FİTNEYİ MANŞETTE İMAL ETMEK VB.DUYURULAR-YAZILAR...

4 views
Skip to first unread message

KERİM ÖZBEKLER

unread,
Oct 10, 2011, 6:09:44 PM10/10/11
to yazarkeri...@googlegroups.com
FİTNEYİ MANŞETTE İMAL ETMEK...

Bülent ESİNOĞLU
bulente...@gmail.com

Debka File MOSAD’ın internet sitesidir. Ülkeleri birbirine düşürmek için kışkırtıcı (provokativ) haberler imal eder.
İmal edilen haberlere baktığınızda, haberler iklime çok uygundur. Yutmanız mukadderdir.

MOSAD ve CIA birlikte çalıştıkları için kullandıkları laboratuar aynıdır. Laboratuardan elde edilen sonuçları paylaşırlar.
Bu laboratuarlara “Gladyo Laboraturı” demek yanlış olmaz.
Psikoloji ve sosyal psikolojinin her noktasından yararlanırlar. Daha önce, istedikleri yönde dönüştürdükleri toplumlardan aldıkları verileri, başka bir topluma aynen veya bazı noktalarını tadil ederek uygularlar.(Kültürel yapıyı dikkate alarak.)

İstedikleri toplumu imal etmek için temel ilkeleri şudur; terörle mücadeleyi haklı çıkartmak için terör organize etmek. Bu yolla istediği ülke veya iktidarı değiştirmek.

Halkın yoğun bulunduğu mahallerde, istasyonlarda, manavda, polis karakolunda bombalar atarak, havaya uçurarak, halkı bezdirerek, aman, tek şu terör bitsin de, kim iktidar olursa olsun noktasına getirirler.
Bilahare siyaset arenasına, kendi ideolojilerine yakın kişileri taşırlar.(12 Mart, 12 Eylül, İtalya’da Başbakan Aldo More kaçırıp öldürmek gibi)
Gladyonun laboratuarları bunlardır.

Buraya şuradan geldim. Debka File, yani MOSAD, Suriye ile Türkiye’nin arasını daha da açmak(iklim müsait), Suriye ile Türkiye’yi bir an evvel çatıştırmak için, gene böyle bir haber imal etmiş.
Vatan Gazetesi manşetten “füze yağdırırız” diyor. Yazının altına bakınca, bu sözü Esad’ın söylediğini söylüyor.

Bundan birkaç gün önce de, batı gazetelerinden birinde( Rusya. Ru) gene Esad’ın ağzından “ Batı ülkelerinden biri, Suriye’ye müdahale ederse, Suriye de İsrail’e müdahale eder şeklinde bir haber çıkmıştı. Rusya Gazetesinin bu haberine bende inanmıştım. Meğersem o da Debka File’den almış. Ertesi gün haberi yalanlamak zorunda kaldı.

Siz,siz olun Debka File sitesinden alınmış hiç bir habere inanmayın.

NOT.BUNDAN 96 YIL ÖNCE AYDIN'LI ÜNLÜ DEMİRCİ MEHMET EFE (İLKOKUL MEZUNUDUR), İZMİR'DE Kİ 60 YAHUDİ-RUM-ERMENİ İLE TOPLANTI YAPMAYA GELEN VE TOPLANTIYI YAPTIKTAN SONRA 2 YUNAN İSTİHBARAT SUBAYINI GÖREVLENDİRDİĞİ 2 EFE İLE TONGAYA DÜŞÜRÜP YAKALAMIŞ. ONLARI İZMİR'DEN AYDIN'A GETİRTMİŞ VE SORGULAMIŞTIR, YUNANLILARIN ANADOLU'DA YAPMAK İSTEDİKLERİNİ ÖĞRENDİKTEN SONRA BAŞLARINA BİRER KURŞUN SIKARAK ÖLDÜRMÜŞTÜR. BU KONUDA BAŞ KIZANI ''SÖKE'Lİ ALİ EFE'' TAM 1 KOMUTAN AVCISI İDİ, KENDİLERİNİ YAKALAMAYA GELEN OSMANLI İMPARATORLUĞU İÇİNDE BULUNAN YAHUDİ-ERMENİ-RUM ASILLI KOMUTANLARI ÖZELLİKLE TAKİP EDER, NAMLUYU İLK ÖNCE ONLARA DOĞRULTURDU. İYİ NİŞANCIYDI, BİR ÇOK YABANCI SUBAYI ALNININ TAM ORTASINDAN VURUP DEVİRMİŞTİR, 20-22 YAŞINDA Kİ ASKERLERİ TESİRSİZ HALE GETİRMEK 35-40 YAŞINDA Kİ EFELERE ÇOCUK OYUNCAĞI GİBİ GELİRDİ. EFELER, YABANCI KÖKENLİ ORDU MENSUPLARINI VE HALKI SEVMEZDİ. NİTEKİM YABANCI KÖKENLİ VE DÖNME SUBAYLARIN OSMANLI İMPARATORLUĞU'NUN SON ZAMANLARINDA KURDURDUKLARI BÜTÜN ÇETE TEŞKİLATLARI İLE ÇATIŞMAKTAN ÇEKİNMEMİŞLER, HEPSİNİ BAŞLARINDA Kİ SUBAYLARLA BERABER ÖLDÜRMÜŞLERDİR.  
 
***************************************************************************************************************************************************
 
Sayın KERİM ÖZBEKLER,

Aşağıda Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun Son Basın Duyurusunu bulabilirsiniz.

AVRUPA BİRLİĞİ TÜRKİYE DELEGASYONU İLETİŞİM PROGRAMI;

Avrupa Parlamentosu’nun Guy Verhofstadt başkanlığındaki Avrupa için Liberal ve Demokrat İttifakı (ALDE) Grubu’ndan bir heyet 9-11 Ekim 2011 tarihleri arasında İstanbul ve Ankara’yı ziyaret edecektir.

Heyette, 85 milletvekili ile Avrupa Parlamentosu’nun üçüncü grubu olan ALDE’nin lider kadrosu bulunmaktadır.

Heyette, Başkan Guy Verhofstadt’ın yanısıra ALDE Bürosu mensupları Alexander Graf Lambsdorff, Anneli Jäätteenmäki, Annemie Neyts-Uyttebroeck ile ALDE Grubu Milletvekili Metin Kazak yer alacaktır.

Heyet Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve TBMM’de grubu olan siyasi partilerle, Salı günü de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AB Bakanı Egemen Bağış’la bir araya gelecektir.

11 Ekim 2011 Salı günü, saat 11.30 – 12.00 arasında Atatürk Bulvarı, Rixos Grand Ankara Oteli, Millenium-1 Salonunda-ANKARA, basın toplantısı gerçekleştirilecektir.

Heyete aşağıdaki telefondan ulaşılabilir;
Rune Glasberg, ALDE Grubun danışmanı, TEL.+32 475 537 451.
 
***************************************************************************************************************************************************
 
AB İŞİNE GELEN ULUSLARARASI KURALI UYGULUYOR, GELMEYENİ GÖZARDI EDİYOR...

Prof.Dr.Ata ATUN
ata...@gmail.com
KKTC

Avrupalılar her ne kadar gözlerinizin içine baka baka “Avrupa Birliği’nin kuruluş temelleri üçayak üzerine kuruludur ve bunlardan bir tanesi “Adalet” diğeri de İnsan Haklarıdır” diyorlarsa da pek inanmayın. Avrupalıların ve Avrupa Birliği’nin “Adalet” ve “İnsan Hakları” kavramları kendi çıkarları ile doğru orantılıdır.

AB işine geldi mi kuralları uygulamakta, işine gelmedi mi de kuralları ve Uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak yanından dolaşmakta ve istediğini yapmakta.

AB üyesi devletlerin tarih kitapları bu yüz karası uygulamayı, taraf tutmayı, adamına göre hareket etmeyi, yandaşlarını kayırmayı, kuralları çiğnemeyi ve uluslararası anlaşmaları hiçe saymayı yazamayacaklar ama bizim tarih kitapları bu çifte standardı tüm açıklığıyla yazacak.

NOT.ARAŞTIRMACI GAZETECİ VE YAZARLARIMIZ DÜNYADA OLUP BİTEN HER ŞEYİ TAKİP ETMELİ, YAZMALI VE ZAMANINDA KAMUOYUNA DUYURMALIDIR. KAMUOYU DA, DUYURULAN BİLGİLERİ DEĞERLENDİRDİKTEN SONRA KENDİLERİNE GÖRE HER TÜRLÜ ÖNLEMİ ALARAK HAYATLARINI İDAME ETTİRMELİDİRLER. ÖLÇÜNÜZ ŞU OLMALIDIR;ÇALIŞTIĞINIZ HALDE KAZANCINIZDAN MEMNUN DEĞİLSENİZ VEYA SİZ ÇALIŞIP BAŞKALARI YİYORSA VE BUNU FARK EDİYORSANIZ ORTADA BİR YANLIŞLIK VAR DEMEKTİR, O ZAMAN GEREKLİ HER TÜRLÜ ÖNLEMİ ALMAK SİZE DÜŞER. BU KONUDA KARŞINIZA ÇIKAN BÜTÜN GÜÇLERLE SAVAŞMALISINIZ, BU GÜÇ SİZDE VARDIR.(KERİM ÖZBEKLER)
 
***************************************************************************************************************************************************
 
ANKARA'DA BULUNAN KURGU KÜLTÜR MERKEZİ'NDE 13-14-15 EKİM 2011 TARİHLERİNDE YAPILACAK ETKİNLİKLER...

BEDİSA ELİADZE
“Sus Yanığı” Üzerine
Söyleşi ve İmza Günü
Konuşmacılar;
Kevser Ruhi
Nizamettin Uğur
13 Ekim 2011 Perşembe Günü, Saat.18.30'da...
*
NEBİH NAFİLE
Şiir ve Türkü Dinletisi;
“Yürekten Dile Dilden Size”
Güneş Hepimiz İçin
Konuşmacı;
Burhan Günel
Söyleşi-İmza-Müzik
14 Ekim 2011 Cuma Günü, Saat.18.30'da...
*
Osman Namdar
ile Dağların Şiirine Yolculuk
15 Ekim 2011 Cumartesi Günü, Saat.18.30'da...

VE

Nizamettin Uğur yönetiminde
YARATICI YAZARLIK ATÖLYESİ

Çiğdem Ülker yönetiminde
ÖYKÜ ATÖLYESİ

Nisa Günel yönetiminde
DİLLE ETKİLİ İLETİŞİM ATÖLYESİ

Başvurularınız için;

ALAADDİN TOPÇU
Kurgu Kültür Merkezi
Konur Sokak, No.13-5 KIZILAY-ANKARA
TEL.0.312.4195485
kurgukult...@gmail.com

İLGİLENENLERE ÖNEMLE DUYURULUR.

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
 
***************************************************************************************************************************************************
 
PKK GİDECEK, ONLAR GELECEK;ABD, PKK'YA ALTERNATİF YENİ 1 ÖRGÜT KURUYOR...

AŞAĞIDA OKUYACAĞINIZ HABER;http://ahmetdursun374.blogcu.com/ İSİMLİ İNTERNET SİTESİ'NDEN ALINMIŞTIR...

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

Türkiye’yi hedef alan PKK biterse yerine alternatif ABD topraklarında “Ermeni, Kürt, Süryani özgürlük savaşçıları” adlı silahlı terör örgütü kurulduğu belirtildi.

Asimed Başkanı Yrd. Doç. Dr. Eğilmez: ”PKK’ya alternatif yeni bir silahlı terör örgütü kuruldu. Bu örgüt silahlandırılarak ABD topraklarında faaliyete başladı”

ERZURUM (İHA)

Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMED) Başkanı Yrd. Doç. Dr. Savaş Eğilmez, Türkiye’nin gündemini sarsacak bir araştırmada bulunduklarını ifade ederek, Türkiye’nin PKK’yı kararlı bir biçimde bitirilmesini göz önüne alan dış güçlerin ABD topraklarında “Ermeni, Kürt, Süryani Özgürlük Savaşçıları” adı altında yeni bir silahlı terör örgütü kurduklarını ve faaliyete hazır hale gelen bu örgütün silahlandırılıp, ambleminin de ASALA ve PKK’nın simgelerinden oluştuğunu söyledi.

Uzun süredir araştırma yaptıklarını ve fotoğraflarla, belgelerle ortaya koyduklarını belirten Eğilmez, ABD topraklarında Türkiye’yi hedef alması için kurulan silahlı terör örgütünün internet üzerinden kayıtlar almaya başladıklarını belirtti. Türkiye’nin gerek hüküm sürdüğü coğrafyadan, gerekse tarihten gelen mirası nedeniyle birçok defa kötülüklerle karşı karşıya bırakıldığını kaydeden ASİMED Başkanı Yrd. Doç. Dr. Savaş Eğilmez, “Ünlü tarihçi Hammer, Türkleri şu şekilde ifade eder; ‘Türk, Heredot’tan,Tevrat’tan çok eski yüzyılların tanıdığı bir ulustur. Sadelik içinde görkem, sükunet içinde ihtişam, tahakküm kabul etmeyen bir yüreklilik, alabildiğine geniş bir fetih aşkı, sonsuz bir teşebbüs kabiliyeti, bölgelere uymaktan çok bölgeleri kendine uydurma zevki ve alışkanlığı, Türk milletinin asırlar dolduran tarihinde açıkça görülür.’ Avusturyalı tarihçinin Türkler hakkında söylediği bu cümlenin her kelimesi doğrudur. Bugün dünyayı yönetenler, bu özelliklerin bilincinde oldukları için, yüzyıllardır bu devleti güçlendirmemek adına her türlü oyunu sahneye koyuyorlar. Bu oyunların en alçakça olanı da uzun bir süredir yaşadığımız terör olaylarıdır. Türkler, en genç devletleri Türkiye Cumhuriyeti tarihinde önce ermeni asala terör örgütünü hemen sonra bölücü terör örgütünü tanıdı. Onların cinayetlerine maruz kaldı. Sonraki gelişmeler gösterdi ki aslında bu iki örgüt kolektif çalışmalar yürüten bir yapıya sahipti. Kuruluş amaçları, hedefleri ve beslendikleri odaklar aynıydı. Çünkü bu örgütleri kuranlar ve yönlendirenler aynı merkezlerdi” diye konuştu.

ASALA terör örgütünün misyonunu bölücü terör örgütü PKK’ya devrettiğini ifade eden Eğilmez, “Bu oyunu yönlendiren ve bu kuklaları oynatan taraflar çok iyi biliyorlar ki, bu görkemli ve yürekli millet bu alçaklığı da mutlaka bertaraf edecektir. Bu nedenle yeni oluşumlara zemin hazırlanmaya başlanmıştır. Amerika’da faaliyet gösteren “American Armenian Militia” isimli örgüt “Ermeni, Kürt, Süryani Özgürlük Savaşçıları” adı altında bir şube oluşturarak üyelerine silahlı eğitim veriyor. Zamanı geldiğinde gerçekleştirecekleri silahlı mücadeleyle, Türk topraklarını bölüp kendi aralarında paylaşmayı amaç edinen bu örgüt sistematik bir şekilde çalışmalarına devam ediyor ve militan sayısını çoğaltmaya çalışıyor. Bütün bunları internet üzerinden gerçekleştiriliyor. Sanal ortamda kendilerine katılanları, çok geçmeden kamplara alıp başta askeri olmak üzere bir dizi eğitime tabi tutuyorlar. Uygulanan bu eğitim zamanla unutulmasın diye sistematik bir şekilde devam ettiriliyor. Organizasyonun başında ise Amerika’daki Ermeni diasporası var. Bu örgütün bütün masrafları diaspora tarafından finanse ediliyor” dedi.

ASALA ve PKK’nın simgelerini taşıyan bu örgütün amblemi ve Amerikan topraklarındaki silahlı eğitim görüntülerinin ASİMED derneğine ait sitede kamuoyunun bilgisine sunulduğunu belirten Eğilmez, “Bununla beraber örgütle ilgili bilgileri bir dosya halinde Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı’na gönderdik. Amerikan federal kaynakların bu konuyla ilgili mutlaka detaylı bilgileri vardır. Dosyayı göndermekte amacımız, bu tür teröre hazırlık faaliyetlerinden Türk kamuoyunun da haberdar olduğunu hatırlatmaktır. Türk kamuoyunun beklentisinin, her fırsatta dost ve müttefik bir ülke olduğunu belirten Amerika Birleşik Devletleri’nin en kısa zamanda bu faaliyetlerin önüne geçmesi olduğunu ısrarla belirtmiş bulunmaktayız” diye konuştu.

NOT.DÜNYA'DA Kİ BÜTÜN TÜRKLER UYANIK OLMALI, BU TÜR KURULUŞLARIN TUZAĞINA DÜŞMEMELİDİR. BÜTÜN TÜRKLER, BU TÜR BİLGİLERİ BİRBİRİNE AKTARARAK. GEREKLİ ÖNLEM VE TEDBİRLERİ ZAMANINDA ALMALIDIRLAR, TEHLİKE KAPIYA DAYANDIKTAN VEYA MADDİ-MANEVİ ZARARA YOL AÇTIKTAN SONRA ALINACAK TEDBİRİN FAYDASI OLMAZ. HERKES BU KONUDA ÜZERİNE DÜŞEN ÖZELLİKLE MAL-CAN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAYACAK TEDBİRLERİ ALMALIDIR, BUNUN İÇİN YAPILACAK EN ÖNEMLİ İŞ İYİ İSTİHBARAT ALMAKTIR.(KERİM ÖZBEKLER)
 
***************************************************************************************************************************************************
 
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI'NI VE TÜM CUMHURİYET SAVCILARINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM...

SEFER ÇETİNKAYA
seferce...@hotmail.com

Sevgili okurlarım, Tayyip Erdoğan ve Türkiye’nın Dışişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Ahmet Davutoğlu, “komşularımızla sıfır sorun” palavrasını atıyorlardı ya. Bunu, Yunanistan’ın Ege’deki karasularını 12 mile çıkarma, hava sahasını da aynı oranda genişletme istekleri dahil bütün taleplerini Türkiye’nin aleyhine olacak şekilde kabul ederek, Ege Ordusu’nu da gene Yunanistan’ın taleplerine uygun bir şekilde etkisizleştirerek, Türk Deniz Kuvvetleri’ni Yunasitan’ın izni olmadan Ege Denizi’ne giremez ve Akdeniz’e açılamaz, Hava Kuvvetleri uçaklarımızı da Ege üzerinde uçamaz hale getirerek gerçekleştirdiler. Bunu “Masanın Türkiye tarafı boştu” başlıklı yazımda somut verilerle ortaya koymuştum. İsteyenler, o yazımı internetten indirerek veya Facebook’taki sayfamda, ya da www.sefercetinkaya.com aderimden de okuyabilirler. Lozan’da, Berlin’de, Paris’te (bende orada idim M.B.) düzenlediği miting ve konferanslarda “Ermeni soşkırımı emperyalist yalandır. Biz soykırım yapmadık vatanımızı savunduk. Biz milletimize hakaret ettirmeyiz” diyen Doğu Perinçek’i, 10 yıla yakın bir süre Rus arşivlerini inceleyerek Ermeni soykırım iddialarının yalan olduğunu ortaya çıkaran ve bunu bütün dünyaya gösteren Mehmet Perinçek’i hapise atarak Ermenileri de mutlu ettiler.

Ancak iki komşumuz ve Müslüman ülke İran ve Suriye’ye Amerika’dan aldıkları emir doğrultusunda savaş açmak üzereler. Ahmet Davutoğlu, Mehmet Ali Birant’ın sunduğu 32.Gün programında, hem de canlı yayında, Türkiye’yi savunuyormuş pozlarında, ihanetlerini gizlemeye çalışarak, “Suriye’deki iç karışıklık Türkiye için bir tehdit oluşturursa ‘savaş’ dahil her türlü senaryoya hazırız” diyor ve ekliyordu, “bölgenin ihalesi bizde.” Mustafa Hidayet Vahapoğlu’nun deyimiyle ‘ABD’nin Posta Beygiri’ Davutoğlu bu konuşmasıyla büyük patrondan ihaleyi aldıklarını itiraf etmiş olmuyor mu? Ne yapıyor da Türkiye’nin güvenliğini tehdit ediyor Suriye? Bu konuda Davutoğlu’nun elinde somut bir belge var mı? Eğer varsa bunu halkla niçin paylaşmıyor?

Suriye’nin Türkiye’yi tehdit eden bir söylemi ve eylemi olmadığı halde AKP iktidarının Suriye’yi tehdit eden eylemleri var. “Rejim muhalifi” denilen, ama tıpkı PKK gibi Amerika tarafından desteklenen ve Türkiye’den gönderilen silahlarla donatılan, adına “Suriye Geçiş Konseyi” diye uyduruk bir isim taktığımız terör örgütünün Türkiye’de toplantılar yapması, Suriye’nin AKP iktidarı tarafından tehdit edildiğinin somut kanıtları değil mi? Sen bunları yap, sonra da Suriye’deki iç karışıklığın Türkiye için bir tehdit oluşturduğunu iddia et. Anadolu Ajansı’nın (AA) Suriye Muhabiri Hediye Levent, Suriye’nin Cisreşşugur kentinde silahlı teröristlerin 120 güvenlik görevlisi polis ve askeri öldürdüğünü fotograflarla destekleyerek haber yapmıştı. Bu haber üzerine AA, Hediye Levent’in görevine son vermedi mi? O teröristler Türkiye üzerinden ve AKP iktidarının desteğiyle silahlandırılmamış mıydı? Suriye’ye kaçak silah sokan Urfa plakalı kamyonlar Suriye topraklarında silah yükü ile yakalanmamış mıydı? Bütün bunlar, Suriye’yi Türkiye’ye karşı savaşa tahrik etmiş olmuyor mu? AKP iktidarı ve Ahmet Davutoğlu, Suriye devlet yetkililerini, Türkiye’ye karşı savaş açmaya veya hasmane hareketlerde bulunmaya, yabancı bir devletle, yani Amerika ile işbirliği yaparak tahrik etmektedir. Durum bu kadar nettir. Davukoğlu’nun bu açıklaması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 304. maddesine göre ağır bir suç oluşturmaktadır. Ne diyor 5237 sayılı kanunun Dördüncü Bölümün’nde yer alan “Devlete Karşı Savaşa Tahrik” başlığı altındaki 304. maddesinin hemen 1. fıkrası? Davukoğlu’nun bu açıklaması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 304. maddesine göre ağır bir suç oluşturmaktadır. Ne diyor bu kanunun “Devlete Karşı Savaşa Tahrik” başlığı altındaki 304. maddesinin hemen 1. fıkrası? (1)Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yukarıdaki madde son derece açık. Bu madde tanımına giren suç da ortada.

AKP iktidarı ve Ahmet Davutoğlu, yabancı bir devletle, yani Amerika ile işbirliği yaparak Suriye Devlet yetkililerini Türkiye’ye savaş açmaya veya Türkiye’ye karşı hasmane hareketlerde bulunmaya zorlamaktadır. Şimdi ben Cumhuriyet Savcılarını, bilhassa Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nı göreve çağırıyor ve suç duyurusunda bulunuyorum. Derhal ve acilen harekete geçsinler ve Ahmet Davutoğlu hakkında hemen soruşturma açsınlar. Bunu yapmazlarsa suç işlenmesine göz yummuş olacaklardır.
 
***************************************************************************************************************************************************
 
BU VATAN TÜRK'TÜR VE TÜRK'ÜNDÜR...

Mustafa ÖNDER

Size demiştik; Türk dili kitaplarından “Türk” adı kaldırıldı. 12 Haziran sonrası hazırlanacak anayasadan temelli silecekler, “Andımız”ı, “Gençliğe Hitabe”yi kaldıracaklar, hazır olun diye. Dağdaki taştaki “Ne mutlu Türküm diyene” sözüne de, “İstiklâl Marşı”na da kafayı takmış AKP.
Dinçer’in eline geçen Millî Eğitim Bakanlığı, Atatürk İlke ve İnkılâpları ile Atatürk milliyetçiliğine vurgu yapan yasal maddeleri KHK ile kaldırdı. Bunun yerine insan haklarına vurgu yapan yeni hedefler koymuş. Artık hiçbir Türk çocuğu, Türklük kimliğine dayalı ve Atatürkçü esasına göre yetiştirilmeyecekmiş. (Bu belki Türk milliyetçilerini kamçılar da yeniden doğuşa vesile olur!).

İki yüzlülüğün böylesine pes doğrusu

Yani, zaten çok uzun zamandır “kumlu çamurlu toprak”anlamındaki “milli” olarak yazılan “Millî Eğitim Bakanlığı”nın “millî”si sizlere ömür!
Eylülde Kuzey Afrika’da “bahar”yaşamaya çalışan Başbakan Erdoğan, laiklik diye tutturuyor, “Libya Libyalılarındır” diye esip gürlüyor; kendi bakanı ise Türklüğe, Atatürkçülüğe dinamit koyuyor. Bu kadar iki yüzlülüğe pes!
Yandaş yalaka da yazmış: “Millî Eğitim Bakanlığı’nın yeni kanuna göre ilk görevi artık ‘Atatürk ilke ve inkılapları’, ‘Atatürk milliyetçiliği’, ‘Türk milletinin millî, ahlâkî, manevî, tarihî ve kültürel değerleri’gibi, ne olduklarını bugüne kadar bir Allah’ın kulunun bile kavrayamadığı ideolojik mugalatayı ‘benimsetmek’ değil.” Bu ne kin, bu ne Türk düşmanlığı kardeşim?

Panel adı altında Türk’e savaş açıyorlar

TESEV borazanlarının “Türkiye Cumhuriyeti bir Türk devleti değildir” dediği bir özgürlük içinde, Anayasadan Türk kelimesini çıkaracağını açıklayan AKP’ye Yahudi Sorosçu dernek de “Anayasal vatandaşlık” paneli ile arka çıktı: “Kurumlardan ‘Türk’ adını temizleyelim!” Sorosçu Dünya Demokrasi Hareketi, panel adı altında Türk’e savaş açıyor, Ankara’daki panelde kurum adlarındaki “Türk” kelimesinin kaldırılmasını, “Türk milleti” yerine de “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı”nı teklif ediyor!
Hem de Türkün vatanında! Ankara’nın göbeğinde... Necip Fazıl Salonunda!
Hedefte, Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu, Türk Standartları Enstitüsü var. İsimlerindeki Türk’ü kaldırıp “Türkiye”sözcüğünü koyacaklar.
Ermeni meselesinde Türkiye’nin haklılığını koyan TTK Başkanı Yusuf Halaçoğlu’ndan sonra düzene uymayan Ali Birinci de kapının önüne kondu biliyorsunuz.

Türk düşmanlarının yeni oyunu

Sorosçulara tepki gösteren TTK eski başkanı Ali Birinci, Türk sözcüğüne ‘habis bir ur muamelesi’ yapıldığını, böyle bir uygulamanın dünyada benzerinin görülmediğini belirterek, “Fransa’daki enstitülerin başında Fransız kelimesi vardır. Fransa yoktur. İngiltere’deki kuruluşların başında İngiltere yoktur, İngiliz kelimesi vardır. Ama bu Türkiye’de yeni icat. Türk kelimesi belki bir süre sonra da Türkiye kelimesi kaldırılmaya çalışılacak” diye gerçeği açıklıyor.
Ortaya konan Türke diş bileyenlerin ve Türke düşman olanların yeni oyunu. “Türkiye”dense bile gene içinde bir Türk olduğu için o da değiştirilecek, alıştıra alıştıra...

12. asırdan beri bu toprakların adı Türkiye’dir. Türklerin canı ve kanı olmasaydı bu topraklarda yaşayan unsurlar bu topraklarda hayatlarını sürdürebilir miydi? Bu topraklardaki Çerkezler ve Gürcüler dâhil, Rumeli’den gelip, kendine farklı isim veren herkes varlığını Türk’e borçludur. Türkü, “millî” kimliği oraya buraya itelemenize izin vermeyiz, var mı itiraz eden?

Kâşgarlı Mahmut ne demişti: “Her kim ki muradına ermek isterse Türklüğe bağlı kalsın. Çünkü Türklük; temiz yüreklilik, merhamet, adalet, haktanırlığın hamuruyla yoğrulmuştur. Bu hasletler Türk’e Tanrı’nın ikramıdır. Dünyanın öyle devirleri olacaktır ki Oğuz Türkleri dünyanın yönetimini ellerine alacaklardır. Yeter ki Türklüklerini unutmayalar, Türklüklerine layık olsunlar.”

Türkiye,“Türklerin kurduğu” bir devlettir.“Ne mutlu Türküm diyene”diyebilenlerin devletidir. Dağ taş onunla damgalıdır. “Türkiye, Türklerindir” vesselâm!
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages