İlt: KILIÇ ARTIĞI DEYİMİ NEREDEN GELİYOR?

18 views
Skip to first unread message

Ilhan Dulger

unread,
Mar 4, 2017, 7:37:24 AM3/4/17
to DPT UZED Derneği, Oray GRUP


 

KILIÇ ARTIĞI DEYİMİ NEREDEN GELİYOR?

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iktidar yanlısı gazeteci Abdülkadir Selvi’ye dönük hakaret dolu sözleri arasında “...Bu KILIÇ ARTIĞI şahsın...” açıklamasında bulundu. Özellikle son dönemlerde yaptığı politik çıkışları ile kendisini ve MHP üst yönetimi ciddi anlamda sorgulatan Bahçeli’nin “Kılıç artığı” sözleri ile Selvi’nin Alevi kökenli oluşuna yönelik bu açıklaması Alevilik hakkında ne kadar yanlış kanaat ve bilgiye sahip olduğunu da gösterdi.

 

Ancak bu yanlış tanımlama sadece Bahçeli’nin değil, 2. Mart (2017) Sözcü Gazetesindeki köşesinde onu eleştirme adına yazı kaleme alan Emin Çölaşan’ın da yanlış bilgilere sahip olduğunu gösterdi. Çölaşan, yazısında bu deyim için şöyle diyor “Müslümanlar tarafından ele geçirilen bir ülkede yaşamları bağışlanmış olan kimseler”. Yani Müslümanlar kendi dinlerinden olmayan bir bölgeyi ele geçirip halkı kılıçtan geçiriyorlar ve bir kısmı kesilmekten kurtuluyor. Ve bunlara da Alevi deniyor. Bunun için bunlara “kılıç artığı” deniyormuş. Yani Aleviler İslam’ın özü, İslam’ın kendi değil, sonradan, kılıç artıkları oluyorlar.

 

Bu yanlış bilgiye sahip olan sadece Devlet Bahçeli ve Emin Çölaşan değil şüphesiz. Çölaşan’ın arama yaptığı google’a göre de “kılıç artıkları” Alevî olanlara deniyormuş.

 

Bir ülke düşünün ki, bu ülkede 8 Bakanlığın bütçesinden daha büyük bir bütçeye sahip olan Diyanet İşleri Başkanlığı var, ama maliyeti çok küçük bir harcama ile bu yanlış söylemi düzeltmiyor.

 

Bu ülkede Üniversiteler var, İlahiyat Fakülteleri, İmam Hatipler var, Hocalar ve Müftüler ordusu var ama yanlış tanım devam ediyor.

 

Bu ülkede aydınlar, yazar ve çizerler, sanatçılar, sinemacılar var ama bu yanlış tanım devam ediyor.

 

Bu ülkede sivil toplum örgütleri, sendikalar, vakıflar, dernekler, spor kulüpleri var ve en önemlisi de bu ülkede basın var, siyasal partiler var, iktidar var ama yanlış tanım devam ediyor. Üstelik bu yanlışı bir siyasi partinin Genel Başkanı yapıyor ve ona cevap verme sorumluluğu hissedenler de gene yanlış açıklama ile cevap veriyorlar. Acınacak bir durum.

 

Peki, bu “kılıç artığı” deyimi nereden geliyor?

 

Bu deyim Emevilere söylenen “Kılıç zoruyla Müslüman oldular” sözünün, (Orta Asya’ya kaçan Hz. Ali taraftarı Müslüman âlimlerin etkisine karşı) intikam hırsı ile onların kendi karşıtları için söylediği sözden türemiştir. İçeriği, İslam dinine geçen Türk kavimlerine yönelik katliam öyküleri ile doludur.

 

Kısaca izah edelim:

Mekke’li Hz. Muhammed, Peygamberliğini ilan ettikten sonra başta akrabaları Ümeyyeoğulları olmak üzere Mekke’lilerden büyük zulüm görür ve 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç (hicret) eder. Başlarında Ebu Süfyan denen bir mel’unun bulunduğu Mekke’liler, Müslümanları kendileri için gelecekte tehdit olarak algıladıkları için Medine üzerine 3 defa savaş açarlar ama bir başarı elde edemezler. Buna rağmen Hz. Muhammed taraftarı olan Medine’liler giderek güçlenirler ve 630 başlarında Mekke’yi kuşatırlar. Bu durumda İslâm’ın ilk nazil olduğu belde olan Mekke ya teslim olacak, ya da Mekke’liler savaşacak ve kan dökülecektir. Hz. Muhammed, Mekke’lilerin İslam dinine geçmeleri halinde onların hayatını bağışlayacağını beyan edince Mekke’liler topluca İslam dinine geçer ve hayatlarını kurtarırlar.

 

Tarihte toplumların zaman zaman dinlerini değiştirdikleri, başka dine geçtikleri çok olmuştur. Ama din değiştirmeler çoğunlukla dinini değiştiren insanların özgür iradeleri ile yaptıkları tercih sonucu olmuştur. Başka bir deyişle, insanlar bir dini inceler ve benimser, sonra da o dinin mensubu olurlar.

 

Ama Mekke’lilerin durumu böyle değildir. Onlar kılıç korkusu ile Müslüman olmuşlardır. Ya savaşacak, ya da İslam’ı kabul edeceklerdi. Emevilerin bir kısmı İslam’ı kabul etmiş gibi göründüler ve ilk fırsatta Hilafet makamını ele geçirmek için İslam dininin mensuplarına olmadık zulümler yapmaya başladılar.

 

Emeviler İslam’ı ilk kabul eden kişi olan Hz. Ali ve onun soyuna savaşlar açıp oluk oluk Müslüman kanı döktüler. Ebu Süfyan’ın oğlu Muaviye, Sıffeyn savaşı ile Halife Hz. Ali’ye karşı savaştı. Ondan sonraki halife adayı Oğlu Hz. Hasan’ı zehirletti. Muaviye oğlu Yezid, Hz. Ali’nin oğlu Hz. Hüseyin’i Kerbelâ’da akrabaları ile beraber topluca katletti, Peygamber sülâlesini ortadan kaldırdı. (Alivî adı ilk defa bu zulme karşı olanlar için kullanıldı.)

 

Emevilerin Müslümanlara neden bu zulmü reva gördüğü tartışmaları başladı. Halk arasında Emevilerin gönüllü olarak İslam dinine geçmedikleri, “Kılıç zoruyla Müslüman oldukları” gerçeği dile getirilmeye başlandı.

 

Emeviler, Müslümanlara karşı akla hayale gelmeyen zulümler yapmaya başlayınca Hz. Ali taraftarları yeniden hicret edip çeşitli coğrafyalara dağıldılar. Türk kavimlerinin yaşadığı bölgelere hicret edenler burada tek tanrı bilincine sahip Türkleri buldular ve onların İslam dinine geçmelerini etkilediler.

 

Bu durum (tek hâkim olmak isteyen) Emevileri çok rahatsız etti ve tarihte ordu ve devlet gücüyle tanınan Türkler üzerine seferler düzenlemeye başladılar. Bu savaşlarda Türklere dönük öyle katliamlar yaptılar ki tarih daha böyle katliamlar görmedi, tanık olmadı. İçlerinde öyle bir kin vardı ki Emevi komutanlardan zalim Kutaybe işgal ettiği Türk bölgesine girerken kilometrelerce uzunlukta olan tören yolunun sağına ve soluna her 5- 10 metrede bir darağaçları kurup yolları cesetlerle süsledi. İçlerinde öyle bir kin vardı ki, bir değirmenin su kanalında aynı anda kesilen onbinlerce Türkün kanları ile değirmen taşını döndürüp öğüttüğü buğdaydan ekmek yaptırtı ve bununla övündüler.

 

DİN’dar ve KİN’dar sözü size bir şeyler anımsatıyor mu? Emeviler bu zulüm ve katliamdan kaçıp kurtulan Türkler için “Bunlar Kılıç artığı” dediler.

“Neden kılıç artığı diyorsunuz” sözlerine de, “Onlar da bizim için – ‘Onlar kılıç zoru ile İslam olmuşlar’- diyorlardı” diye beyanlarda bulundular.

 

Daha sonraki süreçlerde Selçuklu veya Osmanlı dönemlerinde bu deyim şu anlamda kullanılır oldu. Selçuklu veya Osmanlılar bir coğrafyayı işgal ettiklerinde onların içinden kendilerine vergi ve asker verecek bir Vali bulup kendilerine bağlıyorlardı. Halkın büyük çoğunluğu da buna uymak zorunda kalıyordu. Bazı kabileler ise vergi ve asker yükünü ağır buluyor ve isyan ediyorlardı. İsyan edenlerin üzerine asker yollanıp sindiriliyor ve mevcut düzene itaati sağlanıyordu. Buna rağmen isyanı devam ettirenler kılıçtan geçiriliyordu. Kurtulan isyancılara “kılıç artığı” denmeye başlandı.

 

Emevilerden gelen ve Müslüman Türklere çevirerek kullandıkları bu deyimi, “Kılıç artığı, Alevîler için kullanılan bir söz” demek, bir insanın hem din, hem de tarih bilgisinden mahrum olması demektir.

 

Ancak bunu bir siyasetçi söylüyorsa bilinçaltında İslam değil bunun karşıtı Emevi tercihi yatıyor demektir. (Emevi hükümdarlar halifeliği kendilerine geçirmek için ehl-i beyti katletmişlerdi.) Zaten ülkemizde siyasete ve dinî kurumlara yön verenler genelde Emevilerin uyduruk İslam’ını kendilerine rehber edinerek güzelim İslam dinine en büyük kötülüğü yapmaktadırlar. Din üzerinden siyaset yapanların icraatlarına baktığımızda bilinçaltında İslam değil İslam’a düşman olan Emevi tercihlerini rahatlıkla görebiliyoruz.

 

Alevîlere “Kılıç artığı” denilmesinin altında İslam değil, Emevi hayranlığı yatmaktadır. Ebu Süfyan, Yezid, Kutaybe, Haccac ve benzerleri olan İslam düşmanlarının icraatları yatmaktadır. (Kin İslâm’a ait bir nitelik değildir, Emevî hanedanın ve seçtikleri komutanların özelliğidir.)

 

Bugün “Din’inizi ve Kin’inizi akıldan çıkarmayın” sözü ile “Kılıç Artığı” sözü aynı anlamda kullanılan, aynı amaca hizmet eden sözlerdir. Zaten bu sözleri sarf eden siyasetçilerin aynı anlayışta buluşmalarının anlamı da budur.

Muhabbetlerimle,

Kazım Balaban / Viyana 


--
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "GRUPDPT" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için grupdpt+u...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba yayın göndermek için, gru...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu tartışmayı web'de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/grupdpt/HE1PR0801MB1882CCDDDA002C13080F00C3FF2A0%40HE1PR0801MB1882.eurprd08.prod.outlook.com adresini ziyaret edin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.
Deyim KILIÇ ARTIĞI deyimi nereden geliyor.docx
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages