Fethiye...Yıllar yıllar önce benim için sadece güzel bir lagun fotografından ibaret olan bir yer iken oraya ilk gittiğimde işte evet burası dediğim yerlerden birisi oldu. Bazı toprakların sakladıkları enerji, orada yaşamış ruhların bıraktıkları sizi daha adımınızı atar atmaz mest eder kendi kokusu, yaşanmışlıkları, özlemleri, bekledikleri ile...Ormanlarında yürürsünüz muhteşem çam ağaçlarının kokusunu içinize çekerek, cömert denizinde kulaç atarken teninize hissettirdiği ferahlığı yudumlarsınız, gökyüzünde güneş doğarken veya batarken ona doğru uçarken var olduğunuz kainatın yüceliğini derinliklerinizde hissedersiniz....Yaşamanın, varolmanın dayanılmaz hafifliğini yudumlarken her anınızın keyfini çıkarırsınız. Bazen gülerken kahkahalarla, bazen ağlarken umarsızca...Uzun zamandır gidip orada olmak istediğim Kabak Koyu'na yoga sınavım vesilesi ile gidecek olmam gerçekten çok anlamlı benim için. Biliyorum ki o dört gün hayatımın en unutulmaz anlarından biri olacak....