5 MAKALE-SANAT DÜNYASI'NDAN KISA DUYURULAR...

17 views
Skip to first unread message

KERİM ÖZBEKLER

unread,
Oct 13, 2011, 9:51:37 PM10/13/11
to yazarkeri...@googlegroups.com
GERÇEKLERDEN KORKANLAR...

PROF.DR.NURULLAH AYDIN
na74...@gmail.com

Türkiye’de Korku Sığınağındakiler de var, Susturulamayanlar da var.

Birçok kişi ne diyor?

Aman konuşma başın belaya girer!
Aman yazma işini bitirirler!
Etliye sütlüye sakın karışma başın ağrır!
Tepelerdekileri eleştirme senin için hiç iyi olmaz!
Aman geri dur, öne çıkma!
Senin neyine gerek, sen mi kurtaracaksın vatanı?
Artık iş işten geçti, bu işin geri dönüşü yok artık. Kadere razı ol!
Adamlar her yeri ele geçirdiler!

İleri demokrasiye hızla adım atmış olan Türkiye’de;Halkı uyutmak, uyuşturmak, bilim insanları, gazeteciler ve yazarları ise sindirmek susturmak için olarak en çok duyduğumuz;Mücadele gücünü kırmak amacıyla söylenen, söyletilen sözler, telkinler bunlar…

Oysa soruyoruz;

Taşıdığınız insani, vicdani değrlerle bu düşünceler, sözler, tavırlar size yakışıyor mu?

Sizler kimdiniz? Gerçekleri söylemek yazmak anlatmak konusunda karanlıklardan aydınlığa çıkmakta, semiren sömüren istismar edenlere karşı azimli insanlar değil miydiniz?

Olup bitenlere gönlünüz vicdanınız razı oluyor mu?
Böyle şeyler olur deyip sineye çekilecek, sessiz kalınacak, ne var bunda diyecek kadar her şey normal mi gidiyor?
Sütre gerisine saklanmak, gerçekleri, doğruları savunamamak, haksızlıklara, adaletsizliklere ve baskılara karşı sessiz kalmak gerçek vatanseverlere yakışıyor mu?

Haksızlıklar karşısında susanlar dilsiz şeytanlardır. Sözü sizce neyi ifade ediyor acaba?
Doğruları, gerçekleri yazan…
Ülkenin çıkarlarını her türlü ortamda azimle savunan…
Bu uğurda her şeyi göze alanların makyavelist yöntemlerle, önlerinin kesilmesine ve susturulmasına çalışılması sizlerce ileri demokrasinin bir gereği midir acaba?

ABD emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı ülkede neredeyse tek başına mücadele verir durumda olan Tv ve gazetelere haksız ve yersiz gerekçelerle, hukuka aykırı biçimde susturulmaya çalışılması;Olur böyle şeyler, tekerlemesine giren sıradan bir olay mıdır?
Yoksa, bir türlü görülemeyen, sezilemeyen, algılanamayan büyük bir gafletin aymazlığımıdır?

Tv ekranlarında, gazete sayfalarında; ne kadar Yalaka, Liboş, Yandaş, Candaş, Bölücü, Kürtçü, Amerikancı, Avrupacı varsa onlarla dolu. Ağızlarından salyalar akıyor.

Birçok kişi, kurum ve kuruluş;Bu demokrasi katliamını görmede, duymada ve haber yapmada akıl almaz bir biçimde sessiz ve eylemsiz kalıyorlar.
Onlar için korku dağları aşıyor.

Unutulmamalıdır ki;Diktatörlükler bir günde kurulmuyor.
Böyle bir rejimi yerleştirmek için para, biat, din, baskı, korku yerleştirmek yeterlidir.
O yolda ilk adımlar evvela ürkek ürkek atılır.
Demokrasinin usullerinden faydalanarak, yani milletin reyi ile gelmiş bulunanlar sonradan bir diktatörlük hevesine kapıldıklarında, soğukkanlı davranırlar.
Kadayıfın altının kızarması beklenir.
Artık belli olmuş sırayı takip ederek özgürlük diye diye özgürlükler teker teker azaltılır, muhalifleri teker teker susturulur, sonra meydan yalakalara kalır. Yaşa varol sesleri her yerde yankılanır.
Totaliter rejime giden ülkelerde sıra aynıdır.

Ama diktatörlerin sonu da bellidir..
 
***************************************************************************************************************************************************
 
ŞAM'DAN ÇIKAN TEVRAT'LARIN UZUN YOLCULUĞU...

Nelly BAROKAS

Cemaat üyeleri tarafından özenle korunmuş bin yıllık dua kitapları uzun ve maceralı bir yolculuğun ardından Şam’dan İsrail’e ulaştı.

Antik Tevratların Suriye’den başlayıp, ABD’ye devam eden ve İsrail’de sonlanan yolculuklarının ayrıntıları şimdiye dek gün yüzüne çıkmadı. Şam kaynaklı antik Tevrat’ların yolculuklarını başarı ile tamamlamalarının birçok kişinin yardımı ile gerçekleştiği ifade edildi.

Bazıları 1000 yıllık olan 11 kitabın, dünyanın farklı yerlerinden farklı dönemlerde Suriye’nin başkentine getirildikleri ifade edildi. Ülkenin Yahudi Cemaati din kitaplarını öylesine özenle koruma altına aldı ki yıllar boyunca kentte süregelen siyasi çalkantılara rağmen bu kutsal eserlerin günümüze ulaşması mümkün oldu. Şam’dan gelen kitaplar, mevcut en eski Tevrat’lardan sayılıyor. Rabin Hükümeti 1995’te bu kitapların İsrail’e getirilmesi kararını aldı. O günden sonra birçok kişi bu amaç uğruna çaba harcadı. İsrail’deki Şam Yahudi Cemaati’nin başkanlığını yapan Eliyahu Hasson bu girişimi bugüne dek katıldıkları en önemli operasyon olarak nitelendirdi.

Yaşamını Suriye Yahudilerine yardım etmeye adayan Judy Feld Carr adlı Kanadalı’nın Tevrat’ları kurtarma operasyonunda etkin olduğu ileri sürüldü. Ancak anlaşılan o ki kutsal kitapların Şam’dan başlayan ve İsrail’de tamamlanan öyküsü gizli kalmaya devam edecek.

Bu konuda bilgi vermekten kaçınan Judy Feld Carr; “Kitaplar ulaştığında onları Tunuslu ünlü bir din adamına gösterdim. Gözyaşlarına boğuldu ve ‘Bu kitapları al ve buradan götür, adeta Tanrı’yı gördüğüm izlenimine kapıldım’ dedi” şeklinde konuştu.

Antik dua kitapları Kudüs İbrani Üniversitesi’nin Givat Ram kampüsünde yer alan Ulusal Kütüphane’de koruma altına alındı. İlerde kitapların sergileneceği bilgisi verildi.(12 EKİM 2011-ŞALOM GAZETESİ)
 
***************************************************************************************************************************************************
 
NOBEL ÖDÜLLERİ VE YAHUDİLER...

İVO MOLİNAS

Bu satırların sahibinin yazılarını takip edenler, kendisinin pozitif veya negatif ayırımcılığa, etnik ve ırksal genellemelere ve komplo teorilerine külliyen karşı çıkan bir davranış sergilediğini bilirler. Zira bu satırların yazarı her dinden, her etnisiteden iyi ve kötü insanların kökenlerinden bağımsız olarak varolabileceğine inanır. Ayrıca, ‘seçilmiş bir ırk’ söylemine de peşinen kredi vermez, zira seçilmişliği; ancak ve ancak çok çalışmakta, dünyayı her anlamda ileriye taşıyacak vizyon ve hareket cesaretine sahip olmakta ve öteki’yi de tüm bu ilerleme ikliminin içinde varsaymakta kabul eder.

Yahudilerden, tarih boyunca dünyayı değiştiren, önemli bilim ve siyaset adamı ile birçok devrimci sanatçı, yazar çıkmıştır. Ama aynısı Hıristiyan veya Müslüman veya Uzakdoğu dinlerine ait insanlardan da çıkmıştır.

Lakin kafamı kemiren bir mesele var. Tarih boyunca Yahudilerden katil de çıkmıştır, her türlü kötülük yapan bir yığın insan da çıkmıştır, “seçilmiş ırk” söylemini itibarsızlaştırırcasına, diğer tüm insanlarda da rastlanıldığı gibi. Gelin görün ki, dünyayı ilerletme misyonunun en önemli göstergesi olan Nobel Ödülleri’nde Yahudi olarak doğan veya yetişen insanların dünyadaki nüfuslarına göre diğer etnik kökenlilere göre çok daha başarılı olduğu görülmekte.

Şöyle ki, kimyada 31 Nobel Ödülü’yle toplam ödüllerin yüzde 20’sini veya ekonomide 28 ödülle toplamın yüzde 42’sine sahip olmuş, Yahudiler bugüne kadar. Bu rakkamlar fizikte yüzde 25, tıpta yüzde 27, edebiyatta yüzde 12, Barış Ödülü’nde ise yüzde 9.

Dünya nüfusunun ancak binde 2’sine sahip bir etnik grubun yüzde 42’lere kadar çıkabilen başarı grafiğinin izaha ihtiyacı olması lâzım değil mi?

Bu yıl, fizik, kimya ve tıp alanlarında verilen ödüllerin tamamını Yahudi kökenli bilim adamları almaları şaşırtıcı derecede ilginç. Üç pozitif bilim dalında böylesi bir başarı belki de ilk kez gerçekleşiyor bu etnik grup için.

Cevap aranılması gereken soru şudur: Binlerce yıldır sürgünde yaşayan, ikâmet ettikleri ülkelerden sürekli kovulan, pogroma, katliamlara ve en son olarak büyük kıyıma, Holokost’a uğrayarak milyonlarca insanını kaybetmiş bu kültür neden bu kadar başarılı görünüyor bugün itibariyle?

Çok tartışılır bir mesele olmasına rağmen kestirmeden şunu söyleyebilirim: Yahudiler sorgulayıcıdır genel anlamda. Sorgulamanın fişeklediği araştırmacılık da nesiller boyunca beyinlerine yerleşmiş durumda. Bugün, Yahudi din eğitimi verilen kurumlarda, yazılı bir Talmud veya Tora parçasını hahamlar öğrencileriyle tartışmak ve farklı algı ve fikirleri dinlemek ister. Yani din meselesinde bile –tabii ki kalın çizgi sınırları dahilinde- dinsel yorum ve farklılıklar Yahudi din eğitiminin önemli bir geleneği olmuştur. Tanrı ile bile tartışan bir Yahudi geleneği, onu sorgulayıcı olmaya ve her önüne konulanı hemen kabul etmemeye itmiştir belki de. Ayrıca eğitime verilen büyük önem bu sorgulamanın itici gücünü oluşturmuştur.

Lâkin, kimi Yahudilerin dinsel inançları bir kenara bırakıp sekülerleşme yolunda ilerlemeleri bilimdeki sorgulayıcı ve araştırmacı özelliklerine damgayı vurmuş olması muhtemeldir. Diaspora’da farklı kültürler ve etnik gruplarla birlikte yaşamaları onlarda kimi kültürel çoğulculuk karakteri oluşturmuş ve bu da bilimsel çalışmalarda onları sonsuz derecede özgür kılmıştır. Diğer bir deyişle dinsel kökenli eğitim ve sürekli çalışma alışkanlığı, sekülerleşmeyle birlikte Yahudileri bilim dünyasında alabildiğince özgür kılarak büyük başarılara koşturmuş.

Lâkin bir gerçeği unutmamak gerek. Nobel Ödülü alan Yahudi bilim adamlarının yaşadıkları ülkelerin neredeyse tamamı bilime büyük çalışma alanı yaratmış olanlarıdır. Bilimin alt yapısının ve tarihinin olmadığı ülkelerde bu başarının gelmesi mucizelere bağlı olurdu.

Şimdi ise bu başarı sırasını, kabuklarından çıkarak, bilimin merkezi ABD’ye gelen binlerce Çinli ve Hintli’nin alacağı tahmin ediliyor.

Son tahlilde, bir dünya insanı olarak, hangi etnik kimliğin daha başarılı olacağı – nedenlerinin incelenmesi dışında – beni pek ilgilendirmiyor.

Önemli olan, şu karanlık, şu sorunlu dünyada kim sahibi olursa olsun, güneş ışığını bize biraz daha sıcak hissettirecek bilimsel ilerlemeler değil midir ? (13 EKİM 2011-ŞALOM GAZETESİ)
 
***************************************************************************************************************************************************
 
IV.TÜRK DÜNYASI EDEBİYAT DERGİLERİ KONGRESİ SONUÇ BİLDİRİSİ...

PROF.DR.YAKUP DELİÖMEROĞLU
AVRASYA YAZARLAR BİRLİĞİ BAŞKANI
ANKARA
yakupd...@yahoo.com
kardesk...@gmail.com

TÜRKSOY, Avrasya Yazarlar Birliği, TİKA, Yakın Doğu Üniversitesi ve KIBATEK işbirliği ile KKTC’nin başkenti Lefkoşe’de 12-14 Ekim 2011 günlerinde 16 ülkeden 26 edebiyat dergisi genel yayın yönetmeni ve yardımcısının katılımı ile toplanmıştır. Kongre geçtiğimiz günlerde Londra’da vefat eden ve yıllarca hasretini çektiği Kırım’a defnedilen Kırım Tatarı yazar Cengiz Dağcı anısına yapılmıştır. Kongre delegeleri Cengiz Dağcı’nın Kırım’a defnedilmesinde büyük gayret gösteren Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Prof.Dr.Ahmet Davutoğlu’na teşekkürü bir borç bilmiştir. Kongre yaptığı çalışmalar sonunda aşağıdaki kararları almıştır;

1.Türk halklarının edebiyatlarının karşılıklı tanıtılması için dergiler arası yazı değişiminin hızlandırılmasına,

2.Başkurtistan şairi Fani Kuzbekov’un Kongre için yazdığı şiirin besteletilmesi için çalışmalar yapılmasına,

3.Karşılıklı olarak dergi değişimlerinin artırılmasına,

4.Türk Dünyası Edebiyat Yıllığı için çalışmaların başlatılmasına,

5.Bu yıl Evliya Çelebi 400, G. Tukay 125, Semenov 120, M. Elebayev 115, K. Amancolov 100, M. Akif Ersoy 75 gibi Türk halklarının değerleri olan ve doğum veya vefat yıl dönümlerinde anılan yazar va şairlerin Kongre üyesi dergilerde de o yıl içerisinde öncelikle okuyucuya tanıtılmasına,

6.Kazakistan Culduz Dergisi tarafından hazırlanacak olan Türk Dünyası Şiir Antolojisine her derginin kendi ülkesindeki edebiyattan örnekler gönderilmesi konusunda yardımcı olmasına,

7.Öncelikle KKTC ile Türkiye arasında posta hizmetlerindeki anlaşılmaz aksaklıktan dolayı KKTC’de basılan yayınların Türkiye’ye ulaşmasındaki engel ve aksaklıkların kaldırılmasının ilgililerden talebine ve Türk Cumhuriyetleri arasında kültür ürünlerinin serbest dolaşımı anlaşmalarının çok taraflı olarak imzalanması için kamuoyuna çağrı yapılmasına,

8.Kongre tarafından her yıl verilen Türk Dünyasına Yılın Edebiyat Adamı Ödülünün 2012 yılı için, Azerbaycan edebiyatının yaşayan en önemli yazarlarından ANAR’a verilmesine, Kongre üyesi dergilerde Anar’ın eserlerinin çevrilerek yıl boyunca okuyucuya ulaştırılmasına,

9.Gelecek Kongrenin Kazakistan’da toplanmasına, 10.Kongreye yaptıkları güzel ev sahipliği için KİBATEK ile onun yayın organı Turnalar Dergisine ve Yakın Doğu Üniversitesi Rektörlüğü’ne teşekkür edilmesine, Karar vermiştir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

IV.TÜRK DÜNYASI EDEBİYAT DERGİLERİ KONGRESİ ÜYELERİ;

1.Azerbaycan Jurnalı Genel Yayın Yönetmeni İntigam Gasimzade (Azerbaycan),

2.Ulduz Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Elcin Hüseynbeyli (Azerbaycan),

3.Agidil Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Fanil Kuzbekov (Başkurtistan),

4.Agidil Dergisi Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Gülnaz Kutuyeva (Başkurtistan),

5.Altın Tamır Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Tursın Curtbay (Kazakistan),

6.Juldız Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yesdevlet Ulugbek (Kazakistan),

7.Kazan Utları Dergisi Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Robert Batullin (Tataristan),

8.Nenkecan Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Zera Bekirova (Kırım),

9.Ümüt Kervanı Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Leniyara Selimova (Kırım),

10. Yıldız Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Dilaver Osman (Kırım),

11.Türkçe Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Zeynel Beksaç (Kosova),

12.Bay Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Osman Baymak (Kosova)

13.Varlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Cevat Heyet ve Yazı İşleri Müdürü Rıza Heyet (İran),

14.Mingitau Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Asker Doduyev (Kabardi-Balkar),

15.Canı Alatav Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Omor Sultanov (Kırgızistan),

16.Kardeşlik Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ömer Kazancı (Irak),

17.Gülüstan Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Azim Süyünov (Özbekistan),

18.Oda Sanat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Sadık Yemni (Hollanda),

19.Kardeş Kalemler Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ali Akbaş (Türkiye),

20.Kardeş Kalemler Dergisi Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı İmdat Avşar (Türkiye),

21.Türk Düşüncesi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Şemsettin Şeker (Türkiye),

22.Türk Edebiyatı Dergisi Genel Yayın Kurulu Üyesi Belkıs İbrahimhakkıoğlu (Türkiye),

23.Sahra Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Rahman Deveci (İran),

24.Işık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Şemsettin Kuzeci (Irak)

25.Sincan İstasyonu Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Abdulkadir Budak (Türkiye),

26.Güncel Sanat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Arslan Bayır (Türkiye),

27.Folklor Edebiyat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Metin Turan (Türkiye),

28.Turnalar Dergisi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Bozkurt (KKTC)

29.Yakup Deliömeroğlu Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı (Türkiye)
 
***************************************************************************************************************************************************
 
KARAYILAN VE SUUDİ ARABİSTAN...

Bülent ESİNOĞLU
bulente...@gmail.com

İki gün önce, provokasyonlar dönemine girdiğimizi söylemiştim. Bu kışkırtmalar üç zemin üzerinden hareket edecekmiş gibi görünmektedir.
Amerikan savaş makinesi, CNN İnternational bu işin merkez üssü olarak görev yapacak.

Türkiye’de yandaş ve dindar yayın organları da, CNN’den aldıkları haberler doğrultusunda yayın politikalarını belirleyecekler.(Zaten öyle de)
Provokasyonların hedefi:İran/Türkiye, Suriye/Türkiye ve Suriye/İran’ın aralarındaki ilişkileri bozacak unsurlar yaratmaktır.

Son bir ay içinde MOSAD ve CIA’nın fabrikasyon haberlerinde artışlar oldu.
Dün imal edilen İki CIA haberinden söz etmek isterim.

Birincisi, Suudi Arabistan’ın Amerika’daki Büyükelçisine yönelik olduğu iddia edilen suikast. Sözde Amerika’da iki İranlı, Suudi Büyükelçisini lokantada öldüreceklermiş, daha failler eyleme geçmeden FBI bunları yakalamış.

Yakalanan İran'lının biri Amerikan vatandaşı, diğeri ise İran vatandaşıymış.

İnandırıcı olsun diye de birini Amerikan vatandaşı diğerine de Amerikan vatandaşlığına aday gösterdikleri anlaşılıyor.

Burada yapılan iş Suudi Arabistan, İran ilişkileri iyice bozmaya, Suudi Arabistan’ı Amerika’dan daha fazla silah almaya yönlendiren bir haber olarak bakmak gerekir.

Son on yılda, Suudi Arabistan, Amerika’dan altmış milyar dolarlık silah alımı yaptı. Bu yetmiyormuş gibi yakınlarda, 60 milyon dolarlık tank alımı gerçekleşti.(Yemen’e müdahale için)

Amerika’nın asıl ara hedeflerinden birisi, İran olduğu için, Suudi Arabistan’ı ve Türkiye’yi İran üzerine doğru kışkırtmaktadır.
Füze Kalkanı bu kışkırtmanın asıl aracıdır.

Öte yandan, İran ile Türkiye’nin arasını daha da açmaya yönelik olarak, Karayılan’ı kullanma çabaları vardır.

İran Karayılan’ı yakalamış ve serbest bırakmışmış.

İran bunu bize niye vermedi gibisinden haberler yapılıyor. İmralı’da bir Apo yetmiyormuş gibi.

Şunu merak ediyorum;Böyle bir haberi okuyan ya da izleyen yandaş medya izleyicisi, kendine şu soruyu sormuyor mu ?
Neden Türkiye’yi yönetenler, emrinde ki kuvvetlere emir verip, gidin İran’ın yaptığı gibi siz de Karayılan’ı alıp getirin talimatını vermiyor?

Bunun yerine İran’ı suçlayarak, AKP’yi aklamaya çalışıyorlar?

Karayılan haberleri tamamen CIA haberidir. İran düşmanlığını derinleştirsin diye imal edilmiştir.

Nitekim, bugüne değin bu tür haberler sebebiyle durum iyice soğuklaşmıştır.

Türkiye’nin Suriye ve İran’a karşı düşmanca tutumu, İran ve Suriye’de karşılık bulmaya başlamış ve o cenahtan sert cevaplar verilme dönemine girilmiştir.

Artık İran ile birlikte PKK operasyonları mümkün olamayacaktır.
Bölgede kartlar yeniden karılmaya başlamış, Suriye ve İran’ın PKK’yı Türkiye’ye karşı kullanma niyetleri oluşmaya başlamıştır.

Bölgede Amerikan çıkarlarını savunmak, ülkemizin çok aleyhine olacağı bir ortam yaratmıştır.

PKK artık Amerika’nın kozu olmaktan çıkmış, İran, Suriye ve hatta Irak’ın kozu olmaya doğru yol almaktadır.

Deşifre edebildiğim, ya da deşifre ettiğimi sandığım bu tür haberleri tartışmaya devam etmenin, ülkemiz için yararlı olacağını sanıyorum.
***************************************************************************************************************************************************
KÜLTÜR VE SANAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA...

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

Gaziantep Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr.Mehmet Soğukömeroğulları; 14 Ekim 2011 Cuma günü, saat.19.00’da “Türk Tarih Tezinin Edebi Eserlere Yansıması” başlıklı 1 konferans verecektir;İLESAM GAZİANTEP ŞUBESİ,Anadolu İş Merkezi, Muammer Aksoy Bulvarı, Anadolu İş Merkezi, Kat.5, No.33 GAZİANTEP adresinde gerçekleştirilecek olan konferansı isteyen herkes ücretsiz olarak izleyebilecektir.

14 EKİM 2011 CUMA GÜNÜ, SAAT.19.00-22.00 ARASI'NDA NURSAÇ DOĞANIŞIK;
Cem Karaca Kültür Merkezi;Yanıkses Sokak (Yenimahalle Doğumevi Yanı) YENİMAHALLE-BAKIRKÖY-İSTANBUL ADRESİ'NDE ÜCRETSİZ VE DAVETİYESİZ, 1 KONSER VERECEK.

26 EKİM 2011 ÇARŞAMBA GÜNÜ, SAAT.20.30-21.30 ARASINDA;İSMETPAŞA CADDESİ, HÜKÜMET KONAĞI VE ADLİYE KARŞISI'NDA BULUNAN KENT MEYDANI-UŞAK ADRESİ'NDE ''ŞAİRLER ŞÖLENİ VE ŞİİR DİNLETİSİ'' YAPILACAKTIR. HAVA MUHALEFETİ HALİNDE ŞÖLEN ''ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ-UŞAK'' ADRESİNDE GERÇEKLEŞTİRİLECEKTİR. ŞÖLENE ŞU ŞAİRLER İŞTİRAK EDECEKTİR;ŞEVKİ DİNÇAL {SİVAS), A.ZİYA ÖĞÜTCEN {DİKİLİ-İZMİR). MEHMET BÜYÜKÇELİK {KAYSERİ}, BİRSEN YAMALIOĞLU {UŞAK}. GÜLAY ÖĞÜN {UŞAK}, ADNAN BAL {UŞAK}. İBRAHİM ACAR {UŞAK}, SERHAT ÖZDEMİR CANDAR {UŞAK}. RECEP ÖZDEMİR {UŞAK}...

15 EKİM 2011 CUMARTESİ GÜNÜ, ALTUNİZADE KÜLTÜR MERKEZİ-İSTANBUL ADRESİ'NDE;ÇİNİ SEMPOZYUMU-ÇİNİ SERGİSİ-KOKTEYL-SİNEVİZYON GÖSTERİSİ-SITKI OLÇAR USTAYI ANMA PANELİ YAPILACAKTIR.

FOLKLOR KURUMU GENEL KURULU;16 Ekim 2011 Pazar Günü, saat.11.00-19.00 ARASINDA Dr.Tevfik Sağlam İlköğretim Okulu TEPEBAŞI-TAKSİM-İSTANBUL ADRESİNDE YAPILACAKTIR.

14 Ekim 2011 Cuma günü, saat 21.30’da AY-TV’de yayınlanacak olan Musa İLHAN’nın sunacağı;Dr.Zekai Savaşlar’ın konuk olacağı MERCEK PROĞRAMI'nda ''TÜRKİYE GÜNDEMİ'' tartışılacaktır, eski bakanlardan Sadi Somuncuoğlu. 21.yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı ve Terör Uzmanı Prof.Dr.Ümit Özdağ ile Emekli Orgeneral Necati Özgen telefonla canlı yayına katılarak gündem hakkında görüşlerini ortaya koyacaklardır, siz de proğramı izleyebilir ve sorı sorabilirsiniz. Bunun için aşağıda ki e mail adresini kullanabilirsiniz;
MUSA İLHAN;MERCEK GAZETESİ SAHİBİ VE AY-TV SİYASİ PROĞRAMLAR YAPIMCISI-
AYDIN, E MAİL.mercek...@hotmail.com

ORTANCA SANAT VE EDEBİYAT DERGİSİ 3.ŞAİR CAN AKENGİN ÖDÜL TÖRENİ;15 EKİM 2011 CUMARTESİ GÜNÜ, SAAT.19.00-23.00 ARASINDA ''MAMAK KÜLTÜR MERKEZİ; (ESKİ DEVLET KONSERVATUARI) CEBECİ-ANKARA'' ADRESİNDE (İLESAM VE MAMAK BELEDİYESİ KATKILARI İLE) YAPILACAKTIR, PROĞRAM AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDEDİR;
1-İlk üç Şiire verilecek ödül töreni,
2-Halk Aşıkları atışması,
3-15 Adet mansiyon ve onur ödülü plaket takdimi,
4-Ozanlar ve Şairler Türkü ve Şiir yorumları.

GAZİANTEP'TE 15 EKİM 2011 CUMARTESİ GÜNÜ ''KADINA YÖNELİK ŞİDDET'' KONUSU İŞLENECEK;
Genç Yazar ve Sanatçılar Derneği'nin "Beyin Fırtınası" adı altında düzenleyeceği haftalık seminer programları başlıyor;15 Ekim 2011 Cumartesi Günü, saat.17.00'de başlayacak programın ilk konuşmacı konuğu Eğitimci Yazar Seyit Ahmet Uzun "Kadına Yönelik Şiddet" konusunu işleyecek. İsteyen herkes toplantıyı izleyebilir.
GENÇ YAZAR VE SANATÇILAR DERNEĞİ;Çukur Mh. Güllüoğlu Sk. Büdeyri İş Merkezi, Kat.2 No.5 (Eski Adliye Civarı) GAZİANTEP
E MAİL.gencyazar...@gmail.com WEB.www.gencyazarvesanatcilar.com

RESSAM ŞENSES US;17 Ekim 2011 Pazartesi günü, saat 18.00-20.00 arasında ''Mamak Belediyesi Kültür Merkezi Sergi salonu DİKİMEVİ-ANKARA'' adresinde kimsesiz çocuklar yararına ''SEVGİ DAMLALARIM'' isimli yağlı boya resim sergisi açacak. 17-23 Ekim 2011 tarihleri arasında açık kalacak sergi, her gün saat 10.00-19.00 arasında gezilebilecek.

SİVAS YAZARLAR VE ŞAİRLER DERNEĞİ YÖNETİM KURULU ÜYESİ VE ŞAİR NEVİN KILIÇ;26 EKİM 2011 ÇARŞAMBA GÜNÜ, SAAT.17.15'TE SİVAS'TA BULUNAN STV'DE ŞİİR PROĞRAMINA BAŞLAYACAKTIR. HER HAFTA AYNI GÜN VE SAATTE YAPILACAK OLAN PROĞRAMDA ŞİİRLERİNİN OKUNMASINI İSTEYEN ŞAİRLER, ŞİİRLERİNİ nevi...@mynet.com E MAİL ADRESİNE İLETEBİLİRLER. STV'Yİ İSE, UYDUDAN VEYA İNTERNETTEN İZLEMEK MÜMKÜN. ŞİİR KİTABI POSTALAMAK İSTEYENLER, AŞAĞIDA Kİ ADRESİ KULLANABİLİRLER;NEVİN KILIÇ;SİVAS TV (STV),
OSMANPAŞA CADDESİ, KAVUKÇU İŞHANI, ZEMİN KAT-SİVAS. TEL.0.346.2222222-0.346.2247171 FAX.0.346.2246969 E MAİL.siv...@hotmail.com WEB.www.sivassrt.com
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages