ZEYTİNBURNU ÜLKÜ OCAKLARI
unread,May 30, 2008, 7:39:28 AM5/30/08Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to zeytinburnuocak
Dilâver Cebeci, 1943'te Gümüşhane'ye bağlı Kelkit ilçesinin Dayısı
köyünde doğdu. Ailesinin Kırıkkale'ye göçmesi üzerine ilkokulu orada
tamamladı.
Ortaokulu Merzifon ve Mersin askeri okullarında, Kınkkale'de başladığı
lise öğrenimini Erzincan'da tamamladı. A.Ü. İlahiyat Fakültesi'ni
bitirdi
(1970) Aydın'da öğretmenlik ve Halk Eğitimi Başkanlığı,İstanbul
Ortaköy Eğitim Enstitüsü'nde öğretim görevliliği, Diyanet işleri
Başkanlığı'nda neşriyat uzmanlığı, Üsküdar Kız Lisesi'nde öğretmenlik
yaptı. İ.Ü. İktisat Fakültesi'nde İktisat Tarihi yüksek lisansı ve
sosyoloji doktorası yaptı.
Marmara Üniversitesinde öğretim üyesi, ilk şiiri 1965 yılında Defne
dergisinde çıktı, Şiirleri, hikayeleri, mensureleri ve mizah yazılan
Devlet, Töre, Bozkurt, Türk Edebiyatı, Türk Yurdu, Güney Su, Ortadoğu,
Hergün, Yeni Düşünce, Ayrıntılı Haber, Türkiye dergi ve gazetelerinde
yayınlandı......
Dilâver Cebeci, millî ve tarihi motiflerle bezeli lirik şiirleriyle
tanınır. Edebiyatımıza "Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi" mizahî tipini
kazandırdı. Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi imzasıyla yazdığı yazılarında
Türk sosyal hayatına bir 16. yüzyıl Osmanlı vatandaşı gibi bakarak, bu
hayatın Türk kültürüne yabana yönlerini latif bir üslupla hicvetti.
Edebiyatımızda uzun ve hikayemsi mensure türünü denedi ve bu
denemelerinde milli romantizmi vermeye çalıştı.
Şiirleri: Hun Aşkı (1972, ikinci baskısında mensurelerini ekledi,
1984), Şafağa Çekilenler (1984), Ve Sığınırım içime (1992), Kandahar
Dağlarında Sabah Namazı (Kendi sesinden kaset, 1992). Mensureler: Mavi
Türkü (1983). Mizahî yazıları: Devranname (Seyyah-ı Fakir Evliya
Çelebi imzasıyla, 1984). Oyunu: Büyü (1984). İktisat Tarihi ve
Sosyoloji konularında makaleleri olan Cebeci'nin "Tanzimat ve Türk
Ailesi" isimli bir kitabı 1993 yılında neşredildi.
**************************************************
Bir süre önce kalp krizi geçirerek Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve
Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alınan
Cebeci, bu akşam saatlerinde hayatını kaybetti.
Dilaver Cebeci'nin cenazesi, 30 Mayıs Cuma günü Marmara Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi Camisi'nde öğle vakti kılınacak namazın ardından
İstanbul'da toprağa verilecek.
Ruhun şad, mekanın Cennet olsun Dilaver Hocam.
Bozkırda Kalan Sancı
O çocuklar birer birer gittiler...
Soylu sevda türküleri dudaklarında,
Saclarında kurt nefesi rüzgârlar,
O çocuklar birer birer gittiler...
Bir tamu karanlığı keleplenirken bozkıra
Kehkeşenlardan yıildız gibi indiler.
Tutuşturdular yeniden küllenmiş ocakları,
Bacalardan duman duman tüttüler...
Bir ögünç hil'ati gibi giydiler güzelliği
Ufuklara oturup dolunayı sevdiler.
Uzun,siyah kirpiklerinde seyyareler yanardı,
Ağ buluttan atlarla ta Sidre'ye yettiler...
Onlar,Oğuz mayası gök ışığın erleri,
Onlar,ülkü çağının bahadır melekleri...
Mor dağların göğsünde kaldı pençe izleri,
Haceru'l esved gözlerini gönlümüze resmettiler...
Eyvah biz kaldık Esfel-es safilinde!
Ahsen-i takvim üzre,onlar geçip gittiler...
Dilaver CEBECİ