RESİM YARIŞMASI 1.CİSİNE 2.000 TL.ÖDENECEK VB.DUYURULAR-YAZILAR...

4 views
Skip to first unread message

KERİM ÖZBEKLER

unread,
Sep 26, 2011, 11:30:44 PM9/26/11
to YAZAR KERİM ÖZBEKLER GRUBU
4.EGEART GENÇ SANAT RESİM YARIŞMASI 1.CİSİNE 2.000 TL.ÖDENECEK...

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

AMAÇ;

Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen 4.EgeArt Sanat Günleri
kapsamında ve Sanat Danışma Kurulu'nun önerisi doğrultusunda, İzmir'in
sanat ortamına plastik sanatlar alanında genç bakış açısı getirmek,
sanat yapan gençleri özendirmek ve genç sanatçıların yapıtlarını
sergilemelerine fırsat yaratmaktır.

KONU;

Konu serbesttir.

GENEL AÇIKLAMALAR;

1. Sergiye bireysel ya da grup olarak katılınabilir.

2. Sanatçılar sergiye her türlü teknik (yağlıboya, akrilik, karışık
teknik, gravür, litografi, serigrafi, ağaç baskı vb.), malzeme ve konu
ile oluşturulmuş en çok 2 eser ile başvurabilirler.

3. Eserlerde boyut sınırı yoktur.

4. Eserleri sergilenmeye uygun görülen ve ödül alan katılımcılar,
şartname ve katılım formunda belirtilen koşulları aynen kabul etmiş
sayılır.

5. Yarışma seçici kurulu gerekli gördüğü takdirde yarışma takvimi
üzerinde değişiklik yapabilir veya yarışmayı iptal edebilir.

6. Ödüller, birden çok eser arasında paylaştırılamaz.

7. Seçici kurulun kararı kesindir, değiştirilemez.

8. Yarışmaya katılanlar şartnameyi kabul etmiş sayılır.

BAŞVURU;

1. Yarışmalı sergi, Türkiye'de veya yurt dışında yaşayan 40 yaşından
gün almamış genç sanatçıların katılımına açıktır.

2. Katılımcılar, yarışmaya göndereceği eser-eserlerinin, (300 dpi
çözünürlükte, CMYK renk modunda) tif veya jpeg formatında fotoğraf-
fotoğrafları ile eksiksiz doldurulmuş katılım formlarını, 40 kelimeyi
aşmayacak şekilde Türkçe-İngilizce özgeçmişlerini ve iletişim
bilgilerini, aşağıda belirtilen adrese elden teslim edebilir yada
posta-kargo veya e-posta yolu ile ulaştırabilirler. Postadaki-
kargodaki gecikmelerin ve e-postada yaşanabilecek problemlerin
sorumluluğu eser sahiplerine aittir.

3. Ödül alan eserler Ege Üniversitesi Koleksiyonuna bağışlanacaktır.

DEĞERLENDİRME;

Yarışmaya gönderilen eserler, yarışma seçici kurulu tarafından
değerlendirilerek ön eleme gerçekleştirilecektir. Ön eleme sonuçları
11 Ekim 2011 tarihinden itibaren, http://egeart.ege.edu.tr/ adresinden
ilan edilecektir. Seçici kurul 26 Ekim 2011 tarihinde toplanarak ön
elemeyi geçen eserler arasından sergilenecek ve ödül alacak eserleri
belirleyecektir.

ESER TESLİM TARİHİ;

Başvuruda bulunacak eser sahipleri, eserlerinin fotoğraflarını en geç
7 Ekim 2011 Cuma günü saat 17.00'ye kadar EÜ Atatürk Kültür Merkezi;
Mithatpaşa Cad. No.92-A KONAK-İZMİR adresine veya a...@mail.ege.edu.tr
e posta adresine ulaştırmalıdır. Eserlerin kargo masrafları
katılımcıların kendilerine aittir. Posta ve kargo'dan doğan hasarlar
için Ege Üniversitesi sorumlu tutulamaz.

Ön elemeyi geçen eserler ve katalog bilgi formları, en geç 21 Ekim
2011 Cuma günü saat 17.00'ye kadar EÜ Atatürk Kültür
Merkezi;Mithatpaşa Cad. No.92-A KONAK-İZMİR adresine ulaştırılmalıdır.
Eserlerin kargo masrafları katılımcıların kendilerine aittir. Posta ve
kargo'dan doğan hasarlar için Ege Üniversitesi sorumlu tutulamaz.

SERGİLEME;

1. Sergilenmesi uygun görülen eserler, 9-25 Aralık 2011 tarihleri
arasında Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi;32 Sokak, No.4
(Güzelyalı Parkı Yanı) GÜZELYALI-İZMİR adresinde sergilenecektir.

2. Sergi düzeni konusunda Sanat Danışma Kurulu ve Paralel Sergi
Alanları Koordinasyon Kurulu Üyeleri tam yetkili olacaklardır.

3. Sergilenecek eserler, eser sahipleri istediği takdirde satışa açık
olacaktır. Eserin satılması Ege Üniversitesi tarafından organize
edilecek, satış bedelinin %25'i Ege Üniversitesi'ne ait olacaktır.

4. Ege Üniversitesi, sergileme için gerekli teknik donanımı sağlamak
için her türlü olanaklarını kullanacaktır. Ancak, özel projelerin
gereksindiği teknolojik cihaz vb. donanımı sağlama konusunda bir
garanti verememektedir. Dolayısıyla, katılımcılar önerdikleri
projelerde, mekânın teknik donanımı, sergi olanakları ve nakliye ile
ilgili koşulları göz önünde bulundurmaları gerekir. Mekanın teknik
donanımı ile ilgili 0.232. 2242430 nolu telefondan bilgi alınabilir.

5. Sergilenen eserler sergi bitiminden itibaren (İzmir'den katılanlar
için) 26 Aralık 2011 tarihinde sergi alanından alınmalıdır. İzmir
dışından katılan sanatçıların eserleri sergi düzenleme kurulu
denetiminde toplanarak katılımcılara kargo ile karşı taraf ödemeli
olarak gönderilecektir.

ÖDÜL-KATALOG-KATILIM BELGESİ-BASIN-YAYIN;

1. esere 2.000,00 TL,
2. esere 1.000,00 TL,
3. esere 500,00 TL, ödül verilecektir.

2. Yarışma sonucunda sergilenen tüm eserlerin sahiplerine,
sanatçıların eserlerinden ve ilgili metinlerden oluşan Türkçe-
İngilizce bir katalog ve katılım belgesi verilecektir. Ödül kazanan
eserlerin sahipleri 4. EgeArt Sanat Günleri süresi içinde belirlenecek
ödül töreninde İzmir'de bulunacaklardır.

3. Ege Üniversitesi, serginin tanıtımı, duyurusu ve yayımı amacıyla
eser görsellerini telif ödemeden, isim ve eser bilgilerini vererek,
muhtelif basın ve yayın organlarında kullanabilir.

SEÇİCİ KURUL;

1. Prof. Atilla ATAR Anadolu Üniversitesi
Güzel Sanatlar Fakültesi

2. Prof. Bedri KARAYAĞMURLAR Dokuz Eylül Üniversitesi
Buca Eğitim Fakültesi

3. Prof. Cuma OCAKLI DEÜ ( E) Öğretim Üyesi

4. Prof. Gören BULUT Yaşar Üniversitesi
Rektör Yardımcısı

5. Prof. Hüsnü DOKAK Hacettepe Üniversitesi
Güzel Sanatlar Fakültesi

6. Prof.Dr. İnci KUYULU ERSOY Ege Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi

7. Yrd. Doç. Dr. Dizar ERCİVAN ZENCİRCİ Ege Üniversitesi
Eğitim Fakültesi

8. Yrd. Doç. Dr. Melek ŞAHAN Ege Üniversitesi
Eğitim Fakültesi

9. Yrd.Doç. Umur TÜRKER Yaşar Üniversitesi
Sanat ve Tasarım Fakültesi

10. Araş.Gör. Barış EROĞLU Ege Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi

11. Araş.Gör. Dilek MAKTAL CANKO Ege Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi

EGEART 3.GENÇ SANAT RESİM YARIŞMASI TAKVİMİ;

Eserlerin son teslimi;7 Ekim 2011
Ön eleme duyurusu;11 Ekim 2011
Ön elemeyi kazananların seçilen eserini ve bilgi formunu son teslimi;
21 Ekim 2011
Seçici kurulun toplanması;26 Ekim 2011
Ödül alacak ve sergilenecek eserlerin duyurusu;27 Ekim 2011

*Ödül Töreni 4. EgeArt Sanat Günleri Programı içinde belirlenerek,
duyurulacaktır.

İLETİŞİM BİLGİLERİ :

EÜ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ;Mithatpaşa Cad. No.92/A KONAK-İZMİR
TEL.0.232.4890459-0.232.4896780-0.232.4838520
dahili;114-218
E MAİL....@mail.ege.edu.tr
BAŞVURU FORMU İÇİN WEB SİTESİ;http://egeweb.ege.edu.tr/egeart/
index.php?lid=1&SayfaID=1267&cat=

***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************

EKONOMİK KRİZ VAR MI?

PROF.DR.NURULLAH AYDIN
na74...@gmail.com

Holdinglerin ve iktidarın bir şekilde kolladığı kişiler sürekli
efendileri gibi ekonomik kriz yok diye yaygara yapıyorlar. Oysa
ekonomik kriz var. Ekonomik krize sizler gırtlağınıza kadar girmiş
durumdasınız ama birileri kriz var diyemiyorlar.

Son günlerde dolar gene tırmanmaya başladı. Benzin önümüzdeki günlerde
artmaya başlayacak. Doğal gaz da. İki yıl önceki fiyatlar yüzde yüze
katlamış. Teğet geçen kriz ileri demokrasi, açılım, Somali, çöpçatan
tv programları arasında kaynayıp gidiyor.

Üretim yok, et ithal ediliyor. Buğday dışarıdan, akaryakıt dışarıdan
alınıyor. Telefonu, uçak, her şeyi ithal ediliyor. Futbolcular bile
ithal ediliyor. İyi de bu ithaller için elinizde para olması gerekir.
Para da bir şeyler yapıp kazanmakla olur.

Ancak bunlar inanmış cennete gideceği ve dünyada sahip olamadığına
kavuşacağı umuduyla, sabahtan akşama kadar seks yapacağı hayaliyle
ibadete kendini vermiş inananlar topluluğunu ilgilendirmiyor. Onlara
göre ekonomik kriz yok. Onlara göre olsa ne olacak ki. Başlarında
türbanla milyarlarca liralık takılarla süslü eşleriyle dolaşan inanmış
liderleri var ya! Diğer kesim ise ekonomik kriz var diyebilecek kadar
demokrat veya özgür değiller ki!

Bakın; Kamu net borç stoku 317.4 Milyar TL
Türkiye'nin kamu net borç stoku 2010 yılı Aralık sonu itibariyle 317.4
milyar TL, AB tanımlı genel yönetim nominal borç stoku ise 459.5
milyar TL olarak gerçekleşti. AB tanımlı genel nominal borç stoku 2009
yılı sonuna göre yüzde 6 artış göstermiş.

Örtülü Ödenek...(ayrılan bin TL, harcanan milyon TL)
Yıl - Ayrılan Kaynak / Harcama
2003 - 175 bin TL / 103 milyon 12 bin 740 TL
2004 - 174 bin TL / 107 milyon 375 bin 284 TL
2005 - 200 bin TL / 84 milyon 88 bin 668 TL
2006 - 200 bin TL / 207 milyon 646 bin TL
2007 - 220 bin TL / 262 milyon 286 bin 521 TL
2008 - 220 bin TL / 290 milyon 981 bin 700 TL
2009 - 230 bin TL / 341 milyon 971 bin 042 TL
2010 - 230 bin TL / 383 milyon 170 bin 247 TL

1923-2002 arasında toplam 42.8 milyar dolar olan cari açık, 2003-2010
yılı döneminde 200 milyar dolar oldu. Yani AKP iktidarı döneminde 80
yıldaki cari açık 9 yılda 5'e katlanmış.

2002 de 1.5 milyar dolar olan cari açık 2010 da 33 kat artarak yıllık
50 milyar doları aşmış.

2002 yılında 6,3 milyar lira olan tüketici borcu tutarı, 2010 yılında
163.6 milyar lira oldu.

İhracat ve ithalat rakamları gösteriyor ki ihracat tamamen ithalata
bağımlı hale gelmiş üretim durmuş. İşsizlik ondan patlamış, ithal iç
tüketim ise zirve yapmış. Yabancıya çalışır hale gelinmiş. Turist
sayısı artmış ama turizm geliri aynı kalırken, turist başına harcama
oranı çok düşmüş. İşte bunlar sömürgeleşmenin göstergeleridir.

İstikrar ama neyin karşılığında?
1923-2002 arasında toplam 42.8 milyar dolar olan cari açık, 2003-2010
yılı döneminde 200 milyar dolar oldu. Yani AKP iktidarı döneminde 80
yıldaki cari açık 9 yılda 5'e katlandı.
2002 yılın 1.5 milyar dolar olan cari açık 2010 sonu 33 kat artarak
yıllık 50 milyar doları aştı.

2002 den 2010 Sonuna kadar Borç stoku..( milyon ABD doları)
2002 - 220.972 ;
2003 - 283.643 ;
2004 - 328.953 ;
2005 - 352.442 ;
2006 - 386.771 ;
2007 - 469.734 ;
2008 - 458.557 ;
2009 - 490.573 ;
2010 - 516.313 ..

Ne diyelim. Borç yiğidin kamçısıdır diyen bir anlayışın olduğu ülkede
fazla söze gerek yok.

Günün Sözü: Borç alan emir alır

***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************

SHORTS TV VE ANTALTA KÜLTÜR SANAT VAKFI (AKSAV) ALTIN PORTAKAL FİLM
FESTİVALİ İÇİN KISA FİLM YARIŞMASI DÜZENLEDİ;FİKRİNİ ANLAT! PİTCH!

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali ve uluslararası
kısa film kanalı Shorts TV, yeni projeleri olan kısa filmcileri
sektörün profesyonelleri ve sponsorlarla buluşturacak bir yarışma
düzenledi.

'Fikrini Anlat! Pitch!' adlı yarışmada, katılımcıların 2 dakika içinde
anlatacakları kısa film fikirleri yarışacak.

ABD, Fransa ve Türkiye'de yayın yapan uluslararası kısa film kanalı
olan Shorts International, Akademi Ödülleri'ne ( Oscar Ödülleri ) aday
olan kısa filmler dahil, her yıl binlerce kısa film gösterimi
yapıyor.

Shorts TV'nin Antalya'da gerçekleştireceği 'Fikrini Anlat! Pitch' adlı
yarışma 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin
yapılacağı 8-14 Ekim 2011 tarihlerde gerçekleşecek. Katılımcıların
ShortsHD kamerası önünde 2 dakika süresince anlatacakları kısa film
projeleri, jüri tarafından değerlendirildikten sonra ShortsHD
kanalında gösterim şansı bulacak.

YARIŞMAYA BAŞVURU NASIL YAPILACAK ?

'Fikrini Anlat! Pitch"' adlı yarışmaya katılmak isteyenler için
başvuru koşulları;

* Daha önce en az bir kısa film çekmiş olmak.

* Kısa film fikrinin telif ve tüm yayın haklarına sahip olmak.

* Daha önceki çalışmaların DVD formatında ( sıkıştırılmamış, yüksek
çözünürlüklü ) kırk beş saniyeyi geçmeyen bir kolajını çekim günü
yanında getirmek.

* Kısa film fikrinin yüz kelimeyi geçmeyen bir özetini ve İngilizce
çevirisini çekim günü yanında bulundurmak.

* Kısa film fikrini kamera önünde iki dakika içerisinde anlatabilmek.

Yarışmaya katılmak isteyenlerin;Ön başvuru için isimlerinin tam
halini, kısa özgeçmişlerini ve iletişim bilgilerini içeren bir e-
postayı pi...@shorts.tv ve fikrin...@aksav.org.tr adreslerine
göndermeleri gerekmektedir. Ön başvuruyu yapanlarla çekim günü ve
saati için irtibata geçilecek.

***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************

MEHMET AKİF ERSOY 28 EYLÜL 2011 TARİHİNDE İSTANBUL BAKIRKÖY LİSESİ
KONFERANS SALONU'NDA ANILACAK...

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

İstanbul Aydın Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim
üyesi; Yard.Doç.Dr.Dinara Duysebayeva, doktora tezi olarak hazırladığı
"Safahat ve Muhtar Avezov'un Abay Yolu Adlı Eserinin Tema
İncelemesi"ni dinleyicilere anlatacak.

Konferans;Bakırköy Lisesi Konferans Salonunda, İstanbul Cad.No.95
YENİMAHALLE-BAKIRKÖY-İSTANBUL adresinde, 28 Eylül 2011 Çarşamba günü,
saat 13.00'de başlayacak. Türkiye İlim ve Edebiyat Eserleri Meslek
Birliği (İLESAM) ve Bakırköy Lisesi yöneticilerinin ortak etkinliği
olan bu konferansa ilgi duyan herkes iştirak edebilecek.

***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************

KENDİ UÇAĞIMIZ OLMADAN BÜYÜK TÜRKİYE OLMAZ...

RECEP ÖĞÜTÇÜ
orec...@hotmail.com

Merhum Erbakan Hocamızın bir sloganı vardı, "Yeniden Büyük Türkiye"
diyordu. Bu günlerde bu sloganın manasını daha iyi anlamaya başladık.
Başbakan Tayip Erdoğan, geçen hafta kendi uçağımızı, kendi
otomobilimizi yapmak için işadamlarımızı topladı ve kendilerinden söz
aldı.

Başbakan biliyor ki, kendi uçağımızı, kendi otomobilimizi, kendi
tankımızı yapmadan tam bağımız bir ülke veya Yeniden Büyük Türkiye
olduğumuzu iddia edemeyiz, İsrail ve Amerika karşısında kükreyemeyiz.

Biz bu gerçeği 1974 yılında yaptığımız Kıbrıs çıkarmasında fark ettik.
Uçaklarımızı ve silahlarımızı aldığımız Birleşik Amerika
Devletleri'nin vetosuyla karşılaştık. Merhum Ecevit direnemedi ve
Kıbrıs'ın tamamını almadan Barış Harekâtını durdurmak zorunda kaldık.

Uçakları hangi ülkeden almışsak yedek paçası da o ülkeden gelir.
Dolayısıyla uçakları kullandıkça o ülkeye bağımlıyız demektir.

Bu güne kadar ordumuzun büyüklüğüyle ve gücüyle övündük. Ama o ordunun
kullandığı silah ve tankların NATO ülkelerinden geldiğini, Batılı
ülkelerden aldığımızı, tamiratını İsrail'e yatırdığımızı hiç
düşünmedik. 1974 yılından sonra gelen hükümetler hep dışarıdan almaya,
montaj sanayiye devam etti. Bazı özel uçak yapma girişimleri akamete
uğratıldı. Rahmetli Özal zamanında Amerika ile birlikte F 16'ların
montajını yaptık. Uçaklarımızın yazılımları, beyinleri hep
başkalarının elinde oldu. Dolayısıyla dış politikada bağımsız hareket
edemedik.

Merhum Erbakan Hoca'dan sonra ilk defa Başbakan Erdoğan kendi
uçağımızı ve otomobilimizi yapmamız gerektiğini dillendirmeye başladı.
Yedi milyonluk kıytırık bir İsrail'den Heron alıyorsak, yedi milyonluk
bir İsrail'e tanklarımızın tamiratını yaptırıyorsak, büyük ülke
olduğumuzu söyleyebilir miyiz?

Bugün "Yeniden Büyük Türkiye'nin ayak seslerini duyuyoruz. Çok şükür
ordumuzun kullanacağı silahı yaptık ve silahta bağımlı olmaktan
kurtulduk. Şimdi sıra uçak ve tankımızı yapmakta. Öncelikle kendimize
ait otomobilimiz olacak.

Toplu iğneyi bile yapamadığımız günlerden uçaklarımızı yapabilecek
günlere geldik. AK Parti Hükümeti yani siyasi irade bu konuda kararlı.

Yetmişli yıllarda TÜMOSAN'ın temelini atarken kendi traktörümüzü,
kendi tank ve uçağımızı yapmaya da niyet etmiştik. TÜMOSAN'ı bu niyete
göre planlamıştık. Ama sonraki hükümetler bu asil niyeti taşımadı.

Almanya, dört adet otomobil markasıyla ( BMW, Mercedes, Opel ve
Woswagen'le) bugün ekonomide güçlü devlet olmaya devam ediyor. Krizi
araba satışlarıyla atlatmayı başardı. Ekonomik gücü olanın siyasi gücü
de olur. Avrupa Birliğinin cazibesi de sahip olduğu patent ve
markalarında gizlidir.

Bugün İsrail karşısında kükreyebiliyorsak, ekonomide kat ettiğimiz
mesafeden dolayıdır. Türk Liramız son on yıldan beri hep alım gücünü
korudu, dövize talep durdu. Son günlerde dövizdeki çıkış ve inişler
tamamen dış konjonktüre bağlıdır. Ekonomimiz sağlam durmaya devam
ediyor.

Geçen gün çatı oluğu yapan bir esnafımızla konuştum. "Hocam dedi,
müşterilerime bir aydan önce randevu veremiyorum. İşlerim o kadar
yoğun ki, önümüzdeki iki ayım doludur. İş taleplerini zamanında
karşılayamıyorum".

Esnafımızın bu konuşması ekonomimizin canlılığını gösterir. Bugün
hiçbir kalifiye eleman açıkta ve işsiz değildir. İşsiz olanlar daha
çok geçerli mesleği olmayanlardır.

Sonuç olarak tam bağımsızlığa doğru adım adım ilerlemekteyiz. Bizim
elimizi -kolumuzu bağlayan PKK belasıdır. Onun da vadesi (eceli)
yakındır.

***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************

KURA NEHRİ İÇİN TEMSİLİ CENAZE EYLEMİ'NDE İŞTİRAKÇİLERE TAHİN HELVASI
DAĞITILACAK...

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

İstanbul'da bulunan Ardahan-Kars-Iğdır'lılar Derneği, Kura Nehri için
İstanbul'da
protesto yürüyüşü organize etti. İştirakçilere bedava tahin helvası ve
ekmek dağıtılacak, bu konuda ki açıklama aşağıdaki şekildedir;

DEĞERLİ ARDAHAN - KARS - İĞDIR'LI HEMŞERİLERİMİZ VE BASIN MENSUPLARI;

Bilindiği üzere Ankara 15.inci idare mahkemesinin mahkeme
sonuçlanıncaya kadar ihale yapılmaması kararına rağmen, yasa tanımaz
bir şekilde ben yaptım oldu mantığı ile 28 Eylül 2011 Tarihinde DSİ
genel müdürlüğü İhaleye katılan firmaları görüşmeye çağırıyor.

Bu durumu protesto etmek amacıyla Ardahan ili sosyal kültür ve
dayanışma derneği olarak 27 Eylül 2011 günü kartal meydanında ''KURA
NEHRİ İÇİN TEMSİLİ CENAZE EYLEMİ'' Gerçekleştireceğiz.

Tüm üye ve hemşerilerimizi, sivil toplum örgütlerini katkı sunup
destek vermeye çağırıyoruz.

NOT.Dernek önünden araçlarla hareket edilecek, geleneksel cenaze
helvası ikram edilecektir.

YER:Kartal Meydanı KARTAL-İSTANBUL
TARİH:27 EYLÜL 2011
SAAT:12.00-13.00 ARASI

İRTİBAT:

Zekeriya DEDE;GSM.0.507.335 25 02
Cevdet ŞENTÜRK;GSM.0.532.5636737
Yunus KÜÇÜK;GSM.0.536.8861911

İSTANBUL- ARDAHAN İL DERNEGİ ( ARDER );
E MAİL.ardaha...@gmail.com

***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************

AKDENİZ BENİM, SURİYE'Yİ PAYLAŞALIM...

Bülent ESİNOĞLU
bulente...@gmail.com

Amerika ve AB'nin Akdeniz'i kendilerine göl yapmaları için, Afrika'nın
kuzeyi ve tüm Akdeniz sahil devletlerine hükmetmeleri gerekiyor. Tıpkı
Osmanlının 16-17 yüz yıllarında hâkim olduğu gibi.

Afrika'ya sahip olmak Akdeniz'e sahip olmaktan geçiyor.
Mısır, Tunus ve Libya'nın halledildiğini düşünürsek, geriye Suriye ve
Türkiye kalıyor. Cezayir var ama ehemmiyetsiz.

Suriye'yi Türkiye eliyle hallederse, ver elini İran. (Tabi ki nihai
amaç Çin'dir.)

Suriye ve İran kapılarına vurulmuş Türkiye zaten parçalanır, ondan
sonrası kolay diye düşünüyorlar.

Bunun için de, şimdilerde Türkiye'ye sen Osmanlı olacaksın, ama önce
şu Suriye işini bir hallet diyorlar.

Akdeniz benim, Suriye'yi sana havuç olarak veriyorum düşüncesi
buralardan çıkmaktadır.

Eşbaşkan da nasılsa Amerika'yı arkama aldım, Suriye'yi hallederim
sanıyor.
Yani Batının planlarının bir parçası olarak yol alabileceğini
hesaplıyor.
Erdoğan'ın bu maceraya girmekten başka bir çaresi kalmamıştır. Zira
Doğu ile tüm köprüleri yıkmış, Batının önüne koyduğu planın dışında
bir çıkışı kalmamıştır.

Karadeniz'e Amerikan gemilerini çıkararak, Füze Kalkanını Türkiye'ye
yerleştirerek Rusya ve İran'ı kaybetmiş, Suriye'ye cepheden vurmuş
Azerbaycan ile arasını bozmuş, yani doğuda hiçbir dayanak
bırakmamıştır.
Eğer bu planın tersi işlemiş olsaydı, şimdilerde Türkiye'nin
gündeminde Avrasya olmalıydı. Yani bölge ülkeleri ile birlik olup
Amerikan planlarını bozmaktı.

Amerikan planlarını bozmak şöyle dursun, BOP Eşbaşkanlığı yolu ile
Batının kulu kölesi olunmuştur.

Eşbaşkan'ın, Amerika ile birlikte girmek istediği macera budur.
Şimdi bu Amerikan planlarının önündeki engelleri sayalım.
En başta Türk halkı bu plana evet demez.

Diyeceksiniz ki, ortada halk mı var? Diktatör ne isterse onu yapıyor.
Kazın ayağı öyle değil. Savaş eğik düzlemine girildiğinde neler
olacağını hesap edecek baba yiğit henüz icat edilmedi.

İkinci ve önemli bir engel; Rusya ve İran faktörüdür. Çünkü Rusya'da
bilmektedir ki, Amerika adım adım Rusya ve Çin'e doğru yönelmiştir.
Buna karşı duracak bazı hamleleri olacaktır.

Suriye'ye saldırmış bir Türkiye'nin, ne İran'dan, ne de Rusya'dan
enerji alması imkânsızdır.(Türkiye elektriğinin %50'lisini doğal
gazdan üretir.)
Bir diğer engel Batı ülkelerinin halklarıdır. Savaşı halklar
istemezler.
Buradan şu sonucu çıkarabiliriz.

Eşbaşkanın önünde ya savaş, ya da Doğuya yönelme seçeneği vardır.
İkisini de gerçekleştiremeyeceği için, Erdoğan dönemi bitmiştir.
Erdoğan bundan sonra uzatmaları oynayacaktır.
Güvencemiz savaşa hayır diyecek Türk halkıdır.
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages