MEHMET ALİ ERDİN'İN MEKTUBU (eksiklik olmuştur lütfen bir önceki mesajı kaale almayınız)

56 views
Skip to first unread message

Toplumsal Diyalog Platformu

unread,
Feb 10, 2010, 11:07:22 AM2/10/10
to zileliler-platformu

Sayın Mehmet Ali Külebi’ye,                                                                                 Ankara, 9.1.2010 Salı

 

Size bu aralar (belki her zaman olduğu gibi) gelen giden çok olduğu için bir de ben randevu almak, geçerken uğramak gibi yöntemlerle size ulaşmak yerine bu mektubu yazmayı üstün tuttum. Elbette gerektiğinde yine görüşürüz (görüşmek isterim) ancak, yüz yüze bakarken reddedilmeyi sevmediğim için, bana çok karmaşık anti-duygusallık yarattığı için günlerce yaşamımın tadı bozuluyor diye “Hırçın ve lirik” babanın evladına mektup yazmanın zorluğuna katlanmayı göze alarak bu mektubu yazmayı uygun buldum.

Bir insanın anne ve babası en çok kendisine aittir ve kendisini ilgilendirir.

Ancak âlem-şümûl (evrensel) bir yapının adamı baba, bütün bireyleri ilgilendirir. Sahiplenmek, kırgınlığa, kızgınlığa ve kıskançlığa yol açmamalıdır. Cahit Külebi’ye Türkiye’de yaşayan bir Türk olarak ben de sahip çıkarım, Azerbaycan’da yaşayan da, Kerkük’de yaşayan da sahip çıkar. Yâni “Benim Cahit Külebi’M” Benim şâirim der! Bu nedenle bugün bu satırları size yazmam lütfen işgüzarlık, şirinlik gayretçiliği sayılmasın. Felsefenin özü şudur:

Muhterem merhum babanız; Atatürk ilke ve inkılaplarını her vesile ile haykıran, Anadolu’nun sesini, yüreklerdeki sevgi-folklor- milliyetçilik titreşimini şiirleriyle, yazılarıyla güçlendiren bir şâir olarak hepimizin atasıdır.

Ben, 25 Mart 1946 Pazartesi günü Erzurum’da Mareşal Feyzi Çakmak Hastahanesinde dünyaya geldim. Dünyâya geldiğim yer itibariyle de Sayın Cahit Külebi öğretmenimle hemşehriyim, çocukluğumun-gençliğimin geçtiği Zile bakımından da hemşehriyim.

Tokat Öğretmen Okulu ve Gazi Osman Paşa Lisesi mezunuyum. İş Bankası Kültür ve Sanat Müşavirliği’nde çalışırken haftada en az bir gün Cahit Külebi’nin makamına giderdim. Telefon açar bana emirlerini not ettirir, ben de istediği kitapları, İş Bankasının onun için yapabileceklerini kendisine ulaştırırdım. Kendi referansı ve teklifi ile beni Türk Dil Kurumu’na üye yaptırmıştı. [Hazım Zeyrek ve Ali Püsküllüoğlu şahidimdir. ]

 

Siz, “Mehmet Ali Külebi” oğlusunuz “Ne mutlu size!”

-Ben, “Mehmet Ali Erdin” hayranıyım, neferiyim, hamurumda emeği, özümde özlülüğü olduğuna inandığım bir öğrenicisiyim..

 

Bakınız, size günlüklerimden örnek olsun diye sadece üç paragraf aktaracağım:

 

-Cahit Külebi: Şehit Ersan Caddesi 32/8 Köşk Apt. (06680)-Çankaya/Ankara. Tlf:0312-4271805.

***********

-30.9.1996; Değerli öğretmenimiz-Şâirimiz Cahit Külebi’yi 4271805 telefonundan aradım, hatırını sordum. Zile Belediye Başkanı Murat Tezcan’a ve öğretmen arkadaşlara, Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Uzman Doktor Avni Uysal ve diğer üyelere söz verdim; sizi Zile’ye götürmek istiyorum dedim, telefonlarımı yazdırdım. Yazmakta zorluk çekti, birkaç kez tekrar ettirdi.. Benden bir emriniz olursa lütfen bildiriniz dedim. “Yataktayım, yataktan konuşuyorum. Biraz iyileşince görüşelim.” dedi. Bu telefon görüşmesini banda kaydetmiştim, arşivimde saklıyorum.]

-30.3.1997 Pazar: Şâirimiz Cahit Külebi; Böbrek, solunum ve kalp fonksiyonlarının yavaşlaması yüzünden yoğun bakıma alındı. (80 Yaşında). [Bugünden sonra kalkamadı, önce İbni Sina Hastahanesine sonra da Başkent Üniversitesi Hastahanesi'ne kaldırıldı, bitkisel hayata geçti ve 20.6.1997 Cuma günü sabah 0,5'de vefat etti. Oğlu Ali Külebi Pazar gününe defnin kalmasını istememiş. 21.6.1997 Cumartesi günü öğleyin Maltepe Camisi'nde kılınan namazından sonra Cebeci Şehitliği'nde toprağa sırlandı. Oğlu Ali Külebi Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastahanesi Antıp A.Ş. Genel Müdürü idi. Ayrıca makamına uğradım, baş sağlığı diledim. (Allah rahmet eylesin.)]

***********

-Mahmut Cahit Külebi Erzum’lu (Pasinler’in Tahir Hoca Köyünden) Feride (Zekiye) Hanım ile Erzurum’un Kasımpaşa Mahallesinden “Güllabilerden” Nüfus Memuru Necati Külebi (Erencan) Beyin üçüncü çocuğu olarak 9 Ocak 1916’da Zile’nin Çeltek Köyünde dünyâya geldi. Çeltek Köyünde Hicrî 700 (Miladî 1301) yıllarında yaşamış ünlü yatır Çeltek Baba “Şeyh Mahmud Emirci Doğan”ın türbesi ve yanında Hazret-i İsa’nın havariyumlarından birisinin mezarı bulunmaktadır. Yurt içinden ve dışından her yıl yüzlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Akıl ve ruh hastalarının iyileşmesine katkısı olsun diye Şeyh Mahmud Emirci Doğan’ın türbesi yanındaki mekâna hastalar getirilip bir gece yatırılır, duâ edilir. (inanç böyledir) Bu yüzden çok ziyaretçi çeker.

Mahmud Cahid Külebi bu köyde doğmuş. Köylülerce çok muteber sayılır. Çünkü adının birisi Mahmud’dur. Mahmud Cahid Külebi ilkokula üç yaşında  Zile’de gitmeye başlamış, bu okulu sevmediği için Zile’nin Dutlupınar Mahallesinde ünlü Dutlupınar İlkokulu’na nakledilmiş, sonra Artova’da “Çamlıbel” İlkokulunda okumuş, babası Necati Bey Niksar’a atandığı için İlkokulu burada bitirmiş 1927 yılında (Tokat’da lise olmadığı için) Sivas Lisesi’ne kaydını yaptırmıştır.   [Zile’de Dutlupınar İlkokulu’nda öğretmeni “Pamuk Hoca”dır. Pamuk Hoca’nın torunları hâlen Zile’de yaşamaktadır.

 

Sayın Mehmet Ali Külebi;

 

Özetleyerek yazdığım bütün bunları bir girizgâh kabul buyurunuz. Şimdi sadede geleceğim:

Dün gece hiç uyumadım. Rahmetlik babaannem birine kızınca “Yatacak yer bulamayasın, mezar mezar gezesin!” diye bedduâ ederdi.

Sevgili babanız ve anneniz kimden bedduâ aldı ki Niksar’a nakledilmelerine “EVET” dediniz. [Lütfen bana kızmayınız, kırılmayınız. Hesap sormak gibi almayınız (haddime düşmez) yukarıda “Cahit Külebi sizin babanız, hepimizin atasıdır. Demiştim. Bu sözümü yineleyerek beni anlamanızı diliyorum.]

.

Bizi rezil etmeyiniz. Söz verdiyseniz (ki, tahmin edemiyorum) vaz geçiniz. Bu karardan vaz geçmeniz, sizi “verdiği sözden dönen”, “sözünde durmayan” konumuna sokmaz. Verdiğiniz karar muhterem merhum anne ve babanızla ilgilidir. Lütfen bizi duyunuz!

Ne Zile’ye, ne Niksar’a..

Hiçbir yere mezarlarının taşınmasına müsaade etmeyiniz. Ankara’da “gurbette” değiller. Vatanlarının pay-ı tahtındalar, Cumhuriyetçilerin, Atatürk ilke ve inkılaplarının izinde yürüyenlerin bağırlarındalar.. Kurtuluş Savaşımızın kahramanları (Devlet Mezarlığında), Yüce Atatürk (Anıtkabir’de), Hacı Bayram-ı Velî, Cumhuriyetimizin kurucuları Ankara’da yatıyorlar. Külebi ailesi de (Mahmud Cahit Külebi ve değerli eşi→ muhterem anneniz-babanız) da Ankara’da yatmalılar..

Eğer, sizden böyle özel bir dilekte bulunanlar  var ise:

 

Zile’de “Çeltek Köyü’nde” Çeltek Baba’nın, Niksar’da Erzurum’lu Emrah’ın türbeleri yanında temsilî anıt-mezar yaparlar, Her yıl ölüm yıldönümlerinde Zile’den, Niksar’dan, Tokat’dan Belediye Başkanları, Kaymakamlar, Atatürkçü Düşünce Derneği mensupları, öğretmenler, sivil toplum kuruluşları “Cahid Külebi’yi bilenler, sevenler, O’nun izinde yaşayanlar” Ankara’ya gelir, Cahit Külebi’yi mezarı başında anar, duâ eder, sonra da Çeltek’de Niksar’da temsilî anıtlarında toplanır; anma konuşmaları yaparlar!

 

Mezarlarının taşınmalarını isteme hakkını kendilerinde nasıl ve hangi yüzle görüyorlar. Dün, Nazım Hikmet’e, Külebi’ye, Ruhi Su’ya, Mehmet Âkif Ersoy’a kızanlar, eleştirenler; bugün de değişmediler!

.

Muhterem anneniz ve babanız Ankara’dan gitmemeli.. Bedduâ almadılar.. Mezarları Ankara’da Cebeci Şehitliğinde, mahşerden sonra da mekânları cennettedir. (inancım budur!)

Size ben zaman zaman uğrardım. İzmir’de Buca Eğitim Fakültesi’nde Doçent Dr. Mehmet Yardımcı arkadaşımın Türk Dil Kurumu’nca yayınlanacak babanızla ilgili kitap hazırlığında değerlendirmek üzere sizden fotoğraflar almaya gelmiştim. (Bu kitap hâlâ basılmayı bekliyor). En son 13.1.2009 Salı günü sizinle telefon görüşmesi yapmıştım; Türk Dil Kurumu kütüphanesinde babanızın bir tane bile kitabı yok. Prof.Dr. Recep Toparlı ile tartıştım demiştim. O günden sonra görüşemedik. [Prof.Dr. Recep Toparlı’ya “en kısa zamanda Cahit Külebi’nin tüm kitaplarını bu raflarda göremezsem, ben alıp size getireceğim.” Demiştim. O da “İstirham ederim. Biz hallederiz.” Demişlerdi. Daha gidip de kontrol edemedim ama önümüzdeki günlerde özellikle gideceğim, kontrol edeceğim. Cahit Külebi’nin kitapları raflarda yerini almış mı? Almadıysa, gereğini yapacağım!]

 

Sevgili ve Sayın Mehmet Ali Külebi kardeşim;

Sizden umduğum tutum ve davranışı görmek istiyorum. Bu dilek ile selam ve saygılarımı sunarım. Hoşça kalınız.

                                                                                                                               Mehmet Ali Erdin

Zile Kültür Derneği Başkanı

P.K: 48 (06442)-Yenişehir/Ankara

 

Tlf: 0.312- 222 87 28

0.555-379 60 60

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages