Size bel fitigi maceramı anlatayım.
Aslinda baslangici cok hatirlamiyorum, 2005-2006 filan olabilir teşhis tarihi. Hatirladigim sey, 2007de italyaya gitmistim ve butun gezi benim dinlenme molalarımla gecmisti. 15 dakikka yuruyus ve banka oturma. Milanodaki arkadasimin beni karsiladigindaki tepkisi "pizza kulesi gibi olmussun" oldu. O gunlerde farkindalik filan hak getire tabii.. Bir gun zara'nın soyunma kabininde etek denerken bir bacagimi digerinin yarisi olarak gormemle artık olay farkındaklıktan çıkıp kör gözüm parmağıma durumuna gelmiş.. Sonrası 15 gun fizik tedavi ki sonuç yok, bir sure havuz macerası. Havuzdan çıkınca acayip yedigim icin onu da bıraktım. Tek basına yuzmek de yazın yuzmeye benzemiyor. Sonra, yoga diye bisey varmış, acaba neymiş donemi.
TT basindan beri son durumum nedir merak ediyordum ama bilirsiniz hep araya baska isler girer. Mesela arabanın bilmem kacbin bakımı daha onemlidir. Kis basindan beri nazlana nazlana yok randevu yok muayene yok rontgen derken zaman gecti. Gercekten de arabanin bakim zamani da geldi. Kendi bedenimin onune gecti gececek, hadi aysegul bir inat, MR randevumu bakım randevumdan bir gun once almayı başardım. Orrayt!
Bilen bilir feci bir is MR. Kapattım gozleri basladım lokha samasta sukhino bhavantu.. Mantra bitiyor gurultuler bitmiyor hadi bakalım sutraları say neydi chittah vritti nirodhah yok o diil sudur budur derken ertesi gun sonucları gosterme gunu geldi.
Havalı havalı anlatıyorum doktora, sormayın gitsin, yoga hocası olucam ben, fleksiyonda sorun yok da efenim ekstansiyonda zorlanıyorum da.. bir goreceksiniz beni, bekliyorum ki doktor ne sahane bir omurganız var diyecek :))
Fıtıgım, paşalar gibi, L4-L-5i'mde oldugu gibi duruyor. Lombar lordozda düzleşme ( ah o mantralar..), tuhaf kistler neyse.. Hicbirinin bir onemi yok. Ozetle ikinci seviyedeyim, 4. Seviyede ameliyat ediyolar. Doktor, istedigini ye dedi :))
Bunları niye yazıyorum? Insanoglu nankor. Basiniza gelen seylere uzulmeyin, ya da uzulun ama birakmayın, her zaman yapabileceginiz daha iyi bir sey vardır. İlk zamanlarımı hatırladım, hic yuruyemedigim, afedersiniz tuvalete bile 4 ayakla gittigim zamanlar yasamıstım. Agrım gene oluyor, zaman zaman.. Hatta gecen sene Dylan'in ashtanga dersinde Suryanamaskar B'den sonra dersi terkettim. Neymiş, akut zamanda bedeni dinle! (Sonra yan odaya gider aglarsın.) Ama bırakma.
Fıtık bana dikkatli yasamayı ogretti. Bedenine saygı gostermezsen o da sana saygı gostermez. Peşinden zincirleme zaten, zihnin, psikolojin ruhun.. Kontol senden cikar.
Yogaya inancim her gecen gun artıyor, asanalarla hizalanırken, hayatta da hizamı bulduruyor, argo tabirle adam ediyor beni. Limitin ne, hedefin ne, yolun ne, basamakları ne.. Hicbir zaman son yok her zaman biraz daha iyisi var… Namaste..