ALLAHIN SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN

4 views
Skip to first unread message

yoksulkul 2010

unread,
Feb 8, 2011, 8:16:10 AM2/8/11
to yoksulkul 2010
"'Müslümanım' yetmiyor mu da ille de 'sosyalistim' diye
vurguluyorsun?!."
Kuran'la tanıştıktan sonra aldığım eleştirilerin başında
bu geliyor.
Yazdığım kitaplara, makalelere, dostlarımla sohbetlerime
damgasını vuran hep bu eleştiri.
"Müslümanım yetmiyor mu?!..
(Sorunun sonundaki ünlem işaretine dikkatinizi çekerim;
çünkü sadece bir soru değil bu, sitemi de bağrında taşıyor.)
Çok net cevap vereceğim:
Yetmiyor...
Neden biliyor musunuz?
Çünkü AKP'li dostlarım da "Müslümanız" diyorlar-ki hiç
kuşkusuz öyleler-, Suudi Arabistan Kralı da "Müslümanım" diyor, CHP'li
dostlarım da "Müslümanız" diyorlar -ki hiç kuşkusuz onlar da
Müslüman-; bunu böyle uzatmak mümkün...
Hepimiz Müslümanız; ama söz konusu olan şey Kuran'ın
ekonomi politiği olduğunda hepimiz farklı şeyler anlıyoruz. (Ben
kimseden daha iyi Müslüman olduğumu falan iddia etmiyorum, böyle saçma
bir şey nasıl iddia edilebilir ki; benim iddiam, Kuran'ın ekonomi
politiğinin sosyalizmi öngördüğü. Neden "sosyalizm" peki; çünkü lisan
yoluyla anlaşabilmek için eşyaya bir isim koymak zorundasınız da
ondan.)
(Kuran'da tüm bilimlerden pasajlar mevcut; tıp, sosyoloji,
psikoloji, astronomi, felsefe, kimya, hukuk... "Ben hukukçuyum" veya
"Ben tıp doktoruyum" diyen adama, "Müslümanım yetmiyor mu?" diye
soruyor musunuz?)
xxx xxx xxx
Sosyalistlerin veya komünistlerin içinde ateistler yok mu?
Var!
Peki, kapitalistlerin içinde şirk koşanlar yok mu?
Tonlarca...
Kuran'ı doğru anlıyorsam, ateizm ile şirk
karşılaştırıldığında ortaya çıkan şey, şirkin çok daha büyük bir günah
olduğu.
Şu bildirime bakar mısınız:
"Şu bir gerçek ki, Allah kendisine şirk koşulmasını
affetmez, onun dışında kalanı dilediği kişi için affeder." (Nisa,
48)
Allah'ın bu sözlerinden, Yaratıcı öyle uygun görürse
ateizmin affedilebileceğini anlıyoruz; ama aynı şeyi şirk için
söylemek mümkün değil, çünkü bildirim üzerinde tartışılmaya gerek
kalmayacak kadar açık:
"Şu bir gerçek ki, Allah kendisine şirk koşulmasını
affetmez."
İlle de bir şey yapmak geliyorsa içinden, insan ateist
olduğunu düşündüğü sosyalist dostlarına Kuran'ı anlatır; gerisi bu
tebliğe muhatap olanla Allah arasındadır.
("Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündeki insanların hepsi
toptan iman ederdi. Hal böyle iken, mümin olmaları için insanları sen
mi zorlayacaksın!" Yunus, 99)
xxx xxx xxx
Şu anda bu çalışmanın can alıcı noktasındayız:
Müslüman kardeşlerimin bana göre ortak hatası sosyalizmi Marx'ın
babasının malı sanmaları!..
Marx yaşamış en büyük dehalardan biri; buna kuşku yok.
İyi de, Ebuzer marksist miydi?
İlk defa duyacağınız bir üslupla soracağım; Kuran marksist mi?!.
Daha ileri gideceğim:
Hiç ilgisi yok, ama varsayalım ki sosyalizm Marx'ın babasının malı; ne
olmuş?!
Edison Müslüman değildi, Graham Bell de; bu böyle diye ampulü ve
telefonu kullanmayacak mıyız yani!
Ama temel meseleyi bir kez daha hatırlamak gerek:
Marx daha anasının rahmine düşmeden yüzlerce yıl önce İslam
tefekküründe -bugünkü dille- sosyalizm denebilecek hareket çoktan
derinleşmişti bile.
xxx xxx xxx
Konu öyle derin ki, bu kısa çalışmada küçük küçük hatırlatmalarla
idare etmekten başka çare yok.
"O halde, Allah Kuran'da neden açık açık "sosyalizmi
kurun" diye emretmedi?"
Emretti ciğerim, emretti...
Bakın ilk bakışta çok ilgisiz gibi gelebilecek iki ayet:
"Küfre sapanlar sakın öne geçtiklerini düşünmesinler.
Onlar bizi aciz bırakamazlar. Onlara karşı, gücünüz yettiğince kuvvet
hazırlayın. Ordugâhlarda atlar besleyin. ..." (Enfal, 59-60)
Bu ayetin hükmü geçti mi peki?
Hayır tabii!
Bu ayetin hükmü tüm geçerliliği ile sürüyor, ama bugünkü
dille okuduğunuzda amerikan emperyalizmi ile mücadelede ordugâhlarda
uçaklar, tanklar, füzeler bulundurmak anlamına geliyor
Aynen bunun gibi, henüz bildiğimiz anlamda devletlerin
bile bulunmadığı, kapitalizmin esamesinin okunmadığı, bilinen
anlamıyla serbest pazar ekonomisinin bulunmadığı günlerde inen Kuran
ayetleri bugünkü dille okunduğunda ortaya çıkan şey, ekonomik olarak
emredilen şeyin sosyalizm olduğudur.
Küçük bir fikir vermesi açısından naklettiğim bu çok kaba
örneğe rağmen, ilk sözlerimde tüm kararlılığımla ısrar edeceğim:
Kuran, sosyalizmi emretmektedir!
xxx xxx xxx
Tam yeri...
Sosyalizm nedir?
Diyalektik materyalizmi, proleterya diktatörlüğünü, işçi
mi yapar köylü mü meselesini, tek tek ülkelerde mi yoksa tüm dünyada
birden mi tartışmasını, Lenin mi Mao mu konjonktürel ayrıntısını,
üretim araçları tamamen devletin tekelinde mi olacak yoksa istihdam
yaratması şartıyla birtakım girişimcilere de imkân tanınacak mı gibi
"teferruat"ı bir kenara bırakalım; bunlar uzun meseleler.
Bunlar "teferruat"...
Yer dar, zaman kısa...
"Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacı kadar"...
Sosyalizm/komünizm bu işte.
Gerisi "teferruat"...
Servet belirli ellerde mi toplanacak, tabana mı yayılacak;
soru bu işte
Müslüman kardeşlerim hemen hüküm vermesinler, çünkü tam şu
anda Allah devreye girecek; bakın ne diyor.
"... Bu böyle düzenlenmiştir ki, o mal ve nimetler sizden
yalnız zengin olanlar arasında dönüp duran bir kudret aracı olmasın.
..." (Haşr, 7)
Soru neydi; servet, kapitalizmin öngördüğü biçimde belirli
ellerde mi toplanacak, yoksa sosyalizmin öngördüğü biçimde tabana mı
yayılacak?
Yukarıdaki Allah sözlerini (Haşr, 7) bir kez daha okuyun
şimdi:
"... Bu böyle düzenlenmiştir ki, o mal ve nimetler sizden
yalnız zengin olanlar arasında dönüp duran bir kudret aracı olmasın.
..."
xxx xxx xxx
"Bağımsız dostum" sosyalizmi kastederek, "Buna Kuran'da
hangi ayeti delil gösterebilmek mümkündür?" diye soruyor.
"Akıl" için en az yüz tane ayet; "İhtiyaçtan artan/sahip
olunanlar" için Bakara 219, Haşr 7, Hud 87, Adiyat 8... Hangisi
sayacağını şaşırıyor insan. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim:
Benim naçiz tespitlerime göre, malın kötülenmesi, servet tutkusunun
aşağılanması, infak, zekât, sadaka vb. en az 244 ayette geçiyor.
(Arapça bilmiyorum; bu tespiti meallerden yapıyorum.)
Çok kısa geçiyorum.
Sosyalizmin en belirgin talebi olan "eşitlik" meselesi
Kuran'da o denli açık ki, üzerinde tartışma dahi yapılamaz.
Sosyalistleri nasıl eleştiriyor bazı kardeşlerim; "eşitlik
de neymiş, Allah isteseydi hepimizi eşit yaratamaz mıydı?"
"Eşitlik"in sosyalizmin en belirgin talebi olduğundan
kimsenin kuşkusu olmamalı; aksi taktirde bu tartışma bir yere varamaz
zaten.
Eşitlik!..
"Eşitlik" isteyenleri komünist olmakla suçlayanlar -bu ne
biçim suçlamaysa- Nahl 71. ayeti duyduklarında zangır zangır
titriyorlar.
Bakın Allah ne diyor:
"Bakın, Allah rızık bakımından kiminizi kiminizden üstün
kıldı. Oysa zenginler mallarını 'arada fark kalmaz, eşit hale geliriz'
diye yanındakilerle paylaşmıyorlar. Allah'ın nimetini mi inkâr ediyor
bunlar?"
Allah, sözlerini nasıl bitiriyor; Allah'ın nimetini mi
inkâr ediyor bunlar?
Allah'ın nimetini mi inkâr ediyor bunlar!
Kim bunlar?
"Eşit oluruz, eşit hale geliriz" endişesiyle rızıklarını/
mallarını/servetlerini bölüşmeye yanaşmayan zenginler!
Allah'ın daha açık nasıl söylemesini istiyoruz ki:
Bir soru da benden:
Allah isteseydi bizi günde beş kere namaz kılacak biçimde
programlayamaz mıydı; bunu neden bizim özgür irademize bıraktı?
Aynı şey!
Deneme ciğerim, deneme!..
xxx xxx xxx
Şimdi birtakım sahtekârların maskelerini indirmenin
zamanı!
Bugüne kadar hep sosyalizmi tartıştık durduk; peki be
sevgili kardeşlerim kapitalizm denen zulüm düzenini neden hiç
tartışmıyoruz?!.
Bakın Üstad ne diyor:
"Bu hususta İslamla liberalizm arasında ortaya çıkabilecek
belki en ciddi gerilim faizin meşruluğu sorunuyla ilgilidir. Piyasa
ekonomisinin, üretim faktörlerinden birinin karşılığı olan faizi esas
itibariyle meşru bir kazanç olarak gördüğü malumdur." (Mustafa Erdoğan/
Liberal Toplum-Liberal Siyaset/Siyasal Kitabevi, 1998)
Alıntı yaptığımız Üstad bir tespiti seriyor ortaya; ne
diyor?
Kapitalizm fazi "meşru bir kazanç" olarak görür...
Bundan açık bir tespit olabilir mi?
Kapitalizme göre "faiz" piyasanın üretim faktörlerinden
biridir ve "meşru bir kazanç"tır!
Şimdi sıkıdurun:
278- Ey iman edenler! Allah'ın öfkesini çekmekten sakının.
Eğer gerçekten iman etmişlerdenseniz faizi terk edin.
279- Eğer terk etmezseniz, bilin ki, Allah'a ve
Peygamberi'ne savaş açmış olursunuz. ...
İşte size Bakara Suresi'nden iki ayet art arda...
Faizi bırakmazsanız, bilin ki, Allah'a ve Elçisi'ne savaş
açmış olursunuz!
Hoca ne diyordu?
Kapitalizme göre faiz meşru bir kazançtır.
Allah ne diyor peki?
Kapitalizmin meşru olarak gördüğü faizi terk etmezseniz
Bana ve Elçi'me savaş açmış olursunuz!
(Bu ayette "harb" yani "savaş" sözcüğü özellikle
kullanılıyor; bildiğiniz "harp" yani!)
Karar sizindir...
Allah'a ve Elçisi'ne harp açmak ister misiniz?
xxx xxx xxx
Hadi madde madde ve çok kısaca üzerinden geçelim:
1) Kapitalizm, "insan"a rağmendir; bu nedenle Kuran'a
aykırıdır.
2) Kapitalizm "akıl"a rağmendir; bu nedenle Kuran'a
aykırıdır.
3) Kapitalizm, "ihtiyaçtan artanı" dağıtmamakta, hatta
dağıtılmasını engellemektedir; bu nedenle Kuran'a aykırıdır.
4) Kapitalizm "eşitlik"e karşıdır; bu nedenle Kuran'a
aykırıdır.
5) Kapitalizm "zalime karşı mücadele" etmemektedir, çünkü
bizzat kendisi zalimdir; bu nedenle Kuran'a aykırıdır.
6) Kapitalizm, "gönül gözü/kalp gözü" ile görememekte,
hatta görebilecek olanları da engellemektedir; bu nedenle Kuran'a
aykırıdır.
7) Kapitalizm "Tek İlah Allah"ı riyakâr biçimde
reddetmekte, Allah'a ortak koşmakta, adeta yeni bir din icat ederek
Kuran ile savaşmaktadır; bu nedenle Kuran'a aykırıdır.
xxx xxx xxx
Çalışma uzadı; -bu konuya sonra dönem dönem devam etmek
üzere- artık bitirelim mi?
xxx xxx xxx
Arkadaş!
Kapitalizmi, sosyalizmi, komünizmi, faşizmi, her ne isim
veriliyorsa tüm sistemleri bir kenara bırakın gözünüzü seveyim!
Açlıktan ölen bebeklerin bulunduğu bir ülkede, on yedi
tane lüks arabası olanlar, milyar dolarları olanlar, haksız kazanç
şımarıkları, sonradan görmeler, servetleriyle böbürlenenler, fakire
fukaraya merhamet gösteriyormuş gibi yapanlar kanıma dokunuyor.
Yeni dostum "Bağımsız"; dün öğlene doğru benim yaşlarımda
bir adam, mahcup bir beden diliyle caddedeki çöp tenekelerini
karıştırıyordu; bir dostumun cenazesine gidiyordum ve aynı saatlerde
"başka bir dostum" rızık bulmak umuduyla çöp tenekelerini
karıştırıyordu! (Derse bakın: Bir tarafta ölüm gibi bir gerçek, diğer
tarafta rızık bulmak umuduyla çöp tenekelerini karıştıran benim
yaşlarımda bir adam!)
Türkiye gibi cennet bir ülkede 30 milyon kişi açlık
sınırında yaşıyor, 10 milyon kişi zaten aç!
Allah'ın bu kadar cömert davrandığı bir ülkede 8 milyon
işsiz olur mu kardeşim!
Kanıma dokunuyor!
Kanıma dokunuyor!
Ne diyor Enam 104:
"Bakın, Rabbinizden size birçok deliller geldi. Artık kim
vicdanının sesine kulak verirse kendi lehine, kim de körlük ederse
kendi aleyhinedir."
Bu vicdansızlık kanıma dokunuyor!
Kapitalizmin "vicdan" gibi bir kaygısı yok!
Mesele bundan ibarettir!..

"Kuran Ve Sosyalizm" adlı çalışmam çeşitli kesimlerden ilk bakışta
farklıymış gibi görünen ama özde aynı vurguyu taşıyan eleştiriler
aldı. Okurlar, kapitalizmi mahkûm etmeme katılıyorlar, ama sıra
"sosyalizm"e geldiğinde deyim yerinde ise canhıraş bir feryatla
savunmaya geçiyorlar; ortak kanaat, benim İslam yerine sosyalizmi
ikame etmeye çalıştığım... Okurlar, benim Kuran'ın iktisadi yorumunu
yapmakla yetindiğimi kabullenmek istemiyorlar.

Konu iyice anlaşılsın diye, bu eleştirilerden ortak
nitelik taşıyanlara doğrudan cevap vermek sanırım en iyisi olacak.

"Bana kalırsa, ayetlere biraz taraflı bakarak, bugünlerde
herkesin yaptığı gibi, kendi tezinizi en sağlam kaynak diye Kur'an-ı
Kerim'e yorumlatmak olmuş bu bakış açısı. Öylesine ufkuna erişilmez
olan Furkan, sosyalizm kadar insanoğlunu sınırlayan bir sistemi neden
tavsiye etsin?"

Ayetlere "biraz" değil, "tamamen" taraflı bakıyorum;
ezilenlerin, yoksulların, mazlumların tarafından. "En sağlam kaynak
Kuran" nitelemesine tamamen katılıyorum ve aynen bunu yapıyorum; bunda
ne mahsur var ki... Furkan sosyalizmi tavsiye etmiyorsa neyi tavsiye
ediyor sevgili dostum, kapitalizmi mi?

Her şey zıddıyla kaim... İyi-kötü, güzel-çirkin, siyah-
beyaz, sıcak-soğuk, uzun-kısa... Kapitalizmin karşıtı da sosyalizm;
üçüncü bir yol yok ki... İslam üçüncü bir yol değil ki; biri Allah'ın
insanlara vazettiği din, diğeri bu dinin iktisadi yönünün çağdaş bir
yorumu...

"Tabii ki kimisi daha fazla kazanır onunla hesaba çekilir,
kimisi daha az kazanır onunla hesaba çekilir. Açlık mı, yoksulluk mu?
İşte onu o çok kazananlar hesap edecek."

Buna katılmak mümkün değil ki! Kuran bu konuda bize hiçbir
görev yüklemiyor mu yani? Örneğin Nisa 75... Bu tavrı esas alırsak,
ezilenler ve zulme uğrayanlar için hiç elimizi kolumuzu kıpırdatmadan
öylece bakmamız gerekir; bu Kurani bir tavır mıdır?

"Bu işler sosyalizmle çözülmeyecek kadar ince işlerdir."

Bence böyle değil sevgili dostum. Tüm insanların
rızıklardan eşit biçimde yararlanma hakkına inanıyorsak, bu işler öyle
pek ince işler falan değil. Türk Telekom'u özelleştirmezdiniz, kârı
Lübnanlı bir aileye gitmez, kamuya kalırdı; bunun neresi ince iş
gözünüzü seveyim. Bu işlerin ilmini yapan binlerce, onbinlerce
yetişmiş insana sahibiz. Mesele taraf belirlemek; hepsi bu...

"Ölen birinin mal taksimatı Kitap'ta açıkça yazılıdır."

Bence tüm eleştirilerin en can alıcı olanı bu.
Müslümanların neredeyse tamamına yakını, benim önerdiğim sistemin
insanları mülksüzleştireceğini, mala mülke sahip olmasını
engelleyeceğini sanıyor; oysa tam tersi söz konusu. Bu müthiş
eleştiri, insanların öldüklerinde yakınlarına mal mülk bırakması
gerektiği, bunun için de sosyalizmin mahkûm edilmesi gerektiği
yargısını taşıyor. Tekrar ediyorum; oysa tam tersi söz konusu...

İnsan hiç kuşkusuz mal mülk sahibi olacak; mesele, bunun
ne kadar olacağı ve bunun cevabı yine Kitap'ta var: Kendisine ve
bakmakla yükümlü olduklarına yeterli ölçüde mal mülk; mesele bu kadar
açık! (Bakara, 219)

İnsan tabii ki oturduğu evin, sürdüğü tarlanın,
dükkanının, atölyesinin, binek aracının ve benzerlerinin sahibi
olacak; sosyalizm bunu neden yasaklasın ki! (Öldüğünde de miras
bırakacak tabii.)

Meseleyi bir kez daha tekrarlamakta fayda var: Servet
belirli ellerde toplanıp yoksular üzerinde bir kudret aracı olarak mı
kullanılacak (Haşr, 7), yoksa tabana mı yayılacak (Nahl, 71); bütün
mesele bu işte.

(Bu eleştirileri yapan kardeşim bu fakire saygı ve
sevgilerini sunuyor; ben de bu kardeşime saygı ve sevgilerimi
sunuyorum.)

"Sosyalizmin bayraktarlığını yapanları da gördük biz.
Komünizme evrilip de milletin çanına ot tıkayanlar tarihe zulmün
notunu düştüler.

Bu eleştiriye iki itirazım var: Birincisi, bugün dünyada
aç olarak yatan 1 milyar kişinin sorumlusu sosyalistler mi, kapitalist
emperyalizm mi; ikincisi, sözü edilenler beceremediler diye biz bu en
önemli insanlık mücadelesinden vaz mı geçmeliyiz?.. Ona bakarsanız,
tüm dünya da İslamın bayraktarlığına soyunanları gördü; işte Arap
alemi, işte son günlerde yaşananlar... İslamın bayraktarlığını
yapanların beceriksizlikleri Kuran'ı bağlar mı; tüm bu kahrolası
zulmün sorumlusu Kuran mı, yoksa sözde Müslümanlar mı?!.

"Niye illa sosyalizmi İslami referanslar eşliğinde ısıtıp
ısıtıp önümüze koyuyorsunuz ki?"

Çünkü Kuran okuyoruz dostum ve tüm bu zulmü ortadan
kaldıracak hükümleri orada buluyoruz; bundan güzel bir şey olabilir
mi?

"Eliaçık ve arkadaşları da dahil, bir şunun denmediği
kaldı; 'vahyin kendisi bizatihi sosyalizmi öngörüyor! Peygamberin
seslendirdikleri de ondan başka bir şey değildi!..' Yapmayın Allah
aşkınıza!.."

Eliaçık benim en çok yararlandığım bilginlerin başında
gelir, ama onun ve arkadaşlarının adına konuşma durumunda değilim;
ancak kendi adıma şunu söyleyebilirim: Evet, dostum aynen öyle; vahyin
kendisi bizatihi sosyalizmi öngörüyor! Peygamberin -iktisadi
konularda- seslendirdikleri de ondan başka bir şey değildi!

Bakın Allah'ın Elçisi arkadaşlarına neler diyordu:

"Ve biz istiyoruz ki, yeryüzünde ezilip horlananlara nimet
ve bağış sunalım, onları önderler yapalım, onları mirasçılar haline
getirelim." (Kasas, 5)

"Siz Müslümanlıktan, müminlikten ne anladığınızı tarif
edin bize, sosyalizmden ne anladığınızı değil..."

Ben Müslümanlıktan ve müminlikten açlar, yoksullar ve
mazlumlar için mücadele etmek gerektiğini anlıyorum ve bunu anlatmaya
çalışıyorum. Ayrıca sosyalizmden ne anladığımı neden anlatmayayım;
bunda ne sakınca var?

Bugünün temel meselesi yoksulluk... İnsanlar açlıktan
ölüyor... Milyonlarca kişi işsiz ve pimi çekilmiş el bombası gibi
dolaşıyor ortalıkta! Kimi patlayıncaya kadar yerken, kimi aç yatan
çocukları için gözyaşı döküyor! Milyonlarca insan kalleşçe, adice,
namussuzca yollarla onursuzlaştırılmış, açlığa muhkûm edilmiş; bu
durumda Müslümanlıktan, müminlikten ne anlamalıydım sizce?

Herifçioğlu çıkmış televizyona, oturmuş gazetedeki
köşesinin başına zaten 365 gün aç yatan insanlara orucu anlatıyor;
kertenkele öldürmenin hükmünü açıklıyor, cinlerden nasıl karı
edinileceğinin hükümlerini koyuyor, yoksulluğa sabretmenin önemini
vurguluyor!

Bunlar gibi mi olmamı bekliyorsunuz benden?!.

-Kimilerince- İslami veya değil; onursuzca açlığa mahkûm
edilmeye sabretmeyi reddediyorum!

Bu çalışmanın ismi neden "İslam Ve Sosyalizm" değil de
"Kuran Ve Sosyalizm" sizce?

Çünkü Müslümanlar Kuran'a ihanet ettiler!

Tekrar ediyorum ve ısrar ediyorum:

Müslümanlar Kuran'a ihanet ettiler!

Buna sessiz kalmamı mı bekliyorsunuz benden?!...

Maun Suresi boşuna mı indi sizce?!.

Ne diyor Furkan 30:

Peygamber de diyecek ki, "Ey Rabbim, benim halkım bu
Kuran'ı bir kenara attı!"

Allah'ın Elçisi "o gün" bu sözü sosyalistler veya kafirler
için mi söyleyecek, yoksa "benim halkım" diye vurguladığı gibi,
Müslümanlar için mi?!.

"Geçmişin ve bugünün Müslümanlarının zaaf ve yanlışlarını
eleştirin, yerden yere vurun ama aslında Marx'tan önce de sosyalizm ve
öğretisi vardı bahanesi üreterek yazık etmeyin söylemlerinize."

Marx'tan önce sosyalizm ve öğretisi gayet tabii vardı
dostum ve ismi Kuran'dı; ama Müslümanlar, yukarıda Peygamberin de
söylediği gibi Kuran'ı bir kenara atınca Marx ortaya çıktı ve
muhtemelen hiç farkında olmadan Müslümanlara Kuran'ın ekonomik
yorumunu anlattı...

Şu mucize anlatıma bakın.

"O, yeryüzünde denge ve dayanıklık sağlayan dağları
üstünden yerleştirdi. Onda bereketlere vücut verdi. Ve onda,
azıklarını dört günde takdir edip düzenledi. İsteyip duranlar için
eşit miktarda olmak üzere." (Fussilet, 10)

Burada Yeryüzünün yaratılışı anlatılıyor ve rızıklardan
herkesin eşit miktarda yararlanması gerektiği vurgulanıyor; Kuran daha
ne deseyedi be dostum?!.

Şu inanılmaz tespite bakın:

"Allah, rızıkta kiminizi kiminizden üstün kılmıştır. Fazla
verilenler rızıklarını ellerinin altındakilere aktarıp da hepsi onda
eşit hale gelmiyor. Allah'ın nimetini mi inkâr ediyor bunlar!" (Nahl,
71)

Şu muhteşem uyarıya bakın:

" ... Ve sana neyi infak edeceklerini de soruyorlar. De ki:
'Helal kazancınızın size ve bakmakla yükümlü olduklarınıza yeterli
olanından artanını verin.' İşte Allah, ayetleri size böyle açıklar ki,
derin derin düşünebilesiniz." (Bakara, 219)

Kuran'ın daha ne demesini bekliyorsunuz sevgili dostum?

"Herkesin kendi ileolojisini meşrulaştırmak için
başvurulan sıradan bir Kitap mı Kur'an?"

Kaygınızı anlayışla karşılıyorum ve saygı duyuyorum, ama
herkesi bilmem dostum; ben, "Kuran sıradan bir kitap olmadığı için"
ona başvuruyorum ve söylemimi kuran ayetleriyle temellendiriyorum;
ayrıca bundan onur duyuyorum.

"... Özetle İslamla birçok düşünce sisteminin ortak
noktaları var, ancak İslam kendine hastır. 'De ki, ben
Müslümanlardanım.' Selametle..."

"Selametle" dileğiniz için teşekkür ediyorum dostum. İslam
tabii ki kendine hastır. Tabii ki "Müslümanlardanım" demek gerekir;
ama ilk çalışmamda da söylediim gibi, bu bazen yetmeyebilir.

Örneğin, "Özelleştirmelere karşı mısınız?" veya "Serbest
piyasa ekonomisine karşı mısınız?" diye soru sorduğunuz dostunuz size
"Ben Müslümanlardanım." diye cevap verse ne anlarsınız?

Oysa bu dostunuz, "Ben kapitalistim." veya "Ben
sosyalistim." diye cevap verseydi, sorunuzun tam karşılığını almış
olurdunuz.

Daha önce de söylediğim gibi, eşyaya (şeylere) bir isim
vermek gerekir ki birbirimizi anlayabilelim. Kuran'ın iktisadi
yorumunun bugünkü dilde anlamı "sosyalizm"dir. Bu sözcük kimi dostları
itiyorsa o halde "toplumculuk" diyelim, "iştirâkiyye" diyelim,
"iştirakkiyyûn" diyelim; bir şey diyelim yani...

Çalışmamı eleştiren tüm dostlara ve okurlara selam
ediyorum.

Sorun şu sevgili dostlarım:

Ya Rezzak'ın Rezzaklığını tam yapamadığını kabul
edeceksiniz, ya da birilerinin dengeyi bozarak insanları yokluğa/
yoksulluğa mahkûm ettiğini...

Denge isteyenler ve istemeyenler...

Üçüncü bir yol yok!
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages