SEVGİ VE MERHAMETİ SONSUZ ALLAH ADI İLE

2 views
Skip to first unread message

yoksulkul 2010

unread,
Jan 1, 2011, 3:12:07 AM1/1/11
to yoksulkul 2010
Ey incilin izleyicileri! Dininiz(in temeli olan hakikat)in sınırlarını
aşmayın ve Allah hakkında yalnız hakikati söyleyin! Meryem oğlu İsa
Mesih sadece Allahın elçisi, Onun Meryeme ulaştırdığı vaadi(nin
tahakkuku) ve Onun yarattığı bir can idi. O halde Allaha ve
peygamberlerine inanın ve "(Tanrı bir) üçlüdür!" demeyin. Kendi
iyiliğiniz için (bu iddiadan) vazgeçin. Allah, tek ilahtır; çocuk
sahibi olmaktan münezzehtir, göklerde ve yerde olan her şey O'na
aittir ve hiç kimse Allah kadar güvene layık değildir.

NİSA suresi 171. ayet)

yoksulkul 2010

unread,
Jan 6, 2011, 2:45:06 AM1/6/11
to yoksulkul 2010
Kur'an'ı Anlamak/ ŞEHİD ALİ ŞERİATİ

Şimdi yine aynı kitap önümüzde bulunuyor; gerçi mesaj getirici değil;
ama mesajı var. Bu mesaj bize sorumluluk yüklüyor. İşte bu yüzden ben
tarih dersini bu aşamadan sonra Kur'an'dan alacağım. Bundan sonra
bütün incelemelerimi Kur'an üzerinde yoğunlaştırmaya karar verdim.
Bugüne kadar çeşitli konuları, çeşitli alanlarda ortaya koyduğumda
dayanaklarımda ve şahit getirmelerimde Kur'an'dan fazla
yararlanmadığımı görmenizin iki sebebi vardı: Birincisi, esasen, her
şeyden önce düşünmenin, bağımsız ve mantıklı düşünmenin, bir söze
dayanmadan düşünmenin kendisi başlamalıdır. Bir diğeri de daha çok şu
sebeptendir. Ben sade bir araştırmacı, kitap ve inceleme ehli bir
insan olarak, nazari ve ilmi bir mesele ortaya koyduğumda, kesinlikle
benim gözüme çarpan, sonuç çıkardığım, delil getirdiğim şeyin bir
yanılma payı vardır. Bundan dolayı benim veya benim gibi olanlar
tarafından "şu ancak böyledir, başka türlü olamaz" şeklinde bir görüş
öne sürülmemiştir, olamaz da. Bizim inandığımız ve emin olduğumuz şey,
daima daha iyi ve doğru anlama çabasında olduğumuz, bu iş için
herkesten yardım dilediğimiz, hatta düşman ve kötü adlı kimselerin bu
yolda bize yardım edecekleri, ettikleri konusudur.

Bunun için, bir tez ve bir ilmi görüş çıkardığımda veya inandığım bir
mektepten söz naklettiğimde; eğer Kur'an'ın uygun, büyükçe bir
suresini, bir ayeti alıp, o konunun altına yazar, ona dayanırsam, bu,
Kur'an'ı, kendi fikrimi ispatlamak yolunda kullanmam demektir. Kur'an
daima böyle bir araştırma veya tebliğ yönteminin kurbanı olmuştur.
Kur'an, daima buyruklarımızı -ne olursa olsun- ispatlamak için bir
alet olmuştur. Hiç bir zaman hiç kimse, her şeyi, -mezhebi, ilmi,
edebi- bütün zihniyetini ve bilgisini bir tarafa fırlatıp; önceki
görüşlerinden arınmış bir zihinle Kur'an'a yönelmemiştir. Söylediğime
uygun bir hadis vardır: "Her kim Kur'an'ı kendi görüşüyle tefsir
ederse, yeri ateştedir,", Bu "görüş"e "akıl" dediler, yani her kim
Kur'an'ı aklıyla tefsir ederse...! Öyleyse neyle tefsir etmek, doğru
tanımak için akıldan başka bir yolumuz yok. Sonra hayır diyorlar,
bizim maksadımız her ayetin altına imamdan bir rivayet getirmektir!
Efendi! Yoksa bu rivayeti de akılla seçmek gerekmez mi? Yoksa, bu
ayetin tefsiri olan rivayeti aklımızın seçmesi, anlaması gerekmez mi?
Bunu ayetin altına getir, sonra da bu ayetin manasının bu olduğunu
anla?!! Akılsız adamın başına istediğin kadar ayet, istediğin kadar
rivayet döksen yine de fayda etmez. Sağırlara çağırını işittiremezsin,
hele bu sağır ve dilsiz insan, o sesi çağrıyı anlamıyor, duymuyorsa.
Bu adamın canı sıkılır, sinirlenir de, senden bezer, kaçar, sırtını
döner. Artık peygamberin kendisi bile ona bir şey duyuramaz.

Öyleyse mesele Kur'an'ı "görüşle tefsir etmemektir. "Görüş" ne demek?
Yani daha önceki fikir ve inançlarımız. Önce filan ilmî, fiziki,
kimyevi, fıkhi, mezhebi, görüşe inanıyor, ondan sonra gidip Kur'an'da,
önceki görüş ve inancımızın ispatı peşinde dolaşıyoruz. İşte bu yüzden
bakıyoruz ki Şia, Kur'an'ın ardından gidiyor, Şia çıkıyor; Sünni
gidiyor, Sünni çıkıyor; Vehhabi gidiyor, Vehhabi çıkıyor; Cebri
gidiyor, Cebri çıkıyor; Nasibi gidiyor, Nasibi çıkıyor; İhtiyari
gidiyor, İhtiyari çıkıyor,.; . İyi ama o halde Kur'an ne yapıyor?
Bütün bunlar görüştür ve bütün bunlar görüşle yapılmış tefsirlerdir.
Öyleyse nasıl olmalıyız? Önceki bütün görüşlerden arınmış, veraset
yoluyla veya zorla yüklenmiş bütün önceki inançlardan temizlenmiş bir
akıl; idmanlı, uyanık bir zihin olarak; mantıki ve akli, kudretli,
uyanık, mana çıkarıcı, ama daha önceki herhangi bir görüşü ispatlamaya
taassubu ve taahhütü olmayan bir görüşle, Kur'an'a gitmeli ve
Kur'an'ın içinden neyin ne olduğunu görmeli ve çıkarmalıdır...
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages