İKSV Arşivi, vakfın kurulduğu ilk yıllardan bugne kadar dzenlenen etkinliklere ait basılı, grsel, işitsel arşiv ieriğini herkesin daha hızlı, kolay ve yoğun erişimine atığı bir araştırma merkezi işlevi gryor.
a) Belediye bnyesindeki tm birimlerin arşivlerinde bulunup da kendi arşivlerinde muhafazasına lzum kalmayan evrak, dosya, defter ve benzeri arşivlik malzemeyi teslim alıp, gerektiğinde birimlerin hizmetine sunabilmek amacı ile tasnifleyerek arşivlemek,
Mdrlğmz, belge ynetimi ve arşiv prensiplerini uygulayarak belediyemiz birimlerinde tm belge ve arşiv işlemlerini bilgi ağının gerekliliklerini karşılayacak biimde, bilişim teknolojilerini kullanarak etkin ynetmek ve yrtmekle grevlidir.
Kadim devletlerin dn ile bugn arasındaki sağlam bağlar kurarak gemişi referans kabul ederek geleceğine ve geleneğine yn vermesinin temel dayanağı hi şphesiz sahip oldukları arşivler, yazıtlar ve yazılı olmayan geleneklerdir ve uygulamalarıdır.
Arşiv ya da belgelik[1], btn dnyada kurumların gerek ve tzel kişilerin faaliyetleri sonucunda meydana gelen, idari, hukuksal, tanıklık, kurumsal değeri olan ya da tekrar kullanılmak zere retilen her trl grsel, yazılı ve data bilgilerinin tutulduğu ve saklandığı yerdir.
Arşiv szcğnn kk, eski Yunanca arkheion szcğnn Latince'ye gemiş hali olan archivum dur. Anlam aısından arşiv; resmi dairelerin, eşitli kurumların veya kişilerin işlerini yrtrken, zerindeki işlemler tamamlanmış ve korunması gereken belgelerin dzenli bir şekilde, belirli kurallara gre bir araya getirilerek saklandığı yerdir. Arşivler, belgelerin ıktığı yerler olan devletin, şehrin veya kurumun, ailenin hizmetinde oluşuna gre devlet arşivi, şehir arşivi, zel arşiv, aile arşivi gibi isimler alırlar.
Arşiv malzemesinin ekirdeğini; devlet dairelerinde, byk kurumlarda gnlk işlemler esnasında ıkan yazışmalar ve dosyalar meydana getirir. Fakat btn bu kğıtlar arşiv malzemesi değildir. Toplanan malzeme arşivlerde uzmanları tarafından seilip belirli kurallara gre sınıflanarak saklanır. Bu sınıflandırmanın sonradan faydalanma sırasında kolaylık sağlayacak şekilde olmasına dikkat edilir. Arşivleri oluşturan malzeme; kesinliği olan dokmanlar olduğu iin, gemiş faaliyetlerin yaşayan ve gerek delilleridir.
Arşivin dokmanları oğunlukla kil tabletler, tun tabletler, papirsler, parşmenler, elyazısı ile, daktilo ile yazılmış veya matbaada basılmış kğıt belgelerdir. Bunlardan başka mikrofilmler, fotoğraflar, ses bantları, video kasetleri gibi neme sahip dokmanlar da arşiv belgesi olabilir.
Bir şeyin arşiv malzemesi olabilmesi iin zerinden en az 30 yıl gemesi kuralı kabul edilmiştir. Trkiye'de arşiv terimi, tarifteki anlamı aşan bir biimde kullanılmakta ve her trl dokmantasyonu iine alan bir anlam da taşımaktadır.
Arşivin tarihi ok eski milletlere kadar dayanır. Eski Mısır ve Roma'da birok devlet, tapınak ve aile arşivlerine sahipti. Mezopotamya'nın Nippur şehrinde, M 2000 yılından başlayarak tablet halinde belgelerin saklandığı bir devlet arşivi bulunmuştur. Hattuşaş (Boğazky)'ta yapılan kazılar sonucunda da, M 1800-1200 yılları arasında Hititlere ait muharebe, antlaşma, kanun, kral yıllıkları ve daha birok belgelerin saklandığı byk bir devlet arşivi ortaya ıkarılmıştır. Bu arşiv muhtevasının nemli bir kısmı İstanbul, bir kısmı da Ankara arkeoloji mzelerindedir.
Avrupa devletlerinden Fransa, 1790 yılında ilk Fransız Mill Arşivini kurdu. İngiltere'de devlet adamları mevkilerinden ayrılırken kendi zamanlarına ait resm evrakı beraberlerinde gtrmeleri adettendi. Resm evrakın dağınıklığını nlemek iin İngiltere'de 1838'de Public Record Office kuruldu. Alman devlet arşivi ise 1867'de kurulmuştur.
İstanbul'un fethine kadar Bursa ve Edirne'de arşivler oluşmuştur. İstanbul'un fethinden sonra, ilk arşiv Yedikule civarında yapıldı. Topkapı Sarayının inşasından sonra, Divan-ı Hmayun'un yanında bir arşiv yapıldı. 16. yzyılda yksek bir seviyeye ulaştı. Belgeler en kk bir msveddeye kadar atılmadan, torba, sandık, kılıf muhafaza hatta atlas iine kondu. Arşiv malzemeleri kurutulmuş mahzen depolarda saklandı.
Osmanlılarda, Divan-ı Hmayun'daki belgeler kğıt veya defter şeklinde dzenlenirdi. Defterler ciltlenir, senelere gre dzenlenip sınıflanır, zel odalarda saklanırdı. Bu odalara Mahzen-i evrak adı verilirdi. Yaprak halindeki belgeler drlp keselere konurdu.
nemli belgeler, fermanlar ise, atlas keselere ve muhafazalara yerleştirilirdi. Her dairede gnn evrakı, bir tomar, her ayınki bir torbaya, her yılınki ise bir sandığa konurdu. Sandıkların zerine de ieriğini gsteren etiketler yapıştırılırdı. Defterhane hazinesi, Divan-ı Hmayun toplantılarının dzenli devam ettiği zamanlarda, Kubbealtı dairesinin yanında bulunmaktaydı. Sonraları toplantılar nemini kaybedince, hazine, Topkapı Sarayı'nın birinci kapısındaki Bab-ı Hmayun'un st kısmına taşındı. Daha sonra da Sultanahmet'te Saray-ı atik denen mahzene ve Babıali'ye yakın olan Tomruk dairesine aktarıldı. Sarayın bir kısım belgeleri Kubbealtı'nın bitişiğindeki Dış hazine binasında toplanmıştır. Maliye belgeleri de, Sultanahmet'teki Eski adır Mehterleri kışlasında korunmakdaydı. Btn kanun, nizam, ferman ve emirler defterlere geirilir, onaylanır, saklanırdı. Eski defterlere bakmak gerektiğinde bunları bulup hemen getirecek grevliler vardı.
Devlet arşivi, padişahın, vezir-i azamlardaki mhryle mhrlenen hazineden biri idi. Hkmetin her toplantısından sonra konuşulanlar yazılır; bu mhr ile mhrlenirdi. Bir defterin arşivden ıkması sadrazamın yazılı emri ile olurdu. Arşiv dışında ne kadar kaldığı da kaydedilirdi.
Osmanlı Devleti'nde modern anlamda mill arşivcilik konusunda ilk ciddi teşebbs, devrin maliye nazırı Safveti Paşa'nın 1845'te Enderun'daki tarih vesika ve defterleri bir dzen iine almaya alışması ile grlr. Tam anlamışla modern arşivcilik ise, 1846'da Hazine-i Evrak Nezareti'nin kurulmasıyla başlar ve bugnk Başbakanlık Arşivi'nin ekirdeğini oluşturur. Aynı sene Bab-ı Ali'nin i kısmında ykseke, rutubetsiz bir yer seilerek ve zel olarak imal edilen tuğla ile mkemmel bir bina yapıldı. Nezaretin başına Hazine-i Evrak Nazırı olarak sadaret mektupusu Esseyyid Hasan Muhsin Efendi atandı. Trkiye'de modern arşivciliğin mimarı bu zattır denilebilir.
Hasan Muhsin Efendi, emrindeki ekip ile değerli alışmalar yaptı. Devletin nemli işlerine ait gizli sayılacak, devletin sırlarını ifşa etmeyecek şekilde gvenilir memurların atanması gerektiği karara bağlandı. Arşive eklenecek belgelerin dzeni ve arşivin alışma tarzını belirten arşivcilik talimatını hazırladı. Bunu 1849'da Hazine-i Evrak Nizamnamesi adı ile yayınlayarak Trk arşivciliğini belli bir dzene soktu. Bu arşivde, her trl muahedeler, hatt-ı hmayunlar, i ve dış meselelere ait belgeler, Divan-ı Hmayun defterleri, meclis takrirleri, mazbatalar, kanunlar ... v.s. saklanıyordu. Nezaret, bir sre sonra Hazine-i Evrak Mdrlğ unvanını almış ve Osmanlı Devleti'nin sonuna kadar bu isimle devam etmiştir.
Bugn yz milyonlarca Trke ve Osmanlı Devleti'ne ait arşiv malzemesi, Osmanlı'dan ayrılan devletlerde kalmıştır. Mesela, Kuds Franisten Manastırı'nda 2644 Trke belge mevcuttur. Romanya arşivlerinde 210.000 belge olduğu biliniyor. Bunun yanında milyonlarca belge rtlmş, yakılmış ve 1931'de vagonlar dolusu Bulgaristan'a satılmıştır. 500.000 kadar Trke defter ve belge Bulgaristan'dadır. Bir kısım evrak da ambalaj kağıdı olarak esnafa intikal etmiştir.
Tarih-i Osmani Encmeni mill tarih araştırmaları iin Topkapı'dan ıkarılan evrakın sınıflanması gereğini duymuş ve bu işi Ali Emiri Efendi'nin başkanlığındaki bir heyete havale etmişti. 1918 - 1921 yılları arasında alışan Ali Emiri, padişahlara gre kronolojik, 1921'de Mahmud Kemal İnal, devlet teşkilatlarına ve yapılan işlemlere gre, Adliye, Askeri, Bahriye, Maliye gibi adlarla 22 başlık altında topladı. 1932'de muallim Cevdet İnanalp'in tasnifi ise İbn'l-emin tasnifinin aynı olmakla beraber bu başlıklar 16'ya indirilmiş ve bunlara sonradan Vilayat-ı Mmtaze eklenmiştir. 1936'da Macaristan'dan getirtilen arşiv uzmanı Lagos Fekete eski tasnifleri bırakarak kısaca Eskiyi olduğu gibi kurma, yeniden canlandırma olarak adlandırılan sistemi uyguladı. Btn bu sınıflama alışmaları, işin byklğ karşısında neticesiz kaldı. Son yıllarda mill bir mesele haline gelen arşivlerimiz, zellikle Başbakanlık Osmanlı Arşivi, yeniden ele alınmış ve gen bir kadro ile sınıflama işlerine hız verilmiştir.
Bu konu, mill bir sorun olarak da ele alınabilir. Gen kadro 1987'de gen olmasına genti ama 2009'da emekli olma ağına gelmiş yorgun ve mitsiz bir kadro halindedir. Başbakanlık uzman yardımcısı unvanı ile işe başlatılan bu gen kadro devletin azizliğine uğramış, ellerinden alınan unvanlarından sonra Trkiye'nin en uzun sreli kadro karşılığı olmaksızın szleşmeli personel unvanıyla alıştırılan personeli haline gelmiştir. Yaş hadlerini oktan aştıklarından, başka kurumlarda devlet memuru olma haklarını da kaybetmişlerdir. Acımasız brokratik manevralar ile szleşmeli personelin kadrolu memurdan tek farkı olan yksek cretleri de yeni başlayan bir ğretmenin altına dşrlmştr. Liyakat ve hizmet bilinci aısından sekin kamu personeli olmalarına rağmen imam hatip okulunda az buuk arap alfabesi ğrenmiş yeni Trkiye iktidar zihniyeti tarafından "bunların da yaptığı iş mi, yaz kursunda benim ocuk bile bu yazıyı ğrenir" kmsemesine maruz kalmışlar ve her platformda arşivlerimize, Osmanlıya verdikleri nemden bahsedenlerin zerre kadar ilgilenmedikleri yzst bıraktıkları bir kurum haline gelmiştir.
59fb9ae87f