Bir iş vesilesiyle Stanford Üniversitesi'nin "
The 2019 AI Index Report" (
2019 Yapay Zekâ Endeksi Raporu) adlı raporunu gördüm incelemem gerekti. Raporda çok önemli veriler var, bana göre en dikkat çekici noktası şuydu:
"2012'den önce, bilgi işleme gücü (compute) Moore Yasası'na paralel olarak iki yılda bir ikiye katlanıyordu. 2012'den beri artık yaklaşık her 3 ve 6 ayda bir ikiye katlanıyor."
Bu da çok kısa sürede, mesela görüntü ve ses işleme gibi teknolojilerin çok daha doğru ve güçlü hale gelmesini sağlayarak hata oranlarını çok hızlı bir şekilde azaltıyor. Mesela her yıl
ImageNet'te büyük ölçekli düzenlenen görsel tanıma yarışmasındaki hata oranları önemli oranda düşmüş, 2020'de bu oran %2'ye kadar gerilemiş. Referans olması açısından, aynı görevi yapan insanların hata oranının %5 olduğu belirtiliyor.
Yine de AI kusursuz olmayacak tabi ki çünkü teknoloji, toplumun bir yansıması gibi, iyi uygulamalar olmazsa yapay zeka mevcut sorunları veya
önyargıları iyice artırabilir. O yüzden bazı firmalar etik bir yaklaşım olarak "Sorumlu Yapay Zeka" ve "Yapay Zeka İlkeleri" gibi kavramlar üzerinde çalışıyor, mesela Google'ın bunun için kurduğu bir
Sorumlu Yapay Zeka Ekibi var.
The Economist Group'un araştırma ve analiz birimi The Economist Intelligence Unit (EIU) tarafından hazırlanan "
Staying Ahead of the Curve: The Business Case for Responsible AI" (
Rekâbette Öne Geçmek: Sorumlu Yapay Zekânın İş Dünyasındaki Rolü) raporunda bu tür etik uygulamaların önemine dikkat çekiliyor ve "tech for good" (yani
teknolojiyi sadece kâr üretmek için değil
insanlara ve topluma fayda sağlaması için kullanmak)
yaklaşımının yeni nesil çalışanlar için önemli olduğu vurgulanıyor. Rapordaki en kritik mesaj sanırım şu: "YZ'ye yakın zamanda regülasyonlar geliyor, hazırlıklı olan kazanacak. Gelecekte 'etik politikalar' opsiyonel bir tercih değil başarılı şirketlerin temel işletme altyapısı olacak."
Biraz araştırınca Türkiye'de de
YZ Politikaları Derneği gibi kuruluşların ve çalışmaların olduğunu öğrendim, bu da güzel haber 👍