Poseydon
unread,Jun 26, 2010, 12:38:44 PM6/26/10Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to VISION international People Group
BEDENİN (46) SU İHTİYACI
İranlı hekim Batmanghelidj'e göre, bütün hastalıkların esası vücudun
susuz kalmasından kaynaklanmaktadır. Batmanghelidj vücudun 46 sebeple
su istediğini söylüyor.
Suyun her zaman yararlı olduğunu biliyorduk da, şimdi onun, niçin
doğanın en basit, en etkili, en güvenli ve en "yan etkisiz" mucizevi
ilacı olduğunu öğrenmek zamanıdır. Yeni ve sağlıklı bir yaşama
başlamak, şu an ellerinizin arasında tutacağınız bir bardak sudadır.
Çünkü hayatımızın en vazgeçilmez ama bilinçli olarak, öneminin asla
farkına varamadığımız birincil ögesi: Su!.. "Su / Hasta Değil
Susuzsunuz" adlı kitapta, konuyla ilgili oldukça orijinal ve dikkate
alınması gereken tespitler var...
Yalnızca canımız istediği zaman su içeriz. Öte yandan, Ay'ın
milimetrik birtakım hareketlerinin dünyamızdaki suyu etkilediğini,
böylelikle denizlerin yükseldiğini ve alçaldığını coğrafya
kitaplarından da biliriz. Durum böyleyken, yani insan evladı da bu
dünyanın malzemesinden oluştuğuna göre, vücudumuzdaki su seviyelerinin
ne âlemde olduğunu aklımıza bile getirmeyiz. İçinde bulunduğumuz
toplumun yeme içme alışkanlıklarının bir eseri olarak, edindiğimiz su
içme alışkanlığı bütün hayatımıza egemen olur, örneğin acılı bir
yemeğin üzerine iki bardak su içmek rahatlatır, yazın sıcaklarda
canımız hep su ister, vesaire.
Oysa İranlı hekim Batmanghelidj, Su / Hasta Değil Susuzsunuz adlı
kitabında hiç de böyle düşünmüyor. Tüm hastalıkların biricik
nedeninin, vücudun susuz kalması olgusuna dayandığını öne sürüyor. Bu
öne sürüşünü "binlerce su deneyimi" ile de açıkça ortaya koyuyor.
Dr. Batmanghelidj, suyun bilumum hastalıklara iyi geldiğini, insanı
iyileştirdiğini "tesadüfen" hapishanede öğrenmiş. Peki, bir hekimin,
eğer cezaevi doktoru değilse orada işi nedir? Doktorumuz bir suçlu!
Suçu, Şah döneminde rejim karşıtı devrimci örgüt Halkın Mücahitleri'ne
yardım ve yataklık yapmak. Mollalar iktidara geldikten sonra da doğal
olarak tutuklanıyor ve İran'ın en ünlü işkencehanesi Evin Hapishanesi'
ne atılıyor. Malum, bilenler biler (!) hapishaneler yeme-içme,
sindirim-boşaltım koşulları açısından bir insanın, özgürlüğüne
kavuştuktan sonra bile hayatının sonuna kadar kendini
toparlayamayacağı, cezalandırma mekânlarıdır. Hal böyle olunca,
alabildiğine maddi ve manevi işkence gören ve doğru dürüst
beslenemeyen insanların ilk başına gelen midelerinin iflas etmesidir.
Bir gün koğuşta, hapisliklerden birisi inanılmaz mide sancılarıyla
kıvranmaya başlayınca, doktorumuz gayri ihtiyarı olaya müdahale ediyor
ve adamcağıza iki bardak su içiriveriyor. Çok geçmeden sancıların
dindiğini gözlemliyor. Bu olay, Dr. Batmanghelidj' in, suyun
hastalıkların tedavisinde ne denli bir etkisi olduğunu ilk keşfettiği
an oluyor. Bundan sonra su çalışmalarını yoğunlaştıran yazarımız, 2,5
yıl içerisinde Evin'in tezgahından geçen yaklaşık 2 bin tutuklu ve
hükümlüyü birer iyileştiriyor, yalnızca suyla.
Derken, 2,5 yıl kadar sonra tahliye zamanı geldiğinde, hapishane
müdürüne ricada bulunuyor, "lütfen beni 1 yıl daha burada tutun, zira
araştırmalarımın en önemli evresine girmiş bulunmaktayım ve bu kadar
çok hastayı dünyanın hiçbir yerinde, bu koşullarda bulamam."
Böylece, yazarımız 1 yıl daha "gönüllü hapislik" hayatını sürdürüyor,
sonra da doğru Amerika'ya. Araştırma ve çalışmaları yıllarca sürüyor
ve nihayet bu kitap ortaya çıkıyor.
Yazarımız, önsözünde şu anlamlı cümleleri kullanıyor: "Bu kitapta
okuyacaklarını z yeni bilgilerdir ve bunlar fizyoloji bilimine yeni
açıklamalar getirmektedir. Burada sözü edilen fizyoloji, ilaç
üreticilerinin kullandıkları bilim değil, vücuttaki canlı dokularla
organların doğal çalışmalarını tanımlayan bilim dalıdır. Bu kitap,
bazı önemli sağlık sorunlarıyla bu sorunlarının nedenlerinden ve doğal
yöntemlerle tedavilerinden söz etmektedir. Bir sağlık sorununun nedeni
ve tedavisi açığa çıktığında, hiç kimsenin anlayamadığı tıbbi
terimlere gerek kalmaz. Burada okuyacaklarını z kapsamlı bir klinik ve
bilimsel araştırmaya dayanmaktadır. Bu kitaptaki bilgilerini
derleyebilmek için, 1950'de Londra'daki St. Mary Üniversite Hastanesi
Tıp Fakültesi'nde başlayan tıp eğitimimden sonra 22 yıldan fazla
araştırma yaptım, çalıştım ve yazdım.
"Bu kitapta, birçok ciddi hastalığın tedavi nedeni olan kronik gizli
dehidrasyonun (susuzluğun) fizyolojik etkisi ve metabolik
komplikasyonları ndan söz edeceğim. Bugün, bunun çağdaş tıbbın en
büyük gelişmesi olduğunu inananlar var."
Çağımızın bazı sağlık sorunlarından söz eden bu basit sunum, bütün
dünyada bilim ve mantığa dayalı tıbba geçiş için bir rehber olacaktır.
Elinizdeki kitap, toplumun ivedi çözüm isteyen sorunları için
yazılmıştır. Özellikle 15 milyon astımlı çocuğun ailesinin bu
hastalığın nedenini ve çocukların yaşamlarını kurtarabilecek basit ve
ucuz tedavi yöntemini öğrenmesi çok önemlidir."
Yazara göre vücudumuz tam 46 nedenle suya ihtiyaç duyuyor.
1- Hiçbir şey susuz yaşayamaz.
2- Göreceli su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonları nı önce
bastırır, sonra öldürür.
3- Su temel enerji kaynağıdır, vücudun "nakit akımıdır."
4- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir,
bize yaşam gücü verir.
5- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır.
6- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmaları nın daha iyi çalışmasına
yardımcı olur, böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır.
7- Bağışıklık sisteminin (bütün mekanizmaları nın) merkezi olan kemik
iliğinde, bu sistemi kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara
karşı güçlendirir.
8- Bütün besinlerin, vitmin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta
besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik
aşamalarında görev yapar.
9- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu
enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri
yoktur.
10- Su, besinlerdeki gerekli ögelerin emilimini artırır.
11- Bütün ögelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.
12- Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma
verimini artırır.
13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları
vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.
14- Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve
atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır.
15- Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt
ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.
16- Omurgadaki diskleri "şok emici su yastıkları" na dönüştürür.
17- Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı
önler.
18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.
19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.
20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için
vazgeçilmezdir.
21- Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç
ve elektriksel enerji verir.
22- Serotonin ve diğer nörotransmitterlerin (sinir ileticileri)
üretimi için vazgeçilmezdir.
23- Melatonin de dahil olmak üzere, beyinde üretilen bütün hormonların
yapımı için gereklidir.
24- Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm
getirir.
25- Çalışma verimini artırır ve dikkat aralığını büyütür.
26- Su dünyadaki diğer bütün içeceklerden daha kolay bulunabilir ve
hiçbir yan etkisi yoktur.
27- Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.
28- Uykuyu düzenler.
29- Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bize gençliğin
enerjisini verir.
30- Cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı
olur.
31- Gözlere canlılık ve parlaklık verir.
32- Glokomdan korunmamıza yardım eder.
33- Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, lösemi ve lenfoma
oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.
34- Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde
bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.
35- Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.
36- Kadınlarda, adet öncesi ağrıyı ve ateş başmasını hafifletir.
37- Kalp atışıyla birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki
katı maddelerin dibe çökmesini engeller.
38- İnsan vücudunda dehidrasyon sırasında kullanılabilecek bir su
deposu yoktur. Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz
gerekir.
39- Dehidrasyon cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu
iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.
40- Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt
edebilirsiniz.
41- Rejimin en iyi yolu su içmektir. Düzenli su için ve sıkı bir
rejimsiz zayıflayın. Acıkınca aşırı yememeli, ama susadığınızda
mutlaka içmelisiniz.
42- Dehidrasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin
ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları
temizler.
43- Su, gebelikte sabah bulantılarını azaltır.
44- Zihin ve vücut fonksiyonları nı bütünleştirir. Kara verme ve
hedefleri belirleme yeteneğini artırır.
45- Yaşılıkta bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur. Alzheimer,
multipl skleroz, Parkinson ve Lou Gehring hastalıklarının riskini
azaltır.
46- Kafein, alkol ve bazı ilaçlara duyulan bağımlılığın giderilmesine
yardımcı olur.
Bu kitabı ilk okuduğundan bu yana artık "bol sulu bir yaşam süren"
kitap editörü de ısrarla bu kitabı tavsiye etmektedir: Çünkü,
vücudunuzu, yıllardır, bir "atık ilaç deposu" haline getirmekten bir
an evvel kurtarmanız gerekiyor...