TÜRKİYE SATILIYOR AMA NORMALLEŞİYORMUŞ VB.DUYURULAR-YAZILAR...

4 views
Skip to first unread message

KERİM ÖZBEKLER

unread,
Sep 27, 2011, 8:00:42 PM9/27/11
to YAZAR KERİM ÖZBEKLER GRUBU
TÜRKİYE SATILIYOR AMA NORMALLEŞİYORMUŞ...

PROF.DR.NURULLAH AYDIN
na74...@gmail.com

Türkiye; Din, iman, cennet, huri, Askeri Şura'da, MGK da oturma
düzeni, kutlama, Suriye, Libya, askeri vesayetten kurtulma, yeni
anayasa, ileri demokrasi açılım saçılım palavraları altında
Türkiye'nin altın yumurtlayan tavukları özelleştirme kapsamında
satıldı. Bazısı satılma sürecinde!

2003-2011 yılları arasındaki 8,5 yıllık iktidar döneminde toplam hisse/
varlık satış/devir yoluyla 34 milyar dolarlık özelleştirme
gerçekleştirildi.

Neler satıldı?

En stratejik kurumlardan Türk Telekom,
Demir çelik sektörünün kalbi Erdemir ve İsdemir,
Tek petrol ithal etme yetkisi olan TÜPRAŞ,
Sanayi devi PETKİM,
Tek alüminyum tesisi Seydişehir Eti Alüminyum yanında bir baraj ve 4
taşınmaz,
TEKEL, 6 sigara fabrikası çeşitli illerde bulunan 140 taşınmaz,
TELSİM, AVEA, DİTAŞ, TAKSAN, GERKONSAN, TÜMOSAN, TZDAŞ, HAVELSAN,
SEKA, Sümer Holding, THY'ye ait USAŞ, İGSAŞ, Kıbrıs Hava Yolları,
Petrol Ofisi, Başak Sigorta, Araç Muayene İstasyonları, limanlar,
kombinalar, depolar ve milyon dolarlık arazili tesisler bir bir
satıldı.

Özelleştirilen diğer kuruluşlar:
Ebüas-Meybuz, Esgaz, Bursagaz, Eti Bakır, Gümüş, Krom ve
Elektrometalurji A.Ş, Çayeli Bakır İşletmeleri A.Ş, Tügsaş, Yarımca
Porselen Fabrikası, Divriği ve Hekimhan Demir Madeni, Borçelik,
Oymapınar Barajı, Toros Gübre Fabrikası, Emekli Sandığı Ankara Emek
İşhanı ve İstanbul Hilton Oteli. Amasya, Adapazarı ve Kütahya Şeker
Fabrikaları. Ayrıca Trabzon, Kuşadası, İzmir, Ereğli, İskenderun ve
Yarımca Limanları ile Ataköy Turizm A.Ş., Ataköy Otelcilik A.Ş.,
Ataköy Marina ve Yat İsletmesi yer alıyor.

Sıradakiler
Otoyol ve köprüler için süreç başlatıldı. Fatih Sultan Mehmet ve
Boğaziçi Köprüsü ile bütün otoyollar tek paket halinde
özelleştiriliyor. Milli Piyango, Halkbank ve Türk Hava Yolları'ndaki
kamu hisselerinin satışı için de çalışmalar sürüyor. Bu yıl içinde
elektrik dağıtım sektörünün tamamıyla, 52 adet akarsu santrali ve
şeker fabrikalarının satılması planlanıyor.

Onay sürecinde olanlar
İhale süreci bu yıl tamamlanan veya tamamlanma aşamasında olan liman,
elektrik dağıtım şirketi ve santraller; TTA'nın 7 adet taşınmazı,
Kayaköy, Esendal, Işıklar, Arpaçay-Telek, Kiti, Haraklı-Hendek,
Pazarköy-Akyazı, Bozüyük, Kovada 1-2, Bozkır, Ermenek, Göksu, Anamur,
Bozyazı, Mut-Derinçay, Silifke, Zeynel, Engil, Erciş, Hoşap-Zeyne,
Koçköprü, Dere, İvriz ve Kayadibi Akarsu Santralleri, İskenderun
Limanı, TEDAŞ'a ait Van, Boğaziçi, Gediz, Trakya, Dicle, İstanbul
Anadolu Yakası, Toroslar ve Akdeniz Elektrik Dağıtım Şirketleri ile
Hazine'ye ait Bursa ve Mardin'deki taşınmazlar.

Özelleştirmeler için 2002-2010 yılları arasında danışmanlık hizmeti
veren yerli ve yabancı firmalara 84 milyon 799 bin 945 TL ödenmiş.

Peki bu özelleştirmelerden elde edilen gelirler nereye gitti? Bu süre
içinde, Türkiye'de bankaların yüzde 75'ü, sigorta şirketlerinin yüzde
80'i, IMKB'nin yüzde 62'si yabancıların eline geçti. Türkiye bu yıl,
bütçesinden 47. 5 milyar TL faiz ödemek için ayırdı.

Cari açık ise Cumhuriyet döneminin en yüksek seviyesine ulaşırken,
tehlike sinyalleri veriyor. 2011'in ilk altı ayında 45 milyar 8 milyon
dolar cari açık gerçekleşirken, yıl sonu tahminleri 71 milyar 990,1
milyon dolara yükseldi. 1950 ile 2002 yılları arasındaki 52 yıllık
dönemde Türkiye'nin cari açığı 48 milyar dolar olmuştu. Aynı dönemde
dış borçlar 130 milyar dolardan 290 milyar dolara yükseldi.

Yapılan özelleştirmeler cari açık ile dış borcu kapatmaya yetmedi.
Çünkü Türkiye, yüksek faizle borçlanmaya devam etti. Bu süre de özel
sektörün dış borcu da 30 milyar dolardan 124 milyar dolara kadar
yükseldi. Özelleştirme için gelen yabancı sermaye yatırım yapmak bir
yana, 50-70 milyar arasında bir parayı ülke dışına çıkardı.

Ne diyelim ki! Halk neyle meşgul ediliyor, ne için? Duyarlı olanlar
nerede?

Günün Sözü: Borçla yaşayan insan, toplum ve devletin, kimliği ve
kişiliği olmaz.

***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************

DİRENMELİSİN!

Ülkem küçük memleket,
Büyük millet.
Halkım onurlu,
Elinde mülkiyet.
Asırlarca,
Biliminle,
Sanatınla,
Medeniyetinle,
Cümle aleme,
Örnek teşkil et,
Akabinde de,
Vatanım,
Yakışmıyor,
Sömürenlere teslimiyet.

Dr.Hasan Ahmet
hah...@otenet.gr
Komotini-Yunanistan

***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************

ONURSUZ GÖRÜŞME...

Suay Karaman
suayka...@gmail.com

Ülkemizde ileri demokrasi masallarıyla, yıllardır yasa dışı dinlemeler
yapılmaktadır. Ancak siyasi iktidarın işine gelmeyen dinlemeler
hakkında davalar açılırken, diğerleri internet ortamında günlerce
yayınlanmaktadır. Başbakanın bir işadamıyla ve Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti eski cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile ilgili kayıtlar
yayınlanınca, hemen yayınlayanlar hakkında adli işlem yapılmıştı.
Yandaş medya, AKP Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner'in, başbakanı
eleştirdiği ses kaydını görmezden geldi. Ama eski Genelkurmay Başkanı
Işık Koşaner'in ses kaydı günlerce manşetlerden verildi. Bunun gibi
nice subayların, yargıçların, savcıların ve birçok insanın kayıtları
yandaş medyada yer bulmaktadır.
Yandaş medya, en son MİT ile PKK terör örgütünün Oslo'daki
görüşmelerinin içeriğini saklamak için çok çalıştı ama başaramadı.
İnternete düşen ses kaydı, PKK terör örgütü ile hükümet arasında
yapılan görüşmeleri yansıtmaktadır. Görüşmeler bugünün MİT müsteşarı
Hakan Fidan, MİT müsteşar yardımcısı Afet Güneş, PKK terör örgütünün
Kürdistan Halklar Konfederasyonu (KCK) adı verilen konseyinin üyesi
Mustafa Karasu, PKK terör örgütünden Sabri Ok, PKK terör örgütünün alt
biriminden Kongra Gel başkan yardımcısı Zübeyir Aydar ve koordinatör
ülke temsilcileri arasında geçmiştir. Görüşmelerin hangi tarihte ve
tam olarak nerede yapıldığı belli olmamakla birlikte, yakın bir
dönemde olduğu anlaşılmaktadır. Bu Oslo görüşmesinin ses kaydının
yayınlandığı 13 Eylül'den bugüne kadar geçen 13 gün içinde, 30 şehit
ve 60 yaralı insanımız olmuştur. İşte bu siyasi iktidarın
açılımlarının sonucunda ortaya çıkan çarpıcı bir durumdur.
Aslına bakılırsa düşmanla da görüşülebilir ama Oslo'daki gibi değil,
Lozan'daki gibi onurluca görüşülür. Başı dik, ne istediğini bilen,
yurtsever kadroların işidir onurlu görüşme yapmak. Oslo görüşmesinde,
daha önce başbakanın dediği gibi, MİT müsteşarının ağzında da terör
örgütünün başı Öcalan yine "sayın" olmuştur. MİT müsteşarı görüşmede
açıkça başbakanın temsilcisi olduğunu söylemiştir. Ancak devlet
görüşüyor, hükümet görüşmüyor diyerek işin içinden sıyrılacaklarını
düşünenler,MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin şu sözlerine verecek
yanıt bulamamışlardır: "En son olarak Oslo'da kurulan ihanet
masalarının ve konuşulanların deşifre olmasıyla AKP'nin, PKK terör
örgütüyle yanak yanağa, diz dize olması somut olarak belirginlik
kazanmıştır."

Ülkemizde bu olaylar yaşanırken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu;
"terör sorunu silahla çözülmez" demiştir. PKK terör örgütü, öldüre
öldüre özerkliğe gelip dayanmıştır. PKK terör örgütü, başbakanın özel
temsilcisi MİT müsteşarının karşısına silahla oturmuştur. Buna
karşılık ben ülkemi böldürmem diye çıkış yapınca, "silahla çözülmez"
deniyor. Ne yazık ki ülkemizde kimin, kime hizmet ettiği
anlaşılamamaktadır. Ülkemizin içinde bulunduğu sorunun adını
emperyalizm sorunu koymadan, yapılacaklar da, söylenecekler de
ihanetin halkaları içinde yer almaktadır.

Bugün ülkemizde PKK terör örgütüyle görüşme büyük başarı sayılırken,
buna karşılık Türk Silahlı Kuvvetleri ile görüşme suç sayılmaktadır.
Gelinen bu durum karşısında "vatanın bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı
tehlikededir." Ülkemizin geleceğinden kaygı duyan her kişinin, ulusal
siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin, bilinçli bir
şekilde örgütlenerek, demokratik sınırlar içinde mücadele etmesi
gerekmektedir.

20 Nisan 1653 tarihinde, demokrasinin beşiği olarak bilinen
İngiltere'de meclis çatısı altında nutuk atan Oliver Cromwell
(1599-1658), ülkesinin çıkarlarını kollayan yurtsever bir general,
siyaset adamı ve devlet yöneticisiydi. Attığı bu nutuk tarihi
şekillendiren 50 söylevden biri sayılmaktadır. Bu nutuk, ülkemizde
yaşayan herkes tarafından iyi özümsenmeli ve anlaşılmalıdır:
"Oturumunuzu sonlandırmaya geldim. Meclisi yaptığınız her icraat ile
kirletmenize ve şerefsizleştirmenize artık kalıcı bir son vermeye
geldim. Siz ki fitneci, fesatçı, meclis üyeleri, siz ki iyi bir
hükümet olmak dışındaki her şey! Kiralık sefil yaratıklar, zavallılar,
ülkenizi en küçük şahsi çıkar adına satılığa çıkaranlar, birkaç kuruş
için Tanrı'ya ihanet edenler, içinizde bir parça da olsun erdem
kalmadı mı? Bir parça vicdan da mı yok? Atım kadar bile dindar
değilsiniz! Altın sizin yeni Tanrınız olmuş! Satılığa çıkarmadığınız
bir değer de kalmadı.. Ulusunuz adına iyi bir şey düşünemez misiniz?
Sizi çıkarcı sürüsü, bulunduğunuz bu kutsal meclisi, o varlığınızla
kirletiyorsunuz! Tanrının kutsadığı bu meclisi, ahlak yoksunu
davranışlarınızla hırsızların ini haline çevirdiniz! Halkın size
verdiği yetkiyi kötüye kullandınız. Siz ki, halkın umutsuz dertlerine
çare olmalıydınız. Kendiniz halka en büyük dert kaynağı oldunuz! Ama
ülkeniz beni asırlardan beri temizlenmemiş bu ahırı temizlemeye
çağırdı! Ve bu gücü de bana Tanrı verdi. Bu şeytan ocağını yönetmeye
geldim. Vay halinize! Şimdi derhal defolun! Acele edin rüşvetin
köleleri! Acele edin, gidin! Süslü saltanat eşyalarınızı alın ve
defolup gidin!.."

***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************

HAZIM...

Bülent ESİNOĞLU
bulente...@gmail.com

Mütareke ve müzakere sözcükleri, Osmanlının yıkılışı süresince çok
kullanılmış, o denemi yaşayanların hayatlarının bir parçası olmuştur.
Batıdan hakkaniyetli bir barış anlaşması beklentisi, Osmanlı
yönetiminin edilgen olduğunu ve kendi varlığının devamını Batıdan
beklediğinin işaretidir.

Mondros Mütarekesi ile varlığını noktalamıştır.
Şimdi bir mütareke ve müzakere süreci daha yaşıyoruz.
PKK-Hükümet görüşmeleri, bir mütareke müzakere sürecidir. Bu mütareke
süreci de, Batı da kotarılmış ve önümüze konulmuştur. PKK-MİT
görüşmelerinin CIA denetiminde yapılıyor olması, müzakerelerin içinde
yabancıların nasıl etkin olduğunu bize anlatmaya yeter de, artar
bile...
Osmanlı her mütareke/müzakere sürecinden sonra toprak kaybetmiştir.
Ne hikmetse, bu müzakere süreçleri yabancıya açık, ama halktan gizli
sürdürülür. Bu gizli müzakere süreçlerinde halkın aleyhine bir şeyler
olmasa zaten görüşmeler açık yapılır.

Bu beş yıllık gizli görüşme süresini, PKK ile anlaştıkları hususları,"
halka hazmettirme dönemi" olarak kullanmışlardır.

Halka hazmettirme, medyadaki Batı işbirlikçilerince sürdürülmüş,
Orduya saldırılar ile yürütülen bu süreç, bir anlamda düşman saptırma,
düşmanın Batı ve PKK değil de, Türk Ordusudur anlatımı yaşanmıştır.
PKK ve Batı ile %95 anlaşanlar, Ordu ile %100 savaşmışlardır. Hala da
devam etmektedir.

Kısaca özetlersek, PKK'nın halka siyasileştirilerek kabul ettirilmesi,
görüşmelerin halka hazmettirilmesi için, hazmettirici olarak, Hasdal
ve Silivri'nin kullanılmasıdır. Yatan generallere hazmettirici
generaller demek yanlış olmaz
PKK-Hükümet görüşmelerinde bir önemli husus daha ortaya çıkmıştır.
Görüşmeleri koordine eden, denetleyen CIA ajanının ve PKK sözcüsünün
görüşmelerin uzamasından ötürü vaki şikâyetleridir.
Amerika ve PKK'nın acelesi vardır. Hükümet tarafının ise, hazım ve
sindirme işlerini yapabilmesi için zamana ihtiyaçları vardır.
Bu zaman, Ordu içindeki Amerikan karşıtı general ve subayların
temizlenmesi için planlanmış süredir.

Hazmetme sürecinin sona erdiğini söyleyemeyiz.
Hazmetme işinin bittiğine kanaat getirmiş olsalar, Bölünme Ana yasının
maddelerini önümüze getirilerdi.
İkinci ve son hazmetme süreci Anayasa tartışmaları süresince
işleyecektir.
Bu sindirme döneminde, CHP zaten görüşmelerden yanadır. MHP için de,
bir iki jet uçağını Kandil'e gönderdiniz mi hemen hazmeder.
Arkasından, ABD, AKP ve PKK'nın beş yıl süre ile görüşüp anlaştığı
Anayasa önümüze konur.

CHP böyle bir anayasaya onay verirse parçalanır. MHP böyle bir
anayasaya onay verirse kendisini imha ve iptal eder.

Önümüzdeki Anayasa tartışmaları süreci; halkın bölünme anayasasına
rızasının alınması sürecidir.
Hazmettiremeyecekler.

***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************

HER CUMARTESİ DERNEĞİMİZDE GÜNDEM KONULARI KONUŞULMAKTA, SAMSUNDAKİ
KÜLTÜR SANAT FAALİYETLERİ HAKKINDA BİLGİ VERİLMEKTE. DERNEĞİMİZİN
PROJELERİ ANLATILMAKTA VE CANLI ŞİİR OKUMALARI YAPILMAKTADIR, ARZU
EDENLER İŞTİRAK EDEBİLİR.

AHMET SEVEN
SAMSUN YAZARLAR VE ŞAİRLER DERNEĞİ;
Ondokuz Mayıs Mahallesi, Himayeyi Etfal Sokak, No.19, Kılıçlar Han, K.
1 SAMSUN
GSM.0.532.7279504
E MAİL.sams...@hotmail.com

İLGİLENENLERE ÖNEMLE DUYURULUR.

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************

NAZLI ERAY, DOĞAN HIZLAN, HAMDİ KOÇ, MARİO LEVİ 28 EYLÜL 2011 ÇARŞAMBA
GÜNÜ, SAAT.10.30-15.30 ARASINDA ''ORDU KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ''NDE
"KONUŞAN KİTAP ŞENLİĞİ"İNDE. İLGİLENENLERE ÖNEMLE DUYURULUR.

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************

1 EKİM 2011 CUMARTESİ GÜNÜ, SAAT.15.00'DE;

GÜLDEREN CANYURT
Suya Düşen Sözcüklerin Şiiri

Konuk Konuşmacı
MEHMET AYDIN

Müzik Dinletisi-Gitar
CUMHUR ATAÇ

1 EKİM 2011 CUMARTESİ GÜNÜ, SAAT.18.00'DE;

YUSUF ALPER
"Zamanı Geçtim" ve Yaratıcı Sanatçının Psikodinamiği
Söyleşi-İmza Günü

KURGU KÜLTÜR MERKEZİ;
Konur Sokak, No.13-5 KIZILAY-ANKARA
TEL.0.312.4195485
E MAİL.kurgukul...@gmail.com
WEB.www.kurgukulturmerkezi.com

ADRESİ'DE İCRA EDİLECEKTİR, İLGİLENENLERE ÖNEMLE DUYURULUR.

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

***************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************

29 EKİM 2011 CUMHURİYET BALOSU'NU İSTANBUL BOĞAZI'NDA YAPACAĞINIZ 1
TEKNE GEZİSİ İLE GEÇİRMEK İSTER MİSİNİZ ?

Kabataş Motor İskelesinden Boğaza tekne ile açılacak, ses ve ışık
gösterilerni denizden izleyeceksiniz.

ORGANİZE EDENLER;

Metin Yalti, Nazan Yörük, Mine Büyüköztürk Samioğlu, Kuloğlu Ömer,
Hasan Uğur Taşçi, Menşure Barçın, Asuman Toraman Ermurat, Serpil
Yalnız, Nurdan Unsal, Menşure Barçın, Seher Duman, Bora Rahmi
Düşünceli, İbrahim Coşar.

50.00 TL.ÖDEYECEKSİNİZ;

Ses ve ışık gösterisi bittikten sonra da ses ve söz sanatçıları ile
İstanbul Boğazın gecesini yaşayacak, Lale Devri'nden kalma bir gece
geçireceksiniz. Katılımcılardan gösterileri izleme bedeli olarak 50.00
TL alınacak, bunun ötesinde kendilerine mükemmel bir yemek ve istediği
içki muhteşem boğaz manzarası karşısında ücretsiz ikram edilecek.
Katılımcı sayısı 100 kişiyle sınırlıdır, kontenjanın 27 kişilik kısmı
dolmuştur.

Katılımcılar etkinliği onurlandıran yazar ve şairlerin yeni çıkan
kitaplarıyla tanışacaklar, imzalatma olanağına erişeceklerdir.

MÜRACAAT;

METİN YALTI (AVUKAT VE YAZAR);

TEL.0.212.3472240

E MAİLLER;
mya...@hotmail.com
mya...@yahoo.com

WEB.facebook.com

NOT.SİZDE BULUNDUĞUNUZ İL VEYA İLÇEDE CUMHURİYET BALOSU
DÜZENLEYEBİLİR, 1 PROĞRAM YAPABİLİRSİNİZ.

İLGİLENENLERE ÖNEMLE DUYURULUR.

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages