Malumunuz üzere uzun bir zamandan beri Emmy ödüllü yönetmen Terry Spencer Hesser ile birlikte Gülen Hareketi’nin doğuşu, temelleri ve faaliyetleri kapsamında kurgulanan tamamı İngilizce bir belgesel üzerine çalışıyoruz. Şu an itibariyle belgeselin tamamı bitti ve post prodüksiyon aşaması da bir ay içerisinde tamamlanmış olacak.
Belgesel Türkiye, ABD, Kuzey Irak, Belçika, Bosna Hersek, ve Somali olmak üzere 6 ülkede çekildi. Yönetmen Terry Hesser'ın bu film için vizyonu Fethullah Gülen’in ve onu sevenlerin kim olduklarını, ne yapmaya çalıştıklarını ve toplum içindeki etkilerini yalın bir şekilde beyaz perdeye yansıtmak. Bu belgesel dünyada ilk kez bir Amerikalı yönetmenin, büyük kısmı Amerikalı bir teknik ekiple birlikte yaptığı ve içerisinde onlarca şahsın yanında muhterem Hocaefendi ile de yapılmış ve hiçbir yerde yayınlanmamış orjinal bir röportajın da yer alacağı 54 dakikalık bir belgesel oldu. Hedefimiz belgeselin Amerika’nın en çok seyredilen kanallarından PBS’te yayınlanması, aynı zamanda da DVD formatında dünyanın dört bir tarafındaki üniversite kütüphanelerine ve film festivalleri gösterimlerine dağıtılması.
Belgeselin görüntü yönetmenliğini daha önce birçok önemli projeye imza atmış Stephan Mazurek ve montaj editörlüğü ve sanat yönetmenliğini ise yine ABD’de tanınan Jan Sutcliff yaptı. Bu güzel ekibin bütün yüreğimizle arkasında olduğumuzu bilmenizi istiyor ve bu ekibin sizin de desteğinizi alacağını ümit ediyoruz.
Terry Hesser ve ekibini desteklemenin yanı sıra bu projenin objektif olarak algılanması ve de geniş bir alanda yayınlanabilmesi için farklı kaynaklardan da maddi olarak desteklenmesi gerekiyor. ABD’de bir projenin sadece bir kurum ya da şahıs tarafından destekleniyor olması objektivitesine gölge düşürebiliyor.
Bu bağlamda Terry Hesser bu projenin yapımcı ve yönetmeni olarak internet üzerinden bir kampanya başlattı. Aşagıdaki linke tıklandığında 'Indiegogo' üzerinden kredi kartınızı kullanarak projeye destek olabiliyorsunuz. PBS gibi kanallar burada toplanan desteği (miktar, sayı ve bölgesel zenginlik kriterleri açısından) baz alıyor ve buradan çıkacak başarılı sonuç projenin PBS'te yayınlanması konusunda ciddi destek sağlıyor.
Bizler Terry Hesser’a, ihtiyacı olan insanlarla tanışması, bilgi, belge ve kaynaklara doğru ve zamanında ulaşabilmesi konusunda yardım ettik. Bunun dışında anlatılan bütün hikaye, senaryo ve kullanılan şahısların ve röportajların seçimi Terry Hesser’a aittir. Kendisini bu konuda çok heyecanlı, pozitif ve de objektif görüyoruz. Bu bağlamda daha önce hiç yapmadığımız birşeyi yapıyor ve böyle önemli bir projenin bütçesine sizin gibi değerli dostlarımızın katkılarını bekliyoruz. Sizlerden ricamız:
1) Yukarıdaki linke tıklayarak kredi kartınızla sembolik de olsa projeye katkıda bulunmanız
2) Bu linki sosyal medya vasıtasıyla yaymanız
3) Hizmet Harketi'ni takdir eden, seven, destekleyen Türk ve Türk olmayan dostlarınızla bu linki paylaşıp dünyanın her yerinden projeye katkıda bulunacak insanları bu projeden haberdar etmeniz.
İngilizce sayfalarda problem yaşayan dostlarımız için aşağıdaki fotoğraflar yardımcı olacaktır. Aşağıda Terry'nin yazdığı ve İngilizce versiyonunu kampanya ana sayfasına koyduğu mektubu Türkçe olarak okuyabilirsiniz.
En derin sevgi ve saygılarımızla,
GLOBAL VISION PRODUCTIONS, NFP“Love is A Verb”, 1960’larda başlamış, günümüzde dünya çapında bir fenomen haline gelmiş ve İslam’ın Sufi yorumundan etkilenmiş bir sosyal hareket hakkında yapılmış bir belgesel. Bu gruba kısaca “Hizmet” ya da ilham kaynağı olan şahsın adından yola çıkarak “Gülen Hareketi” deniyor. Fethullah Gülen ise 2013 yılında TİME dergisinin yayınladığı “dünyanın en etkili liderleri” listesinde hoşgörü ve toleransı öğütleyen bir lider olarak yerini alıyor.
11 Eylül’den 10 yıl sonra, çok garip bir şekilde farkettim ki Amerika’da müslüman olmak ya da Orta Doğu’da Amerikalı olmak çok da kolay değil. Bu proje öncesinde hayatımda hiç müslüman yoktu; olması için de çaba harcamamıştım. Derken, 2010 yılında tanıştığım bir grup insandan Türkiye’ye yapılacak bir dinlerarası diyalog gezisi için davetiye aldım. Dindar bir insan olmamama rağmen Türkiye’de bir macera yaşamaya “hayır” demek istemedim.
Bu seyahatin hayatımı değiştirecek 3 yıllık bir macerayı beraberinde getireceğini hayal bile edemezdim.
Bu yolculukta Bosna’da savaş sırasında tünelden içeri girerek okul açmaya çalışan öğretmenleri gördük. Dünyanın en tehlikeli ve ihtiyaç halindeki bölgelerine sağlık hizmeti götüren insanlarla tanıştık. Çöle şu getirmek için çalışan bir Kürt kadınını tanıdık. Somali’de birçok yardım kuruluşunun çok tehlikeli olduğundan dolayı terk etmeye hazırlandığı bir bölgeye silahlarla korunarak ve her türlü riski göze alarak sağlık yardımı götüren doktorlarla beraber olduk. Anne ve babaları bir dönem savaşan çocukları bir müzik korusunda biraraya getiren bir orkestra şefiyle konuştuk. Mevlana Rumi’nin inanılmaz güzellikteki müzesini ziyaret ettik ve Hizmet Hareketi’nin Türkiye’de yapmış olduğu diyalog çalışmalarına bir göz attık.İlk başlarda birşeyin bu kadar güzel olamayacağını düşünüyor ve bunların doğruluğuna inanmakta zorlanıyordum. Kültürel farklılıklarımızdan dolayı bunun bir kurmaca olup olmadığını ya da bu motivasyonun nereden geldiğini merak ediyordum. Fakat bütün insanlığın barışı ve onuru için yapmış oldukları iyi işlere olan bağlılıklarını görünce bu insanların samimiyetine inandım. Fethullah Gülen’le tanıştım ve benim varlığımdan duyduğu utangaçlığa şaşırmakla birlikte, nezaketi karşısında çok etkilendim.
Bu ülkelere yapmış olduğum seyahatler beni oldukça düşündürdü; bir Amerikalı olmaktan dolayı sevindirdi ve aynı zamanda beni mütevazı olmaya itti.
Batıda Müslümanlara negatif nazarla bakılıyor. Şimdi ben dünyada hepimizin ihtiyaç duyduğu değişimi yapabilmeye çabalayan bu Müslümanların inanılmaz hikayesini anlatmak için sizlerin yardımını talep ediyorum.
Belgeselin adını “Love is a Verb” koyduk. Çünkü Gülen’i seven gönüllülerin cömertlikleri lafta ve duyguda değildi; bu sevgiyi yaptıkları işlerle ortaya koyuyorlardı. Hediyeler, yemekler, başkaları için duydukları endişe ve her daim düşünceli olmaları Love is a Verb'ün ete kemiğe bürünmüş şeklinden başka birşey değildi.
Hizmet, 3 yıllık birlikte çalışmanın sonunda ben ve yapımcımın büyük saygısını kazandı. Belki ben bu hareketin bir parçası olamayacak kadar kendi batılı düşünce yapımın içerisinde sıkışıp kalmış bir insanım; fakat bu insanlara karşı ciddi bir saygı besliyorum. Bu filmle de bunu göstermeye çalışıyorum çünkü ben sevginin bir söz değil, bir aksiyon olduğunu (Love is a Verb) onlardan öğrendim.
Bu geniş ve özel hikayenin anlatılması gerekiyordu. Bu riskli olduğu kadar da çok pahalı bir proje oldu. Türkiye, Bosna, Belçika, Irak ve Somali’ye sehayat ettik. Şu anda da projeyi bitirmek üzereyiz.
Proje için ayırdığımız bütün parayı filmi çekmeye harcadık. Şu an post-prodüksiyon aşamasındayız ve müzik, ses miksajı, renk düzeltme, grafikleri ekleme, seslendirme gibi detaylarla projeyi tamamlama gayreti içerisindeyiz. Ayrıca filmin bitiminde tanıtıma da bütçe ayırmak istiyoruz. Post prodüksiyonu bitirme, bu belgeselin tanıtımını yapmak ve sesimizi bütün dünyaya duyurmak için maddi desteğe ihtiyacımız var.
Bu dünyada eşi benzeri az görülen Hizmet ve cömertlik hikayesini anlatmamda bana yardım edeceğinizi ümit ediyorum. Medyanın neredeyse 24 saat bizleri birbirinden ayıracak yayınlar yaptığı bir dönemde bizi bir araya getirebilecek değerler hakkındaki bu hikayeyi anlatmaya ihtiyacımız var.
Hedeflediğimiz sembolik rakamın çok daha üzerinde bir rakama ulaşmamız için bize yardım edeceğinize eminim.
Lütfen ihtiyacımız olan desteği bizden esirgemeyin ve bu kampanyayı çevrenizdeki dostlarınızla paylaşın…
En derin sevgi ve selamlarımla,
Terry Spencer Hesser Yazar, Yönetmen ve Yapımcı