HANEFI MEZHEBINE GORE FITRE VE HUKUMLERI ..

3,319 views
Skip to first unread message

Bay Yorumcu

unread,
Jul 8, 2015, 4:34:52 AM7/8/15
to yoru...@googlegroups.com, kirmizi...@yahoogroups.com, ista...@googlegroups.com, melekle...@googlegroups.com
Hanefi Mezhebine Göre Fitre ve Hükümleri ..

Fitre : 

( Fıtra , fıtr sadakası ) , vacip olan bir sadakadır. Vacip oluşu kesin hadislerle sabittir. Fitre iki öğün yemek karşılığı olarak Ramadan’da veya bayramda Müslüman fakirlere gıda maddesi veya para cinsinden verilir.

İbn-i Ömer’den rivayet edilen bir hadiste : 

“ Rasulullah ( Aleyhisselem ) Fıtır sadakasını Ramadan ayında hurmadan bir sa’ ve arpadan bir sa’ olarak erkek - kadın bütün Müslümanlara farz kılmıştır. ” 

Kaynak : ( Buhari-Muslim )

İbni Abbas ( Radıyallahu anh ) şöyle buyurmuştur : 

“ Rasulullah ( Aleyhisselem ) fitreyi oruçlulara lüzumsuz ve çirkin sözlerden temizlenmek ve yoksullara yiyecek sağlamak için farz kılmıştır. Fitreyi kim namazdan ( Bayram namazı ) önce öderse bu makbul bir zekat , kim namazdan sonra öderse , her hangi bir sadakadır .” 

Kaynak : ( Ebu Davud - lbn Mace ) 

Not : Bu hadis , fitrenin fakirlere harcanan bir sadaka olduğuna , zekatın harcanacağı diğer yerlere verilemeyeceğine delildir.

“ Resulullah ( Aleyhisselem )’a, 

“ Ramadandan sonra hangi oruç efdaldir..” diye sorulmuştu. Şu cevabı verdi : 

“ Ramadanı tazim için Şa’ban ! ” Tekrar soruldu : 

“ Hangi sadaka efdaldir..” Peygamber Efendimiz :

“ Ramadanda verilen ! ” cevabını verdi.” 

Kaynak : ( Tirmizi )

Ebû Said el-Hudrî ( Radıyallahu anh )’den rivayet edilen bir hadiste fitre verilebilecek maddeler ve miktarları şöyle belirlenir : 

“ Biz Peygamber devrinde fitreyi , yiyecek maddelerinden 1 sâ’ olarak verirdik. O zaman bizim yiyeceğimiz arpa , kuru üzüm , hurma ve keş ( yağı alınmış peynir) idi. ” 

Kaynak : ( Buhârî - Ahmed İbn Hanbel )

İbn Abbas naklettiği bir hadiste şöyle buyurulur : 

“ Rasûlullah ( Aleyhisselem ) oruçluları gereksiz ve çirkin sözlerden arındırmak ve yoksullara yiyecek sağlamak için fitreyi farz kılmıştır. Fitreyi kim namazdan ( Bayram namazı ) önce öderse , bu makbul bir zekât , kim de namazdan sonra öderse , herhangi bir sadaka olur.” 

Kaynak : ( Buhârî - Müslim )

Abdullah b. Sa’lebe ( Radıyallahu anh ) şöyle nakletmiştir : 

“ Rasûlullah ( Aleyhisselem ) Ramadan Bayramı’ndan bir veya iki gün önce bir konuşma yaparak şöyle buyurdu : 

“ Buğdaydan , arpadan veya hurmadan 1 sâ’ını hür veya köle , küçük veya büyükler için sadaka olarak veriniz.” 

Kaynak : ( Ahmed İbn Hanbel )

Abdullah İbn Ömer’den şöyle dediği nakledilmiştir : 

“ Peygamber Efendimiz fıtır sadakasını 1 sâ’ ( Ölçek ) hurma ve 1 sâ’ arpa olmak üzere köle , erkek , kadın , küçük ve büyüklere farz kılmış ve insanlar ( Bayram ) namazına çıkmadan önce verilmesini emretmiştir.” 

Kaynak : ( Buhârî - Müslim )

Not : 1 sâ’ = 2.917 Kg’dır..Bazı Hanefi alimlerine göre 3.300 kg olarak sayılmaktadır ..

Açıklama ..

Fitre , Ramadan ayının sonuna , bayramın birinci günü sabahına yetişen ve dinin öngördüğü temel ihtiyaçlardan başka en azından nisab miktarı , yani 85 gr. altın veya karşılığı mal varlığına sahip olan her Müslüman için zorunludur. Nisab miktarına malik olan kişiler çocuk veya deli olsalar bile , fitre vermekle yükümlüdür...

Zenginlik sınırı ölçüsü olan nisab miktarı mal varlığına sahip küçük çocuk veya mecnunların fitresi , onların parasından velileri tarafından ödenir. Bunların yeterli mal varlığı yoksa , velileri kendi fitreleriyle birlikte onların da fitrelerini ödemekle yükümlüdür.

Ramadan bayramının ilk günü , fecrin doğuşundan önce vefat eden , fakir düşen veya fecrden sonra doğan kimseye fitre vacib olmaz. Fitre vacib olduktan sonra , eldeki mal veya para telef olsa , fitre sorumluluğu kalkmaz. Ramadanda oruç tutamayanlara da fitre vaciptir.

Bir kimse , kendi hanımının veya akil - baliğ çocuklarının fitresini vermekle mükellef değildir. Fakat onların rızasıyla kendi paralarından verebilir. Annesi ve babası için de böyledir.

Fitrenin Cinsi ve Miktarı ..( Hanefîler’e göre )

Fitre dört cins maddeden verilir. Bunlar , buğday ( Veya buğday unu ) , arpa ve kuru üzümdür.

Bunların ölçüsü de şöyledir : Buğdaydan yarım ölçek , arpa , hurma ve üzümden ise bir ölçektir..

Hanefîler’in kabul ettiği bir ölçek , 3300 küsur gramdır. Çift elle dolu dolu altı avuç kuru üzüm bu ölçüye denk gelmektedir.

Dileyen , fitreyi kişi başına bu maddelerden belirtilen ölçülerde verir. İsteyen de bunların karşılığını para olarak verir.Zamanımızda para olarak vermenin muhtaçlar için daha uygun olduğu bilinmektedir.

Fitreden asıl maksat , bir kişinin iki öğün olmak üzere bir günlük yemek ihtiyacını karşılamaktır. Belirtilen fitreye esas maddeler arasında , para değeri bakımından bire on nispetine varan , fiyat farkları görülmektedir. Memleketimizde buğday ve arpanın değeri düşükken , üzüm ve hurmanın değeri sekiz - on misli daha fazladır. Öyleyse bu durumu da hesaba katarak , imkan bulabilenlerin fitreyi ortalama bir fiyattan hesaplaması ve orta seviyede iki yemeklik bir kıymetle ödemesi maksada uygun olur.

Fitrenin Ödenme Vakti .. ( Hanefîler’e göre ) 

Fitre , Ramadan bayramının birinci günü , sabah vaktinin girişiyle vacip olur. Fakat fitrenin daha erken verilmesi de caizdir. Fitrenin asıl verilme zamanı ise , Ramadan günleri ve bayramın birinci günüdür. Çünkü fakirlerin bayram sevincine ve ihtiyacına destek olur...

Fitrenin Verileceği Yerler ..

Fitrenin verileceği yerler , zekatta olduğu gibidir. Yani fakir ve muhtaç Müslümanlara verilir. Fitre niyetiyle ayrılmış madde veya para , fakirin mülkiyetine verilir ; yemek ikramı şeklinde olmaz. 

Fakire verirken , fitre olduğunu bildirmek gerekmez. Fitre verilecek kişideki harcanmış olan alacağı ona bağışlamak ise fitre yerine geçmez.

Bir kimse , fitreyi kendi çocuklarına , torunlarına , ana - babasına ve eşine veremez. Fakat diğer yakınlarına vermesinde mahzur olmadığı gibi , fakir akrabaya vermek daha da güzeldir.

Bir fitre bir fakire verilebileceği gibi , bir kaç fakire de bölünebilir. Bir çok kişi de fitrelerini bir fakire verebilirler. Fakat tek fitreyi bölüştürmeden vermek daha uygun olur.

Bir kaç fitre , sahiplerinin izniyle karıştırılmış bir halde fakirlere verilebilir. Fakat ayrı ayrı verilmesi daha uygundur.

Fitreler , vermekle mükellef olanların bulunduğu yerdeki fakirlere verilir. Başka yerlere gönderilmesi de geçerlidir , fakat gereği yoksa mekruh olur.

Notlar :


Ramadan Bayramının ilk günü fecrin doğuşundan önce vefat eden veya fakir düşen veya fecrin doğuşundan sonra dünyaya gelen veya ( İslama giren) bir Müslümana fitre sadakası vacip olmaz. Fakat fecirden sonra ölen bir Müslümana vacip olur. Eğer vasiyet etmişse , terekesinin üçte birinden ödenir. Varislerin kendi mallarından vermeleri de caizdir.

Nisab miktarı mal , fitre sadakasının vücubundan sonra telef olsa fitre düşmez , çünkü verilmesi için önceden bir imkan hasıl olmuştu.


Ramadanda bir özür sebebiyle oruç tutamayan kimseye de fitre sadakasını vermek vacipdir. Hasta , yolcu ve takatsiz kalmış ihtiyar gibi...

Nisaba malik olan bir mü'min hem kendisi , hem bunak ve mecnun olan evladı , hem küçük yaşta olan çocukları ve hem de hizmetinde bulunan köle ve cariyeleri için fitre sadakasını vermekle yükümlüdür. 

Fakir bir çocuğun babası ölmüş olursa veya fakir düşerse , dedesi ( Babasının babası ) nisaba malik ise , çocuğun babası yerine geçer ve fitre sadakasını verir. Bununla beraber sahih görülen bir görüşe göre , bu çocuk için fitre vermek dedesi üzerine vacip olmaz.

Bir kimse , kendi zevcesinin ve akıl sağlığı yerinde büyük evladının fitre sadakasını vermekle yükümlü olmaz. Çünkü bunlardan her biri kendi başına tasarruf hakkına sahib mükellef kimselerdir. Onun için bunlardan her biri nisaba malik ise , zekatını kendi malından vereceği gibi , fitre sadakasını da kendi malından vermekle yükümlüdür. Aynı zamanda sadakalarda bir ibadet manası vardır. Koca , zevcesine ait bir ibadet görevini yüklenmek için evlenmemiştir.

Bir kimse , zevcesinin veya büyük yaştaki evladının fitrelerini onların izinleri ile kendi malından verecek olsa yeterli olur. Bunlar kendi idaresinde ve geçimi altında bulundukları takdirde izinleri olmaksızın vermesi de yeterlidir. Çünkü bu durumda adet bakımından izin var sayılır. Aile arasında bulunan diğer şahıslar hakkında da hüküm böyledir. Gerçek yönden veya adet bakımından izin gereklidir. Çünkü fitre sadakasında niyet bulunmalıdır , niyetsiz verilemez. Böyle bir izin ise , niyet yerine geçer. 

( İmam Şafiî'ye göre , zevcenin fitre sadakası , kendisi zengin olsa bile, kocasına aittir. Kendilerine ücret tayin edilmeyen hizmetçiler hakkında da hüküm böyledir.)

Bir kimse , kendi geçimi altında bulunsalar bile , babasının ve annesinin fitre sadakasını vermekle yükümlü değildir. Baba fakir olduğu halde mecnun ise , fitresini vermek zorundadır.

Fitre sadakası için buğday , arpa , üzüm ve hurma birer değişmez ölçüdür. Çünkü bunlardan maksat , fakirin bir günlük ihtiyacını gidermektir. O da bunlarla karşılanır. Eğer belli bir para ölçü olarak gösterilmiş olsaydı , bu gaye elde edilemezdi. Çünkü yiyeceklerin fiyatı zaman zaman değişmekte olduğundan , belli para bazı yıllar bu maksadı karşılar ve bazen da karşılayamazdı.

Fitre sadakası , zekat gibi niyet edilerek fakirlere temlik şekli ile verilir. Yemek ikramı şeklinde verilemez. Bu niyet , malı ayırırken yapılabileceği gibi , fakire verirken de yapılabilir. Ancak fakire bunu verirken fitre olduğunu söylemek gerekmez.

Fitre sadakasını , aralarında zevciyet veya doğum bakımından ilgi bulunanların birbirlerine vermesi sahih değildir. Bir kimse fıtresini , fakir olan karısına , babasına ve oğluna veremez.

Bir kimse fıtresini bir fakire verebileceği gibi , bir kaç fakire de dağıtabilir. Bir çok kimseler de , fitrelerini bir kaç fakire verebilecekleri gibi, bir fakire de verebilirler. Fakat bir görüşe göre , bir fitre bir kaç kimseye verilemez.

Bir kaç fitre , gerek aynen ve gerek kıymet olarak sahiplerinin izni ile karıştırılmış bir halde fakirlere verilebilir. Her fitreyi diğerinden ayırmaya gerek yoktur. Bununla beraber fitrelerin ayrı ayrı verilmesi ihtiyata daha uygundur.

Fitre sadakası , yükümlünün bulunduğu yerdeki fakirlere verilmelidir. Başka yerlere gönderilmesi mekruhtur.

Hadislerde sadaka-i fıtrin miktarı , buğday , arpa , hurma veya üzümden bir sâ' ( Peygamber döneminde kullanılmakta olan bir ölçü birimi olup yaklaşık 2,917 gr. ) olarak belirlenmiştir. Sadaka-i fıtrin bu sayılan maddelerden belirlenmesi , o günkü toplumun ekonomik şartları ve beslenme alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır. Peygamber Efendimiz ve sahabe dönemindeki uygulamalar dikkate alındığında , sadaka-i fıtır miktarı ile , bir fakirin , içinde yaşadığı toplumdaki orta halli bir ailenin hayat standardına göre bir günlük yiyeceğinin karşılanmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır....

Son olarak ...

Din İşleri Yüksek Kurulu 2015 yılı fıtır sadakası miktarını belirlemek üzere 21 / 05 / 2015 tarihinde toplanmış ve müzakereler sonucunda, 2015 yılı Ramadan ayının başlangıcından 2016 yılı Ramadan ayının başlangıcına kadar en düşük sadaka-i fıtır miktarını 11,50 TL. ( Onbir Lira Elli Kuruş ) olarak
tespit etmiştir.

Belirlenen bu miktarın , “ Asgari miktar ” olduğunun , sadaka-i fıtırda verilecek meblağ konusunda bir üst sınırın olmadığının hatırlatılması , bu konuda ideal olanın , herkesin kendi hayat standartlarına göre asgari günlük gıda harcamalarına denk düşecek bir meblağı vermesinin tavsiye edilmesi ve söz
konusu meblağın , gıda gibi ayni olarak veya para şeklinde nakdi olarak ödenebileceği uygun görülmüştür...




--
Yorumcum Google Groups
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages