AROMATERAPİ NEDİR?
Bitkisel Yağların; hastalık tedavisi ve/veya sağlığın korunması
amacıyla kullanılması...
Yaklaşık 6000 yıllık bir geçmişe sahip olan aromaterapi'nin ilk olarak
mumya yapımında eski Mısır uygarlığı tarafından kullanıldığı
bilinmektedir. Aynı çağlarda, eski Çin uygarlığı tarafından da
aromaterapi yağları ve bitkileri tanrıya olan şükranın bir ifadesi
olarak kullanılmaktaydı. Aromaterapinin tedavi ve güzellik maksadıyla
kullanımı ise ilk olarak eski Yunan medeniyetlerinde ortaya çıkmıştır.
Roma İmparatorluğu devrinde aromaterapi banyo sonrası masaj
teknikleriyle kullanım alanı buldu. Eski Romalılar aromaterap
yağlarını eski Arap ve Hint medeniyetlerinden getirtiyorlardı.
Günümüzde kullanıldığı şekliyle modern aromaterapinin babası Dr. René-
Maurice Gattefossé'dur.
Esasen bir koruyucu hekimlik sistemi olan Aromaterapi'nin kullanım
alanı günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş olmakla birlikte bitkisel
yağların geniş iyileştirici etkileri halen bilinmekte ve kabul
edilmektedir.
Bitkilerin -kabuk, yaprak, çiçek, meyve, tohum, sap, kök gibi- farklı
yerlerinden çeşitli yöntemlerle elde edilen güzel kokulu yağlar uçucu
özellik taşırlar. Bu şekilde atmosferde de buharlaşmış olarak
mevcutlardır. Yağlar, pekçok bitkiye verdikleri koku ile karakter
katan, kimyasal oluşumlardır.
Bitkisel yağlar bitkilerin özlerini oluşturmakla birlikte, adlarında
belirtilenin aksine her zaman yağ içermek durumunda değillerdir.
Bitkilerdeki yağların canlı hayatındaki yerleri çok iyi anlaşılmış
olmamakla birlikte, hayvan hayatı açısından çekici/itici olarak önemli
oldukları, kısmen bitkinin kendi bağışıklık sistemini oluşturduklar
bilinmektedir.
Bitkisel yağlar yanıcı olup, alkol ve sabun içinde erir ancak su
içinde ancak %20'ye kadar eriyebilirler.
Aromatik kokuların yüzyıllardır doğal/bitkisel tedavi alanında
kullanılmakta olması dolayısıyla, aromaterapinin bitki/şifalı ot
uygulamalarının bir branşı olduğu düşünülebilir. Ancak şifalı ot ile
tedaviyi aromaterapiden ayıran temel farklılıklar vardır. Aromaterapi
kapsamında kullanılan yağlar, şifalı bitki tedavisinde kullanılan
bitkilerden kat kat fazla kuvvetlidirler (Yaklaşık olarak 1 ton gül
yaprağından ancak 250 gr. Gül yağı çıkartılabilmektedir) ancak buna
rağmen pek çok aktif maddeyi de içermezler. Bu nedenle, aromaterapide
kullanılan bitkisel yağın, aynı bitkinin şifalı ot tedavisinde
kullanılanına göre farklı özellikler taşıması normaldir. Aromaterapide
kullanılan yağlar, aynı bitkinin kurusundan 75-100 kat daha fazla
kuvvetlidir.
Aromaterapinin başlıca dayanağı gül, yasemin ve lavanta bitkilerinden
elde edilen yağlardan oluşmaktadır.
Nasıl ve neden Aromaterapi...
Aromaterapik uygulamalar hastalığa tek başına çare bulmaktan öte,
gerek vücut ve gerekse ruh sağlığı için geniş kapsamlı bir etkileşim
oluşturarak tedavi öngören uygulamalardır.
Vücut ve ruh, aromaterapide bir bütün olarak ele alınır ve herhangi
birinde meydana gelen bir rahatsızlık veya düzensizliğin diğeri
üzerinde de olumsuz etkiler oluşturacağı kabul edilir.
Organizmada dengeyi amaçlayan aromaterapi, vücut ve zihni uyarmak
yoluyla kendi kendini desteklemesi ve iyileştirmesi esasına dayanır.
Bu kapsamda, her hastanın kendine özgü bir hastalık seyri ve
dolayısıyla kendine özel bir aromaterapik uygulaması varolmaktadır. Bu
şekilde, iki ayrı kişide görülen aynı hastalığın tedavisi birbirinden
farklılıklar gösterebilmektedir.
Standart tedavi usulleri aromaterapi için de varsayılmakla birlikte,
bu şekildeki uygulamalar hastalığa ait göstergeleri bastıracak ancak
hastalığın ortaya çıkmasını engelleyemeyecektir.
Aromaterapi, hastalığın seyrine yönelik doğru yağların birleşimi ile
oluşan bir tedavi öngörse de, bu tedavinin kapsamı sadece ele alınan
hastalığın tedavisine yönelik olmakla kısıtlanmamakta, aynı şekilde
hastayı etkileyebilecek çevresel (stres, çevresel kirlilik, diet,
spor, vb.) faktörler de göz önünde bulundurulmaktadır.
Aromaterapi, bilgi ve beceri ile uygulandığında güvenilir ve zararsız
bir destekleyici tedavi şeklidir. Ancak, bazı bitki türlerinin
yağlarının oldukça zehirli olduğu unutulmamalıdır. Örneğin, bir çay
kaşığından bile az miktarda okaliptus yağının ağız yolula alınması
muhtemel ölüme sebebiyet verecektir. Zehirli olmayan ölçülerde bile
aromaterapi esaslarına uygun olarak kullanılmayan bazı yağlar,
organizmaya zarar verebilir.
AROMATERAPİ VE GÜVENLİĞİNİZ
Kendinizi bitkisel yağların koku ve cazibesine kaptırmadan önce...
Aromaterapi güvenli ve doğal bir destekleyici tedavi şekli olmakla
birlikte, kullanılan yağların organizma üzerindeki etkileri
dolayısıyla ancak belirli kurallara uygun olarak uygulanması durumunda
güveni olacaktır.
Aromaterapik yağların kalp ritmini arttırabileceği, tansiyonu
yükseltip/azaltabileceği, kadınlarda adet kanamasını arttırabileceği,
düşüklere sebebiyet verebileceği ve daha pek çok özelliği göz önünde
bulundurulduğunda, aromaterapinin sadece bilinçli bir şekilde
kullanımı öngörülebilir. Burada da aromaterapi konusunda ihtisas
sahibi bir hekimin önerileri doğrultusunda kullanımı önem
arzetmektedir. Eğer bitkisel yağların güzel kokularına kapılarak
organizma üzerindeki olası etkilerini gözardı ederseniz, o taktirde
oldukça riskli bir durumla ve hatta hayati tehlike ile karşı karşıya
olduğunuz konusunda dikkatinizi çekmek isteriz.
Genel anlamıyla aşağıdaki hususlar dikkate alınmalıdır;
1) Özellikle hamilelik sürecinde ve çocuklara karşı çok dikkatli
kullanılmalıdır.
2) Bazı yağlar oldukça tahriş edici olabildiğinden cilde yönelik
uygulamalarda dikkatli olunmalıdır.
3) Herhangi bir ilaç kullanım süresince aromaterapik yağ
kullanılmamalıdır. Zira, aromaterapik yağlar kullanılan ilacın
etkilerini yok edici veya arttırıcı etki gösterebilirler.
4) Bitkisel yağlar organizma açısından zehirleyici olabilirler.
Öncelikle karaciğer ve böbreklerle ilgili riskli durumlar ortaya
çıkabilir. Zehirleyici özellikleri dolayısıyla kullanım süreleri,
kullanım şekilleri ve dozajları oldukça önemlidir.
5) Astım ve benzeri rahatsızlıkları olanlar tarafından aromaterapi
solunum yoluyla uygulanmamalıdır.
6) Bitkisel yağlar hiçbir şekilde ve ne sebeple olursa olsun, gözlere
tatbik edilmemelidir.
7) Aromaterapik bitkisel yağlar allerjik bünyelerde dikkatle
uygulanmalıdır.
8) Pekçok bitkisel yağ, ciltte güneşe karşı hassasiyet durumu
doğurabilir. Bu durum, ciltte güneş yanıklarına sebebiyet verecektir.
Bu tür yağların kullanımı sonrasında asgari 12 saat güneşe
çıkılmamalıdır.
9) Kafur, karabiber, okaliptüs ve pek çok nane çeşidi diğer
tedavilerin etkilerini yok edeceğinden, diğer bir tedavi şekli
sürecinde aromaterapi'den uzak durulması gereklidir.
10) Aromaterapi sonrası oluşabilecek sersemlik hissi sonucunda araç,
iş makinaları vb. aletlerin kullanımı sakıncalıdır.
11) Gereğinden uzun süre uygulanan solunum yollu aromaterapik tedavi
baş ağrısı, kusma ve baş dönmesine yol açabilir.
12) Pek çok migren çeşidi için geçerli olmak üzere, migren atakları
sırasında aromaterapik tedavi uygulanması, durumu daha da
kötüleştirebilir.
13) Yeni ve/veya erken doğan/prematüre bebeklere aromaterapi
kesinlikle uygulanmamalıdır.
14) Bitkisel yağlar çocukların erişiminden uzak, kilit altında
muhafaza edilmeli ve kesinlikle ağız yoluyla alınmamalıdırlar.
15) Evde muhafaza edilen aromaterapik yağ şişeleri etiketlenmeli,
damlalıklı bir şişe ve çocuklar tarafından açılamayacak bir kapak ile
emniyete alınmalıdırlar.
16) Aromaterapik yağların ağız yoluyla alınması durumunda en kısa
sürede tıbbi müdahale gereklidir. Müdahalede bulunan doktora hangi
aromaterapik yağın alındığının bildirilmesi faydalı olacaktır.
17) Aromaterapinin doktor kontrolu altında kullanımında bebekler,
yetişkinler ve yaşlılar için farklı dozlar gereklidir. Bazı yağlar ise
aromaterapi sırasında kesinlikle kullanılmazlar.
18) Bergamot, greyfurt, limon, ağaçkavunu, portakal, turunç ve
melekotu gibi yağlar fotosensitiviteyi (güneşe karşı duyarlılık)
arttıracağından güneşte veya solaryum'da kullanılmamalıdır.
19) Yüksek tansiyonu olan kişilerce biberiye kullanılmamalıdır.
20) Sara/epilepsi rahatsızlığı bulunan kişilerde rezene, ökaliptus ve
kekik kullanılmamalıdır.
21) Diabet rahatsızlığı olan kişilerde okaliptus, ıtır ve limon
kullanılmamalıdır.
22) Karanfil, fesleğen, yalancı mirha, ardıç, biberiye, tatlı
mercangüç, oğulotu, adaçayı, rezene, anason, servi, yasemin, hardal,
karaturp, ingiliznanesi, kekik ve melisa gibi yağlar hamilelik
süresince kesinlikle kullanılmamalıdır.
23) Anason, hintlimonu, havuç tohumu, tarçın, karanfil, kekik ve kafur
gibi yağlar diğer bir yağ ile karıştırılarak seyreltilmeden, saf
olarak kullanılmamalıdır.
24) Tarçın ve karanfil yüz bölgesinde kullanılmamalıdır.
25) Fesleğen, rezene, hintlimonu, biberiye, limon verbena ve diğer
asitli yağlar hassas ciltlerde kullanılmamalıdır.
26) Aromaterapik yağlar ağız yoluyla alınmamalıdır.
27) Ateşli hastalıklar ve ateş, deri veya eklem iltihapları,
bilinmeyen kaşıntı ve kızarıklıklar, ödem ve şişmeler, bilinmeyen
iltihaplı durumları, yaralar, Spor yaralanmaları ve burkulmalar, kas
yırtılmaları veya bağdokusu zedelenmeleri, kemikler kırıkları, açık
yaralı yanıklar, varisler, kanser türleri ve ameliyat sonralarında
tedavi maksadıyla aromaterapi uygulanmamalıdır.
UYGULAMA ŞEKİLLERİ
Aromaterapi bir tarz aslında...
Vücut ve Saç Bakımı
Banyo: Banyo suyunuzun içine 10-15 damla kadar yağ damlatınız.
Bitkisel yağların suda erimesi zor olduğundan iyice karıştırınız ve
suda karışmadan toplanan yağların cildinize direkt temasını önleyiniz.
Yağların göz ile temasını engelleyiniz.
Sabun: Doğal Aromaterapi sabununu hergün kullanabilirsiniz. Bunun
dışında sıvı sabun uygulamaları için, 100 gr sıvı sabuna yaklaşık 20
damla yağ karıştırınız. Kullanmadan önce iyice çalkalayınız.
Vücut/Masaj Yağı veya losyonu : 30 gr. taşıyıcı yağa (zeytinyağı,
jojoba, ayçiçeği yağı gibi) 15 damla bitkisel yağ (lavanta, papatya,
yasemin gibi) karıştırarak masaj şeklinde uygulayınız.
Koku: Taşıyıcı yağ ile karıştırılmış bitkisel yağları dirsek içi,
boyun, diz gibi bölgelere birer damla uygulayarak parfüm şeklinde
kullanabilrsiniz.
Sampuan : 30 gr. şampuan içine 12 damla bitkisel yağ karıştırarak saç
diplerine masaj yaparak yıkayınız.
Saç Fırçası : 3 damla bitkisel yağı saç fırçanıza/tarağınıza sürerek
saçlarınızı tarayınız.
Yüz yağ/kremi : 30 gr. yağ veya yüz kremine 8 damla bitkisel yağ
karıştırarak kullanabilirsiniz.
Kompres: Bir kase sıcak su içine 5 damla bitkisel yağ ilave ederek
karıştırınız, karışım içinde ıslattığınız bezi sıkarak vücudunuz
üzerine sararak uygulayınız.
Ev/Çevre Temizliği
Oda/Araba Kokusu : 50 gr. temiz su içine 15 damla kadar bitkisel yağ
karıştırarak sprey şeklinde odanız/arabanızdaki kötü kokuları doğal
yoldan giderebilirsiniz.
Tuvalet Kokusu : Sifon suyuna 2-3 damla bitkisel yağ karıştırarak
tuvalet kokusu olarak kullanabilirsiniz.
Aromaterapi Kaseleri : Mum veya elektrikli aromaterapi kasesi içine
damlattığınız bitkisel yağ buharlaşarak bulunduğu ortamdaki kötü
kokuları giderecektir.
Aromaterapi Taşları : Aromaterapi taşları üzerine damlatılan bitkisel
yağlar odanıza hoş koku verecektir.
Aromaterapi Mumları : Aromaterapi mumları odanıza hafif ve hoş bir
koku verecektir.
AROMATERAPİ VE PSİKOLOJİK ETKİLERİ
Aromatiklerin Psikolojisi
Aromatik maddeler, çok eski zamanlardan beri psikolojik etkileri için
kullanılmıştır. Bir çok kayıt, bu maddelerin gerek parfüm olarak,
gerekse Mezopotamya, Mısır, Yunan ve Roma uygarlıklarına ait dini
törenler ile tarih boyunca günümüze kadar gelmiş olan çeşitli kullanım
alanlarına tanıklık etmektedir. Aromatik maddeler oldukça uzun süredir
cinsel çekicilik ya da dini duyguların uyandırılması için kullanılsa
da, psikoloji ve koku arasındaki ilişki üzerine çok az modern
araştırma mevcuttur.
Açıktır ki evrimsel olarak bakıldığında, koku, duyularımız içerisinde
en ilkel ancak en önemli olanıdır. Ceninde koklama sistemine ait
hücreler beyin hücrelerinden daha önce gelişirler ve koku alma
sinirleri vücutta yenilenmeye uğrayan tek sinir hücreleridir.
Bu ve bununla birlikte diğer bir çok anotomik özelliği, bu duyunun
ruhsal durum ile sıkıca bağlı olmasını sağlar. Koklama; beyinle dış
dünya arasındaki en doğrudan bağlantıdır. İçgüdü, ruh hali, hafıza,
duygular ve de hormonal sistem ile de yakından ilişkilidir.
Kokuların ruhsal durumumuzu etkilediği hepimiz tarafından bilinir.
Bazı kokular zevk verir, bazıları sadece birini etkilerken, diğerleri
duyguların belli belirsiz gölgelerini çağrıştırır, bir kısmı bir
anının canlanmasını sağlarken, bazı kokular refleks uyarısı nedeni ile
korkunç olabilir ve hatta kusmaya yolaçabilir.
Cinsel açıdan çekici hoş kokulu kimyasalların-pheromene- hayvan
yaşamında-insan da dahil- genellikle de bilinçaltı etkilerinin
varlığının keşfi bilimsel tutuculara bile kokunun davranış ve
duygularda güçlü bir etkisinin olduğunu gösterdi. Ancak, pheremone ile
yapılan araştırmalar aromaterapiyi bilimsel olarak uygulamak
isteyenlerin önüne önemli engellerden birini çıkardı.
Bu maddelere tepkiler evrensel değildir- bazılarını cinsel olarak
uyarırken, bazıları üzerinde hiç bir etkisi olmayabileceği gibi,
bazılarında cinsel isteği ve kuvveti azaltıcı olabilir, bazıları ise
kokuyu hiç farkedemeyebilir.
İşte bitkisel yağların psikolojik ve duygusal açıdan kullanımının
karmaşıklığı ve zorluğu burada yatmaktadır- aynı kokuya maruz kalan
kişilerin koklama aygıtının fizyolojik yeterliliğinden bağımsız
olarak, bireysel tepkiler hem bireyin farklı yaşam deneyimlerinin koku-
duygu reflekslerine yansıması, hem de doğuştan sahip olunan farklı
eğilimler nedeni ile farklılık gösterecektir.
Ancak, aromaterapist psikolojik tepkilerin, fizyolojik olanlar gibi
genellikle birbirinden küçük nüanslarla -sadece bazı durumlarda kökten
farklılıklarla- ayrılacağını bilir. Bu, pratikte bitkisel yağları
tedavisinde kullanan terapistin belli bir rahatsızlık için belli bir
tedavi yöntemini benimsemesi yerine, her bireyin özgün psikolojik ve
fizyolojik farklılığının bilincinde olmasını gerektirir.
Belli ruhsal durumları etkileyen bitkisel yağlar için basit ve genel
kurallar yoktur. Bu kişiye bağlı olarak farklı etkilerin
gözlenebileceği gerçeğini öne çıkarmaktadır. Aşağıda verilen liste bu
husustaki genellemelerden ibarettir.
Her ne kadar, bitkisel yağların fizyolojik etkilerinin belirlenmesi
zor da olsa, fiziksel problemleri gidermede psikolojinin etkisi gözden
kaçırılmamalıdır. Olumlu ya da olumsuz ruhsal durumların kişilere
etkisi, bu yazının konusu olmamakla birlikte, diğer alternatif
terapilerin aksine ruhsal durumun çok nadir olarak fiziksel bir
sorunun tek kaynağı olduğunu düşünülmektedir. Yine de olumsuz ruhsal
durumun iyileşmeyi yavaşlatabileceği, olumlu bir ruh halinin de
iyileşmeye önemli faydaları olduğuna inanılmaktadır. Aromaterapist
doğru kullanılan bitkisel yağların ruhsal etkilerini, bitkisel
yağların masaj yolu ile sağlanan fiziksel etkileri ile birleştirerek
güçlü bir tedavi oluşturabilir.
Bitkisel Yağların Psikolojik Etkileri
MELEKOTU : Melekotu heyecan ve ruhsal stresi, akıl ve duygu dengesi
hissi vererek teskin eder.Kaçılan problemler ile uğraşmaya motive
eder.
ANASON : Canlılık hissi verir.
FESLEĞEN : Güçlendirici, uyarıcı bir yağ olan fesleğen konsantre olma
zorluğu çekenler, dikkati kolayca dağılanlar, kararsızlık ve disipline
olma zorluğu içinde olanlar için faydalıdır. Duygusal açıdan kırılgan
olanlara güç verir ve düzenleyici olarak depresyon, endişe, histeri ve
ruhsal yorgunluk tedavisinde kullanılır.
DEFNE : Hafif bir uyuşturucu olan defnenin yatıştırıcı etkisi vardır.
ASİLBENT : Asilbentin rahatlatıcı, iyileştirici ve yatıştırıcı bir
etkisi vardır. En çok yalnızlık, üzüntü, endişe içinde olanlara
faydalıdır. Endişelerden kurtulmaya yardımcı olur ve kendine güveni
sağlar.
BERGAMOT : Moral yükseltici ve sakinleştirici bir yağ olan bergamot,
öfke ve hayalkırıklığını giderir, özellikle endişe ile oluşmuş
depresyonda mükemmel sonuç verir.
HUŞ : Uyarıcı bir yağ olan huş dinçlik verir ve ruhu canlandırır.
KARABİBER : Hayal kırıklıklarında dayanma gücü verir ve zihnin karar
vermesini güçlendirir.Duygusal etkilere kayıtsız olan kişilerin daha
sıcak bir ruh haline geçmelerini sağlar.
KAJUPUT : Zihinsel ve duygusal durgunluğa faydalı bir yağdır. Zihni
uyarır, düşüncelerden uzaklaştırır, durağan duyguları uyandırır,
bedeni ve zihni dengeler.
KAFUR : Kafur ruhu dengeleyerek, özellikle duygusal depresyonla
birleşmiş gerilimi yatıştırır ve kayıtsızlıktan uzaklaştırır.
KARAMAN KİMYONU : Duygulara sıcaklık veren bir yağdır. Kendini
kaybolmuş gibi hissedenlere yeni bir enerji hissi verir. Gerilim ve
yorgunluktan uzaklaşma sağlar.
HAVUÇ TOHUMU : Fiziksel etkisi gibi, havuç zihin için de
berraklaştırıcıdır.
SEDİR : Gerilimleri yatıştırır. Genellikle meditasyon aracı olarak
kullanılır.
PAPATYA : Fiziksel ve ruhsal bir rahatlatıcı olan papatya, depresyon,
korku, histeri ve gerilimi yatıştırır. Endişe içinde olanlar için
yatıştırıcıdır. Tedirginlik, huzursuzluk,öfke ve sabırsızlık
durumlarında sükunet verir.
TARÇIN : Zindeleştiren bir yağ olan tarçın, yorgunluk ve güçsüzlük
durumlarında faydalıdır.
CITRONELLA : Ruhu canlandıran bir yağ olan citronella, depresyonda
olanlar için faydalıdır.
CLARY TOHUMU : Zihin ve düşünce ile ilgili bir çok rahatsızlıkta
kullanılır. Normalden fazla aktif çalışan zihinlerde görülen zorlanma,
aynı rüyaları görme, sinirsel zayıflık, karmaşık düşünce hissi, aşırı
heyecan, panik ve klostrofobi durumları clary tohumuna hızla cevap
verir. Kişilerin yaşamlarındaki problemlere daha geniş bir
perspektiften bakmasına yardımcı olur, neşesizlik, depresyon ve
kendine acıma eğilimi içinde bulunanların yüreklendirilmesinde
yardımcı olur.
KİŞNİŞ : Zihni uyarıcı bir yağ olan kişniş, duyguları canlandırır ve
ruhu tazeler. Hafızaya yardımcıdır.
KİMYON : Kimyon yağı zihinsel işlemleri uyarıcı, güçlü bir
düzenleyicidir.
SELVİ : Rahatlatıcı bir yağ olan selvi, depresyonun hem acı hem de
öfke, tedirginlik, aşırı konuşma şeklinde ortaya çıkan diğer yönünü
iyileştirir. Büyük ve ani değişikliklerde, kişinin değişimi kabul
etmesinde büyük destektir.
DEREOTU : Dereotu, kriz anlarında veya şok sonrasında olduğu gibi
kişinin olaylara yenik düştüğü durumlarda kullanılır.
OKALİPTÜS : Kişiye konsantrasyon ve zihin açıklığı sağlar. Enerjilerin
dengesiz olduğu durumlarda kullanılır.
REZENE : Sıkıntılı zamanlarda güç ve cesaret verir. Stresli zamanlarda
tepki olarak yeme sonucu oluşan oburluk ve alkolizm için kullanılır.
FRANKINCENSE : Zihinsel ve duygusal etkileri için çok eski zamanlardan
beri kullanılan Frankincense, karışıklık içindeki zihne tutarlılık ve
düzen sağlar. Kendini güvende hissetmeme, kendini eleştirme, disiplin
eksikliği, şüphecilik, takıntılı olma, yorgunluk ve cesaret eksikliği
gibi durumların hepsi, bu yağın sakinleştirici ve aynı zamanda
canlandırıcı etkisinden fayda sağlayabilirler.Frankincense, uzun
süreli acı durumlarında ve bir şekilde geçmişe takılmış ya da orada
kaybolmuş gibi görünen insanlarda faydalıdır. Korkuların her cinsi
– hafif endişelerden panik ataklara kadar-bu yağ ile bir
rahatlamaya dönüşür ve kabus, klostrofobi ve bilinmeyen şeylerden
korkma durumları bu uygulamaya mükemmel cevap verirler.
GALBANUM : Devamlı değişen modları olan insanların özlerine
dönmelerini sağlar.
SARDUNYA : Sardunya, manik depressif eğilimli kişilerde, zihni yeniden
dengeler ve içe/ dışa dönüklüğün aşırı uçlarını törpüler,endişe ve
depresyonu yatıştırır. Genellikle kişilik olarak çok katı olanlar
sardunyanın etkilerinden yararlanabilirler.
GREYFURT : Kafa karışıklığı, kıskançlık ve hayalkırıklığı gibi olumsuz
düşünce durumlarında ilaç olarak kullanılır. Greyfurt, bu durumları
yok eder ve canlandırıcı karakteri ile kararsızlık, sürüncemede
bırakma ve geçmiş için kaygılanma durumlarında fayda sağlar. Manik ve
depressif arasında gidip gelen durumlarda yardımcıdır.
GUIACWOOD : Meditasyon için de kullanılan Guiacwood rahatlık ve
ruhaniliğe teslim olma duygusu verir.
ÇÖRDÜKOTU : Nüfuz eden bir yağ olan çördükotu, bulanık zihne berraklık
getirir. Gömülmüş duyguları odaklayarak duygusal acıyı azaltır.
IMMORTELLE : Şok, korku ve fobilerde faydalıdır.
YASEMİN : Yatıştırıcı ve canlandırıcı bir yağ olan yasemin, kendini
uzak ve kopuk hisseden kişileri dünyanın daha gerçekçi bir görüntüsüne
yakınlaştırır. Depresyon, üzüntü tedavisi ile güven aşılama,
kayıtsızlık ve tembellikten sıyrılmanın sağlanmasında kullanılan ana
maddedir. Duyguların bir yay gibi gerilerek, katılık, duygusal ifade
eksikliği ve kıskançlık gibi belirtiler gösterdiği gergin durumlarda
faydalıdır. Yasemin, endişeyi yatıştırır ve gelecek olaylardan
korkanlara soğukkanlılık verir, aynı zamanda afrodizyak olarak da
kullanılır.
ARDIÇ : Bedene olan etkisi gibi, ardıç zihin için de uyarıcı,
berraklaştırıcı ve destekleyicidir. Zihnin gereksiz bilgilerden
arındırılmasına yardımcı olurken, aynı zamanda endişe, depresyon,
hafıza kaybı ve duygusal tükenmişlik durumlarında fayda sağlar.
LAVANTA : Lavanta düzenleyici bir ilaçtır. Bir moddan diğerine atlayan
duyguları dengeler, endişe, panik ve histeriyi yatıştırırken depresyon
ve halsizlik durumlarında kişiye canlılık sağlar. Uykusuzluk için
genel olarak faydalıdır ve manik-depresyon tedavisinde kullanılabilir.
LİMON : Yanan bir kalbi ve zihni yatıştırır, tazeler. Düşüncelere
berraklık sağlar.
LEMONGRASS : Enerji verici bir yağ olan lemongrass ruhu canlandırır,
zihne ve duygulara hareket verir ve zihni daha güçlü konsantrasyonlara
yöneltir. Dış dünyalarından bağımsız olarak can sıkıntısı çekenler
için faydalıdır.
MERCANKÖŞK : Derin ruhsal travmaların seçimidir. Acının yalnızlığında
kaybolanları rahatlatır, endişe,hiperaktivite, gerilim ve histeri
durumlarında zihni yatıştırır ve uykusuzluk vakalarında iyileştirici
bir uyku alınmasına yardımcı olur.
MELISSA : Yatıştırıcı ve canlandırıcı bir yağ olan Melissa, duygusal
blokların kişinin acı çekmesinde etken olduğu durumlarda faydalı bir
ilaçtır. Şok, panik, histeri için kullanılır ve aşırı duyarlı kişileri
yatıştırır. Acı içindeki kişiler bu yağ ile olumlu bir bakış açısı
kazanabilirler.
MÜRRÜSAFİ : Güçlendirici ve yatıştırıcı olan Mürrüsafi duyguların
kızışarak kişiyi güçsüzlük, kayıtsızlık ve dürtü eksikliğine
sürüklediği durumlarda kullanılır.
NIAOULI : Niaouli zihni uyarır, duyguları yeniden canlandırır ve
konsantrasyonu sağlar.
PORTAKAL : Enerjisi durgunlaşmış kişiler için yararlıdır. Kasvetli
düşüncelerden ve can sıkıntısından arındırır, Olumlu bir bakış açısı
sağlar ve enerji verir. Portakal yağı psikolojik gerilim ve strese
karşı korunma sağlar.
KEKLİKOTU : Psikosomatik rahatsızlıkların tedavisinde faydalı olduğu
düşünülmektedir.
PALMAROSA : Kişiye canlandırıcı bir tazelik verir. Yatıştırır ve
düşüncelere berraklık verir.
MAYDANOZ : Maydanoz, idrar akışını arttırıcı etkisi yanısıra, aşırı
yüklü zihinleri temizleme özelliği mevcuttur.
PATCHOULI : Dengeleyici bir yağ olan patchouli, nesnellik sağlar,
espritüelliği arttırır, kararsızlık durumundaki zihne berraklık verir
ve zihni karışık olanların akıllarını başına toplamasını sağlar.
Endişeli olanları yatıştırırır.
NANE : Etkileyici ve uyarıcı bir yağ olan nane, zihni yabancı
konulardan arındırır, öfkeden uzaklaştırır, zihinsel yorgunluk ve
depresyon durumlarında enerji ve dinçlik verir. Kişinin sinirsel
heyecan nedeni ile titrediği durumlarda faydalıdır, sinirsel
güçsüzlükte güç sağlar. Nanenin etkileyici kokusu, şok ve histeri
durumunda kişiyi yatıştırır.
PETIGRAIN : Yatıştırıcı ve rahatlatıcı bir yağ olan Petigrain, bazı
etkileri ile Neroliye benzer. Panik ve öfkeyi yatıştırır, depresyonda
olanlara cesaret verir, zihni canlandırır, duygusal karışıklığı
azaltır.
KIRMIZI BİBER : Çoğu baharat yağı gibi, kişinin kendini keyifsiz
hissettiği durumlarda faydalıdır. Canlandırıcı ve uyarıcıdır.
Yorgunluk ve bitkinlik durumlarında zihinsel enerjiyi arttırır.
ÇAM : Yorgun zihni güçlendirir ve canlandırır.
GÜL : Özelliklere kadınlara faydalı olan güçlü bir ilaçtır. Geçmişte
kaybolmuş, duygularına aşırı bağlı, kendilerinin çok farkında olanlar
ya da aşırı derecede ben-merkezli olan kişiler için faydalıdır. Üzüntü
ve pişmanlık durumlarında yatıştırıcıdır, ruha neşe verir, acıyı ve
depresyonu, özellikle de bu bir doğum sonrası yaşanırsa, iyileştirir.
BİBERİYE : Zihin ve duygulara berraklık verir, entellektüel yetileri
biler ve birikmiş çöpleri temizler. Kendini hafıza zayıflığı ya da
zihin karışıklığı şeklinde gösteren zihinsel fonksiyon kaybı durumunda
kullanılır. Zihinsel berraklığın olmadığı ve kararsızlığın var olduğu
durumlarda odaklanma sağlar ve bir tür koruma hissi verir. Histeri,
tembellik, üzüntü ve “Pazartesi Sendromu”na biberiyenin
canlandırıcı özellikleri ile yardımcı olunabilinir.
ROSEWOOD : Sinir sistemi üzerinde dengeleyici bir etkisi vardır.
Bitkin,keyifsiz ve problemlerine fazlası ile boğulmuş olanları
canlandırır.
SANDAL : Sandal, bir çok olumsuz duygusal durumla başa
çıkabilir.Dinginlik veren bu yağ, saplantılar, gerginlik, gelecek
olaylar ya da hata korkusu, emniyetsizlik, kendini eleştirme ve güven
eksikliği ile kuşatılmış olanlar için bir nimettir.Üzüntü ve
depresyonu yatıştırır, kedere yardımcı olur, zor şartlarda sebat
sağlar. Bu yağda, geçmişteki olaylara gereğinden fazla bağlı olanlar,
bağlayıcı ipleri kesmek için bir yol, içedönük kimseler ise rahatlama
bulacaklar. Entellektüel çaba korkusu sandalın etkisi altında erir.
Sandal kokusu kendini emniyetsiz hissedenlere korunma hissi verir,
tekrarlayan rüya problemi olanlara yardımcı olur. Cinsel iktidarsızlık
ve frijidite durumlarındaki kullanımı ile ünlüdür ve içgüdüsel
duyuların gelişmesine yardımcı olur.
MİNEÇİÇEĞİ : Depresyon için kullanılabilen mineçiçeği, rahatlatıcı ve
canlandırıcıdır.
VETIVERT : Ruhun hem derin hem de yüzeysel düzeylerine etkileri olan
vetivert, zihne denge hissi verir.Stres ve gerilim sonucu oluşan
problemleri yatıştırırır, özellikle sınav, dişçi öncesinde yaşanan
korku benzeri durumlarda faydalıdır. Derin psikolojik problemleri
olanlar, özellikle de aşırı hassas ve duygusal yaşamında fazla açık
olanlar, vetivert kullanımı ile rahatlayacaklardır.
YLANG YLANG : Ylan ylang suçluluk, düşmanlık, sabırsızlık, kıskançlık,
inatçılık, ağzı sıkılık, şüphecilik ve öfke gibi elastik olmayan aktif
olumsuz duyguları yatıştırır. Uzak ve soğuk hissedenler için
faydalıdır, kendilerini aşırı eleştirenlere ve güvensiz olanlara
kendine değer verme hissi sağlar ve kolay telaşlanan mizaçları
yatıştırır. Endişe, depresyon, uykusuzluk ve şok durumlarında faydalı
olduğu gibi, geleneksel olarak cinsel iktidarsızlık ve firijidite
durumlarında afrodizyak olarak kullanılmaktadır.
Aromaterapi’de kullanılan bitkisel öz yağlar nedir?
Bitkisel öz yağlar, özellikle aromatik (kokulu) bitkilerin buhar,
damıtma yoluyla elde edilen konsantre yağ özleridir. Bitkisel yağ
özleri, günlük yaşamda kullandığımız yağların aksine, cilt tarafından
çok kolay emilen çok güçlü etkileri olan ve çok dikkatli kullanılması
gereken yağlardır. Sözü edilen bitkisel öz yağlar, bitkilerin
kendilerini korumaları, çoğalmaları ve yaşamlarını sürdürebilmeleri
için ürettikleri özlerdir.
Bitkisel öz yağlardan iki yönde faydalanılır. Birincisi, bitkisel öz
yağlar, kokusal hafızamızı harekete geçirirerek duygusal ve psikolojik
anlamda; ikinci olarak da, kimyasal aktif içerikleri nedeniyle
fizyolojik sıkıntılar açısından da etkili olurlar. Sözgelimi gül yağı,
300’e yakın aktif içerik taşır.
Aromaterapi nasıl uygulanır?
Aromaterapi şu yollarla uygulanır:
Masaj yoluyla: Masajın iyileştirici ve dinlendirici özelliği sayesinde
insanlar rahatlatılır ve böylece bitkisel öz yağlar sisteme daha çabuk
girerek emilim gerçekleşir.
Kompres yoluyla
Teneffüs/Buğu yoluyla
Banyo yoluyla
Mekanın kokulandırılmasıyla
Aromaterapi ne gibi sıkıntılara iyi gelir?
Aromaterapi, aşağıdakiler de dahil, pek çok sıkıntıya iyi gelir.
Kas, Kemik ve Eklem Sorunları
Bel ve sırt ağrısı
Eklem iltihaplanmaları/ romatizma
Spor yaralanmaları, kas ve eklem rahatsızlıkları (burkulma, incinme
vb.)
Stres Kaynaklı Sorunlar
Stres, anksiyete, huzursuzluk, tedirginlik, gerginlik, uykusuzluk
Deri şikayetleri, (deri kaşıntıları ve döküntüleri, egzama vb.)
Başağrısı/ migren
Kadın Sağlığı
Regl sıkıntıları (sancılı regl ağrıları, aşırı kanama, reglden kesilme
vb.)
PMS (regl öncesi gerginlik, şişkinlik, huzursuzluk vb.)
Menopoz ile ilgili sorunlar (ani hormonal değişiklikten kaynaklanan
terleme, sıkıntı, gerginlik, şişkinlik vb.)
Hamilelikteki Sıkıntılar
Rahatlayamama
Bel ve sırt ağrıları
Bacaklarda şişme
Diğer Rahatsızlıklar
Solunum sorunları (astım, bronşit vb.)
Dolaşım sorunları (tansiyon, baş dönmesi vb.)
Sindirim sorunları (kabızlık, hazımsızlık vb.)
Kulak, burun, boğaz (sinüzit, kulak ağrısı vb.)
Selülit ve kilo problemi
Aromaterapi kim tarafından ne kadar sıklıkla uygulanmalıdır?
Aromaterapi her şeyden önce gerçek bir Aromaterapist tarafından
uygulanmalıdır. Çünkü bitkisel öz yağlar çok yoğun ve dikkatli
kullanılması gereken yağlardır. Terapi öncesi yapılan öngörüşme
sonunda belirlenen ihtiyaca göre haftada bir uygulanması yeterlidir.
Bu arada, Aromaterapi’nin etkisi zaten, uygulamadan sonra bir
kaç gün sürecektir.
Aromaterapi, kimlere uygulanabilir/uygulanmalıdır?
Yukarıda da değindiğimiz gibi bir çok fizyolojik sıkıntının yanısıra
Aromaterapi duygusal ve ruhsal sıkıntılar için de oldukça yararlıdır.
Aromaterapi’den faydalanmak isteyen bir kişinin belirli bir
şikayeti olması gerekmez. Kişinin sağlığını koruması için derin
dinlenerek Aromaterapiden faydalanması mümkündür.
Aromaterapi kimlere uygulanmamalıdır/uygulanamaz?
Aromaterapi’nin, bebeklere, hamilelere ve alerjik bünyeye sahip
insanlara uygulanmaması gerekir. Bu nedenle, Aromaterapist terapiye
başlamadan önce, kişinin sağlık durumunu ve sağlık geçmişini içeren
bir öngörüşme yapar.
Aromaterapi, bitkisel ilaç olarak kabul edilebilir mi?
Bitkisel ilaçların çoğunun içeriğindeki aktif maddelerin, diğer
ilaçlar gibi nelere iyi geldiği bellidir. Kullanılan bitkisel öz
yağların da aktif içeriği ve nelere iyi geldiği bilinmektedir. Bu
anlamda Aromaterapi’de kullanılan bitkisel öz yağlar ile
bitkisel ilaçların aralarında çok temel fark yoktur.
Güzellik Bakımı
Pürüzsüz cilt, parlak saçlar, sağlam tırnaklar, yalnızca bir düş
müdür? Hayır! Doğanın bize sunduğu biçimiyle kullanılan bitkiler,
bitkisel yağlar ve öteki ürünlerle mutfakta hazırlanabilen hafif
etkili bileşimlerle bedene sağlıklı ve göze hoş gelen bir görünüm
kazandırılabilir.
Genellikle kullanılan kozmetiklerin içerdiği kimyasal maddeler, yapay
koku maddeleri ve bir çok katkı maddesi, sürekli kullanıldıklarında
yararlı olmaktan ziyade zararlı olabilirler. Kimyasal maddelerle ve
yapay koku maddeleriyle sürekli birlikteliğin duyarlı kişilerde ayrıca
alerjilere yol açtığı da bilinen bir gerçektir. Tüm bunların yanı
sıra, kimyasal kozmetikler çok pahalıdır da!
Doğal kozmetiğin avantajları
-Cilt bakımında kullanmak istediğiniz malzemeleri kendiniz
seçebilirsiniz.
-Renk, koku ve dayanıklılık bakımından yapay madde kullanmanız
gerekmez.
-Cilt dostu maddelerle cildin işlevlerini destekleyebilir ve cildin
kendisini yenileyebilmesine(regenerasyon) yardımcı olabilirsiniz.
Tüm bu faktörleri göz önünde bulunduran kadınlar(ve erkekler), gitgide
artan bir ilgiyle, reçeteleri yüzyıllardır uygulanmakta olan doğal
bakım preparatlarını kullanıyorlar. Dillere destan güzelliğini, bal,
kısrak sütü(eşek sütü!), bitkisel esanslar ve yağlarla koruyan Kraliçe
Kleopatra, bu konuda önemli bir örnek olarak görülebilir. Cilt, saç ve
tırnaklar için kremler, losyonlar, maskeler ve temizlik losyonları
hazırlamak isteyen kişinin bu iş için fazla zaman harcamasına da gerek
yoktur. Kullanılacak malzemeler eczaneden, bitkisel drog
satıcılarından, sebze ve meyve satıcılarından satın alınabilir. Bazı
güzellik bitkileri ise bahçede veya balkonda bile yetiştirilebilir.
Gerekli malzemeler
Cilt bakımı ürünlerinin yapımında (örneğin kremlerde), bir taşıyıcı ve
dolgu maddesi ve iyileştirici görevini üstlenen etken maddeler
gerekmektedir. Doğal kozmetik ürünlerinin temel taşıyıcı maddeleri,
katı yağlar ve balmumu(ve benzerleri), su, alkol ve bitkisel
yağlardır.
Katı yağlar ve balmumu türevleri
Katı yağlar ve balmumu türevleri, preparatlara(özellikle kremlere)
gerekli kıvamı kazandırırlar ve ayrıca cilde yarayışlı özelliklere
sahiptirler. Doğa bize bu çeşitleri bitkisel ve hayvansal formlarda
sunar:
-Balmumu: Arıların yaptığı bal peteklerinin eritilmesi yoluyla elde
edilir. Kaliteli olmasına özen gösterilmelidir. Balmumu, cildi
pürüzlerden ve yağdan arındırır.
-Kakao yağı: Beyaz sarımtırak, oldukça katı, kırılabilir bir kütledir.
Eritilirken, 36 dereceden fazla ısıtılmamalıdır. Kremlerin
yumuşaklığını ve cilt tarafından çabuk emilmesini sağlar.
-Lanolin: Koyun yününden kazanılır. Cildi iyileştirici ve koruyucu
özellikleri vardır. Ama koyunların parazitlere karşı korunmasında
kullanılan kimyasal ilaçların kalıntılarını içerebilir. Satın alma
sırasında bu bakımdan dikkatli olunmalıdır.
Sıvılar
Kozmetik malzemeleri genelde su ve alkol içerirler. Doğal bakım
ürünlerinin pek çoğunda ise bitki çayları yer alır.
-Su: Bir numaralı hayat iksiri, yalnızca arıtılmış formda kullanılır.
Böylece, örneğin kireç gibi mineraller ve bakteriler saf dışı
bırakılmış olur. Arıtılmış su, nemlendirici maddelerin eşliğinde,
cildi yumuşatır.
-Etil alkol: Özellikle losyonlarda ve temizleme sularında, düşük
derecelerde kullanılır. Alkolün derecesi, arıtılmış su eklenerek
düşürülebilir. Cildi fazla yağdan arındırır, mikrop kırıcı, iltihap
önleyici ve yatıştırıcıdır.
Soğuk preslenen bitkisel yağlar
Bitkisel yağlar, değerli içerikleriyle(doymamış yağ asitleri, lesitin,
vitaminler ve çeşitli mineraller), derinin işlevlerini desteklerler.
Şifalı bitkilerle tedavi geleneğinde bitkisel yağ kullanımı, bilinen
en eski beden bakımı uygulamalarında çok önemli yere sahiptir. Ama
dikkat: Günümüzde kullanıma sunulan pek çok bitkisel yağ, kimyasal
ilaç kalıntıları içermektedir! Bu nedenle, kimyasal ilaçlama
yapılmayan bölgelerin ürünlerinden elde edilmiş çok kaliteli yağların
kullanımına özen gösterilmelidir.
-Bademyağı: Acı ve tatlı badem çekirdeğinin karışımından, ama bazen de
yalnızca tatlı bademden elde edilir. Bademyağı kullanışlıdır.
Özellikle duyarlı, kuru ve çatlak ciltleri çok olumlu etkiler ve
pürüzlerini alır. Bebeklerde de kullanılabilir.
-Hintyağı: Müshil ilacı olarak bilinir. Kendine özgü kokusu nedeniyle
kozmetiklere katkı biçiminde, az miktarlarda kullanılır. Özellikle
saçları güçlendirmede başarıyla kullanılabilir.
-Jojoba yağı: Jojobaöl, bilimsel adı Simmondsia chinensis olan,
Meksika kökenli bir ağaççığın meyve çekirdeklerinden kazanılır.
Akışkan bir mumdur. Kozmetik ürünlerinde yaygınlıkla kullanılır.
-Kabak çekirdeği yağı: Cildi düzgünleştirir, yumuşatır ve yaşlanmasını
yavaşlatır.
-Soya yağı: Soya fasulyesinin yağı, yüksek oranda içerdiği lesitin ve
A Vitamini göz önünde bulundurularak cilt bakımında kullanılan öteki
yağlara eklenebilecek en değerli yağlardandır. Cildin beslenmesinde
önemli görevler üstlenebilir.
-Susam yağı: Hafif etkili, cildi besleyici ve güneş ışınlarından(UV)
koruyucu özellikler içerir. Cilde derinlemesine işler, temizleyici ve
zararlı maddelerden arındırıcı olarak kullanılabilir.
-Zeytinyağı: Kaliteli sızma zeytinyağı klasik bir kozmetik katkısıdır.
Cilde derinlemesine işler, normalleştirir ve kendini yenileyebilmesine
yardımcı olur(regenerasyon).
Şifalı Bitkilerin Etkisi
Pek çok ev yapımı kozmetiğin etken maddeleri bitkisel kökenlidir. Bu
bitkilerin çok önemli bir bölümü yüzyıllardır kendilerini çok yönlü
olarak kanıtlamışlardır. Ayrıca son elli yıl içinde bitkiler üzerinde
yapılan bilimsel araştırmaların sonuçları da fevkalade olumlu
çıkmıştır. Aşağıda tanıtılan bitkiler, güzellik bakımına en uygun
olanlardır:
-Atkuyruğu: Bitki, içerdiği bol miktarda silisik asit sayesinde, cilde
yeni bir esneklik kazandırır. İrin toplayan sivilcelerin tedavisinde
kullanılabilecek çok etkili bir dezenfekte ilacıdır.
-Aynısafa çiçeği: Deriyi temizler ve kendini yenilemesini destekler
(regenerasyon). İltihaplanmaları önler ve yaraların iyileşmesini
çabuklaştırır. Aynısafa merhemi de yaraların iyileşmesinde önemli rol
oynar.
-Sarı kantaron: Yatıştırıcıdır. Özellikle kuru ve çatlak deriyi
rahatlatır ve iyileşmeyi hızlandırır.
-Ceviz yaprağı: Yağlı ve temiz olmayan ciltlerde ve yağlı saçlarda
kullanılabilir.
-Ebegümeci: Basit yaraların çabuk iyileşmesini sağlar. Deriyi
düzgünleştirir ve kuru deriye kadife yumuşaklığı kazandırır.
-Civanperçemi: İltihaplanmaları önler, krampları çözer ve dezenfekte
eder. Özellikle sağlıksız ve iltihaplı deride başarıyla
kullanılabilir.
-Gülyağı ve gülsuyu: Deriye canlılık kazandırır ve gerginleştirir.
-Ihlamur: Deri dokusunu güçlendirir ve yeni hücre oluşumunu destekler,
kuru ve duyarlı deriler için uygundur.
-Isırganotu: Derinin kan dolaşımını hızlandırır. Yağlı saçlara ve
kepeğe karşı kullanılabilir.
-Kekik: Dezenfekte gücü çok yüksektir. Özellikle sağlıksız ve
iltihaplanmaya yatkın deri için önerilir.
-Oğulotu(Melisa): Limon kokulu bu bitki, sinir sisteminin yanı sıra
deriyi de genel anlamda yatıştırır.
-Mayıs papatyası: Bu klasik güzellik bitkisi, iltihaplanmayı önleyici
ve yatıştırıcı etkileri ile özellikle problemli ve duyarlı deriler
için çok önemlidir.
Mutfağımızdaki güçler
-Avokado: İçerdiği yağ asitleri ve vitaminler sayesinde bu koyu yeşil
meyve, çok değerli besinler listesinde yer almaktadır. Dıştan
kullanımda, bol miktarda içerdiği A Vitamini, hücrelerin yenilenmesini
destekler, üstderide kepeklenmeyi nasırlaşmayı önler. B Vitamini
kompleksi, hücre metabolizmasını çok olumlu etkiler. Avokadonun etken
maddeleri, deriyi kurumaktan korur ve özellikle, duyarlı, kuru,
yıpranmış ve yaşlanmış derileri iyileştirir ve güçlendirir.
-Çiçek balı: Dünyanın bilinen en eski tatlandırıcısı albüminler,
vitaminler, mineraller, mikro besin maddeleri, enzimler ve organik
asitler içerir. Bu besleyici maddeler deriyi güçlendirir ve yumuşatır.
Antibakteriyel ve iltihap giderici, deriyi gerginleştiricidir,
esnekliği arttırır ve kan dolaşımını uyarır.
-Buğday kepeği: Mineraller ve B Vitaminleri içerir. Deriye düzgünlük
kazandırır ve kurumaktan korur.
-Yeşil çay: Japonların ulusal içkisi olan yeşil çay, yalnızca içten
değil, dıştan da kullanıldığında çok yarayışlıdır. Duyarlı ciltleri
yatıştırır, olgunlaşma aşamasındaki deriyi besler ve vaktinden önce
yaşlanmaktan korur.
-Çökelek/Ekşimik: İltihaplı deriye karşı eskiden beri kullanılan
çökelek, gerektiğinde biraz ılık sütle karıştırılarak krem kıvamına
getirilir. Yağlı cilt bakımında kullanılır, altderinin(perminal
katmanın) kan dolaşımını hızlandırır, ayrıca hafif güneş yanıklarında
rahatlatıcıdır. Çıbanları(örneğin koltuk altında çıkan köpekmemesini)
kısa sürede işletir ve temizler.
-Elma sirkesi: Bu çok yönlü ilaç, deriyi güçlendirir ve derinin asidik
koruma örtüsünü güçlendirir. Çok zengin vitaminler ve mikro besin
maddeleri içerir. Kuru ve çatlak cilt kadar, yağlı ve sivilceli cildin
bakımında da başarılıdır. Saçlara yumuşaklık ve parlaklık kazandırır.
-Havuç: İçerdiği karoten(Provitamin A) ve lesitin, deri sertliklerini
normalleştirir, deriye sağlıklı bir görünüm ve renk kazandırır.
-Hıyar(Salatalık): Deri için klasik bir nemlendirici olarak bilinen
hıyar, yağdan arındırıcı etkiye de sahiptir ve bu nedenle yağlı
ciltler için hazırlanan maskelere ve kompreslere de girer.
-Limon: Doğal kozmetikte çok önemli yeri vardır. Mikrop kırıcı,
sıkıştırıcı/büzüştürücü/gerdirici özelliği vardır ve deriyi yağdan
arındırır.
-Süt: Yağlı cilt bakımında ve nemlendirici olarak idealdir. Çok
değerli maddeleri cilt tarafından hızla emilir. Üstderiye esneklik
kazandırır, derinin asidik koruma örtüsünü güçlendirir, kan dolaşımını
uyarır ve pürüzlü deriyi düzgünleştirir.
-Yoğurt: İçerdiği bakteri kültürleri sayesinde, üstderi bakteri
florasının yeniden yapılanabilmesine yardımcı olur. İçerdiği süt asidi
ise cildin erken kırışmasını önler, ona yumuşaklık ve esneklik
kazandırır.
-Yulaf: B grubu öncelikli olmak üzere, vitaminler, mineraller ve
değerli yağlar içerir. Öğütülmüş yulaf deriyi düzgünleştirir ve
özellikle bu amaçla hazırlanan yüz maskelerinde başarıyla
kullanılabilir.
-Yumurta sarısı: Lesitin ve kolesterol açısından çok zengin olduğu
için, cilt maskeleri ve kompresler hazırlanırken emulgatör olarak
(örneğin yağ ile suyun bir süre için birbirine karışmasını sağlamakta)
kullanılır. Cildi rahatlatır ve düzgünleştirir.
-Zencefil: Cildi çok olumlu etkileyen doymamış yağ asitleri bakımından
çok zengindir. Deriyi yağdan arındırır, iltihapları yatıştırır,
çatlakların ve küçük yaraların iyileşmesini hızlandırır.
Eterli yağlar(esanslar)
Eterli yağlar, bildiğimiz anlamdaki bitkisel yağlardan değildir; pek
çok uçucu(eterli) maddelerin bir bileşimidir. Yağ olarak anılmalarının
başlıca nedeni, suda çözünmeyip ancak katı veya sıvı yağlarda
çözünmeleridir. Bu çok değerli eterli yağlar, bitkilerin
damıtılmasıyla veya preslenmesiyle elde edilirler. Cilt bakımında
kullanılacak olan eterli yağların kaliteli ve gerçek olmalarına büyük
özen gösterilmelidir. Yapay esansların bitkisel yağlara karıştırılması
yoluyla oluşturulmuş sahte eterli yağların cilt bakımında
kullanılmaları çok yanlış olur. Yalnızca eczanelerden ve güvenilir
firmalardan, yüzde yüz doğal olduğuna inandığınız yağları satın
alınız!
Eterli yağlar, çok yönlü etken maddeleri sayesinde yalnızca cildi
rahatlatıp iyileştirmekle kalmazlar; kişide yatıştırıcı, uyarıcı,
canlandırıcı ve rahatlatıcı etkiler de yaratabilirler. Eterli yağlar,
kremlerde, losyonlarda, banyo katkısı veya inhalasyon(soluma)
biçiminde kullanılarak, beden sağlığına ve rahatlığına geniş ölçüde
katkı sağlayabilirler.
Eterli yağların etkileri
-Kafur yağı: Kan dolaşımını uyarıcı ve canlandırıcıdır.
-Karanfil yağı: Cildi yatıştırır ve dezenfekte eder.
-Lavanta yağı: İltihaplanmayı önleyici, yatıştırıcı ve hücre
yenileyici.
-Limon yağı: Dezenfekte edicidir. Kırılmaya eğilimli tırnakların
bakımında kullanılabilir.
-Nane yağı: Metabolizmayı uyarıcı, dezenfekte edici ve kan dolaşımını
uyarıcıdır.
-Oğulotu(melisa) yağı: Yatıştırıcı ve duyarlılığı azaltıcı etkiler
içerir.
-Mayıs papatyası yağı: İltihaplanmayı önleyici ve yatıştırıcıdır.
-Rezene yağı: Dezenfekte edici, yatıştırıcı ve güçlendiricidir.
-Servi yağı: Dokuları sıkıştırıcı ve dezenfekte edicidir.
-Turunç kabuğu yağı (Bergamot): Antiseptik ve iyileşmeyi
hızlandırıcıdır.
Eterli uçucu yağlar, banyo katkısı olarak bile, önce katı veya sıvı
yağların içinde çözündürülmelidir; çünkü suda çözünmezler ve
değdikleri bölgeyi tahriş edebilirler!
Kimyasal kozmetik ürünleri genellikle, konserve edici yapay maddeler
içerirler. Ürünler böylece uzun süre boyunca bozulmaz, ama derinin
dengesini bozabilirler ve alerjilerin başlıca nedeni olarak
tanınırlar. Bu yapay maddeler yalnızca ürünün içindeki bakterileri
öldürmekle kalmayıp, derinin dengesini koruyan çok önemli doğal
bakterileri de yok ederler. Burada tanıtılacak olan doğal kozmetik
ürünler, dayanıklılık kazandıran herhangi bir yapay madde
içermedikleri için, saklanmaları ve kullanım süreleri bakımından çok
dikkatli olmak gerekir. Şifalı bitki demlemeleri ve besin maddeleri
ile hazırlanan kozmetikler hemen kullanılmalıdır. Bu tanımın dışında
kalan ürünlerin buzdolabında saklanması doğru olur. Bitkisel yağlar
ise birkaç ay boyunca bozulmadan bekleyebilirler. Kremler ve losyonlar
da en çok iki haftalık bir süre içinde kullanılmalıdırlar.
Mutfakta hazırlanan doğal kozmetiklerle deriye, saçlara ve tırnaklara
hiçbir zarar vermeden bakım yapılabilir, ama bu bakım sürecinde de
problemler yaşanabilir. Daha önce hep hazır kozmetik ürünü kullanmış
olan kişilerde, doğal kozmetik ürünleri bazen sivilcelenme veya deri
gözeneklerinin iltihaplanması gibi tepkiler oluşabilir. Bu durumlara
genellikle, deri metabolizmasını güçlü bir biçimde etkileyebilen
bitkiler kullanıldığında rastlanır. Alerjilerde ise durum değişiktir:
Bazı bitkilere veya bitki yağlarına karşı deri hemen veya kısa bir
süre sonra, kızarıklık veya kaşıntı gibi tepkiler verebilir. Bu
durumda, alerjiye yol açan reçetenin kullanımına hemen son verilir.
Ama önceden bir deri testi yaparak, alerjik tepki oluşup oluşmayacağı
saptanabilir: Söz konusu üründen birazı, kol ekleminin iç tarafına
sürülür ve ertesi güne kadar beklenir. Eğer ertesi gün o bölgede
herhangi bir alerjik tepki oluşmamışsa, söz konusu reçete rahatlıkla
kullanılabilir.
Önemli bir konu da, önerilen dozajlara sadık kalınmasıdır. Bazen fazla
kullanılan birkaç damla eterli yağ bile önemli değişikliklere yol
açabilir. Ayrıca, eğer reçetede belirtilmemişse eterli yağlar,
kesinlikle doğrudan cilde uygulanmamalıdır!
Cilt Tipiniz Nedir?
Yapısı ve işlevleri açısından herkesin cildi benzerlikler gösterir,
ama yine de her cilt başkadır. Genellikle üç cilt tipinden söz edilir:
Normal veya karışık cilt, yağlı cilt ve kuru cilt. Bu üç değişik
durumun bir kişide görülmesine çok ender rastlanır. Ama karma
biçimleri söz konusudur ve mevsimlere ve yaşa göre cildin
özelliklerinde değişimler görülebilir.
-Normal ve karışık cilt: Normal cilt düzgün ve yumuşaktır, donuk bir
parlaklığa ve sağlıklı bir görünüme sahiptir. Karışık ciltte, yanaklar
kuru ve daha çok alın, burun ve çene bölgeleri yağlıdır. Ama bu durum,
normal ciltte de görülebildiği için, normal cilt sınıfına girer.
-Yağlı cilt: İri gözenekli ve sivilcelenmeye yatkındır. Yıkandıktan
kısa süre sonra yine parlak bir görünüm kazanır ve kremlendikten uzun
bir süre sonrasına kadar yağlı kalır. Sivilceli cilt, yağlı cildin kız
kardeşidir: Sivilceler, yağ yapımında bir aksaklığın belirtisidir.
-Kuru cilt: Bazen sert ve pulludur, göz ve ağız çevresinde genç
yaşlarda kırışıklıklar oluşmaya başlar. Kuru cildin bakımında
yanlışlıklar yapılabilir. Temizlendikten sonra gerilir ve yağlı
kremler çok çabuk emilir.
Eğer cildinizin hangi sınıfa girdiğine karar veremiyorsanız, bir
kozmetik uzmanına başvurmanız doğru olur. Böylece, uygulayacağınız
reçetelerde ve bakım yöntemlerinde yanılgıya düşmemiş olursunuz.
*Yağlı bölgeleri veya karışık ciltteki sivilceli bölgeleri yağdan
arındırıcı maddelerle temizlemeye çalışmayınız. Cildin asidik koruma
örtüsünü tahrip edebilirsiniz.
*Yağlı cildinize çok etkili veya yüksek dereceli alkol içerikli
ürünlerle işkence etmeyin. Bu tür bakıma yağ bezlerinin tepkisi, daha
fazla yağ üretmek olacaktır.
*Özellikle kuru cildi soğuk suyla yıkamayın: Aksi halde gözenekler
kapanır ve cilt daha fazla kurur.
*Cildin kendini yenileyebilmesi için(regenerasyon), haftada 1-2 kere,
cilde uygun yüz maskeleri uygulanmalıdır.
*Peeling yöntemi(ayda 1-2 kere), cildin sertleşmesini önler.
*Pigment lekelerine karşı, rendelenmiş çiğ patates maskesi, 15-20
dakika etkilemeye bırakılır.
-Mayıs papatyası yağı, her tür cilt için
30g mayıs papatyası, 100 ml susam yağı ve 100 ml kırmızı kantaron
yağına eklenir. Cam yağ kavanozu bir saat boyunca çok sıcak su
banyosunda (benmarin yöntemi) bekletilir ve süre sonunda iyice
çalkalandıktan sonra, tülbentten geçirilerek süzülür. Yağa batırılan
pamukla yüz iyice temizlenir.
-Yağ karışımı, normal ve karışık cilt için
10’ar ml soya yağı ve hintyağı, 20 ml bademyağı ve 30 ml
zeytinyağı iyice karıştırılarak koyu renkli bir şişeye aktarılır.
Yağla ıslatılan bir pamukla, yumuşak hareketlerle yüze, boyuna ve
dekolteye yedirilir.
-Temizlik maskesi, yağlı cilt için
1 yumurta sarısı, 1 yemek kaşığı susam yağı ve 3-4 damla limon suyu
iyice karıştırılarak krem haline getirilir. Elle veya bir bezle, yüze,
boyuna ve dekolteye sürülür ve 10 dakika etkilemeye bırakılır. Süre
sonunda bol ılık suyla yıkanılır.
-Limon peelingi, yağlı cilt için
2 yemek kaşığı dolusu ince rendelenmiş limon kabuğu, 2 yemek kaşığı
yulaf unu ve 6 yemek kaşığı dolusu buğday kepeği iyice karıştırılır ve
biraz su eklenerek esnek bir lapa haline getirilir. Dairesel
hareketlerle, 2-3 dakikalık bir süre boyunca cilt temizlenir. Bol ılık
suyla yıkanılır.
-Yeşil çay losyonu, kuru cilt için
Orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suda 1 tatlı kaşığı dolusu yeşil
çay haşlanır, üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür.
1 yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı dolusu çiçek balı ve 10 ml gliserin
iyice karıştırıldıktan sonra, çayla birlikte küçük bir kavanoza
aktarılarak iyice çalkalanır. Karışıma batırılan pamukla, yüz, boyun
ve dekolteye friksiyonla iyice emdirilir.
-Kepek peelingi, olgun cilt için
5 yemek kaşığı dolusu badem veya buğday kepeği biraz suyla iyice
karıştırılarak lapa haline getirilir. Dairesel hareketlerle, 2-3
dakika boyunca yüz iyice temizlenir.
Canlandırıcı yüz losyonları
Yağ veya kremlerle yapılan bir temizliğin ardından uygulanan yüz
losyonları, cilde canlılık kazandırır ve yatıştırıcıdır. Bir pamuk
parçasını losyonla ıslatın ve yüzünüzü, boynunuzu ve dekoltenizi
nemlendirin.
-Lavanta suyu, karışık cilt için
Sabahları ve akşamları, bir pamuğu lavanta destile suyu ile ıslatın ve
yüzünüze, boynunuza, dekoltenize sürün.
Lavanta suyu, yağlı cilt için
50 ml lavanta destile suyu, 2-3 damla nane yağı ve 1 tatlı kaşığı
dolusu elma sirkesini bir cam kabın içinde iyice çalkalayarak
karıştırın. Yüzünüzü, boynunuzu ve dekoltenizi, bu sıvıyla
ıslattığınız bir pamukla temizleyiniz.
-Aynısafa losyonu, kuru cilt için
50 ml portakal çiçeği destile suyu, 50 ml gülsuyu ve 20 ml aynısafa
tentürünü bir şişede iyice çalkalayarak karıştırın. Yüzünüzü bu
losyonla temizleyin. Aynısafa tentürünün yapımı için gerekli bilgiyi,
kitabın bitkiler bölümünde bulabilirsiniz.
-Bitki losyonu, sivilceli ve iltihaplı cilt için
1 yemek kaşığı dolusu mayıs papatyası, 1 tatlı kaşığı dolusu ince
kıyılmış ayrıkotu kökü, 1 yemek kaşığı dolusu öksürükotu yaprağı(veya
ebegümeci yaprağı), 1 yemek kaşığı dolusu aynısafa çiçek yaprağı
(hepsi kurutulmuş olarak), 200 ml steril su, 30 ml 70 derecelik etil
alkol ve 30 ml adaçayı destile suyu bir kavanoza koyulur ve ağzı iyice
kapatılır. Arada bir çalkalanarak 3-4 gün bekletildikten sonra, 3-4
kat tülbentten geçirilerek süzülür. Elde edilen losyon, koyu renkli
temiz bir şişeye aktarılır. Her kullanımdan önce iyice çalkalanır.
Losyonla ıslatılan bir pamukla, sabahları ve akşamları, yüz, boyun ve
dekolte nemlendirilir.
Yağ karışımları
Eterli bitki yağları, yüz masajları için çok uygundur veya kuru ve
olgun ciltler için, bir gece kreminin yerini doldurabilirler. Ama
eterli yağlar doğrudan kullanılmaz, ana madde olarak seçilen bir
bitkisel yağa uygun miktarda karıştırılarak kullanılırlar. Önerilen
miktarlar bir kapta karıştırıldıktan sonra koyu renkli bir şişeye
aktarılır ve iyice çalkalanır. Yağların birbirine tam olarak
karışabilmesi için birkaç saat beklenilmesi gerekir.
-Yağ karışımı, yağlı cilt için
15 damla limon yağı, 12 damla servi yağı(veya 10 damla kafur yağı), 10
damla lavanta yağı, 50 ml soya yağı.
-Yağ karışımı, normal cilt için
15 damla lavanta yağı, 4 damla gülyağı, 8 damla adaçayı yağı(veya
ökaliptus yağı) ve 50 ml susam yağı.
-Yağ karışımı, kuru cilt için
15 damla rezene yağı(veya mayıs papatyası yağı), 5 damla lavanta yağı,
5 damla gülyağı ve 50 ml bademyağı.
-Yağ karışımı, olgun cilt için
15 damla lavanta yağı, 5 damla kekik yağı, 3 damla nane yağı, 10 damla
gülyağı ve 50 ml zeytinyağı.
Deriyi Besleyici Maskeler
Maskeler, cildi güçlendiren klasik güzelleştiricilerdir. İyileştirici
ve güzelleştirici maddelerini cilde emdirerek, onun kendini
yenileyebilmesine yardımcı olurlar. Maskeler cildi yatıştırır,
gerginleştirir ve kan dolaşımını uyarırlar.
-Elma-krema maskesi, normal ve kuru cilt için
Kabuğu soyulan bir elma ince rendelenir ve 1 yemek kaşığı dolusu krema
ile iyice karıştırılır. Yüze, boyuna ve dekolteye uygulanır ve 10
dakika etkilemeye bırakılır.
-Ekşimik/Çökelek maskesi, yağlı cilt için
4 yemek kaşığı dolusu ekşimik(çökelek), 10 ml adaçayı destile suyu, 10
ml gülsuyu, 1 kahve fincanı ılık süt mikserde iyice karıştırılır.
Yüze, boyuna ve dekolteye uygulanarak 30 dakika etkilemeye bırakılır.
-Zencefil kompresi, yağlı cilt için
1 bardak zeytinyağı hafifçe ısıtılır, 1 yemek kaşığı dolusu öğütülmüş
zencefil yağa iyice karıştırılır ve 1-2 saat bekletilir. Bu karışımın
emdirildiği bez parçaları yüze uygulanır ve 20 dakika etkilemeye
bırakılır.
-Hıyar maskesi, yağlı cilt için
Soyulmuş hıyardan kesilen 5 kalın dilim mikserde püre haline
getirilir, 2 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 2 tatlı kaşığı susam yağı, 1
yumurta sarısı iyice çırpılır ve hepsi mikserde iyice karıştırılır.
Yüze, boyuna ve dekolteye uygulanarak, 45 dakika etkilemeye bırakılır.
-Ekşimik/çökelek maskesi, yağlı cilt için
125g ekşimik(çökelek), 2 yemek kaşığı dolusu ılık süt ve yarım limonun
suyu iyice karıştırılır. Yüze uygulanır ve 15 dakika etkilemeye
bırakılır.
-Avokado maskesi, kuru cilt için
Olgun bir avokado meyvesi kabuksuz olarak çatalla ezilir ve yarım
tatlı kaşığı bal, bir tatlı kaşığı elma sirkesi ile iyice
karıştırılır. Bir yumurta sarısı çatalla iyice çırpıldıktan sonra
eklenerek karıştırılır ve bu arada da 3 yemek kaşığı dolusu
zeytinyağı, karıştırılma sırasında azar azar eklenir. Yüze, boyuna ve
dekolteye bolca uygulanır ve 20-30 dakika etkilemeye bırakılır.
-Havuç maskesi, olgun cilt için
1 yumurta sarısı, yarım tatlı kaşığı zeytinyağı ve bir tatlı kaşığı
dolusu havuç suyu iyice karıştırılır. Yüze, boyuna ve dekolteye
sürülerek, 20-30 dakika etkilemeye bırakılır.
-Buğday kırması maskesi, kuru cilt için
100g kırılmış buğday, krem haline gelebilecek ölçüde zeytinyağı ile
mikserde karıştırılır. Yüze uygulanır ve 15 dakika etkilemeye
bırakılır.
-Yeşil çay maskesi, olgun cilt için
Bir bardak su kaynatılır ve 5 dakika bekletilir, 1 yemek kaşığı dolusu
yeşil çay eklenerek 5 dakika demlendirilir, süzülür ve soğumaya
bırakılır. Bu arada, 3 yemek kaşığı dolusu bademyağı ve 1 yemek kaşığı
dolusu çiçek balı iyice karıştırılır. Yeşil çay bu karışıma yavaş
yavaş eklenirken karıştırmaya devam edilir. Maske, yüze, boyuna ve
dekolteye uygulanır ve 20 dakika etkilemeye bırakılır.
-Cildi tazelemek için (20 dakikalık maskeler)
*Bal, limon suyu ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağı iyice karıştırılır.
*Limon suyu ve 1 yumurta sarısı iyice karıştırılır.
*Sütte pişirilen 1 elma iyice ezilir ve ılıklaşması beklenir.
Kompresler ve Buğu Banyoları
Şifalı bitkilerle veya eterli yağlarla hazırlanan kompresler ve buğu
banyoları cilde tazelik kazandırır ve kan dolaşımını uyarır. En
doğrusu, cildin akşam temizliğinin ardından uygulanmasıdır.
Kompresler için, çok sıcak ama kaynamayan suyla bitkiler haşlanır, 10
dakika demlendikten sonra süzülür.
Yüze uygulanan buğu banyoları için, kaynar derecede olmayan çok sıcak
suya bitkiler veya eterli yağlar eklenir. Büyük bir havluyla baş ve su
kabı örtülerek, gözler kapalı biçimde, 5-10 dakika boyunca buharın
cildi etkilemesi beklenir. Buhar cildi yakmamalıdır! Sonunda yüz soğuk
suyla yıkanır ve temiz bir havluyla kurulanır.
-Şifalı bitki kompresleri, yağlı cilt için
2 yemek kaşığı dolusu civanperçemi, ıhlamur veya ökaliptus yaprağı,
yarım litre su.
-Şifalı bitki kompresi, kuru cilt için
2 yemek kaşığı dolusu mayıs papatyası, lavanta veya ıhlamur, yarım
litre su.
-Şifalı bitki kompresi, olgun cilt için
1 yemek kaşığı mayıs papatyası, 1 yemek kaşığı kuşburnu kabuğu, 1
yemek kaşığı dolusu aynısafa çiçeği, yarım litre su.
-Buğu banyosu, yağlı cilt için
Mayıs papatyası, ıhlamur, civanperçemi, ökaliptus veya biberiye
yağından 4-6 damla ve 1 litre su.
-Buğu banyosu, kuru cilt için
2 yemek kaşığı dolusu mayıs papatyası, lavanta veya ıhlamur ve 1 litre
su.
-Deri gözeneklerinin sıkıştırılması için
*Ezilmiş taze muşmula yaprağı, 20 dakikalık kompres olarak.
*Dilimlenmiş havuç, hıyar veya domates, 15-20 dakika süreyle problemli
bölgeye yatırılır.
*Bal maskesi, 20-25 dakika süreyle uygulanır. Yüz ılık sütle yıkanır
ve soğuk suyla güzelce durulanır.
*Atkuyruğu çayı, 10-15 dakikalık kompres olarak uygulanır.
*Ceviz yaprağı çayı, 10 dakikalık kompres olarak uygulanır.
Kaynak:Niyazi Eröztürk
Bir yudum sağlık
Binlerce yıl önce, mahzende unutulan bir şaraptan tesadüf eseri
keşfedilen sirkenin, ciltteki lekelerden fazla kilolara, sağlıksız
saçlardan varisli damarlara kadar birçok derde deva olduğunu biliyor
musunuz?
Peki ya doğanın en önemli mucizelerinden biri olan balın vücudun yanı
sıra cilde de faydalı olduğunu... Bugüne kadar sadece sofrada
kullandığınız elma sirkesi ve balı güzelliğiniz için denemediyseniz,
şimdi tam zamanı.
Evde kolayca hazırlayıp uygulayabileceğiniz elma sirkeli ve ballı
maskelerle, pahalı kozmetiklere gerek kalmadan cildinize yumuşaklık,
saçlarınıza parlaklık kazandırabilirsiniz. İşte, elma sirkeli ve ballı
doğal güzellik iksirleri...
Kepeksiz saçlara sahip olmak için saçlarınızı yıkayın ve son durulama
suyuna elma sirkesi ekleyin. Saçlarınızın kepekten arındığını,
parladığını göreceksiniz.
Akne tedavisi için; suyla seyreltilmiş elma sirkesiyle yüzünüzü
temizleyin ve sonra suyla durulayın. Elma sirkesi cildinizi
yumuşatacak ve antiseptik özelliğiyle akneye neden olan mikropları
öldürecektir.
Ciltteki lekelere karşı; 250 mililitre suya 3 çorba kaşığı elma
sirkesi ekleyip kaynatın. Daha sonra ateşi kısın ve başınıza bir örtü
örtüp, yüzünüzü buhara tutun. Yarı yarıya sulandırılmış elma
sirkesiyle yüzünüzü silin. Bu işlemi haftada 2 kez
tekrarlayabilirsiniz.
Varisli damarları rahatlatmak için; bir bezi elma sirkesine batırıp
sıkın. Bezi varisli bölgeye sarın ve 30 dakika bekletin. Bu süre
içinde bacaklarınızı yukarı kaldırarak dinlendirin. Aynı işlemi sabah-
akşam tekrarlayın.
Zayıflamak için; 1 su bardağı suya 1 kahve kaşığı elma sirkesi ve 1
kahve kaşığı bal ekleyip karıştırın. Uygun bir rejimle birlikte
kullandığınızda düzenli kilo vermenize yardımcı olacaktır.
Cildi canlandırmak için; 1 çorba kaşığı balı, rendelenmiş 1 elma ve
ezilmiş 1 muzla karıştırıp göz çevresi hariç tüm yüzünüze ve boynunuza
sürün. 15-20 dakika bekledikten sonra yüzünüzü ılık suyla iyice
yıkayıp durulayın.
Kırışıklıklara karşı; 1 çorba kaşığı limon suyu, 2 çorba kaşığı bal ve
2 çorba kaşığı suyu bir kapta krem kıvamına gelinceye kadar
karıştırın. Karışımı sürün ve bir süre beklettikten sonra yüzünüzü
yıkayın.
Cildi sıkılaştırmak için; 1 yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı badem yağı,
1 çorba kaşığı bal ve mercimek büyüklüğünde tereyağını krem kıvamına
gelinceye kadar karıştırın. Karışımı sürüp 10 dakika beklettikten
sonra yüzünüzü yıkayın.
Cildi beslemek için; 2 çorba kaşığı bal ile 2 çorba kaşığı pirinç
ununu karıştırın. Başka bir kapta çırptığınız yumurta akını karışıma
ilave edin. Maskeyi yüzünüze sürüp, 10 dakika bekletin. Daha sonra
yüzünüzü ılık suyla yıkayın.
--
Subscription settings:
http://groups.google.com/group/vision-international-people-group-/subscribe?hl=tr