DEMİR YOLLARI
Türkiye Cumhuriyeti tarihinden daha eskidir Anadolu’ da demiryollarının gelişmesine atılan ilk adım . Osmanlı nın son dönemlerinde İstanbul’ dan Bağdat’a kadar uzanan bir demiryolu yapımı gerçekleştirilmiş olduğunu biliriz. Hatta demiryolu konusunda yine İzmir den Denizli ye kadar uzanan bir demiryolu yine Osmanlı zamanında yapıldığını bilmekteyiz. Demir yolu konusunda Almanya’yı ve İsviçre’yi kıskanmamak elde değil. Almanya ,Nazi döneminde , çok büyük bir yatırımla en ücra köşesine kadar demir yolu döşediğini bilmekteyiz.
Almanya’nın içinde iş insanları, şehirler arası seyahatte genelde trenleri tercih etmesinin çok nedenleri bulunmakta. Bir şehrin en merkezi yerine kadar ulaşan demiryolları, en avantajlı seyahat yöntemi olduğunu düşünürüm. Almanya da demiryolları ağı 38,700 km olduğunu söylerler.
Konya şehri kadar yüz ölçümü olan İsviçre , 41,285 km 2 , de tren yolu ağı 14,437 km dir. En küçük köye kadar uzanan bir ulaşım sistemi. Dağlarla çevrili İsviçre de, bu demiryolları için kilometrelerce tünel açtıklarını görmekteyiz. Kıskanmamak elde değil. Her şehirden istediğiniz her yere trenle gitme imkanı olması bir tarafta , günün her saatinde istediğiniz yöne gitmek için bir tren mutlaka bulursunuz,. Her istasyonda büyük sarı renkli tren saatlerini gösteren tabelalar bulunur. Bulunduğunuz şehir veya kasabadan hangi saatte, hangi yöne treninin kalkacağını gösteren bu çizelgelerde , dakikası dakikasına yazılı görürsünüz.
Bu iki ülkede tren istasyonlarında bulunan bazı cihazlara gideceğiniz şehrin adını girip , hangi saatlerde hatta hangi dakikada oradan trenin kalkacağını bulursunuz. O kadar sıklıkla tren geçer ki, size çok fazla alternatifler sunulur. Günün bazı saatlerinde tren biletleri ücretleri düşük olur , bazı saatlerde ise çok yüksek ücret ödersiniz. Trenin kalkış saati örnek olarak 14.23 diyorsa 24 veya 25 hatta 26 hiç olmaz. Mutlaka 14.23 de o tren kalkar. Varış noktasında ise 16.37 yazıyorsa, tren tam 16.37 de istediğiniz şehre varmış olur. Bu güne kadar çok kere bu ülkelerde trenle seyahatimde varış veya kalkış saatlerinin gecikmesini hiç yaşamadım.
Bu ülkelerde de SCHNELLZUG diye adlandırılan trenler vardır. Bu trenler her durakta durmaz, önemli şehir ve kasabalarda durup , çok yüksek hız yaparlar, hani uçakla gitmek istediğiniz şehre , bu trenlerle daha çabuk ulaşırsınız. Bunların da süratleri konusunda fazla bilgi sahibi değilim ancak 250 km süratten daha fazla olduğuna inanırım. Hatta Japonya da TOKYO ile OSAKA şehri arasında işleyen hızlı trenin TOKAİDO SHİNKANSEN adı ile anılan Mermi Tren anlamındaki trenin hızı ise saatte 300 km olduğunu okumuştum. Böyle bir tren hızı için çok özel tren yolu olması gerektiğini düşünmekteyim.
Gel de kıskanma bu ülkeleri. Hele Japonya için bir iki cümle söylemek gerek. 2 inci dünya savaşında Pesrl Harbour baskından sonra Amerika Birleşik Devletlerinin 6 AĞUSTOS Hiroshima ve 9 ĞUSTOS’TA Nagazaki ye attıkları atom bombasında, 228 binden fazla Japon hayatını kaybetmiş, bir o kadarda sakat kalmış, radyasyona maruz kalıp hayatların daha sonra kaybedenlerin sayısı ise bilinmemekte. Japonya’nın 1945 senesinde yok olamaya yakın bir yerden, bu gün teknoloji devi olmalarını saygı ve hayranlıkla izlemekteyiz.
Gelelim ülkemizdeki teknolojik gelişmenin, seneler itibari ile nereden nereye gelemediğine bakmak için sadece bir konuya değinmek isterim. Osmanlı İmparatorluğunda başlayan ve Türkiye Cumhuriyeti ile devam eden Demir Yolları işletmemize. Ancak bizim işletme konusunda sınıfta kaldığımızı düşünmekteyim.
Bir Hızlı tren projesi, 1976 da merhum Süleyman Demirel zamanından başlayarak AYAŞ tünelinde senelerce oyalanmamız sonrasında, Devlet Demir Yolları İşletmesi adı altında çok kötü bir işletme sergilendiğine şahit olmaktayız.
Bakın bir inceleme yapalım sizlerle : 1945 den bu yana bu işletmenin KAZA not defterine bir göz atmamızda yarar var:
-1945 Erzincan Tren kazası 40 ölü
-1948 Ankara Tren kazası 38 ölü
-1952 Niğde Tren Kazası 31 ölü
-1957 Yarımburgaz Tren Kazası 95 ölü
-1961 İstanbul Tren Kazası 15 ölü
-1972 Konya Tren Kazası 38 ölü
-1979 Ankara Tren Kazası 32 ölü
-1980 Kayseri Tren Kazası 25 ölü
-2004 Pamukova Tren Kazası 36 ölü
-2004 Tavşancıl Tren Kazası 8 ölü
-2008 Denizli Tren Kazası 9 ölü
-2018 Uzunköprü Tren Kazası 25 ölü
- 2018 Yenimahalle Tren Kazası 9 ölü ,
Kanımca hiç bir işletmenin bundan daha kötü bir karnesi olabileceğini düşünmüyorum. Toplam 13128 km uzunluğunda demiryoluna sahibiz. Almanya nın 1/3 i kadar , İsviçre kadar bile demiryoluna sahip değiliz. Hatta bu demir yolunun 7200 kilometresi de Cumhuriyetin ilk yıllarında inşa edilmiş. Tabii en önemli unsurda bu yollardaki trenlerin iyi işletilmesinde yatmakta ana tema.
Geçtiğimiz hafta bizim YHT diye adlandırdığımız, ancak Yüksek Ücreti dışında fazla bir değeri olmadığına inandığım trenle İstanbul a , uçak ücretine yakın bir ücretle seyahat ettim. Ankara ile Eskişehir arası konusunda bir söz söylemek istemiyorum. Ancak Eskişehir ile İstanbul arası sanki ÇİN işkencesi. Dur kalk usulü ile işletilen YHT anlamını burada yitirmekte. Her gecikilen dakika bir diğer istasyona yansımakta, dakikalar uzamakta , ne zaman nihai noktaya varılacağı ise bir muamma olmakta. 12.01 de İstanbul Söğütlüçeşme de olması gereken tren 12.34 de ancak ulaşabildi. Şimdi biz buna hızlı tren mi diyeceğiz. Geç bunları anam babam , Almanya yı , İsviçre’yi kıskanıyorum, Bizim kayyım kafamızın değişmesi gerek, Atatürk ‘ün gösterdiği hedefi bulmamız şart, Hava Alanından ATATÜRK ismini silmeniz size bir şey kazandırmaz, halkın kahramanı olmanız için Halkın içinde olmanız gerekir, Sarayın içinde değil diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.
Metin Atamer