Biraz hayat, mücadele, hayal ve gerçek hakkında ...

15 views
Skip to first unread message

doruk

unread,
Apr 24, 2010, 5:04:31 AM4/24/10
to VISION international People Group
Biraz hayat, mücadele, hayal ve gerçek hakkında ...
Önce tarih...
Hipokrat tıp dünyasında ilaç devrimi başlatan ilk insan
oldu. Yapılan büyülerden vazgeçip sonradan ilaç ismini alacak bir
karışımları hazırlamaya başladı. Başka bir deyişle Hipokrat okulu
iyileştirme gücü Tanrılardan çalıp , bunu ilaç denen maddelere verdi.
Bu yöntem insanları sadece normal doğal iyileştirme yöntemlerden
uzaklaştırarak onları birer ilaç kölesi yapmaya işe yaradı. Zamanla
ilaçların gücü ile birlikte onların vermiş olduğu zarar da büyüdü.
Çıkan yeni ilaçlarla birlikte hastalık çeşitleri de hızla artmaya
başladı. İstatistik raporlara yeni bir telaffuz eklendi , “ilaçin yan
etkisi”. Çok az insan bilir ki “ Anolgin “ daha 60’larda üretime
yasaklandı , çünkü bu ilacın vermiş olduğu yan etkisinden biri , kan
formülerinde değişiklik yaratıyor , ani bir ölüm ? Hastanelerde yatan
hastaların ilaçlardan dolayı sağlıkları kötüleşmesi % 1,5 tan % 35
kadar çıkıyor. Alınan ilaç yüzünden meydana gelen ölüm sonuçları ,
kalp damarlarından , akciğer , onkolojik hastalıklarından ve
travmalardan sonra beşinci yer alıyor. Bu dünya çapında bilinen bir
problem.
Hiç bir zaman ilaçlar sorunu hal etmiyordu , sadece
sonucu çıkmaza yönlendiriyordu. Her geçen gün ilaçların etkisi
yükseltiliyor. Daha da güçlü bir kimya-terapi uygulanmakta. Daha da
çok insan ilaç yüzünden hayata veda ediyor.
Biraz araştırmalar...
İnsan sağlığın % 10 tıp başarıları , % 15 genetik , %
75 hayat biçimi ve beslenme belirtiyor. Vücudumuz bağışıklık sistemine
sahipse , o zaman 24 saat boyunca hastalıklarla savaşmaya hazır
olan , çok karmaşık bir bio-sisteme dönüşür. İnsanın genetik yaşı 120
– 130 senedir. Vücudumuzun her hücresi günde üç fonksiyon –
temizlenme , beslenme ve korunma görürse , o zaman bağışıklık sistemi
İsviçre saati gibi çalışır ve hasta olmamız mümkün olamaz . Bu
fonksiyonları da Biyolojik Aktif Beslenme Maddeleri ( vitamin , mikro
ve makro-elemanlar ,amino asitleri ) çalıştırıyor. Bu maddelerin
sayısı on bin civarı. Vücudumuz sadece 4 vitamin senteze edebiliyor ,
geri kalanları aldığımız besinlerle alıyor . Yani , yedimiz şeylerden
oluşuyoruz . Ekoloji ihtiyacı , enerjetik ve biyolojik değerlerini
dikkate alırsak , insan vücudunun günlük olarak ihtiyaç duyduğu besin
maddesi , yaklaşık 50 kg yemekte bulunuyor . Örneğin : günlük “ C “
vitaminin ihtiyacı , bu 15 portakal veya 42 domatestir , “ E “ vitamin
-10 fincan zeytin yağı , ya da 36 fincan tatlı patates suyudur , beta-
karotin - 5 tane havuç , selene – 16 kızartılmış yumurta veya 160 adet
muz . Bunlar yetmiyormuş gibi , 2000-2500 kcal. harcamamamız lazım .
Geriye ne kaldı ?
Tüm dünyada buna çoktan bir çözüm bulundu . İhtiyaç duyduğumuz şeyi
doğa dan alıp insana verilmesidir .
İki kez Nobel ödülüne layık görülen “vitamin devriminin babası ” olan
Laynus POLİNG’in söylediği gibi , “ sağlık – bu gereken moleküller ,
gereken zamanda , gereken miktarda ve gereken yerdedir “demek . Ve
böyle bir mükemmelliğe daha uzağız , çünkü :
1. hayvansal yağın aşırı tüketimi
2. amino-asitlerin yetersizliği
3. aşırı derecede “ C “ vitaminlerin yetmezliği ( % 70 - %
100 ) B1 ,B2 , B6 ,B9 ( % 40 - % 80 ) beta-karodin ( % 40 - % 60 ) “ A
“,” E “ v.s.
4. kalsiyum , selen , iyot , çinko , demir yetmezliği
Biraz BAK’lar hakkında...
Bio-Aktif Gıda Katkıları (BAK)
Sağlığımızı etkileyen dört ana faktör.
1. Genetik
2. Ekoloji
3. Stres ve depresyon
4. Beslenme
Atalarımızdan bize miras kalan hastalıklarla savaşmak olanaksız.
Ekoloji de sağlığımızı fena halde etkiliyor ve bunu maalesef
değiştiremeyiz.
Bugünlerde stresten etkilenmeyen insan nerdeyse hiç yok. Etkilenmemek
zaten de mümkün değil , depremler , ekonomik krizleri , işsizlik , her
gecen gün daha da artan zamlar , hayat standartların düşmesi v. s.
Ayni şekilde beslenmemiz bize ya çok büyük zarar görmemizi yada
iyileşmemizi sağlayan bir faktör.
Son zamanlarda gazete ve televizyonda büyük
tartışmaların nedeni olan meyvelerin ve sebzelerin durumundan hepimiz
haberdarız. Bütün ülkelerde tam otuz seneden beri yasak olan tarım
ilaçların kullanılması bizim sağlığımızı çok ciddi bir şekilde tehlike
altına sokmaktadır.
Peki , bütün bunların arasında sağlığımızı korumamız
mümkün mü ?
Evet , bilim adamlarının söylediğine bakılırsa , uygun
olmayan ekolojik faktörlerden korunmanın tek yolu , zengin bir
şekilde beslenmektir. Doğru bir beslenmeyle streslerin ve
depresyonların etkisinden bile korunabiliriz ,yani kısacası
sağlığımızın durumu % 65 beslenmemize bağlı.
Ekolojik temiz olmayan ürünlerle doğru ve zengin bir
beslenme mümkün değil. Ve bilim adamları bunu kanıtladı. Her gün
yediğimiz yemeklerle vücudumuzun gerek duyduğu günlük vitamin ve
minerallerin miktarını alamıyoruz. Oysa Amerika , Fransa , Almanya ve
Japonya uzun zamandan beri buna bir çözüm buldu. Yenilen yemeklerle
birlikte Bio-Aktif Gıda Katkılarının kullanılmasıdır.
Vücudumuz birçok küçük hücreler içeriyor onlarda
vitamin , mineral , protein ve asitlerden oluşmaktadır.
Peki , eğer hücrelerimizin ihtiyaç duyduğu inşaat
malzemelerinin % 70 vermesek , sizce ne olur?Vücudumuz ne yapacak ,
neyle beslenecek?
Tabi ki yukarda açıkladığımız gibi Bio-Aktif Gıda
Katkılarıyla.
BAK
nedir ?
BAK – insan vücudunda hastalığı başlatan mekanizmayı
durduran ve hastalık sebeplerini doğrudan etkileyen ve nötrolize eden
doğal bir maddedir.
İlaç terapisi hastalığın vermiş olduğu zararları
ortadan kaldırıyor , oysa BAK’lar hastalığı kökünden çözüyor.
Dünyada bir çok şirket BAK üretiyor. Doğru olanı
seçebilmemiz için bazı şeyleri bilmemiz lazım.
1. Ürünler klinik deneylerden geçti mı ?
2. Sertifikalı mı ?
3. Patentli mi ?
4. Hangi tıp standartların altında hazırlanıyor ?
5. Kimler tarafından üretiliyor ?
6. Bio-Aktifleri ne kadar ?
7. Üretimde hangi teknoloji kullanılıyor ?
8. Yan etkileri var mı ?
VİSİON Şirketinin ürettikleri BAK’lar 136 klinik deneylerden geçti ve
ARKOFARMA şirket grupların patenti altında üretilir. Üretimde en son
bilinen teknoloji kullanılmaktadır (Krio-parçalanma). – 196 C altında
dondurulan bitkilerin donmuş , canlı hücrelerini alıp , kapsüllere
hapse ediyorlar. Bu şekilde bitkinin % 98 canlı kalıyor. Teknolojinin
bu mükemmelliği yanı sıra VİSİON en son GMP tıp standartların altında
çalışıyor.
Biraz bizim , biraz da onların hakkında...
“ Pfizer “ şirketinin bilimin bu dalında her gün 5
milyon doların yatırmasıyla , dünyaca ünlü “ VİAGRA “ doğdu. Ama bizde
bütün paralar daha çok doktor yetiştirmek için yatırılıyor , ve bu
doktorlar hiç kimseyi iyileştirmeleri yanı sıra nedense kendi
hastalarından beş sene önce hayata veda ediyorlar . Artık üniversite
den sonra sadece % 5 kendi mesleğiyle ilgili iş bulacakları
söylemiyoruz .
Diyorlar ki , zengin olabilmek için zengin gibi davranıp ya da en
azından zengin gibi düşünmemiz lazım . Sonsuza kadar sonuçla
boğuşabiliriz , ama kökünden de kurtulabiliriz . Amerikaların
hesaplarına göre , hastalanmadan sağlığı korumak için yatırılan her 1$
yüzlerce dolar olarak geri dönüyor , çeşitli ülkelerde BAK’ları
kullanan insanların sayısı % 50 - % 90 . Almanlar senelik Bio-
katkılara 1 milyar dolar harcıyor . Bizler ise “ kimyaya “ 2,5 milyar
harcıyoruz . Hayat ömürleri en uzun milliyet arasında Japonlar birinci
yer alıyorlar . Eğer Bio-katkıları kullanmıyorsan , seni işe bile
almayabilirler .
Biraz seçme şansınız hakkında...
Bu hayatta her şey için ödeme yapmamız lazım .
Sağlığımız için para ödememiz lazım ve hastalıklarımız için de ,
ikincisi daima daha pahalıdır . Karar verirken , hata yapmamaya
çalışın , çünkü bundan sizin , aleninizin ve çocuklarınızın geleceği
söz konusu olabilir .
Hoş çakalın , sağlıklı kalın .


--
Subscription settings: http://groups.google.com/group/vision-international-people-group-/subscribe?hl=tr
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages