Şerife Elmalıca
unread,May 31, 2012, 3:33:00 AM5/31/12Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to Zihin Engelliler Öğretmenliği
Minix'te eğitim dolu bir sene
Anadolu yakasında eğitim veren Minix Anaokulunda geçtiğimiz eylül
ayında müdürlük görevini üstlenen Doli Levi ile birlikte bir öğretim
yılını daha sonlandırıyor. Oldukça başarılı ve yoğun bir sene
geçirdiklerini belirten Levi ile yaptıklarını ve yapacaklarını
konuştuk
Doli Levi ile sohbetimiz yurtdışında tüm özel kurumların başında
kendisi gibi özel eğitimciler bulunduğunu vurgulamasıyla başladı.
Levi, bunun nedeninin çok farklı yapıdaki öğretme stillerini
bilmeleri ve öğrenme seviyeleri farklı çocukları ortaya
çıkarabilmeleri olduğunu belirtti.
Minix Anaokulu Müdürü çalışmalarını şöyle aktardı: Gerek üstün zekâlı
çocuklar, gerekse gelişimsel yetersizlikleri olan çocuklar olsun
önemli olan her birinin becerilerini güçlü olduğu yönlerini bulup,
zayıf yönlerini bu kanalla güçlendirmek. Bu nedenle bu sene
Finlandiya'da OECD'nin düzenlediği bir toplantıya katıldım. Minix
olarak bizi bir programa dahil ettiler. Hedef; öğretmenleri yurt
dışına davet edip yetiştirmek, projeler hazırlamak ve topluma da bu
pozitif davranışı yaymaktı. Bunun dışında İsrail'de altı tane okul
gezdim. Amacım en iyi programları belirleyip Minix'te uygulamaktı.
Orada da dünyanın dört bir köşesinden farklı yuvaların da aralarında
bulunduğu bir kuruluşa katıldım. Yaptığımız bütün etkinlikleri bu
kuruluşla paylaşıyoruz ve hepsi tüm dünyaya yayılıyor. Özellikle
bayramlarda yaptığımız faaliyetler çok ilgi ve takdir ile karşılandı.
Bu sene Minix'te nasıl geçti?
Öncelikle 2006 doğumludan 2010 doğumluya kadar her yaş grubun ayrı
ayrı eğitim bölümlerini kurduk.
Okul öncesi sınıfındaki çocuklarımızda bazı kavramların pek
yerleşmediğini gördük. Birinci sınıfa başlamadan önce bu kavram
sorununu geliştirmeye çalıştık. Sene sonu doğumluların aslında hazır
olduklarını fakat eksikleri olduğunu fark ettik. Onları da tamamladık.
2010 doğumlulara özel bir sınıf kurmuştuk. Öğleden sonra iki saat
annesiz eğitim veriyorduk. Zamanla adaptasyonlarını görünce sabaha
aldık. Haftanın iki veya üç günü geliyorlar. Güzel bir çalışma
yaptığımızı düşünüyorum.
Bu sene yine bol bol geziler düzenledik. Bahçemiz olmadığı için buna
daha da çok önem verdik. Çünkü çocuklarımızın her şeyi yaşayarak
öğrenmeleri bizim için çok önemli.
Farklı neler yaptınız?
'Boş zaman etkinliği' dediğimiz farklı bir programa başladık. Her bir
ağır akademik çalışma veya etkinlik sonrasında onlara keyif verecek,
maceracı ruhlarını geliştirecek çalışmalar başlattık. Örneğin bir
yemek atölyesi kurduk. Kendi dondurmalarını, sevdikleri yiyecekleri
yapıyorlar ve bunları da arkadaşlarıyla paylaşıyorlar. Hatta bıçak
kullanmaya bile başladılar. Yani baya ilerlettiler bu işi diyebiliriz.
Çok sevdikleri bir başka etkinlik de atölye çalışmaları oldu. Her yaş
grubuna uygun konuyu belirleyip kendilerine veriyoruz. İlk olarak
evlerinde bunu anne ve babalarıyla paylaşıyorlar. Ertesi gün sınıfta
öğretmenleriyle geliştiriyor ve sonra beraber kurguluyorlar. Diğer
sınıflar davet ediliyor ve her grup konusu ile ilgili bir sunum
yapıyor. Bu sayede çocuklar küçük yaştan itibaren topluluk önünde
konuşmayı, fikrini paylaşmayı, soru sormayı ve heyecanını yatıştırmayı
öğreniyor. Cuma günleri binicilik çalışmalarına gidiyoruz. Atçılık,
özel öğrenme güçlüğü çeken çocukların odak noktasını yükselten bir
spor. Bu yüzden de çok önemsiyoruz. En küçük sınıfımızın dışında 30
çocuğumuz her hafta ata biniyorlar. 10 Haziranda da binicilik
gösterimiz olacak.
Arzu etiğiniz gibi bir eğitim kadronuz var mı?
Bizim normal ve yardımcı öğretmenlerimizin dışında gönüllü
öğretmenlerimiz de var. Mesela ressamımız Ceki Arditi sayesinde
katıldığımız bir yarışmada iki öğrencimiz ödüle layık görüldüler.
Önümüzdeki günlerde iki öğrencimiz öykü anlatma yarışmasına
katılacaklar. Bir tanesinin inanılmaz gelişmiş bir hayal dünyası var
ve biz de bunu desteklemek istedik. Bildiğiniz gibi her Perşembe günü
Göztepe Kültür Derneğindeyiz ve drama çalışmalarımız için oranın
sahnesinden yararlanıyoruz. Sanırım ki bunun da ona büyük yararı oldu
ve bu sayede bu çocuğun da gelişimini gördük. En önemlisi onların
keyif almaları. Tabii ki bu olanaklardan aileleri de çok memnunlar.
Masalcı dedemiz Rav Adoni masal yoluyla geleneklerimizi, değerlerimizi
ve etik kurallarımızı anlatıyor. Sara Aji, haftada bir gelerek
çocuklarımıza çok yaratıcı seramik çalışmaları yaptırıyor. Velimiz
olan Sara Kohen bizlere Şabat şarkıları öğretiyor. İzzet Bana ile
Sefarad bir koro kurduk. Verda Hason Darsa ile dans çalışmaları
yapıyoruz. Yine bir velimiz ebru dersleri veriyor. Diğer müzisyen bir
velimiz Salvo Amira ile ritim çalışmaları yapıyoruz. Gördüğünüz gibi
velilerinden çok büyük destek alan bir yuvayız. Bu bakımdan da ayrıca
şanslı olduğumu düşünüyorum. Tabii tüm bu sözü geçen çalışmalarda,
gönüllü eğitmenlerin yanında muhakkak kendi sınıf öğretmenleri de
bulunuyor. Öğretmen seçiminde özellikle bir şeye çok önem verdim.
Kadromda hobisi olan öğretmenlerin olmasını tercih ettim. Her şey
akademik bilgi değildir. Eğitimcilerin biraz da yaşamsal bilgilerle
donanımlı olmaları gereklidir.
Minix'i diğer yuvalardan ayıran en önemli özelliği nedir?
Farklı olduğumuzu düşünmüyorum. Her alternatif eğitimi dinliyoruz,
izliyoruz, öğreniyoruz. Ve daha sonra bizim çocuklarımıza,
konularımıza en uygun olanını seçiyoruz. Yeteri kadar istediğimiz
konuma gelemediklerini görünce farklı materyallere yöneliyoruz. Önemli
olan da bu... Ve Minix'in bunu başardığını görüyorum. Bu sene
öğretmenlerimizin hepsi farklı okullardan geldiler ve bugüne kadar bu
kadar yoğun programı olan, iki farklı kültürün bu kadar yumuşak bir
biçimde çocuklara aktarıldığı bir kurumda çalışmadıklarını ifade
ettiler. Belki de onların bu ifadeleri sorunuzun cevabı olabilir.
Önümüzdeki seneyle ilgili projeleriniz var mı?
En büyük arzum Minix'in her iki katına da çocukların daha rahatlıkla
kullanabilecekleri birer minik mutfak kurmak. Yabancı dilin kişinin
hayatında bir ayrıcalık yarattığı görüşüyle öğrencilerin eğitimlerinde
büyük yeri olması gerektiğine inanıyor ve bu konuda çalışmalarımızı
daha öne çıkarmayı hedefliyoruz. Bir de en büyük hayalim bir orkestra
kurmak. Zaten bir ritim gurubumuz var ama bunu daha da ciddileştirmeyi
arzu ediyorum.
30 Mayıs 2012