İnegöllü Hayri Hayrioğlu’na Gürcüstan Cumhurbaşkanı’ndan Onur Madalyası
İnegöl’e bağlı Hayriye köyü nüfusuna kayıtlı olup, İnegöl’de ikamet etmekte olan, İstanbul’da
yayınlanan Çveneburi dergisinin kurucusu, çevirmen, yazar, emekli polis memuru
Hayri Hayrioğlu’na, Gürcüstan’ın tarih ve kültürünü Türk okuyucularına
tanıtması ve Türkiye ile Gürcüstan arasında iyi komşuluk ilişkilerinin
geliştirilmesi konusunda sağladığı büyük şahsi katkılarından, Türkiye
Cumhuriyeti’nin Gürcü kökenli vatandaşlarına Gürcüstan’la ilgili profesyonelce
hazırlanan yayınları sunmasından ve başarılı çevirmenlik çalışmalarından
dolayı, Gürcüstan Cumhurbaşkanı Eduard Shevardnadze tarafından gönderilen Onur
Madalyası, İnegöl’e gelen Gürcüstan Büyükelçisi Tariel Lebanidze tarafından verildi.
Hayri Hayrioğlu
Gürcülerin Tarihi, Lazların Tarihi, Tembel Adam ve Güneşin Kızı isimli kitapların çevirmenliğini yapan ve Gürcüce ismi Vakhtang Malakmazde olan Hayri Hayrioğlu’na Onur Madalyası’nın verilmesi için, İnegöl Kafkas Folklor ve Kültür Derneği lokalinde düzenlenen törene Gürcüstan Büyükelçisi Tariel Lebanidze, İnegöl Belediye eski başkanı Cemal Arık, İznik Belediye Başkanı Abidin Turan, Bursa, Osmangazi, İznik, Gemlik Kafkas Folklor ve Kültür Dernekleri başkan ve yöneticileri ile İnegöl Kafkas Folklor ve Kültür Derneği Başkanı Mehmet Nuri Tayyar ve yönetim kurulu üyeleri katıldılar.
Hayri Hayrioğlu’nun (Vakhtang Malakmadze) Türk Gürcü dostluğuna önemli katkılar sağladığını belirten İnegöl Kafkas Folklor ve Kültür Derneği Başkanı Mehmet Nuri Tayyar, Hayrioğlu’nun yazdığı kitaplardan Gürcüstan’ı tanıdıklarını, bu nedenle kendisine şükran borçlu olduklarını söyledi.
Gürcüstan Büyükelçisi Tariel Lebanidze ise, Cumhurbaşkanı Shevardnedze’nin gönderdiği Onur Madalyasını Hayri Hayrioğlu’na takdim etmekten dolayı mutlu olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerinin artarak en üst düzeye ulaşacağına inandığını, Türkiye’de yaşayan Gürcü kökenlilerin bu dostluk ilişkilerinin sağlanmasında ve geliştirilmesinde önemli görevler üstlendiklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Shevardnadze’nin kendisine layık gördüğü Onur Madalyasını almaktan dolayı gurur duyduğunu belirten Hayri Hayrioğlu ise konuşmasında, 50 yıldan beri Gürcüstan tarihi, kültürü, etnoğrafyası, coğrafyası ile ilgilendiğini, bu konudaki eserleri adete ezberlediğini söyledi. Gürcüstan halkının Türklerle gönül birliği içinde olduğuna işaret eden Hayrioğlu, bu bağlılığın tarihten geldiğini, bugün daha da ileriye gitmesinden dolayı mutluluk duyduğunu ifade etti. Gürcülerin yıllarca Rusların esareti altında çok zulümler gördüğüne de değinen Hayri Hayrioğlu, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla sıkıntıların sona erdiğini, böylelikle Türkiye ile Gürcüstan arasındaki ilişkilerin hızla geliştiğini ve bugünkü güzel duruma geldiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Shevardnadze’nin Onur Madalyasını Türk halkı adına aldığını kaydetti.
İNEGÖL YILDIRIM
Sayı: 5235
T.C. BAŞBAKANLIK Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü
Hayri Hayrioğlu'nu Kaybettik
Hayri Hayrioğlu (Vakhtang Malakmadze) 23 Nisan Çarşamba günü, İnegöl’de yaşama veda etti. Uzun süredir çekmekte olduğu şeker hastalığı, kalp krizi ile birlikte onu aramızdan ayırdı. H. Hayrioğlu, 1936 yılında İnegöl’ün Hayriye köyünde doğdu. İlkokuldan sonra Bursa Erkek Sanat Enstitüsüne bağlı yapıcılık kursunu bitirdi. 1960’da İstanbul Yıldız Polis Okuluna girdi. Türkiye’nin birçok bölgelerinde görev yaptıktan sonra 1982’de emekli oldu. Hayrioğlu, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonucu yurtlarını terkedip Osmanlı Ülkesine, İnegöl’ün Hayriye Köyüne gelip yerleşmek zorunda kalan Gürcüstan’ın Acara bölgesi insanlarının üçüncü kuşak torunlarındandır.
Hayri Hayrioğlu, 1936 yılında İnegöl’ün Hayriye köyünde doğdu. İlkokuldan sonra Bursa Erkek Sanat Enstitüsüne bağlı yapıcılık kursunu bitirdi. 1960’da İstanbul Yıldız Polis Okuluna girdi. Türkiye’nin birçok bölgelerinde görev yaptıktan sonra 1982’de emekli oldu. Hayrioğlu, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonucu yurtlarını terkedip Osmanlı ülkesine, İnegöl’ün Hayriye Köyüne gelip yerleşmek zorunda kalan Gürcüstan’ın Acara bölgesi insanlarının üçüncü kuşak torunlarındandır. Gürcü dilini aile arasında öğrendi. Çocuk yaşta Gürcü halk deyişlerini, manilerini kaleme almaya çalıştı. 1951 yılında bu dilin kendine özgü bir alfabesi olduğunu raslantı sonucu öğrendi. Kafkas halkların geçmişi ve bu gününe ilgi duymaya başladı. Bu dillerde yayınlanmış Kafkas literatürünü araştırıp inceledi. Yurt içinde ve dışında çeşitli yazıları yayınlandı. 1977-1980 yılında ‘Çveneburi’ dergisinin çıkarılmasına Ahmet Özkan Melaşvili’ye yardımcı oldu. Hayrioğlu’nun çevirdiği masalların bir bölümü iki halinde basıldı. 1983’ te Cem Yayınevinden ‘Tembel Adam’ adıyla çıkan birinci kitap, Milli Eğitim Bakanlığınca İlkokullara tavsiye edildi. ‘Güneşin Kızı’ ismini taşıyan ikinci kitap ise 1986’da Esin Yayınevince yayınladı. Hayrioğlu’nun çeviri çalışmaları ilerleyerek sonraki yıllarda Gürcüstan tarihi ve kültürü açısından çok önemli eserlerin Türkçe’ye kazandırılmasını sağladı: Türkiye basınında sansasynel bir etki yapan, Muhammed Vanilişi ile Ali Tandilava’ nin yazdığı ‘Lazların Tarihi’, Hayrioğlu tarafından çevrilip Ant Yayınları tarfından 1992’de basıldı. Niko Berdzenişvili ve Simon Canaşia’nın yazdığı,halen Gürcüstan'da ders kitabı olarak okutulmakta olan olan ‘Başlangıcından 19. yy.a Kadar Gürcüstan Tarihi’ isimli kitap Hayrioğlu'nun çevirisi ile 1997 de Sorun Yayınları tarafından yayınlandı. Hayrioğu'nun çevirdiği ve 1998’de yine Sorun yayınları'nda çıkan son kitabı ise ‘Trabzon'dan Abhazya'ya Doğu Karadeniz Halkların'nın Tarih ve Kütürleri’ ismini taşıyor. Tüm bu çalışmaları ve diğer diğer değerli katkıları nedeniyle Gürcüstan Cumhurbaşkanı Eduard Şevardnadze tarafından onur madalyası ile ödüllendirilen H.Hayrioğlu'na bu ödül ölmeden beş ay önce (20 Kasım 2002’de) Gürcüstan'ın Ankara Büyükelçisi Tariel Lebanidze tarafından törenle verildi. Çveneburilere önemli kültürel hizmetlerde bulunan ve örnek teşkil edecek bir yol çizen Hayri Hayrioğlu'na Allah'tan rahmet diliyor ve mekanın cennet olmasını temenni ediyoruz.
Hayri Hayrioğlu’nun Ardından…
Hayri Hayrioğlu (Vakhtang Malakmadze) 23 Nisan
Çarşamba günü, İnegöl’de yaşama veda etti. Uzun süredir çekmekte olduğu şeker
hastalığı, kalp krizi ile birlikte onu aramızdan ayırdı.
H. Hayrioğlu, 1936 yılında İnegöl’ün Hayriye köyünde doğdu. İlkokuldan sonra
Bursa Erkek Sanat Enstitüsüne bağlı yapıcılık kursunu bitirdi. 1960’da İstanbul
Yıldız Polis Okuluna girdi. Türkiye’nin birçok bölgelerinde görev yaptıktan
sonra 1982’de emekli oldu.
Hayrioğlu, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonucu yurtlarını terkedip Osmanlı
Ülkesine, İnegöl’ün Hayriye Köyüne gelip yerleşmek zorunda kalan Gürcüstan’ın
Acara bölgesi insanlarının üçüncü kuşak torunlarındandır. Gürcü dilini aile
arasında öğrendi. Çocuk yaşta Gürcü halk deyişlerini,
manilerini kaleme almaya çalıştı. 1951 yılında bu dilin kendine özgü bir
alfabesi olduğunu raslantı sonucu öğrendi.
Kafkas halkların geçmişi ve bu gününe ilgi duymaya başladı.
Bu dillerde yayınlanmış Kafkas literatürünü araştırıp inceledi.
Yurt içinde ve dışında çeşitli yazıları yayınlandı.
1977-1980 yılında ‘Çveneburi’ dergisinin çıkarılmasına Ahmet Özkan
Melaşvili’ye yardımcı oldu.
Hayri Hayrioğlu (Wahtang Malakmadze)
Hayrioğlu’nun çevirdiği masalların bir bölümü iki halinde basıldı. 1983’ te Cem Yayınevinden ‘Tembel
Adam’ adıyla çıkan birinci kitap, Milli Eğitim
Bakanlığınca İlkokullara tavsiye edildi. ‘Güneşin Kızı’ ismini taşıyan ikinci
kitap ise 1986’da Esin Yayınevince yayınladı.
Hayrioğlu’nun çeviri çalışmaları ilerleyerek sonraki yıllarda Gürcüstan tarihi
ve kültürü açısından çok önemli eserlerin Türkçe’ye kazandırılmasını sağladı:
Türkiye basınında sansasynel bir etki yapan, Muhammed Vanilişi ile Ali
Tandilava’ nin yazdığı ‘Lazların Tarihi’, Hayrioğlu tarafından çevrilip Ant
Yayınları tarfından 1992’de basıldı. Niko Berdzenişvili ve Simon Canaşia’nın
yazdığı,halen Gürcüstan'da ders kitabı olarak okutulmakta olan olan ‘Başlangıcından
19. yy.a Kadar Gürcüstan Tarihi’
isimli kitap Hayrioğlu'nun çevirisi ile 1997 de Sorun Yayınları tarafından
yayınlandı.
Hayrioğu'nun çevirdiği ve 1998’de yine Sorun yayınları'nda çıkan son
kitabı ise ‘Trabzon'dan
Abhazya'ya Doğu Karadeniz Halkların'nın Tarih ve Kütürleri’ ismini taşıyor.
Tüm bu çalışmaları ve diğer diğer değerli katkıları nedeniyle Gürcüstan Cumhurbaşkanı
Eduard Şevardnadze tarafından onur madalyası ile ödüllendirilen H.Hayrioğlu'na
bu ödül ölmeden beş ay önce (20 Kasım 2002’de) Gürcüstan'ın Türkiye Büyükelçisi
Tariel Lebanidze tarafından törenle verildi.
“Aydınlık” adlı gazetenin arşiv ofisinde çalışıyor olan eski arkadaşım, Lazlar hakkında
bir şeyler yazan kimselerin ad, adres ve telefon numaralarını bana vermişti. Şimdi elimde
tuttuğum listede Hayrioğlu’nun adresi ve telefon numarası da yazılıydı. Bir gün onu
telefonla aradım. İlk olarak kendimden bahsettim ona. “İyi günler. Ben Ali İhsan Aksamaz.
İstanbul’dan arıyorum sizi. Sayın Hayrioğlu ile konuşmak istiyordum,” dedim telefonda
adama. Telefondan gelen ses, “evet benim,” dedi. Ben de ona, “Ben, ‘Lazların Tarihi’ adlı
kitabı okudum. Bunun için sizi aradım. Önce, size kendi hakkımda bilgi vereyim. Köküm
Ardeşen’dir. İstanbul’da doğdum ve büyüdüm. Bir kolejde İngilizce öğretmeniyim. Bir başka
dil daha biliyorum, İtalyanca,” dedim.
Böylece telefonda tanıştık. Çok güzel bir sesi vardı. Anlayışı iyiydi. Sesinden iyi bir insan
olduğunu anlayabilmiştim. İlk bir araya geldiğimizde uzun uzun konuştuk. Çok sıkıntılı
günler yaşıyorduk Türkiye’de. Onun için telefon aracılığıyla yeni arkadaşlar edinmek
için doğru zaman değildi. Ancak ben ve Hayrioğlu birbirimizle böylece bağlantı kurmaya
başladık.
Telefon vasıtasıyla birbirimizden bir şeyler öğrenmenin yolunu arıyorduk. Doğru kelimeyle,
birkaç sorum vardı ve onların cevabını arıyordum, arayacaktım. Bu kolay olmayacaktı, ancak
ben o zaman işin öyle olacağını bilmiyordum.
“Lazların Tarihi” adlı kitabın Türkçesi, yarısı su ile dolu, yarısı boş bir bardak gibiydi. Ne
doluydu ne de boş. O zamanlar 30 yaşımdaydım ve o zamana kadar, hayatta iki yol, iki renk
olduğunu biliyordum. Öyle de inanıyordum. Ancak, bu kitabı okuduktan sonra felsefem
değişti.
Hayrioğlu, 1936 yılında İnegöl’ün köyü olan Hayriye’de doğmuş. Üçüncü nesilden
muhacirdi. Dedeleri Müslümandı. Kökü bugün Aç’ara adıyla bilinen bölgedir. Ailesi
Rus zulmünden kaçarak Osmanlı ülkesine gelmiş. İlkokuldan sonra, Bursa Erkek Sanat
Enstitüsünün Bina Yapımı bölümünde okudu ve orayı bitirdi. Sonra İstanbul Yıldız Polis
Okulu’na girdi. 1982 yılında emekli oldu.
Gürcüce biliyordu, ancak Hayrioğlu’nun bildiği Gürcüce, Gürcüstan’da konuşulan dilden
farklı idi. Onun konuştuğu dil, köy, aile diliydi, yasak bir dildi onun çocukluğunda.
Konuştuğu dilin eski bir alfabesi olduğunu öğrendi. Ne var
ki, o zaman 15 yaşındaydı.
Hayrioğlu, çok kısa bir süre içinde Gürcü alfabesini
öğrendi. Böylece
Gürcüce’sini sağlamlaştırmaya başladı. Bu alfabeyle okuyor ve yazıyordu. Ruhu da gelişti.
İlerleyen yıllarda, Kafkas halklarının tarih ve yaşantılarına ilgi duydu. Gürcüstan’da çıkan
kitapları okumaya başladı. Bu iyi bir durumdu, ancak “Lazların Tarihi” adlı kitapta ve bazı
tercümelerinde objektif olmadığı biliniyor.
Öyle de desek, böyle de, bizim kültürümüze destek verenlerden bir tanesidir. Birkaç defa
Gürcüstan’a gitti, resmi misafir olarak. Hayrioğlu’nun başka kitapları da vardı. Ne acıdır ki,
1993 yılında vefat etti ve cenazesi Hayriye Köyü’nde toprağa verildi.
Hayrioğlu, sorularıma cevap vermedi. Kavgası vardı onun. Kırzıoğlu gibi, resmi ideolojinin
adamlarıyla, ancak Hayrioğlu da bir başka resmi ideolojinin yolundan gidiyordu. Bu sebeple
onunla kavgam vardı. Hastalığında onu göremedim. Cenaze törenine gitme imkanım da
olmadı. Ancak yaşadığım sürece, onula olan anılarım da yaşayacak. Hayrioğlu ile olan
dostluğumdan çok önemli bir şey öğrendim. O da yarısı dolu, yarısı boş olan bardağın
felsefesi içinde gizli.
Hayrioğlu ile telefonla konuşuyorduk çoğunlukla. Bir kez defa İstanbul’da buluştuk. Bir kere
de İnegöl’e gitmiştim ziyaret etmek için.
İlk defa olarak, o zamanlar otobüslerin merkezi olan Topkapı’da buluşmuştuk. Şaştı. Şaştığını
da bana söyledi. Şöyle demişti bana, “ Nasıl olur?! Senin sağlam bir yüreğin ve ruhun var.
Ben telefondan duyduğum sesinden öyle anlamıştım, ama sen kısasın. Nasıl olur?!” Bu sözleri
ilginçti. Ancak anlayışının ip uçunu da veriyordu böylelikle O. Onun anlayışına göre kutsal
bir iş yapıyordum ve kutsal işin içinde olan kişi dev gibi olacaktı!
1992 yılında Gürcü alfabesini bilmiyordum. O zamana kadar, Latin, Arap, Elen, Kiril, Çin
alfabelerini biliyordum veya tanıyordum. İlk tanıştığımızda, çantasında benim için birkaç
hediyeleri vardı, fotokopiler gibi. Onlardan bazıları İngilizce, bazıları Türkçe idi. O, bana
bir kitap daha verdi.O zaman, bu kitabın ne olduğunu ve içinde ne yazdığını bilmiyordum.
Alfabesi farklı idi, Gürcü alfabesiydi. Bana verdiği kitabın adı “Lazuri P’aramitepe”, “Laz
Masalları” idi. Ben bu kitabın yardımıyla Gürcü alfabesini öğrenecektim.
Bir hafta boyunca, bu alfabeyi çalıştım ve her harfi bin defa yazmıştım. Bu alfabe, bana
yardımcı olacaktı. Gürcüstan’da çıkmış bir- iki folklorik kitap, masal kitabı, bu alfabe ile
yazılıydı. Onun için, bu alfabenin yardımıyla, bildiğim dil de gelişmişti. Çok şanslıydım.
Ben, Hayrioğlu’nun gördüğü gibi bakmıyordum konuya. Birbirimizden öğreniyorduk. O,
şimdi bizimle değil, ancak onun taşıdığı düşünceyi taşıyanlar yaşıyor. Onlarla da beraberiz.
Birbirimizden öğreniyoruz.
Ben, Hayrioğlu’nun cenaze törenine gidemedim. Ancak gitseydim şunları
söyleyecektim: “Adına tarih denilen eski dönemde de biz yaşıyorduk, bizim olan toprak
üzerinde. Toprak, dağ, orman , deniz ile aynıydık, birbirimize dost. Dosttan dosttu onlar
bize. Bize yiyecek ve içecek veriyorlardı. Sahibi değildik onların ancak sahibimiz de yoktu o
zaman. İstediğimiz içecek ve yiyecek için öyle çalışmak zorunda değildik yabancıların keyfi
için, şimdi olduğumuz gibi Hayat zordu içmek ve yemek için, ancak yaşadığımız yerden
görülüyordu ölülerimizin mezarı. O zaman da onlarla birlikteydik. Germak’oçi’den başka
yoktu düşmanımız. O zaman da nine, dede, anne, baba, karı, koca, kız ve erkek çocuklarımız,
torunlarımız, arkadaşlarımız vardı. Dilimiz vardı, konuşuyorduk istediğimiz gibi, sabah,
öğlen, akşam, gece, istediğimiz konudan, istediğimiz kişiyle. Korkuyu bilmiyorduk,
Germak’oçi’den başka. Gün de bizimdi, gece de. Karanlık günler gördük birbirinden
uzun. Felsefemiz değişmemişti o zaman, bardaktan içmediğimiz için. Khoci’nin kra’sını
tutuyorduk.. Kra’dan içiyor olduğumuz için o zaman ev yapımı şarabı. Yarısı dolu, yarısı da
boş olan bardaktan çıkmış felsefenin yolunda gitmiyorduk. Bizdik.
Yabancılar geldi. Akraba değildiler, ne de dost: insan da değil. Dilleri bizimki gibi değildi.
Geldiler. Yoktu yüreklerinde sevinç ve iyilik. Sevmiyorlardı toprak, dağ, ağaç, orman, denizi.
Görmüyorlardı göğün rengini, denizin rengini. Var olan çocukları için bile yoktu yüreklerinde
sevgi. Onların aklı ve eliyle olduk düşman toprak, dağ,orman, denizimize de. Unuttuk
yağmurun sesini, toprağın kokusunu.
Çok zaman geçti, kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi bilmeden.Yabancılar, kötü adet ve
anlayışlarıyla geldiler. Şimdi anlayamıyoruz göğün rengini, denizin kokusunu, balın lezzetini.
Bir dilimiz kaldı yalnızca, kırık dökük. Öyle de olsa, o da ölüyor, geçen günlerle beraber. Bir
ailenin çocuklarıydık aynı veya şimdi olduğu gibi farklı farklı dillerle. Şimdiki adlarımızla
Laz, Megrel, Svan, Gürcü ve bizimkiler. Eski zamanlarda olduğu gibi şimdi de kardeşiz.
Başka başka dillerimiz olsa da, aynı evin çocuklarıyız. Dillerimizdir birbirimize olan
kardeşliğimizin sebebi. Dil ölünce bunmaz birbirimize kardeşlik.
Lazca ölüyor. Allah’ın verdiği dil, onun verdiği güç ile destek vermediğimiz için ölüyor.
Allah öyle istediği için değil, dilimize destek vermediğimiz için, biz tembel olduğumuz için
ölüyor. Şimdi Lazca için bir şeyler yapmanın zamanıdır. Dilimiz ölmesin, yaşasın, gelişsin. “
Sen dürüst adamdın Hayrioğlu. (14 Mart 2006, İstanbul)
Yazan: Ali İhsan Aksamaz
HAYRİ HAYRİOĞLU
“Aydinlik” coxoni gazetiş arkivişi ofisis na ixandept’u mcveşi megabre çkimik Lazepe şeni
mutxanepe na ç’arupt’u mitxanepeşi coxope, adresepe do t’ilifonişi nomerepe momçeet’u.
A3’i xes na vokaçapt’i listes Hayri Hayrioğlişi adresi do t’ilifonişi nomeriti ç’areli t’u. Ar
ndğas vucoxi emus t’ilifoniten. Maartanot çkimden informa3ia mepçi emus. “K’ai ndğalepe.
Man Ali İhsan Aksamazi. Mp’olişen gicoxupt. Edo ti_papaxoni Hayrioğlu k’ala oğarğalu
mint’u. Nomeri 3’ori ren-na.”-ya vu3’vi t’ilifonis xonari çkimi misimint’u k’oçis. T’ilifonişen
na momixtu xonarik, “Ho, man vore,”-mi3’u. Manti emus, “Man “Lazetişi İst’oria” coxoni
svara vik’itxi. Edo emuşeni gicoxit. Mara emuşen 3’oxle çkimden informa3ia mekça. Cinci
çkimi Art’aşeni ren. Man Mp’olis dovibadi do virdi. İngilisuri nenaşi mamgurapale vore ar
k’olecis. Ar çkva nenati miçkin, İt’alianuri nena.”ya vu3’vi.
Aşopaten em ndğas ok’oviçinişit artikarti telefonis. Dido mkva xonari uğut’u emus. Gagnapa
muşiti k’ai rt’u. Xonari muşişen k’ai k’oçi na rt’u oxoma3’onu do mutu var. Maartani
k’ont’akt’is ginz’e oraş morgvalis ok’oviğarğaleet’it. 1992 3’ana rt’u. Dido p’at’i do derdoni
ndğalepes pskidurt’it Turketis. Emuşeni t’ilifonişi şvelaten ağani megabrobape oxvenu şeni
3’ori p’eriodi var t’u. Mara Hayrioğlu do man gevoç’k’it artikarti k’ala k’ont’akt’i oxvenus.
T’ilifoniten artikartişen oguruşi gza bgorupt’it, bgoramint’es Mtini metkvaleten, man
nak’otxani k’itxva miğut’u do entepeşi coğabepe bgorupt’i, bgoramint’u. Aya perpu var
iqvasunt’u, mara emoras man var miçkit’u eşo na iqvasunt’u dulya.
“Lazepeşi İst’oria” coxoni svaraşi Turkuli muşi, gverdi muşi 3’k’ariten opşa do çkva gverdi
muşiti upşu na ren ar ç’ik’a steri rt’u. Varti opşa varti upşu. Opşati rt’u, upşuti rt’u. Em
oras 30 3’aneri vort’i do em oraşakis, skidalas jur gza do peri na uğut’u, miçkit’u. Edo eşoti
vicert’i. Mara am svara na vik’itxişk’ule, skidala filosofia çkimi ikturu.
Hayrioğlu 1936 3’anas İnegolişi oput’e na ren Hayriyes dibadeen. Masumani nesilişen
moxaciri rt’u. P’ap’ulepe mutepeşi Musulmani rt’es. Cinci muşi andğa Aç’ara coxo muşiten
na içkinen raioni ren. Ocaxi muşik Rusuli zalimobaşen na imt’een do Osmanuri tereşa
moxteenan. Geç’k’apuri doguroni şk’ule, Bursas Biç’epeşeni Xeşnoxvene İnst’it’utiş Bina
Ok’iduşi burmes ik’itxu do k’urs muşi notamamu. Mp’olis Yildiziş P’oli3ieluri doguronişa
kamaxtu. 1982 3’anas p’ensioneri diqu.
Kortuli nena uçkit’u mara Hayrioğlus na uçkit’u nena, Okorturas na iğarğalen Kortuli nenaşen
dido çkvaneri rt’u. Emuk na ğarğalapt’u nena oput’uri, ocaxuri, entepeşen ekoleti yasaxi nena
rt’u Turketis, muşi berobaş p’eriodis. Muk na ğarğalapt’u nenas çkvaneri alboni na uğut’u,
iguru. Murenki em oras 15 3’aneri rt’u. Hayrioğluk dido mk’ule p’eriodis doloxe Kortuli
Alboni iguru. Emuten Kortuli muşi ok’ap’et’anus kogyoç’k’u. Am alboniten ik’itxupt’u
do ç’arupt’u muk. Şuri muşiti ik’ap’et’inu. Na mulun 3’anape k’ala K’avk’asuri xalk’epeşi
ist’oria do skidala mutepe şeni int’eresi dvaqu emus. Okorturas na gamaxtu svarepe ok’itxus
kogyoç’k’u. Aya k’ai rt’u mara, “Lazepeşi İst’oria” coxoni svara do namtini tercume
mutepeşi obiekt’uri na var t’u, içkinen.
Eşo ptkvat-na, aşo ptkvat-na, Hayrioğlu çkineburi k’ult’uris mxuci na meçupeşi arteri ren.
Nak’otxani faras Okorturaşa idu, ofi3ialuri st’umarot. Hayrioğlus uğut’u çkva svarepeti. Mu
ç’vini renki, Hayrioğluk 1993 3’anas, İnegolis şuri muşi Ğormotis komeçu do cenaze muşi
oput’e Hayriyes doxveri ren.
Hayrioğluk k’itxva çkimepeşa coğap’i var meçu. K’abga uğut’u emus, Kirzioğlu steri
ofi3ialuri ideologişi k’oçepe k’ala. Mara Hayrioğlikti ar çkva ofi3ialuri ideologişi gzaten
ulurt’u. Emuşeni manti muşi k’ala k’abga miğut’u. Zabunoba muşis var maz’iru eya. Cenazeşi
3eremonia muşişa oxtimuşi şansiti var maqu. Mara man pskidaşakis, muşi k’ala na ren
goşinape çkini skidasunon. Hayrioğlu k’ala na ren megabrobaşen dido beciti ar muntxa viguri.
Eti gverdi opşa do gverdi upşu na ren ç’ik’aş filosofiaşi doloxe şinaxeri ren.
Hayrioğlu k’ala t’ilioniten ok’oviğarğalapt’it didopeten. Nak’otxani farasti Mp’olis
ok’ovik’at’it. Ar farasti man İnegolişa, oxori muşişa videet’i mok’itxuşeni.
Maartani farot, çkin em oras avt’ubusepeşi 3ent’ri na ren Topk’ap’is ok’vik’ateet’it. Gişaşu.
Muk na gişaşuti, mi3’u. Eşo mi3’veet’u, “Muç’o iqven?! Sin dido k’ap’et’i guri do şuri giğun.
Man t’ilifonis na vogni xonarişen eşo oxoma3’onu, mara sin mk’ule re. Muç’o iqven?!” Am
metkvalepe muşi oint’eresoni rt’u. Mara emus na uğun gagnapaşenti am signali momçapt’u
muk. Muşi şeni man Ğormotoni dulya vikipt’i do Ğormotoni sakvaris doloxe na ren k’oçiti
divi steri iqvasunt’u!
1992 3’anas, man var miçkit’u Kortuli Alboni. Em oraşakis, Latinuri, Arabuli, Berz’enuli,
K’iriluri, Çinuri albonepe miçkit’u varna viçinopt’i. Maartani farot, okovik’atitşi, emus
nak’otxani hediye svarape, fot’ok’opiepe uğut’u çkimi şeni, çantas. Entepeşen namtinepe
İnglisuri nenaten, namtinepe Turkuli nenaten ç’areli rt’u. Arti ti svara momçu muk. Em oras,
am svara mu rt’u do doloxe muşi mu na ç’art’u, var miçkit’u. Alboni muşi çkvaneri rt’u. Eya
rt’u Kortuli alboni. Muk na momçu svaraşi coxo rt’u “Lazuri P’aramitepe”. Man am svaraşi
şvelaten am alboni, Kortuli alboni, viguramint’u.
Ar doloniş morgvali am alboni viçalişi do şilya faraten, p’ç’areet’i k’arta bonca. Am alboni
memişvelasunt’u. Okorturas na kogamaxteen, ar-jur folk’loruli svara, P’aramitepeşi svara,
am alboniten ç’areli rt’u. Emuşeni am alboniten, na miçkit’u Lazuri nenakti odidanus
kogyoç’k’eet’u. Dido şansoni vort’i.
Man Hayrioğluk na z’iropt’u steri var vo3’k’ert’i temas. Artikartişen vigurapt’it. A3’i muk
çkini k’ala var ren, mara emus na uğun steri gagnapa na uğunanpe skidunan. Entepe k’alatikovoret. Edo artikartişen vigurapt. Man Hayrioğluş Cenazeşi 3eremonia muşişa var memalu.
Mara mopteet’ik’oni, eşo metkvalepeşi otku minont’u.: “Coxo muşis a3'i ist'oria na itkven
mcveşi p'eriodisti çkin psikidurt'it, çkini na ren dixaş jin. Dixa, gola, germa, zoğa k'ala artneri
vort'it, artikartişa megabre. Megabreşen megabre t'es entepe çkinda. Oç'k'omale do oşumoni
momçapt'es entepek çkinda. Mance muşi var vort'it entepeşi mara, manceti var miqount'es
em orapes. Na mint'es muntxanepe oşumoni varna oç'k'omale şeni eşo oxandoni var vort'it
galenepeşi guri şeni, a3'i na oqopumoni na voret steri. Skidala dido meç'ireli rt'u oşumu do
oç'k'omu şeni mara, çkini ğurelepeşi sapule iz'iret'u na pskidurt'it k'eleşen. Em orasti arto
vort'it entepe k'ala. Var miqount'es mt'eri, germak'oçişen met'i. Em orasti miqount'es nandidi
do p'ap'uli, nana do mama, da do cuma, çili do kimoci, k'ulani do biç'i berepe do mot'alepe
do megabrepe. Nena miğut'es do bğarğalapt'it na mint'es steri, ç'umanişi, limcişi, serişi, na
mint'es temapeşen, na mint'es mitxanepe k'ala. Şkurina var miçkites, germak'oçişen met'i.
Ndğati çkini rt'u seriti. M3k'upi ndğalepe bz'irit artikartişen ginz'e.”
Filosofia çkinik var iktireet’u em orapes, na var pşupt’it şeni ç’ik’aşen. Xocişi didi kra
miğut’es xes dokaçeri. Kraşen na pşupt’it şeni em oras oxoriş noxvene ğvini. Gverdi muşi
3’k’ariten opşa do çkva gverdi muşiti upşu na ren ar ç’ik’aşen gamaxtimeri filosofiaşi
gzaten var vulurt’it. Çkin kovort’it. “Galenepek mextes. Mzaxali var t'es. Varti megabre.
Adamianiti var. Nena mutepeşi çkin na miğut'es steri na vart'u. Mextes. Entepes var uğut'es
guris xeladok'aoba. Var qoropt'es dixa, gola, nca, germa, zoğa. Var z'iropt'es 3aş periti, zoğaş
periti. Entepes var uğut'es qoropa berepe mutepeşişati. Entepeşi ğnosi do xeten doviqvit mt'eri
dixa, gola, germa, zoğa çkinişati. Gomoç'k'ondit mç'imaşi xonariti, dixaş şurati.
Dido ora mek'ilu uçkinuten mi na vort'it do solen na mopt'it. Galenepek, entepes na uğut'es
p'at'i t'radi3iape do gagnape k'ala mextes. A3'i var oxoma3'onenan 3aşi peri, zoğaş şura,
topurişi nostonoba.
Ar nena domiskidu xvala elak'teri, gelak'teri. Eşo na ren-ti-na, eti ğurun, na mek'ilaps
ndğalepe k'ala. Ar ocaxişi berepe vort'it artneri nenaten varna a3'i na ren steri çkvadoçkva
nenapeten, a3'ineri coxope çkiniten, Lazi, Megreli, Şoni, Kortu do çkineburepe. Mcveşi
orapesti na rt'u steri a3'iti kovoret cumalepe. Çkva nenape miğunan-ti-na, kovoret xoloti do ar
oxorişi berepe. Nenape çkini ren sebebi muşi artikartişa na ren cumaloba çkinişi. Nena ğuraşi
var iz'iren cumalobati artikartişa.
Lazuri nena ğurun. Ğormotik na momçes nena, muk na momçes menceliten emus mxuci
na var mepçapt şeni ğurun. Ğormotis eşo na unons steri yado var, çkin nenas mxuci na var
mepçapt şeni. Çkin bunduri na voret şeni, ğurun. A3'i Lazuri nena şeni mutxanepe oxvamuşi
ora ren.. Nena çkinik var ğuras do skidas, irdas.
Sin namisoni k’oçi rt’i Hayrioğlu. ( Ma-14-ani Mart'i 2006
3'anas, Mp'oli)”
Mç’arale: Ali İhsan Aksamaz
============================================================