“Allah’ım bize halden anlayanı gönder,
hal bilmezlere yetecek sözümüz kalmadı.”
Sinan Yağmur
“BAĞIMSIZ YARGI” DENEN OLGU
Türkiye’mizde yargı hiçbir zaman tam manasıyla bağımsız olmadı.
Çünkü
Savcı ve Hakimlerin yerinin, iktidarın keyfine göre değişmesini engelleyecek, müfettiş baskısından kurtarabilecek bir sistem getirilmedi.
Her dönemde Yargı, iktidarın (hükümetlerin) direk veya dolaylı baskısı sonucu etki altında kaldı. Adalet Bakanlığı sayesinde ! Savcı ve Hakim adaylarından, sınavlarla hükümete yakın olanlardan seçildi. Eğitim sistemi hükümetler tarafından ona göre düzenlendi. HSYK ona göre şekillendirildi. Yargı sistemi, hükümetlerin çıkarları doğrultusunda tanzim edildi.
Hükümetlere ters düşen Savcı ve Hakimler kolaylıkla sürgün edilebildi :
Örneğin, yerleşik hayatı İstanbul’da olan bir Hakim, 1.Bölge İstanbul’da görev yaparken, 1.Bölge Adana’ya tayini çıkartılabildi. Sırf Hükümetlere ters düştüğü için. Bir nevi sürgün edildi.
Siyasi görüşü hükümetlere yakın olan Hakim ve Savcılar ise ise daha iyi yerlere getirildi.
Zaten bir şeyin başına Dakka başı her cümlede “Bağımsız”, “Bağımsız” kelimesi konuyorsa onun bağımsızlığından şüphe edilmesi gerekir.
Vicdanıyla, cüzdanı arasına sıkışan Hakimlerden hiç bahsetmiyoruz tabi. Ehhhh…Savcı ve Hakimlerde insan, hoş cübbe giyince adaletin terazisini temsil etmeleri gerekir lakin onlarda insan !
Velhasıl Türkiye’mizde Bağımsız Yargı hiçbir zaman tam manasıyla olmamıştır. Kağıt üstünde bağımsız, uygulamada ise bağımlıdır.
Saygılarımla
atilla
üyetürk
12.08.2013
-- Ne Mutlu Türk'üm Diyene.