ZEYTİNBURNU ÜLKÜ OCAKLARI
unread,Feb 13, 2009, 4:12:52 PM2/13/09Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to zeytinburnuocak
Abdülov Yelmar Enveroğlu:1949 doğumlu,Hocalı'nın yerlisidir.Nahçivanik
yolunda öldürülmüştür.Kafa derisi yüzülmüştür...
Aliekberov Tevekkül İskenderoğlu:1956 doğumlu.Aslen Hocalılı olan
Tevekkül Nahçivanik yolunda kurşun yarası almış ve öldürülmüş.Cesedi
üstünde 10 bıçak darbesi var.
Hasanova Fitat Ehedkızı:Büyük vatan muharebesinden bir yıl evvel
1940'da Hocalı'da doğmuş.Cesedi üzrinde zorlama izlri var.Gözleri
çıkarılmış...
Hasanaova Gülçöhre Yakupkızı:1968 doğumludur.Hocalı'nın
yerlisidir.Göğüs kafesinden ve karnından kurşun yarası almıştır.Sol
eli bilekten kesilmiştir.
Hasanov Şöhlet Usuboğlu:1944 doğumlu,Hocalılı.Göğüs kafesinden kurşun
yarası,üst tarafının kesilmiş olduğu görülmüştür
Selimov Bahadır Mikayiloğlu:1928 doğumlu Nahçivanik yolunda
yakılmış,cinsiyet uzvu kesilmiş,gözleri çıkarılmıştır.
Nuraliyeva Dilara Oruçkızı:Doğum tarihi belli değil.Hocalı saldırısı
sırasında öldürülmüş.Göğüs kafesinden kurşun yarası var.Gözleri ve
göğüsleri kesilerek götürülmüş.
Abışova Meruze Muhammedkızı:1932 doğumlu.Nahçivanik yolunda
öldürülmüştür.Gözleri çıkarılmış,göğüs uçöları ve burnu kesilmiştir...
Recepov Cebrayil Mehdioğlu:1961 doğumlu.Tankla ezilmiş gözleri
çıkarılmış,kulakları kesilmiştir.Cesedin üstünde yanık izleri
mevcuttur...
Tarih:25 şubat 1992
Yer:Hocalı
1992 yılının 25 şubat'ını 26 ya bağlayan gece Hocalı'da insanlık dramı
olarak tarihe geçen bir soykırım yasandı...Soykırım neticesinde 613
Azerbaycan Türk vatandaşı şehit oldu..Azerbaycan Türkleri'ne karşı
yapılan bu saldırı neticesinde Ermeniler dünyaya meydan okurcasına Rus
işbirlikçiler ile birlikte kadın,yaşlı,çocuk demeden katlediyor esir
ve yaralılara çeşitli insanlık dışı uygulamalarda
bulunuyorlardı...Yapılan vahşi uygulamaların yanı sıra eski SSCB'den
kalma kimyasal ve savaşta kullanılması yasaklanmıs olan dünyevi
bombalar kullanılıyor yaralı veya esirlerin uzuvları kesilerek
işkenceler yapılıyordu...Ermenilerin gaddar,vahşi ve canice tavırları
bembeyaz karlı kaplı Hocalı'yı kana buluyordu.55 Rus subayının, Ermeni
çetecilerin başı olan KOÇARYAN ile yapmış oldukları gayri-resmi
muahede ve ardına yapılan saldırılar sonucunda şehitlerin yanına çoğu
kadın,yaşlı,çocuk olmak üzere 1300'de yaralı ekleniyordu..Yaralı ve
esirlerin insanlık dışı ve vahşice uzuvları kesilerek tıbbi deneyler
için resmen bir kobay niteliğinde kullanılmasının en büyük ispatı,
1988 senesinde Ermeniler tarafından Hankenti'nde yapılan mitingde
katil bir doktorun(UKASYAN EDİP) kendi yaptığı açıklamalar ile
ağzından dökülüyordu..Katliamdan 4 sene önce yapılan bu açıklama aynen
şu şekildedir:"Yapmış olduğum ameliyatların bir çoğunda yüzlerce
Azerbaycanlıyı bilinçli bir şekilde sakat bıraktım...Türklere karşı
ben cerrah bıçağım ile vurmuşum..."
Yaşanan olayların nihayetinde dönemin Azerbaycan devlet başkanı
A.MUTTALİBOV bir bildiri yayınlıyor ve Rus yanlısı politikalarını
resmen yayınlanan bildiride gözler önüne seriyordu...Yayınlanan
bildiride dikkate alınması gereken kısım yaşanan olayların yani
(Ermenilerin saldırılarının) menfi şekilde sonuçlanmış olarak lanse
edilmesidir...O dönem meclisde muhalefet sıralarında bulunan ve daha
sonra devlet başkanı olacak olan ELÇİBEY'in tepkileri,MUTTALİBOV'u
çaresiz bırakacak ve gerçekleri kamuoyuyla paylaşmak zorunda
kalacaktır..Elçibey'in milli tutumu soykırıma sebebiyet veren bir
katliamın yaşandığını bütün dünyaya gösterecektir...Çünkü olay
münferit bir olay değildir...Büyük Ermenistan hayali güden katil
Ermenilerin soykırımcı alışkanlıklarını 20,yüzyıldada dünyaya
göstermeleri için farklı maskeler adı altında
tasarlanmıştır...VANDALİZM yanlısı Koçaryan ve işbirlikçi Rus
subayların gayri-resmi muahedesi sonucu ortaya çıkmıştır...
Bugün o soykırımın üzerinden tam 17 yıl geçti..8 milyon nüfusa sahip
olan AZERBAYCAN TÜRK CUMHURİYETİ daha sistemli ve teçhizatlı bir
orduya sahip ancak Karabağ ve onun nihayetinde Hocalı kasabası Ermeni
işgali altında...İki devlet bir millet anlayışına mensup olan bizlerin
aynı milletin evlatları olmamız hasabiyle Karabağ'ı tekrar Türk
topraklarına katmamız hususunda propaganda faaliyetlerimizde
teşkilatlı davranmamız gerekiyor...Diasporacı ve etnik ırkçıların
yurtdışından fonladıkları bizdeki sözde aydınların ses çıkarma
cesareti, bizlerin bu konularda suskun kalmamız ile orantılıdır...
saygılarımla...
ozan korhan