
Öncelikle belirtmeliyim ki, Osmanlı Devleti hayatın hiçbir alanında boşluk bırakmayan mükemmel bir organizasyondur. Her şey en ince ayrıntısına kadar hesaplanmış, kılık kıyafet dâhil olmak üzere, hayatın tüm aşamaları ayrıntılı biçimde sistematize edilmiştir.Anlayacağınız, Osmanlı’nın fert, toplum ve devlet hayatında dengesizliğe, başıbozukluğa, kargaşaya yer yoktur. Kişisel hak ve özgürlükler ihlal edilmemek kaydıyla her şey belirlenen bir düzen içinde yaşanmaktadır.Osmanlı tebaasının kıyafetleri de, bu genel nizam ve intizam içinde düzenlenmişti. Bu bağlamda Müslümanların, Hıristiyanların, Musevilerin ve diğer dinlere mensup erkeklerle kadınların başlıklarıyla elbiselerinin şekli ve rengi belirlenmişti.Ama devletin belirlediği ayrıntı değil, kaba çizgilerdi. Sadece şekil ve renk tercihi yapılmıştı. Genel kurallara uymak kaydıyla, resmî kıyafet taşımak zorunda olmayan siviller kendilerine yakışanı giymekte özgürdü.

