Rize Güneysu
Askerlik şubesine kayıtlı Ahmet Burak ERDOĞAN, 2000
yılında KASIMPAŞA DENİZ HASTANESİ'nden verilen
rapor ile ÇÜRÜĞE ayrılıyor.
Rapora göre,
Ahmet
BURAK ERDOĞAN'ın hastalığı TESTİS KANSERİ!...
Uzman
hekimlerin verdiği bilgiye göre, testis kanseri TEDAVİ
EDİLEBİLİR bir rahatsızlık. Burası çok önemli, çünkü
ÇÜRÜK RAPORU , asker adayı açısından ancak iş görme
gücünün %60'ını yitirmesi durumunda veriliyor.
Tedavi edilebilir hastalıklardaysa durum farklı.
Hastalığın tedavi edilmesinin ardından kişi, askere
alınıyor.
Bu bilgilere ulaşan ve haftalık yayın
yapan ULUSAL bir dergi, farklı kaynaklardan da bu
bilgilerin doğru olduğunu teyit ettikten sonra,
yetinmeyip 2 Mayıs 2007 tarihinde Sayın Recep Tayyip
ERDOĞAN'A yolladığı yazılı soruya
herhangi bir cevap
alamıyor. Daha sonra Başbakanlık Basın Müşaviri Sayın
Akif BEKİ'ye telefon ile bu konu hakkında bilgi
istenildiğinde 'kişisel hayatı' ilgilendirdiği gerekçesi
ile cevap verilemeyeceği söyleniyor...
Daha
sonra askere testis kanseri olduğu için gitmeyen ve
ÇÜRÜK RAPORU alan Ahmet Burak ERDOĞAN ne gariptir ki
bir yıl sonra 23.02.2001 tarihinde gönül rahatlığı
ile evlenebiliyor...
Yani 2000 yılında Kasımpaşa
Deniz Hastanesinde Sedyeye YAN GELİP YATARAK, babalar
gibi ÇÜRÜK RAPORUNU almış.
Oysa hepimizde biliriz ki
Türk Milleti askere gitmeyeni yarım adamdan sayar, çürük
rapora ihtiyacı olan bile onuruna yedirip de bu raporu
almak istemez, sakat ise sakatlığını saklar.
Fakat gelin görün ki o yıllarda babası İstanbul
Büyükşehir, Belediye başkanı olan Ahmet Burak ERDOĞAN
yaşıtlarından farklı düşünmüş!...
Şu meşhur, her
birisi 4-5 milyon dolar eden gemi sahibi Ahmet BURAK
bundan 9 yıl önce de 1998 tarihinde İstanbul Şişli'de de
bir çoğumuzun hatırlayacağı şarkıcı Sevim TANÜREK
adlı bir bayana spor otomobili ile çarpmış ve onun
ölümüne sebebiyet vermişti.
Bunun üzerine iki yıl
sonra ÇÜRÜK RAPORU alacak Ahmet Burak o günlerde
İngiltere de dil öğrenimi için yurtdışına gitmişti...
Acaba;
Ahmet BURAK askere gitseydi ŞIRNAK'da
mayına basarak şehit olduğunda Sayın Recep Tayyip
ERDOĞAN şehitlere yakıştırdığı
'KELLE' tabirini oğlu
içinde kullanabilir miydi?!...
Ya da Sayın Emine
ERDOĞAN her şehit anası gibi, 'VATAN SAĞOLSUN'
diyebilir miydi?!...
Bunların ne diyeceğini
elbette ki bilemeyiz!...
Fakat bildiğimiz bir şey
var ki, Sayın BAŞBAKAN çok
haklı.
'...Asker
değil, fakat birileri ve özellikle de büyük oğlu Ahmet
YAN GELİP
YATMIŞ!...