Bu Hafta Türkiye'de Bulunan Mevlevihaneler Konuşuldu

2 views
Skip to first unread message

TYB Konya Şubesi

unread,
May 6, 2012, 6:23:10 AM5/6/12
to Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi
Hz. Mevlâna'nın Konya'ya geliş yıldönümü dolayısıyla Konya İl Halk
Kütüphanesi'nde düzenlenen konferansta Mevlâna Araştırmaları Enstitüsü
Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler, "Günümüzdeki Türkiye
Mevlevîhâneleri" konulu bir sunum yaptı. Şimşekler "Bugün
Mevlevîhanesiz Mevlevîler ve Mevlevîsiz Mevlevîhanelerle karşı
karşıyayız. Dolaştığımız bütün Mevlevîhaneler Mevlevîsiz ve amacı
dışında kullanılıyor. Ortalıkta da kendisine Mevlevî denilen bir sürü
insan dolaşıyor ve bunların da Mevlevîhaneleri yok" dedi. Düzenlenen
konferansa Hz. Mevlana'nın 22. Kuşak Torunu Esin Çelebi'nin yanı sıra,
Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ahmet
Köseoğlu, Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şube Başkanı M. Ali Köseoğlu,
Aydınlar Ocağı Konya Şube Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, İl halk
Kütüphanesi Müdürü hasan Coşar akademisyenler, yazarlar ve çok sayıda
kişi katıldı.
MEVLEVİLİK YANLIŞ ANLATILIYOR
Sunumunu Doç. Dr. Ali Temizel, Yrd. Doç. Dr. Semra Tunç, Yrd. Doç. Dr.
Hakan Koyuncu, Uzm. Salim Eker, Proje Sorumlusu Nilgün Yamaner ve Uzm.
Selmal Karadağ ile birlikte gerçekleştiren Şimşekler, Türkiye'nin
birçok ilinde Mevlevihane'lerin olduğunu ve bunların içinde en önemli
olanının ise Afyon-Karahisar'da bulunan Mevlevihane olduğunu belirtti.
Hazreti Mevlana'nın ve Mevleviliğin çok yanlış anlatıldığını
vurgulayan Şimşekler, "Bildiğiniz gibi Mevlevilikte çilehane denilen
bir hücre bulunur. Fakat anlatılanların aksine sadece 21 gün bu
çilehanede kalınır. Ama öyle bir anlatılıyor ki: Günlerce, aylarca
sanki bir odaya kapanıyormuş, aşırıya kaçılıyormuş. İslam dini
aşırılığa karşıdır ve kesinlikle böyle bir şey yoktur" dedi.
YOZLAŞMANIN ÖNÜNE GEÇİLMELİDİR
Yeni derviş olacak kişilerin öncelikle okuma yazması olup olmadığına
bakıldığına dikkat çekerek sözlerine devam eden Şimşekler, "Eğer okuma
yazması yoksa önce bu kişiye okuma yazma öğretilir ve daha sonra
eğitimler Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerif ve Mesnevi-i Şerif öğretilerek
devam eder. Afyon-Karahisar'da bulunan Mevlevihane de Konya'dan sonra
en çok Mevlevi (Derviş) yetiştiren yerdir. Ama çeşitli yozlaşmalar
burada olduğu gibi orada da yavaş yavaş baş göstermeye başlamış. Yerel
yönetimlerin ve il kültür müdürlüklerinin birbiriyle ortak çalışma
yaparak bu yozlaşmanın önüne geçmesi gerekiyor" diye konuştu.
KUR'AN VE HADİSE ÖNCELİĞİN SEBEBİ...
Hazreti Mevlâna'nın eserleri ve bu eserlerinde işlediği konuların
geçmiş dönemlerde olduğu gibi günümüz dünya insanları için de önemli
mesajlar ve nasihatler içerdiğini dile getiren Nuri Şimşekler, "800
yıla yakın bir zaman dilimini kapsayan bu fikirler, günümüzde dahi
güncelliğini korumakta ve hattâ daha yeni keşfedilmekte, bu husus da
onun sadece dönemine hitap eden bir düşünür değil, çağlar boyunca
muhatap bulabilen bir fikir adamı olduğunu göstermektedir. Bu yüzden
Mevlevihalerin giderek yaygınlaşması bundan ileri gelir. Şüphesiz
Mevlâna'nın bu düşünceleri 'Ben yaşadığım müddetçe Kur'ân'ın kölesi;
Hz. Muhammed'in yolunun tozuyum...' düsturunca Kur'ân-ı Kerîm'den ve
Hadis-i şerîflerden alınarak kendi örneklemeleriyle sunulmaktadır. Hâl
böyle olunca da Mevlâna'nın fikirlerini anlayabilmek için Âyet ve
Hadislere vakıf olmak ve Mevlâna'nın fikir dünyasını İslâmiyet'in daha
kolay anlaşılabilmesi için bir araç olduğunu iyi tahlil etmek
gerekmektedir. Özellikle dervişlikte önce Kur'an sonra da Hadis
öğretilmesi Mevlevihanelerde gelenekselleşmiştir" ifadelerini
kullandı.
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages