--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
DÜNDEN BU GÜNE KAZAN HANLIĞI'NIN VARİSLERİ TATARLAR...
ROZA KURBAN
TATARİSTAN
rkurb...@gmail.comBugün “Söyembike ve 1552 Kazan Şehitlerini Anma” günüdür. 1552 yılının 15 Ekim tarihinde Kazan, Korkunç İvan tarafından işgal edilmiştir. Ve o gün bu gündür, Kazan Tatarları bağımsızlık mücadelesi vermektedir ki, bu bağımsızlık uğrunda ölümüne dek uzanan bir baş kaldırının tarihidir.
Tataristan’ın başkenti Kazan’da trajikomik olaylar yaşanıyor. Örneğin, Kazan’da vatanı uğruna savaşırken ölen şehitlerimize heykel yok, fakat Kazan’ın işgalcilerinin anıtı çoktan dikilmiştir. Bu yapı, Korkunç İvan’ın vasiyetine göre, 1552 yılında Kazan için yürütülen savaşta ölen Rus askerlerinin hatırasına yapılmış anıttır. Bu vasiyet çok gecikmeyle aradan ancak 300 yıl geçtikten sonra yerine getirilmiştir. Yapımına 1813 yılında başlanmış, fakat Kazan’daki 1815 yılındaki yangın dolayısıyla durdurulmuş. Sonuçta bu anıt 1823’de bitirilmiştir. Anıt Mısır piramidine benzetilmeye çalışılmıştır. Kazan’ın alınmasından 300 yıl geçtiği halde, o savaşta ölenlerin unutulmamış olması, Ruslar için Kazan’ın alınmasının ne denli güç ve denli önemli olduğunu kanıtlamaktadır. İşgalcilerin anıtı Kazan nehrinin ortasındadır. Eskiden oraya ulaşabilmek için kayıklar kullanılıyordu, şimdi ise bir köprü yapılmıştır. Hıristiyanlar oraya rahatlıkla girip çıkabiliyorlar. 2006 yılında Kazan’a gittiğimde bu olaya çok şaşırmıştım, üniversitedeki hocalarıma “Bu nedir, köprü yapmışlar”, dediğimde gülümseyerek “Şimdi bizde halklar dostluğu” yanıtını almıştım. Bir düşünün, düşmandan dost olur mu, bu mümkün mü?
Kazan Şehitlerine heykel dikilmesi isteğiyle Murat Mulyukov adındaki Tatar İçtimai Merkezi 1989 yılında Tataristan hükümetine bir dilekçe vermiş, bu dilekçeye yanıt ancak 10 yıl aradan sonra 26.02.1999 tarihinde çıkmış ve 21.10.2002 tarihinde yürürlüğe koyulmuş. Heykel dikme işini, Kültür Bakanlığı veya Büyükşehir Belediyesine değil de, “Kazan Kremlin’in Müze Koruma Başkanlığına yüklemişler.
Kazan’ın İşgali günü olan 15 Ekim tarihinin resmi gün olarak ilan edilmesi için de Tatar İçtimai Merkezleri, Tatar aydınları defalarca girişimlerde bulunmalarına rağmen bir sonuç alınamamıştır. Tataristan hükümeti Tatar halkının, Tatar aydınlarının feryadına kulak asmamaktadır.
Bilhassa 2000’lı Putinli yıllarda Tatarlar’a olan baskı şiddetlenerek arttı. Buna birkaç örnek göstermek istiyorum.
1.Tatarların Latin alfabesine geçme isteği, Rusya Federasyonu’nun 27 Kasım 2002’de R.F. kanunlarına eklemeler yapılmasıyla hayal olmuştur. Bu kanuna göre:“Rusya Federasyonu’ndaki bütün halklar ana dillerini yazarken kiril alfabesini kullanmalıdır”. Oysa Tatar diline en uygun olan alfabe Latin alfabesidir.
2.2005 yılının 30 Ağustos tarihinde Kazan’ın 1000 yıllığı büyük bir coşkuyla kutlandı, Putin de kutlamalara bizzat katılmıştır. 2005 yılına kadar 30 Ağustos günü Bağımsızlık günü (Cumhuriyet Bayramı) olarak kutlanıyordu. 2005 yılından sonra Şehrin Doğum günü olarak kutlanmaktadır. Bu bir kasıt değil midir? 365 gün içinde bula bula 30 Ağustos’u mu buldular, başka gün yok mudur? Bağımsızlık ve Cumhuriyet kelimeleri artık yasak kelimelerdir. Rusların amacı, dilimizi, dinimizi ve tarihimizi unutturmaktır.
Ruslar kendileri ne dillerini, ne dinlerini, ne de tarihlerini unutuyorlar. 1994 yılından itibaren, Rusya Federasyonu Cumhurbaşkanının kararı doğrultusunda, her yılın 22 Ağustos günü Rusya Devlet Bayrağı Günü olarak kutlanıyor. Rusya bayrağının babası Büyük Petro’dur. 1705 yılının 20 Ocak tarihinde O ticaret gemilerine beyaz-mavi-kırmızı bayrak çekmelerini emretmiştir. Renklerine gelince, beyaz;Özgürlük, mavi; Rusya’yı koruyucu Meryem Ana, kırmızı;mutlak iktidar anlamını taşımaktadır.
Görünen o ki, Ruslar kendileri ne dillerini, ne dinlerini, ne de tarihlerini unutuyorlar. Gaddar Korkunç İvan da, Büyük Petro da anlar için hepsi kutsaldır. Onların düşüncesine göre, bir tek Rusların hakları vardır, Tatarlar başta olmak üzere diğer ulusların hiç bir hakkı yoktur. Hakkı olmadığı gibi tarihi de yoktur.
Tatar dili, dini ve tarihi unutturulmaktadır. Bunun en son örneği Ramazan Bayramının ilk gününde Kazan’da yaşandı. Tatarların ulusal bayrağı olan ünlü Tatar şairi Gabdulla Tuqay’ın son yıllarını geçirdiği ve icat ettiği “Bolgar” misafirhanesi yerle bir edilmiştir. Tataristan hükümeti buna seyirci kalmaktadır. Bu bir kültür soykırımıdır.
Bugün “Söyembike ve Kazan Şehitlerini Anma Günü” Tatar tarihinde kara bir gün, kaygı günüdür. Şehitlerimizin ruhları şad olsun, şehitlerimizi unutmadık ve asla unutmayacağız. (15 Ekim 2011)
http://efrasyap.org/KoseYazilari/YaziDetay.aspx?YaziID=1222#ROZA KURBAN KİMDİR ?
Roza Kurban, 24.09.1965 tarihinde Tataristan’ın Yeşel Üzen ( Yeşil Dere) bölgesi Mulla İle ( Molla İli) köyünde doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini doğduğu köyde yapmıştır. Liseyi, Mulla İle köyünden 5 km. uzaklıkta olan Norlat kasabasında okumuştur. Yüksek öğrenimine Tataristan’ın başkenti Kazan’daki 1 Nolu Pedagoji Üniversitesinin Ana Sınıfı Öğretmenliği bölümünde başlamış ve 1990 yılında bitirmiştir. Aynı yıl Kazan Devlet Üniversitesinin Filoloji:Tatar dili ve Edebiyatı bölümünü kazanmıştır. 1996 yılında “Tatar Ana Okullarında Konuşma Geliştirme Dersleri” başlıklı tezini savunarak mezun olmuştur.1982 yılında Norlat kasabasındaki Ana Okulunda öğretmen olarak iş hayatına başlamış ve 1993 yılına kadar orada çalışmıştır. 1993 yılında anaokuluna müdür olarak atanmıştır. 1995 yılında evlenince Türkiye’ye gitmek zorunda kaldığı için müdürlük vazifesinden istifa etmiştir. Türkiye’ye gelince Tatarlar üzerinde çalışmalarına devam etmiş, eşi İklil Kurban ile beraber Rusçadan Türkçeye iki tane kitap çevirmiştir. Onların ilki, S.İ. Rudenko’nun “Başkurtlar” adlı kitabı 2001 yılında Kömen yayınları, diğeri M.G.Hudyakov’un “Kazan Hanlığı Tarihine Özgü Araştırmalar” adlı kitap ise 2008 yılında Almanya’nın Berlin şehrinde bulunan Epubli yayınları tarafından yayınlanmıştır. Roza Kurban’ın Tatar Tarihi, Edebiyatı ve Dili üzerine yaptığı yayınlamış birçok araştırma yazıları bulunmaktadır. Aynı zamanda çeşitli bilgi şöleni ve panellerde tebliğler sunmuştur.Roza Kurban, iyi derecede Rusça bilmekte ve Tatar-Başkurt dilleri başta olmak üzere tüm Türk lehçelerinden haberdardır. Roza Kurban, evli ve bir çocuk annesidir.