Keten yağ
Keten (Linum usitatissimum); 30-100 cm yükseklikte, mavi çiçekli ve
bir yıllık bir kültür bitkisidir. Latince ismi “Çok faydalı
bitki" anlamına gelmektedir. Keten, Mısırlılar’ dan beri tarımı
yapılan ve çok değişik amaçlarla kullanılan bir bitkidir. Tohumları;
4-6 mm uzunlukta, yumurta biçiminde, yassı, parlak, kırmızımtırak
esmer renkli, kokusuz ve yağlı lezzetlidir. Keten tohumu; Alfa
Linolenik Asit (ALA: Omega-3), Linoleik Asit (LA: Omega-6) ve Oleik
Asit (OA: Omega-9), lignan (SDG), müsilaj ve A vitamini (Beta-karoten)
içermektedir. Burada anlatılan keten tohumu yağı; organik tarım
yöntemi ile (tamamen doğal, hormonsuz) özel olarak üretilmiş keten
bitkisinden elde edilen tohumlardan soğuk-baskı (Cold-pressed) metodu
ile rafine edilmeden elde edilmiş ve içerisine tohumlarının
kabuklarında bulunan lignan eklenmiştir. Keten tohumuna modern ilgi
soğuk pres ile tohumlarından elde edilen yağda % 50 oranında omega-3
yağ asidi bulunduğunun anlaşılmasından sonra başlamıştır. Omega-3
serisinin en önemli temel yağ asitleri alfa-linolenik asitten (ALA)
türetilir. Bu da en bol olarak keten tohumu yağında bulunur. Bilindiği
gibi vücudumuz temel yağ asitlerini kendisi üretememektedir ve bu
yüzden dışardan besinlerle veya ek gıdalarla alınması gerekmektedir.
Keten tohumunun içerdiği bu yağ asitleri (omega 3-6-9); vücut
sıcaklığının korunması, sinir kılıflarının yapılması (miyelin kılıfı),
dokuların korunması ve enerji üretimi için hayati önem
taşımaktadırlar. Yağ asitleri; kan damarlarının genişlemesi,
kolesterol metabolizması ve diğer kritik bio-kimyasal fonksiyonlar
dahil çeşitli vücut prosesleri için gerekli olan prostaglandinlerin
üretimi için de çok önemlidir. Prostaglandinler hormon benzeri
maddeler olup; bağışıklık sistemi, üreme, kalp-damar ve sinir sistemi
gibi sistemlerin fonksiyonlarının düzenlenmesine yardım ederler.
Çeşitli bilimsel araştırmalar göstermiştir ki; omega-3 yağ
kaynaklarının tüketimi koroner kalp hastalıklardan ölüm riskini büyük
ölçüde azaltmaktadır (Referans2). Keten tohumu omega-3 serisi temel
yağ asitlerinden ALA’ nın (Alpha Linolenic Acid) en önemli
kaynaklarındandır. ALA; EPA ve 3.seri prostaglandin’ lerin (PGE3-
Hücresel etkinliği düzenleyen hormonlar) prekürsörüdür (İlk başlangıç
şekli). Bir çok çalışma göstermiştir ki; yağ asitleri kötü kolesterolü
(LDL) ve kandaki trigliseridleri düşürmeye yardımcı olmaktadır
(Referans7). Aynı zamanda kalp krizine veya tromboz’ a (damarda
veya kalpte kanın pıhtılaşması) neden olabilen damarlardaki
pıhtılaşmayı önlemeye de yardım etmektedir (Referans2). Keten tohumu
yağı; menopoz ile ilgili bazı semptomlara (sıcak basması, vajinal
kurumadan dolayı oluşan mantar enfeksiyonları) ve PMS’ e
(Menstural kramplar veya adet öncesi sendromlar) iyi gelmektedir.
İçeriğindeki iltihap giderici ajanlar romatoid artrit, sedef,
allerjiler ve diğer yangılı hastalıklarda iyileştirici güce
sahiptirler. Keten tohumu yağı; kalp hastalıklarına karşı koruyucu,
yüksek kolesterol, trigliserid ve tansiyonu düşürücü etkiye sahiptir.
Protein homosistein’ lerin kandaki seviyesini düşürür (Bunlar
kalp hastalıkları için risk faktörüdür). Vücut geliştiricilerin
dayanıklılığını arttırır ve doğal antioksidandır. Keten tohumu yağı,
kronik kabızlığa karşı da kullanılır. Çok etkili müshil ilaçlarının
sürekli kullanımda bağırsak mukozasını tahriş ettiği ve organizma için
gerekli olan minerallerin (özellikle potasyum) azalmasına yol açtığı
biliniyor artık. Halbuki keten tohumu kullanımında bu tür yan etkiler
söz konusu değildir. Çünkü keten tohumunun müshil etkisi mekaniktir.
Mide mukozası iltihabı ve ülseratif kolitlerde faydalı olabilir.
İçeriğindeki lignan (SDG) anti-kanser özellikli bir madde olup;
öncelikle göğüs, kolon (kalın bağırsak) ve prostat kanserine karşı
koruyucu, kanserli hücrelerin büyüme hızını yavaşlatıcı ve bağışıklık
sistemini güçlendiricidir (Referans
10-11-12-13-14-15-16-17-18-19-20-21-22-23).
UYARILAR: Hamile ve emziren kadınların bu ürünü içerdiği fitoestrojen
özellikten dolayı (Lignan) kullanmamaları tavsiye edilir.
Keten tohumu yüksek oranda çoklu doymamış yağ asitleri, düşük oranda
doymuş yağ asiti, yüksek oranda lifle birlikte bol miktarda potasyum,
az miktarlarda ise magnezyum, demir, bakır, çinko ve çeşitli
vitaminler içerir. 100 gr. keten yağı 13.4 mg. E vitamini, 100 gr.
keten tohumu ise yaklaşık 450 kcal. içerir daha uygun sanki. Keten
tohumunun amino asit profili soya ununa benzer özellikler gösterir.
İçerdiği N-3 yağ asiti oranı, (Omega-6 nın yaklaşık dört katıdır)
çözünebilir ve çözünemez liflerce zenginliği ve bir çeşit bitkisel
östrojen olan lignanların en zengin kaynağı olması nedeniyle keten
tohumu beslenme uzmanları tarafından sıklıkla önerilir. Lignanlar,
hormonlara bağlı kanser türlerinde (göğüs, prostat vb.) seks
hormonlarına müdahale ederek kansere karşı koruma yapar; tümör
hücrelerinin büyümesini engeller. Keten tohumunda bulunan lignanlar
birer doğal SERM’dir (östrojeni seçerek alan modülatörler);
östrojen kullanımının zararlarından korurken tüm diğer olumlu
etkilerinden de yararlanmayı sağlarlar. Örneğin; östrojenin kemiklerde
bağlantı kurup büyümeyi sağlamasına izin verirken; hasar verebileceği
göğüs ve rahim içi gibi hassas bölgelere girmesine izin vermezler.
Fazladan bir hücre büyümesi olmadığında kanser riski azalır. Keten
tohumu 100 gramda toplam 240.6 mg. bitkisel östrojen içerirken, birçok
diğer gıda maddesinde bu 100 gramda 17 mg.’ı geçmez.
İçerdiği lifin yaklaşık olacak üçte ikisi suda çözünemeyen, geri
kalanıysa çözünen lif özelliğini taşır.
Suda çözünmeyen lifler dışkı yoğunluğunu arttırarak, bağırsak geçiş
zamanını azaltarak kabızlığı önleyici, bağırsakları yumuşatıcı etki
yaparlar.
Keten tohumunda bulunan suda çözünür lifler (mucilage zamkı/sakızı)
kan şekeri seviyesini korur, kolesterol seviyesini düşürürler.
Beslenmedeki yüksek lif miktarının kanser önleyici etkileri de söz
konusudur.
Beslenmede ideal yağ asiti dengesini sağlamak için, ana yağımızı tekli
doymamış yağ asiti oranı yüksek soğuk sıkım zeytinyağı olarak seçmeli,
doymuş ve transyağları (hidrojene) minimuma indirmeli, tahıla - ekmeğe
bağlılığımızı düşürmeli, bol bol yeşil yapraklı gıdalar tüketmeli ve
mutfağımızı keten tohumuyla takviye etmeliyiz.
Keten tohumu içerdiği alfa-linolenik asit (N-3 yağ asitlerinin en
önemli üyesi) açısından besinlerin en zenginidir. Alfa-linolenik
asitin bir kısmı, vücutta uzun zincir N-3 yağ asitleri EPA ve DHA ya
dönüşürler ki bunlar iyi kolesterolü yükseltir, yüksek tansiyonda
düşürücü etki yapar, kanın pıhtılaşma eğilimini azaltır, plazma
trigliserid düzeyini, aritmi riskini azaltır. Dolayısı ile alfa-
linolenik asitin koroner kalp hastalığı riskini azalttığı tespit
edilmiştir. Keten tohumu üzerine yapılan araştırmalar, düzenli keten
tohumu kullanımının dolayısı ile alfa linolenik yağ tüketiminin,
arterioskılerozun (damar sertliği) gelişmesini önleyebileceğini,
iltahabi hastalıklarda olmalı ve otobağışıklık rahatsızlıklarında
etkili olabileceğini göstermektedir. N-3 çe dengeli beslenmenin
kanseri engelleyici özellikleri de tespit edilmiştir. Yağ asitleri
dengesinin N-6, doymuş yağ asitleri ve trans yağlar tarafına kayması
sadece daha az N-3 tüketmemiz anlamına gelmemekte aynı zamanda bu
yağlar, alfa-linolenik yağ asitinin uzun zincir N-3 yağ asitlerine
dönüşmesi engelleyerekte vücudumuz N-3 yağ asitlerinden gerekli
faydayı sağlamasını engellemiş olurlar.
Keten tohumunu doğal ürün dükkanlarından veya aktarlardan temin
edebilirsiniz. Tazeliğini anlamak için çimlenip çimlenmediğine
bakabilirsiniz, eğer çimlenmiyorsa aldığınız yere iade ediniz. Keten
tohumları sert olduğundan dikkatli bir çiğnemede bile yeterince
öğütülemeyebilirler, bu da yeterince sindirilmeden vücuttan
atılmalarına sebep olur. Öğütülmüş keten tohumunun sindirimi çok daha
kolaydır. Keten tohumlarını öğüterek yersek onun şifai özelliklerinden
daha fazla faydalanabiliriz. Keten tohumunu öğütmek için karabiber
veya kahve el değirmenleri ya da bu tip tohumları öğütmek için özel
olarak üretilmiş elektrikli öğütücüler kullanılabilir (ülkemizde
bulunmaktadır). Keten tohumu oda sıcaklığında bir yıl tazeliğini
korur. Öğütülmüş keten tohumu ise 30 gün boyunca hava geçirmez kapaklı
bir kavanozda buzdolabında saklanabilir.
Batıda fırıncılık sektörü tüketicinin talebini karşılamak üzere
karışık tahıl ekmeklerine öğütülmüş keten tohumu ekleme yoluna
gitmiştir.
Öğütülmüş keten tohumu ayrıca hazır karışımlarda (kekler vb),
dondurulmuş hamur işlerinde ve hazır eritilerek servis yapılan
ürünlerle gıda endüstrisine girmiştir. Ayrıca tavuklara keten tohumu
yedirilerek elde edilen N-3 çe zenginleştirilmiş yumurtalar da
vardır.
Sizler de mutfakta keten tohumunu el altında bulundurarak, onu
öğütülmüş halde salatalarınıza, yoğurdunuza, müslinize serpebilir,
fırında yaptığınız hamur işlerine katabilir, pilavdan çorbalara,
tatlılardan tuzlulara her yemeğinizde kullanabilirsiniz.
Günlük 2000 kcal.’ ye eşdeğer besin tüketen bir insan için günde
1 çorba kaşığı öğütülmemiş keten tohumu kullanımı N-3 yağ asitleri
kullanımı açısından yeterli katkıyı sağlayacaktır.
Yaptığınız hamur işlerinde her bir bardak unun içinden 2 çorba kaşığı
un alıp yerine 2 çorba kaşığı öğütülmüş keten tohumu katabilir veya
yağca bir değişim yapmak istiyorsanız her 1 ölçü yağ yerine 3 ölçü
öğütülmüş keten tohumu katabilirsiniz. Laboratuar çalışmalarında
öğütülmüş veya öğütülmemiş tohumların fırında 2 saat boyunca 178
derece sıcaklıkta N-3 yağ asitlerini ve lignanlarını neredeyse hiç
yitirmediği tespit edilmiştir. Fakat keten tohumu yağı iyi bir N-3 yağ
asiti kaynağı olsa da, tohumdaki lif ve lignanlarını yitirmiştir.
Keten tohumu yağının kullanım esnasında ısıya maruz bırakılmaması
tavsiye edilmektedir (yemekler piştikten sonra ve salatalarda).
Geleneksel tedavide kullanımı
Keten tohumu antimantari, antimitoz ve antioksidan özellikler taşır.
Keten tohumlarında bulunan müsilaj, bağırsakta su çekip
şişerek,mekanik müshil olarak tesir eder. Ketenin bu etkiyi göstermesi
biraz zaman alır fakat tahriş yapmama gibi önemli bir avantaja
sahiptir. Yine bu özelliğiyle diğer müshillere nazaran daha uzun süre
kullanılabilir. Ayrıca içerdiği yağda müsil yapıcı etkiye destek
sağlar.
Eski Mısırlılar zamanından beri bu amaçla kullanıldığı bilinmektedir.
Yine müsilajın yumuşatıcı etkisinden dolayı gastrit, mide ülseri gibi
sindirim sistemi tahrişlerinde de kullanılır.
Bu amaç için günde bir kez tercihen yatmadan önce 1-2 çay kaşığı tohum
yenir, üzerine 2 bardak su içilir.
Öksürüğe, nezleye, üşütmeye karşı 1 çorba kaşığı keten tohumu 3 fincan
suda 10 dakika kaynatılır; 3-5 dakika bekletilip süzüldükten sonra
içilir.
Bu çayın buharı burundan teneffüs edilir.
Akciğer hastalıkları ve zatüreede 80 gr. keten tohumu 40 gr. rezene
tohumuna karıştırılarak az sıcak suda lapa yapılır ve iki tülbent
arasına konarak göğüse ve sırta yerleştirilir.
Çıban, gece yanığı ve eziklerin iyileştirilmesinde 80 gr. keten tohumu
ile 40 gr ebegümeci lapası yapılarak yaranın üzerine konur.
Böbrek ağrısı ve kramplarda iki çay kaşığı keten tohumu 6 fincan suda
10 dakika kaynatılıp, 5 dakika bekletilip süzülür
Keten tohumu yağı, keten ( Linum usitatissimum L. ) bitkisinin
tohumlarından elde edilen bir sabit yağdır (trigliserit). Çok eski
çağlardan beri gövdesinden dokuma lifi üretildiği için tarımı yapılan
keten, hem bu açıdan hem de tohumlarını yüksek yağ içeriği nedeni ile
sınai önemini günümüze dek korumuştur. Lif ve yağ üretilmek üzere
dikilen bitkilerin, yetiştirme amaçlarına uygun olarak geliştirlmiş
pek çok farklı kültür formu vardır ve aslında yağ kaliteleri açısından
aynı olmakla birlikte, kabuk oranı daha düşük olduğu için genellikle
büyük tohumlar tercih edilmektedir.
Endüstride ısıl işlem yolu ile preslenen ve hegzan gibi organik
solventlerle ekstrakte edilen keten yağlarının gıda, ilaç ve kozmetik
amaçlı kullanımı doğru değildir. Tohumların pres öncesi kavrulması ve
yağın herhangi bir şekilde ısıl işlem görmesi çok çabuk okside
olmasına neden olur ki bu tip yağlara Bezir yağı adı verilir ve iyi
bir çözücü olması sebebiyle özellikle yağlı boya ve cila sanayiinde
kullanılır. Gıda ilaç ve kozmetik amaçlı kullanılmaları sağlık
açısından son derece zararlı olup, kansere yol açabildikleri
( mutajenik oldukları ) belirlenmiştir. Zira ısıl işlem esnasında yağ
okside olmakla ve yalnız değerli içeriğini kaybetmekle kalmayıp,
tehlikeli oksidasyon artıkları taşımaktadır. GIDA, İLAÇ VE KOZMETİK
AMAÇLI KULLANILACAK OLAN KETEN YAĞININ MUTLAKA ISIL İŞLEM GÖRMEMİŞ
YANİ FARMASÖTİK KALİTEDE DOĞAL BİR YAĞ OLMASI ZORUNLUDUR.
Omega Yağ Asitleri Kaynağıdır.
Isıl işlem görmemiş, farmasötik kalitedeki doğal keten yağı çok
değerli ve sağlık açısından önemli bir içeriğe sahiptir. Yaklaşık % 80
–85 toplam omega yağ asitlerinden oluşur. Bilinen en zengin
Omega-3 yağ asidi kaynaklarından birisidir.( %58 ) taşıdığı ALFA
LİNOLENİK ASİT (ALA) çok değerli bir Omega-3 yağ asidi olup, ancak
bazı yağlarda ( balık yağı ) bulunan ve EPA adı verilen etkili bir yağ
asidinin üretimini sağlar. EPA vücutta Prostaglandin (PG) adı verilen
hormon benzeri maddenin sentezini yönlendiren, tahriş ve iltihapları
oluşturan Prostaglandin E2 ( PGE2 ) yerine, bunları engelleme
özelliğine sahip Prostaglandin E3’ ün ( PGE3 ) oluşumunu
sağlayan ve bu yolla kişiyi artritten, mide ülserlerine kadar iltihap
( enflamasyon) kökenli pek çok hastalıktan koruyabilen bir maddedir.
Lesitin Kaynağıdır.
Yağ asidi kısmını Omega – 3, Alfa Linolenik Asit ( ALA) ‘
nın oluşturduğu değerli, aktif lesitinlerce zengindir. Bu maddeler
karaciğer, sinir ve beyin dokularındaki hücrelerin korunup
onarılmasında olduğu kadar, tüm hücre zarlarının yeniden
yapılanmasında ( rejenerasyonunda ) da etkili olabilirler.
Lignan Kaynağıdır.
Keten Tohumu Yağı yine sağlık açısından çok önemli, LİGNAN adı verilen
bir grup madde taşımaktadır. Bu maddeler kimyasal yapıları gereği
kuvvetli antioksidan özellikte olup, hormon olmadıkları halde belirgin
ölçüde östrojenik aktiviteye sahiptirler. Lignanların fitoöstrojenik
etkileri, kadınlarda sinirlilik, cilt kuruması, ateş basması gibi
menapoza bağlı belirtileri azaltabileceği gibi, vücudun azalan
kalsiyum tutma yeteneğini restore ederek kemik yoğunluğunun azalması
ve osteoporozun engellenmesinde rol oynayabilmektedir. Yaşa bağlı
olarak erkeklerde gelişen prostat enflamasyonlarında hem koruyucu hem
de tedaviyi destekleyici olmaktadır.
Fitesterol, E – A Vitaminleri ve Organominerallerin Kaynağıdır.
Kolesterolün bağırsaklarda geri emilimini engelleyerek vücuttan daha
fazla atılmalarına yol açabilen fitosteroller, E vitamini
( tokoferoller ), A vitamini öncül maddeleri ( prekürsörü ) olan
karotenler ve vücutta hemen yararlanılabilir haldeki organo mineraller
açısından da keten tohumu yağı oldukça önemli bir kaynaktır.
Bu özellikteki içeriğine paralel olarak, keten tohumu yağından haricen
( cilde tatbik edilerek ) de kullanılabilir. Saç dökülmelerinde
düzenli olarak haftada bir, kafa derisine ( saça değil ) tatbik
edilmesi ve yarım saat kadar bekletip yalnız bir kez nötral
temizleyicilerle ( sabun ve alkali şampuanlarla değil ) yıkanıp
durulanması önemli yarar sağlayabilir. Yine haricen egzama, sedef,
alerjik ve sinirsel döküntülerde ( nörodermit ), enflamasyonlu
durumlarda ve benzeri cilt hastalıklarında hem koruyucu hem de
tedaviyi etkinleştirici önemli yararlar sağlayabilir.
Dahilen, özellikle hücre koruyucu etkisi nedeni ile direnç artırıcı ve
prostaglandin mekanizmasındaki rolü ile antienflamatuar etkisiyle
yangı ve iltihabın sözkonusu olduğu tüm romatizmal hastalıklar ve
enfeksiyonlarda önemli bir destektir.
Çocuk beslenmesinde ( otistik çocuklar dahil ) zihinsel ve sinirsel
gelişmeyi destekleyici, yaşlı beslenmesinde ise zihinsel ( hafıza
zayıflaması ve Alzheimer, Parkinson hastalıklarındaki gibi doku
yıpranmaları dahil ) ve sinirsel yaşlanmayı yavaşlatıcı etkilerinden
yararlanılmaktadır. Ani kalp krizi riskini artıran düşük yoğunluklu
( kötü ) kolesterol ve homosisteinin azaltılmasında rol oynayabilir.
Kanda genel olarak trigliserit miktarlarının düşmesine neden olduğu
konusu bilimsel olarak halen kanıtlanamamıştır. Ancak genel olarak
sayılan özellikleri, bir arada pek çok tedavisi zor hastalıklarda
hastaya klasik tedavi yanında önemli bir besin desteği
sağlayabilmektedir.
KULLANIM DOZU : Asgari kullanım dozu yetişkinlerde günde iki, altı
yaşın altındaki çocuklarda bir tatlı kaşığıdır. Aç karnına alınması
tavsiye edilir. Pişirme ve kızartma yağı olarak kesinlikle
kullanılmaz. Bilinen bir yan etkisi olmamakla birlikte kişisel alerji
olasılığı göz ardı edilmemelidir.
Eczacı / Doç Dr. Levent Tuğrul
--
Subscription settings:
http://groups.google.com/group/vision-international-people-group-/subscribe?hl=tr