ZEYTİNBURNU ÜLKÜ OCAKLARI
unread,Jun 7, 2008, 8:12:12 AM6/7/08Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to zeytinburnuocak
Bulgaristan göçmeni bir ailenin çocuğuydu. Ailece Bursa'nın İnegöl
kazasında oturuyor, İstanbul Edebiyat Fakültesi Coğrafya bölümü son
sınıfta okuyordu. Fakülteye sokulmayan Ülkücü Yüksek Öğretmen Okulu
öğrencilerinin karnelerini imzalatmak üzere okuluna gittiğinde,
Vural Yıldırımoğlu, Yusuf Kayabaşı, Ali Menekşe, Feridun Şakar ve
Vahram Apik isimli komünist anarşistlerin öncülüğünü yaptığı silahlı
grubun yaylım ateşine maruz kalarak ağır yaralandı.
Okulun dışında gruplar halinde toplanan komünist militanlar, ambulansı
içeri sokmadıkları için hastahaneye zamanında götürülemeyerek kan
kaybından şehit düştü. (8 Haziran 1970) Cenazesi, Bursa Emirsultan
Mezarlığına defnedildi....
Şehit olduğu zaman cebinden 35 kuruş para çıkmış ve otopsi sırasında
da üç gündür hiç bir şey yememiş olduğu tesbit edilmişti.
"Yusuf İmamoğlu Türk İslam davasının ne ilk, ne de son şehididir. Aziz
şehidimiz Yusuf İmamoğlu'nun ve diğer şehitlerimizin hesabı bir gün
sorulacaktır." Başbuğ Türkeş (8 haziran 1970 Marmara Öğrenci
Lokali).......
İstanbul Ülkü Ocaklar Birliği'nin önde gelen alperenlerinden olan
İmamoğlu, yiğitliği, gözüpekliği, komandoluğuyla tanınmış ülkücü
öğrenci Yusuf İmamoğlu, 8 Haziran 1970 günü komünistlerin işgali
altında bulunan Edebiyat Fakültesi'nin koridorlarında silahlı kızıl
bir çetenin saldırısı sonucu aldığı kurşun yaralarıyla şehit
düşüyordu.
Şehit İmamoğlu'nun yapılan otopsi raporundan 24 saattir yemek yemediği
açıklanıyordu. Cebinden ise 35 kuruş para çıkıyordu. O ne burjuva bir
ailenin sosyetik çocuğu, ne de Amerikan ve yabancı kolejlerde okuyan
batı kültürüyle yetişmiş fakirlik ve fukaralık edebiyatı yapan
sosyalistlerin züppe çocuğuydu. O Bulgaristan'dan Türkiye'ye gelen
yoksul bir ailenin evladıydı.
İmamoğlu'nun şehit düşmesini müteakiben binlerce ülkücü öğrenci
İstanbul sokaklarında protesto gösterilerinde bulundu.
Yusuf İmamoğlu'nun şehid edildiği günün akşamı MHP Genel Başkanı
Alparslan Türkeş Marmara öğrenci yurdunda bir konferans vermiş ve
Yusuf İmamoğlu'nun şehadetine temasla; "Yusuf İmamoğlu Türk İslam
davasının ne ilk, ne de son şehididir. Aziz şehidimiz Yusuf
İmamoğlu'nun ve diğer şehitlerimizin hesabı bir gün sorulacaktır."
demişti.
İki bini aşkın dinleyice hitap eden Türkeş'in konuşması sık sık
"Kan... Kan... İntikam... İntikam..." sözleriyle kesilmiştir. Türkeş
bu sözlere karşılık; "Komünistler milliyetçi bir gencimizi daha
kahpece öldürdüler. O, Türk Milletinin edebiyete kadar intikal etmesi
davasını savunan bir gençti. Davası uğrunda, vatan ve millet yolunda
şehit oldu. Bizim innaçlarımıza göre, o, en yüksek mertebe olan
şehitlik mertebesine ulaştı. Dün benim bir Yusuf'um vardı. Bu gün
hepiniz Yusuf'umsunuz. O, bu din için millet için bu vatan için öldü.
O'na kurşu sıkan ellere, ona fırsat veren kafalara lanet olsun."
demişti.
Unutturacaklarmış benliğimizi,
Kundaklayacaklarmış kimliğimizi,
Yeniden göstermek için varlığımızı,
Haydi yiğit! Haydi yeni akına!
Ülkümüzün cihan varsın farkına!
Kur'an'a rehber diye sarıldık,
Eğilmedik, düştük öldük, kırıldık,
Ne yazık düşmanı dışta bilirdik,
Haydi yiğit! Haydi yeni akına!
Ülkümüzün cihan varsın farkına!
Elimizi Hak'tan yana açarak,
Zafer ışığını coşup saçarak,
Maziden atiye bir yol açarak,
Haydi yiğit! Haydi yeni akına!
Ülkümüzün cihan varsın farkına!
İmamoğlu getir bu aşkı dile,
Atıver kendini şu coşkun sele,
Kimbilir kaç yürek çarpar seninle,
Haydi yiğit! Haydi yeni akına!
Ülkümüzün cihan varsın farkına!
Yusuf İmamoğlu