SEYFÜL İSLAM; ''ORDUMUZ AYAKTADIR. ZAFER DİRENİŞİN OLACAK!''

1 view
Skip to first unread message

alaaddin pak

unread,
Sep 2, 2011, 4:26:25 PM9/2/11
to buyu...@hotmail.com
SEYFÜL İSLAM; ''ORDUMUZ AYAKTADIR. ZAFER DİRENİŞİN OLACAK!'' 
SEYFÜL İSLAM; ''ORDUMUZ AYAKTADIR. ZAFER DİRENİŞİN OLACAK!''
01.09.2011    
SEYFÜL İSLAM, 1 EYLÜL FETİH DEVRİMİNİN 42.YILDÖNÜMÜ ARİFESİNDE LİBYA HALKINA SESLENDİ; "ORDUMUZ AYAKTADIR. ZAFER DİRENİŞİN OLACAK!"


Sizlere Trablus'un varoşlarından hitap ediyorum.

Her nerede olurlarsa olsunlar, bütün kardeşlerimiz şu söylediklerimden emin olsunlar, şimdi öğle üzeri El-Aziziye'den geçtik. Orada Libya gençliğiyle bir araya geldik. Sonra Vershefana'da, Navayih El Arbaa'da kardeşlerimizle toplandık. Trablus'un hemen bitişiğindeki bölgeleri de ziyaret ettik. Halkımızın moralinin gayet yüksek olduğunu gördük. Ebu Salim'in iç bölgelerinden gençlik temsilcileriyle ve El-Hadba gençliğiyle de görüştük. İç bölgelerdeki durumun sağlamlığını (onlar da) doğruladı.

Söylediğime itimat edin, güvenin; Biz varız! Herşey yolunda, mücadele devam ediyor ve zafer yakın!

Bugün kardeşlerimiz bana bir mesaj ilettiler. Silahlandırılmış bozguncuların, lağım farelerinin uzaktan uzağa savurdukları "Teslim olun yoksa Bani Valid'e saldıracağız!" tehditlerine cevap vermeye karar veren aşiretler, bugün Verfalla ve Bani Valid'de düzenlenen büyük bir toplantıda bir araya geldiler. Çoğunluk kararıyla onaylanan cevap şu:

"Sizin de Nato'nun da canı cehenneme! Cehenneme kadar yolunuz var! Libya, bizim vatanımız. Bu vatanda doğduk, bu vatanda öleceğiz!"

Verfalla siz farelerden ve müttefiklerinizden (Nato) korkmuyor. Şehirlerimizde sayısız evi hedef alıp, aileleri topluca katleden Nato bombardımanına rağmen, insanlarımız şehitlerini toprağa verip, daha da bileniyor. Mücadelemizi ve direnişimizi zafere kadar sürdüreceğiz.

Fezzan mesela... Bütün aşiretleriyle tamamen tek vücut ve "Lider"e sadık. Bugün orada da bir dizi toplantı gerçekleşti. Sonuç ve kararlılık aynı; Burada korkuya, teslimiyete yer yok!"

Şunu da söylediler; "Bizim babalarımız, dedelerimiz, sömürgeci İtalyan güçleriyle bugün değil, ayakları çıplakken, giyinecek doğru dürüst bir şeyleri yokken savaştılar."

Sirte'ye yönelik tehditlerine gelince... Sirteliler cevaplarını çoktan verdi; Sirte'ye girmek, parkta gezintiye çıkmak gibi bir şey olacak diye düşünüyorsanız, hadi buyrun gelin! Bugün Sirte'nin, onu savunan ve savunmaya hazır olan tepeden tırnağa silahlı 20 000 bin vatan evladı var. Zafer yürüyüşünü sürdürürken, Sirte'den bir çok defa geçtik, bunlar Sirte'yi almaktan bahsediyor!

Şimdi bütün bu hurafeler, genel algıyı çarpıtmak, kaos ve kafa karışıklığı yaratmak için bir medya kampanyasından ibarettir.

Diğer şehirlere de söylüyorum, emin olsunlar, meydan okuyoruz. Liderliği merak etmesinler, sağlığı yerinde, "LİDER"in kendisi gayet iyi, herşey normal çay, kahve içiyoruz, mutluyuz; Çünkü Evimizde, vatanımızdayız ve onun için döğüşüyoruz.

Tobruk, Al Bayda, El Marj, Zlitan ve Trablus'taki kardeşlerimize de mesajımız var; harekete geçmeye hazır olun. Lağım fareleri her hangi bir yere musallat olmuşsa, durmayın, o farelerin üzerine taarruz edin. Kontrol noktaları da yerle bir edilmeli. Vatanımız bu silahlandırılmış bozgunculardan temizlenene kadar, gece ve gündüz, ara vermeden, düşmanı kan revan içinde bırakacaksınız, kanatacaksınız. Böyle yapmak, hepinizin sorumluluğudur ve liderlikte sizlere karşı sorumludur.

Unutmayın; bütün Libyalılar Muammer El-Kaddafi; bütün Libyalılar Seyf El-İslam; bütün Libyalılar Hamis Muammer'dir.

Düşmanı her nerede bulursanız, vurun!

Düşman, zayıf. Düşman, ağır kayıplara uğradı. Yaralarıyla uğraşıyor.

Bab Al Aziziye (bu konuyu sömüren yalancıların yalanlarını ezmek için söylüyorum) son yedi ay boyunca (terör örgütü) Nato'nun düzenlediği 64 saldırıyla zaten tahrip olmuştu. Bu askeri üs, şimdi kitlelere açık. Nato hava saldırılarının günlük saldırılara dönüşeceğinin belli olması üzerine, askeri personelimizi oradan çekme kararı aldık. Bugün Bab Al-Aziziye’ye girip, çıkmanın hiç bir anlamı yok. Halka açık... Halkımız orada festivaller düzenliyor, şarkılar söylüyor. Çadırlarını kurup, kalanlar var. İçindeki bütün askeri malzemeleri başka yerlere naklettiğimiz, tahrip olmuş, metruk binalar.

Bu silahlandırılmış bozguncular, psikolojik savaş yoluyla, insanların kafalarını karıştırmaya, korkutmaya çalışıyorlar, bütün hikaye bu. Halkımıza söylüyorum; hiç endişeniz olmasın; Ordumuz, sağlamdır, silah depolarımız iyi durumdadır.

Tehdit alan aşiretlerle, Tarhuna, Hums, Bani Valid, Sirte, Vershefena, Navahiy El Arbaa, El Eylat'la, bütün bu aşiretlerle bizzat temas edip soruşturdum; hepsi, "Teslim olmazsanız, öldürürüz" diye tehditler yollandığını söylediler. Peki ne cevap vermişler bozgunculara? Verdikleri cevap şu;

"Bu topraklar bizim Evimiz/vatanımız, onu yüz üstü bırakacak değiliz; son kurşunumuza kadar savunacağız!"

Allah'a şükürler olsun, herşey olması gerektiği gibi. Zafer, Allah'ın izniyle yakın.

Bu, bizim vatanımız; sürülüp atılacak olanlar, onlar. Nato, Fransa ve diğer yardakçılarıyla beraber defolup gidecekler; torbalarını alıp defolacaklar. Bunun böyle olacağına en güzel delil, bu hainlerin, bozguncuların oluşturduğu bir konvoyun, halk tarafından Trablus'ta Al-Şahat Caddesinde imha edilmesidir. Bu hikayeyi bütün Trablus biliyor. Konvoydaki bozguncular, yabancı paralı askerler ki aralarında Arap olmayanlar da vardı, hepsi imha olundular.

Buraya İngiliz özel kuvvetlerini getirdiklerini kendileri de kabul ettiler. İtalyanlar, Fransızlar ve diğer yabancılar, bozgunculara para için yardım ediyorlar; fakat biz vatanımız uğruna, Libya halkı ve Libya uğruna savaşıyoruz.

Bazı kardeşlerimizin teybe kaydedilmiş sözüm ona itirafları konusuna değineyim. Bu kardeşlerimiz beni bizzat arayıp, karılarının, kızlarının silah zoruyla  rehin alındığını, teybe kaydedilen sözleri söylemeye mecbur edildiklerini anlattılar. Kendileri, "Bizim istediklerimizi itirafınızmış gibi söylemezsiniz, bütün ailenizi öldürürüz" diye tehdit ediliyorlar. Bu (ayarlanmış teypler) hiç bir şey ifade etmiyor. Mesela, Libya Hükümetinden bazı önemli kişiler, uzakta, çiftlikteyken, gece uykuda silahlandırılmış bozguncuların saldırısına uğrayıp esir düşüyorlar. Taşeron hainler, bu kardeşlerimizi "Söyleyeceğimiz sözleri kendi sözünüzmüş gibi tekrar etmezseniz, oğullarınızı, kızlarınızı öldüreceğiz" diye tehdit edip, zorluyorlar. Küstah düşmanın kirli hilelerinden bir tanesi.

Nato'ya dönüyorum; Siz bu dünyada en dangalak ittifaksınız. Çok salak insanlarsınız, o kadar ki, hatta Trablus'ta saldırı operasyonları yapmakta ısrarlı, sizin görevlendirdiğiniz o şahıs El-Kaide değil miydi? CIA tarafından yakalanıp, Libya'ya gönderilmemiş miydi? Ki biz bu şahsı, bütün dünyada aranan bu teröristi affetmiştik, Şimdi bu tip, suç ortağı teröristlerle beraber saldırıları yönlendiriyor, siz de bu yılanları destekliyorsunuz. Bir gün geriye dönüp sizi de sokarlar. Salak herifler!

Sonuç itibariyle, Vershefana, Navahiy El Arbaa ve Al-Aziziye'ye yaptığım ziyaretlerde, yerinde tespit ettiğim şu gerçeği halkımıza doğruluyorum; farelere hiç bir yerde rast gelmedik ve kontrol noktaları da bomboştu. İçerde korkup oturmak olmaz, dışarıya çıkıp, gece-gündüz demeden, düşmanla yüz yüze gelecek ve savaşacaksınız. Ebu Salim ve El Hadba halkı, Sidi AbdülCelil şehitleri, 2 Mart ilçesi ve diğer mahalleler silahlanıp organize oluyor ve mücadeleyi sürdürüyorsunuz. Allah'ın takdiriyle, Yeşil Meydan'da olacağız.

Ya Zafer, Ya Ölüm!

Allah Büyüktür!
 
01-Eylül-2011 / A.Y Ajans
 


A.Y. Ajans
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages