TARİH : Genelkurmay Başkanı Torumtay Neden İstifa Etti ?

1,029 views
Skip to first unread message

Özel Büro (Digi.Security.Isnet)

unread,
Jan 19, 2016, 12:23:52 AM1/19/16
to MAIL GRUBU - ADD AKDENİZ, MAIL GRUBU - ADD ANADOLU HAREKETİ, MAIL GRUBU - AY YILDIZ, MAIL GRUBU - CAN DOSTUM, MAIL GRUBU - DİP DALGASI (270 ÜYELİ), MAIL GRUBU - KUVVA-I MİLLİYE, MAIL GRUBU - MİLLİYETÇİ TEPKİ, MAIL GRUBU - ÖZGÜR GÜNDEM, ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (DÜŞÜNCE FIRTINASI), ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (GOOGLEGROUPS), ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (TURAN ÇATLI), ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (VATAN VE EMEK), ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (YAHOOGROUPS), ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (YİSRATÜRK MAIL GRUBU), ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (YNE MUTLU TÜRKÜM MAIL GRUBU), ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (YTÜRKİYE İÇİN ELELE MAIL GRUBU), ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU WORDPRESS (STRATEJİ BLOGU)

VİDEO İÇİN BURAYA TIKLAYIN.

İstifanın ardındaki gerçekler

16 Ocak 2016 Cumartesi 15:16 - Bu haber 1627 kez okundu.

Genelkurmay Başkanı Torumtay Neden İstifa Etti?

Dışişleri Bakanı Alptemuçin’e göre bu istifaya da bir protokol hatası yol açmıştı, Orgeneral Torumtay protokol ihlali yüzünden istifa etmişti.

Bakınız neydi bu protokol ihlali:

‘Türkiye’nin Uluslararası Güç’ün müdahalesi sürecinde alacağı tavırları belirleyecek, ‘Harekat Planı’ diye nitelenen çalışmanın hazırlıkları başlamıştı ve yanlış anlamalar da bu yüzden oldu.

Genelkurmay Başkanımız, ‘Türk Ordusu Milli Savunma stratejilerine göre organize edilmiş ve konuşlandırılmıştır. Dolayısıyla taarruz etmek değil, ülkesine yönelmiş istilacı yaklaşımları durdurmak, sonra da püskürtmekle görevlidir. Türk ordusunun içinde bulunduğu şartları değiştirmesi ve farklı bir konuma geçmesi için teçhiz edilmesi, hazırlanması gerekir. Bunun için de siyasi direktife ihtiyaç vardır.
Yani hükümet karar verecek. Benim stratejilerim şunlardır; ben şu aşamalarda şu eylemleri yapacağım. Genelkurmay başkanı olarak siz orduyu hazırlayın, eğitimleri hızlandırın, eksik teçhizatınız varsa tamamlayın… Hükümet olarak kararınızı bana siyasi direktif olarak bildirin ki, bu talimat çerçevesinde ordumuz da gereken tedbirleri alsın’
diyordu ve o zaman asıl fırtına koptu… 

Krize ilişkin değerlendirme toplantılarından birinde, Genelkurmay Başkanlığı’na politik direktifle ilgili bir taslak çalışma yapılması görevi verildi. İstenen, savaş durumunda her türlü olasılığa karşı hazırlıklı olunması, birliklerin hazır duruma getirilmesi ve eksiklerin tamamlanmasına yönelik bir plan ve alınacak her türlü tedbirleri içeren bir belgenin taslağıydı. Türkiye’de senelerden beri böyle bir belge hazırlanmamıştı, kimse hata yapmak istemiyordu. 

Son derece farklı bir süreç yaşıyorduk. Hükümet de Cumhurbaşkanı da bu sürecin prosedürünü tam olarak bilmiyordu. Hassasiyet içinde tartışıp, değerlendirip Türkiye için en iyisini bulmaya çalışıyorduk. Bunun için Cumhurbaşkanı Özal, siyasetçilerden ve tarih uzmanlarından değerlendirmeler isterken, bir taraftan da askeri ve stratejik donanımlarını ispatlamış kişilerden, karşılaşacağımız ihtimallerle ilgili bilgiler alıyordu. 

Cumhurbaşkanlığı, genel sekreteri Kemal Yamak’tan da bir hazırlık yapmasını istemişti. 

Kemal Yamak Paşa KKK’lığı yapmış, emekli bir askerdi. Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlanan taslağı okumuş, Cumhurbaşkanı’nın istediği konuları ilave etmişti. Son gelişmeleri değerlendirmek üzere toplandığımızda, Kemal Yamak Paşa üzerinde çalıştığı metni getirmiş, kopyalarını Kriz Komitesi’ne dağıtmıştı. Oysa Genelkurmay Başkanı Torumtay da toplantıya kendi hazırladığı taslağı getirmişti.

http://www.bilgeturksam.com/images/upload/kemal%20yamak%20necip%20torumtay.Jpeg

Ve Kemal Yamak Paşa tarafından dağıtılan metni, hepimizle birlikte o sırada gördü. Sonuçta kendi hazırladığı metnin değil de, bu metnin incelendiğini görünce çok gücendi.

Ve Torumtay istifa etti… 

İstifa önce şok yarattı ama daha sonra da Hükümetin taş gibi sağlam yerinde durduğu görüldü. Zaten Politik Karar Metni’nin gerekleri de yeni Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş tarafından yerine getirildi. Yani savaşa girmek ya da girmemek konusunda herhangi bir tartışma da olmadı.’[1] 

Dışişleri Bakanı Alptemuçin’in açıklamaları işte böyle… 

Genelkurmay Başkanı’nın savaşa girilmesine ramak kalmış bir siyasi süreçte istifa etmesini böylesi sıradan kural hatalarına bağlamak, kabul edilebilir bir gerekçe olmasa gerek. Meselenin özüne bakıldığında, istifanın ‘hükümetin orduya vermesi gereken siyasi direktif’ yüzünden ortaya çıktığı açık… 

Bu istifa olayından 16 yıl sonra, 2007’de, dönemin Genelkurmay Başkanı ekranların karşısında geçecek, askerin Irak’a girebilmesi için yine bir siyasi direktifin olması gerektiğini şöyle açıklayacaktır;

‘Şu soruyu bana sorabilirsiniz: Peki Kuzey Irak’a bir operasyon yapılmalı mı? Evet, yapılmalı. Olayın iki boyutu var. Birincisi sadece asker olarak baktığım zaman, evet yapılmalı. Fayda sağlar mı? Evet, sağlar. Olayın ikinci boyutu, siyasi olaydır. Bir hudut ötesi operasyon yapılması için bir siyasi kararın ortaya çıkması lazım’[2].

2007’de Genelkurmay’a bu siyasi direktif yine verilmemiştir…. 
Bu siyasi karar ya da direktif meselesinin özü neydi?

Bir hükümetin Meclis’ten yetki alarak yurtdışına asker gönderme kararı ya da günümüz deyişiyle ‘sınır ötesi operasyon’ askeri değil, siyasi bir karardır. Dış politik güçlerini ve diplomatik kanalları kullanarak siyasi hedeflerine ulaşamayan bir hükümet, son noktada bu siyasi hedefleri elde edebilmek için savaşı göze alabilir ve yurt dışında askeri bir operasyon yapılmasına karar verebilir; bu doğaldır.

Asker, Meclis kanalıyla hükümetin emrindedir ve bu harekatı yapmakla zaten mükelleftir; bu da işin doğasında vardır. 

Asker ve hükümet arasındaki sorun da tam bu noktada başlar; yurt dışında yapılacak askeri operasyonun maksadı ne olacaktır, asker olası bir yurt dışı harekâtında neyi hedefleyecektir? 

İşte askerin hedeflerini belirleyebilmesi için, öncelikle siyasi hedefin ne olduğunu bilmesi gerekir; harekâtı buna göre planlayacaktır. Bu siyasi hedefi bildirmesi gereken de hükümettir. 

Irak krizinin geldiği aşamaya bakıldığında, Türkiye’nin ulusal çıkarlarının korunması anlamında siyasi hedefleri ne olabilirdi?:

‘PKK terörünün Irak ayağının yok edilmesi; Barzani’nin Kürt devleti yapısının kırılması; Musul ve Kerkük’teki Türkmenlerin yerel ve merkezi yönetimde söz sahibi olmasının sağlanması…’

Bu krize uluslararası boyutta bakıldığında, hükümetin bir başka siyasi hedefinin de Kuveyt işgalinin sona erdirilmesi olduğu açıkça görülür. 

Hepsini alt alta sıraladığımızda, Turgut Özal’ın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necip Torumtay’a şöyle bir siyasi direktifi vermesi gerekiyordu;

‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Irak krizinin çözümü ve bu amaçla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullanılması durumunda elde edilmesi gereken siyasi hedefleri şunlardır; PKK, Barzani, Musul ve Kerkük, Saddam…’ 

Bunun bir anlamı da şudur; Türk Ordusu bu siyasi hedeflere ulaşıncaya kadar harekâtı sonlandırmayacaktır. Artık iş askerindir; vazife, dost ve düşman durumu, arazi ve elde mevcut kuvvetler dikkate alınarak harekât planı hazırlayacak ve harekete geçecektir… 

İşte Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necip Torumtay’ın istifası altında yatan neden budur; asker kullanımına karar veren hükümet, orduya siyasi direktifini vermemiştir.

Yani?

Yani Özal siyasi direktif vermemekle, Türk ordusunu Irak kriz yönetiminde bir ‘kapıkulu’ mantığında kullanmaya çalışmıştır. Hatırlayalım, Alptemuçin Torumtay sonrası için ne demişti; ‘Zaten Politik Karar Metni’nin gerekleri de yeni Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş tarafından yerine getirildi. Yani savaşa girmek ya da girmemek konusunda herhangi bir tartışma da olmadı.’ 

Özal sonrası başbakan olan Çiller’le çalışan Orgeneral Doğan Güreş’in şöyle dediği de kaydedilmişti; ‘O şak diye emrediyor, ben tak diye yapıyorum’.

 http://www.bilgeturksam.com/images/upload/dog%CC%86an-gu%CC%88res%CC%A7-ve-tansu-c%CC%A7iller.jpg 

Yani?

Yani Özal, Irak krizinde hem Dışişleri Bakanı’nı hem de Genelkurmay Başkanı’nı saf dışı bırakmış; ABD Başkanı ile teke tek görüşerek Türkiye’nin bu krizdeki politik tavrını tek başına tayin etmiş; Türk Ordusu ve Türkiye’nin güçlerini ABD’ye tahsis etmiştir. 

Benzer bir davranış 2003 Körfez Savaşı’nda da görülecek, bu kez Erdoğan Özal’ın bu yolunu aynen izleyecektir. 

Ve bu yanlış siyasetle kaybeden taraf yine Türkiye olacaktır…

Erdal Sarızeybek

[publicize twitter]

[publicize facebook]

[category araştırma]

[tags TARİH, Genelkurmay, Başkan, NECDET Torumtay, İstifa]

image001.jpg
image002.jpg
image003.png
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages