Kul Hakkı
Hangi zaman ve mekânda olursa olsun,
haklıların hakkı gasbedilirse orada adaletten eser kalmaz. Zayıf da olsa hak,
sahibine verilmeli, kuvvetli de olsa haksız olan cezasını çekmelidir.
Hak
denilince günümüzde herkesin aklına kul hakkı gelir. Buna rağmen bu mesele geniş
mânâda ele alınmalıdır.
Tarih boyu cereyan eden huzursuzlukların, cinayet
ve fitnelerin hak ihlâllerinden kaynaklandığı açık bir gerçektir. Bundan dolayı
dinimiz bütün hakları dokunulmaz kabul etmiş, ihlâl edenlere birçok müeyyide
getirmiştir. Aykırılıklar büyük günahlardan sayılmıştır. (Nisa
S.A:93)
Hak kavramı Kur’an ve hadislerde çok geniş
yer tutmaktadır. Dinimiz, Kelime-i Tevhid’den sonra hak ve adaletin tesisini
emreder. Mesele bu kadar ciddidir. Ve bu meseleyi her Müslüman’ın bilmesi de
farz-ı ayndır.
Kur’an-ı Kerim’de HAK kelimesi: 20’si harfi tarifsiz olmak
üzere, 247 yerde geçmektedir.
Buna aynı kökten türeyen 14 isim ile 26
fiil sigası eklenince, sayı 287’ye ulaşır. Bu ne muazzam bir
neticedir.
İslâm hukukçuları Kur’an-ı Kerim’de hak kelimesini onbir
şekilde kullanıldığı üzerinde ittifak etmişlerdir. Şöyle sıralamışlardır: Allah,
Kur’an, İslâm, adalet, tevhid, sıdk, gerekli olma, bâtılın zıddı, mal, daha
lâyık, pay/hisse-nasip.
Şu hususa da dikkatinizi çekmek istiyorum: “Kul
hakkı” anlayışı ile “İnsan hakları” terimi tamamen birbirinden farklıdır. “İnsan
hakları” kavramı dünyevi bir bakış açısı ürünüdür. “Kul hakları” kavramı ise
insan, Allah, insan ilişkileri içinde ele alınır. Bu çok daha etkilidir. Kul
hakkı tövbe ile gözyaşı ile ödenemeyen haklardır. Dünyada hak sahibi ile
helâlleşmekle ödenir.
Kul hakkına tecavüzlerden bazıları
şunlardır:
Rüşvet, yalancı şahitlik, hortumculuk, yetim hakkı gasbı,
yalancılık, gıybet, dedikodu, iftira, kötü lakap takmak, alay etmek, çirkin
tavır takınmak... (Hucurat S.A:
11–12) Zina etmek, aldatmak, hile yapmak, borcunu
zamanında ödememek, sövmek, dövmek, yaralamak, çalmak, çevreyi kirletmek,
emanete ihanet etmek... gibi hususlar kul hakkına tecavüzdür. (Bakara S.A:
188) Peygamber Efendimiz buyurdu ki:
“Kıyamet
gününde üç kimse affedilmeyecek:
1- Allah’ın azabından
korkmayanlar.
2- Allah’ı hatırlamayanlar/unutanlar.
3-
Affedilmemiş kul hakkı ile oraya gidenler.
Allah’ın azabından
korkmayanlar şirk yoluna sapanlardır.
Allah’ı hatırlamayanlar
zulmedenlerdir. Allah’ı hatırlasalardı zulmetmezlerdi.
Hakk tarafından
affedilmeyenler de zâlimlerdir.
Mevlüt
ÖZCAN