ZEYTİNBURNU ÜLKÜ OCAKLARI
unread,May 27, 2008, 9:42:59 AM5/27/08Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to zeytinburnuocak
GÜN SAZAK
"Bizi öldürebilirler, fakat davamızın yürüyüşünü kimse engelleyemez."
HAYATI
İnanç - Samimiyet -Ahlak - fedakarlık, millet ve Vatanseverliğin
sembolu bir Dava adamı 1932 Yılında Eskişehirin Sazak köyünde doğan
Gün Sazak eski milletvekillerinden Emin Sazak'ın oğludur. İlk ve orta
tarihini Eskişehir'de, yüksek tahsilini de Amerika'da yaptı. Sazaklar
Eskişehir'de geniş topraklara sahip çiftçilik yapan bir ailedir ve
toprağa çok bağlıdırlar. Bu durumdan dolayı Gün bey Amerikaya ziraat
tahsiline gönderilir. Yüksek tahsilini başarıyla tamamlayıp yurda
dönen Gün Sazak toprak işlerine daha sıkı bir şekilde sarılır, modern
teknoloji ile işlerini geliştirir, verimi arttırır. Diğer taraftan da
inşaat işlerine başlıyarak müteahhitliğe soyunur. Dürüst, temiz,
sağlam işleri yapması sayesinde bu dalda da başarılar kazanır. Toprağa
bağlılığı Amerika tarihinden sonra şuurlu bir vatanseverliğe dönüşür.
1970'li yıllarda Türkiye'nin başına gelen kominist Sovyet Rusyanın
dolaylı işgal faaliyetleri, anarşist ve bölücü olaylar bir toplantıda
rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş'le tanışmasına vesile olur. Bu
tanışmadan kısa süre sonra Gün Sazak MHP'ye katılır. Partiye girdikten
sonra şahsi işlerini takip ederken ağırlıklı olarak siyasi
faaliyetleri yürütür. Yaptığı çalışmalar, fikir, tavır ve davranışları
ile kendisini partiye kabul ettirir ve büyük bir saygınlık kazanır.
Maddi durumunun iyi olması, yüksek ahlak ve karakter yapısı onu
memleketin durumunu gördükçe daha da azimlendirir ve aşkla - şevkle
çalışır. Elinin açıklığı, yardımseverliği, garip, fakir ve yoksulları
koruması, o'nu AĞA yapar ve öğle anılır. Komünist beşinci işgal
faaliyetlerin doruğa çıktığı zamanlarda her fraksiyondan bütün
komünistler o'na AĞA diyerek çamur atmaya başlarlar ama O verdiği
cevapta asaleti ve terbiyesiyle kendini bütün Türkiye'ye kabul
ettirdi.
Ne diyordu Gün Sazak? Evet ben ağayım. Allah şükürler olsunki ben Türk
töresine göre ağayım ve bununla gurur duyuyorum.>> Çünkü O hep vermiş,
hiç almamıştır. Kendine geleni boş çevirmemiştir. Bütün bu faydalı ve
güzel çalışmalarından dolayı MHP genel başkan yardımcıs iken ikinci
Milliyetçi Cephe hükümetinde Milletvekili olmadığı halde dıışarıdan
Gümrük ve Tekel Bakanı olarak vazife aldı. Prensipli, kararlı ve
tavizsiz çalışmalarıyla kısa zamanda gümrüklerdeki rüşvet, hırsızlık
ve yolsuzlukları en aza indirdi ve vurguncu-soyguncuların canına ot
tıkadı. Görev aldığından şehid edildiği tarihe kadar 5.5 ay bakanlık
yaptı. Bu zaman içinde Türkiye'deki bütün kaçakçı ve soyguncuların
düşmanlığını kazandı. Türkiye devleti ve Türk milleti kazandı ama O
doğru bildiği, inandığı prensiplerinden taviz vermedi. Nihayet
O günki şartlarda, Türkiye'nin kan gölüne çevrildiği günlerde kaçakçı
patronlarının kiraladığı pusula bekleyen kominist katiller tarafından
27.05.1980 tarihinde eşi ile gittiği bir ziyaretten dönüp arabadan
eşyalarını indirirken çapraz ateşe alınarak şehid edildi. Kahpe
komünist uşaklar arkadan kalleşçe vurmuşlardı. Hastaneye kaldırılırken
yolda öldü. Cenazesi MHP genel merkezi önünde yapılan bir törenden
sonra Ankara Hacı Bayram Camiinde cenaze namazı kılınarak Eskişehir'in
Sazak köyünde toprağa verildi. Cenaze törenine Türkiye'nin dört bir
yanından gelen 300 binden fazla gönüldaşları ve vatandaşlarımızın
tekbir ve göz yaşları arasında toprağa verildi. Mekanı Cennet, ruhun
şad olsun büyük insan. Gönlümüzden, unutmayacağız.
GÜN SAZAK ŞEHİT EDİLİYOR
Gün Sazak 27 Mayıs 1980 Salı akşamı, evinin önünde, Dev-Sol lideri
Dursun Karataş'ın emriyle bu örgütün militanları tarafından düzenlenen
haince saldırı sonucu şehid edildi. Sazak'ın şehadet haberi başta MHP
olmak üzere bütün ülkede bomba etkisi yarattı. Hergün, yurdun dört bir
yanında birçok mensuplarını al bayrağa sarılı tabutlarla, tekbir
sesleriyle toprağa veren Milliyetçi Hareket camiası, MHP Genel Başkan
Yardımcısı Gün Sazak'ın şehadet haberiyle adeta yıkılmışlardı. Düşman
MHP'yi tam onikiden vurmuştu. Artık komünist-terörün vurduğu; öğrenci-
memur, işçi-köylü, esnaf, ocaklı, partili yöneticilerin yanına,
şehitler kervanına bu sefer de, en üst düzeyde partide görev yapan,
bakanlık görevinde de bulunmuş, mümtaz bir şahsiyet olan Gün Sazak da
katılacaktı.
Türk Milleti Sazak'a ağlıyordu. Ülkenin her yanında, şehadet haberinin
dtıyulmasıyla birlikte il, ilçe ve belde teşkilatlarında bayraklar
yarıya indirilip, siyah bayrak çekiliyordu. MHP Başkanlılk Divanı da
acele toplanarak "gerekirse sine-i millete döneriz" kararını kamuoyuna
açıklayacaktı. Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere, Adana, Bursa,
Antep, Trabzon, Konya, Kayseri, Maraş, Tokat, Çorum, Yozgat,
Eslcişehir, Elazığ, Erzurum, Sivas, Çankırı, Kütahya, Manisa, Amasya
gibi illerde, Gün Sazak'ın toprağa verileceği güne kadar binlerce
ülkücünün katıldığı kitlesel gösteriler yapıldı. Ülkenin çeşitli
yerlerinde büyük camilerde ruhuna Kur'an-ı Kerim okundu. Okullarda
boykotlar yapıldı, forumlar düzenlendi, lkızıl terörü lanetleyen
yüzbinlerce bildiri dağıtıldı.
GÜN SAZAK'IN ŞEHADETİ, CENAZE TÖRENİ, BASINDAKİ YANKILARI
Gün Sazak'ın, cenaze töreni ve basındaki yankılarını, Birliğe Çağrı'ın
Haziran 1980 tarihli 9. sayısından aynen iktibas ediyoruz.
KAHPECE VURDULAR!
27 Mayıs 1980 Salı akşamı saat 21 .00 sularında eşi ve çocukları ile
beraber Eskişehir'den evine gelen Gün Sazak, arabasının bagajını
açarken iki komünist militanın kahpece saldırısına uğradı. Gün Sazak
iki kişinin otomatik silahla aniden açtıkları ateşe karşılık vermek
için belinde bulunan silahını çekemedi. Saldırı sırasında Gün Sazak'ın
küçük oğlu babasının silahını kaparak koınünistlerin arkasından koşmak
istediyse de çevredekiler tarafından durduruldu. Kavaklıdere Kırkpınar
Sokak'ta meydana gelen olayda ağır yaralanan Gün Sazak hastaneye
kaldırılırken şehadet mertebesine ulaştı. Hacettepe Hastanesi
yetkilileri Sazak'ın başında bir, karnında iki kurşun bulunduğıınıı
açıkladılar. Gün Sazak'ın cesedi daha sonra Karşıyaka Mezarlığı'nın
morguna kaldırıldı.
Gün Sazak'ın şehid edilmesi büyük üzüntü yarattı. Gecenin geç saatleri
olmasına rağmen, olayı duyan Ülkücü gençler ve MHP'li vatandaşlarımız
Ankara Bahçelievler'deki Parti Genel Merkezi önünde toplanmaya
başladı. Bu arada TRT 22.00 haber bülteninde Gün Sazak Bey'in şehid
edilmesinden bahsetmedi. Saat 23.00 haber bülteninde hadise ilk haber
olarak yer aldı. Bu saatten itibaren Ankara içinden ve Türkiye'nin
çeşitli köşelerinden vatandaşlar ve Ülkücü teşkilatlar MHP Genel
Merkezi'ni arayarak hadisenin doğruluk derecesini öğrenmeye
çalıştılar.
Gün Sazak'ın şehid edilmesi üzerine MHP Genel İdare Kurulu toplantıya
başladı. MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş İstanbul'da olduğu için
toplantı Genel Başkan yardımcılarından Sadi Somuncuoğlu başkanlığında
başladı... Toplantı devam ederken MHP Genel Merkezi önündeki
kalabalığın sayısı arttı. Bu arada İstanbul'da bulunan MHP Genel
Başkanı Alparslan Türkeş, Ankara ile temas kurarak bilgi aldı ve "Çok
üzgünüm, şimdilik söylenecek başka bir şey yok" dedi.
Aynı gece Başbakan Demirel ve CHP Genel Başkanı Ecevit birer demeç
vererek başsağlığı dilediler. Erbakan ise MHP Genel Başkanı Alparslan
Türkeş'e telgraf çekerek başsağlığı diledi.
MHP Genel Başkanı Alparslan TÜRKEŞ, 28 Mayıs 1980 Perşembe günü, MHP
İstanbul İl Merkezi'nde Gün Sazak'ın şehid edilmesi ile ilgili bir
basın toplantısı düzenledi. MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş,
düzenlediği basın toplantısında özetle şunları söyledi:
"Gün Sazak, Türk Milletinin düşmanları, komünist ve bölücü cinayet
çeteleri tarafından şehit edilmiştir... Ecevit öyle bir politikacıdır
ki, siyasi hayatı boyunca yalancılığı, iftiracılığı, laşkırtıcılığı
kendisine meslek edinmiştir. Yalan ve iftira savurmak, masum insanları
cani olarak ilan edip, onları kamuoyunda hedef haline getirmek
Ecevit'in inatla sürdürdüğü bir tutumdur. Ecevit ne zaman MHP
hakkında, MHP'liler aleyhinde Türk Milliyetçileri ile ilgili olarak
yalan ve iftiralar savurmuşsa, mutlaka ardından çok sayıda MHP'li ve
Ülkücü şehid edilmiştir. Ecevit'in kışkırtmaları sonunda dün
Ülküdaşımız Gün Sazak şehid edilmiştir. Ecevit öldürülen bütün MHP'li
vatandaşlarımızın manevi katilidir. Memleketimizde dökülen kanların
sorumlusu Ecevit'tir. Komünist ve bölücü cinayet çetelerinin çektiği
her tetiğin ardında mutlaka onun manevi mesuliyeti vardır. Yıllarca
komünist ve bölücüleri himaye eden, onlara kanat geren, onlarla eylem
ve cephe birliği kuran Ecevit'tir. Ecevit, anarşinin baş sorumlusu ve
cinayetlerin kışkırtıcısıdır... Türkiye'de bir iç savaşı başlatmak
isteyenlerin oyununu sabırla ve itidalle bozmalıyız. MHP'lileri, Türk
Milliyetçilerini, Ülkücüleri uyarıyorum: Komünist ve bölücülerin
oyunlarını bozmalıyız."
MHP GENEL İDARE KURULU VE ÜLKÜCÜ KURULUŞLAR BİLDİRİ YAYINLADILAR
MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadi Somuncuoğlu başkanlığında toplanan
MHP Genel İdare Kurulu ise, bir bildiri yayınladı. Bildiride şunlar
söylendi:
"MHP olarak Hak yolundaki meşru mücadelemize yılmadan devam edeceğiz.
Gerektiğinde gökkubbeyi bize kurşun sıkanların başına indireceğiz."
MHP, TBMM müşterek grubunun toplantısında "Sine-i Millete" dönme
kararı konusunda, Genel İdare Kurulu'na teklif yapıldı. Grup
Başkanvekili İhsan Kabadayı konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:
"Yıllardır Türkiye'mizi sarsan ihanet ve gafletin bu safhasında
grubumuz mücadelesine sine-i millete dönme teklifini Genel İdare
Kurulu'na götürme kararı almıştır. Genel İdare Kurulu'ndan çıkacak
karara göre grubumuz meclis çalışmalarına katılmayacaktır."
Bu arada bir basın toplantısı yapan İçişleri Bakanı Vekili Orhan Eren,
Gün Sazak'ın şehid edilmesi üzerine emniyetin bütün Türkiye'de alarma
geçirildiğini söyledi.
29 Mayıs 1980 günü MHP Başkanlık Divanı bir toplantı yaparak basına
bir açıklama yaptı:
"Komünizmin yerli uşakları ve kıyılan her can hainleri boğacak birer
umman olacaktır. Ecevit beyanında bir yandan üzüntülerini bildirirken,
öbür yandan suçluların telaşı içinde cinayet çetelerini kışkırtmaya
devam etmiştir. Bugün üzülerek şahit oluyoruz ki, gafletle ihanet
yarış halindedir. Türkiye'nin en büyük partisinin başında Ecevit gibi
biri ve onun çeteleri oldukça memleketin huzura kavuşması mümkün
değildir."
Aynı gün, UYD, ÜLKÜM-BİR, ÜLKÜCU OĞRET BİR, ÜLKÜCÜ İŞÇİLER, ÜLKÜ HAN,
ÜLKÜ-TEK, ÜLKÜ-ES, ÜMİD-BİR, ÜLKÜ-KÖY, ÜNAY, SANAT BİR gibi ülkücü
kuruluşlar ortak bir açıklama yaptılar. Yapılan açıklamada "Türkiye'de
bugün kardeş kanı dökülmesini planlayan, Moskof işbirlikçileri ile
onları sistemli bir şekilde destekleyenlerin çabalarıyla ateş
açılmıştır. Gün Sazak'ı şehid eden kurşunlar, kızıl bir dikta
istemeyenlere sıkılmıştır. Hiçbir hadise bizleri mücadelemizde
yıldıramayacaktır."
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak'ın
cenazesi 30 Mayıs 1980 Cuma günü öğle namazını müteakip kılınan cenaze
namazından sonra Eskişehir'in Mihallıççık ilçesinin Sazak köyünde
toprağa verildi.
Cuma günü sabahı, MHP Genel Merkezi önünde, Şehid Gün Sazak için bir
tören düzenlendi. Sabahın erken saatlerinden başlayarak Türkiye'nin
dört bir yanından gelen binlerce Ülkücü, Bahçelievler'deki MHP Genel
Merkezi önünde toplanmaya başladılar. Parti Genel Merkezi'ne bina
boyunda hazırlanmış ve alt ucundan "ŞEHİDLER ÖLMEZ" yazısının
yerleştirildiği Şehid Gün Sazak'ın bir portresi asılmıştı.
"Çok değerli arkadaşlarım, büyük dava adamı, temiz insan, büyük
vatansever, vefakar, küçüklerine karşı şefkatli ve memleketine,
devletine karşı her türlü fedakarlığı benimseyen yüce ruhlu
arkadaşımız Gün Sazak Bey'i sevdiği vatan topraklarına emanet etmek
üzere toplanmış bulunuyoruz.
Değerli arkadaşlarım, Gün Sazak hem çok değerli bir devlet adamı, hem
çok imanlı bir vatansever, bir milliyetçi, hem de gönlü insan sevgisi
ile dolu, insanlara karşı şefkatle, yardım duygularıyla dolu büyük
ruhlu, büyük insandı. Gün Sazak, insanlığı aşağılatan her türlü fikre
karşı, Gün Sazak insanların saadetinin hür olmalarına bağlı olduğuna
derinden inanmış, kanaat getirmiş, demokrasiye inanmış, hakkı, adaleti
herşeyin temeli kabul eden büyük bir yaratılıştaydı. Gün Sazak, aynı
zamanda yiğit bir Anadolu çocuğuydu. Cesur bir insandı. Kendisine
tehlikelerden, suikastlerden bahsedildiği zaman güler geçerdi.
Değerli arkadaşlarım, niçin Gün Sazak'ı vurdular? Neden Gün Sazak'ı
Türk Devleti'nin düşmanları, vatan hainleri, Türkiye'yi sömürge yapmak
için sömürgecilerin satılmış uşakları niçin hedef seçtiler? Çünkü Gün
Sazak, herşeyden evvel Türk vatanının bütünlüğünün korunması, Türk
Milletinin birliğinin korunması, dünya üzerindeki biricik bağımsız
Müslüman Türk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin yaşatılması için
faaliyet içinde idi, gayret içinde idi.
Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelen tehlikelerin önlenmesi için gayret
içinde idi. Çünkü Gün Sazak köleliğe karşı, esarete karşı, insanın
insana kul olmasına karşı mücadele halinde idi. Çünkü Gün Sazak, çok
partili hürriyetçi demokratik rejimin yaşaması, bu demokratik rejimi
yıkarak yerine bir komünist dikta rejimi kurulmaması için gayret
içinde idi. Bunun için Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanları, Türkiye'yi
sömürge yapmak isteyenler, Türk Milletini parçalayarak kölelik
rejimine götürmek isteyenler Gün Sazak'ı hedef seçmişlerdir.
Ama değerli arkadaşlarım, Gün Sazak'ın yolunda gayret gösterdiği,
çalıştığı ve en sonunda canını da çekinmeden feda ettiği kutsal dava;
Türk milletinin kalbinden gücünü alan, Türk milletinin milli iradesini
temsil edene kutsal dava devam edecek, yaşayacaktır! Bu kutsal davanın
bütün Türk Milleti sahibidir. Bütün Türk Milleti bu kutsal davaya
kıymaya kalkanlara karşı, bu devleti parçalamak isteyenlere karşı
ayağa kalkmaktadır, olduğıı yerden doğrulmaktadır. Türk milleti ayağa
kalktığında bütün bu hıyanetler ezilip gidecektir! Hainlerle beraber
olanlar, onlara arka çıkanlar, onlara şöyle veya bu şekilde destek
olanlar, yalan ve iftiralarla gerçekleri saklayamayacaklardır. Türk
milletinin yaşama azmini, bağımsız yaşama azmini hiç bir hıyanet
engelleyemeyecektir.
Değerli arkadaşlarım, Gün Sazak, inandığı dava uğrunda şehid oldu. 0
ölmedi, her zaman aramızdadır, aramızda yaşayacaktır; hatırası ile,
fikirleri ile, davası ile Türk milletine güç verecektir, hız
verecektir. Şehidler ölmez. Allah rahmet eylesin."
Alparslan Türkeş