AZERBAYCAN'DA TİCARİ FAALİYETLERDE BULUNMAK İSTEYENLERE HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEYE HAZIRIM VB.DUYURULAR-YAZILAR...

10 views
Skip to first unread message

KERİM ÖZBEKLER

unread,
Sep 23, 2011, 2:00:45 AM9/23/11
to YAZAR KERİM ÖZBEKLER GRUBU
AZERBAYCAN'DA TİCARİ FAALİYETLERDE BULUNMAK İSTEYENLERE HER TÜRLÜ
DESTEĞİ VERMEYE HAZIRIM...

Merhaba. Hizla buyuyen ekonomisi, Avrupaya entegrasyonu, Stratejik
cografi konumu, milyarlarca dolarlik pazarı olan Azerbaycan'da ticaret
veya baska ekonomik faaliyetlerde bulunmak isteyenlere her turlu
destek ve is birligine hazirım.(21 Eylül 2011)

Turkel
mixa...@yahoo.com

NOT.AZERBAYCAN'DA Kİ İŞ İMKANLARINI HEM İŞ ADAMLARIMIZ, HEMDE İŞSİZLER
YAKINDAN TAKİP ETMELİDİR. AZERBAYCAN TÜRKİYE AÇISINDAN STRATEJİK ÖNEME
SAHİP BİR ÜLKEDİR, BURADAN DİĞER TÜRK CUMHURİYETLERİ İLE İŞBİRLİĞİ
YAPMAK VE ULAŞMAK MÜMKÜNDÜR.(K.Ö.)

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

ORHAN KEMAL ÖYKÜ ÖDÜLÜ TÖRENİ CEYHAN'DA YAPILACAK...‎

28 Eylül 2011 Çarşamba Günü, Saat:15.00-19.00 arası Adana-Ceyhan
Meslek Yüksek Okulu Konferans Salonu'nda "Orhan Kemal Öykü Ödül"
törenine hepinizi bekliyorum,

Ceyhan Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü'nün destekleriyle bu yılda
Çukurova Edebiyatçılar Derneği olarak 4 ncüsünü gerçekleştiriyoruz..

HALİSE TEKBAŞ Çukurova Edebiyatçilar Derneği Başkanı ADANA

İLGİLENENLERE ÖNEMLE DUYURULUR.

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

ÖĞRETMEN VE ŞAİR İMDAT GÜMÜŞ İLESAM BAŞKANLIĞINA ADAY OLACAĞINI
AÇIKLADI...

ÖĞRETMEN VE ŞAİR İMDAT GÜMÜŞ;5 AY SONRA ANKARA'DA YAPILACAK OLAN
TÜRKİYE İLİM VE EDEBİYAT ESERLERİ MESLEK BİRLİĞİ (İLESAM) BAŞKANLIĞI
İÇİN ADAY OLACAĞINI AÇIKLADI, İRTİBAT KURMAK İSTEYENLER AŞAĞIDA Kİ
BİLGİLERİ KULLANABİLİRLER;

İMDAT GÜMÜŞ
GSM.0.505 2563987
E MAİL.gumu...@hotmail.com
WEB.FACEBOOK.COM

İLGİLENENLERE ÖNEMLE DUYURULUR.

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

KORKUYORLAR...

Bülent ESİNOĞLU
bulente...@gmail.com

Hem PKK ile görüşüyorsunuz, hem de görüştük demeye korkuyorsunuz.
Demek ki, Türk halkının istemediği bir şeyi, Amerika'nın talimatı ile
yapmış olmanın sıkıntısı içindesiniz.
Ben görüşmedim MİT görüştü demek, işin suç olduğunu bilmesinden
kaynaklanmaktadır.
Korkmaktadırlar
Öyledir. Suç işleyenler, her zaman cezalandırılmaktan korkarlar.
Anayasa ve Türkiye'nin bölünmesini Amerika'nın denetiminde görüşmeniz
suçtur.
Çünkü halk size bölme yetkisi vermedi. Anayasayı değiştirmek için PKK
ile görüşün demedi.
Amerika'nın talimatlarını, Türk halkına rağmen yürütmeye kalkarsanız
"tabii korkarsınız". Kendi iradenizle hareket etmediğiniz her iş sizi
korkutur.
Korkmasa, çıkar halkın karşısına, ben çözümün bu şekilde olacağına
inanıyorum. Görüşmeler yolu ile Türkiye'nin en önemli bir sorununu
çözmenin uğraşı içindeyim der.
MİT görüştü ben görüşmedim deme, korkunun dışa vurumudur.
Türkiye artık, Amerikan gizli servislerinin yönetim mekânı olmuştur.
Bir gizli servis yöneticisi gidiyor. Ötekisi geliyor.
Türkiye gizli servisler aracılığı ile yönetiliyor.
Şimdi de, Amerika'da istihbaratçıların istihbaratçısı James Claper
geldi. Demek ki çok önemli bir karar arifesindeler. Onlar bir karar
vermişler, bizim tarafa iletecekler. Biz de aynen uygulamasını
yapacağız.
Anlaşılan yıkımın son aşamaları görüşülecek.
Bütün iktidarlar, gitmeden önce, sanki hiç gitmeyecek gibi durur.
Oysa işlediği suçlardan ötürü, o kadar çok yumruk yemiştir ki, artık
parmak ucu ile bir sifke vurmaya kalmıştır.
Frankolar,Salazarlar, Abdülhamitler hiç gitmeyecek gibi durdukları
sırada tepe taklak oldular.
Kendi yaptığı işten korkanlar, açıkça söyleyemeyenler suç
işleyenlerdir.(20.9.2011)

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

TÜRKİYE VE İRAN NEYLE MEŞGUL ?

PROF.DR.NURULLAH AYDIN
na74...@gmail.com

Türkiye; ABD ‘den terör örgütüne yönelik operasyon izni alma çabası
içinde iken, ve bir türlü kara harekatı yapamazken, İran, Kandil’e
bayrağı dikti.

İran, Büyük Selçuklu devletinin de merkeziydi. Büyük Selçuklu
Stratejisine göre Anadolu’da hakim olan Bizansa karşıydı. Büyük
Selçuklu, Malazgirt’te Bizansı yenince, Türklerin Anadolu’da hakimiyet
süreci de başlamış oldu.

Peki şimdi ne durumda?
İran Büyük Selçuklu devleti politikalarını uygularken, Türkiye
gittikçe Avrupa ve ABD odaklı devlet politikası ile kıskaç altında
Bizanslaşıyor. Türkiye’de, bilim rafa kalkmış, teknoloji batıya
bağımlı..

Bakın; İran’ın uzay ve havacılık teknolojisinde gösterdiği çabalar
meyvelerini vermeye devam ediyor. 15 Haziran’da ikinci uydusunu
ateşleyen İran’ın bir sonraki hedefi, 2019’da ilk astronotunu uzaya
yollamak.

İran, Rasad-1 (Gözlem-1) uydusunu Dünya’nın 260 km ötesinde yörüngeye
yollamayı başardı. Sadece 15 kg ağırlığındaki Rasad-1, Batı’nın
uydularıyla kıyaslandığında oldukça küçük. Ancak İran roket
teknolojisinin gelmiş olduğu noktayı gösteren en son örnek.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Secure World Foundation’dan Brian
Weeden, “İlk uyduları Safir-2’yi ateşlediklerinde, insanlar İran’ın
şansının yaver gittiğini düşündü… Ancak uzaya gönderdikleri ikinci
uydu, ilkinin şans eseri olmadığını gösterdi. Tersine, İran’ın roket
teknolojisinin oldukça iyi olduğu gözler önüne serildi” dedi.

60 günlük ömrü olduğu bilinen Rasad-1, Dünya’nın düşük çözünürlüklü
fotoğraflarını çekecek. Ancak İran’ın, bu uyduyu yollamasındaki asıl
amacının uydu ateşleme ve kontrol etmedeki tecrübesini artırmak
istemesi olduğu düşünülüyor.

Massachusetts’teki Union of Concerced Scientists düşünce kuruluşundan
Laura Grego, “İran’ın gelecek üç yıl içinde altı ile yedi uydu
gönderme planı bulunuyor… Bunlardan en az bir tanesiyle uzaya hayvan
yollamak istiyorlar” dedi.

İran ise bu yıl içinde bir maymunun uzayda yolculuğa çıkacağını,
2019’da ise ilk İranlı astronotun yörüngeye çıkmasının amaçlandığını
duyurdu.

Batılılar, İran’ın uzay programı altında gizli bir balistik füze
projesi yürüttüğünü düşünüyor.

Uzmanlara göre, Tahran’daki Malik Aştar Üniversitesi tarafından
üretilen Rasid-1 uydusunun, 2009’da ateşlenen Safir-2 uydusuyla birçok
benzerliği var. ABD2nin endişesi, İran’ın bir gün ABD’ye nükleer
başlıklı füze göndermesini sağlayacak roketler üretmesi.

Safir-2, İran’dan ABD’ye bir nükleer başlıklı füzeyi taşıyacak
kapasitede değildi. Şahab ve Siccil olmak üzere çok sayıda balistik
füze denemesi yapan İran’ın, en son Venezüella ile işbirliği yaparak
bu ülkede bir füze ateşleme sistemi inşa etmek çabasında.

Tahran, 2010 yılında askeri harcamasını 7 milyar dolardan 10 milyar
dolara çıkardı.
İran, insanlı uzay uçuşu amacını takip ederek prestij kazanıyor. Bu
aynı zamanda Tahran’a motivasyon sağlıyor. Hem içerde hem de dışarıda
itibarını artırıyor.

Roket bilimi kesinlikle teknolojinin ikili kullanıldığı bir alan.
Ülkeler geleceğe yönelik planlarını yıllar önceden açıklayarak,
üzerlerindeki şüpheleri de azaltmış oluyor.

Uzaya uydu fırlatan, uzun menzilli füzeler geliştiren İran kendi yolcu
uçağını yaptı.

Ha sahi Türkiye’deki siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler ne
yapıyor dersiniz. Ücretli memurlar, siyaset yoluyla bürokraside yer
kapma yarışında. Baksanıza milletvekilleri, kurul üyeleri,
müsteşarlar, genel müdürleri ve bakan yardımcıları hep profesör. Bilim
mi onlar için gerek yok, anlamı da yok.

Sonra da diyorlar ki; Türkiye özgür ileri demokrasi. Olsan ne olur,
olmasan ne olur. Gelir dengesizliği ile bir avuç insan mutlu yaşarken,
yığınlar din afyonu ile uyuşturulurken, çağın değerlerinden habersiz
ortaçağ algısına göre güdülen toplumda bilim, duyarlılık olur mu?

İşte Türkiye ve İran gerçeği

Günün Sözü: Birikimi olmayan kişilerin devlet adamlığı başarılı olmaz

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

‎3.KARACASU “AFRODİSYAS SANAT” EDEBİYAT GÜNLERİ 13-14-15 EKİM 2011
TARİHLERİ ARASINDA AYDIN'IN KARACASU İLÇESİ'NDE YAPILACAK...

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

3.Karacasu Afrodosias Sanat Dergisi Edebiyat Günleri 13-14-15 Ekim
2011 tarihleri arasında ''Edebiyatın Mitoloji–Tarih Kavşağında “Atillâ
İlhan Buluşması” adı altında Aydın'ın Karacasu İlçesi'nde yapılacak,
uygulanacak proğram aşağıdaki şekildedir;

1.GÜN;13 EKİM 2011 PERŞEMBE GÜNÜ;

Yer:Karacasu Belediyesi Düğün Salonu KARACASU-AYDIN

09.30 Açış Konuşmaları:
Ahmet Zeki Muslu;Afrodisyas Sanat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni (E
MAİL.azek...@gmail.com)
Prof.Dr.A.Ali Küpelioğlu;Karacasu Geliştirme ve Eğitim Vakfı Başkanı
(E MAİL.ali.ku...@mynet.com)
Mustafa Büyükyapıcı;Karacasu Belediye Başkanı KARACASU-AYDIN
09.50 Attilâ İlhan Şiiri (cebbar oğlu mehemmed)
10.00 Kurtuluş Savaşı’nda Aydın;Günver Güneş–Mehmet Başaran
11.00 -11.15 Ara
11.15 Şiir Okuma: Cengiz Bektaş
11.35 Karacasu’nun Kültür Varlıkları:Prof. Dr. A.Ali Küpelioğlu
12.15-14.00 Yemek Arası
Yer: Karacasu Belediyesi Düğün Salonu KARACASU-AYDIN
14.00 Attilâ İlhan Şiirleri
(böyle sevmek görülmemiştir, ben sana mecburum)
14.15. Çocuk ve Gençlik Edebiyatı – Çocukları ve Gençleri Okumaya
Isındırmanın Yol ve Yöntemleri
Mehmet Güler: Öykü
Gülsüm Cengiz: TV-Sahne Çalışmaları
15.05 15.20 Ara
15.20 Çocuk ve Gençlik Edebiyatı–Çocukları ve Gençleri Okumaya
Isındırmanın Yol ve Yöntemleri Hüseyin Yurttaş (Roman)
Hidayet Karakuş (Şiir-Okuma Alışkanlığını Geliştirmek İçin
Neler Yapabiliriz?)
16.10 Öykü Okuma:Bilsen Başaran
16.25 Çocuk ve Gençlik Edebiyatı–Çocukları ve Gençleri Okumaya
Isındırmanın Yol ve Yöntemleri Zehra Ünüvar (Tekerleme, Bilmece,
Masal)
16.50 –17.50 Ara
Yer:Park Kahvehanesi KARACASU-AYDIN
17.50 Kurtuluş Savaşı’nda Aydın:Ahmet Zeki Muslu
18.15 Şiir Okuma:Etem Oruç (Aydın’ın Kurtuluş Destanı)
18.30-19.10 Karacasu Türküleri, Manileri, Söylenceleri… (Mustafa
Dilek, İsmail Dönertaş, Erol Bebeci, Adil Gümüş)

2.GÜN;14 EKİM 2011 CUMA GÜNÜ;

Yer:Karacasu Memnune İnci Meslek Yüksek Okulu KARACASU-AYDIN

09.30 Attilâ İlhan Şiirleri
(3.şahsın şiiri, aysel git başımdan, an gelir)
09.45 Afrodisyas Kalıtı:Cengiz Bektaş
10.15 Afrodisyas Kalıtı:Şükrü Tül (Aphrodisias’ta Kültürel Dönüşümler)
10.45 –11.00 Ara
11.00 Şiir Okuma:Gülsüm Cengiz
11.10 Afrodisyas Kalıtı:A.Semih Tulay(Antik Yazar, Gezgin ve
Araştırmacıların Gözüyle Afrodisyas)
11.40 Afrodisyas Kalıtı:Tahsin Şimşek (Afrodisyas’ta Şiir Kazım)
12.05 Öykü Okuma:Etem Oruç (E MAİL.oru...@hotmail.com)
13.00 –17.30 Öğle Yemeği, Afrodisyas Gezisi (ören yeri, müze)

3.GÜN;15 EKİM 2011 CUMARTESİ GÜNÜ;

Yer:Karacasu Belediyesi Düğün Salonu KARACASU-AYDIN

09.30 –13.00 Karacasu Kent İçi - Yayla Gezisi, Öğle Yemeği
13.45 Attilâ İlhan Şiirleri(fabrika durağı elde var hüzün, kimi sevsem
sensin)
14.00 Şair Şiirini Anlatıyor:Hüseyin Peker
14.25 Öykü Okuma:Mehmet Güler (öykü)
14.40 Şair Şiirini Anlatıyor:Hüseyin Alemdar
15.05 Şiir Okuma:Hidayet Karakuş (şiir)
15.15 –15.30 Ara
15.30 Şair Şiirini Anlatıyor:Bilsen Başaran (Vicdanımla Gördüm-Tanığım
Şiirimdir)
15.55 Şiir Okuma:Ahmet Zeki Muslu.
16.05 Şair Şiirini Anlatıyor:Hüseyin Yurttaş
16.30 Öykü Okuma:Zehra Ünüvar
16.45 Şair Şiirini Anlatıyor:Ersan Erçelik (Şiir Şairini Anlatır)
17.10 –17.30 Etkinlik Değerlendirmesi...

ORGANİZE VE İRTİBAT;

TAHSİN ŞİMŞEK
GSM.0.505.9044263
E MAİL.tahsi...@mynet.com

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

BAŞKAN OBAMA'YA YETER DEYİN, ŞİMDİ İSRAİL'İN YANINDA OLMA
ZAMANIDIR...

Emergency Committee for İsrael adlı Yahudi kuruluşunun, New York
Times’da tam sayfa olarak verdiği Obama karşıtı ilan, ABD’deki diğer
Yahudi kuruluşları tarafından tepkiyle karşılandı. “Başkan Obama’ya
‘Yeter’ deyin! Şimdi İsrail’in yanında olma zamanıdır” ibarelerinin
yer aldığı ilan özellikle Amerikan’ın en büyük Yahudi kuruluşu olan
American Jewish Committee’yi kızdırdı.(ŞALOM GAZETESİ-22 EYLÜL 2011)

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

21. yüzyılın lider ülkesi ABD mi?

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında Berlin'i ziyaret edenler
şehrin uğramış olduğu yıkım karşısında şaşkınlıklarını
gizleyememişlerdi. Adolf Hitler'in bin yıl süreceğini iddia ettiği
Üçüncü Alman İmparatorluğu (Nazi Almanyası) tarif edilmesi çok güç bir
harabe halini almıştı. O dönemde Berlin'e giden Amerikalı gazeteci
William Shrier, tarihte bu boyutta bir yıkımın daha önce hiç
yaşanmamış olduğunu söylemişti. Yine aynı dönemde Almanya'yı ziyaret
eden İngiliz yazar Stephen Spender, yıkıntı haline gelmiş olan Alman
Parlamentosu ve Başbakanlık konutunun, Roma'da bulunan Kolezyum'un
modern eşdeğerleri olacağını ve önümüzdeki beş yüz yıl boyunca
dünyanın dört bir yanından ziyaretçi akınına uğrayacağını söylemişti.
Ancak bugün Berlin'i ziyaret eden bir kişi, tarihin hiç yerinde
saymadığını, ilerlemeye devam ettiğini, bu yıkımdan geriye eser
kalmadığını ve şehrin savaş ve bölünmenin izlerini üzerinden attığını
görebilir. İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya'nın yıkıntıları
arasından, önce Batı dünyasının, Sovyetler Birliği'nin yıkılmasından
sonra ise dünyanın lideri olacak olan bir ülke yükselmekteydi; ABD.

Tek süper güç olarak ABD
ABD'nin önderliğinde Sovyetler’e karşı yürütülen Soğuk Savaş'ın Batı
ittifakının üstünlüğüyle sona ermesi ve Sovyetler Birliği'nin
dağılmasıyla ABD'nin dünyadaki tek süper güç olarak kalması, Amerikan
Çağı’nın zirvesi olarak değerlendirildi. Francis Fukuyama gibi
düşünürler tarihin sonunun geldiğini ve liberal demokrasinin kesin bir
zafer kazanarak, dünyadaki tartışmasız tek yönetim biçimi olarak kabul
göreceğini iddia etti. Ancak herkes için ilerlemeye devam eden tarih
ABD içinde yerinde saymayıp, akmaya devam etti. 1990'lı yıllarda hakim
olan ABD'deki bu zafer havası günümüzde kendisini çok daha karamsar
bir havaya bıraktı. On sene önce ABD'nin dünya liderliğinden emin olan
düşünürler, bugün er ya da geç tüm hegemon güçlerin başına gelen şeyin
şimdi de ABD'nin başına mı gelmekte olup olmadığını sorguluyorlar;
acaba ABD artık dünyadaki lider ülke olma konumunu kaybediyor mu?
Her ne kadar günümüzde daha sıkça tartışılmaya başlansa da, ABD'nin
gücünün bir düşüş trendinde olup olmadığı tartışması aslında çok yeni
bir tartışma değil. Ünlü tarihçi Paul Kennedy klasikleşmiş eseri olan
"Büyük Güçlerin Yükselişi ve Düşüşü" kitabında bu tartışmaya yer
verdi. 1987'de yayınlanan kitap, ABD'nin İkinci Dünya Savaşı
sonrasında dünyadaki toplam üretimin yüzde 33'ünü gerçekleştirirken,
1980'lerin sonunda bu rakamın yüzde 20'ye gerilediğini ve dünya
üretiminin Doğu Asya'ya doğru kaymakta olduğunu söylüyordu. Kitapta
ayrıca bütün süper güçlerin belli bir noktadan sonra kontrol
edemeyecekleri kadar genişledikleri, bunun süper güçlerin sahip
oldukları kaynaklar üzerinde çok olumsuz bir etki yarattığını ve
Vietnam Savaşı ile beraber ABD'nin bu döneme girdiğini belirtiyordu.
ABD'nin gücünün düşüşte olup olmadığı tartışmalarına katkıda bulunan
diğer bir yazar da Thomas Friedman. Friedman ABD'nin halen dünyadaki
en yenilikçi ekonomiye sahip ülke olduğunu fakat bazı konularda
gidişatın iyi olmadığı görüşünde. ABD'deki eğitim alanındaki
eksikliklere dikkat çeken Friedman, özellikle matematik alanında
ulusal test sonuçlarının günden güne düşmekte olduğunu ve bunun
ileride ABD'nin yeterli sayıda ve kaliteli mühendisler ortaya
çıkartamamasına sebep olabileceğini belirtiyor. Yeni buluşlar ve
teknoloji üzerinde duran ABD ekonomisinin kaliteli mühendisler
çıkartamamasının ileride ülke için ciddi sonuçlar doğurabileceğini
dile getiren Friedman, ABD için önemli sorunlardan bir tanesinin de
yenilenebilir enerji teknolojilerine yeteri kadar yatırım yapmayıp,
petrol, kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtlara bağımlı kalması
olduğunu belirtiyor. Friedman bu alanlarda liderliğin diğer ülkelere
bırakılmasının ABD için dünyadaki yeni enerji devrimini kaçırmak
anlamına geleceğini ve bunun da ülkenin ekonomik ve siyasi gücünü
olumsuz etkileyeceği görüşünde.
Bu konudaki literatüre katkıda bulunan diğer bir düşünür ise,
Hindistan doğumlu Amerikalı yazar Fareed Zakaria. Yazar, ABD
ekonomisinin halen dünyadaki en rekabetçi ve yenilikçi ekonomi olduğu
hususunda Thomas Friedman'a katılırken, ABD için asıl tehlikenin
21.yüzyılın süper gücünün siyasi olarak, 18.yüzyılda yazılmış bir
anayasaya ile idare edilmeye çalışılması olarak gösteriyor. Zakaria,
Amerikan siyasal sisteminin ülkenin karşı karşıya olduğu ciddi
sorunları çözmek için gerekli olan geniş koalisyonları ortaya
çıkartmakta yetersiz kaldığını belirtiyor. Bu konuda, son dönemlerde
Cumhuriyetçi Parti ile Demokrat Parti arasında giderek artan ideolojik
farkların, iki partideki siyasetçilerin de gözlerini kör ettiğine
değiniyor Zakaria. İki partideki siyasetçilerin de ABD'nin çıkarlarını
bir kenara bırakıp, ülke çıkarlarına zararlı olsa bile ellerinden
geldiğince diğer partiye zarar vermeye çalıştığı da yazar tarafından
dile getiriliyor.
ABD'deki iç siyasal konsensüsün kaybolmakta olduğunu ve bunun ABD'yi
küresel bir güç olarak düşüşe sürükleyeceğini belirten diğer bir
düşünür de Paul Krugman. Krugman yapmış olduğu araştırmada ABD
tarihindeki en istikrarlı ekonomik büyüme rakamlarının, İkinci Dünya
Savaşı sonrasındaki Eisenhower Yönetimi döneminden Richard Nixon
Yönetimi dönemine kadar olan zaman aralığında kaydedildiğini
vurguluyor. Krugman aynı dönemin, ABD tarihinde iki büyük siyasi parti
arasındaki siyasal konsensüsün en yüksek olduğu dönem olduğunu
belirtiyor. Bu dönemde ABD Kongresi'nden geçen yasaların hem
Cumhuriyetçi hem de Demokrat Partinin en yüksek katılımı ve lehte oy
kullanımıyla kabul edildiğinin altını çizen Krugman, ABD'deki bugünkü
durumun ise bunun tam tersi olduğunu söylüyor. İki partinin ideolojik
olarak birbirinden çok uzak olduğu ve ülkenin hem iç hem de dış
politikada kaderini belirleyecek çok önemli konularda dahi, iki
partinin ortak çalışmayı reddederek bir türlü uzlaşamadığı Krugman'ın
altını önemle çizdiği konular arasında yer alıyor.
Peki, tüm bunlar ne anlama geliyor? Eğitim sisteminde baş gösteren
sorunlar, son dönemlerin en ciddi ekonomik kriziyle boğuşmak,
Afganistan ve Irak savaşlarında harcanan milyarlarca dolar ve iç
siyasal sistemin ülkenin sorunlarına gerekli çözümleri üretecek
esneklikten yoksun olması ABD'nin hegemon güç olma vasfını kaybettiği
anlamına mı geliyor?
Ünlü İngiliz tarihçi A.J Taylor, büyük güç olmayı savaş kazanabilme
kapasitesi olarak tanımlar. Günümüzde büyük güç olmak için bu tanımın
yeterli olmadığı konusunda geniş bir konsensüs var. Ancak geleneksel
olarak büyük güç olmanın kriteri sayılan askeri güç konusuna
bakıldığında ABD'nin halen askeri harcamalar söz konusu olduğunda
dünya lideri olduğu kolaylıkla anlaşılabilir. ABD savunma
harcamalarında kendisinden sonra gelen 14 ülkenin toplamından fazla
harcama yaparak halen bu konuda lider ülke konumunda bulunuyor.
Ekonomik ve siyasi olarak ise, devletlerarası sistemin tek bir
hegemonun kontrolünden çıkıp, birden fazla güç merkezine doğru
evrildiği görüşü Paul Kennedy'de dahil birçok uzman tarafından dile
getiriliyor. Ancak bu konuda da, bu evrimin daha çok başında olduğumuz
ve ABD'nin tüm sorunlarına rağmen yapısal olarak girişimciliği ve yeni
buluşların ortaya çıkmasını teşvik eden ekonomisi sayesinde, yakın
gelecekte de başat ülke olma konumunu sürdüreceğini iddia eden
uzmanların sayısı hiç de az değil.(ŞALOM GAZETESİ-22 EYLÜL 2011)

Kaynakça;

Rise and Fall of the Great Powers, Paul Kennedy, 1987
The World is Flat, Thomas L. Friedman, 2005
The Conscience of a Liberal, Paul Krugman, 2008
The Post American World, Fareed Zakaria, 2009

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

İNGİLTERE, İSRAİL ALEYHİNE OLAN YASAYI DEĞİŞTİRDİ...

İngiltere, İsrailli yetkililer için tutuklama emri çıkarılabilen
yasayı iptal etti...

İngiltere, İsrailli yetkilileri için tutuklama emri çıkarmaya olanak
sağlayan yasayı değiştiriyor. İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in
imzalamasıyla yürürlükten kaldırılan yasa sayesinde yabancı
görevlilere karşı tutuklama emri çıkarılabiliyordu. Bu nedenle İsrail
ordu yetkilileri ve İsrailli politikacılar İngiltere’yi ziyaret
edemiyorlardı.
İsrail’in İngiltere Büyükelçisi Matthew Gould karardan hoşnutluk
duyduklarını açıklarken İngiltere adalet sisteminin politik nedenlerle
daha fazla suiistimal edilemeyeceğini söyledi. Gould “Bu değişiklik
ile mahkemeler gerçekçi olmayan tutuklama emirleri çıkaramayacak. Bu
durum da bizim uluslararası yükümlülüklerimizi yerine getirmemize
olanak sağlayacak” dedi. Gould ayrıca iki ülke arasındaki ilişkilerin
yasanın iptali ile daha iyiye gideceğini umduğunu belirtti.
Yasa değişikliğiyle, İngiltere’de savaş suçları ile ilgili tutuklama
talepleri sadece hükümete bağlı özel bir birim tarafından
alınabilecek.
Hakkında 2009 yılında Londra’da bir mahkeme tarafından verilmiş
tutuklama emri bulunan İsrail’in Dışişleri eski Bakanı Tzipi Livni,
kararı memnuniyetle karşıladı.(ŞALOM GAZETESİ-22 EYLÜL 2011)

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

KARADAĞ'DA YAHUDİLİK DEVLET'İN RESMİ DİNİ OLARAK KABUL EDİLECEK...

Karadağ Cumhuriyeti (Montenegro) Başbakanı Igor Luksic, Yahudiliğin
devletin resmi dinlerinden biri olarak tanınacağını açıkladı.
Karadağ’ın başkenti Podgorica’da Luksic ile İsrail Aşkenaz Hahambaşı
Yona Metzger arasında yapılan toplantıda Yahudilik, Katoliklik,
Ortodoksluk ve Müslümanlık gibi resmi olarak tanınacağını belirtildi.
Karadağ Yahudi Cemaati Başkanı Yaşar Alfandri açıklamayı sevinçle
karşıladı. Alfandri bu açıklama ile ülkedeki Yahudi cemaatinin
gelişeceğini, Yahudi olma bilincinin artacağını söyledi. Ülkede
yaşayan Yahudilerin sayısı gerçekte çok az da olsa bu adımın dünyadaki
Yahudileri Karadağ’a yatırım yapmaya teşvik edeceği düşünülüyor.
Ayrıca bu adım bir süredir Balkan ülkelerinde görülen yerel Yahudi
cemaatlerin tekrar canlandırılması için atılan adımlardan birisi
olarak görülüyor.
Bundan kısa bir süre önce de Makedonya, Üsküp’te bir Yahudi müzesinin
açılması için katkıda bulunurken, Arnavutluk tarihinin ilk Hahambaşını
atadı; Yunanistan da Selanik’teki Yahudi kültür mirasını turistik
olarak ön plana çıkarmak için çalışmalar başlattı.(ŞALOM GAZETESİ-22
EYLÜL 2011)

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

BİR TÜRK OLARAK KÜRTLERE SORUYORUM...

HAKAN ÇELİK
POSTA GAZETESİ
ANKARA TEMSİLCİSİ

Bir TÜRK olarak Kürtlere soruyorum; ''Kürtler bu ülkeye ne
vermiştir ?'' Kürtlerin, Türkiye'ye bugüne kadar ne katkıları
olmuştur ? Sosyal, bilimsel ve sanatsal anlamda yaşamımıza neler
katmışlardır ?

Kendilerini etnik kökenlerini ön plana çıkararak tanımlayan ve
kendilerine verilmiş en büyük hak olan ''BU GÜZEL ÜLKENİN, TÜRKİYE'NİN
VATANDAŞI OLMAK HAKKINI'' bir kenara iterek, etnik köken üzerinden
ırkçılık yapmayı tercih eden bu kitle, bu ülkeye ne vermiştir ve bu
sapkın anlayışla ne verebilir ?

Kürtlere soruyorum; neden terör sizde, beşik kertmesi sizde, kız
çocuklarını başlık parası adetiyle adeta bir eşya gibi alıp-satmak
adeti sizde, her türlü yasadışı işin altından çoğunlukla Kürtler
çıkmakta, kapkaç sizde, gasp sizde, ''NAMUS CİNAYETLERİ'' sizde,
kaçakçılık sizde, uyuşturucu ticareti sizde, bu ülkenin vatandaşı
olmayı sindirememek hastalığı sizde, vur-kır-gasp et anlayışı sizde,
ÖZELEŞTİRİ yapmamak sizde, nedensiz aşağılık kompleksi sizde, başına
kuş pislese devleti ve diğer insanları suçlamak sizde, herşeyi
devletten beklemek sizde, asimile edildiği yalanını söyleyip, 21.
yüzyıl Türkiyesi'nde tek kelime Türkçe bilmeyen milyonlarca insan
sizde, emperyalist devletlerin size sahte bir mazi yapıştırması
neticesinde Anadolu'da hiçbir zaman varolmayan, sözde gasp edilmiş
hayali bir anavatanınız olduğu yalanını yaymak yine sizde.

Bu ülkeye hiçbir şey vermeden, kaba kuvvet ve vandalizmle, terör ile
toprak gasp etmeye çalışma ahlaksızlığı sizde, diyaloğu ve insani
ilişkileri es geçip, yakıp yıkarak bu ülkeyi bölmeye çalışmak sizde,
Avrupa'ya gidip Türkiye Cumhuriyeti ve onun şanlı ordusu Türk Silahlı
Kuvvetleri hakkında her türlü asılsız yalanları söylemek, bana işkence
yaptılar, baskı yaptılar, dilimizi konuşamıyoruz, fırsat eşitliği yok
gibi mesnetsiz yalanları söyleyerek siyasi mülteci statüsüyle o Avrupa
ülkelerine kapağı atmak, bir parazit gibi yaşayıp oralarda da suç
işlemek sizde, sizlerde....

Avrupa'da Türkiye'yi şikayet etmek sözkonusu olunca ''ben Kürdüm''
demek, ama cebinde Türkiye Cumhuriyeti kimliği ile Avrupa ülkelerinden
herhangi birinde suçüstü yakalandığınızda ''ben Türküm'' demek
üçkağıtçılığı sizde, çapulcu terör örgütüne her türlü desteği verip,
demokrasi ve insan haklarından bahsetmek, ''şiddeti kınıyorum'' demek
sizde, bu yalanları söyleyip bizleri de enayi zannedip, aptal yerine
koymaya çalışmak terbiyesizliğ i ve alçaklığı sizde, bu ülkede yaşayan
onlarca farklı etnik kökenden milyonlarca insan, etnik kökenleriyle
ilgili en ufak bir sıkıntı çekmezken, özgürce siyaset yapabilirken,
milletvekili ve hatta Başbakan bile olabilirken, verdiğimiz Kurtuluş
Savaşı mücadelesi sonucu elde edilmiş Cumhuriyetimizin kazanımlarını
içlerine sindiremeyen sömürgeci, etnik soykırımcı, emperyalist
devletlerin maşası ve tetikçisi olmak düzenbazlığı NEDEN hep sizde ?

Lütfen bu sorulara yanıt verin, tabii verebilirseniz. ..

Bu memlekete bugüne kadar ne verdiniz de, ne istiyorsunuz ?

Eğitim diyorsunuz; öğretmen öldüren terör örgütünün katillerini ve
elebaşını lider, siyasi irade kabul ediyorsunuz.

Dilimizi konuşamıyoruz diyorsunuz; o halde bugüne kadar Türkiye'nin
çeşitli kentlerinde açılmış ''Kürtçe Kursları'' sözde dil öğrenmeye
susamış sizlerin ilgisizliği sonucunda neden kapandı ?

Siyasi platformda temsil hakkı diyorsunuz; siyasetinizi etnik
ırkçılığa ve bölücülüğe dayalı söylemler, eylemler ve politikalar
üzerine kuruyorsunuz.

Yarattığınız terörden 30 bin insan can veriyor.... En ufak bir
özeleştiri, en ufak bir günah çıkarma yapmıyorsunuz.

Sizlerin canı can da, bu ülkeyi ve içinde yaşayan masum insanları
terörden korumak için hayatını hiçe sayıp şehit olan ana kuzularının,
evlatlarımızın canı patlıcan mı?

İstanbul'da sokaktaki vatandaşlara saldırmak, molotof kokteyli atmak,
otobüs yakmak, polise ve sade vatandaşlara, kadınlara, ufacık
çocuklara ''kaldırım taşları'' atıp kafalarını yarmak neyin
protestosu? Hangi köhne düşüncenin, hangi barbar anlayışın dışavurumu?

Bugüne kadar hangi ''Kürt kökenli'' Türk vatandaşına; hop! sen Kürtsün
şu şehre giremezsin, şu işi yapamazsın, şu mesleği icra edemezsin
denmiş veya denmekte?

Bu ülkenin en çok para kazanan insanları çoğunlukla Kürt kökenli
şarkıcılar, eğlence yeri sahipleri, işadamları, ticaret erbabı,
turistik otel sahipleri, eğlence dünyasında; tv'de, gazinolarda iş
yapan isimler (İbrahim Tatlıses, Özcan Deniz, Ceylan, Yılmaz Erdoğan
vs.) değil mi?

Hani ne oldu ''fırsat eşitsizliği yalanınıza?'' İşin doğrusu, sizin
sorununuz bu ülkeyi terör ile, vurarak, kırarak bölmek! Bir oldu-bitti
yaratarak bu güzelim memleketi parçalamaktır. Bu kadar basit. Şu
çıplak gerçeği artık ilkokula giden küçücük çocuklar bile
anlayabilmektedirler.

''KÜRT'' kökenli vatandaşlarımız, eğer bunca kan ve gözyaşı
dökülmesine sebep olan bu BÖLÜCÜ IRKÇI TERÖRİSTLERİ hala
destekliyorlarsa, KUSURU DEVLETTE DEĞİL, KENDİLERİNDE ARAMALIDIRLAR!

Meydanlarda eller hep zafer işareti, ellerde 30 bin insanımızın katili
kanlı terör örgütü PKK'nın afişleri, terörist başı Apo'nun posterleri,
yakarız-yıkarız tehditleri ve herkesin malumu ülkemizdeki büyük
kentlerde meydana gelen şu terör olayları...

Çapulcu terör örgütünün hazırladığı ''Şemdinli fiyaskosundan'' sonra,
ellerine para vererek sokaklara salıp polisimize, güvenlik
güçlerimize, halkımıza taş ve molotof kokteyli attırdığı küçücük
çocuklar...

Çocuğunu terör örgütünün militan olarak kullanmasına müsade ediyorsan,
bu kaos ve terör yöntemlerinden medet umuyorsan ve bu yolla bu ülkeyi
böleriz, sözde ülkemizi de kurarız diye düşünüyorsan, canın yandığında
veya meydanlara saldığın, yak-yık-kır-dök evladım dediğin çocuğunu
kendi ellerinle ateşe attığında da bunu devlete fatura edemezsin.

Hak isteyen, hukuk isteyen önce bu ülkenin bütünlüğüne, bu ülkenin
insanlarına, toplum kurallarına SAYGI gösterecek. Ülkesine katkıda
bulunacak. İNSAN gibi davranacak, yakmayacak, yıkmayacak.

Kısacası; TERÖRİST ile arasındaki farkı yine bizzat KENDİSİ ortaya
koyacak. Bu ülkenin güzel insanlarını kendisine inandıracak.

Kürt toplumu yüzyıllardır kendisini sömüren, geri bıraktıran, kulun
kula kulluk ettiği ''FEODAL DÜZEN'' denen ilkel sistemden ne zaman
vazgeçecek? Ne zaman HANIM FERTLERİNE gereken ''ÖZGÜRLÜĞÜ'' teslim
edecek? Ve neden ülkede en yüksek kadın intiharları Batman'da? Neden
aile içi şiddet sorununda ve TÖRE CİNAYETİ denen illette ekseriyetle
Kürt kökenli insanların yaşadığı iller de başı çekmekte? Büyük
şehirlerde kapkaç ve bu tür illegal suçları işleyip, elde edilen
yasadışı geliri Terör örgütüne aktarma suçu neden hep Kürt kökenli
çocuk ve gençlerde görülmekte? Neden, neden, neden?
Kürdüm diyen sizler, acaba bu KUSURLARINIZI hallettiniz mi ki,
TÜRKLERİ pervasızca eleştiriyorsunuz? Size yer, yaşam hakkı, hak-hukuk
vermekten başka ne yapmış bu ülkenin vatandaşları?

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

İŞ ADAMLARIMIZ VE İŞÇİLERİMİZ IRAK'TA Kİ İŞ FIRSATLARINI
DEĞERLENDİRMELİDİRLER...

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

Gaziantep'in 2010 yılı Irak ve özellikle bu bölgeye ihracat rakamları
çok büyük. 1.6 milyar dolarlık ihracat Gaziantep'li firmalar
tarafından gerçekleştirildi. Irak'la aramızdaki tarihi, kültürel ve
ekonomik bağları iyi değerlendirmek zorundayız. Bu pazarın büyük bir
bölümünde bizler etkili olmak zorundayız. Rakamsal anlamda
bakıldığında Irak'ta çok ama çok büyük bir pasta var ve dünya
ülkelerinin gözü bu noktada. Bunu Türkiye'nin özellikle sanayici ve iş
adamlarımızın iyi değerlendirmesi, bölgeye doğru zamanda doğru
yatırımları yapması gerekiyor.

Bununla kalmayıp, işsizlerinde Irak'ta ki iş fırsatlarını yakından
takip etmeleri. İş buldukları takdirde soluğu Irak'ta almaları,
gelecekte Türkiye'ye önemli fırsatlar sunacaktır.

Kısacası Irak, başka ülkelerin eline bırakılmayacak kadar önemli bir
ülkedir. Zamanla Irak'ta bu konuda kurulacak bir işbirliği Türkiye'nin
dünyanın yıldızı olması ile noktalanabilecektir. Otobüs firmalarıda
şimdiden bulundukları ilden Bağdat seferleri düzenlemelidirler, bunu
hem Suriye üzerinden. Hemde Irak üzerinden direk olarak yapabilirler,
uçak seferleride ihmal edilmemelidir. Irak'a yatırım yapmak zamanla
Türkiye'yi ve Türk insanını zengin edecek argümanlarla doludur,
örneğin yalnızca karadan Suriye-İran-Suudi Arabistan-Lübnan vb.gibi
ülkelere ulaşmak mümkün iken Irak'ın güneyinden deniz yolu ile
dünyanın her tarafı ile bağlantı kurmak çok kolaydır. Açık deniz
balıkçılığı yapmak isteyen ve büyük hedefleri olan balıkçılar, deniz
nakliyatı ile uğraşanlar. Tır Şirketleri vb.yan sanayi kuruluşları
Irak'ta çok para kazanabilecek iş kollarıdır.

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

DENİZLİ'DE 45.000 M2'LİK ALANDA FAALİYET GÖSTEREN VE 375 KİŞİNİN
ÇALIŞTIĞI TAN TEKSTİL YÖNETİM KURULU BAŞKANI İBRAHİM TAN, ACIBİBER-
AHUDUDU-ZEYTİNYAĞI'NI NANOTEKNOLOJİ İLE KUMAŞLARIN ÜZERİNE İŞLEYEREK
''YAĞ YAKICI KUMAŞ'' ÜRETTİKLERİNİ AÇIKLADI. KADINLARIN BAŞ DÜŞMANI
OLAN SELÜLİT VE OBEZİTE HASTALIKLARINA FAYDALI OLAN KUMAŞIN 1 HAFTADA
2 KĞ.YAĞI VÜCUTTAN ATTIĞINI İFADE EDEN TAN, BU KUMAŞLARI ABD-AB VE
RUSYA'YA İHRAÇ ETTİKLERİNİ AÇIKLADI.

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

CEMAL SÜREYYA ŞİİR ÖDÜLÜ 2011 YARIŞMASI BU YIL 2 DALDA VERİLECEK...

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

Cemal Süreyya Şiir Ödülü bu yıl 2 dalda verilecek, açıklama aşağıdaki
şekildedir;

*Ekim 2010 başı ile Eylül 2011 sonu arasında Yayımlanmış şiir kitabı.
*Bir kitap oylumunda olan şiir dosyası.Ödül,her dalda tek yapıta
verilir.

Egemen Berköz,Enver Ercan,Mustafa Öneş,Müslim Çelik ve Sennur
Sezer’den oluşan Seçici Kurul,
gerek görürse,ayrıca Özendirme Ödülü de verebilir.

Cemal Süreya’nın 23.ölüm yıldönümü olan 9 Ocak 2012 Pazartesi günü
düzenlenecek törende,
ödüller kazananlara sunulacak.

6 adet yapıt,her birine şairin özgeçmiş yazısı ile Adres ve telefon
numarası eklenerek,16 Kasım 2011 tarihine kadar
Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği’ne iletilmeli.

Yapıtlar geri verilmez.

16 Kasım 2011
Son katılım günü;

CEMAL SÜREYYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ;
Bağdat Cad. Hatay Restaurant
BOSTANCI-KADIKÖY-İSTANBUL
GSM.0.542.5069658

Sorularınız için : http://www.facebook.com/CemalSureya veya
hsipa...@hotmail.com adresine mesaj bırakabilirsiniz.

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

ŞİŞLİ BELEDİYESİ HALİDE EDİP ADIVAR KÜLTÜR MERKEZİ MİMARİ PROJE
YARIŞMASI 1.CİSİNE 30.000 TL., 2.CİYE 25.000 TL.,3.CÜYE 20.000 TL.
ÖDÜL VERİLECEK, 3 YARIŞMACIYA İSE 10.000'AR BİN TL.LİK MANSİYON ÖDÜLÜ
VAR...

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

İstanbul Metropolitan Alanı içinde önemli yeri olan, Şişli İlçesinin
kent kimliğinin gelişmesine katkıda bulunacak Şişli Kültür Merkezi
Projesi, Şişli Belediye Başkanlığı tarafından Kamu İhale Kurumu
"Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Projeleri,
Şehir ve Bölge Planlama, Güzel Sanat Eserleri Yarışmaları Yönetmeliği"
ile "Mimarlar Odası Yarışmalar Yönetmeliği kuralları uyarınca
"serbest, ulusal ve tek aşamalı" olarak yarışmaya çıkarılmıştır.

Yeni yapılacak Kültür Merkezi Binası "Şişli ilçesi, Darülaceze
Caddesi, 10281 ada, 6 parsel sayılı arsada ( Şişli Darülaceze Caddesi
ile Baklaçiçeği Sokağının kesiştiği) köşe parseldedir. Yarışmanın
amacı, ülkemizde var olan mimarlık ve kentsel tasarım birikim ve
yeteneklerinden yararlanarak kültür merkezi anlamında örnek olabilecek
özgün ve örnek bir tasarımın elde edilmesidir.

Yarışma şartnamesi ve ekleri Şişli Belediyesi WEB adresinden
incelenebilir. Yarışmaya katılmak için TMMOB Mimarlar Odası üyesi
olmak ve şartname satın alarak adres bırakmış olmak zorunludur.
Yarışmaya katılmak için yarışmacıların, şartname bedeli olan 200 Türk
Lirasını aşağıda belirtilen banka hesap numarasına isim belirterek
yatırmaları gerekmektedir. Banka dekontunun üzerinde "yarışmacının
adı, soyadı, telefon numarası, adres ve e-posta bilgileri" yazılı
olarak yarışma raportörlüğüne iletilmesinden (faks veya elden) sonra
şartname ve ekleri yarışmacılara ulaştırılacaktır.

DANIŞMAN ÜYELER;

Belediyesi Başkanı i Bel Başkan Yardımcısı : Orkestra Şefi : Tiyatro
Genel Sanat Yönetmeni
Mustafa Sarıgül: Şişli Belediye Başkanı
Osman Korkmaz: Şişli Belediye Başkan Yardımcısı
Gürer Aykal: Orkestra Şefi
Gencay Gürün: Tiyatro Genel Sanat Yönetmeni
Selahattin Kuru: Bilgisayar Mühendisi
Ali Özgentürk: Sinema Yönetmeni
Yıldız Sey: Mimar
Güner Yavuz: Mimar

ASİL SEÇİCİ KURUL ÜYELERİ;

Doğan Hasol Mimar - Jüri Başkanı
Emre Aysu Mimar
Çelen Birkan Mimar
Erhan İşözen Mimar
Hakkı Önel Mimar
Hasan Şener Mimar
Tanju Verda Akan Mimar

YEDEK SEÇİCİ KURUL ÜYELERİ;

Feride Ünal;(Mimar)
Mehmet Mutlu;(İnşaat Mühendisi)

RAPORTÖRLER;

Gürsel Akkoyunlu İnşaat Mühendisi
Z. Güler Özdemir Mimar
Ceren Özilhan Özkurt Mimar
Tuğçe Şimşekalp Ercan Mimar

ÖDÜLLER;

Birinci Ödül 30.000 TL
İkinci Ödül 25.000 TL
Üçüncü Ödül 20.000 TL
3 adet mansiyon 10.000 TL

YARIŞMA TAKVİMİ;

Yarışmanın ilanı : 19 Eylül 2011
Sorular için son gün : 3 Ekim 2011
Cevapların duyurulması : 7 Ekim 2011
Projelerin teslimi : 29 Ekim 2011
Sonuçların açıklanması : 22 Kasım 2011
Kolokyum ve ödül töreni : 2 Aralık 2011
Sergi : 2 Aralık 2011-12 Aralık 2011

Projeler 02 Aralık 2011 günü "Yapı-Endüstri Merkezi Sergi Salonu"nda
sergilenecek ve aynı gün saat 18:00 de "Kolokyum ve Ödül Töreni"
yapılacaktır.

İSTANBUL ŞİŞLİ BELEDİYESİ İLETİŞİM BİLGİLERİ;

Adres :
Esentepe Mah. Büyükdere Cad. No:100 P.K. 34394 Şişli / İSTANBUL
Telefon :0.533.6941583 - 0.532.6850729
Fax : 0212 2749150
E-Posta :
yarismara...@sislibelediyesi.com
Web : www.sislibelediyesi.com
Hesap No: : Vakıflar Bankası - Esentepe Şubesi (TR 2900 0150 0158 0072
9326 3550)

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

3.DATÇA ÖYKÜ GÜNLERİ 6-7-8 EKİM 2011 TARİHLERİ ARASINDA YAPILACAK...

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

Kanguru Yayınları ve Muğla Vilayeti'nin Datça İlçesi Belediyesi’‘nin
ortaklaşa gerçekleştirdikleri 3.Datça Öykü Günleri 6-7-8 Ekim 2011
tarihinde bir dizi etkinlikle hayata geçirilecektir.

İŞTİRAK EDECEK OLAN YAZARLAR;

Şükrü Erbaş;(Şair-Yazar)
Semih Poroy;(Karikatürist Cumhuriyet Gazetesi Çizeri)
Turhan Günay;(Cumhuriyet Kitap Eki Genel Yayın Yönetmeni)
Feyza Hepçilingirler;(Öykü Yazarı, Dilbilimci- ONUR KONUĞUMUZ)
Habib Bektaş;(Yazar )
Aydın Şimşek;(Şair-Yazar )
Hayri K.Yetik;(Şair-Yazar)
Asuman Portakal;(Çocuk Yazarı-Ressam)
Neriman Calap;( Şair-Yazar)
Duygu Kankaytsın;(Şair- Yazar – Sunucu)
Namık Kuyumcu;(Şair -Yazar, Konak Belediyesi Kültür Danışmanı)
Oğuz Tümbaş;(Yazar- Şair)
Şehmus Ay;(Şair)
Ömer Turan;(Şair)
Mustafa Albayrak;(Yazar)
İsa İnan;(Şair- Datça’da yaşıyor.)
Emine Azboz;(Öykücü-Araştırmacı, Datça’da yaşıyor.)
Orhan Keskinsoy;(Datça’da yaşıyor.)
Müyesser Güner;(Datça’da yaşıyor.)

PROĞRAM;

1. Gün – 6.Ekim Perşembe Günü;

1. Etkinlik: Saat 11:00 Çocuklar Yazarlarla Buluşuyor
Konuk Yazar: Asuman Portakal
Yer: Bülent Ecevit Kültür Merkezi
Açıklama: 3-4-5-6 sınıflar.

2. Etkinlik: Saat: 14:00 Gençler Yazarlarla Buluşuyor
Konuk Yazar: Neriman Calap
Yer: Bülent Ecevit Kültür Merkezi
Açıklama: 9-10-11-12 sınıflar.

3. Etkinlik: 15:00 Feyza Hepçilingirler ile Dil İçinde Bir Gezinti
Yer:Üniversite Salonu
Program: 18:00 Etkinliğin Açılış Buluşması
18:30 Belediye Başkanının Konuşması
18:45 Kanguru Yayınları Adına Aydın Şimşek’in konuşması. Etkinlik
Programının Okunması.
20:00 Akşam Yemeği

2. Gün – 7.Ekim 2011 Cuma Günü;

1. Etkinlik: 14:00 Göç ve Edebiyat
Konuşmacılar: Habib Bektaş
Yer: Bülent Ecevit Kültür Merkezi

2. Etkinlik:
15:00 Nihat Akkaraca’nın Yazın Kişiliği ve Çalışmaları Üzerine Bir
Otobiyografik Deneme.

15:20 Öykücülüğümüzde Yerel Etkiler ve Nihat Akkaraca Öyküsünde Yerel
Motifler.

Konuşmacılar: Emine Azboz, Orhan Keskinsoy, Müyesser Güner.
Yer: Bülent Ecevit Kültür Merkezi
Program:
16:20 Nihat Akakraca ile Anılarda Buluşmak (Yerel kişiliklerin Nihat
Akkaraca’yla olan Anıları. Bu etkinlik için Nihat Akkaraca’nın
dostlarıyla konuşululacak.)

17:00 Nihat Akkaraca Öykü Ödülü Tutanağının Okunması
Ödül Sonuçları ve Ödüllerin Verilmesi
Ödül Kazanan Öykücülerin Öykülerini Okuması.

20.00: Akşam Yemeği

3. Gün – 8.Ekim 2011 Cumartesi Günü;

1. Etkinlik: 14:00 Türkiye Okuyor Mu? Okuyorsa Neleri Okuyor?

Konuşmacılar: Turhan Günay, Hayri K.Yetik.

Yer: Eski Datça Mahallesi Can Yücel Kahvesi.

2. Etkinlik: 15:00 Hayatın ve Edebiyatın Mizahı (Semih Poroy
Karikatürüne Kısa Bir Yolculuk)

Konuşmacılar: Şükrü Erbaş, Semih Poroy.

Yer: Eski Datça Mahallesi Can Yücel Kahvesi.

3. Etkinlik:

16:00 Öyküden Şiire Şiir Dinletisi.

Şairler: Şükrü Erbaş, Namık Kuyumcu, Neriman Calap, Aydın Şimşek, Oğuz
Tümbaş, İsa İnan, Hayri K.Yetik, Duygu Kankaytsın, Ömer Turan.

Yer: Bülent Ecevit Kültür Merkezi

Kapanış ve Teşekkür Konuşmaları

Yer: Bülent Ecevit Kültür Merkezi, Üniversite Salonu, Eski Datça
Mahallesi Can Yücel Kahvesi
Etkinlik Tarihi: 06.10.2011 – 11:00 – 08.10.2011 – 18:00

**********************************************************************************************************************************************************************************************************************************

10.İZMİR TÜRKÇE GÜNLERİ VE 79. DİL BAYRAMI 26-27 EYLÜL 2011
TARİHLERİNDE KUTLANACAK...

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

İzmir Karabağlar Belediyesi ve Dil Derneği'nin birlikte düzenlediği
10.İzmir Türkçe günleri ve 79.dil bayramı aşağıda ki proğram
doğrultusunda kutlanacaktır;

1. GÜN: 26 EYLÜL 2011 PAZARTESİ GÜNÜ;

11.00 – Açılış (“Türkçe Taşı”nda Buluşuyoruz)
Açış Konuşmaları
K. Sıtkı KÜRÜM – Karabağlar Belediye Başkanı
Y. Bekir Yurdakul – Dil Derneği İzmir Temsilcisi
* * *
Kısa Dinleti
* * *
Konuşma: 79. Dil Bayramı
Hidayet KARAKUŞ
* * *
Kısa Oyun: Türkçe de Neymiş?
Yazan-Yöneten: Taner İŞERİ
Oynayanlar: Nurcan İŞERİ, Taner İŞERİ
* * *
Yer: Türkçe Taşı (Konak AKM Yanı-İZMİR)
Sunan: İffet DİLER
* * *
14.00 – Dil İşlikleri
Şiir – Eşref KARADAĞ
Masal – Nursel ÇETİN
Öykü – Hidayet KARAKUŞ
Konuşma – İffet DİLER
Yaratıcı Okuma – Düriye AYYILDIZ
* * *
Yer: Özel Ege Lisesi (Bornova-İZMİR)
* * *
14.00 – Söyleşi
Dille Gelen Düğün Bayram
Konuklar: Mavisel YENER, Y. Bekir YURDAKUL
* * *
Yer: Özel Ege Lisesi (Bornova-İZMİR)

2.GÜN:27 EYLÜL 2011 SALI GÜNÜ;

10.00 – Görsel Sunum-Söyleşi
Yoksa Siz Hâlâ Turkche mi Konuşuyorsunuz?
Rüştü ERATA
* * *
Yer: Özel Çamlaraltı Koleji-İZMİR
* * *
14.00 – Görsel Sunum-Söyleşi
Basın Yayın ve Kültürel Etkileşim
Rüştü ERATA
* * *
Yer: Karabağlar Belediyesi Çalıkuşu Kongre ve Sergi Sarayı-İZMİR
Sunan: İffet DİLER
* * *
15.30 – ARA ve Ağırlama
* * *
15.50: Görsel Sunum
10 Yılın İçinden
Hazırlayan: Dil Derneği İzmir Temsilciliği
* * *
Yer: Karabağlar Belediyesi Çalıkuşu Kongre ve Sergi Sarayı-İZMİR
* * *
16.00 – Forum
Dil Devrimi 79 Yaşında
Yöneten: Y. Bekir YURDAKUL
Katılanlar: Abdullah BOLULU, Ahmet GÜNBAŞ, Ali Natık GÜVEN, Atilla
SERTEL, Bahri KARADUMAN, Berin TAŞAN, Birsen FERAHLI, Ceyhan DEMİR,
Düriye AYYILDIZ, Erdoğan AYTEKİN, Eşref KARADAĞ, Gürsel GEZEN, Hayri
OĞUZ,
Hülya SAVAŞ, Hidayet KARAKUŞ, İffet DİLER, M. Salim ÇETİN, Mavisel
YENER,
Mehmet ATİLLA, Mevlüt KAPLAN, Misket DİKMEN, Muzaffer İZGÜ,
Rüştü ERATA, Saime BİRCAN, Selçuk OĞUZ, Tuğrul KESKİN,
Turgut DERELİ, Zeliha AKÇAGÜNER
* * *
Yer:Karabağlar Belediyesi Çalıkuşu Kongre ve Sergi Sarayı-İZMİR
* * *
17.00 – Kapanış
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages