NESLİ NUR BAYRAM PSİKO-SOSYAL ETKİLER

31 views
Skip to first unread message

Hakan Meral

unread,
Oct 20, 2011, 4:16:59 PM10/20/11
to Mütercim-Tercümanlık(İngilizce) Uzmanlık Alanı 4/B 2.Grup, passio...@hotmail.com
PSİKO-SOSYAL ETKİLER
Tanım: Yinelenen stresli yaşantıya ve hastalık riskinin artmasına
sebep olan benzer sosyal çevre ve kişisel durumları tanımlayan bir
özet.

Stresli yaşam bireyin zor şartlardaki artan çevresel ihtiyaçları ve
kötü bir durum ile karşılaştığında yeterli tepkiyi verebilme yeteneği
arasındaki uyumsuzluk olarak kavramsallaştırılmıştır. Böylesine bir
uyumsuzluk, fizyolojik işlev bozukluğunu tetikleyerek sağlığı olumsuz
yönde etkiler. Sosyal çevre ve psikolojik faktörleri içeren stres
etkeni uzayan süre zarfında 'psiko-sosyal riskler'i meydana getirir.
Psiko-sosyal etmenler üzerine çalışmalar sosyoloji, psikoloji ve tıp
biliminin gün ışığına çıkardığı uzun bir geçmişe sahiptir. Farr,
1800'lerin ortasında, evliliklerdeki değişen ölüm oranlarını
gözlemlemiş ve yıllar sonra Freud yetişkin psikopatalojisi kaynaklı
erken yaşam tecrübelerinin rolünü incelemiştir. Cannon 1920'lerin
sonlarında duygusal uyarılmaya bağlı fiziksel değişim üzerine yaptığı
çalışması ile psiko-fizyolojik araştırmanın temellerini atmış ve bunun
üzerine 1950'lerde Selye fizyolojik bağıntıları tanımlamıştır.
Tıbbi sosyoloji ve tıbbi psikoloji hastalıkların sosyal
nedenlerindeki faktörler ile ilgili çeşitli çalışmalar yürütmüştür.
Her ne kadar ikisi arasındaki etkileşim daha az araştırma konusu da
olsa, kişiliğin önemi ile bağıntı faktörleri üzerinde duran sosyal
çevre faktörleri ve tıbbi psikolojinin rolünü vurgulayan tıbbi
sosyoloji ile bazı kutuplaşmalar oluşmuştur. Sosyolojik çalışmalar
sağlık üzerinde sosyo-kültürel instabilite, hızlı sosyal değişim,
sosyal anomi ya da sosyo-ekonomik durum ile birlikte gelişen olumsuz
etkileri gün ışığına çıkarmıştır. Bu tarz etkiler kötü yaşam
şartlarında solunum enfeksiyonu riskinin artmasındaki gibi doğrudan
olabileceği gibi, infeksiyöz ajanlarının bulaşması ile de olabilir.
Diğerlerindeki gibi, örneğin; sosyal ayrım, sosyo-ekonomik durum,
sosyal dışlanma ve beslenme düzenindeki değişmeleri içeren bir takım
faktörler ile sağlık riskinin arttığı göçebe toplumlarda daha dolaylı
olabilir.
Psikolojik çalışmalar bozuklukları etkileyen kişilik karakterleri
üzerine yoğunlaşmıştır. Böylece, özsaygı eksikliği, saldırganlık,
dışsal kontrol odağı ve 'A Tipi' davranış sağlıksız sonlanım doğuran
kişilik özelliği olarak tanımlanır (Steptoe ve Appels,1989). Sağlığı
tehdit eden davranışlar iki grup tarafından incelenmiştir. Bunlar;
sigara içme (kalp-damar ve akciğer rahatsızlığı riski), alkol tüketimi
(trafik kazaları ve intihara neden olabildiği gibi karaciğer, sindirim
ve merkezi sinir sistemi hastalıkları için bir risk oluşturur),
obezite (şeker hastalığı, kalp-damar hastalığı riski) ve fiziksel
hareketliliği (kalp-damar hastalıkları riski) içerir. Bunların
nedenleri sosyo-çevre (örneğin; sosyal sınıf, medeni durum, beslenme
alışkanlıkları) ve psikoloji (örneğin; asosyal kişilik bozukluğu, 'A
Tipi' kişilik özelliği) gibi her iki alanda da aranmıştır.
İncelemeyi yapan iki tarafta olumsuz geçen çocukluk döneminin,
sağlıksız bir yetişkinliğe zemin hazırladığı konusundaki araştırma ile
ortak bir ilgi alanında buluşur. Ebeveyn kaybı, ilgisizliği veya
istismarı gibi sosyal çevre faktörlerinin bir takım sağlıksız sonuçlar
doğurduğu kaydedilmiştir. Ayrıca, bunlar takip eden yetişkinlik
döneminde psiko-sosyal riskler ile ilişkilendirilir. Düşük sosyo-
ekonomik durum, tek ebeveyn ve aile içi şiddet, kötü eğitim ve
yoksulluk, yetersiz özsaygı ve fazla saldırgan davranışlar örnek
olarak verilebilir. Bozukluklara yol açan psiko-sosyal riskleri
izleyen riskler, yaşam boyu tehdit oluşturan risklerin ortaya
çıkmasına sebep olur (Bifulco ve Moran,1998).

Psiko-sosyal faktörler için geçici bir role karar verme,
durumsallığın ve sağlığı tehdit edebilecek riskin, yönlendirilebilir
risk faktörlerinin derecesi ve benzer hastalık mekanizmalarının
anlaşılmasını içeren zamanlama gidişatının aslını anlamayı gerektirir.
Zamanlama açısından, psiko-sosyal tehdit faktörleri, hastalığın öncül,
devam eden ya da artan etkenleri gibi görünebilir. Örneğin, çalışma
alanında, iş kaybı zihinsel veya fiziksel sağlık problemlerini
tetikleyebilir; işsizlik bozuklukları arttırır ve sürekli işsizlik
sıklıkla uzun süreli hastalık rezidüsüne sebep olur. Benzer ayrımlar
hem sağlığın evlilik üzerindeki etkisinden (çiftlerin sağlığı
açısından seçimi) hem de evliliğin sağlık üzerindeki etkisinden
(mutsuz ilişkilerin tetiklediği stresin sebep olduğu sağlık
problemleri) kaynaklanan evli çiftler arasındaki sağlık farkları için
de yapılabilir.
Nedeni olan bir faktör tektir, yönlendirildiğinde bitiş sürecindeki
riskleri değiştirecekmiş gibi gösterilebilir. Psiko-sosyal faktörler
ile ilgili çalışmada, sabit ve değişen riskler arasında yeterli ayrım
nadiren de olsa yapılabilir. Sabit bir tümör işaretleyicisi değişemez
ve ırk, cinsiyet ve doğum yılı gibi safhaları örter. Bunlar distal
olarak sağlığın sonlanımı ile bağdaştırılabilir ancak aynı şekilde ne
bozukluğun zamanlamasını açıklayabilir ne de sağlığın sonlanımını
değiştirmede yönlendirilebilir. Değişken risk etkenleri eş zamanlı
olarak bir konu arasında (yaş ve kilo gibi) ya da müdahale (örneğin;
özsaygı ve medeni durum) ile değiştirilebilir. Psiko-sosyal riskler
için değişme potansiyeli sadece bozukluğa neden olan etmeni görebilmek
için değil, aynı zamanda müdahalelerin düzenlenebilmesi içinde
önemlidir. Psiko-sosyal risklerin değiştiği seviye tek zamanlı
ölçümler sebebiyle birçok sağlık çalışmasında eksik
değerlendirilmiştir.

muzaffer eskiocak

unread,
Jan 5, 2012, 4:46:42 AM1/5/12
to mütercim grup

 
> Date: Thu, 20 Oct 2011 13:16:59 -0700
> Subject: NESLİ NUR BAYRAM PSİKO-SOSYAL ETKİLER
> From: benc...@gmail.com
> To: uzmanlika...@googlegroups.com
> CC: passio...@hotmail.com
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages