GELİŞİN VAR YA...
Zulümler sığmazken dile sözlere,
yaşlar akıyordu masum yüzlere,
ümitler bitince hemen bizlere
Amine hatun'dan gelişin varya...
Babanı
gormedin bir gün başında,
ne sırlar gizliydi kalem kaşında,
annen'de
göçünce altı yaşında,
sokakta boynunu büküşün varya...
Babalar
kızına zulüm yaparken,
üzerine kum dagları kaparken,
mekkeli müşrikler
puta taparken,
ALLAH BİRDİR deyip gelisin varya...
Bulut gölge yapar nurlu yüzüne,
kumda görünmeyen ayak izine,
Hasan'la Huseyin'i alıp dizine,
kuzularım diye öpüşün varya...
Kimseye
vurmazdın sille tekmeyi,
meslek edinmiştin yokluk çekmeyi,
hele
yetimlerle azcık ekmeği,
mubarek elinle bölüşün varya...
Çöllerden taife yürüdün yaya,
müşriklerin kalbi kararmış kaya,
parmağı kaldırıp gökteki aya,
ortadan ikiye bölüşün varya...
Yetişemedik senin biz bu anına,
hayranım sultanım şeref şanına,
Cibrili eminle hak divanına,
yedikat göklere çıkışın varya...
Ayırdılar
seni mekke yurdundan,
ALLAH emin kıldı çölün kurdundan,
Ebu bekir ile
dağlar ardından,
nurlu medineye girişin varya...
Kurbanım diline seni övenin,
bize gel dediler bütün sevenin,
haneyi eyyup'te çöken devenin,
asa ile üstünden inişin varya...
Uhut
meydanında komut verilmiş,
kılıçlar çekilip yaylar gerilmiş,
pehlivanın
biri şehit verilmiş,
Hamza'nın başına gelişin varya...
Ne çetin olmuştur hendek savaşı,
karnına bağladın üç tane taşı,
günlerce yemeyip ekmeği aşı,
hisseni ashaba verişin varya...
Kuru ekmek oldu ömrünce aşın,
böylece tükendi altmış üç yaşın,
Ayşenin bağrina yaslayıp başın,
ümmetim diyerek gidişin varya...
YARABBİM!
O'NUN ŞEFAATİNE NAİL OLANLARDAN EYLE BİZLERİ.
AMİN!...