İMAMOĞLU TARİHİMİZİN AKLIĞIDIR

8 views
Skip to first unread message

ZEYTİNBURNU ÜLKÜ OCAKLARI

unread,
Jun 10, 2008, 11:07:22 AM6/10/08
to zeytinburnuocak
Bir başkadır Ülkücü Hareketin kronolojisinde bu tarih...

8 Haziran 1970...

Ülkücü Hareketin filizlendiği, başaklarının boy verdiği zaman
dönümüdür bu tarihler.

Ülkü Ocakları'nın Üniversitelerde fikir kulübü mahiyetinde
üniversitelerdeki ülkücü gençliğin oluşturduğu teşkilatların Ülkü
Ocakları Birliğine dönüştüğü zamanların başlarıdır.

Bu yapılanmanın içinde İstanbul Fen Edebiyat Fakültesi öğrencilerinden
Yusuf İMAMOĞLU ise göze çarpmaktadır. Fen Edebiyat Fakültesinde
Coğrafya Öğretmenliği eğitimi gören İmamoğlu son sınıf
öğrencisidir. ...




Yiğitliği, gözü pekliği ile ülküdaşlarının arasında gözde olmuştur.
Bir yanda ise bu memleketin ekmeğini yiyen, suyunu içen, bu memleketin
sokaklarında aramızda kene gibi gezen yaratık ruhlu komünistlerin (!)
ise en tehlikeli saydıkları ülkücülerin başında gelmektedir okuduğu
fakültede.

Türk Bayrağının altında yaşayıp aramızda yetişen aramızda büyüyen bu
kene kılıklı herifler Türk Bayrağının altında kızıl rus ayısına hayran
olurlar. Her türlü jargona uyan bu beyefendiler (!) demokrasi
çığırtkanları ne hikmet ise okudukları okullarda ülkücüleri görmek
istemezler.

Okullarda ülkücüler derslere giremez hale gelmiştir. Sınav
dönemlerinde sınavlara katılıp okullarını bitirmek bir an önce
mezuniyetini eline alıp milletine memleketine hayırlı birer fert olmak
gayretindeki ülkücülerin önleri kesilmektedir.

İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu öğrencileri de aynı sıkıntıyı
yaşamaktadırlar. Yardımlarına bir yiğit ülkücü koşar. O isim Yusuf
İMAMOĞLU'dur.

Ülkücü arkadaşlarının karnelerini imzalatmak için okuduğu okula gider.
İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi okul binasının içinde 339
nolu odadan çıkmıştır ki, ağzı salyalı bir gurup komünist kapıyı
beklemektedir.

Kapıyı açıp odadan dışarı çıkan Yusuf İMAMOĞLU'nun ensesine bir namlu
dayanır bir kızıl namlu bir kahbe namlu dayanmıştır. Sonra eli tetiğe
dayalı komünist uşağı ateşlemeye başlar.

İşte O an...

Sanki yer yüzü sarsıntısı Ya Rabbi...

Bir ülkücü...

Al kanlarının içinde yere serilmiş, o mübarek vatan toprağına bir
ülkücünün kanı akmaktadır.

Bir Ülkücünün Şehadetir bu...

Kızıl komünistler salya akıtmakta, okula ambulansın bile girmesine
izin vermemektedir.

Yusuf İMAMOĞLU ki...

Öğrenim gördüğü o okula milletine memleketine hayırlı bir evlat olmak
gayreti çabası ve azmiyle girmiştir.

Rus ruleti oynayıp birbirine kurşun sıkan, ağzı şarap kokan halkların
kardeşliğinden dem vurup kendince avunan bu kızıl eşkiyalar bir
ülkücünün kanına girmiştir...

Hepsi tarih sahnesinin kara lekeleri olan bu şahsiyetler bir yanda...

Yusuf İMAMOĞLU ise Ülküdaşları ise Onu hala hatırlamakta, yad etmekte
tarih sahnesine not düşürmektedir..

Her ülkücü Yusuf İMAMOĞLU ismini çok iyi bilmektedir. Ülkücü Harekete
sembol olmuştur. Önkuzu gibi, Özmen gibi, Fendoğlu gibi, Pehlivanoğlu
gibi, Duracık gibi, Esendağ gibi..

Hani o kızıl paryaların kin kustuğu İmamoğlu var ya... Hiçbir zaman cebi
para dolu, zamane yaşayan bir genç olmamıştır. Vefatında cebinden
otuzbeş kuruş çıkmış, 24 saatte bir simitle durduğu adli tıpta yapılan
otopside ortaya çıkmıştır.

İstanbulda ülkücülerin yüreği kanamaktadır. Olay üzerine İstanbula
gelen Türk Dünyasının Bilge Başbuğu Marmara Öğrenci Yurdunda
Bozkurtlarına şöyle seslenmektedir.

"Yusuf İmamoğlu Türk İslam davasının ne ilk, ne de son şehididir. Aziz
şehidimiz Yusuf İmamoğlunun ve diğer şehitlerimizin hesabı bir gün
sorulacaktır."

Sözlerine devam eden Başbuğ;

"Komünistler milliyetçi bir gencimizi daha kahpece öldürdüler. O, Türk
Milletinin edebiyete kadar intikal etmesi davasını savunan bir gençti.
Davası uğrunda, vatan ve millet yolunda şehit oldu. Bizim
innaçlarımıza göre, o, en yüksek mertebe olan şehitlik mertebesine
ulaştı.

Dün benim bir Yusufum vardı. Bu gün hepiniz Yusufumsunuz. O, bu din
için millet için bu vatan için öldü. Ona kurşu sıkan ellere, ona
fırsat veren kafalara lanet olsun."

Acısı yüreğimizde saklı olan Yusuf İMAMOĞLU ve bütün ülkücü
şehitlerimizin acısı bir an bile hafızamızdan silinmemiştir.

Tarihimizin şanlı sayfalarına not düşen o yiğitler...

Kutup yıldızlarımızdır.

www.zeytinburnuocak.com
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages