
DEĞERLİ ÜYELERİMİZ;
AŞAĞIDA TARİHÇİ YAZAR VE AYNI ZAMANDA ERGENEKON SANIĞI DA OLAN SONER YALÇIN’IN FAİLİ MEÇHULLER HAKKINDAKİ YAZISI VE 21. YÜZYIL STRATEJİ ENSTİTÜSÜ’NÜN BU KONUDAKİ ARAŞTIRMA DOSYASI YER ALIYOR. LÜTFEN DİKKATLİCE İNCELEYİNİZ.
HATIRLAYIN, ERGENEKON DAVALARI BAŞLADIĞINDA AKP VE FETULLAHÇI MEDYA İŞBİRLİĞİ İLE FAİLİ MEÇHULLER ÜZERİNDEN TÜM YURT ÇAPINDA BİR KARALAMA KAMPANYASI BAŞLATILDI. HER İKİ MEDYA AĞIZ BİRLİĞİ EDEREK 1990-2001 YILLARI ARASINDA MEYDANA GELEN FAİLİ MEÇHULLERİ JİTEM’E VE ONUN KURUCULARINDAN OLAN EMEKLİ ALBAY ARİF DOĞAN’A (NUR İÇİNDE YATSIN, ALLAH RAHMET EYLESİN) VE EMEKLİ TUĞGENERAL VELİ KÜÇÜK’E YIKMAYA ÇALIŞTILAR.
BU KONUDA ARİF DOĞAN ALBAY, MERHUM GAZETECİ VE TELEVİZYON SUNUCUSU MEHMET ALİ BİRAND’IN 32. GÜN PROGRAMI’NA ÇIKARAK BU İDDİALARA AYRINTILI OLARAK CEVAP VERDİ. AYNI ŞEKİLDE VELİ PAŞAMIZ DA ERGENEKON DAVASI DEVAM EDERKEN 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ HAKİM HEYETİ KARŞISINDA AYRINTILI OLARAK ANLATTI. BİZ KISACA ÖZETLEYELİM. JİTEM O DÖNEMDE ÇOK SAYIDA ÖRTÜLÜ OPERASYON YAPTI ANCAK FAİLİ MEÇHULLERİN TAMAMINA YAKININI JİTEM’İN ADINI KULLANAN PKK TİMLERİ YAPMIŞTIR. BİR KISMI İSE HİZBULLAH TERÖR ÖRGÜTÜ TARAFINDAN YAPILMIŞTIR. JİTEM ASLINDA JANDARMA TERÖRLE MÜCADELE GRUP KOMUTANLIĞI’DIR. JİTEM’E BU ŞEKİLDE İSİM VERİLMESİNİN KAYNAĞI HİZBULLAH VE PKK MİLİTANLARIDIR.
ŞİMDİ ÖNCE SONER YALÇIN’IN YAZISINI SONRA ARİF DOĞAN ALBAY’IN VE VELİ KOMUTANIMIZIN AÇIKLAMALARINI OKUYUN. HAA BU ARADA VELİ KOMUTANIMIZ KENDİSİ HAKKINDA BİR KİTAP YAYINLADI. “BEN VELİ KÜÇÜK” ADLI KİTABI DA OKUMANIZI TAVSİYE EDERİZ.
DAHA SONRA BU KONUDA ARAŞTIRMA YAPAN 21. YÜZYIL ENSTİTÜSÜNÜN AÇIKLAMALARINA DA BİR GÖZ ATARSINIZ. YORUM SİZİN.

VİDEO LİNK :
https://www.youtube.com/watch?v=w-1VmRo1-ek
https://www.youtube.com/watch?v=OTbCZMRTjlU
EMEKLİ TUĞGENERAL VELİ KÜÇÜK ‘ÜN SAVUNMALARI İNDİRME LİNKİ : https://copy.com/pALSuBYOjA8QJZcW

Soner YALÇIN : O kafa...
Beyaz Toros…
JİTEM…
Yeşil…
Faili meçhuller…
Bunların hepsini ne zaman yazdım; 1993 yılında!
Bunları yazdığım "Binbaşı Ersever’in İtirafları" kitabımı gazeteci kardeşim Halit Güngen’e ithaf ettim.
Halit Güngen, 2000’e Doğru Dergisi’nin Diyarbakır temsilcisiydi.
16 Şubat 1992 tarihinde 2000’e Doğru Dergisi, "Hizbullah, Çevik Kuvvet Merkezinde Eğitiliyor" kapak haberiyle çıktı. Hizbullah’ın MİT ve Emniyet’le bağlantılı olduğunu ve örgütün militanlarının Diyarbakır Çevik Kuvvet Merkezi’nde eğitildiklerini yazıyordu. Haberi yapan, Halit Güngen idi…
İki gün sonra…
Halit Güngen dergi bürosunda kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü. Hizbullah’ın 3 Aralık 1991’den itibaren tetiğe bastığı 17’nci cinayetti bu.
5 gün sonra… İçişleri Bakanı İsmet Sezgin’e şunu sorduk:
"Son günlerde kontrgerillanın Hizbullah adı altında bölgede faaliyet gösterdiği iddialarında bulunuluyor…" Bakan Sezgin hemen araya girip bizi kastederek, "Onlar eskiden de PKK’ya kontrgerilla diyorlardı" yanıtını verdi.
7 ay sonra… Tarih: 19 Ağustos 1992.
Nusaybin’de Seyithan Kardeş öldürüldüğünde Hizbullah’ın işlediği cinayet sayısı 86 olmuştu! Bakan Sezgin ısrarla "Hizbullah" iddialarını kabul etmedi; "Hizbullah örgütünü söyleyenler PKK’cılar" dedi. Ve… Tarih: 2 Aralık 1992. İçişleri Bakanı Sezgin, "Maalesef Hizbullah diye bir örgüt var" dedi. Aynı gün… Diyarbakır’da Tacettin Yılmaz’ı katleden Hizbullah’ın öldürdüğü insan sayısı 178 olmuştu!
1991-2001 yılları arasında Hizbullah, 526 kişiyi öldürdü. Devletin "koruması" altından çıkarılan Hizbullah gün geldi, devlete kurşun sıktı. Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ı öldürdü…
Türkiye, 2000’li yılların hemen başında, Hizbullah militanlarının yaşadıkları evlerin bodrumlarına gömdükleri cesetlerin şokunu yaşadı…
Hayır, konuyu IŞİD’e getirmeyeceğim…
Siyah çarşaflı kadın
Hani bugün herkesin dilinde….
"1990’lı yıllara mı dönüyoruz" diye…
O yıllarda…
Faili meçhulleri aydınlatma peşinde koşan ender gazetecilerden biriyim.
Bir gün…
Emniyet Genel Müdürü Vekili Cevdet Saral’dan randevu kopardım.
"Kopardım" diyorum; o günlerde faili meçhul cinayetler konusunda haber yapanlara "PKK" damgasının vurulduğu dönemdi. Emniyet Müdürü Saral görüşmemizde hiç unutamadığım şu sözleri etti:
"Hizbullah ile mücadele kolay değil; bizim polisimiz kapısını çaldığı evi başörtülü biri açınca içeri girmeye çekiniyor. Elinde Kur’an-ı Kerim tutan adamdan şüphelenmiyor."
Bu sözlerin üzerinden yıllar geçti…
Konca Kuriş, 38 yaşındaydı. Başörtülü feministti; İslam’ın kadınları yücelttiğini dile getiriyor; Allah’a ulaşmanın yolunun tarikat ile olmayacağını savunarak "sadece Kur’an-ı Kerim yeterli" diyordu.
Tarih: 17 Temmuz 1998…
Mersin’deki evinin önünden kaçırıldı. 555 gün sonra Konya Meram İlçesi’nde Hizbullah’a ait ölüm evinin bodrumunda ölü bulundu.
Konca Kuriş, 38 gün boyunca Hizbullah tarafından işkence görmüş ve öldürülüp evin bodrumuna gömülmüştü.
Sonra ortaya çıktı:
Polisler Meram’daki eve gelmişlerdi. Evde siyah çarşaflı bir kadın ile çocuklarını görünce, evin örgüt evi olmayacağına karar vermişlerdi!
Evet, konuyu polislere getireceğim…
6 gün önce
Önceki gün…
Diyarbakır Kayapınar İlçesi’nin Huzurevler Mahallesi’ndeki bahçeli evde yaşanan çatışmada iki polis şehit oldu. Yedi IŞİD militanı öldü.
Tüm gazeteleri okudum. Aradığım ayrıntılar vardı.
Gazeteler, evin dış kapısına yerleştirilen bubi tuzağı sonucu polislerin şehit olduğunu yazdı. Kimi gazetelere göre, polis koçbaşı kullanıp kapıyı kırmak isterken bomba patladı.
IŞİD’e yönelik böylesine amatör polis baskını olur mu?
Gazetelerin yazdığına göre… 155 hattına; Mekke Camii’ne canlı bomba eylemi yapılacağı ihbar edildi. Polis cami yakınlarındaki birini takibe aldı; bu kişinin Huzurevler’deki bahçeli eve gittiğini tespit edince sabaha karşı baskın yaptı! Buna inanmak için çocuk olmak lazım!
Mahalle sakinleri, IŞİD militanlarının 3 ay önce eve taşındıklarını; evin çevresini brandalarla kapatarak eşyalarını getirdiklerini söyledi. Eve devamlı sakallı erkekler girip çıkıyordu.
İddia ediyorum:
17 IŞİD adresine gittiği söylenen polis saldırı beklemiyordu. Belki de buraların IŞİD hücreleri değil, Müslüman halkın yaşadığı evler sanıyordu! Bu nedenle elini kolunu sallayıp gitti ve hiç beklemediği hain saldırıyla karşılaştı.
Yoksa… Böyle IŞİD operasyonu olmaz!
Bakın 6 gün önce…
Amerikalı askerler, K.Irak’taki Hawija kasabasına yaklaşık 7 km. mesafede bulunan ve IŞİD tarafından cezaevi olarak kullanılan binaya yaptığı operasyonda 20 IŞİD militanını öldürdü, 6’sını da esir aldı..
İşte bunun adı, operasyondur!..
İki gencecik deneyimsiz polisi kapı açmaya göndermenin adı, IŞİD’e sempatiyle bakan ihmalkarlıktır!
Kimse bizi kandırmasın.
Öyle ki…
Bahçeli evdeki çatışma sürerken bu evi gören çevredeki iki apartman dairesinden de polislere ateş açıldı. Polisin IŞİD’i takip ettiğinden ve operasyon yaptığından emin miyiz? Hiç sanmıyorum.
Demek istediğim şu:
Polisin kafasını değiştirmek zorundayız. Elinde Kur’an-ı Kerim olan sakallı IŞİD militanının terörist olduğuna inanmak istemiyor! Dün Diyarbakır’da/bölgede Hizbullah’a nasıl koruma duygusuyla bakıyor ise, bugün de IŞİD’i öyle koruyor!
O polis kafasına göre bu ülkede sadece; solcular, Aleviler ve Kürtler terörist! Bu nedenle…
İstanbul’da DHKP-C’ye yönelik operasyonda; Sarıyer’deki evine galoşla girilmesini istediği için gencecik Dilek Doğan polis tarafından vurularak öldürülüveriyor! Suçu büyüktü; solcu, Alevi ve Kürt’tü! Başörtülü olsa evine bile girmez, kapıdan dönerlerdi!

Faili Meçhuller Dosyası
Faili meçhul kalmış cinayetler ülkemizin gündeminde 1990’lardan buyana önemli bir yer işgal etmiştir. Ancak gündemdeki bu çok önemli konu ne yazık ki olması gerektiği gibi hukuk ve bilim açısından ele alınmamıştır. Aksine bu çok önemli insani boyutu olan konu gayri insani bir şekilde PKK terör örgütünün psikolojik savaş taktiklerine kurban gitmiştir.
Terör örgütü tarafından ortaya atılan ve bilinçsiz-bilinçli değişik kaynaklar tarafından yüzlerce kez tekrarlanan bu yalana aklı başında olması gereken akademisyen, gazeteci, işadamı gibi insanlar bile sonunda inanmışlardır. İnanmakla kalmamışlar, hiç sorgulamadan televizyonlarda gazetelerde veya toplantılarda kendileri de savunmuşlardır. Böylece bütün bir toplumun yanıltılmasına vesile olmuşlardır.
Bu araştırma ise “*17.000 faili meçhul*” gibi inanılması zor bir psikolojik savaş sloganının bir iddianın sorgulanması sonucu oluşmuştur. Çalışma eldeki kaynaklar esas alınarak 1984-2004 aralarındaki 20 yılı kapsamaktadır. Faili meçhul cinayetlere kurban giden ve cesetleri bulunan kişilerin isimleri, nerede ve ne zaman öldürüldükleri, eğer onları öldüren örgüt belli ise hangi örgüt tarafından öldürüldükleri tek tek ortaya konmuştur.
Ortaya çıkan sonuç, kamuoyunda dolaşan rakamlardan çok farklıdır. Anılan dönemde *Türkiye’de cesedi bulunan ve herhangi bir örgüt tarafından öldürülmediği tespit edilen faili meçhul cinayet sayısı 840’dır*. Öte yandan PKK dahil değişik terör örgütleri tarafından öldürülen ancak öldüren kişinin adının tespit edilemediği cinayet sayısı ise 1922’dir.
*Herhangi bir örgüt tarafından öldürüldüğü tespit edilemeyen ve en azından bir kısmı devlet görevlisi kişiler tarafından öldürüldüğü iddia edilen 840 kişinin isimleri de bu çalışma çerçevesinde yer ve tarih verilerek ortaya konuşmuştur*. Görülecektir ki terör örgütünün uyandırmak istediği intibaın tersine faili meçhul cinayetler sadece Güneydoğu Anadolu bölgesine değil, Türkiye’nin her yerinde işlenmiştir. Bunların bir bölümünün siyasi olmadığını düşünmek için önemli bir sebeptir.
Çalışmanın bir diğer bölümünü ise “*kayıp kişiler*” oluşturmuştur. Kayıp kişilerin bir kısmı faili meçhul bir cinayete kurban gitmiş olabilir. Ancak henüz cesedi bulunamadığı için faili meçhul bir cinayetten söz etmek hukuken mümkün değildir. Bu kişilerin de isimleri bu çalışmada ayrı bir bölümde teker teker sayılmıştır. *Bu kayıp kişilerin sayısı ise 795’dir*.
Bu çalışmanın amacı insani ve hukuki bir konuyu bir terör örgütünün propaganda amacı olmaktan çıkarmak ve kendi sahasına iade etmek amacı ile yapılmıştır. Çalışmada bazı faili meçhul veya kayıp isimleri eksik olabilir. Bu isimler konusunda bize yardımcı olmak isteyenler için aşağıda verilen e posta her zaman açık olacaktır.
Bu arada önemli bir hususta Türkiye’nin faili meçhuller konusunda tek olmadığıdır. Amerika Birleşik Devletlerinde yılda 17.000 cinayet işlenmektedir. Bu cinayetlerden 6.000 tanesinin faili bulunamamaktadır.
1980 ile 2008 arasında ABD’de faili meçhul cinayet sayısı 185.000’dir. Bu hususta göstermektedir ki, Türkiye tek başına değildir. Ancak durumun böyle olması özellikle maktüllerin aileleri açısından hiçbir şeyi değiştirmemektedir.
Devletin var oluşunun nedeni öncelikli olarak can güvenliğini sağlamaktır. Can güvenliğinin sağlanamadığı yerde bir hukuk devletinin yapması gereken failin ortaya çıkarılması ve cezalandırılması olmalıdır. Bu kitabın hukuk devletinin güçlenmesi konusunda küçük bir adım olması dileği ile…
Prof. Dr. Ümit Özdağ
EK’TEKİ PDF DOSYALARI :
· TÜRKİYE GENELİNDE KAYBOLANLAR
· TERÖR ÖRGÜTLERİNCE GERÇEKLEŞTİRİLEN CİNAYETLER
· TARİHE GÖRE SIRALI LİSTE – FAİLİ MEÇHULLER
· İSME GÖRE SIRALI LİSTE – GÖZALTINDA KAYBOLANLAR
· ŞEHRE GÖRE SIRALI LİSTE – GÖZALTINDA KAYBOLANLAR
[publicize twitter]
[publicize facebook]
[category araştırma]
[tags FAİLİ MEÇHULLER DOSYASI, PROF. DR. ÜMİT ÖZDAĞ, TERÖR ÖRGÜTLERİ, CİNAYETLER]