BANDUNG KONFERANSI...
İKLİL KURBAN
iklil_...@yahoo.com
Yıl 1945, Şubat ayının 4-11 tarihleri arasında açılan Yalta
Konferansı, Rus hilesinin-Rus zorbalığının kurbanı olan bir devire
nasıl damgasını vurmuşsa(1), yıl 1955, Nisan ayının 18-24 tarihleri
arasında açılan Bandung Konferansı da, Çin hilesinin-Çin zorbalığının
kurbanı olan bir devire öyle damgasını vurmuştur. Yalta Konferansı'nın
hilesi-zorbalığı çözüldü, komünizm çöktü, Sovyetler dağıldı. Şimdi
Bandung Konferansı'nın hilesinin-zorbalığının çözülmesi ve Çin'in
dağılması söz konusudur.
Yalta Konferansı bilinen-çözülen tarihi bir olgu, şimdi özerinde
durulması-çözülmesi gereken olgu, Bandung Konferansı'dır. Bu nasıl bir
konferanstı?
Endonezya'nın Bandung şehrinde, 23 Asya ülkesiyle 6 Afrika ülkesinin
temsilcileri bir araya gelmişlerdi. Konferansta sömürgeciliğe ve
ırkçılığa karşı izlenecek ortak bir politikanın ilkeleri
belirlenmişti. Bu konferansın başaktörü ise doğal olarak Çin idi.
Türkiye de bu konferansa katılmış ve bloksuzluk politikasını savunan
ülkelere karşı, Batı Bloğu'ndan yana-NATO'dan yana bir tutum almıştı
(2).
Komünist Çin-Milliyetçi Çin olarak aralarında 30 yıla yakın iç savaşı
yaşamış olan Çin, 1949 yılının ekim ayında, komünistlerin yenmesi ve
Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla dünyaya tanınmıştı. Arkasındaki
gücün Sovyetler olduğu bilindiği için, bu yeni doğmuş devletin kimliği
ve neler yapacağı tahmin edilse bile henüz kanıtlara gereksinim vardı.
Bu komünist devlet kurulur kurulmaz 1950 yılının Şubatında, Çin Devlet
Başkanı Mao Zedung Moskova'da Stalin ile buluşup, "Shincang (Doğu
Türkistan) Çin'in bölünmez bir parçasıdır" yazılı bir parça beyaz
kâğıdı beraber imzalayıp, biri birilerinin ellerini sıkarak
kutlamışlardı. O günlerde gururu doruğunu aşan bu Çinli, "Başka bir
Birleşmiş Milletler kuracağız" diye de seslenip, insanlığa karşı
duyulan kin dolu nefretini gizlemeye bile gerek görmemişti.
İşte bu Bandung Konferansı, dünya egemenliği peşinde koşan Çin
komünistleri için, uluslararası alanda bulunmaz bir propaganda aracı,
kendi ülkesindeki mahkum uluslar için ise güç gösteriş fırsatı
oluvermişti. Büyük ölçüde Çin'in girişimiyle oluşan bu toplantının
asıl amacı, Çin'in şu düşünce veya şu önyargısında saklıydı:
"Sovyetler Yalta Konferansı aracılığıyla tüm Doğu Avrupa ülkelerine
egemen olmuşken, ben de bu Bandung Konferansı aracılığıyla tüm Üçüncü
Dünya ülkelerine egemen olmalıyım. Komünizm uğruna Sovyetlerin
yapamadığını ben yapmalıyım. Çünkü ben dünyada benzeri olmayan Ulu Çin
Ulusuyum." Evet bu "Ulu Çin Ulusu" gururu, çok geçmeden Sovyet-Çin
arasının açılmasının başlıca sebebi olacaktı. Dünyaya kim egemen
olacak, Ruslar mı veya Çinliler mi? Çin halen ve giderek, bu "Ulu Çin
Ulusu" gururunun yarattığı hayallerinin
peşindedir.
Çin, eğer bugün Pakistan, Malaysiya gibi İslam ülkelerine, Uygur
sığınmacılarını yakalattırıp, onları öldürebiliyorsa, bu uluslararası
cinayet, Çin'in Bandung Konferansı'ndan elde ettiği kazanımlarının
sonucudur. Dünyada, ulus olarak ve ulus devletine sahip olarak yaşamak
kadar, insana gurur ve mutluluk veren başka bir olgu var mıdır ?
Uygurlar bugün bu gururdan, bu mutluluktan yoksun olmanın ötesinde var
olma kaygısıyla iç içedir. Çin'in bugün Şarki Türkistan'da yürüttüğü
tüm eylemlerinin başlıca amacı, orada Uygur adını-Uygur belgesini
taşıyan her şeyi-her şeyi yok etmektir. Bu soykırımı sessiz
onaylayanlara-görmezlikten gelenlere ve Çin dostlarına-Çin
yalakalarına lanetler olsun! Çin ve Çin perest hainlere ölüm...
Bandung Konferansı'nda Çin, Bloksuzluk(!) yaygarasıyla, Batı'ya-
NATO'ya karşı meydan okurken, karşısında Türkiye'yi bulmuştu. O
zamanın Türkiye'si, bloksuzluk politikasını savunan ülkelere karşı,
Batı Bloğu'ndan yana-NATO'dan yana bir tutum almıştı. Ne yazık ki, o
zaman Çin'in düşmanı olan Türkiye, bugün Çin'in en yakın dostu olarak
180 derece değişmiştir. Bu olağanüstü değişimde, İslamcı AKP
hükümetinin laiklik korkusu rol oynamıştır. Batı destekli
değiştirilemez bu Türk ilkesine karşı AKP, Batı düşmanı Rus ve Çin
gibi ülkelerden destek ararken, yine bir taraftan ikili oynayıp,
laiklik karşıtı olduklarını gizlemektedir. Aslında Türk kökenli (3)
olan bu laiklik ilkesi hakkında, 5 yıl önce şu satırları yazmıştım;
"Atatürk'ten sonra, "10. Yıl Marşı"ndan yansıdığı gibi, tam anlamıyla
laik bir cumhuriyet yoluna devam edememiştir. Bugünkü "Din ve devlet
işlerinin birbirinden ayrılması" şeklindeki popüler bir laiklik
tanımlamasından da anlaşılıyor ki, laikliğin içi boşaltılmıştır. Bana
göre laiklik bir düşünce sistemidir. Laiklik, siyasal-toplumsal-
bireysel yaşamdaki bilimin oynadığı rolüdür. Tanımı açık yapılamayan
laiklik, laiklik düşmanlarının elinde, kendi amaçları doğrultusunda
uydurulup kullanılmaya devam edecektir. Tıpkı "Kişi laik olmaz, devlet
laik olur" şeklindeki saçmalık gibi. Bu saçmalık, laikliği anlaşılması
güç soyut bir kavram haline getirme, daha doğrusu sinsi dinselleştirme
çabasıdır. "Devlet" denilen bu siyasi aygıt insan ürünüdür, onu insan
kullanır. Onu kuran ve kullanan insan laikse, devlette laiktir. Onu
kuran ve kullanan insan dinciyse,
devlet de dincidir. Laikliğin açık ve net tanımı, dinsizlik-din dışı
demektir. Din karşısında aklın özgürlüğü demektir. Laikliğin kökeni
gerçekçiliktir. Dinin kökeni yalancılıktır. Gerçekçiliğin karşısında
bu yalancılığın gittikçe gerilemesini, yenilmesini ve silinmesini
sağlayan gücün adı da bilimdir. Bilimin gelişmesinin tarihi, dine
karşı savaşım tarihidir. Güç ve özgürlük, bilimin eş değeridir." (4)
Bandung Konferansı'ndan günümüze kadar 60 yıla yakın zaman geçti ise
de, Çin ilke bakımından eskisi gibi kaldı-ırkçılığını daha da
geliştirdi-pekiştirdi. Fakat Türkiye çok değişti. Büyük Atatürk'ün,
yüzünü Batı'ya-bilime-akla yönlendirdiği geçmişin Türkiye'si, bugün
yüzünü Çin'e-dine-çıkara doğrultmuştur. Çin ve Türkiye arasındaki bu
olağanüstü olumsuz oluşumdan kazanacak olan güç-Çin ırkçılığıdır,
kaybedecek olan biziz-Türkçülüktür. Bunun sebebi, Türkün-Türkçülüğün
haksızlığında-zayıflığında değil, Türk düşmanlarının olağanüstü
çokluğundadır. Bugün Türk ulusuna karşı, ezeli ve ebedi düşmanlarımız
olan Çin-Rus-Arap ve Arapçılar-Çinciler-Rusçular birleşip, bir cinayet
şebekesi kurmuş bulunmaktadır. Günümüz Türkiye'sinin Çinlilere-Ruslara
ve Araplara karşı duyduğu ilkesiz dostluk, Türkiye'de Türk
düşmanlarının alabildiğince çoğalmasına vesile olmaktadır. Türk ulusu
ve Türkçülere sesleniyorum, uyanın! Hiç olmazsa bu dünya çapında
cereyan eden bu yeni gelişmelerden haberdar olun!
Bu ölüm kalım savaşı hakkında, bundan 5 yıl önce şunları yazmıştım;
"Çin, "Pantürkizm'e karşı savaş ve onun medeniyet alanındaki derin
etkisini temizlemek, ideoloji sahamızdaki uzun vadeli vazifemizdir"
diyor. Düşman ağzıyla Türkçülük ilkesinin bu şekilde
değerlendirilmesinde de-tanımlanmasından da yalın bir şekilde
anlaşılıyor ki, düşmanlarımız bizi topyekûn-kökümüzden yok etmek
istemekte ve bu ifadeler, Çin'i ve Rus'u ezeli ve ebedi düşmanımız,
derken, biz Türkçülerin tartışma götürmez haklılığını kanıtlamaktadır.
Ben Türküm veya ben Türkçüyüm, diyebilmek için, her zaman Çin'in veya
Rus'un öldürmesine karşı hazırlıklı olmak gerekmektedir. Evet, bu ölüm
kalım savaşında, bizim cihanşümul haklılığımızın kanıtı,
düşmanlarımızın kimliğinde-kişiliğinde-amaçlarında saklıdır"(5)
Yazımın başlığı ve konusu bu Bandung Konferansı olduğu için,
anılarımda saklanıp, sonradan kitaplaştırılmış olan bir belgeyi
sunuyorum: Belgenin adı, "Cenaze Töreni"
"Cenaze Töreni"
Yıl 1955, günlerden Ekimin biri. Doğu Türkistan'ın her yerinde
"Shincang Uygur Muhtar Bölgesi"nin kuruluşu, Çin Halk Cumhuriyeti'nin
kuruluşunun altıncı yıl dönümü ile beraber kutlanarak, Çin
Komünistleri halktan bu "sevindirici"(!) olay için müjde istiyordu. Bu
olaydan hemen sonra, Gulca'nın her yerinde dağıtılan bildirilerde şu
ibare ortaktı "Bu Bir Cenaze Törenidir."
Bu bildiriyi dağıtan suçluyu bulmak için, hükümet alarma geçerek,
birçok insanı rast gele yakalayıp, hapsettiği sırada, 04.11.1955 Cuma
günü beni de bu "suç" ile yakalamışlardı.
Gulca'nın en Yüksek Okulu olan Ahmetcan Kasimi Öğretmen Okulu'nun
kapısına, duvarlarına yapıştırılan bildiri şöyle idi:
Vatandaşlar Dikkat!
Yakın bir tarihte, Endonezya'nın Bandung şehrinde açılan, Ulusal
Bağımsızlık Meselesi konulu uluslararası toplantıda Cu Inley(6),
emperyalist baskılara karşı işbirliği yapmak, esir uluslara istiklal
ve özgürlüğünü vermek konusunda şaşılacak kadar tatlı konuşmuştur.
Evet, Kardeşler! Böyle bir konuşma önce Mao Zedung hükümetinin kendisi
için uygulanmalı idi değil mi ? Bakınız! Daha dün özerk gösterişi
altında yapılan tören, hakikatte istiklalimizin, özgürlüğümüzün cenaze
töreni idi değil mi ? Kardeşler, gelin hep beraber istiklalimiz ve
özgürlüğümüz için mücadele edelim! İstiklal hiçbir zaman rıza ile
elden verilmez. İstiklal ve özgürlüğümüz ancak kan pahasına alınır.
Çin Müstemlekecilerine Ölüm! Mao Zedung'a Ölüm!
Sharki Türkistan Gizli Teşkilatı (7)
O zaman "Şarki Türkistan Gizli Teşkilatı" olarak bilinen ve sadece
Şarki Türkistan'da eylem yapan bu gizli güç bugün, dünyamızın her
yerinde, Şarki Türkistan'ın bağımsızlığı uğruna açık halde meydanlarda
savaşa devam etmektedir ki, onların birisi de benim. Bağımsızlık
uğruna, Çin cellâtlarına karşı savaşa devam! Çin müstemlekecilerine-
Çin ırkçılarına ölüm !!!
DİPNOT;
(1) ABD Başkanı Bush, İkinci Dünya Savaşı bitiminin 60.yıl dönümü
(2005 Mayıs) dolayısıyla yaptığı konuşmasında, "Yalta Konferansı
tarihi bir hata idi" diye, Batı'nın Almanya'ya saldırıp, Ruslarla
işbirliği yaptığının tarihi bir hata olduğunu uluslararası alanda
samimiyetle itiraf etmiştir (KURBAN, İklil, Gerçekler ve Yalanlar,
Ankara 2007, s: 218).
(2) (Axis 2000 Ansiklopedik Sözlük, Bandung Maddesi)
(3) KURBAN, İklil, Doğu Türkistan İçin Savaş, Ankara 1995, s: 4, 22.
(4) KURBAN, İklil, Gerçekler ve Yalanlar, Ankara 2007, s: 245.
(5) KURBAN, İklil, Gerçekler ve Yalanlar, Ankara 2007, s: 16.
(6) Cu Inley, Çin Komünist Partisinin kurucularından ve 1949 Ekimde
kurulan Çin Komünist hükümetinin ilk ve ünlü başbakanıdır. O, 1955'te
Bandung'da açılan Dünya Bağlantısızlar Toplantısında şaşılacak kadar
tatlı konuşmalarıyla Kızıl Çin'i temsil etmiştir. Bandung
Konferansı'ndan 2 yıl sonra-Temmuz 1957'de, Çinli olmayan aydınlara
büyük felaketler getiren, "Stil Düzeltme Hareketi" olarak bilinen
Beyin Yıkama Toplantılarını, Ünlü Çingdao konuşmasıyla başlatan kişi-
işte bu Cu Inley'dir. O aşırı derecedeki ırkçı söylemleri-ırkçı yaşam
tarzıyla başkalarının dikkatini çekmesini sever, ayağına normal deri
ayakkabı değil, Çin yapımı bez ayakkabı giymesini de ulusal gurur
olarak algılıyormuş. Art arda aynı yılı 1976'da ölen, ikili ünlü Çin
ırkçısı olan Mao Zedung ile Cu Inley'in ömürlerinin son dönemlerinde
aralarının kedi-köpek seviyesinde
açıldığı bilinmektedir. Doğaldır, başkalarının saygınlığını hiçe bedel
bilen bu ırkçılar, kendi aralarında da birbirlerini hiçe bedel
saymışlardır. Cengiz Han'ın yasalarında, 5000 yıllık medeniyet sahibi
(!) Çinlinin, eşek ile eşdeğer sayılması, elbette boşuna değildir
(KURBAN, İklil, Gerçekler ve Yalanlar, Ankara 2007, s: 50).
Cu Inley'in Ünlü Çingdao konuşmasından alıntı:
"Çin'i Moğollar yönetirken, Mançular yönetirken, biz ayrı devlet olma
girişiminde bulunmadık. Şimdi biz Çinliler yönetirken, sizin (Çinli
olmayan ulusların) ayrı devlet olma bayrağını kaldırmaya ne hakkınız
var ?!" (KURBAN, İklil, Gerçekler ve Yalanlar, Ankara 2007, s: 154);
(KURBAN, İklil, Şarki Türkistan Cumhuriyeti, Ankara 1992 s: 97).
(7) KURBAN, İklil, Şarki Türkistan Cumhuriyeti, Ankara 1992, s: 97.
İklil KURBAN
***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************
EGE ÜNİVERSİTESİ 4.EGEART SANAT GÜNLERİ KAPSAMINDA İLK KEZ KISA FİLM
YARIŞMASI DÜZENLENDİ...
KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
Ege Üniversitesi 4.Egeart Sanat Günleri kapsamında düzenlenen kısa
film yarışmasına katılım şartları aşağıda ki şekildedir;
I-AMAÇ;
Ege Üniversitesi 4. EgeArt Sanat Günleri kapsamında bu yıl ilk kez bir
kısa film yarışması düzenlenmektedir. Öğrencilerin belirlenen konu
çerçevesinde kısa film üretimi yapmasını sağlamak ve bu yolla sanata
katkıda bulunmak etkinliğin temel amacını oluşturmaktadır. Etkinliğin
son gününde düzenlenecek ve sinema yönetmenlerinin katılacağı panelle
de Türk Sineması'nın son yıllardaki gelişimi ile ilgili değerlendirme
yapılması sağlanacaktır.
II-KAPSAM;
a) "EgeArt Kısa Film Yarışması", Türkiye genelindeki İletişim ve Güzel
Sanatlar Fakülteleri'nde eğitim gören, lisans, yüksek lisans ve
doktora öğrencilerine açıktır.
b) "EgeArt Kısa Film Yarışması", kurmaca ve belgesel olmak üzere iki
kategoride yapılacaktır.
c) "EgeArt Kısa Film Yarışması", "Sanat" konusu üzerine yapılmış olan
filmlere açıktır. Bu doğrultuda filmler;
- Sanat akımları,
- Sanatta insan,
- Sanat ve toplum,
- Sanatta özgün olma,
- Sanatta kaygı,
- Çağdaş sanat,
- Sanatta sınır ya da sınırsızlık,
- Sanat ve gelecek
altbaşlıkları ile temel kaygısı sanat ve bileşenleri olan diğer
konuları işlemelidir.
d) Yarışmaya film gönderme, filmin yönetmeni tarafından yapılmalıdır.
Proje, birden çok kişi tarafından hazırlanmış olsa da, künyede
yönetmen olarak sadece bir kişinin adının bulunması gerekmektedir.
Birden çok yönetmeni olan filmler, yarışmaya katılamaz.
e) Yarışmaya gönderilen filmler, EgeArt Etkinlik Düzenleme Komisyonu
tarafından saptanacak ön eleme jürisi tarafından izlenerek, her dalda
ilk ona kalan filmler belirlenecektir. Ön eleme sonuçları,
http://egeart.ege.edu.tr/ adresinden ilan edilecektir. Ön elemeyi
geçen filmler, aşağıda isimleri belirtilen jüri üyeleri tarafından
izlenecek, ödül kazananlar belirlenecektir. Ödül kazanan filmlerin
yönetmenleri EgeArt süresi içinde belirlenecek ödül töreninde İzmir'de
bulunacaklardır.
f) Yarışmada ödül kazanan filmler, EgeArt programı içinde belirlenecek
bir tarihte yapılacak panel öncesinde gösterime sunulacaktır. Ödül
kazanan yönetmenlere ödülleri ve katılım belgeleri, gösterimin
ardından, panel öncesinde gerçekleştirilecek törende verilecektir.
g) Yarışmada kurmaca ve belgesel kategorilerinin her birinde ilk üçe
giren yönetmenlere ödül verilecektir.
SEÇİLENLERE VERİLECEK ÖDÜLLER;
1. projelere Sony DCR-SR58E Video Kamera,
2. projelere Sony DCR-SX31E Video Kamera,
3. projelere Sony DCR-SX30E Video Kamera,
ödül olarak verilecektir.
Yarışmada ilk ona kalan ancak ödül kazanamayan yönetmenlere katılım
belgesi verilecektir.
h) Ödüller, birden çok film arasında paylaştırılamaz.
ı) Jürinin kararı kesindir, değiştirilemez.
i) Yarışmaya katılan öğrenciler şartnameyi kabul etmiş sayılır.
a) Yarışmaya gönderilecek filmler, filmin adı, türü (kurmaca ya da
belgesel), bir sayfayı geçmeyen sinopsisi, yönetmenin özgeçmişi,
iletişim bilgileri ve üzerinde filmin adı ve yönetmenin ismi yazılmış
olan 2 adet DVD kopyası ile birlikte aşağıda belirtilen adrese elden
teslim edilmeli ya da kargo veya posta yoluyla gönderilmelidir.
Postadaki gecikmelerin sorumluluğu yönetmenlere aittir.
b) Kısa film yarışmasında kurmaca dalında filmlerin süresi 15 dakika,
belgesel dalında 20 dakika ile sınırlıdır.
c) Başvuruda bulunan yönetmenler, filmlerini en geç 17 Ekim 2011
Pazartesi günü saat 17.00'ye kadar "EgeArt Kısa Film Yarışması" Ege
Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi Mithatpaşa Cad. No:92/A Konak/
İZMİR adresine ulaştırmalıdır.
d) Yarışmaya gönderilen filmlerin iadesi yapılmayacak, filmler EgeArt
Merkezi'nde arşivlenecektir.
IV-SEÇİCİ KURUL;
1.Prof. Dr. Özden CANKAYA Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi
Öğretim Üyesi
2.Doç.Dr. Aytekin CAN Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-
Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı
3.Doç.Dr. Lale KABADAYI Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema
A.B.D.
Başkanı / EgeArt Kurul Üyesi
4.Doç.Dr. Nezih ORHON Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri
Fakültesi
Sinema - Televizyon Bölümü
5.Yrd.Doç.Dr. Andreas TRESKE Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi
V-DEĞERLENDİRME TAKVİMİ;
a) Kısa Filmlerin Son Teslim Tarihi : 17 Ekim 2011 Pazartesi
b) Seçici Kurul'un Toplanması : 27 Ekim 2011 Perşembe
c) Ödül Töreni 4. EgeArt Sanat Günleri Programı içinde belirlenerek,
duyurulacaktır.
VI-PANEL;
"EgeArt Kısa Film Yarışması" kapsamında düzenlenecek ödül töreninin
ardından gerçekleştirilecek olan panel, "Sanat ve Sinema" başlığı
altında, Türk sinemasının önemli yönetmenleriyle Türk sinemasının son
dönemdeki durumunun tartışılması amacını taşımaktadır. Panel, 4.
EgeArt Sanat Günleri kapsamında gerçekleştirilen Kısa Film
Yarışması'na katılan öğrenciler ve tüm sinemaseverleri önemli
yönetmenlerle biraraya getirmeye ve karşılıklı fikir alışverişinde
bulunmaya hizmet edecektir.
Katılım Başvuru formu için:
http://egeweb.ege.edu.tr/egeart/index.php?
lid=1&SayfaID=1266&cat=details
***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************
GENÇ YAZAR VE SANATÇILAR DERNEĞİ
Çukur Mahallesi, Güllüoğlu Sokak, Büdeyri İş Merkezi, Kat.2, No.5
(Eski Adliye Arkası)
ŞAHİNBEY-GAZİANTEP
GSM.0.544.6037530
E MAİ
L.gencyazar...@gmail.com
WEB.www.gencyazarvesanatcilar.com
***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************
SELMA ARGON KASTAMONU'DA ''DEDEM MEHMET AKİF ERSOY'' KONULU KONFERANS
VERECEK...
Mehmet Akif'in torunu Selma Argon 29 Eylül 2011 Perşembe günü, saat.
14.oo'de Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi-Kastamonu adresinde "Dedem Mehmet
Akif Ersoy" konulu bir konferans verecektir.
Erdal ARSLAN (YAZAR)
E MAİ
L.erdal....@gmail.com
KASTAMONU
İLGİLENENLERE ÖNEMLE DUYURULUR.
KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************
3 EKİM 2011 TÜRK DÜNYASI GÜNÜ ANKARA'DA KUTLANACAK...
2 yıldan bu yana kutlanmaya başlanan 3 Ekim Türk Dünyası Günü
etkinliklerine katılmanızı bekler, selam ve saygılar sunarız.
AVRASYA YAZARLAR BİRLİĞİ
bi...@kardeskalemler.com
www.ayb.org.tr
Tarih:03 Ekim 2011 Pazartesi Günü, Saat:10:00-13:00
Yer:TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Konferans Salonu
SÖĞÜTÖZÜ-ÇANKAYA-ANKARA-TÜRKİYE
Turkiye Program;
10.00 Açılış
Kurum ve Kuruluşlar adına konuşmalar
12.30 Yemek
Kurum ve kuruluşlar adına konuşmalar
15.00 Çay arası
15.30 Geleceğe dair
18.30 Yemek
20.00 Konser
Bilgi için;
Doç.Dr.İhsan Çomak
TOBB ETU Avrasya Araştırmaları Merkezi Başkanı
Nuri Gürgür
Türk Ocakları Genel Başkanı
İLGİLENENLERE ÖNEMLE DUYURULUR.
KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************
ÜNAL KAR;1-10 EKİM 2011 TARİHLERİ ARASINDA AÇILACAK OLAN ANTALYA
2.ULUSLARARASI KONYAALTI KİTAP FUARI'NDA KİTAPLARINI İMZALAYACAK...
Sevgili Dostlar;
2. Uluslararası Antalya Konyaaltı Kitap Fuarı 1-10 Ekim 2011 tarihleri
arasında açılacaktır. Fuar kapsamında "SUSUYORUM HÜZÜNLERİME" isimli
şiir kitabımın genişletilmiş 2. baskısı için düzenlenecek imza günümde
tüm dostlarımı yanımda görmek bana onur verecektir.(28 Eylül
2011.Çarşamba)
ÜNAL KAR
E MAİ
L.un...@gmail.com
TOKAT-TÜRKİYE
Tarih:08 ekim 2011
Saat:11:00-20:00 Arası
Yer:2. Uluslararası Konyaaltı Kitap Fuarı;Göl Yayınevi ve Kitapçılık
1. Salon, C Ada, 1.No KONYAALTI-ANTALYA
İLGİLENENLERE ÖNEMLE DUYURULUR.
KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************
SAİM DURSUN'UN ''PALETİMDEN YANSIYANLAR'' İSİMLİ RESİM SERGİSİ 4 EKİM
2011 İLE 4 KASIM 2011 TARİHLERİ ARASINDA İSTANBUL'DA AÇIK OLACAK...
4 Ekim 2011-4 Kasım 2011 tarihleri arasında gerçekleşecek
Saim Dursun'un "PALETİMDEN YANSIYANLAR" isimli
kişisel sergisi,4 Ekim 2011 Salı günü saat 18.00'de düzenlenecek
açılış kokteyli ile;
Terakki Vakfı Sanat Galerisi;
Ebulula Mardin Caddesi, Öztürk Sokak
234335 LEVENT-İSTANBUL
TEL.0.212.3510060
FAX.0.212.3510048
E MAİ
L.terak...@terakki.org.tr
WEB.www.terakkisanat.com
ADRESİNDE AÇIK OLACAKTIR, İLGİLENENLERE ÖNEMLE DUYURULUR.
KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************
HASAN TURAN 29 EYLÜL 2011 PERŞEMBE GÜNÜ ADANA'DA Kİ MEZARI BAŞINDA
ANILACAK...
KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
ANA BENİ EVERSENE-ŞEN OLA DÜĞÜN ŞEN OLA-NEM ALACAK FELEK BENİM
BAŞLIKLI TÜRKÜLERİN SÖZ YAZARI VE ŞAİR HASAN TURAN, MUSTAFABEYLİ
MEZARLIĞI-ADANA ADRESİNDE Kİ MEZARI BAŞINDA ANILACAKTIR.
Dr.Halil Atılgan'a hitaben yazdığı son mektubunda;
"Sizden benim dileğim şudur. Senin önderliğinde her yıl ölüm
yıldönümüm yapılsın isterim.'' diyen Hasan Turan için yapılacak anma
törenine iştirak etmek isteyenler aşağıda ki bilgileri kullanarak
törene iştirak edebilirler.
DR.HALİL ATILGAN
Araştırmacı-Yazar-Emekli Devlet Türk Halk Müziği Korosu Şefi
GSM.0-538-2263876
E MAİ
L.inci...@gmail.com
ADANA-TÜRKİYE
TARİH:29 Eylül 2011 Perşembe Günü
BULUŞMA YERİ;Adana Tren Garı Önü-ADANA
HAREKET SAATİ;12.00
NOT;Ulaşım kişilerin kendi özel arabalarıyla sağlanacak, arabası
olmayanlar için minibüs vb.araçlar kiralanarak adı geçen yerde hazır
bulundurulacaktır.