ÖZEL EĞİTİM YÖNETMELİĞİNDEKİ DEĞİŞİM İÇİN BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI!

8 views
Skip to first unread message

Seda Gurdogan

unread,
May 30, 2012, 3:57:56 PM5/30/12
to Zihin Engelliler Öğretmenliği


MEB Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinin, 18 Mayıs 2012 tarih ve
28296 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan MEB Özel Eğitim Kurumları
Yönetmeliğinin bazı hükümlerinin daha iyi anlaşılabilmesi amacına
yönelik olduğu ifadesiyle 26/05/2012 tarihli BASIN AÇIKLAMASI üzerine
aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek duyulmuştur.

- Belirtilen açıklamanın 3 ncü paragrafında aynen "MEB Özel Eğitim
Kurumları Yönetmeliği Taslağı yazım sürecine özel eğitim kurumları ve
engelli dernekleri bizzat katılarak her madde karşılıklı görüş
alışverişi içinde yazılmıştır. Ayrıca kamuoyunun da görüşünü almak
üzere Yönetmelik taslağı 20.01.2012-06.02.2012 tarihleri arasında Özel
Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü WEB sayfasında yayımlanmıştır"
denilmektedir.

Özel Özel Eğitim Kurumları Derneğinin Bakanlığımızı kamuoyu önünde
tartışma gibi bir üslubu olmamıştır. Sorunların yine Bakanlığımızla
çözümlenebileceği inancı yöntem olarak benimsenmiştir.

Ancak; Bakanlığımızın yukarıda belirttiğimiz açıklaması üzerine
kamuoyunun bilgilendirilmesi mecburiyeti doğmuştur.

1. MEB Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği Taslağı derneğimize
21.10.2011 tarihinde elektronik ortamda gönderilmiş, ayrıca bu taslak
Yönetmeliğin değişikliğe uğramış hali MEB Özel Öğretim Kurumları Genel
Müdürlüğünün WEB sayfasında yayımlanmıştır. (21.01.2012-06.02.2012)

Derneğimizce her iki aşamada da görüşlerimiz e-mail ortamında ve
yazılı olarak MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne
gönderilmiştir. (01/11/2011 ve 01/02/2012 tarihlerinde)

Bakanlığımızın gerek derneğimize gönderdiği taslak Yönetmelikte,
gerekse kamuoyu ile paylaşıldığını ifade ettiği taslak Yönetmelikte
18/05/2012 tarihinde yürürlüğe giren Özel Eğitim Kurumları
Yönetmeliğinin;

- "Özürlü Birey Ücretleri" başlığı altındaki 22/2 maddesine;

- "İş Takvimi" başlığı altında yer verilen 24/5 maddesine;

- "Ödeme Şartları" başlığı altındaki 29/f ve 29/g maddesine;

yer verilmemiştir.

Ayrıca, Sayın Bakanlığımıza yazılı olarak sunduğumuz hususlardan
taraflı tarafsız herkesin hak vereceği çok sayıda görüşümüz de dikkate
alınmamış, tereddüt yaratan hususlara açıklık getirilmemiştir.
Örneğin: Yönetmeliğin 14/2 maddesindeki Psikolog ve Rehber Öğretmene
haftada 20 saati geçmemek üzere destek eğitimi görevi verilebileceği
ifadesinden yola çıkıldığında, kurumda 2 nci Psikolog
görevlendirildiğinde bu Psikologun kaç saat ders görevi yapabileceği
açıklamaya muhtaçtır. Ayrıca özellikle üzerinde durduğumuz özürlü
bireyden kaynaklanabilecek devamsızlıklara yönelik verilecek eğitimler
için hiçbir tedbir getirilmemiştir.

Sonuç itibarıyla, Sayın Bakanlığın 26/05/2012 günlü basın duyurusunda
yer verilen her maddesi karşılıklı görüş alışverişi içerisinde
bulunularak yazıldığı açıklaması gerçekleşmediği gibi, görüşlerimizin
pek çoğuna da itibar edilmemiştir.

2. Bu Yönetmeliğin ödeme şartlarını düzenleyen 29/g maddesinde aynen
"Zorunlu eğitim çağında olan özürlü bireyin örgün eğitime devam
ettiğinin belgelendirilmesi gerekir" denilmektedir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki mecburi eğitim çağındaki bir çocuk için
okula devamına dair belge istenmesi devletin görevini
yapmayabileceğinin kabullenilmesidir.Çünkü, mecburi eğitim çağındaki
bir birey ancak ilgili Kanunların uygulanmaması halinde devamsızlık
yapabilir. Ayrıca, çok ayrıntıya girmeden 222 sayılı İlköğretim ve
Eğitim Kanunu'nun Kayıt-Kabul, okula devam gibi maddelerinde
yapılacakların sıralandığını, mecburi eğitim çağındaki bireyin okula
devamını engelleyen hususların ortadan kaldırılması yükümlülüğünün
mülki amir, il/ilçe milli eğitim müdürlüğü - okul müdürü ve muhtarlara
verildiğinin dikkatlere sunulmasında kamuoyu açısından yarar
görülmektedir.

Yine, örgün eğitim kurumlarına devam etmeyen özürlü bireyin eğitim
giderinin ödenmemesine neden olacak bu düzenlemenin 573 sayılı Özel
Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 14 ncü maddesi ile Milli
Eğitim Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 652 sayılı KHK
nin 43 ncü maddesinin ruhuna da aykırı olduğu açıktır.

Bu nedenlerle Bakanlığımız Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün
ne özel eğitim giderinin karşılanmasına dair 26/06/2006 gün ve 55270
sayılı yazılarında ne de 09/07/2009 tarih ve 27283 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan Özürlü Bireylere Uygulanacak Destek Eğitim
Programları ve Eğitim Giderlerinin Karşılanmasına Dair Yönetmeliğin
ödeme şartlarını düzenleyen hükümleri arasında "Zorunlu eğitim çağında
olan özürlü bireylerin örgün eğitime devamına dair belgeye" yer
verilmemiştir. Sonuç itibarıyla da mecburi eğitim çağında olmasına
rağmen bir örgün eğitim kurumuna devam edemeyen binlerce özürlü
bireyin eğitim gideri devlet tarafından bu güne kadar böyle bir belge
istenmeden ödenmiş, dolayısıyla bu durumdaki bireylerin rehabilitasyon
merkezlerine devamı sağlanmıştır.

Ayrıca; 18/05/2012 tarihinde yürürlüğe konulan bahse konu Yönetmeliğin
belirtilen hükmünün hayata geçirilmesinin önünde pek çok engel
mevcuttur. Şöyle ki: Bahse konu binlerce öğrencinin en az %20 özürlü
olduğu (aralarında %90 gibi özürlü bireyler bulunmaktadır) gerçeği
karşısında bu çocukların devam edebileceği örgün eğitim kurumu
bulunamayacağı da açıktır.

Hal böyle olunca örgün eğitim dışında kalan (kalmaya mecbur bırakılan)
özürlü bireylere rehabilitasyon merkezlerinin sahip çıkmasının
engellenmesini anlamak mümkün değildir.

3. Basın duyurusunda yer verilen engellilerin planlanan zamanda
gerçekleştirilmeyen eğitimlerinin telafisine esneklik sağlandığı
hususu da gerçekleri yansıtmamaktadır.

Şöyle ki; Özürlü birey için kurumlarımızca planlanan eğitim
aksadığında (öğretmen kurumda beklemekte - öğrencinin evine servis
aracı gönderilmekte ancak öğrencinin velisi çocuğu göndermemektedir.)
Bakanlığımızın esneklik getirdiği uygulama, bu öğrencinin yerine başka
bir öğrencinin derse alınmasıdır. Belirtilen bu esneklikte, gelmeyen
öğrencinin yerine başka bir öğrencinin o anda bulunamayacağı, ya da
içinde bulunulan hafta içinde ilgili öğretmenin programının uygun
olamayabileceği bu nedenlerle takip eden hafta içerisinde telafi
eğitiminin yapılıp yapılmayacağı hususlarına açıklık
getirilmemektedir.

Sonuç itibariyle bu haliyle telafi eğitiminin verilmesinin önündeki
engellerin kaldırıldığının söylenebilmesi mümkün değildir.

4. Ayrıca; devletin eğitim desteği sağladığı 8 saat bireysel + 4 saat
grup eğitiminden fark ücret istenmemesi yönündeki bu Yönetmeliğe
konulan hükmün mevzuata aykırılığı çok net ise de, bu manada
kurumlarımızın %99 u fark ücret talep etmemekte, zaten böyle bir ücret
talebi halinde sistemdeki yaklaşık 250.000 öğrencinin %99 unun destek
eğitiminden yararlanamayacağı göz ardı edilmektedir.

5. Bu güne kadar rehabilitasyon merkezlerinde suiistimal yapıldığına
dair haber ve açıklamalar kamuoyuna aksetmiştir. Bu haberlerin pek
çoğunun Bakanlığımızın talimatlarının, yine Bakanlığımızca mevzuata
aykırı bulunması sonucu açılan soruşturmalara dayandığını, yargıya
intikal eden hususlardan ise %90 ının Bakanlığımız aleyhine
sonuçlandığını, Bakanlığımızın bu yönde kendisini de sorgulaması
gerektiğini varsa suiistimal ve başka hususlardaki noksanlıkların ise
uygulanabilir tedbirlerle çözülmesine katkı vermeye hazır olduğumuzu
belirtmekte yarar görülmektedir.

Sonuç olarak; Yukarıda açıklamaya çalıştığımız hususlar yanında bahse
konu Yönetmeliğin başkaca maddelerinde de yorum gerektirecek hususlar
yer almaktadır. Bu nedenlerle kamuoyu önünde Sayın Bakanlığımızdan
talebimiz, tartışma konusu olan Yönetmelik hükümlerinin acil olarak
bir kez daha görüşülmesine fırsat sağlanmasıdır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 29.05.2012

ÖZEL ÖZEL EĞİTİM
KURUMLARI DERNEĞİ
1
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages