** SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN VEMMA KULLANIN***
VEMMA AVRUPA VE ASYA'DAN SONRA, TÜRKİYE'DE!
Vemma dünya çapında 45 ülkeden sonra 2008 NİSAN AYINDA Türkiye'de!
Hollanda'da sadece 2 ayda 4 milyon euro ciro yapan Vemma, Türkiye
pazarında iddialı. Dünya çapında 350.000 doktorun desteklediği ve
milyonlarca insanın kullandığı Vemma, Türkiye hazırlıklarına hız
verdi.
ÜCRETSİZ ÜYELİK İÇİN
Saglik ve para ikisi bir arada!
http://my.vemma.eu/caferbilgin
Vemma Nedir?
Mangosteen, tüm meyvelerin kraliçesi olarak bilinir. Takviye gıda ve
enfes tadı ile Asya'daki hekimler tarafından da yüzyıllardan beri
kullanılmaktadır. Magosteen meyvesinin antioksidant zengini özelliğini
çeşitli vitaminler, bitkilerden elde edilmiş mineraller, organik aloe
vera ve kafeinsiz organik yeşil çay ile birleştirdiğimizde, inanılmaz
mükemmellikte bir temel besin yapısını oluşturmuş oluruz.
İşte, Vemma Beslenme Programı - Sağlığınız için gerekli.
Artık herkes tarafından bilinen bir gerçek var ki o da uzun, kaliteli
ve sağlıklı bir yaşam için her gün düzenli olarak minerallerle
birlikte multi-vitaminler tüketilmelidir. Vemma Beslenme/Takviye Gıda
Programı vücudunuzun sağlıklı olabilmesi için gerek duyduğu vitamin,
mineral ve antioksidant içeren takviye yapıyı iki güçlü sıvı
formülasyonu ile sizlere sağlamaktadır.
Vemma Beslenme Programınızda iki ayrı kutulama özelliği vardır. Biri
mineral ve vitamin ve mangosteen'in karıştırılmış 940 mililitrelik 2
şişesi. Diğeri de 940 mililitrelik Mangosteen Plus ve ayrıca 940
mililitrelik Kiv-Çilek aromalı Öz Mineraller karışımıdır.
VEMMA ne içerir?
- Ful spektrum antioksidant vitaminler
- Mangosteen meyvesinin özü ve meyve kabuğu özü
- Organik Aloe Vera
- Kafeinsiz organik yeşil çay
- 65'den fazla eser elementler (mineraller)
USA, Kanada, Avustralya, Avusturya, Belçika, Hırvatistan, Çek
Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandia, Fransa, Almanya, Hong Kong,
Macaristan, Endonezya, İrlanda, İtalya, Japonya, Lüksemburg, Malezya,
Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, Filipinler, Polonya, Singapur,
Slovenya, Slovakya, İspanya, İsveç, Tayvan ve İngiltere'de
satılmaktadır.
Vemma 3 yıl kısa bir zaman içerisinde, 45 ülkeye giriş yaptı
Network Marketing araciliğiyla Türkiye'de de satışa sunulacak.
Sadece Hollanda'da 2 ay içerisinde 4 milyon euro ciro yapan Vemma,
Türkiye çalışmalarına hız verdi.
Neden Mangosteen?
Tüm meyvelerin kraliçesini kim ret edebilir ki? Dünyanın en güzel
tadına sahip olan bir meyve olma özelliğinin yanı sıra mangosteen
meyvesi,
yüksek gıda değeri ve toksin atıcı özellikleri sayesinde geniş
kapsamlı faydaları bulunmaktadır; ki bunlar vücudumuzun sağlık
kapasitesini çoğaltmaktadır.
Mangosteen meyvesi tangerin ebatlarında nadiren bulunan bir meyvedir.
Tropikal Güneybatı Asya bölgesinde sınırlı sayıda yetişmektedir ve
Kuzey Amerika'da da yetiştirilmeye henüz yeni başlanmıştır. Mangosteen
aslında binlerce yıldır sağlık hekimleri tarafından geleneksel olarak
kullanılmaktadır. Örneğin Hindistanda geleneksel Ayurveda doktorları
mangosteen kabuğunu bağırsak sisteminin sağlıklı çalışması ve sağlıklı
göz, cilt ve saç için kullanıyorlar.
Modern bilim ise gıda değeri son derece yüksek olan mangosteen
meyvesini sonunda keşfedebildi ve özellikle de sağlık fışkıran
içeriğinden sonuna kadar faydalanmaya başlamıştır. Artık biliyoruz ki
mangosteen ciddi miktarlarda vitamin, mineral ve eser elementler
içermektedir. Mangosteen ayrıca: polysaccaritleri, quinonlar,
stilbeneler ve xhantonlar içermektedir. Bu kombinasyonda bir bitki
bileşeni eşsizdir.
En çok araştırması yapılan mangosteen bileşenleri xanthonlardır
Bu çok özel gruptaki bitkisel gıdalar yüksek biyolojik açıdan aktif ve
eşsizler çünkü bunlar çok güçlü antioksidant özelliklere sahipler.
Xanthonlar ile ilgili edinilen tüm bilgiler doğrultusunda mangosteen
meyvesi doğada bulunan xanthonların en yüksek meblağlarını
içermektedir. Mangosteen meyvesinde otuzdan fazla farklı çeşitte
xanthone bileşkeleri bulunmaktadır ve bunlardan en çok araştırılmış
olanı ise "beta mangostin"dir. Ön araştırmalar Mangosteen meyvesinde
bulunan beta mangostin ve bazı xanthonların güçlü yaşam destek
özelliklerine sahip olduğunu kanıtlamaktadır.
Neden Vemma'nın Mangosteen Plus ürünü ile Gıda Takviyesi tercih
edilsin?
Mangosteen Plus çok güçlü, 12 ful spektrumlu vitaminler içeren,
antioksidant zengini, tüm meyve mangosteen içerikli (hem meyve özü hem
de kabuğu), organik Aloe Vera zengini ve kafeinsiz organik yeşil çay
içerikli içmeye hazır bir formülasyondur. Bu tescilli patent büyük
olasılıkla dünyanın herhangi bir yerinde mevcut olan en güçlü
antioksidant ürünüdür. Bağımsız laboratuar test sonuçları gösteriyor
ki her 30 mililitrelik Mangosteen Plus'da diğer mangosteen
ürünlerinden daha fazla beta mangostin ve diğer mangostin xanthonları
bulunmaktadır. Vücudunuzun her bir zerresini en güçlü miktarlarda
xhantonlar ve antioksidantlar ile koruyoruz.
VEMMA içeriğinde bulunan bazı vitamin, minerallerin ve eser
elementlerin kısa açıklamaları
A Vitamini :
Yağda eriyen bu vitaminin bir kısmı cilt altındaki dokularda, böbrekte
ve karaciğerde depolanır. Bedenin bu vitamini en iyi biçimde
kullanabilmesi için D vitaminine gereksinim vardır. Bu vitamin cildin
nemli kalmasını sağlar. İdrar yolları ve solunum enfeksiyonlarında
bedenin direncini artırır. Gözlere, soğuk algınlığına ve öksürüğe
yararlıdır. A vitamini eksikliği cilt kuruluğuna, cildin
nasırlaşmasına veya pullanmasına, böbrek taşlarına, zayıf diş
oluşumuna, kötü sindirime, sinüzite, kulak iltihabına ve gece
körlüğüne neden olur. Bu vitamin en çok balık yağında bulunur. Diğer
kaynaklar: Güneşte kurutulmuş kayısı, kuşkonmaz, maydanoz, ıspanak,
havuç, kereviz, yabani hindiba (radiga), marul, portakal, erik,
domates, şalgam yaprağı, su teresi. Sütlü maddelerde bulunan A
vitamini ineğe verilen besindeki A vitamini miktarına bağlıdır. Yazın
hayvan taze ot yediğinden, sütte bu vitamin daha çoktur; kışın ise
kuru ot yemek zorunda kaldığından, vitaminin değeri düşük olur.
B1 Vitamini :
B grubu vitaminlerin birçok çeşidi vardır. Bunların 12`si önemlidir.
Ancak alınan besinde B1, B2 ve B3 vitaminleri varsa ötekiler de var
demektir. Bira mayasında B12 vitamini dışında tüm B grubu vitaminler
vardır. Suda eriyen B1 vitamini iştahı önemli oranda etkiler; besinin
sindirilmesine yardım eder ve bedeni enfeksiyona karşı korur. Sinir
dokularının normal çalışması için gereklidir. Bu vitamin eksikliği
nasıl anlaşılır? Çabuk yorulma, çabuk öfkelenme, asabiyet, unutkanlık,
kaslarda ve baldırlarda ağrı, sık kalp atışı, bacaklarda şişme, çocuk
seslerine katlanamama, iştahsızlık, yorgunluğa karşın uyuyamamak B1
vitamini eksikliğine işaret edebilir. Rafine edilmiş unlu maddeler
yendiği oranda bu vitamine gereksinim artar. Tütün, alkol, şeker B1
vitaminini yok eder. Aldığı karbonhidratlı besinlerden
yararlanabilmesi için bedenin bu vitamine gereksinimi vardır.
B6 Vitamini :
Bu vitaminin eksikliği böbrek taşlarına neden olabilir. B6 vitamini
eksikliği özellikle alınan besin proteince yüksek, karbonhidratça
düşükse görülür. Yüksek miktarda protein yüksek miktarda B6 vitamini
gerektirir. Ellerde titreme, nedensiz huysuzluk, huzursuzluk,
uykusuzluk, unutkanlık yaşlılıktan değil, B6 vitamini eksikliğinden
ileri gelebilir. B6 vitamini pişmeyle kolay yok olduğundan, elden
geldiği kadar çiğ besinlerden ve takviye gıdalardan yararlanmaya
bakmalı.
C Vitamini :
Suda eriyen bu vitamin ateş etkisiyle veya pastörizasyon sonucunda yok
olur. İnsanı bakterilere karşı korur, damarların sağlığını sürdürür.
Bu vitaminden her gün bir miktar almak gerekir. C vitamini kandaki
kalsiyumun bedene dağılışında büyük rol oynar. Eksikliği damarların
çatlamasına, kemiklerin kolay kırılmasına, eklemlerde ağrıya, diş
etlerinde kanamaya, sık sık soğuk algınlığına, damar şişmelerine,
sırta ağrı veren disk şikayetlerine, soluk kesikliğine, bedensel
halsizliğe, hızlı kalp atışına, baş ağrısına, bitkinliğe v.b. yol
açar. Nobel ödülünü kazanan Dr. Linus Pauling`e göre, soğuk
algınlığında ve gerginlik halinde günde 3000 - 6000 mg. C vitamini
alınmalıdır.
D Vitamini :
Bu vitamin eksikliğinde beden besindeki kalsiyumu kendine mal edemez.
İnsan yaşlandıkça birçok nedenlerden dolayı bedende bu madde azalır.
Ancak organizmamızda yeterli miktarda D vitamini varsa beden kalsiyumu
kullanabilir. Aldığımız günlük besinlerde D vitamini pek yoktur. Balık
yağında D vitamini boldur. Beden bu vitamini kendi yapabilecek
niteliktedir; ancak bunun için yazın bedenimizin güneşin ultra-viole
ışınlarını almasını sağlamalıyız. Çünkü beden D vitaminini cilt
yoluyla oluşturur.
E Vitamini :
Yağda eriyen bir vitamindir. En önemli görevi A vitaminin yok olmasını
önlemektedir. Gerek erkekte, gerekse kadında kısırlığın E vitamini
eksikliğinden ileri geldiği öne sürülür. Hücrelerin daha uzun
yaşamasını ve yenilenmesini sağlar.
MİNERALLER
Beden sağlığını koruyabilmek için vitaminlerin yanı sıra madenlere de
gereksinim duyar. Bunların başlıca görevi kanın ve hücre aralarındaki
sıvıların alkali-asit dengesini sağlamaktır. Bu maddeler gudde
salgılarını etkiler ve bedenin iyi çalışmasını sağlar. Beslenme
uzmanlarına göre kadınlar erkeklerden 3-4 kat fazla demire gereksinim
gösterirler; çünkü kadın her ay bir miktar kan kaybeder. Demir
alyuvarlar, dolayısıyla da kansızlık çekenler için elzemdir. Kan
oksijeni bedene demir sayesinde taşır. Demirin sindirimi asit bir
ortam gerektirir. Normal bir midenin asiditesi alınan besindeki demiri
eritebilir. Ancak birçok insanda, özellikle B grubu vitaminleri eksik
olanlarda ve soda gibi alkali sıvı alanlarda bu asit eksiktir. Sonuç
olarak demir yararsız olur. Demirin sindirimi için, alınan besinde
yeterli miktarda klorofil ve bir miktar da bakır bulunması gerekir.
İyot :
Tiroit guddesinin dengeli çalışması için iyot zorunludur. İyot
eksikliği guatra, ayrıca halsizliğe, asabiyete ve gerginliğe yol açar.
Deniz tuzunda ve denizden çıkan her türlü üründe bulunan iyot gudde
sisteminin dengeli gelişmesinde yardımcıdır.
Kalsiyum ve Fosfor :
Kalsiyumun büyük bir kısmı kemiklerde ve dişlerde bulunur; ancak küçük
bir miktarını sinirlerle kaslar kullanır. Asabiyet, gevşeyememe,
uykusuzluk, huysuzluk, halsizlik, kaslarda kramp, aybaşı zamanında
hanımların karın krampları ve sancıları kalsiyum eksikliğinden ileri
gelebilir. Kalsiyum kanın pıhtılaşmasında büyük rol oynar. Eksikliği
diş çekildiğinde veya ameliyat sırasında kanamaya neden olabilir.
Kalsiyum ile fosfor birbirlerini tamamlayan iki mineraldir. Biri
eksikse, öbürünün de etkisi azalır. Fosfor tahıllarda, fındık, Brüksel
lahanası, kuru incir, patates, marul, muz ve portakalda bulunur.
Dişlerin, kemiklerin, hücrelerin de fosfora gereksinimi vardır. D
vitamini kalsiyum ile fosforun bedene mal olmasını, kana geçmesini,
dişlerde ve kemiklerde depolanmasını sağlar. Sinirler, kaslar ve
beden, gereksinimi olan günlük kalsiyum ve fosforu alamazsa, beden
bunları kemiklerle dişlerden çekip alır. Kalsiyum ve fosfor fazla
miktarda alınınca beden bunları dışkı yoluyla atar.
Kükürt :
Proteinleri oluşturan aminoasitlerde bulunur. Bedenin her dokusunda
bulunan kükürt, sindirimin temizleyicisi ve antiseptiğidir. Kükürt
safra salgılarını olumlu etkiler. Beslenme uzmanlarına göre bedende
biriken ürik asidin başlıca nedeni alınan besinlerde fosforun yüksek,
buna karşılık kükürdün düşük oluşudur.
Potasyum :
Bedendeki tüm hücrelerin, kasların ve dokuların bu madene şiddetle
gereksinimi vardır. Birçok ünlü besin uzmanına göre, kanser
hastalığının bir nedeni de bedenin potasyumdan yoksun kalışıdır. Bu
eksiklik besinlerin bu madenden yoksun bir toprakta yetişmesinden
ileri gelir. Tahılda bol miktarda potasyum bulunur. Ancak rafine
edilmiş tahıldaki potasyumun dörtte üçü yok olur. Rafine edilmiş
besinlerde diğer mineraller de eksiktir. Potasyum eksikliğinin
belirtileri şunlardır; Arterit, kabızlık, yüksek kan basıncı, kaslarda
kramp ve gerilme, uyuklama, gevşeyememe, iştahsızlık, kolay soğuk
algınlığı, ellerde ve ayaklarda üşüme, ussal ve kassal yorgunluk ve
kanser.
Sodyum ve Klorür :
Bu iki maden bedenimizde büyük rol oynar. Midemizin hidroklorik asit
yapabilmek için klora gereksinimi vardır. Hidroklorik asit
proteinlerin normal sindirimi ve madensel tuzların kana kolayca
yerleşmesi için gereklidir. Sodyum ve klor birçok besin maddesinde ve
doğal olarak sofra tuzunda bulunur. Bu madenlerden yararlanmak
amacıyla aşırı tuz yemek doğru olmadığı gibi, tuzu besinden tamamen
kaldırmak da doğru değildir (doktor tavsiyesi hariç). Çünkü bu
madenlerin eksikliği bacak kaslarında kramplara, bazen bulantıya,
yorgunluğa ve baş dönmesine neden olabilir. Sıcak havalarda duyulan
yorgunluğun ve bitkinliğin bir nedeni de bedenin terle aşırı tuz
kaybetmesidir.
Oligo-elementler (Eser elementler) :
Bedenimizdeki pek az miktarda bulunan bu madenlerin de sağlımız için
önemli olduğu muhakkaktır. Oligo-elementler alüminyum, kobalt, bakır,
iyot, nikel ve çinkodur.
Alüminyum :
Bedenin çeşitli organlarında bulunur. Eksikliği uykusuzluğa ve kaygıya
neden olur.
Bakır :
Anemide doktorlar hastalarına kobalt, demir ve bakır vererek iyi
sonuçlar alırlar.
Çinko :
Bu maden hücrelerde, özellikle de tiroit ve cinsiyet bezlerinde
bulunur. Çinko insülinin bileşiminde yer alan bir madendir. Eksikliği
yaraların zor kapanmasına, karaciğer sirozuna yol açabilir.
Kobalt :
Bedenimizde az miktarda bulunan bu maden B12 vitaminini oluşturan
elemanlardan biridir. Kandaki alyuvarların gelişmesi için gereklidir.
Magnezyum :
Yapılan deneylerde farelerin besini magnezyumdan yoksun olduğunda
damarlarda genişleme, kalpte hızlı atış ve tansiyon düşüklüğü
görülmüştür. Tez kızan insanlarda da bu mineralin noksan olduğu
anlaşılmıştır. Aşırı rafine besin yiyenlerin ve yeşil sebze
yemeyenlerin bu minerale gereksinimi vardır.
Manganez :
Beden bu madeni böbreklerde ve karaciğerde depolar. Eksikliği
kısırlığa, zor gelişmeye yol açar.
Pozitif bir değişiklik oluşturmak insanların insanlara yardım etmesi
ile başlar.
ÜCRETSİZ ÜYELİK İÇİN
Saglik ve para ikisi bir arada!
http://my.vemma.eu/caferbilgin