Pardon ve Süper Kelimelerinin Dilimizi İstilası

578 views
Skip to first unread message

Zahide

unread,
Nov 5, 2009, 4:49:21 PM11/5/09
to Zahidan
http://img688.imageshack.us/img688/3838/turkcebyspraycan2.jpg


Pardon ve Süper Kelimelerinin Dilimizi İstilası


Türk dili, geçmişten günümüze birçok dilin başına gelmediği kadar çok büyük değişim safhaları geçirmiştir. Bunda Türklerin göçebe bir kavim olması en etkili unsurdur. Ayrıca değiştirdikleri dinlerin ve bunlarla beraber girdikleri yeni medeniyet camialarının da, dildeki köklü değişimlere zemin hazırladığı aşikârdır. Bu değişimler umumiyetle Türkçenin zenginleşmesiyle neticelense de, kimi zaman bu, işgal ve istila halinde tebarüz etmiştir. Bunun en bariz misali ise yakın tarihimizde ve günümüzde yaşanan vahim durumdur.


Dilimiz, Batı açılımı ile beraber Fransızcadan hatırı sayılır miktarda etkilenmiş ve toplumun bazı kesimleri adeta yarı Türkçe yarı Fransızca konuşur olmuştur. [1] Bu tesbit biraz mübalağalı görülebilir. Fakat bu devri anlamlandırmak adına çok ehemmiyetli bir yan taşır ve haklılık payı da yok değildir. Günümüzde bu durum, Çağdaş İngiliz- Yahudi Medeniyeti’nin genel geçer bildirişme vasıtası [2] olan İngilizce için geçerlidir. Bu karşı konulamaz istilalar, hafife alınmamalı ve her Türkçe kelime[3], vatan müdafaasına eşdeğer bir şekilde korunmalıdır.


Yazımızda, başlıkta görülen iki kelimeyi temek alarak dilimizdeki fakirleşmenin ve soysuzlaşmanın boyutları hakkında bir fikir vermek niyetindeyiz. Buradaki temel gayemiz ise, dil müdafaamızın ehemmiyetini gözler önüne sermektir.


PARDON


Dilimize Fransızcadan geçmiş olan bu kelime ‘Affedersiniz’, ‘Özür dilerim’, ‘kusura bakmayın’ gibi ifadelerin yerine kullanılmaktadır.[4] Bu kelime, yerine kullanılan birçok kelimeyi katlederken, bu kelimelerden hâsıl olan mana nüanslarını da yok etmektedir. Türkçe söyleyiş açısından da oldukça kaba olan bu kelime, toplumun her tabakasından her kesiminden insanın kullandığı, cemiyetçe kabullenilmiş olan bir ifade tarzı haline gelmiştir. Hatta pardon, bir filmin konusunu teşkil etmiş ve ona isim olmuştur.


Pardon kelimesinin kullanımına gelindiğinde ise ortaya şöyle bir çerçeve çıkar:

Pardon kelimesi, toplumun yoğunlaştığı yerlerde yol istemek maksadında kullanıldığında, ‘müsaade eder misiniz.’ Bir hata işlendiğinde ve af dilemek maksadıyla kullanıldığında, ‘özür dilerim’, bir an içerisinde olup biten bir kusurdan  dolayı yahut söz istemek amacıyla kullanıldığında ‘affedersiniz’, sair kusurlardan sonra ve benzeri durumlarda yine af dilemek maksadıyla ‘kusura bakmayın’ yerine kullanılır.


Görüldüğü gibi toplum hayatında çok önemli bir yere sahip olan bu kelime ve kelime öbekleri, pardon’un patronluğu karşısında çaresiz kalmakta ve unutulmaya mahkum bırakılmaktadır. Halbuki İngilizce de bile bu kelime sadece ‘anlayamadım, beni bağışlayın’ ‘me’ zamiri ile beraber kullanılmakta ve diğer anlamları karşılamak için ‘excuse me’ tercih edilmektedir.


SÜPER


Süper kelimesinin kökeni Latinceye dayanmaktadır. Türkçeye, alışıldığı üzere Fransızcadan geçmiştir. Aslen ‘alışılmış ölçülerden  daha iyi, daha güzel  daha yüksek nicelik ve niteliklere özelliklere sahip olan’ [5] manasına tekabül eder. Bu anlamı ile genellikle tamlamalarda kullanılır. Dilimizde çokça kullanılan ‘süper devlet’ birleşik kelimesi buna en iyi bir misalken, ‘süperlise’, ‘süper benzin’ gibi günlük hayatta sıkça kullanılan diğer bazı kelimelere de rastlanılmaktadır. Kelimenin bu kullanış şekilleri tercihe şayan olmamakla beraber, doğru kabul edilebilirler. Fakat ‘süper’in kullanım sahası zamanla genişlemiş ve affedilmez feci hatalara, kavram kargaşalarına sebebiyet verebilecek bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Böylelikle birçok kelimemiz tarihe gömülürken, bütün ince ve dokunaklı anlatım tarzımız da yerle bir olmuştur.


‘Süper’, aşağıda anlamları ile birlikte vereceğimiz kelimelerin yerine, Türkçe mantık ve dil bilgisi açısından yanlış bir şekilde kullanılmaktadır. Pardon kelimesinde izlediğimiz usul gibi burada da, karşılığı olan kelimelerin İngilizcesini vereceğiz.


1)    Güzel (Pek güzel, Çok güzel): Bu kelimenin sözlükte yaklaşık 10 kadar manası bulunsa da, ‘süper’ yerine kullanılırken ; ‘İnsanda hoşa giden bir etki ve estetik duygu uyandıran şeyn niteliği [6] anlamına gelir. Tam karşılamasa da, İngilizcede bu kelimenin karşılığı ‘beauty’den türemiş olan beautiful olarak verilir. [7]

2)   Mükemmel: 1. Olabileceği en üstün, en kusursuz, tam. 2. Beğenilen, takdir edilen bir iş veya davranış için çok iyi, pek güzel fevkalade manasına kullanılır. [8] İngilizcesi ‘excellent’ yahut ‘perfect’tir. [9]

3)   Muazzam: Çok büyük, çok iri, pek kocaman anlamlarını karşılar. [10] İngilizcesi ‘great’ olarak karşılanır. [11] ve günlük hayatta-özellikle Amerikan İngilizcesinde- çok sık kullanılır.

4)    Şahane: Şahlara yakışacak şekilde olan, şahlara layık mükemmellikte, çok mükemmel. [12] ‘Splendid’ ise bunun İngilizcesidir. [13]

5)   Harika: Her zaman rastlanamayacak derecede hayret ve hayranlık uyandıran alışılmışın üstünde olan (şey, hadise veya kimse). [14] İngilizcede bunu tam olarak karşılayan kelime, ‘wonder’dır. [15] Fakat konuşma dilinde, buradaki mukayesemiz açısından kullanım şekli ‘wonderful’dur. [16]

6)  Harikulade: Adetin, alışılmışın üstünde, eşi görülmemiş, olağanüstü, [17]Bu kelimeye çağdaş Türkçede karşılık olarak ayrıca ‘sıra dışı’ denmiştir. Çünkü kelimenin Arapça aslı bu manaya takabül etmektedir. İngilizcesi ise ‘unusual’ olarak verilebilir. [18]

7)  Fevakalade: 1 Her zaman görülen, yapılan veya süregelmekte olandan başka, alışılmışın dışında, olağanüstü. 2. Çok güzel, mükemmel, emsalinden üstün. [19] Demektir. İngiizcsi ‘exceptional’ dir. [20]

8)   Muhteşem: Saygı ve hayranlık uyandıran, gösterişli, görkemli, heybetli, ihtişamlı manalarını karşılayan kelimedir. [21] İngilizcesi ‘magnificient’tir. [22]

9)    Müthiş: 1 Ürküten, korkutan, dehşet veren, dehşetli. 2. Pek güçlü, çok aşırı, şiddetli, dayanılmaz. 3. Şaşkınlık veren, hayrete düşüren, manalarına gelir. [23] İngilizcede bu kelimenin yığınla karşılığı olmakla beraber özellikle üçüncü anlama tekabül edeni; ‘terrific’tir. [24] ‘fabulous’da bir nebze bu anlamı verir. [25]

10) Enfes. Çok nefis, pek güzel demektir. [26] İngilizcesi ise ‘delightful’dur. [27]

11) Hoş: Duyguları okşayan, zevk veren, beğenilen, güzel, iyi, latif manalarını karşılar. . [28] İngilizcede ise buna karşılık umumiyetle ‘nice’ve ‘pleasent’ kelimeleri kullanılır. . [29]

 

Yukarıdaki tablo halinde takdim ettiğimiz bu kelimeler, en bilinen, unutulmamış ve kullanılabilir kelimelerdir. Zaten tam bir tetkik yapıp bütün müradiflerini bulmaya kalkışsaydık beyhude yere uğraşmış olurduk. Nitekim Türkçeden aynı manayı farklı nüanslarla karşılayan onlarca kelime olduğu gibi, çok daha derin teferruatlara karşılık olarak verilmiş olan yüzlerce kelime vardır. Fakat bırakın bunları, yukarıda saydığımız kelimeler dahi yerinde kullanılsa, çok zengin bir konuşma dili meydana çıkabilir. Ne yazık ki bunun yerine ‘süper’ kelimesi tercih edilmekte ve dilimiz diğer diller arasında zelil ve rezil bir şekle girmektedir. Bu da bizi kültürel olarak fakir, dünya tasavvurumuz açısından ise nakıs bırakmaktadır.

 


1-     Prof Dr. Beynun Akyavaş, Seni Seven Neylesun TDV Yayınları Ankara 2005 s 46

2-     Bu medeniyet tanımı ve tesbit Teoman Duralı hocamıza aittir.

3-     Bundan kastımız kafatasçı öztürkçecilerin şiarı olmuş olan saf Türkçeyi değil, bizim medeniyetimize ait olan her kelimeyi kullanmaktır.

4-     İlhan Ayverdi, Misalli Büyük Türkçe Sözlük (Kubbealtı Lugatı) 3. Cilt, s, 2460 Ayrıca bkz. Ötüken Neşriyat Büyük Türkçe Sözlük (Bu sözlükten çalışma esnasında istifade edilmesine rağmen, eserin elimizde olmamasından dolayı tafsilatlı dipnot verilememektedir.

5-     İlhan Ayverdi a.g.e, s, 2878. Diğer yan manaları ve ek malumat için bkz. Mehmet Doğan Büyük Türkçe Sözlük Pınar Yayınları.

6-     İlhan Ayverdi aynı eser, 1.cilt, s.1124

7-     Oxford Türkiye Sözlük İngilizce-Türkçe 2008 s. 50

8-     İlhan Ayverdi  a.g.e s.2197

9-     Oxford Türkiye Sözlük İngilizce-Türkçe 2008 s. 222 ayrıca bkz. Redhouse Türkçe-İngilizce Lugatı, İstanbul 1890

10-   İlhan Ayverdi a.g.e, s.2105

11-   Oxford Türkiye Sözlük İngilizce-Türkçe, 2008 s.285

12-   İlhan Ayverdi a.g.e, s.2897

13-   Redhouse İngilizce- Türkçe Türkçe-İngilizce Sözlüğü, Milliyet yayınları, İstanbul 1992, s 527,1175 ayrıca bkz. Oxford Türkiye Sözlük İngilizce-Türkçe, 2008 s 615

14-   İlhan Ayverdi a.g.e, s,1188

15-   Redhouse İngilizce- Türkçe,  Türkçe-İngilizce Sözlüğü, İstanbul 1992, s616

16-   Türkiye Sözlük İngilizce- Türkçe, 2008,s721

17-   İlhan Ayverdi a.g.e, s,1188

18-   Redhouse İngilizce- Türkçe,  Türkçe-İngilizce Sözlüğü, İstanbul 1992,593

19-   İlhan Ayverdi a.g.e, s 948

20-   Redhouse İngilizce- Türkçe,  Türkçe-İngilizce Sözlüğü, İstanbul 1992, s816

21-   İlhan Ayverdi a.g.e, s,2130

22-   Oxford Türkiye Sözlük İngilizce-Türkçe, 2008 s.390

23-   İlhan Ayverdi a.g.e, s,2273

24-   Oxford Türkiye Sözlük İngilizce-Türkçe,2008,s656

25-   Redhouse İngilizce- Türkçe,  Türkçe-İngilizce Sözlüğü, İstanbul 1992,202

26-   İlhan Ayverdi a.g.e, s,856

27-   Redhouse İngilizce- Türkçe,  Türkçe-İngilizce Sözlüğü İstanbul 1992,802

28-   İlhan Ayverdi a.g.e, s,1287

29-   Redhouse İngilizce- Türkçe,  Türkçe-İngilizce Sözlüğü, İstanbul 1992,884

 

 


Harun Korkmaz


İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü Lisans Öğrencisi

İstanbul Tarih Bülteni 2009 Sayı 1





http://img694.imageshack.us/img694/4668/92709913.jpg


Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages