Dr Can Güngen
unread,Sep 4, 2008, 12:47:36 PM9/4/08Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to varoluscupsikoterapi
Sanatsal yaratıcılığın varoluşsal kaygılarla ilişkisine dair bir
konuyu tartışma gündemine getirmek istiyorum...
Psikanaliz sanatsal yaratıcılığa ,cinsel dürtülerin yüceltilmesi diye
bakar.Sanatın yüceliğine gölge düşürmek niyetiyle yapmaz bunu.Ancak
yine de sanat gibi yüksek düzeyde bir insani etkinliği ilkel seviyede
bir takım cinsel dürtülerin tezahürü olarak görmek hoş
değildir.Sanatçı böyle bakarak nasıl sanat yapabilir?
Adler de sanatı inferiorite (aşağılık) duygularının kompansasyonuna
bağlar.Adlerin Viyana'da verdiği seminerlere katılan ve onunla özel
bir dostluk da geliştiren varoluşçu psikoterapinin öncülerinden Rollo
May "yaratma cesareti" isimli kitabında Adlerin bakışındaki
indirgemeciliği şöyle bir örnekle gösterir.
May(kendiside ressamdır aynı zamanda) ve bir grup ressam, birlikte
resim yaptıkları doğa gezilerine çıkmış ve sonra Adlerin yanına
uğramışlardır.Adler sohbet esnasında kompansasyon mekanizmalarından ve
bunların sanatsal etkinlikle ilişkisinden bahsetmeye başlar.İçinde
bulunduğu grubun bir ressam grubu olduğunu unutur.Çevresine bakar ve
der ki "aranızda gözlük takan kimse yok,demekki yazı-çizi işleriyle
uğraşmaya hevesli bir grup değilsiniz?.." Bu sözlerle gözleri bozuk
olanların telafi amacıyla özellikle yazı -çizi işlerine yöneldiğini
ima etmek istemektedir.Oysa gözleri bozuk olmayan grubun tamamı çizi
işleriyle uğraşmaktadır.
Sanatsal etkinlik, ne telafi ne de cinsel dürtülerin yüceltilmesi gibi
indirgemeci yaklaşımlarla açıklanabilir der May "yaratma cesareti"
isimli kitabında.Yaratıcılık için ilk koşul kendisinin
"encounter=karşılaşma" adını taktığı,sanatsal etkinliğe ilham verecek
imgelemin sanatçının zihninde oluşmasıdır.Yetenek ikinci planda
gelirse de iyi bir sanatsal yaratı için gereklidir.Öyle görünüyor
ki ,"Karşılaşma" bilinçdışından gelen ve sanatçıya görünen
imgedir.Bilindışında kimi varoluşsal kimi başka meselerle ilgili
envai çeşit kaygı,korku,arzu bulunur elbette..Dolayısıyla
ben,"sanatçıyı,nevrotikten ve normal insandan" ayrı tutan ,onun son
ikisinden ayrı bir psişik organizasyona sahip olduğunu savlayan
Rollo May'in fikirlerine katılıyorum.