.

Bugün okuduğum bir kitapta ( bir öğrenciyi sınava hazırlayan bir Prof psikoloğun süreçle ilgili yazdığı) dershanelerin arada zor deneme sınavları yapmasının hiçbir faydası olmadığını aksine kaygıyı tetiklediğini vb vurguluyor. zoru başaran herşeyi başarır mantığını kesinlikle doğru bulmuyor. Sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz tecrübeleriniz doğrultusunda? ben kendi adıma arada zor sınav yapmanın kesinlikle gerekli olduğunu düşünüyorum.

Şimdiden teşekkürler.

Saygılarımla

Uğur Aktaş
96 ODTU EE mezunu
matematik aşığı
İzmir

ayhan yanağlıbaş

unread,
Aug 9, 2015, 2:03:30 PM8/9/15
to TMOZ
Asıl bu psikologların çocuklardan uzak durmasını sağlamak lazım

Muharrem Şahin

unread,
Aug 9, 2015, 2:14:24 PM8/9/15
to tm...@googlegroups.com
Öğrencinin,
bulunduğu düzeyin ilerisine gidebilmesi için,
kendisini zorlaması gerekir. 

9 Ağustos 2015 21:03 tarihinde ayhan yanağlıbaş <ayha...@gmail.com> yazdı:
Asıl bu psikologların çocuklardan uzak durmasını sağlamak lazım

--
http://www.facebook.com/groups/358210690921074/

Matematik geometri bilgi paylaşım platformu.
---
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "TMOZ" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için tmoz+uns...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba kayıt göndermek için tm...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu grubu http://groups.google.com/group/tmoz adresinde ziyaret edebilirsiniz.
Bu tartışmayı web'de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/tmoz/6383c64d-5879-4e53-85c4-183d426d302c%40googlegroups.com adresini ziyaret edin.
Daha fazla seçenek için, https://groups.google.com/d/optout adresiniz ziyaret edin.



--
.

Mehmet Demir

unread,
Aug 9, 2015, 3:45:18 PM8/9/15
to tm...@googlegroups.com

Zorluk konusunda hocalarima katilmakla beraber daha emeklemeye başlayan ogrencileri de zorlamamak lazim düzeye gore zorlamak lazim bence asil amca zorlamaktan öte dusunmesini farkli yolları denemesini sağlamaya yönelik sorular olmasi daha cok amaca hizmet eder. Zorlayacam deyip de ezbere yoneltmesini dogru bulmuyorum

rasimzencir

unread,
Aug 9, 2015, 5:28:59 PM8/9/15
to TMOZ
siz haklı, prof haksız öyle mi?

ne demek herşeyi başarmak? var mı öyle biri? hırs yapmaktan en basit
şeyleri göremez olmuşsunuz...

zorları yapan, kolayları yapamaz derler.
bence o profun yazısın iyi okuyun ve dediklerini yapın.

eğer o kişiye saygı duymayacaksanız, boşuna matematik öğreneceğim diye
uğraşmayın.
emeğe saygı duymayacaksanız, niye emek veriyorsunuz ki!...




RASİM ZENCİR


9 Ağustos 2015 22:44 tarihinde Mehmet Demir <mehmetca...@gmail.com> yazdı:
> --
> http://www.facebook.com/groups/358210690921074/
>
> Matematik geometri bilgi paylaşım platformu.
> ---
> Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "TMOZ" grubuna abone olduğunuz için
> aldınız.
> Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için
> tmoz+uns...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
> Bu gruba yayın göndermek için, tm...@googlegroups.com adresine e-posta
> gönderin.
> Bu grubu http://groups.google.com/group/tmoz adresinde ziyaret
> edebilirsiniz.
> Bu tartışmayı web'de görüntülemek için
> https://groups.google.com/d/msgid/tmoz/CABZk4pjUyorwgqSmUE6%3DoFUo35NKXWR76qYU3wUGDbYLTRqUuQ%40mail.gmail.com
> adresini ziyaret edin.
>
> Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret
> edin.

akta...@hotmail.com

unread,
Aug 9, 2015, 6:17:00 PM8/9/15
to TMOZ
Ayhan Hocam çocuğun ağır bir psikolojik sorunu olmadığı sürece Katılıyorum. Muharrem Hocam aynı fikirdeyim naçizane. Çok teşekkürler . Saygılar

Muharrem Şahin

unread,
Aug 10, 2015, 3:30:12 AM8/10/15
to tm...@googlegroups.com
Rasim Hocam;
Seninle
geçmişte
çok yararlı
çok keyif aldığım yazışmalarımız oldu.
Ne yazık ki;
son yazma biçimlerin
sanki,
hınç alır gibi;
kavga eder gibi.
Okulumuzun bir öğretmeni gibi değil de;
yaramaz bir çocuğu gibi davranıyorsun.
Yaşlandıkça
olumsuz yönde ilerliyorsun.
Yoksa;
hep böyle idin de,
ben mi farkına varamadım? :)))

Yukarıda
önemli bir konuda
düşüncelerimizin
özetini paylaşmışız.
Konu işlendikçe
ayrıntılara da inilebilir.
Sen de düşüncelerini söyle;
karşı düşüncelerimizi söyleyelim;
konu daha bir aydınlığa kavuşsun.
Saldıracağın ne oldu?

Bu olumsuz tavrını değiştir de
birlikte
okulumuzdan almaya
okulumuza vermeye
keyifle devam edelim.

Sevgiler, saygılar, selamlar.

...
Sevgiler, saygılar Aktaş Hocam.

9 Ağustos 2015 21:43 tarihinde <akta...@hotmail.com> yazdı:
Ayhan Hocam çocuğun ağır bir psikolojik sorunu olmadığı sürece Katılıyorum. Muharrem Hocam aynı fikirdeyim naçizane. Çok teşekkürler . Saygılar
--
http://www.facebook.com/groups/358210690921074/

Matematik geometri bilgi paylaşım platformu.
---
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "TMOZ" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için tmoz+uns...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba kayıt göndermek için tm...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu grubu http://groups.google.com/group/tmoz adresinde ziyaret edebilirsiniz.
Bu tartışmayı web'de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/tmoz/0e100e4d-9796-4ac6-b7df-cc1430181b7c%40googlegroups.com adresini ziyaret edin.

Daha fazla seçenek için, https://groups.google.com/d/optout adresiniz ziyaret edin.



--
.

rasimzencir

unread,
Aug 10, 2015, 5:23:17 AM8/10/15
to TMOZ
saygılar muharrem hocam,

sizin açınızdan bakıldığında haklılık payınız var ama artık burda bu
kadar öğretmenin de şu duruma mudahele edip yanlışları belirtmesi
gerekmez mi?

her şeyi başaran bireyler yetiştirme çabalarından vazgeçin artık.
hatalar büyük olunca elimde olmadan kızıyorum.

verdiğim rahatsızlıktan dolayı özür diliyorum.
ne yapalım isteyen istediği kadar olmazlarla uğraşabilir.

saygılar, selamlar...




RASİM ZENCİR


10 Ağustos 2015 10:29 tarihinde Muharrem Şahin <muhar...@gmail.com> yazdı:
> Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "TMOZ" grubuna abone olduğunuz için
> aldınız.
> Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için
> tmoz+uns...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
> Bu gruba yayın göndermek için, tm...@googlegroups.com adresine e-posta
> gönderin.
> Bu grubu http://groups.google.com/group/tmoz adresinde ziyaret
> edebilirsiniz.
> Bu tartışmayı web'de görüntülemek için
> https://groups.google.com/d/msgid/tmoz/CADf0OcNpwca6DGOJ8VcM6i25etvnwx3mTDOVfPBTvOs15ECEZA%40mail.gmail.com
> adresini ziyaret edin.
>

Muharrem Şahin

unread,
Aug 10, 2015, 5:36:21 AM8/10/15
to tm...@googlegroups.com
Rasimciğim;

Amaç
her şeyi başaran bireyler üretmek değil;
her bireyin 
bulunduğu düzeyin üzerine çıkmasının yollarını araştırmak.

Kendi yetersizliğimden biliyorum:
Kendimi zorlamadan
bir üst düzeye çıkamıyorum.



10 Ağustos 2015 12:22 tarihinde rasimzencir <rsm...@gmail.com> yazdı:

Daha fazla seçenek için, https://groups.google.com/d/optout adresiniz ziyaret edin.



--
.

akta...@hotmail.com

unread,
Aug 10, 2015, 7:56:56 AM8/10/15
to TMOZ
problemin kaynağı Varolan sınav sistemleri, öğrenciyi yetiştirme biçimleri, yarış ATI gibi koşturmalar, ezberci eğitim vb vb diye düşünüyorum. öğrenci her halükarda başarılı aslında. yani yüksek puanlı bir yere girse de düşük puanlı bir yere girse de aslında bir şeyi başarmış oluyor. bunu Öğrenciye anlatmak lazım. bir de şu var Ali Nesin Hocamızın dediği gibi, niye her yüksek puan alanda ODTÜ, Boğaziçi, İTÜ Vb gibi yerlerin bilgisayar elektronik gibi mühendislik bölümlerine girme çabası var. neden örneğin bir matematik Bölümü'ne girip adam gibi matematikçi olma isteği yok. benim şimdiki Aklım olsaydı elektronik mühendisliği yerine matematik Bölümü'ne girip bu alanda akademik kariyer yapardım. nitekim yaşım şu anda 43 ve matematik yüksek lisans Sınavları'na hazırlanıyorum, ne kadar geç kalsam da yine bir umutla.

saygılar, sevgiler

Temel Gökçe

unread,
Aug 10, 2015, 9:15:31 AM8/10/15
to tmoz

Mevcut şartlar ve imkanlar doğrultusunda, ulaşamayacağı bir hedef koyarsanız insana bu anlamlı değildir.
Kişi zorlansada hedefe ulaşabilme ihtimalinin olduğunu psikolojik anlamda sezmelidir.
Yani duygusal ve zihinsel anlamda buna hazır olmalıdır.
Aksi halde başarısızlık ve ardından da güvensizlik oluşur ki bu en kötüsüdür.

Takdir edersinizki "zor" kişiden kişiye farklılık gösteren bir kavramdır.
Bazı insanlar hedef koyma ve zoru başarma anlamında bir planlamaya sahip değildir.
Bu insanları yönlendirecek kişi veya sistem onun başarı duygusunu tadabileceği ve güvenini kazanabileceği adımları aşamalandirmali ve kişiyi ulaşamayacağı hedeflerle yipratmamalidir.
Bazı kişilerse kendi potansiyellerinin farkındadır ve zordan zevk almak onların kişilik yapılarında mevcuttur.
Bu durum onların donanımları ve yaşam tecrübeleriyle doğrudan ilintilidir.
Bundan dolayı zor olanı yapma anlamında kendilerinde her zaman bir güç bulurlar.
Fakat takdir esersiniz ki böyle insanlar nadirdir.
Benim şahsi fikrim öncelikle sevmeyi öğretmeliyiz.
Zor olanı yapmak bir zorunluluksa bu bir şekilde mutsuzluk yaratır.
Kişi bir durumu seviyor ve bilinç düzeyi onu kamçılıyorsa bulunduğu durumu zorlaştırmak onu daha üst noktalara taşıyacaktır.

Akıllılar hep kuşku içindeyken,aptallar küstahca kendinden emindirler.
BERTNARD RUSSELL

Muharrem Şahin

unread,
Aug 10, 2015, 10:42:28 AM8/10/15
to tm...@googlegroups.com
Temelciğim;
"Zor"un tanımında da birleşmek gerekir.
Aslında oldukça zor olan soruların 
çözümleri ezberletilip 
benzerleri sorulursa
bu zor olmaktan çıkar.
Her düzeydeki öğrencinin
belli temel bilgileri edindikten sonra,
bu temel bilgilerini 
değişik biçimlerde uygulayabilme becerisini zorlamak gerekir.
Bulunduğu düzeyden memnun olmak
gelişmenin önündeki en büyük engeldir.
Öğrenci
bulunduğu düzeyde,
"Aman! İyi hissetsin!" diye gevşetilmemeli;
potansiyelini tam olarak ortaya koyabilmesi sağlanmalıdır.
Öğrenciye
bilinçli bir biçimde çalışma sevdirilmelidir.  
Burada; amaç, 
öğrenciyi 
ulaşamayacağı yüksek hedeflere zorlamak değildir 
Bu, tersine, bunalıma sokar.
Amaç,
potansiyelini tam olarak kullandırıp
öğrenciyi geliştirme,
sıralama sınavlarında
daha üst sıralarda yer bulmasını sağlamaktır.

Öpüyorum.

10 Ağustos 2015 16:15 tarihinde Temel Gökçe <temel...@gmail.com> yazdı:

--
http://www.facebook.com/groups/358210690921074/
 
Matematik geometri bilgi paylaşım platformu.
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "TMOZ" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için tmoz+uns...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba yayın göndermek için, tm...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu grubu http://groups.google.com/group/tmoz adresinde ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.



--
.

Temel Gökçe

unread,
Aug 10, 2015, 12:38:13 PM8/10/15
to tmoz

Muharrem Hocam öncelikle benden de sevgiler.
Ben "zor" kavramina  daha bütün bakılması gerekli olduğunu düşünenlerdenim.
Şöyle açıklayayım:
Ben Şırnak'ta çalışırken oradaki çocukların mevcut durumları ve imkanları çok çok sınırlıydı.
12 tane 12. sınıf öğrencim vardı.
Ben onlara bir çalışma programı hazırlarken kapasitelerini anlamaya çalışyor ve ulaşabilecekleri hedefleri ona göre belirleme çalışıyorumdum ve çocuklar orada daha başarılıydı. ODTÜ'ye bile bir öğrencimizi yerleştirmiştik. ( Barbaros Hoca'mın da yurt konusunda çok desteği oldu bu öğrencimize, bu vesileyle ona da tekrar teşekkür ederim. )
Ama İstanbul'a geldiğimde ise durumun planlayıcılardan ve kişiden çok daha bağımsız olduğunu gördüm. 
Bir kere kişinin iyi bir eğitim alabilmesi için maddi gelirinin iyi olması şart (Kişinini bütün eğitim şürecini değerlendirerek düşünün. ).
Okullara sistemin ticari yönü çok hakim.
Hele son iki yılda bu tavan yapmış durumda.
Müfredatı belirlemekten tutun,dersin nasıl anlatılması gerektiğine dair bir teknolajik dayatma var.
Ayrıca kimi çocuk amacına ulaşması için ilk onbine girmeyi hedeflerken kimisi buna parasıyla çok daha kolay ulaşabiliyor.
Bilimsel çalışmalar yapan insanlar yerine ticari kafalı insanlar tercih ediliyor.
Hedefler belirlenirken çocuklar işe girme ve para kazanma olarak meslekleri değerlendiriyor.
İyi çocuklarla muhattap olma şansınız gün geçtikçe azalıyor.
Çünkü özel okullar bu çocuklara her türlü imkanı sunarak kendi okullarında eğitime alıyorlar.
Yani sistemden bağımsız hareket etme şansınız çok zor.
Daha sonra sistem bu çocukları topyekün aynı koşullarda değerlendiriyor.
Çalıştığım okuldaki çocukların % 90'ı başarısızlığın ne olduğunun farkında bile değil.
Çünkü bilimsel, sanatsal veya sporsal bir kaygıları yok.
Ne de olsa bir yere gireriz gözüyle bakıyorlar.
Bilgi değersiz, para ve statü güçü temsil ediyor ve bireysellik empoze ediliyor.
Bu koşullar altında çocukların bilimsel düşünmesi çok zor.
O halde ortaya şu çıkıyor: "Çocuklara bilimsel ve doğru düşünmeyi bir şekilde kazandırmalıyız."
Bunun en temel dinamiği,sizin de dediğiniz gibi ezberden ve kalıplardan uzak anlamlandırabilecekleri ortamlar hazırlamak.
Hep hayalim "Sınıfta benden daha çok soru sorabilecek (Dilara gibi) bir öğrenciye sahip olmak. "
Düşünmek kadar kutsal bir şey yok bence.
Tekrar sevgiler, selamlar, sizi çok öpüyorum....

Temel Gökçe

unread,
Aug 10, 2015, 1:40:07 PM8/10/15
to tmoz

Matematik Dünyası 2014 - IV sayısında, genç yaşta ölen (21 yaşında), çok değerli bir matematikçi olan Evariste Galois'in  kısacık ve hüzün dolu yaşamını okudum.
Zor bir hayatın adamı olmuş.Kisaca bahsedeyim:
Galois,1811 yılında sol kökenli,kilise ve kraliyet karşıtı bir ailenin çocuğu olarak Fransa'da dünyaya geldi. Galois'te bir çok zeki insanda görüldüğü gibi matematik ve fizik dışında bir çok okul dersinden başarısızdı. Okulda daha çok edebiyat, Yunanca ve Latince derslerine önem verdiklerinden Galois'in zekasının anlaşılması pek mümkün olmadı. Neyseki zamanla matematik öğretmeni durumun farkına varıyor ve dönemin Paris' teki en iyi üniversitesi olan Politeknik Okulu'na başvurması için onu yönlendiriyordu(Galois 17 yaşında). Ayrıca Galois' in bu okula gitmek istemesinin matematik dışında başka nedenleride vardı, felsefe ve politika konularında da bilgi sahibi olmak istiyordu; heyecanlı ve coşkulu bir gençti o.
Sınavda başarılı olamadı.  Galois'i yakından tanıyanlar, sınav jürisinin onu anlayabilecek kapasitede olmadıklarını biliyordu. Bu durum Galois için büyük bir yıkıma neden olmuştu.  Okuluna devam etti ve matematik öğretmeninin de desteğiyle çalışmalarını çeşitli dergilerde yayınlamaya başladı. 1829 yılında denklemlerin cebirsel çözümüne ilişkin bir çalışmasını Bilimler Akademisi'ne girmek için ünlü matemetikçilerden biri ilan Cauchy'e yolladı. Cauchy eline geçen metnin önemini anlasa da, Akademi'ye raporunu sunacağı gün hastalandı ve toplantıya katılmadı. Galois makalesinin başına gelenleri öğrenmek istediğinde; Cauchy'nin "çıkan yangında yandı" açıklamasıyla karşı karşıya kaldı.
Bir katolik olan Cauchy, dindar ve tutucu bir adamdı.  O dönemde Akademi başkanı olan Cauchy'nin Akademi'ye alınan kişilerin dini ve siyasi görüşüne göre davrandığına dair söylentiler vardı.
Bu olaylar genç Galois için yine bir hayal kırıklığına sebep  oldu. İyice içine kapandı. Bir de üzerine hayatta kendisini en iyi anlayan insan olduğunu düşündüğü babası kilisenin baskılarına dayanamayıp intihar ederek ölecekti. Babasının oğluna yazdığı mektup "Umarım ölmeden önce özgürlük çanının çaldığını işitirsin." sözleriyle bitiyordu.
Babasının ölümünden iki hafta sonra tekrar Politeknik Okulu'na başvurdu. Yaptıklarını anlamayan jüriye silgi fırlattığı için okula yine kabul edilmedi.
Daha sonra yaptığı çalışmaları Fourier'e yolladı. Fourier 1830 yılında öldü ve Galois'in çalışmaları bulunamadı.  Başka yerlerde bir kaç makalesi yayınlandı. Sonra okuldan ayrıldı ve 1830 yılında Fransız Devrimi gerçekleştiği zamanlarda Ulusal Muhafizlar Topçu Birliği'ne katıldı. Bu durum tutuklanmasına ve hapse atılmasına neden oldu.  Hapiste intihar etme teşebbüsünde bulundu ama arkadaşları son anda engelledi. 1832 yılında şartlı olarak salıverildi. Serbest kaldığı gün arkadaşlarıyla katıldığı bir politik tartışma sonucunda önerilen bir düelloyu kabullenmek zorunda kalmıştı.  Bu olayın daha sonra "polis komplosu" olacağı ileri sürülecekti.  Düelloda öleceğini biliyordu belkide ölmekte istiyordu. Arkadaşlarına ve ailesine böyle saçma bir mesele yüzünden öldüğü için kendisine kizmamalarini istediği bir mektup birakti. Kardeşinden yaptığı çalışmaları bir kaç yere göndermesi konusunda istekte bulundu. 1832'de daha 21 yaşında düelloda hayatını kaybetti. Yoksulların ve kimsesizlerin gömüldüğü bir mezarlığa gömüldü.
Yaptığı çalışmalar 1843'te Lioville ve 1879'te de Camike Jorgan tarafindan Galois Teoris' i olarak yayımlandı ve değeri  sonradanda olsa anlaşılmış oldu. 
Yaratıcı kişiliği ve üstün zekası ile örnek biri olan Galois, hayatı sıradan insanlar gibi yaşamadığı için genç yaşta mutsuz bir şekilde öldü.
Yaşasaydı daha neler yapabileceğini tahmin  bile edemiyorum.
Tarihin derinliklerinde saklı bu büyük insanı saygıyla selamlıyorum...

Akıllılar hep kuşku içindeyken,aptallar küstahca kendinden emindirler.
BERTNARD RUSSELL

10 Ağu 2015 19:37 tarihinde "Temel Gökçe" <temel...@gmail.com> yazdı:

akta...@hotmail.com

unread,
Aug 10, 2015, 3:00:58 PM8/10/15
to TMOZ
motivasyon, motivasyon, motivasyon. ben memur ailesinde büyüdüm maddi durumumuz iyi değildi. devlet okulunda okudum, dershaneye de hiç gitmedim, evde kendi kendime bir plan oluşturdum 1 yıl boyunca aksatmadan o planı uyguladım, hiç unutmam Aytestler vardı onlara abone oldum sadece ve 1 yıl Öncesinden hangi kitap hangi sayfalar hangi gün çalışılacak belliydi, planı yazılı olarak yapmıştım. ancak tüm bunların Altında müthiş bir motivasyon yatıyordu, o okula girmeliydim mutlaka bazı sebeplerden..

tabi durum şimdi bizim zamandan daha farklı, rekabet müthiş derecede arttı, işin ticari boyutu artarken öğrencinin bilimsel sosyal yönü gözardı edildi. öğrencinin bilgi düzeyi değil Kişilik düzeyi ölçülür oldu, öğrenci borsası oluştu, öğrenciler sınava çabaları sonucu elde ettikleri bilgilerin değerini anlamak yerine borsadaki yerlerini ispat etmek için girer oldu, vb.

sevgiler, saygılar değerli hocalarım.

Eyup Yagmur

unread,
Aug 10, 2015, 5:29:20 PM8/10/15
to TMOZ
Ben de açıkçası öğrenciyi zorlayarak ya da zor sorularla muhatap ederek gelişeceğine inanıyoeum. Seviyesini anlayıp hep bi tık üstte sorularla yorum gücünü arttırmam gerekiyor diye düşünüyorum. Tabi benim zordan kastım çözünce mutlu eden, yapılması için ezberden ziyade öğrenilmiş bilgileri yeniden sentezleyen seviyedir. Bazen ipin ucunu kaçırdığım olmuyor drğil ama öğrencilerin de değiştiğini ve bu değişime ayak uydurmam gerektiğini hissediyprum. Mesela benim öğrencilerim gelir düzeyi çok yüksek olanlardan oluşuyor ve motive kaynakları çoğu zaman sadece para. İsteyip de elde edemedikleri genelde hiçbişey olmamış ygs lys sürecine kadar ve aynı şekilde vasat bir puan alsa da parayla okuyacğını biliyor. Haliyle öğretmenlik değil de şovmenlik yapar eğlendirirseniz mutlu oluyorlar. Dolayısıyla benim anlayışım uymuyor bu öğrenci modeline. Sürekli başını okaşayarak sen aslansın sen kaplansın demek de bana göre doğru gelm2diğinden zorlanabliyorum. Zoru yapan değil belki ama isteyenin biraz zekasını ve potansyelini kullanma kabiliyeti varsa yapamayacağı şey yok gibi. Uzadı biraz:)

barbaros gur

unread,
Aug 10, 2015, 7:09:52 PM8/10/15
to tm...@googlegroups.com
Öğrenenlerinizin rol modeliyseniz ve siz nasıl daha doğruyu aramak için kendinizi zorluyorsanız,
onlarda zorlanmalıdırlar.Siz onları zorlarken, kolaylaştırıcı olmayı becerebildiğiniz ölçüde motivasyonları sürecektir. 

zoru başaran her şeyi başarır mı? 
Bilmiyorum. Çok çok dar bir anlamda düşünürsem, hayır ne ilgisi var diyorum.

Yaşanan sürecin koşullarıyla (ki konu gereği  bu bir deneme sınavı olabilir) başa çıkabilmenin öncülü
akademik ve sosyal olgunluktur.

Sevgiler, Saygılar.










11 Ağustos 2015 00:29 tarihinde Eyup Yagmur <geo...@gmail.com> yazdı:
Ben de açıkçası öğrenciyi zorlayarak ya da zor sorularla muhatap ederek gelişeceğine inanıyoeum. Seviyesini anlayıp hep bi tık üstte sorularla yorum gücünü arttırmam gerekiyor diye düşünüyorum. Tabi benim zordan kastım çözünce mutlu eden, yapılması için ezberden ziyade öğrenilmiş bilgileri yeniden sentezleyen seviyedir. Bazen ipin ucunu kaçırdığım olmuyor drğil ama öğrencilerin de değiştiğini ve bu değişime ayak uydurmam gerektiğini hissediyprum. Mesela benim öğrencilerim gelir düzeyi çok yüksek olanlardan oluşuyor ve motive kaynakları çoğu zaman sadece para. İsteyip de elde edemedikleri genelde hiçbişey olmamış ygs lys sürecine kadar ve aynı şekilde vasat bir puan alsa da parayla okuyacğını biliyor. Haliyle öğretmenlik değil de şovmenlik yapar eğlendirirseniz mutlu oluyorlar. Dolayısıyla benim anlayışım uymuyor bu öğrenci modeline. Sürekli başını okaşayarak sen aslansın sen kaplansın demek de bana göre doğru gelm2diğinden zorlanabliyorum. Zoru yapan değil belki ama isteyenin biraz zekasını ve potansyelini kullanma kabiliyeti varsa yapamayacağı şey yok gibi. Uzadı biraz:)
--
http://www.facebook.com/groups/358210690921074/

Matematik geometri bilgi paylaşım platformu.
---
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "TMOZ" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.

Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için tmoz+uns...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba kayıt göndermek için tm...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.

Bu grubu http://groups.google.com/group/tmoz adresinde ziyaret edebilirsiniz.
Bu tartışmayı web'de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/tmoz/5f93b9a1-6865-4746-a7f9-4c0958880015%40googlegroups.com adresini ziyaret edin.
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages