Re: [mulkiyeistanbul] Fw: Toplumun adam olması

4 views
Skip to first unread message

Murat Utkucu

unread,
Feb 13, 2013, 12:11:56 AM2/13/13
to Mülkiye Sınıf Postası, utku...@googlegroups.com


13 Şubat 2013 07:08 tarihinde Murat Utkucu <utku...@gmail.com> yazdı:
Ustad tek kelimeyle mukemmel diye cevap yazmayı dusunurken altta bana atfedilen guzel sozlerini okuyunca ne diyecegimi bilemedim.

Ama en alltaki benimle ilgili  guzel mahcubiyet, su yazidaki kisa net carpici ve her harfine kadar devrimci bir antibiyopolitik tezi coskuyla karsilamamin onunden engel degil.

Bir zamanlar Ulustaki havadar gecekonduda devrimci manifestolari okudugumda da aynı heyecanla sarsilirdim.

Sagolasin Yulug. Sevgili Abim.

Utkucu

 

12 Şubat 2013 17:28 tarihinde MUSTAFA RECEP YULUĞ <mustaf...@isbank.net.tr> yazdı:

 

 
----- Original Message -----
To: maliyem
Sent: Tuesday, February 12, 2013 5:28 PM
Subject: Toplumun adam olması

 

 

 

 

 

 

 

TOPLUMUN ADAM

OLMASI

 

Dr. Mustafa Yuluğ

 

 

Hocamız, bir kanalda, Piri Reis ile ilgili programdaki konuşmacıların kartografi ve keşifler tarihinden, coğrafyadan, jeolojiden, Piri Reis kaynaklarından, vb. en küçük bir haberleri olmadığını saptayınca ‘dehşet içinde’ kalıyor. Gerçekte, televizyonlardaki haberler, diziler, tartışma programlarından akan cehalet ve kötü örneklerin halkı sürekli zehirlediğini, ülkemizde bir televizyon kanalını yönetebilecek kültür düzeyinde bir adam bulunamayacağını da göz önüne alarak, bütün yayınların yasaklanması zorunluluğu sonucuna varıyor (Celal Şengör, CBT,

8 Şubat 2013).

 

Nüfus artışı (3-5 çocuk, genç ve dinamik nüfus, falan) üzerinde dört kişilik bir tartışma ekibi ve bir başkan tartışıyorlar. Tartışmacılardan ikisi aynı Piri Reis işindekiler gibi. Ancak bir uzman (Serdar Sayan), daha sonra Başkan’ın (Ahmet Hakan) köşesine taşıdığı üzere şöyle diyor: ‘Gelişmiş ülkeler, örneğin Almanya, Fransa, Japonya, nüfuslarının yaşlanmasını engellemek için her türlü önlemi aldılar ama başarılı olamadılar. Nüfusun yaşlanmasını önlemek mümkün değildir, gerekli de değildir. Dinamik ve genç nüfus bir efsanedir. Bu nitelikleri taşıyan nüfus önemli olsaydı, Nijerya en dinamik ülke olurdu. Çok çocuk yönünde sağlanacak teşviklerin hiçbiri orta ve üst gelir düzeyindeki aileler üzerinde etkili olamayacak ve yine yalnızca yoksul aileler çok çocuk üretmeyi sürdürecekler. Yoksullar, çocuklarına doğru dürüst bir eğitim olanağı sunamayacakları için de vasıfsız bireyler giderek çoğalacak. Oysa günümüz dünyasında az ama nitelikli nüfus çok daha önemlidir’. (Kitaplarımdaki yazılarda gerektiğince bilgi var). Ayrıca, konu üzerinde Hindistan ve Çin’in deneyimlerinin karşılaştırılması, Çin’de sert doğum kontrolü önlemleri alınmamış olsaydı, nüfusunun iki milyara yaklaşacağı ve böylece de şu anda dilenciler liginde başı çekiyor olacağı gibi gerçeklere herkes teğet geçiyor, doğal olarak.

 

Yoksulların üremesini ancak doğum kontrolü uygulamalarıyla ılımlı hale getirebilirsin. Doğal koşullarda, sen bir şey demesen de onlar, kadın başına 3-10 ve fazlası çocuk yapımını sürdürecekler. Ama, gelir ve servet düzeyi yükselmiş, kentleşmiş, kadının ve erkeğin kültürel ve mesleksel statüsünü geliştirmiş kalabalıklar, nasıl teşvik edersen et, fazla çocuk yapmazlar. Bu durumu da bazı uzmanların ‘nüfusun sağduyusu’ olarak tanımladıklarını daha önce belirtmiştik. Ama, bunların az sayıdaki çocuğu, yoksullarınkine göre, çok daha nitelikli ve işlevsel olurlar.

 

Yoksulların üzerine bindirilmiş bu acayip yükün ve böylece sömürü zincirinin sürdürülmek istenişi, medyada ve atışma sitelerinde pek bir ilgi yaratmadı. Ulusalcılar, milliyetçiler, etnik kökenciler, devletçiler, feministler, dilciler, dinciler, sosyal demokratlar falan ‘dut yemiş bülbül’ olup çıktılar. Neden derseniz: a) Okumuş kardeşlerin halkın somut sorunları üzerinde üniversitelerde edinmiş olmaları gereken bilgileri çok kez ‘hak getire, Allah vere’. O yüzden, ‘ne dersen olur’ türünden ve ayrıca, sermaye öyle yönlendirdiği için, soyut temaları yeğliyorlar, b) Global sermayenin, konuyu, 1990’larda rakip sahayı etkisizleştirmeden sonra ‘artık avanta açısından önem taşımıyor’ dosyasına indirgemesi. Daha önce böyle değildi ve dayanaksız nüfus artışına karşı önlem geliştirme yönünde az çok kafa patlatılıyordu.

 

Bizim okumuşlarımız, Malthus adlı ‘uzmanın’ saçmalık rekoru aritmetik dizi-geometrik dizi teorisini duymuşlardır ve işte hepsi o kadar.

 

Değişik bir alandan bir örnekle bitirelim: İlahiyat alanında sıkı eğitim görmüş bir kardeşimiz, eğer bilgilerini somut ve doğru sosyal bilgilerle desteklememişse, İslam’ın kuruluş döneminde gelir ve servet dağılımını yoksullar lehine değiştirmek, başka deyişle, sınıfsız bir toplum yaratmak için, başka önlemler yanında, zekat gibi radikal bir vergi önerilme gerçeğini saptayamayacak, izleyen dönemlerdeki egemenlerle memurların oluşturdukları Roma tipi ‘talan’ imparatorluklarının aslında İslam’dan sapma olduğunu da anlayamayacaktır.

 

Bu yüzden, eğer yasaklama alanına dalınacaksa, işe üniversitelerden başlamak daha iyi olmaz mı…Televizyonlarda konuşanlar da, toplumu yönlendirenler de oraların ürünü değil mi…

 

 

ÖNEMLİ NOT: Bu yazıyı, olağanüstü edebi ustalık ve birikimini, sınır tanımaz yaratıcılık ve sevecenliğini ve büyük toplumsal çözümleme yeteneğini kullanarak bana çok değerli bir armağan veren MURAT UTKUCU’ya ve bu armağanla ilgili olarak ‘Bir faniyi anlatan yazılar arasında şimdiye kadar okuduklarımın en güzeli. Yazarın ellerine ve yüreğine sağlık ama asıl önemli olan ona bu ilhamı veren kişiliktir. Yazıyı son cümlesine kadar keyifle okudum. Bir zamanlar sizinle aynı mesleği yapmış olmaktan büyük gurur duydum’ biçimindeki görüşlerini ileten MUSTAFA GİRGİN’e sonsuzca sevgi ve saygılarımla sunuyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

__._,_.___
Reply via web post Reply to sender Reply to group Start a New Topic Messages in this topic (1)
Recent Activity:
.

__,_._,___


Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages